Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

13 Ekim 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Klinik Olmayan Üniversite Öğrencileri Popülasyonunda Otistik Özellikler, Sosyal Kamuflaj ve Kimlik Oluşumu
Psikoloji

Klinik Olmayan Üniversite Öğrencileri Popülasyonunda Otistik Özellikler, Sosyal Kamuflaj ve Kimlik Oluşumu

Sosyal kamuflaj, bir kişinin otistik özellikleriyle ilişkili davranışları sosyal beklentilere uyum sağlamak amacıyla gizlemesi, bastırması veya telafi edici stratejilerle değiştirmesidir.

06/10/2026  Veri Anla  132 görüntüleme
Klinik Olmayan Üniversite Öğrencileri Popülasyonunda Otistik Özellikler, Sosyal Kamuflaj ve Kimlik Oluşumu

Sosyal kamuflaj, bir kişinin otistik özellikleriyle ilişkili davranışları sosyal beklentilere uyum sağlamak amacıyla gizlemesi, bastırması veya telafi edici stratejilerle değiştirmesidir. Alejandra Santana ve çalışma arkadaşları, klinik olmayan 427 üniversite öğrencisinden elde edilen öz-bildirim verileriyle otistik özelliklerin kimlik gelişimiyle ilişkisini ve bu ilişkide sosyal kamuflaj ile cinsiyet normlarına uyumun rolünü incelemiştir. Araştırma korelasyon analizleri ile SPSS PROCESS Model 7 kullanılarak yürütülen moderatörlü aracılık analizine dayanır.

Daha yüksek otistik özellik puanları ruminatif kimlik keşfiyle \(r=0.16\) ve kimlik sıkıntısıyla \(r=0.14\) düzeyinde pozitif ancak küçük ilişkiler göstermiştir. Otistik özelliklerle bağlılık oluşturma veya bağlılıkla özdeşleşme arasında anlamlı doğrudan ilişki bulunmamıştır. Sosyal kamuflaj, otistik özellikler ile kimlik sıkıntısı, ruminatif kimlik keşfi ve düşük bağlılıkla özdeşleşme arasındaki istatistiksel aracılık modeliyle uyumlu bulunmuş; bağlılık oluşturma için aynı sonuç elde edilmemiştir.

Cinsiyet normlarına uyumun rolü araştırmacıların başlangıç hipotezinin tersine çıkmıştır. Daha yüksek cinsiyet normlarına uyum sosyal kamuflajla pozitif ilişkili olmasına rağmen, otistik özellikler ile sosyal kamuflaj arasındaki bağlantının eğimini küçük ölçüde zayıflatmıştır. Çalışma kesitsel ve öz-bildirim temellidir; katılımcılar formal ASD tanısına göre seçilmemiştir. Dolayısıyla sonuçlar nedensellik kanıtlamaz ve klinik otistik popülasyonlara doğrudan genellenemez.

Sosyal Kamuflaj Nedir?

Sosyal kamuflaj veya sosyal maskeleme, otistik özellikleri olan bir kişinin sosyal olarak beklenen davranışlara uyum sağlayabilmek amacıyla doğal davranışlarını gizlemesi, değiştirmesi veya telafi edici sosyal stratejiler kullanmasıdır; çalışmada bu yapı Camouflaging Autistic Traits Questionnaire ile ölçülmüştür.

Kaynakta verilen örnekler arasında başka insanların yüz ifadelerini taklit etmek, göz temasını zorlayarak sürdürmek, yoğun ilgi duyulan konulardan söz etmemek, konuşmaları önceden prova etmek ve sosyal durumlar için hazır davranış senaryoları geliştirmek yer alır.

Bu stratejiler dışarıdan bakıldığında sosyal uyumu artırabilir. Ancak kaynak literatürün tartışıldığı bölümde uzun süreli kamuflajın zihinsel ve duygusal yorgunluk, stres, kaygı, depresif belirtiler ve kişinin kendilik duygusunda bozulma ile ilişkilendirilebildiği aktarılmaktadır.

Çalışmanın temel araştırma sorusu bu noktada ortaya çıkar: Otistik özelliklerle kimlik gelişimindeki güçlükler arasındaki ilişki doğrudan özelliklerin kendisiyle mi bağlantılıdır, yoksa sosyal çevreye uyum sağlamak için kullanılan kamuflaj davranışı bu ilişkinin önemli bir istatistiksel aracısı mıdır?

Kimlik oluşumu nasıl ele alındı?

Kaynak, kimlik gelişimini iki temel süreç üzerinden açıklar: keşif ve bağlılık. Keşif; kişinin yaşam rolleri, kariyer, değerler, inançlar ve hedefler gibi kimlik seçeneklerini değerlendirmesidir. Bağlılık ise belirli seçenekleri benimsemek ve bu seçeneklere kişisel yatırım yapmaktır.

Kimlik durumuKeşifBağlılıkTemel özellik
Dağınık kimlikDüşükDüşükSeçenekler üzerinde sınırlı düşünme ve düşük bağlılık
Erken kapatmaDüşükYüksekAlternatifleri kapsamlı biçimde araştırmadan bağlılık oluşturma
MoratoryumYüksekDüşükAktif fakat henüz çözümlenmemiş kimlik arayışı
Başarılmış kimlikYüksekYüksekKeşif sonrasında daha kararlı bir kimlik bağlılığı

Ruminatif Kimlik Keşfi ve Kimlik Sıkıntısı Ne Anlama Gelir?

Ruminatif kimlik keşfi, kimliğe ilişkin seçeneklerin amaçlı biçimde araştırılmasından farklı olarak aynı sorular etrafında sürekli şüphe, endişe ve tekrarlayıcı düşünmeyle karakterize edilen keşif biçimidir; kimlik sıkıntısı ise kişinin yaşam hedefleri, kariyer, ilişkiler, değerler ve benzeri kimlik alanlarında çözümlenemeyen sorular nedeniyle yaşadığı rahatsızlık ve kaygıyı ifade eder.

Çalışmanın ana kimlik sonuçlarından biri ruminatif keşiftir. Bu değişken, kişinin “kim olduğuna” ilişkin düşünmesiyle sınırlı değildir; düşünme sürecinin çözüme ilerlemek yerine tekrarlayıcı ve sıkıntı verici hale gelmesini temsil eder.

Kimlik sıkıntısı ise uzun vadeli hedefler, kariyer seçimi, arkadaşlıklar, cinsel yönelim ve davranış, din, değer ve inançlar ile grup aidiyetleri gibi yaşam alanlarında hissedilen güncel veya yakın dönemli sıkıntı düzeyi üzerinden değerlendirilmiştir.

Neden üniversite öğrencileri incelendi?

Üniversite yılları, özellikle geç ergenlik ve beliren yetişkinlik döneminde, kariyer, ilişkiler, değerler ve yaşam yönü gibi alanlarda kimlik keşfinin yoğunlaştığı bir gelişim dönemidir.

Kaynağın teorik çerçevesine göre üniversite ortamındaki sosyal talepler, otistik özellikleri olan öğrencilerin sosyal kamuflaja daha fazla başvurmasına yol açabilecek bir bağlam oluşturabilir. Bu nedenle üniversite öğrencileri otistik özellik, kamuflaj ve kimlik gelişiminin aynı modelde incelenmesi için araştırmacılar açısından anlamlı bir örneklem oluşturmuştur.

Cinsiyet normlarına uyum nasıl tanımlandı?

Cinsiyet normlarına uyum, bireyin geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin beklentilere ne ölçüde uyduğunu ifade eder. Araştırmacılar başlangıçta, cinsiyet beklentilerine daha yüksek uyumun otistik özelliklerle sosyal kamuflaj arasındaki ilişkiyi güçlendireceğini öngörmüştür.

Bu hipotez doğrulanmamıştır. Sonuçlar, yüksek uyum düzeyinin otistik özellikler ile sosyal kamuflaj arasındaki ilişkiyi küçük ölçüde zayıflattığını göstermiştir.

Çalışmanın üç hipotezi

  1. Otistik özelliklerin kimlik sıkıntısı ve ruminatif kimlik keşfiyle pozitif; bağlılık oluşturma ve bağlılıkla özdeşleşmeyle negatif ilişkili olması beklenmiştir.
  2. Sosyal kamuflajın, otistik özelliklerle kimlik işlevleri arasındaki ilişkiye aracılık etmesi beklenmiştir.
  3. Cinsiyet normlarına uyumun, otistik özellikler ile sosyal kamuflaj arasındaki ilişkiyi güçlendirmesi beklenmiştir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Örneklem

Araştırmaya ABD'nin güneydoğusundaki büyük bir metropolitan bölgede bulunan bir üniversitede öğrenim gören 427 öğrenci katılmıştır. Katılım gönüllüdür ve çevrim içi anket anonim olarak uygulanmıştır.

ÖzellikKaynakta raporlanan değer
Katılımcı sayısı427
Yaş aralığı18–62 yıl
Ortalama yaş19,66 ± 4,84 yıl
Kadın%62,1
Erkek%34,7
Transgender%1,4
Non-binary%1,4
Diğer%0,5
Beyaz%49,6
Hispanik veya Latino%19,0
Siyah%10,5
Asyalı veya Pasifik Adalı%9,8
Yerli Amerikalı veya Alaska Yerlisi%0,2
Karma etnik köken veya diğer%10,8

Kullanılan ölçekler

ÖlçekÖlçülen yapıYapıÇalışmada raporlanan güvenilirlik
Autism-Spectrum Quotient ShortOtistik özellikler28 madde, 4 puanlı yanıt sistemiSayısal katsayı kaynak paragrafında verilmemiştir; yazarlar güvenilirliğin “questionable” aralıkta olduğunu belirtmektedir
Camouflaging Autistic Traits QuestionnaireSosyal kamuflaj25 madde, 7 puanlı Likert\(\alpha=0.91\)
Comfort and Conformity of Gender Expression ScaleCinsiyet normlarına uyum24 madde, 4 puanlı ölçek\(\alpha=0.83\)
Dimensions of Identity Development ScaleRuminatif keşif15 maddelik kimlik gelişimi ölçeğinin alt boyutu\(\alpha=0.87\)
Dimensions of Identity Development ScaleBağlılıkla özdeşleşmeKimlik gelişimi alt boyutu\(\alpha=0.89\)
Dimensions of Identity Development ScaleBağlılık oluşturmaKimlik gelişimi alt boyutu\(\alpha=0.94\)
Identity Distress ScaleKimlik sıkıntısı7 madde, 5 puanlı ölçek\(\alpha=0.81\)

Kaynak raporlama notu: Autism-Spectrum Quotient Short bölümünde yazarlar güvenilirlik değerinin tartışmalı/sorgulanabilir aralıkta olduğunu ve bunun otistik özellik puanlarının duyarlılığını azaltarak küçük etki büyüklüklerine katkıda bulunmuş olabileceğini belirtmektedir. Ancak ilgili paragrafta güvenilirlik katsayısının sayısal değeri yazılmamıştır. Bu nedenle Verianla tarafından eksik katsayı tahmin edilmemiştir.

Veri toplama ve etik süreç

Ölçekler tek bir çevrim içi anket paketinde Qualtrics üzerinden uygulanmıştır. Katılımcılar ders kredisi karşılığında gönüllü biçimde katılabilmiş; araştırmaya katılmayan öğrencilere kredi için alternatif görev veya başka çalışmalara katılım seçenekleri sunulmuştur.

Araştırma University of Central Florida Institutional Review Board tarafından STUDY00007982 koduyla onaylanmış ve tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır.

İstatistiksel yöntem

Ön analizlerde değişkenlerin çarpıklık değerleri −0,97 ile 0,74; basıklık değerleri −0,64 ile 1,18 arasında bulunmuş ve araştırmacılar dağılımları yaklaşık normal olarak değerlendirmiştir.

Cinsiyet farkları bağımsız örneklem t-testleriyle; sınıf düzeyi farkları tek yönlü ANOVA ve Scheffé post hoc testleriyle; yaş ile temel değişkenlerin ilişkileri Pearson korelasyonlarıyla incelenmiştir.

Ana hipotezler için Pearson korelasyon analizlerine ek olarak SPSS PROCESS Macro sürüm 4.2'nin Model 7 yapısı kullanılmıştır. Dolaylı etkiler 5000 bootstrap yeniden örnekleme ve %95 bias-corrected güven aralıklarıyla değerlendirilmiştir.

Betimsel değerler

DeğişkenOrtalamaStandart sapmaGözlenen aralık
Otistik özellikler8,122,770–15
Cinsiyet normlarına uyum61,7911,8226–96
Sosyal kamuflaj98,3522,9635–170
Ruminatif kimlik keşfi3,041,021–5
Kimlik sıkıntısı2,140,791–5
Bağlılık oluşturma3,910,881–5
Bağlılıkla özdeşleşme3,800,831–5

Yaş, cinsiyet ve sınıf düzeyiyle ilgili ön bulgular

Erkek katılımcılar kadınlara göre cinsiyet normlarına uyum ölçeğinde daha yüksek puan almıştır:

\[ t=3.75,\qquad p<0.001,\qquad d=0.39. \]

Kaynak bu etki büyüklüğünü küçük olarak değerlendirmektedir.

Sınıf düzeyi için cinsiyet normlarına uyumda

\[ F(3,416)=6.31,\qquad p<0.001,\qquad \eta^2=0.02 \]

ve bağlılıkla özdeşleşmede

\[ F(3,417)=2.67,\qquad p=0.047,\qquad \eta^2=0.02 \]

anlamlı fakat küçük etkiler bulunmuştur. Birinci sınıf öğrencileri cinsiyet normlarına uyumda ikinci sınıf ve son sınıf öğrencilerinden daha yüksek puan almıştır.

Yaş, cinsiyet normlarına uyumla küçük negatif ilişki göstermiştir:

\[ r=-0.12,\qquad p=0.017. \]

Yaş hem bağlılıkla özdeşleşmeyle hem bağlılık oluşturmayla

\[ r=0.35,\qquad p<0.001 \]

düzeyinde pozitif ilişkilidir.

Hipotez 1: Otistik özellikler ile kimlik sonuçları

DeğişkenPearson rAnlamlılıkSonuç
Sosyal kamuflaj0,34\(p<0.001\)Pozitif ilişki
Ruminatif kimlik keşfi0,16\(p=0.001\)Küçük pozitif ilişki
Kimlik sıkıntısı0,14\(p=0.003\)Küçük pozitif ilişki
Bağlılık oluşturma−0,01Anlamlı değilAnlamlı ilişki yok
Bağlılıkla özdeşleşmeYaklaşık 0,00Anlamlı değilAnlamlı ilişki yok

Böylece birinci hipotez yalnız kısmen desteklenmiştir. Otistik özellikler ruminatif keşif ve kimlik sıkıntısıyla beklenen yönde ilişkiliyken, bağlılık boyutlarıyla beklenen negatif ilişkiler gözlenmemiştir.

Bu Çalışmada Sosyal Kamuflaj İstatistiksel Bir Aracı Olarak Bulundu mu?

Evet; PROCESS Model 7 sonuçlarında sosyal kamuflaj, otistik özelliklerle kimlik sıkıntısı, ruminatif kimlik keşfi ve düşük bağlılıkla özdeşleşme arasındaki istatistiksel dolaylı ilişkiyle uyumlu bulunmuştur, ancak bağlılık oluşturma için aynı aracılık sonucu elde edilmemiştir.

Otistik özellikler sosyal kamuflajı anlamlı biçimde yordamıştır:

\[ b=6.85,\quad SE=1.83,\quad t=3.75,\quad p<0.001, \]

\[ 95\%\ CI=[3.26,\ 10.44]. \]

Sosyal kamuflaj modelinin tamamı da anlamlıdır:

\[ F(3,422)=22.53,\qquad p<0.001,\qquad R=0.37,\qquad R^2=0.14. \]

Bu sonuç, modelde sosyal kamuflaj puanlarındaki varyansın yaklaşık %14'ünün kullanılan yordayıcılar tarafından açıklandığını gösterir.

Kimlik sonucuKatsayıTest sonucuKaynak yorumu
Kimlik sıkıntısı\(b=0.01\)\(t=4.68,\ r=0.22,\ p<0.001\)Daha yüksek sosyal kamuflaj daha yüksek kimlik sıkıntısıyla ilişkili
Ruminatif kimlik keşfi\(b=0.02\)\(t=7.66,\ r=0.35,\ p<0.001\)Daha yüksek sosyal kamuflaj daha fazla ruminatif keşifle ilişkili
Bağlılıkla özdeşleşme\(b=-0.01\)\(t=-3.38,\ r=-0.16,\ p=0.001\)Daha yüksek sosyal kamuflaj daha düşük bağlılıkla özdeşleşmeyle ilişkili
Bağlılık oluşturmaDolaylı etki anlamlı değilKaynak anlamlı sonuç bildirmiyorHipotezin bu kısmı desteklenmedi

Kimlik sıkıntısı, ruminatif keşif ve bağlılıkla özdeşleşme modellerinde sosyal kamuflaj hesaba katıldıktan sonra otistik özelliklerin doğrudan etkisi anlamlı değildir. Bu durum yazarların sosyal kamuflajı önemli bir istatistiksel aracı olarak yorumlamasına temel oluşturmuştur.

Cinsiyet normlarına uyum neden beklenenin tersine sonuç verdi?

Cinsiyet normlarına uyumun sosyal kamuflaj üzerinde pozitif ana etkisi vardır:

\[ b=0.73,\qquad t=2.96,\qquad p=0.003. \]

Buna karşılık otistik özellikler ile cinsiyet normlarına uyum arasındaki etkileşim negatiftir:

\[ b=-0.06,\qquad SE=0.03,\qquad t=-2.27,\qquad p=0.024, \]

\[ \Delta R^2=0.01. \]

Dolayısıyla iki sonuç aynı anda doğrudur: cinsiyet normlarına daha fazla uyum bildiren kişiler genel olarak daha fazla sosyal kamuflaj bildirmiştir; fakat cinsiyet normlarına uyum arttıkça otistik özellikler ile sosyal kamuflaj arasındaki ilişkinin eğimi biraz zayıflamıştır.

Bu etkileşimin açıkladığı ek varyans yaklaşık %1 düzeyindedir ve kaynak etkiyi küçük olarak değerlendirmektedir. Üçüncü hipotez bu nedenle desteklenmemiştir.

İstatistiksel Aracılık Nedensellik Kanıtlar mı?

Hayır. Bu çalışmadaki aracılık modeli kesitsel ve aynı zaman noktasında toplanmış öz-bildirim verilerine dayandığı için sosyal kamuflajın otistik özelliklerden kimlik güçlüklerine nedensel olarak yol açtığını veya zaman sırasını kanıtlamaz; sonuç yalnız incelenen değişkenler arasındaki istatistiksel ilişki örüntüsünün aracılık modeliyle uyumlu olduğunu gösterir.

Bu sınır özellikle önemlidir. Araştırmacılar sosyal kamuflajın kimlik gelişiminde önemli bir rol oynayabileceğini tartışsa da sosyal kamuflaj, otistik özellikler ve kimlik sonuçlarının aynı dönemde ölçülmesi hangi değişkenin zaman içinde önce geldiğini belirleyemez.

Boylamsal araştırmalar, birden fazla zaman noktasında aynı bireyleri izleyerek yönlülük konusunda daha güçlü kanıt sağlayabilir. Yazarlar gelecekte klinik tanılı örneklemler, boylamsal tasarımlar ve anketleri görüşmelerle birleştiren karma yöntem çalışmalarını önermektedir.

Çalışmanın sınırlılıkları

  • Örneklem tek bir güneydoğu ABD üniversitesinden ve büyük ölçüde psikoloji dersi katılımcı havuzundan gelmektedir.
  • Örneklem ağırlıklı olarak kadın ve Beyaz katılımcılardan oluşmaktadır; bu durum cinsiyet ve etnik gruplara genellenebilirliği sınırlar.
  • Otistik özellikler klinik tanıyla değil öz-bildirim ölçeğiyle değerlendirilmiştir.
  • Çalışma formal ASD tanısı bulunan bireylerden oluşturulmuş klinik bir örneklem değildir.
  • Kesitsel tasarım yönlülüğü veya nedenselliği belirleyemez.
  • Kaygı, depresyon ve obsesif-kompulsif belirtiler gibi eşlik eden psikolojik değişkenler ayrı psikiyatrik tarama araçlarıyla modele dahil edilmemiştir.
  • Autism-Spectrum Quotient Short için kaynak, güvenilirliğin tartışmalı aralıkta olduğunu belirtmekte fakat katsayıyı sayısal olarak raporlamamaktadır.
  • Katılımcı havuzunun psikoloji öğrencilerinden yoğun biçimde yararlanması kimlik ve nörogelişim terminolojisine aşinalık nedeniyle örnekleme yanlılığı oluşturabilir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

Bu üniversite öğrencisi örnekleminde daha yüksek otistik özellik puanları daha fazla ruminatif kimlik keşfi, daha fazla kimlik sıkıntısı ve daha fazla sosyal kamuflajla ilişkili bulunmuştur.

Sosyal kamuflaj, otistik özelliklerle kimlik sıkıntısı, ruminatif kimlik keşfi ve bağlılıkla özdeşleşme arasındaki istatistiksel dolaylı ilişkide önemli bir konuma sahiptir.

Cinsiyet normlarına uyum, araştırmacıların başlangıçta beklediği biçimde otistik özellikler–kamuflaj ilişkisini güçlendirmemiş; küçük fakat anlamlı negatif etkileşim göstermiştir.

Yaş arttıkça bağlılık oluşturma ve bağlılıkla özdeşleşme puanlarının daha yüksek olması, örneklemde yaş ile daha güçlü kimlik bağlılığı arasında orta büyüklükte pozitif ilişkiler bulunduğunu göstermiştir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

Çalışma, otistik özelliklerin kimlik sıkıntısına doğrudan neden olduğunu kanıtlamaz.

Çalışma, sosyal kamuflajın kimlik sorunlarının kesin nedeni olduğunu kanıtlamaz.

Çalışma, katılımcıların otizm spektrum bozukluğu tanısı taşıdığını göstermez; “otistik özellik puanı” ile klinik ASD tanısı aynı kavram değildir.

Sonuçlar bütün otistik bireylere, bütün üniversitelere veya farklı kültürel ve sosyoekonomik topluluklara otomatik olarak genellenemez.

Kaynağın tartıştığı Acceptance and Commitment Therapy gibi nöroçeşitlilik olumlayıcı yaklaşımlar bu araştırmada deneysel olarak test edilmemiştir. Bunlar araştırmacıların mevcut bulgulardan ve önceki literatürden hareketle tartıştığı uygulama yönleridir; bu çalışma ACT'nin etkinliğini ölçen bir tedavi deneyi değildir.

Benzer biçimde yapılandırılmış akran desteği, nöroçeşitlilik eğitimi ve daha esnek sosyal beklentiler gibi üniversite düzenlemeleri kaynakta öneri olarak yer alır; bunların etkisi bu araştırma tasarımında doğrudan ölçülmemiştir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Autistic Features, Social Camouflaging, and Identity Formation Within a Non-Clinical College Student Population

Yazarlar: Alejandra Santana; Ellie Mitova; Julie Hall; Steven L. Berman.

Corresponding author: Alejandra Santana.

Kurum: Department of Psychology, University of Central Florida, Sanford, Florida, ABD.

Dergi: Psychiatry International.

Yayınevi: MDPI.

Bibliyografik kayıt: Psychiatry International, 2026, 7(4), makale 168.

DOI: 10.3390/psychiatryint7040168.

Makale süreci: Alınış 14 Nisan 2026; revizyon 4 Temmuz 2026; kabul 28 Temmuz 2026; yayın 2 Ağustos 2026.

Kaynak türü: Klinik olmayan üniversite öğrencisi örnekleminde yürütülmüş, kesitsel, öz-bildirim temelli gözlemsel araştırma makalesi.

Hakemlik/yayın durumu: Psychiatry International'da yayımlanmış Version of Record araştırma makalesidir.

Lisans: Creative Commons Attribution — CC BY.

Örneklem: 427 üniversite öğrencisi; 18–62 yaş; ortalama 19,66 ± 4,84 yıl.

Temel analiz: Pearson korelasyonları; bağımsız örneklem t-testleri; tek yönlü ANOVA; Scheffé post hoc testleri; SPSS PROCESS Macro v4.2 Model 7 ile moderatörlü aracılık analizi; 5000 bootstrap yeniden örnekleme ve %95 bias-corrected güven aralıkları.

Yazılım: Veri analizi için IBM SPSS Statistics 31.0.2.0 kullanılmıştır.

Etik: University of Central Florida Institutional Review Board onayı; STUDY00007982; onay tarihi 9 Haziran 2025. Araştırma Helsinki Bildirgesi doğrultusunda yürütülmüş ve tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır.

Finansman: Harici finansman alınmamıştır.

Veri erişilebilirliği: Veri seti kamuya açık değildir; katılımcı onam formunda verilerin araştırma ekibi dışında paylaşılmayacağı belirtilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma ve metodoloji dört yazar tarafından; biçimsel analiz Alejandra Santana, Ellie Mitova ve Steven L. Berman tarafından; ilk taslak Alejandra Santana, Ellie Mitova ve Steven L. Berman tarafından; inceleme ve düzenleme aynı üç yazar tarafından yürütülmüştür.

Kaynak-içi raporlama notu: Autism-Spectrum Quotient Short paragrafı güvenilirliğin tartışmalı aralıkta olduğunu belirtmesine rağmen katsayının sayısal değerini raporlamamaktadır. Verianla bu eksik değeri tahmin etmemiştir.

Temel yöntemsel sınır: Kesitsel ve öz-bildirim temelli tasarım nedensel veya zamansal yönlülük gösteremez. Örneklem formal ASD tanısına göre oluşturulmamıştır ve ağırlıklı olarak genç, kadın ve tek bir üniversite bağlamından gelmektedir.

Görsel yeniden çizim uygunluğu: Uygun. Kaynağın ayrı bir veri figürü bulunmadığından, PROCESS Model 7 yapısını temel alan tamamen özgün bir Verianla şeması oluşturulabilir: otistik özellikler → sosyal kamuflaj → kimlik sıkıntısı / ruminatif keşif / bağlılıkla özdeşleşme; cinsiyet normlarına uyum ise ilk yolun moderatörü olarak gösterilebilir. Katsayılar yalnız kaynakta raporlanan değerlerle kullanılmalıdır.

Korelasyon görseli: Kaynak Tablo 2'deki Pearson korelasyonları Verianla için bağımsız bir korelasyon matrisi veya ısı haritası olarak yeniden çizilebilir.

Verianla Live / Live Figure: Kısmen uygun. Model yollarının sırayla vurgulanması, önce korelasyonların ardından sosyal kamuflaj aracılık yolunun ve moderasyon etkisinin gösterilmesi kaynak-türevli bir Live Process olarak değerlidir. Kullanıcı katsayı, örneklem veya cinsiyet uyum değerlerini değiştirip yeni istatistiksel sonuç üretememelidir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir