Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

13 Ekim 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Tıp Araştırmaları / Diyabet ve Kalp Yetersizliği Olan Böbrek Nakli Alıcılarında Ek Tedavi Olarak Dapagliflozin: Gözlemsel Keşifsel Bir Çalışma
Tıp Araştırmaları

Diyabet ve Kalp Yetersizliği Olan Böbrek Nakli Alıcılarında Ek Tedavi Olarak Dapagliflozin: Gözlemsel Keşifsel Bir Çalışma

Böbrek nakli alıcılarında ek dapagliflozin kullanımı, bu çalışmada tip 2 diyabeti veya transplantasyon sonrası diyabeti ve eşzamanlı kalp yetersizliği bulunan yetişkin böbrek nakli alıcılarına rutin klinik bakım sırasında dapagliflozin başlanmasını ve sonrasındaki klinik seyrin geriye dönük incelenmesini ifade eder.

10/10/2026  Veri Anla  168 görüntüleme
Diyabet ve Kalp Yetersizliği Olan Böbrek Nakli Alıcılarında Ek Tedavi Olarak Dapagliflozin: Gözlemsel Keşifsel Bir Çalışma

Böbrek nakli alıcılarında ek dapagliflozin kullanımı, bu çalışmada tip 2 diyabeti veya transplantasyon sonrası diyabeti ve eşzamanlı kalp yetersizliği bulunan yetişkin böbrek nakli alıcılarına rutin klinik bakım sırasında dapagliflozin başlanmasını ve sonrasındaki klinik seyrin geriye dönük incelenmesini ifade eder. Araştırma 32 hastalık, tek merkezli ve kontrol grubu bulunmayan keşifsel bir kohort analizidir. Medyan dapagliflozin takip süresi 2,2 yıldır. Çalışmanın en önemli sınırı, gözlenen başlangıç–takip değişikliklerinin dapagliflozine nedensel olarak bağlanamamasıdır.

Eşleştirilmiş ekokardiyografik verisi bulunan 17 hastada sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) anlamlı biçimde değişmemiştir: medyan LVEF başlangıçta %60, takipte %58'dir ve p=0,276'dır. Başlangıçta LVEF bilgisi bulunan hastaların 15/17'sinde ejeksiyon fraksiyonu korunmuş, yalnız 2/17'sinde LVEF <%50 bulunmuştur. Bu nedenle çalışma kalp pompa fonksiyonunda dapagliflozine bağlı iyileşme göstermemektedir.

Bununla birlikte takipte HbA1c, kan basıncı, LDL-kolesterol, trigliserid, vücut ağırlığı ve BMI gibi çeşitli metabolik ve hemodinamik göstergelerde başlangıca göre istatistiksel farklılıklar görülmüştür. HbA1c medyanı %7,3'ten %6,8'e, sistolik kan basıncı 142'den 138 mmHg'ye ve vücut ağırlığı 76,0'dan 71,7 kg'a değişmiştir.

Renal değerlendirmede serum kreatinini ve eGFR için anlamlı başlangıç–takip farkı bulunmamıştır. Eşleştirilmiş verisi bulunan 21 hastada UACR'de 61,1'den 54,6 mg/g'ye keşifsel bir azalma gözlenmiştir. Bu bulgu nefroproteksiyon kanıtı değil, daha ileri kontrollü çalışmalarda sınanması gereken olası bir antiproteinürik sinyaldir.

Güvenlik izlemi sırasında dört hastada (%12) idrar yolu enfeksiyonu, üç hafif hipoglisemi olayı ve bir tedavi kesilmesi bildirilmiştir. Ağır hipoglisemi, diyabetik ketoasidoz, akut rejeksiyon, ciddi dehidratasyon veya majör elektrolit bozukluğu kaydedilmemiştir. Küçük örneklem ve kontrol grubu bulunmaması nedeniyle bu sonuçlar geniş transplant popülasyonunda dapagliflozinin güvenliğini kesin olarak belirlemez.

Araştırmanın klinik problemi

Böbrek transplantasyonu son dönem böbrek hastalığında sağkalım açısından önemli yarar sağlasa da transplantasyon sonrasında kardiyovasküler risk tamamen ortadan kalkmaz. Böbrek fonksiyonundaki kalıcı bozukluk, hipertansiyon, metabolik komplikasyonlar ve uzun süreli immünosupresif tedavi kardiyovasküler yükün devam etmesine katkıda bulunabilir.

Diyabet bu risk profiline ek yük getirir. Hem transplantasyon öncesinde var olan tip 2 diyabet hem de transplantasyon sonrası gelişen diyabet, böbrek nakli alıcılarında kardiyovasküler sonuçlarla ilişkilidir. Kalp yetersizliği ise bu hasta grubunda hipertansiyon ve renal fonksiyon bozukluğunun sıklıkla eşlik ettiği önemli bir klinik sorundur.

Sodyum-glukoz kotransporter-2 inhibitörleri (SGLT2 inhibitörleri), transplantasyon yapılmamış diyabet, kronik böbrek hastalığı ve kalp yetersizliği popülasyonlarında geniş biçimde araştırılmıştır. Ancak böbrek nakli alıcıları büyük randomize çalışmalardan çoğunlukla dışlandığı için aynı yarar–risk dengesinin transplantasyon sonrasında geçerli olup olmadığı daha az bilinmektedir.

Transplantasyon bağlamında özellikle idrar yolu enfeksiyonu, genital enfeksiyon, hacim kaybı, akut böbrek hasarı, greft fonksiyonunda bozulma ve immünosupresif ilaçlarla potansiyel etkileşimler önem taşır. Bu çalışma, tam olarak bu kanıt boşluğunda gerçek yaşam verisi üretmeyi amaçlamıştır.

Böbrek Nakli Alıcılarında Dapagliflozin Bu Çalışmada Ne Gösterdi?

Bu keşifsel çalışmada dapagliflozin başlandıktan sonraki takipte greft fonksiyonu ölçümlerinde anlamlı kötüleşme saptanmamış, bazı metabolik ve hemodinamik değişkenlerde iyileşme yönünde başlangıç–takip farkları görülmüş, ancak LVEF'de anlamlı değişiklik bulunmamıştır; kontrol grubu olmadığı için bu gözlemlerin dapagliflozinin nedensel tedavi etkisi olduğu gösterilemez.

Çalışma neden özellikle “keşifsel” olarak tanımlanıyor?

Araştırmacılar dapagliflozin verilen hastalarla dapagliflozin verilmeyen benzer bir kontrol grubu karşılaştırmamıştır. Hastaların değerleri ilacın başlandığı dönem ile en son takip arasında kendi içlerinde karşılaştırılmıştır.

Bu tasarım, klinik seyrin tarif edilmesini sağlar; ancak gözlenen değişikliğin nedenini tek başına ayıramaz. Aynı dönemde antihipertansif veya antidiyabetik tedavi optimizasyonu, yaşam tarzı değişiklikleri, başka ilaçlar, hastalığın doğal seyri veya regresyon-to-the-mean gibi süreçler de sonuçları etkileyebilir.

Bu nedenle çalışma “dapagliflozin şu sonucu oluşturdu” yerine “dapagliflozin başlanmasından sonra şu klinik değişiklikler gözlendi” düzeyinde yorumlanmalıdır.

Hasta seçimi nasıl yapıldı?

Araştırma daha önce tanımlanmış 141 böbrek nakli alıcısından oluşan gerçek yaşam kohortundan türetilmiştir. Mevcut analiz için iki koşul aranmıştır:

  1. Hastanın dapagliflozin kullanıyor olması.
  2. Kalp yetersizliği tanısının bulunması.

Dapagliflozin maruziyeti bulunmayan 62 hasta ve kalp yetersizliği tanısı bulunmayan 47 hasta dışlandıktan sonra 32 hasta nihai analize alınmıştır. Bunların 17'sinde başlangıç ve takip LVEF değerleri birlikte bulunurken 15 hastada eşleştirilmiş ekokardiyografik veri mevcut değildir.

AşamaHasta sayısı
Önceden tanımlanmış T2DM veya PTDM'li böbrek nakli kohortu141
Dapagliflozin kullanmayanlar62 dışlandı
Kalp yetersizliği tanısı olmayanlar47 dışlandı
Dapagliflozin + diyabet + kalp yetersizliği bulunan nihai kohort32
Eşleştirilmiş LVEF verisi bulunanlar17
Eşleştirilmiş LVEF verisi bulunmayanlar15

Kalp yetersizliği nasıl tanımlandı?

Kalp yetersizliği elektronik tıbbi kayıtlardan, klinik ve/veya ekokardiyografik ölçütler kullanılarak belirlenmiştir. Hastanın kalp yetersizliği olarak sınıflanabilmesi için kaynakta tanımlanan seçeneklerden en az biri bulunmalıydı.

  • Kardiyolog veya nefrolog tarafından yazılmış formal kalp yetersizliği tanısı.
  • Dispne, ortopne veya yorgunluk gibi tipik semptomlarla birlikte en az iki kalp yetersizliği bulgusu.
  • Uygun klinik bağlamda BNP >35 pg/mL veya NT-proBNP >125 pg/mL.
  • Klinik kalp yetersizliği tanısıyla birlikte yapısal veya fonksiyonel kardiyak anormalliğe ilişkin ekokardiyografik kanıt.

Bütün olgular iki araştırmacı tarafından bağımsız biçimde incelenmiş, uyuşmazlıklar uzlaşıyla çözülmüştür.

Başlangıçtaki transplantasyon ve metabolik profil

DeğişkenBaşlangıç değeri
Yaş60,5 [57,0–69,0] yıl
Erkek21/32 (%66)
Ölü vericiden transplantasyon21/32 (%66)
Transplantasyondan çalışmaya dahil edilmeye kadar süre6,7 [3,5–12,6] yıl
Transplantasyon öncesi T2DM14/32 (%44)
Transplantasyon sonrası diyabet18/32 (%56)
HbA1c%7,3 [6,6–8,1]
eGFR54,0 [36,5–65,0] mL/dak/1,73 m²
Vücut ağırlığı76,0 [65,8–85,0] kg
BMI27,6 [24,8–31,0] kg/m²
Dapagliflozin tedavi süresi2,2 [1,7–3,0] yıl

İmmünosupresif tedavi neden önemli?

Böbrek nakli alıcılarında antidiyabetik ilacın değerlendirilmesi yalnız glukoz kontrolüyle sınırlı değildir. İmmünosupresif tedavinin etkileri, enfeksiyon riski, renal hemodinamik değişiklikler ve olası ilaç–ilaç etkileşimleri ayrıca önem taşır.

Çalışma kohortunda kortikosteroid kullanımı %100, mikofenolat mofetil %88, takrolimus %78, mTOR inhibitörü %31 ve siklosporin %22 olarak raporlanmıştır. Bu oranların bazıları aynı hastalarda eşzamanlı tedavileri temsil edebilir.

Çalışmada takrolimus veya mTOR inhibitörü kan düzeylerinin sistematik farmakokinetik analizi yapılmadığından dapagliflozin ile immünosupresif ilaçlar arasında formal etkileşim analizi gerçekleştirilememiştir.

LVEF Sonucu Dapagliflozinin Kalp Yetersizliği Yararı Olarak Yorumlanabilir mi?

Hayır. Eşleştirilmiş ekokardiyografisi bulunan 17 hastada LVEF anlamlı biçimde değişmemiştir ve kohortun çoğu başlangıçta korunmuş ejeksiyon fraksiyonuna sahip olduğu için çalışma dapagliflozinin kardiyak fonksiyonu iyileştirdiğini veya kalp yetersizliği tedavi etkinliği sağladığını göstermez.

Figure 2 ne gösteriyor?

Kaynağın 7. sayfasındaki Figure 2, başlangıç ve takip LVEF değeri bulunan 17 hastanın her birini iki nokta arasında bağlanan ayrı bir çizgiyle gösterir. Bazı hastalarda LVEF artmış, bazı hastalarda azalmış, bazı hastalarda ise sınırlı değişmiştir.

Ortalama LVEF başlangıçta %57,1 ± 11,2, takipte %58,3 ± 9,3'tür. Medyan LVEF ise sırasıyla %60 [52–64] ve %58 [55–66] olarak raporlanmıştır. Wilcoxon signed-rank testi p=0,276 olduğundan başlangıç–takip farkı istatistiksel olarak anlamlı değildir.

Bu grafiğin bilimsel mesajı “çoğu çizgi yukarı veya aşağı gidiyor” değildir. Esas sonuç, bireysel değişkenliğe rağmen 17 kişilik eşleştirilmiş grupta ortak anlamlı bir LVEF değişikliğinin gösterilememesidir.

Kalp yetersizliği fenotipi

Başlangıç LVEF'si bulunan 17 hastanın 15'inde (%88,2) LVEF ≥%50, ikisinde (%11,8) LVEF <%50 bulunmuştur. Toplam 32 hastanın 15'inde ekokardiyografik fenotip sınıflaması için yeterli başlangıç LVEF verisi yoktur.

Bu dağılım, çalışmanın klasik düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği kohortu olarak okunmaması gerektiğini gösterir. Çalışmanın kardiyak sonuçlarını DAPA-HF benzeri HFrEF popülasyonlarıyla doğrudan eşitlemek uygun değildir.

NYHA fonksiyonel sınıfı

Eşleştirilmiş NYHA verisi bulunan 17 hastanın tamamı NYHA sınıf II olarak raporlanmış ve takipte fonksiyonel sınıfta değişiklik gözlenmemiştir.

Kan basıncı sonuçları

Toplam 32 hastada medyan sistolik kan basıncı 142 [132–154] mmHg'den 138 [129–147] mmHg'ye düşmüştür; p<0,001. Medyan diyastolik kan basıncı 77 [68–89] mmHg'den 75 [68–82] mmHg'ye değişmiştir; p=0,034.

Kaynak, takip sırasında arka plan antihipertansif tedavide büyük değişiklik olmadığını belirtmektedir. Bununla birlikte kontrol grubunun olmaması nedeniyle kan basıncındaki değişiklik tek başına dapagliflozine atfedilemez.

Kalp yetersizliği hastaneye yatışları

Takip sırasında dokuz hastada kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış kaydedilmiştir. Ancak bu dokuz kişinin sekizinde dapagliflozin akut koroner sendrom sonrasında, hemodinamik stabilizasyon ve kötü glisemik kontrol bağlamında başlanmıştır.

Bu nedenle hastaneye yatış verisi hem başlangıç hastalık şiddeti hem akut kardiyovasküler olaylar hem de eşzamanlı tedavi optimizasyonundan etkilenebilir. Çalışma bu olayları dapagliflozinin kardiyovasküler yararı veya başarısızlığı olarak nedensel biçimde sınıflandıramaz.

Glisemik sonuçlar

HbA1c medyanı başlangıçta %7,3 [6,6–8,1], takipte %6,8 [6,3–7,7] bulunmuştur; p=0,034.

Açlık plazma glukozu 139 [109–163] mg/dL'den 122 [97–143] mg/dL'ye düşmüştür; p<0,001.

Bu değişimler gözlemsel başlangıç–takip ilişkileridir. Yaklaşık hastaların yarısında eşzamanlı GLP-1 reseptör agonisti kullanılması nedeniyle glisemik iyileşmenin dapagliflozine özgü büyüklüğü belirlenememektedir.

Lipid profili

DeğişkenBaşlangıçTakipp
Toplam kolesterol173 [149–204] mg/dL163 [129–193] mg/dL0,020
HDL-kolesterol49 [39–58] mg/dL52 [42–60] mg/dL0,107
LDL-kolesterol91 [71–117] mg/dL78 [55–108] mg/dL0,013
Trigliserid161 [113–241] mg/dL138 [99–182] mg/dL<0,001

Bütün hastalar statin, %31'i ayrıca ezetimib kullanmıştır. Bu nedenle lipid değişiklikleri de dapagliflozin monoterapi etkisi olarak yorumlanmamalıdır.

Vücut ağırlığı ve BMI

Medyan vücut ağırlığı 76,0 [65,8–85,0] kg'dan 71,7 [61,0–81,7] kg'a; BMI 27,6 [24,8–31,0] kg/m²'den 26,5 [23,7–29,6] kg/m²'ye değişmiştir. Her iki karşılaştırmada p<0,001'dir.

Çalışma bu değişimlerin hangi oranının dapagliflozin, GLP-1 reseptör agonisti, yaşam tarzı veya başka eşzamanlı faktörlerden kaynaklandığını ayıramaz.

eGFR'nin Anlamlı Değişmemesi Greftin Korunduğunu Kanıtlar mı?

Hayır. Çalışmada serum kreatinini ve eGFR için anlamlı başlangıç–takip farkı bulunmaması bu 32 kişilik kohortta takip boyunca belirgin bir renal kötüleşme sinyali görülmediğini destekler; ancak kontrol grubunun bulunmaması ve örneklemin küçük olması dapagliflozinin grefti koruduğunu veya nefroprotektif etkinlik sağladığını kanıtlamaz.

Renal sonuçlar

DeğişkenEşleştirilmiş nBaşlangıçTakipp
Serum kreatinini321,33 [1,04–1,75] mg/dL1,26 [1,10–1,55] mg/dL0,150
Serum üre3265,0 [51,0–87,0] mg/dL63,5 [48,0–82,0] mg/dL0,521
eGFR3254,0 [36,5–65,0] mL/dak/1,73 m²50,0 [36,0–68,0] mL/dak/1,73 m²0,633
UACR2161,1 [19,7–386,2] mg/g54,6 [20,1–284,3] mg/g0,033
Sodyum32141 [139–143] mmol/L141 [139–143] mmol/L0,345
Potasyum324,4 [4,0–4,9] mmol/L4,4 [4,1–4,8] mmol/L0,478

UACR bulgusu nasıl yorumlanmalı?

İdrar albümin/kreatinin oranı (UACR), idrarda albümin kaybının kreatinine göre normalize edilmiş ölçüsüdür. Çalışmada UACR yalnız eşleştirilmiş ölçümü bulunan 21 hastada analiz edilmiştir.

Medyan UACR 61,1'den 54,6 mg/g'ye değişmiş ve p=0,033 bulunmuştur. Kaynak bunu olası bir antiproteinürik sinyal olarak tartışmaktadır.

Bu bulgu “dapagliflozin böbrek greftini korudu” şeklinde yorumlanmamalıdır. Randomize karşılaştırma, kontrol grubu ve transplantasyon popülasyonuna özgü doğrulayıcı renal sonlanım bulunmamaktadır.

İmmünosupresif ilaçlarla etkileşim değerlendirmesi

Çalışma sırasında akut rejeksiyon olayı veya majör greft disfonksiyonu bildirilmemiştir. Bununla birlikte takrolimus veya mTOR inhibitörlerinin kan düzeyleri sistematik farmakokinetik analiz için mevcut değildir.

Bu nedenle “dapagliflozin immünosupresif ilaçlarla etkileşmez” sonucu bu çalışmadan çıkarılamaz.

Güvenlik gözlemleri

OlayGözlem
İdrar yolu enfeksiyonu4 hasta (%12)
Genital enfeksiyonBildirilmedi
Hafif hipoglisemi3 izole olay
Ağır hipoglisemiBildirilmedi
Diyabetik ketoasidozBildirilmedi
Akut rejeksiyonBildirilmedi
Klinik açıdan anlamlı dehidratasyonBildirilmedi
Majör elektrolit bozukluğuBildirilmedi
Dapagliflozin kesilmesi1 hasta
Tüm nedenlere bağlı ölümBildirilmedi

İdrar yolu enfeksiyonu geçiren dört hastanın olayları rutin klinik yaklaşımla yönetilmiş ve kaynak bu enfeksiyonların greft disfonksiyonu, hastaneye yatış veya ürosepsise yol açmadığını bildirmiştir.

“Olay görülmedi” ifadesi “risk yoktur” anlamına gelmez. Otuz iki kişilik küçük bir kohort seyrek advers olayların gerçek sıklığını güvenilir biçimde belirlemek için yeterli değildir.

Çalışmanın desteklediği yorum

İncelenen seçilmiş 32 böbrek nakli alıcısında dapagliflozin kullanımının sürdürülebildiği, serum kreatinini ve eGFR'de anlamlı başlangıç–takip değişikliği görülmediği, bazı metabolik ve hemodinamik parametrelerin takipte daha düşük olduğu ve çalışmada büyük bir renal güvenlik sinyali kaydedilmediği söylenebilir.

Ayrıca UACR'de doğrulayıcı araştırmaya değer keşifsel bir azalma sinyali raporlanmıştır.

Çalışmanın desteklemediği yorum

Çalışma dapagliflozinin böbrek nakli alıcılarında kalp yetersizliği mortalitesini veya hastaneye yatışı azalttığını kanıtlamaz.

Çalışma LVEF'yi iyileştirdiğini göstermez.

Çalışma dapagliflozinin böbrek greftini koruduğunu veya nefroprotektif etkinlik sağladığını kanıtlamaz.

Çalışma metabolik değişimlerin yalnız dapagliflozinden kaynaklandığını belirleyemez.

Çalışma immünosupresif ilaçlarla farmakokinetik etkileşim bulunmadığını göstermez.

Çalışma 32 kişilik seçilmiş kohortta advers olayların az görülmesini bütün böbrek nakli popülasyonu için uzun dönem güvenlik garantisine dönüştürmez.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışma tasarımı ve ortamı

Çalışma retrospektif, tek merkezli ve keşifsel alt grup analizidir. Veri tabanı Ağustos 2013–Nisan 2024 döneminde SGLT2 inhibitörü ve/veya GLP-1 reseptör agonistiyle tedavi edilmiş böbrek nakli alıcılarının daha önce tanımlanmış gerçek yaşam kohortuna dayanmaktadır.

Mevcut çalışma yalnız diyabeti, kalp yetersizliği ve dapagliflozin maruziyeti bulunan yetişkinlere odaklanmıştır.

Veri toplama

Klinik değişkenler kurumsal elektronik tıbbi kayıtlardan önceden tasarlanmış standart veri formuyla çıkarılmıştır.

Başlangıç noktası dapagliflozinin başlandığı tarih olarak tanımlanmıştır. Takip noktası hastanın Nisan 2024'e kadar ulaşılabilen en güncel klinik değerlendirmesidir.

Retrospektif kayıt yapısı nedeniyle bütün sonuçlarda eşleştirilmiş gözlem sayısı aynı değildir. Araştırmacılar her değişken için mevcut olan başlangıç–takip çiftlerini analiz etmiş ve uygun olduğunda n değerini ayrıca raporlamıştır.

Toplanan değişkenler

Demografik özellikler, vücut ölçümleri, komorbiditeler, immünosupresif rejimler, antidiyabetik ilaç geçmişi, kardiyak ve hemodinamik ölçümler, HbA1c, glukoz, lipidler, böbrek fonksiyonu, UACR, elektrolitler ve ürik asit kaydedilmiştir.

Klinik olaylar ve güvenlik değerlendirmeleri kalp yetersizliği hastaneye yatışlarını, kardiyovasküler mortaliteyi, advers olayları ve dapagliflozin kesilmesini içermiştir.

Ana kardiyak sonuç

Ana kardiyak sonuç, başlangıç ve en son takip arasında LVEF değişimidir. Bu analiz yalnız eşleştirilmiş ekokardiyografik verisi bulunan 17 hastada yapılmıştır.

Sonuç: anlamlı LVEF değişimi saptanmamıştır; Wilcoxon p=0,276.

Renal sonuçlar

Renal sonlanımlar eGFR ve UACR'dir. eGFR CKD-EPI 2021 denklemiyle değerlendirilmiştir.

eGFR'de anlamlı değişiklik bulunmamış; UACR'de 21 eşleştirilmiş gözlem içinde keşifsel bir azalma saptanmıştır.

İstatistiksel analiz

Normal dağılan sürekli değişkenler ortalama ± standart sapma, normal dağılmayanlar medyan [çeyrekler arası aralık] olarak raporlanmıştır. Dağılımın normalliği Shapiro–Wilk testiyle değerlendirilmiştir.

Başlangıç ve takip karşılaştırmalarında normal dağılım gösteren sürekli değişkenler için paired t-test, normal dağılmayan değişkenler için Wilcoxon signed-rank testi kullanılmıştır.

Kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak sunulmuştur. Güvenlik ve klinik olaylar betimsel olarak değerlendirilmiştir.

Analizler SAS 9.4 yazılımıyla yapılmış ve iki yönlü p<0,05 istatistiksel anlamlılık eşiği olarak kullanılmıştır.

Örneklem büyüklüğü ve istatistiksel güç

Çalışma için önceden formal örneklem büyüklüğü hesabı yapılmamıştır. Nihai n=32, çalışma döneminde tanımlanan bütün uygun hastaları temsil etmektedir.

Yazarlar özellikle 17 eşleştirilmiş ekokardiyografi gözlemi nedeniyle kardiyak sonuçlarda doğrulayıcı analiz için istatistiksel gücün yetersiz olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle bütün istatistiksel karşılaştırmalar keşifsel olarak yorumlanmıştır.

Başlıca başlangıç–takip sonuçları

DeğişkennBaşlangıçTakippKaynak sınırı
LVEF17%60 [52–64]%58 [55–66]0,276Anlamlı değişiklik yok
HbA1c32%7,3 [6,6–8,1]%6,8 [6,3–7,7]0,034Nedensel atıf yapılamaz
Açlık plazma glukozu32139 [109–163] mg/dL122 [97–143] mg/dL<0,001Nedensel atıf yapılamaz
Sistolik kan basıncı32142 [132–154] mmHg138 [129–147] mmHg<0,001Kontrol grubu yok
Diyastolik kan basıncı3277 [68–89] mmHg75 [68–82] mmHg0,034Kontrol grubu yok
Vücut ağırlığı3276,0 [65,8–85,0] kg71,7 [61,0–81,7] kg<0,001GLP-1 RA eş tedavisi confounder olabilir
LDL-kolesterol3291 [71–117] mg/dL78 [55–108] mg/dL0,013Bütün hastalarda statin kullanımı vardır
Trigliserid32161 [113–241] mg/dL138 [99–182] mg/dL<0,001Nedensel atıf yapılamaz
eGFR3254,0 [36,5–65,0]50,0 [36,0–68,0] mL/dak/1,73 m²0,633Anlamlı değişiklik yok
UACR2161,1 [19,7–386,2] mg/g54,6 [20,1–284,3] mg/g0,033Keşifsel antiproteinürik sinyal

Çalışmanın güçlü yönleri

Araştırmanın önemli güçlü yönü, büyük randomize çalışmalarda az temsil edilen diyabet + kalp yetersizliği + böbrek nakli kombinasyonuna sahip seçilmiş bir hasta grubunda gerçek yaşam verisi sunmasıdır.

Medyan 2,2 yıllık dapagliflozin kullanım süresi, yalnız birkaç haftalık erken güvenlik değerlendirmesinin ötesinde klinik seyir hakkında gözlemsel bilgi sağlamaktadır.

Kohortun yüksek hacimli üçüncü basamak transplantasyon merkezinden gelmesi ve demografik, transplantasyon, immünosupresif, metabolik, renal ve kardiyak verilerin birlikte değerlendirilmesi de çalışmanın klinik ayrıntı düzeyini artırmaktadır.

Çalışmanın temel sınırlılıkları

Kontrol grubu yoktur: Gözlenen değişiklikler dapagliflozinin tedavi etkisi olarak nedensel biçimde atanamaz.

Retrospektif tasarım: Veri kalitesi rutin klinik kayıtlarda bulunan ölçümlere bağlıdır ve bütün sonuçlar aynı zamanlarda veya aynı hastalarda mevcut değildir.

Tek merkez: Sonuçların başka transplantasyon merkezlerine ve farklı popülasyonlara dış geçerliliği sınırlıdır.

Küçük örneklem: Toplam n=32'dir.

Ekokardiyografi eksikliği: Eşleştirilmiş LVEF yalnız 17 hastada mevcuttur.

Kalp yetersizliği fenotiplemesi sınırlıdır: Sol ventrikül kütlesi, sol atriyum hacmi, diyastolik fonksiyon, global longitudinal strain ve pulmoner arter basıncı gibi ayrıntılı parametreler düzenli olarak mevcut değildir.

Eş tedaviler: Yaklaşık yarı kohort GLP-1 reseptör agonisti kullanmıştır; bu durum kilo, HbA1c ve lipid sonuçlarını etkileyebilir.

İmmünosupresif farmakokinetik analiz eksikliği: Takrolimus veya mTOR inhibitörü seviyeleri sistematik biçimde değerlendirilmemiştir.

Sonuçların klinik yorumu

Çalışmanın değeri, dapagliflozinin transplantasyon popülasyonunda kanıtlanmış kardiyorenal üstünlüğünü göstermekten çok, seçilmiş yüksek riskli hastalarda rutin kullanım sonrasında hangi klinik yolların gözlendiğini belgelemesidir.

Bu gözlemsel veri, ileriye dönük kontrollü çalışmalarda özellikle greft fonksiyonu, albüminüri, enfeksiyon, kalp yetersizliği sonuçları ve immünosupresif ilaç etkileşimlerinin daha sistematik değerlendirilmesi için hipotez oluşturabilir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Adjuvant Dapagliflozin in Kidney Transplant Recipients with Diabetes and Heart Failure—An Observational Exploratory Study.

Yazarlar: Ricardo E. T. Navarrete, Joao Fernandes, Isabel Fonseca, José Luis Silvano, Joao Roberto Sa, La Salete Martins.

Corresponding author: La Salete Martins.

Kurumlar: Doctoral Program in Medicine, Faculty of Medicine, University of Porto, Porto, Portugal; Department of Endocrinology and Metabolism, Beneficencia Portuguesa Hospital, São Paulo, Brazil; Nephrology and Renal Transplant Service, Santo Antonio University Hospital Centre, Porto, Portugal; Division of Endocrinology, Centro Universitário Faculdade de Medicina do ABC (FMABC), Santo André, Brazil.

Dergi: Diabetology.

Yayınevi: MDPI.

Cilt / makale: 7, 110.

DOI: 10.3390/diabetology7060110.

Gönderim: 10 Nisan 2026.

Revizyon: 4 Haziran 2026.

Kabul: 8 Haziran 2026.

Yayın: 9 Haziran 2026.

Kaynak türü: Hakemli, retrospektif, tek merkezli, kontrolsüz, gözlemsel ve keşifsel klinik araştırma.

Çalışma popülasyonu: Tip 2 diyabet veya transplantasyon sonrası diyabet ile birlikte kalp yetersizliği bulunan ve dapagliflozin kullanan 32 yetişkin böbrek nakli alıcısı.

Takip: Medyan dapagliflozin tedavi süresi 2,2 [1,7–3,0] yıl.

Ana kardiyak analiz: Eşleştirilmiş LVEF n=17.

İstatistik: Shapiro–Wilk normallik testi; normal dağılan eşleştirilmiş değişkenler için paired t-test; normal dağılmayanlar için Wilcoxon signed-rank testi; iki yönlü p<0,05 anlamlılık eşiği.

Yazılım: SAS 9.4.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Finansman: Çalışma kamu, ticari veya kâr amacı gütmeyen finansman kuruluşlarından özel bir araştırma hibesi almamıştır.

Etik kurul: ULS of Santo Antonio ICBAS Ethics Committee; Reference No. 2022.264 [209-DEFI/224-CE], 19 Nisan 2023.

Bilgilendirilmiş onam: Anonim retrospektif veriler kullanıldığı için bireysel onam gerekliliğinden etik kurul tarafından feragat edilmiştir.

Veri erişilebilirliği: Veriler gizlilik ve etik kısıtlar nedeniyle kamuya açık değildir; corresponding author'dan makul talep üzerine edinilebilir.

Çıkar çatışması: Yazarlar rakip çıkar bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma Ricardo E. T. Navarrete, La Salete Martins ve Joao Roberto Sa; yöntem aynı üç yazar; yazılım ve formal analiz Ricardo E. T. Navarrete; araştırma ve veri düzenleme Ricardo E. T. Navarrete, Joao Fernandes, Isabel Fonseca ve José Luis Silvano; ilk taslak Ricardo E. T. Navarrete; son metnin gözden geçirilmesi, doğrulanması ve düzenlenmesi Ricardo E. T. Navarrete, La Salete Martins ve Joao Roberto Sa; danışmanlık La Salete Martins ve Joao Roberto Sa tarafından gerçekleştirilmiştir.

Temel bilimsel yorum sınırı: Çalışma dapagliflozin başlanmasından sonraki klinik seyri tarif eder; kardiyovasküler etkinlik, renal etkinlik, greft koruması veya nedensel tedavi yararı kanıtlamaz.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir