Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

13 Ekim 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Tıp Araştırmaları / Bronşiolit Nedeniyle Çocuk Yoğun Bakıma Yatış Sonrası Uzun Dönem İşlevsel Sonuçlar: 12 Aylık Kohort Çalışması
Tıp Araştırmaları

Bronşiolit Nedeniyle Çocuk Yoğun Bakıma Yatış Sonrası Uzun Dönem İşlevsel Sonuçlar: 12 Aylık Kohort Çalışması

Bronşiolit, özellikle yaşamın ilk aylarında görülen akut alt solunum yolu enfeksiyonudur; ağır olgularda çocuk yoğun bakım ünitesi (Pediatric Intensive Care Unit, PICU) desteği gerekebilir.

08/10/2026  Veri Anla  146 görüntüleme
Bronşiolit Nedeniyle Çocuk Yoğun Bakıma Yatış Sonrası Uzun Dönem İşlevsel Sonuçlar: 12 Aylık Kohort Çalışması

Bronşiolit, özellikle yaşamın ilk aylarında görülen akut alt solunum yolu enfeksiyonudur; ağır olgularda çocuk yoğun bakım ünitesi (Pediatric Intensive Care Unit, PICU) desteği gerekebilir. Bu retrospektif, tanımlayıcı ve tek merkezli kohort çalışması, bronşiolit nedeniyle PICU'ya yatırılan 164 çocuğun klinik özelliklerini ve yoğun bakım taburculuğundan 12 ay sonraki işlevsel sağlık durumunu değerlendirdi. İşlevsel değişim Pediatric Overall Performance Category (POPC), Pediatric Cerebral Performance Category (PCPC) ve Functional Status Scale (FSS) ile ölçüldü. Çocukların büyük bölümü 12 aylık izlemde stabil kaldı veya iyileşti; ancak ölçeğe bağlı olarak daha küçük bir grupta işlevsel kötüleşme gözlendi. Çalışmanın temel yorum sınırı, klinik özelliklerle kötüleşme arasındaki karşılaştırmaların ayarlanmamış ve keşifsel olmasıdır; bağımsız risk veya nedensellik gösterilmemiştir.

Kohortta ortanca yaş 51 gün (IQR 26,25–118,5), ortanca PICU yatış süresi 5 gün (IQR 4–9) ve toplam hastane yatışı 10 gün (IQR 7–16) idi. Hastaların %95,1'i non-invaziv ventilasyon, %31,1'i invaziv mekanik ventilasyon aldı. Yoğun bakım sırasında %45,7 oranında komplikasyon bildirildi ve bir hasta öldü (%0,6). Respiratuvar sinsityal virüs (RSV), ayrıntılı sonuç bölümünde 131 hastada (%79,9) saptanan en sık etken olarak verildi.

Kaynağın farklı bölümlerindeki yuvarlama/raporlama nedeniyle işlevsel kötüleşme yüzdelerinde küçük farklar vardır. Kaynak Şekil 1'de kötüleşme FSS için %3,7, PCPC için %16,5 ve POPC için %14,6 olarak gösterilirken metinde FSS için %3,6 ve PCPC için bir yerde %16,4 değeri de kullanılmaktadır. Tablo 2'de kötüleşen hasta sayıları FSS için 6, PCPC için 27 ve POPC için 24'tür. Bu farklılıklar tek bir yeni yüzdeye dönüştürülmemiştir.

PCPC ile değerlendirildiğinde kötüleşme gösteren çocuklarda altta yatan hastalık, invaziv mekanik ventilasyon gereksinimi, komplikasyonlar ve daha uzun PICU/hastane yatışı daha sık veya daha yüksekti. Bununla birlikte yazarlar az sayıdaki kötüleşme olayı nedeniyle güvenilir çok değişkenli model kuramadı. Dolayısıyla bu değişkenler, bu çalışma temelinde bağımsız prognostik faktörler veya kötüleşmenin nedeni olarak tanımlanamaz.

Araştırma problemi

Çocuk yoğun bakımındaki teknolojik ve klinik ilerlemeler ağır hastalıklarda sağkalımı artırmıştır. Ancak yoğun bakım başarısını yalnız mortaliteyle değerlendirmek yeterli değildir. Hayatta kalan çocuklarda motor, nörolojik, bilişsel, iletişimsel veya solunumsal işlevlerde daha sonra ortaya çıkan değişiklikler de klinik sonucun bir parçasıdır.

Bronşiolit bu açıdan önemli bir modeldir. Hastalık genellikle iki yaşın altındaki çocuklarda görülür ve özellikle 2–6 aylık bebeklerde sıklaşır. Çoğu bronşiolit olgusu ağır seyretmese de belirli hastalar solunum desteği ve PICU takibi gerektirir. Bu ağır klinik grubun taburculuktan aylar sonraki işlevsel durumunu anlamak, yalnız akut sağkalımı değil iyileşmenin niteliğini de değerlendirmeyi sağlar.

Araştırmanın amacı, bronşiolit nedeniyle PICU'ya yatırılan çocukların epidemiyolojik özelliklerini, yoğun bakım dönemindeki klinik seyrini ve 12 aylık işlevsel sağlık sonuçlarını tanımlamaktı. Araştırmacılar ayrıca kötüleşen ve stabil/iyileşen çocukların bazı klinik özellikler bakımından nasıl farklılaştığını keşifsel olarak karşılaştırdı.

POPC, PCPC ve FSS Neyi Ölçer?

POPC çocuğun genel işlevsel performansını, PCPC özellikle serebral ve nörolojik performansı, FSS ise mental durum, duyusal işlev, iletişim, motor işlev ve solunum gibi birden fazla işlev alanını daha ayrıntılı biçimde değerlendiren pediatrik sonuç ölçekleridir; ölçeklerin yapıları farklı olduğundan aynı çocuk grubunda aynı kötüleşme oranını vermeleri beklenmez.

POPC: genel işlevsel performans

Pediatric Overall Performance Category, kritik hastalık sonrasında çocuğun genel fonksiyon düzeyini kategorik olarak değerlendirmek için kullanılır. Çalışmada POPC'deki taburculuk–12 ay değişimi çocukların kötüleşti, iyileşti veya değişmedi biçiminde sınıflandırılmasında kullanıldı.

PCPC: nörolojik performans

Pediatric Cerebral Performance Category, genel performanstan daha dar biçimde serebral/nörolojik işlevselliğe odaklanır. Çalışmada klinik karmaşıklık göstergeleriyle en fazla istatistiksel fark PCPC kötüleşme gruplarında görüldü.

FSS: çok alanlı işlevsel durum

Functional Status Scale, işlevselliği birden çok alan üzerinden değerlendirir. Kaynak yazarları FSS'nin POPC ve PCPC'den daha düşük kötüleşme oranı göstermesini, FSS'nin yapısal olarak daha fazla işlev alanını bir araya getirmesi ve toplam kötüleşmenin görünür olması için daha fazla defisitin birikmesinin gerekebilmesiyle açıklamaktadır. Bu açıklama çalışma yazarlarının ölçüm özelliklerine ilişkin yorumudur.

Neden üç ölçek birlikte kullanıldı?

Tek bir ölçek bütün işlevsel değişimleri aynı duyarlılıkla yakalayamaz. Genel performans, nörolojik performans ve çok alanlı işlevsel değerlendirme birbirinden farklı klinik sorulara cevap verir. Üç aracın birlikte kullanılması, bronşiolit sonrası iyileşmenin yalnız solunum durumu üzerinden değil daha geniş fonksiyon çerçevesinde görülmesini sağlar.

Bronşiolit Sonrası 12 Ayda İşlevsel Kötüleşme Ne Kadar Sık Görüldü?

İşlevsel kötüleşme çalışmadaki çocukların azınlığında görüldü ve kullanılan ölçeğe göre belirgin biçimde değişti: kaynak Şekil 1'de FSS için %3,7, PCPC için %16,5 ve POPC için %14,6 kötüleşme gösterirken, metnin bazı bölümlerinde FSS %3,6 ve PCPC %16,4 olarak raporlanmıştır.

ÖlçekKötüleşen hasta sayısıKaynak Şekil 1'de kötüleşmeİyileşmeDeğişmeden kalma
FSS6%3,7%12,8%83,5
PCPC27%16,5%0,6%82,9
POPC24%14,6%0,6%84,8

Tablo, aynı kohortta kötüleşme oranının kullanılan işlevsel ölçüm aracına güçlü biçimde bağlı olduğunu gösterir. Bu farklılık “bir ölçek doğru, diğeri yanlış” anlamına gelmez; ölçekler farklı fonksiyon alanlarını ve farklı duyarlılık düzeylerini temsil eder.

RSV ve diğer viral etkenler

RSV en sık belirlenen enfeksiyon etkeniydi. Ayrıntılı sonuç bölümünde 131 hastada (%79,9) RSV saptandı. Bunu rhinovirus %7,3, metapneumovirus %5,5, influenza %3,7 ve coronavirus %0,6 izledi. Üç hastada (%1,8) sonuç negatifti ve 51 hastada (%31,1) viral koenfeksiyon bildirildi.

Kaynak, RSV enfeksiyonu bulunanlarla diğer viral etiyolojilere sahip çocuklar arasında işlevsel sonuç açısından anlamlı fark saptanmadığını bildiriyor. Dolayısıyla bu kohortta uzun dönem işlevsel sonuç yalnız etken virüsün kimliği üzerinden açıklanamadı.

Yoğun bakım sırasında klinik yük

Hastaların %17,7'sinde prematürite öyküsü vardı ve %12,2'sinde en az bir altta yatan tıbbi hastalık bildirildi. Kaynak altta yatan hastalık alt kategorileri olarak kalp hastalığı, kronik akciğer hastalığı, nörolojik hastalık ve diğer hastalıkları listeler. Alt kategori sayılarının toplamı ana “altta yatan hastalık” toplamını geçtiğinden, bu alt kategorilerin birbirini dışlayıp dışlamadığı kaynakta açık değildir.

Yoğun bakım sırasında 75 çocukta (%45,7) komplikasyon ortaya çıktı. Kaynak solunum sıkıntısı sendromu, bakteriyel süperenfeksiyon, atelektazi ve diğer solunumsal/sistemik komplikasyonları örnek olarak bildiriyor. Bireysel komplikasyonların hiçbiri bütün işlevsel ölçeklerde tutarlı bir ilişki göstermedi.

Antibiyotik 100 hastada (%61), inotropik destek 13 hastada (%7,9) kullanıldı. Non-invaziv ventilasyon 156 hastada (%95,1), invaziv mekanik ventilasyon 51 hastada (%31,1) uygulandı. Renal replasman tedavisi veya ekstrakorporeal membran oksijenasyonu uygulanmadı.

İnvaziv Mekanik Ventilasyon İşlevsel Kötüleşmenin Nedeni Olarak Yorumlanabilir mi?

Hayır. Bu çalışmada invaziv mekanik ventilasyon PCPC kötüleşen grupta daha sık görülmüştür, ancak analiz ayarlanmamış ve gözlemseldir; mekanik ventilasyon aynı zamanda başlangıç hastalık şiddetinin bir göstergesi olabileceğinden çalışma ventilasyonun bağımsız olarak uzun dönem işlevsel kötüleşmeye neden olduğunu kanıtlamaz.

Bu ayrım çalışmanın en kritik yorum noktalarından biridir. Daha ağır bronşiolitli çocukların mekanik ventilasyon alma, komplikasyon geliştirme ve daha uzun süre hastanede kalma olasılığı da yükselir. Aynı çocuklarda daha kötü uzun dönem sonuçların görülmesi, bu değişkenlerden hangisinin bağımsız etkili olduğunu yalnız ikili karşılaştırmalarla belirlemeye izin vermez.

PCPC'deki keşifsel farklılıklar

DeğişkenPCPC kötüleşti (n=27)PCPC iyileşti/değişmedi (n=137)p değeri
Altta yatan hastalık%25,9%9,50,026
İnvaziv mekanik ventilasyon%51,9%27,00,011
Non-invaziv ventilasyon%96,3%94,91,000
Komplikasyon%66,7%41,60,017
PICU yatışı, gün; medyan (IQR)9 (4–11)5 (3–8)0,021
Hastane yatışı, gün; medyan (IQR)14 (9–19)10 (7–13,5)0,006
Antibiyotik kullanımı%66,7%59,90,679
İnotropik destek%14,8%6,60,232

Tablodaki p değerleri, grupların gözlenen değişkenler bakımından farklılaşıp farklılaşmadığını değerlendirir. Bu çalışma çoklu karıştırıcıları aynı model içinde kontrol etmediğinden p<0,05 sonucu “bağımsız risk faktörü” anlamına gelmez.

FSS sonuçları neden daha sınırlıydı?

FSS'de yalnız altı çocuk kötüleşme kategorisindeydi. Bu küçük olay sayısı istatistiksel gücü ciddi biçimde sınırlar. Tablo 2'de altta yatan hastalık, IMV, NIV, komplikasyon, PICU/hastane yatış süresi, antibiyotik, inotropik destek ve VIS bakımından FSS grupları arasında anlamlı fark bulunmadı.

“Anlamlı fark bulunmadı” ifadesi hiçbir ilişkinin bulunmadığını kanıtlamaz. Özellikle yalnız altı olay olduğunda gerçek bir ilişki mevcut olsa bile çalışma bunu güvenilir biçimde saptamak için yetersiz olabilir.

POPC'deki antibiyotik bulgusu nasıl yorumlanmalı?

POPC kötüleşen grupta antibiyotik kullanımı %41,7 iken stabil/iyileşen grupta %64,3 idi ve p=0,036 olarak raporlandı. Bu karşılaştırma yön olarak ilk bakışta beklenmedik görünebilir.

Bununla birlikte çalışma antibiyotik tedavisinin koruyucu veya zararlı olduğunu test etmek üzere tasarlanmadı. Antibiyotik verilmesini belirleyen enfeksiyon şüphesi, bakteriyel süperenfeksiyon, hastalık şiddeti ve klinik karar süreçleri gibi değişkenler modele göre ayarlanmadı. Bu nedenle söz konusu p değeri tedavi etkisi olarak yorumlanamaz.

Takipte solunumsal sonuçlar

Kaynak, çocukların %7,9'unda takip döneminde astım geliştiğini bildiriyor. Bu bulgu çalışmanın ana işlevsel sonlanımı değildir ve astım ile POPC, PCPC veya FSS değişimleri arasında bağımsız bir nedensel model kurulmamıştır.

Çalışmanın desteklediği

  • Bronşiolit nedeniyle PICU'ya yatırılan çocukların çoğu 12 aylık takipte işlevsel olarak stabil kaldı veya iyileşti.
  • Azınlık bir hasta grubunda 12 aylık işlevsel kötüleşme görüldü.
  • Kötüleşme oranı kullanılan işlevsel ölçeğe göre belirgin biçimde değişti.
  • PCPC kötüleşen grupta altta yatan hastalık, IMV, komplikasyonlar ve daha uzun PICU/hastane yatışı daha sık veya daha yüksekti.
  • RSV, kohorttaki en sık tanımlanan viral etkendi.
  • Bu hasta grubunda uzun dönem takip yalnız mortaliteye değil işlevsel duruma da odaklanmalıdır.

Çalışmanın desteklemediği

  • IMV'nin uzun dönem nörolojik kötüleşmeye doğrudan neden olduğu kanıtlanmamıştır.
  • Altta yatan hastalığın bağımsız prognostik faktör olduğu bu veriyle gösterilmemiştir.
  • Komplikasyonların her birinin uzun dönem kötüleşmeye bağımsız etkisi belirlenmemiştir.
  • Antibiyotik kullanımının işlevsel sonucu iyileştirdiği veya kötüleştirdiği sonucuna varılamaz.
  • RSV'nin diğer viral etkenlerden daha kötü 12 aylık işlevsel sonuca yol açtığı gösterilmemiştir.
  • Sonuçlar bütün hastanelere veya bütün bronşiolitli çocuklara doğrudan genellenemez.
  • Bu çalışma bireysel bir çocuk için doğrulanmış 12 aylık risk hesaplayıcısı geliştirmemiştir.
  • Çalışma sedasyon, analjezi veya sosyoekonomik durumun bağımsız etkilerini test etmemiştir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışma tasarımı

Araştırma, Eylül 2021 ile Ağustos 2022 arasında bronşiolit tanısıyla Sant Joan de Déu Hospital çocuk yoğun bakım ünitesine kabul edilen bütün hastaları kapsayan retrospektif, tanımlayıcı ve tek merkezli kohort çalışmasıdır.

Toplanan değişkenler arasında yaş ve cinsiyet; PRISM III ve BROSJOD hastalık şiddeti skorları; gestasyon öyküsü; enfeksiyon etiyolojisi; inotropik kullanım; IMV ve IMV süresi; PICU ve toplam hastane yatış süresi; hemoglobin, lökosit, pH, bikarbonat, arteriyel CO2, laktat, C-reaktif protein ve prokalsitonin gibi laboratuvar değişkenleri; komplikasyonlar, antibiyotik ve organ desteği yer aldı.

İşlevsel sağlık FSS, POPC ve PCPC ile değerlendirildi. Değişim, PICU taburculuğu ile 12 aylık izlem arasında kötüleşti, iyileşti veya değişmedi biçiminde sınıflandırıldı.

Örneklemin klinik profili

DeğişkenSonuç
Erkek92 (%56,1)
Kız72 (%43,9)
Yaş, gün; medyan (IQR)51 (26,25–118,5)
PICU yatışı, gün; medyan (IQR)5 (4–9)
Hastane yatışı, gün; medyan (IQR)10 (7–16)
PRISM III; medyan (IQR)0 (0–3)
BROSJOD; medyan (IQR)10 (8–11)
Prematürite29 (%17,7)
Altta yatan hastalık20 (%12,2)
Viral koenfeksiyon51 (%31,1)
PICU komplikasyonu75 (%45,7)
Antibiyotik100 (%61)
İnotropik destek13 (%7,9)
NIV156 (%95,1)
IMV51 (%31,1)
RRT0 (%0)
ECMO0 (%0)
Mortalite1 (%0,6)

Hastalık şiddeti skorları

PRISM III, pediatrik yoğun bakım hastalarında mortalite riskinin ve hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde kullanılan bir skor sistemidir. BROSJOD ise bu kohortta bronşiolit şiddetini değerlendiren Sant Joan de Déu bronşiolit skorudur. Çalışmanın amacı bu skorları yeni bir prognostik model halinde doğrulamak değildi; skorlar klinik özelliklerin tanımlanmasının bir parçası olarak toplandı.

İstatistiksel analiz

Veriler SPSS sürüm 26.0 ile analiz edildi. Nitel değişkenler sayı ve yüzde; nicel değişkenler dağılım özelliklerine göre ortalama ve standart sapma veya medyan ve çeyrekler arası aralık olarak sunuldu. Dağılım Kolmogorov–Smirnov testiyle değerlendirildi.

Kötüleşen hastalar ile iyileşen/değişmeyen hastalar FSS, PCPC ve POPC için ayrı ayrı karşılaştırıldı. Nitel değişkenlerde ki-kare veya Fisher kesin testi; sürekli değişkenlerde Student t-testi veya Mann–Whitney U testi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık eşiği 0,05 olarak belirlendi.

Bu Çalışmadaki Anlamlı p Değerleri Bağımsız Risk Faktörü Anlamına Gelir mi?

Hayır. Çalışma yalnız keşifsel, ayarlanmamış ikili karşılaştırmalar yaptı ve potansiyel karıştırıcıları aynı çok değişkenli model içinde kontrol etmedi; bu nedenle p<0,05 bulunan değişkenler yalnız incelenen gruplar arasında gözlenen istatistiksel farklılıkları gösterir, bağımsız prognostik etki veya nedensellik göstermez.

Neden çok değişkenli model kurulmadı?

Kötüleşme olayları azdı; FSS'de yalnız 6, POPC'de 24 ve PCPC'de 27 hasta kötüleşme grubundaydı. Özellikle FSS gibi az olaylı sonuçlarda çok sayıda klinik değişkenin tek regresyon modeline sokulması aşırı uyum ve kararsız katsayı tahminleri oluşturabilirdi.

Araştırmacılar bu nedenle istatistiksel modeli gereğinden fazla zorlamak yerine sonuçları tanımlayıcı ve ayarlanmamış karşılaştırmalarla sınırladı. Bu tercih, çalışmanın yorum sınırının merkezindedir.

Kaynak Şekil 1'in bilimsel mesajı

Sayfa 5'teki grafik üç ölçek için kötüleşme, iyileşme ve değişmeden kalma kategorilerini yan yana gösterir. Her üç ölçekte de en büyük bölüm “değişmedi” grubudur. Bununla birlikte FSS'de kötüleşme oranı PCPC ve POPC'den belirgin biçimde daha düşüktür.

Grafik, 12 aylık işlevsel bozulmanın tek bir oranla özetlenemeyeceğini gösterir. Sonuç, kullanılan ölçüm aracının hangi işlev alanını ve hangi duyarlılıkla değerlendirdiğine bağlıdır. Verianla için bu şekil kaynak yüzdeleriyle fakat özgün eksen, tipografi ve kompozisyon kullanılarak yeniden çizilebilir.

Kaynak içindeki küçük sayısal farklılıklar

Özette RSV oranı %79,7 olarak yazılırken ayrıntılı sonuç ve Tablo 1'de 131 hasta için %79,9 verilir. Ana Verianla tablosunda ayrıntılı sonuç/Tablo 1 değeri korunmuştur.

FSS kötüleşmesi kaynak Şekil 1'de %3,7, özet ve tartışmada %3,6'dır. PCPC kötüleşmesi Şekil 1 ve özette %16,5, tartışmada %16,4 olarak yazılmıştır. Hasta sayıları Tablo 2'de FSS n=6, PCPC n=27 ve POPC n=24 olarak sabittir. Bu küçük raporlama farkları gizlenmemiştir.

Ölüm ve 12 aylık fonksiyon sınıflandırması

Kohortta bir ölüm (%0,6) bildirilmesine rağmen yayımlanan metin ve tablolar 164 hastalık gruplar üzerinden işlevsel değişim kategorileri sunmaktadır. Kaynak, ölen hastanın 12 aylık fonksiyon kategorilerinde hangi kuralla ele alındığını açık biçimde açıklamamaktadır. Bu boşluk Verianla tarafından varsayımla doldurulmamıştır.

Sınırlılıklar

  • Çalışma tek merkezlidir; farklı yoğun bakım sistemlerine genellenebilirlik sınırlıdır.
  • Tasarım retrospektiftir.
  • İşlevsel kötüleşme olaylarının sayısı düşüktür.
  • Hasta grubu klinik özellikler ve viral etiyoloji bakımından heterojendir.
  • Diğer çalışmalarla karşılaştırmada işlevsel sonuç ölçüm araçlarının standardizasyonu sınırlıdır.
  • Sedasyon ve analjezi maruziyeti gibi potansiyel karıştırıcılar analize dahil edilmemiştir.
  • Sosyoekonomik değişkenler bulunmamaktadır.
  • Çok değişkenli ayarlama yapılmadığından bağımsız risk faktörleri belirlenememiştir.
  • Bazı ölçeklerdeki çok az olay istatistiksel belirsizliği artırmaktadır.

Gelecek araştırmalar için anlamı

Çalışmanın sonuçları daha geniş ve çok merkezli kohortlara ihtiyaç olduğunu desteklemektedir. Daha büyük örneklemlerde sedasyon, analjezi, başlangıç nörogelişimsel durum, sosyoekonomik değişkenler ve diğer potansiyel karıştırıcıların çok değişkenli modellerle değerlendirilmesi, hangi çocukların uzun dönem takipten en fazla yarar görebileceğini daha güvenilir biçimde belirlemeye yardımcı olabilir.

Bu öneri, mevcut çalışmanın bir risk algoritması geliştirdiği anlamına gelmez. Mevcut verinin katkısı, ağır bronşiolit sonrasında çoğu çocuğun stabil veya daha iyi durumda olduğunu; ancak klinik olarak daha karmaşık bir alt grubun 12 ayda işlevsel kötüleşme gösterebildiğini tanımlamasıdır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Long-Term Functional Outcomes After Pediatric Intensive Care Unit Admission for Bronchiolitis: A 12-Month Cohort Study

Yazarlar: Paula Sevilla Hermoso; Mireia Mor Conejo; Carme Alejandre; Laia Roig Cortes; Omar Rodriguez; Francisco José Cambra Lasaosa; Iolanda Jordan; Mònica Balaguer.

Eş katkı: Kaynak künyesinde Paula Sevilla Hermoso ve Mireia Mor Conejo eş katkılı yazarlar olarak işaretlenmiştir.

Sorumlu yazar: Carme Alejandre.

Kurumlar:

  • Pediatric Intensive Care Unit, Sant Joan de Déu Hospital, Barcelona, Spain.
  • Institut de Recerca Sant Joan de Déu (IRSJD), University of Barcelona, Barcelona, Spain.
  • Faculty of Medicine, University of Barcelona, Barcelona, Spain.
  • Faculty of Medicine, University of Vic-Central University of Catalonia (UVic-UCC), Vic, Spain.

Dergi: Children.

Yayınevi: MDPI.

Yayın bilgisi: 2026; Cilt 13; Makale 636.

DOI: 10.3390/children13050636

Resmî DOI bağlantısı: https://doi.org/10.3390/children13050636

Tarihler: Gönderim 27 Mart 2026; revizyon 27 Nisan 2026; kabul 29 Nisan 2026; yayın 2 Mayıs 2026.

Kaynak türü: Retrospektif, tanımlayıcı, tek merkezli kohort araştırması.

Örneklem: Eylül 2021–Ağustos 2022 döneminde bronşiolit nedeniyle PICU'ya yatırılan 164 çocuk.

Ana sonuç ölçümleri: Pediatric Overall Performance Category (POPC), Pediatric Cerebral Performance Category (PCPC) ve Functional Status Scale (FSS).

İstatistiksel yaklaşım: Tanımlayıcı istatistikler ve keşifsel ayarlanmamış ikili karşılaştırmalar; ki-kare/Fisher kesin testi ve Student t-testi/Mann–Whitney U testi. Çok değişkenli model olay sayısının azlığı nedeniyle kurulmamıştır.

Yazılım: SPSS sürüm 26.0.

Anlamlılık eşiği: p<0,05.

Etik: Çalışma Helsinki Bildirgesi doğrultusunda yürütülmüş; Sant Joan de Déu Hospital Ethics Committee tarafından PIC-203-23 koduyla 22 Aralık 2023 tarihinde onaylanmıştır.

Bilgilendirilmiş onam: Çocukların ebeveynlerinden yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır.

Finansman: Harici finansman alınmamıştır.

Veri erişilebilirliği: Çalışma verilerinin makul talep üzerine sorumlu yazardan edinilebileceği belirtilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: P.S.H., M.M.C., L.R.C., C.A., M.B. ve O.R. güncel literatür taraması ve makale yazımına katkıda bulunmuştur. F.J.C.L. ve I.J. metnin gözden geçirilmesi ve geliştirilmesinden sorumlu olarak belirtilmiştir. Tüm yazarlar makaleyi eleştirel biçimde gözden geçirmiş ve yayımlanan sürümü onaylamıştır.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY) açık erişim lisansı. Verianla metni kaynak makalenin cümle veya paragraf yapısını yeniden yayımlamak yerine, olgusal bilimsel verileri bağımsız öğretici yapıda yeniden organize etmektedir.

Temel yöntemsel sınır: Çalışma gözlemsel ve tanımlayıcıdır. Ayarlanmamış p değerleri bağımsız risk faktörü veya nedensellik olarak yorumlanamaz.

Kaynak-içi raporlama notu: RSV yüzdesi ve FSS/PCPC kötüleşme yüzdelerinde makalenin farklı bölümleri arasında küçük raporlama/yuvarlama farklılıkları vardır. Ayrıca bir mortalite olgusu bulunmasına rağmen bu hastanın 12 aylık fonksiyon kategorilerindeki işlenişi kaynakta açıkça açıklanmamıştır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir