Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

13 Ekim 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Beşerî Bilimler / Felsefe / Büyüyen Blok Evreninde Devam Eden Süreçler
Felsefe

Büyüyen Blok Evreninde Devam Eden Süreçler

Büyüyen Blok Zaman Kuramı (Growing Block Theory, GBT), geçmiş ile şimdinin var olduğu, geleceğin ise henüz var olmadığı ve evrenin yeni zaman anlarının varlığa gelmesiyle sürekli büyüdüğü bir zaman metafiziği yaklaşımıdır.

07/10/2026  Veri Anla  175 görüntüleme
Büyüyen Blok Evreninde Devam Eden Süreçler

Büyüyen Blok Zaman Kuramı (Growing Block Theory, GBT), geçmiş ile şimdinin var olduğu, geleceğin ise henüz var olmadığı ve evrenin yeni zaman anlarının varlığa gelmesiyle sürekli büyüdüğü bir zaman metafiziği yaklaşımıdır. Anna-Lisa Nußbaum'un çalışması, bu çerçevede devam eden bir sürecin nasıl aynı anda hem geleceğe açık hem de ontolojik olarak tam bir bütün olabileceğini araştırmaktadır. Makale deneysel veri veya simülasyon kullanmaz; süreç ontolojisi, mereoloji, zamansal varoluş, zamansal konum ve süreklilik kuramlarını kavramsal ve biçimsel olarak karşılaştırır. Çalışmanın temel sonucu, devam eden süreçlerin gelecekteki parçaları eksik olduğu için ontolojik olarak yarım kabul edilmemesi gerektiğidir. Yazar bunun yerine onları açık sınırlara sahip, zamansal olarak genişleyen bütünler olarak yorumlamaktadır.

Bu yaklaşımda kritik ayrım tam olmak ile tamamlanmış olmak arasındadır. Devam eden bir süreç, mevcut evrende kendisine ait olup da var olan hiçbir parçayı dışarıda bırakmadığı için tamdır. Bununla birlikte süreç henüz sonlanmadığı ve geleceğe doğru devam edebildiği için tamamlanmış değildir. Dolayısıyla açıklık, varlığın içinde eksik bir parça bulunmasından değil, sürecin gelecekteki son sınırının henüz sabitlenmemiş olmasından kaynaklanır.

Makale ayrıca, devam eden sürecin bir tür endürant, geride kalan kısmının ise perdürant olarak yorumlandığı iki farklı hibrit süreklilik modelini inceler. Nußbaum'a göre bu modeller dinamik varoluş ile zamansal konum arasındaki ilişkiyi tutarlı biçimde temellendirmekte zorlanmaktadır. Önerilen açık-sınır modeli ise sürecin ontolojik kategorisini değiştirmeden, aynı zamansal bütünün evrenle birlikte genişlediğini kabul eder.

Araştırmanın merkezindeki metafizik problem

Gündelik dilde devam eden bir süreç hakkında iki farklı sezgi aynı anda güçlü görünür. Bir yandan süreç henüz bitmemiştir: yürümek, yağmurun yağması veya bir evin inşa edilmesi devam ediyorsa süreç geleceğe yönelmiştir. Diğer yandan şu anda gerçekleşmiş olan kısmın bütünüyle gerçek olduğunu söylemek isteriz. Büyüyen Blok Kuramı bu iki sezgiyi özellikle zor bir biçimde karşı karşıya getirir, çünkü bu kurama göre gelecekteki zamanlar yalnızca henüz gerçekleşmemiş değildir; metafizik anlamda henüz mevcut değillerdir.

Bu nedenle sorun yalnız epistemik değildir. Soru, gelecekte ne olacağını bilip bilmediğimiz değildir. Sorun şudur: Bir sürecin gelecekteki evreleri henüz hiçbir biçimde var değilse, mevcut süreç nasıl bir bütün olabilir? Gelecekte ortaya çıkacak parçaları şimdiden sürecin eksik parçaları saymak gerekir mi, yoksa “bütün” kavramını yalnız mevcut varlık alanına göre mi değerlendirmek gerekir?

Büyüyen Blok Zaman Kuramı Nedir?

Büyüyen Blok Zaman Kuramı, geçmiş ve mevcut zamanların var olduğu, gelecekteki zamanların henüz var olmadığı ve her yeni zaman anının oluşun sınırında varlığa gelmesiyle gerçekliğin zamansal olarak genişlediği bir zaman metafiziği modelidir.

Varoluşsal dinamizm ve büyüyen gerçeklik alanı

Makalenin kullandığı GBT yorumunda temel yapı, var olan şeylerin alanının zamanla değişmesidir. Belirli bir anda var olan her şeyin alanı \(E(t)\) ile gösterilebilir. Daha sonraki bir \(t'\) anında evren büyümüşse:

\[ E(t) \subset E(t') \qquad \text{(}t<t'\text{)} \]

ifadesi, daha sonraki ontolojik alanın daha önce var olanları korurken yeni varlıkları da içerdiğini anlatır. Buradaki büyüme, mevcut şeylerin yok edilip başkalarının yerlerine konması anlamına gelmez. GBT'nin asimetrik yapısında daha önce varlığa gelmiş olanlar var olmaya devam eder; yeni zaman anları ve o anlarda ortaya çıkan varlıklar ontolojik alana eklenir.

Makale Correia ve Rosenkranz'ın çerçevesinden iki karakteristik ilkeyi kullanır:

(P1) \[ E!x \rightarrow GE!x \]

İlk ilke, var olan bir şeyin bundan sonra var olmaya devam edeceği yönündeki GBT kalıcılığını ifade eder.

(P2) \[ Tx \rightarrow At\,x,\ H\neg E!x \]

İkinci ilkenin felsefi işlevi, bir zaman anının varlığa geldiği anda gerçekten yeni olmasını yakalamaktır: o an daha önce mevcut değildir. İki ilke birlikte düşünüldüğünde gerçeklik yalnız değişen bir görünüm kazanmaz; varlık alanı asimetrik biçimde büyür.

Var olmak ile zamanda bulunmak aynı şey değildir

Çalışmanın en önemli ayrımlarından biri varoluş ile zamansal konum arasındadır. Bir nesnenin veya süreç parçasının “hangi zamanda bulunduğu” ile belirli ontolojik aşamada “var olup olmadığı” aynı soru değildir. Bu ayrım geleceğe yönelik ifadelerin GBT içinde tamamen anlamsız olmasını engeller.

Yazar ontolojik perspektifi belirtmek için @t gösterimini kullanır:

\[ [@t:\varphi] \]

ifadesi, \(\varphi\) önermesinin gerçekliğin tam olarak \(E(t)\) alanına kadar büyümüş olduğu ontolojik perspektiften değerlendirilmesini anlatır. Buna karşılık “\(p\) t zamanında konumludur” biçimindeki bir zamansal konum yargısı, ontolojik alanı değiştiren aynı işlevi görmez. Bu nedenle gelecekteki bir parçanın gelecekteki bir zamanda konumlanacağından söz etmek, o parçanın şimdiden var olduğunu ileri sürmek zorunda değildir.

Bu ayrım makalenin bütünlük savı açısından belirleyicidir. Gelecekte ortaya çıkabilecek bir parçadan söz edebilmek ile o parçayı mevcut bütünün ontolojik olarak eksik bir üyesi saymak aynı şey değildir.

Süreç, olay ve görünüş açısı

Makale süreç kavramını yalnız klasik “olay” karşıtlığı üzerinden tanımlamaz. Mourelatos, Crowther, Seibt, Stout ve Zachrau gibi farklı süreç ontolojisi yaklaşımlarını bir araya getirerek aynı oluşumun farklı zamansal açılardan ele alınabileceğini savunur.

Devam etmekte olan bir oluşum, gerçekleşme sürecinin içinden ele alındığında dinamik görünür. Aynı oluşuma daha sonraki bir zamandan geriye doğru bakıldığında ise zamana yayılmış, tamamlanmış bir iz olarak görülebilir. Nußbaum bu iki görünüşü iki tamamen ayrı varlık türü kabul etmek yerine aynı sürecin farklı yönleri olarak ele almayı amaçlar.

Bu noktada Aristoteles'in energeia ile kinêsis ayrımı da arka planda önemlidir. Bazı faaliyetler gerçekleşirken her aşamada o faaliyetin bir örneğidir; yağmur yağarken kısa bir kesit de yağmur yağmasıdır. Buna karşılık ev inşa etmek gibi gelişimsel süreçler kendilerinin ötesindeki bir hedefe yönelir. Bir inşa evresi tamamlanmış ev değildir. Makale, bu farklılıkların daha sonraki çalışmalar için önemli olduğunu kabul etmekle birlikte her iki süreci de açık sınır yaklaşımı içinde değerlendirebilecek genel bir çerçeve kurmaya çalışır.

Devam Eden Bir Süreç Nasıl Hem Tam Hem Tamamlanmamış Olabilir?

Devam eden süreç, mevcut ontolojik alanda kendisine ait olan bütün var olan parçaları içerdiği için tamdır; ancak geleceğe doğru dinamik olarak açık bir sınırı bulunduğu ve son zamansal sınırı henüz sabitlenmediği için tamamlanmış değildir.

Ontolojik eksiklik görüşü neden çekicidir?

Zachrau'nun tartıştığı yaklaşımda devam eden süreç geleceğe yöneldiği için henüz sahip olmadığı zamansal parçalar varmış gibi düşünülebilir. Gelecek GBT içinde gerçek değilse, süreç adeta var olmayan bir alana doğru uzanıyor görünür. Klasik perdürantizmde bir bütün zamansal parçalarının mereolojik toplamı olduğundan, gelecekteki parçaların henüz mevcut olmaması ilk bakışta sürecin de henüz bütün olmadığı sonucuna götürebilir.

Nußbaum bu sonucu reddeder. Bir parçanın “eksik” olduğunu söyleyebilmek için o parçanın ontolojik bakımdan bir şey olması gerekir. Ancak GBT'nin mevcut ontolojik alanında gelecek parça henüz hiçbir şey değildir. Dolayısıyla var olmayan bir öğeyi mevcut bütünün kayıp parçası olarak saymak, GBT'nin kendi varoluş anlayışıyla uyuşmaz.

Mereolojik bütünlük zaman-duyarlı hale gelir

Bir süreç \(t\) anında üç zamansal parçaya sahipse ve bu üç parçanın tamamı \(E(t)\) içinde bulunuyorsa, süreç o ontolojik aşamada bunların tamamından oluşan bütündür. Daha sonra \(t'\) ortaya çıktığında yeni bir zamansal parça varlığa gelebilir ve aynı süreç daha geniş bir bütün olur.

Bu durum önceki bütünlüğü geriye dönük olarak geçersizleştirmez. Süreç \(t\)'de kendi mevcut parçalarının bütünüydü; \(t'\)'de ise daha fazla mevcut parçaya sahip daha geniş bir bütündür. Makalenin “zamansal büyüme” düşüncesi tam olarak bu noktaya dayanır.

“İçeriden” ve “dışarıdan” bakış

Çalışmada süreçleri anlamanın iki düzeyi ayrılır. Sürecin zamansal uzanımına dışarıdan bakıldığında, farklı zamanlarda bulunan parçaların oluşturduğu dört boyutlu yapı görülür. Oluşun sınırından bakıldığında ise sürecin şu anda gerçekten ortaya çıkmakta olan dinamik yönü görünür.

@t operatörünün önemi burada belirginleşir. @t yalnız bir takvim veya zaman koordinatı belirtmez; evrenin o anda ulaştığı ontolojik aşamayı sabitler. Bu nedenle yazar, süreç içinde bulunmanın yalnız dilbilgisel veya perspektifsel bir mesele değil, GBT kapsamında ontolojik bir karşılığı olduğunu savunur.

Tamamlanmış süreç ile devam eden süreç arasındaki fark

Bir süreç sona erdiğinde artık oluşun sınırına kadar uzanan dinamik bir açık uca sahip değildir. Başlangıç ve bitiş sınırları belirlenmiş, zamansal parçaları geçmişte yerleşmiş dört boyutlu bir bütün olarak ele alınabilir. Nußbaum yine de bunu farklı bir ontolojik kategoriye geçirip yalnız “olay” olarak adlandırmak zorunda olmadığımızı savunur. Aynı süreç artık yalnız “gerçekleşmiş olma” yönüyle karşımızdadır.

Stout'un occurrent continuant yaklaşımının rolü

Stout, devam eden süreçlerin yalnızca zamana yayılmış olay blokları olarak ele alınmasının yetersiz olduğunu savunur. Devam eden süreçler değişebilir, yeniden tanınabilir, nedensel olarak etkide bulunabilir ve “şimdi hızlanıyor” gibi zamana bağlı yüklemler taşıyabilir. Bu özellikler onları klasik anlamda maddi töz yapmaz; fakat süreç devam ederken bir tür süreklilik taşıyan dinamik varlık olarak ele alınmalarını motive eder.

Nußbaum bu yaklaşımın sezgisini önemser, ancak GBT içinde sürecin bir kısmına endürans, diğer kısmına perdürans atamak zorunda olup olmadığımızı ayrıca sınar.

Hibrit Görüş A

İlk hibrit modelde devam etmekte olan süreç endürant olarak düşünülür: süreç var olduğu her anda bütünüyle mevcut kabul edilir. Süreç tamamlandıktan sonra ise geçmişe yayılan zamansal parçalardan oluşan perdürant bir bütün olarak değerlendirilir.

Bu çözüm dinamik “şimdi”yi güçlü biçimde yakalasa da ciddi bir kimlik sorunu doğurur. Örneğin \(t_1\)'de bütün sürecin kendisi olarak görülen \(p\), süreç tamamlandıktan sonra aynı zaman noktasına geriye dönük bakıldığında yalnız bir zamansal parça \(p'\) gibi görünmeye başlar. Aynı varlığın sırf süreç sonlandığı için geçmişteki ontolojik statüsünün değişmesi, modelin tutarlılığını zorlar.

Hibrit Görüş B

İkinci hibrit model bu problemi azaltmak için bütün sürecin değil, yalnız devam eden dinamik yönün oluşun sınırında bütünüyle bulunduğunu kabul eder. Bu dinamik yön \(p^e\) ile düşünülebilir; geçmişte oluşmuş zamansal parçalar ise sürecin gerçekleşmiş yönünü oluşturur.

Böylece geçmiş parçaların sürekli olarak yeni şimdiki zamana taşınması gerekmez. Ancak yeni bir sorun ortaya çıkar: oluşun sınırındaki dinamik \(p^e\) ile daha sonra geçmişte sabit bir zamansal parça olarak bulunan öğenin sayısal kimliği ve temellendirme ilişkisi nasıl kurulacaktır? Eğer iki yapı gerçekten farklı varlıklarsa, tamamlanmış süreçte gördüğümüz geçmiş parça ile bir zamanlar dinamik olarak gerçekleşmiş olan süreç arasındaki ontolojik bağ açıklanmaya muhtaç kalır.

Açık sınır çözümü

Nußbaum'un alternatifinde sürecin ontolojik yapısı iki farklı süreklilik türüne bölünmez. Devam eden süreç, oluşun sınırına kadar uzanan tek bir zamansal olarak genişleyen bütündür. Ancak bu bütünün en ileri ucu henüz sıradan bir zamansal parça değildir. Bu uç açık sınırdır.

Açık sınır, sürecin burada devam edebileceğini veya sona erebileceğini ifade eder. Gelecekteki bir parçayı şimdiden mevcut saymaz. Böylece açık uçluluk korunurken var olmayan bir geleceğe ontolojik bağlılık yaratılmaz.

Yeni bir an varlığa geldiğinde önceki açık sınır artık sürecin geçmişinde yer alan belirli bir zamansal parçaya dönüşür. Süreç devam ediyorsa yeni oluşun sınırında yeni bir açık sınır ortaya çıkar. Dolayısıyla gerçekleşen şey, “eksik bir bütünün kayıp parçasını kazanması” değildir; zaten tam olan bütünün ontolojik olarak genişlemesidir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Bu araştırmada laboratuvar deneyi, insan veya hayvan örneklemi, veri seti, istatistiksel test, simülasyon, makine öğrenmesi modeli veya fiziksel ölçüm kullanılmamıştır. Yöntem, zaman metafiziği ve süreç ontolojisi literatüründeki kavramların sistematik analizi, biçimsel GBT ilkelerinin süreçlere uygulanması, alternatif ontolojik modellerin karşılaştırılması ve kavramsal diyagramlarla tutarlılık sınamasıdır.

Analitik iş akışı

  1. “Süreç”, “olay”, “faaliyet”, “gelişim” ve görünüş açısından gerçekleşme biçimleri ayrıştırılır.
  2. Büyüyen Blok Kuramı'nın varoluşsal dinamizmi ve varlık alanının zamanla genişlemesi açıklanır.
  3. Gelecek parçaların henüz var olmadığı bir evrende devam eden sürecin ontolojik olarak eksik olup olmadığı sınanır.
  4. Varoluş ile zamansal konum birbirinden ayrılır ve @t ontolojik perspektif operatörü devreye alınır.
  5. “Tam” ve “tamamlanmış” kavramları birbirinden ayrılır.
  6. Stout'un occurrent continuant yaklaşımından hareketle Hibrit Görüş A ve Hibrit Görüş B kurulup karşılaştırılır.
  7. Her iki hibrit modelde ortaya çıkan kimlik ve temellendirme sorunları belirlenir.
  8. Alternatif olarak açık sınırlara sahip, zamansal olarak genişleyen bütün modeli geliştirilir.

Temel kavramların işlevi

KavramMakaledeki işleviTemel anlamı
Büyüyen Blok Kuramı (GBT)Ontolojik zaman çerçevesiGeçmiş ve şimdi vardır; gelecek henüz yoktur ve blok yeni zamanlarla büyür.
\(E(t)\)Zamana duyarlı varlık alanıGerçekliğin t ontolojik aşamasında var olan her şeyi kapsayan alan.
@tOntolojik perspektifBir önermeyi evrenin t'ye kadar büyüdüğü gerçeklik alanına göre değerlendirir.
Zamansal konumBir varlığın hangi zamanda bulunduğunu belirtirVar olmakla aynı ilişki değildir; gelecekteki konuma gönderme mevcut varoluş gerektirmez.
PerdüransZamana yayılmış bütünlük modeliBir varlık farklı zamanlarda farklı zamansal parçalar aracılığıyla sürer.
EndüransAlternatif süreklilik modeliVarlık, bulunduğu farklı zamanlarda bütünüyle mevcut kabul edilir.
Açık sınırMakalenin önerdiği çözümün merkeziDevam eden sürecin oluşun sınırındaki, henüz sabit son zamansal parça olmayan dinamik ucu.

Kaynak şekillerinin argümandaki rolü

Makaledeki şekiller nicel veri grafikleri değildir. Şekil 1 ve 2, aynı tür oluşumun devam ederken ve sona erdikten sonra nasıl farklı zamansal perspektiflerden görüldüğünü kurar. Şekil 3–5, \(t_4\) ve \(t_5\) gibi ardışık ontolojik aşamalar üzerinden “eksik süreç” sezgisini ve zamansal olarak büyüyen bütün önerisini karşılaştırır. Şekil 6, yalnız belirli parçaları seçen kısıtlı zamansal referansın nasıl “eksik süreç” görüntüsü oluşturabildiğini açıklar.

Şekil 7, Hibrit Görüş A'da devam eden sürecin endürant, tamamlanmış sürecin ise perdürant kabul edilmesinden doğan kimlik sorununu görünür hale getirir. Şekil 8 ve 9, Hibrit Görüş B'de dinamik yönü oluşun sınırına yerleştirerek bu sorunu azaltmaya çalışır fakat dinamik yön ile geride kalan zamansal parçanın nasıl aynı sürecin parçası olduğu sorusunu gündeme getirir. Şekil 10 ve 11 ise açık-sınır yaklaşımının kilit adımını gösterir: oluşun sınırındaki açık öğe henüz sıradan bir zamansal parça değildir; evren büyüdüğünde aynı öğe geçmişte sabitlenmiş bir zamansal parçaya dönüşür.

Açık Sınır Yaklaşımı Hibrit Süreklilik Görüşlerinden Neden Ayrılır?

Açık sınır yaklaşımı, devam eden ve geçmişte kalmış süreç yönlerine farklı ontolojik süreklilik türleri atamak yerine tek bir zamansal olarak genişleyen bütün kabul eder; dinamikliği ise sürecin oluşun sınırındaki açık sınırının daha sonra sabit bir zamansal parçaya dönüşmesiyle açıklar.

Modellerin karşılaştırılması

YaklaşımDevam eden süreçGüçlü yanıTemel sorun
Ontolojik eksiklik yaklaşımıGelecek parçaları henüz bulunmadığı için eksik kabul edilirGeleceğe açıklık sezgisini güçlü biçimde korurVar olmayan geleceği mevcut bütünün “eksik parçası” gibi değerlendirme riski taşır
Hibrit Görüş ADevam ederken endürant; tamamlanınca perdürantDinamik şimdiki zamanı belirginleştirirAynı öğenin geçmişte önce bütün, sonra yalnız zamansal parça olarak değerlendirilmesi kimlik problemi yaratır
Hibrit Görüş BYalnız dinamik yön oluşun sınırında bütünüyle bulunurGeçmiş parçaların yeniden konumlandırılması sorununu azaltırDinamik yön ile daha sonra kalan zamansal parçanın ontolojik temellendirme ilişkisi belirsizleşir
Açık sınır yaklaşımıZamansal olarak genişleyen tek bir bütünAçıklığı, ontolojik eksiklik oluşturmadan korurAçık sınırın farklı süreç türlerinde ve daha ayrıntılı biçimsel sistemlerde nasıl işleyeceği araştırılmaya devam etmelidir

Çalışmanın temel bulguları

  • Devam eden bir sürecin geleceğe açık olması, onun ontolojik olarak eksik olmasını gerektirmez.
  • GBT içinde bütünlük, o ontolojik aşamada gerçekten var olan parçalar üzerinden zaman-duyarlı biçimde değerlendirilmelidir.
  • Gelecekteki bir zamansal parçaya konum açısından gönderme yapılabilmesi, o parçanın mevcut ontolojik alanda var olduğu anlamına gelmez.
  • “Tam” ile “tamamlanmış” aynı özellik değildir. Devam eden süreç tam olabilir fakat tamamlanmış olmayabilir.
  • Hibrit Görüş A, süreç sona erdiğinde geçmişteki öğelerin ontolojik statüsünün değişmesi sorunuyla karşılaşır.
  • Hibrit Görüş B, dinamik süreç yönü ile daha sonra sabitlenen zamansal parça arasındaki temellendirme ve kimlik ilişkisini açıklamakta zorlanır.
  • Açık sınır modeli, süreçleri zamansal olarak genişleyen dört boyutlu bütünler olarak korurken oluşun sınırındaki gerçek dinamikliği ayrıca açıklamaya çalışır.
  • Süreç sona erdiğinde son açık sınır sabit bir zamansal sınıra dönüşür ve ilgili süreç için dinamik genişleme sona erer.

Çalışmanın desteklediği yorum

Makale, GBT'nin kabul edildiği bir metafizik çerçeve içinde devam eden süreçlerin ontolojik eksiklik olmaksızın açık uçlu olarak modellenebileceğini savunmaktadır. Önerilen model, perdürantist zamansal uzanım sezgisini tamamen terk etmeden Stout'un devam eden süreçlerde vurguladığı dinamik özelliklere de yer açmayı amaçlamaktadır.

Çalışmanın desteklemediği yorum

Çalışma Büyüyen Blok Kuramı'nın fiziksel evrenin deneysel olarak doğrulanmış zaman modeli olduğunu göstermemektedir. Eternalizm, presentizm veya başka zaman metafiziklerini deneysel olarak elememektedir. Açık-sınır yaklaşımının bütün süreç türleri için eksiksiz biçimde çözüldüğünü de ileri sürmemektedir. Özellikle faaliyetler ile gelişimlerin farklı zamansal yapıları, karmaşık organizmalarda kendini sürdürme ve gelişim süreçlerinin birlikte bulunması ve açık sınırların bu yapılarda nasıl işleyeceği araştırılması gereken konular olarak bırakılmıştır.

Başlıca sınırlılıklar

  • Çerçeve teorik ve metafiziktir; ampirik doğrulama sunmaz.
  • Analiz özellikle varoluşsal olarak dinamik zaman metafiziklerine dayanır ve sonuçlar tüm zaman kuramlarına otomatik olarak aktarılamaz.
  • Farklı süreç türlerinin ayrıntılı ontolojisi tek tek çözümlenmemiştir.
  • Açık sınır ile daha sonra oluşan sabit zamansal parça arasındaki biçimsel temellendirme ilişkisi daha ayrıntılı çalışma gerektirebilir.
  • Canlı organizmalar gibi aynı anda faaliyet ve gelişim özellikleri sergileyebilen karmaşık süreçler ayrı bir araştırma problemi oluşturmaktadır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Ongoing Processes in the Growing Block Universe

Yazar: Anna-Lisa Nußbaum

Kurum: Department of Theoretical Philosophy, University of Siegen, Siegen, Germany

Dergi: Philosophies

Yayınevi: MDPI

Yayın bilgisi: 2026, Cilt 11, Sayı 3, Makale 82

Yayımlanma tarihi: 22 Mayıs 2026

DOI: 10.3390/philosophies11030082

Kaynak türü: Hakemli teorik/felsefi araştırma makalesi.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Araştırma türü: Zaman metafiziği ve süreç ontolojisi üzerine kavramsal, mereolojik ve biçimsel analiz. Deneysel çalışma, saha araştırması, klinik çalışma, simülasyon veya nicel veri analizi değildir.

Veri erişilebilirliği: Çalışmada yeni veri oluşturulmamış veya analiz edilmemiştir; bu nedenle veri paylaşımı uygulanabilir değildir.

Finansman: Yazar dış finansman alınmadığını bildirmiştir.

Çıkar çatışması: Yazar çıkar çatışması bulunmadığını bildirmiştir.

Yapay zekâ/dil araçları hakkında kaynak beyanı: Yazar, makalenin hazırlanması sırasında Claude Opus 4.6 ve Paperpal'ın yalnız ilk dil gözden geçirme aşamasında kullanıldığını; çıktıları kendisinin gözden geçirip düzenlediğini ve içerik sorumluluğunu üstlendiğini belirtmektedir.

Verianla yöntem notu: Bu içerik özgün akademik çalışmanın metinsel kopyası veya cümle-cümle çevirisi değildir. Kaynaktaki kavramlar, biçimsel ilişkiler, argüman yapısı, şekillerin bilimsel işlevleri, sonuçlar ve sınırlılıklar ayrıştırılmış; bunlar Verianla için bağımsız Türkçe öğretici bir yapı içinde yeniden açıklanmıştır. Kaynakta bulunmayan deneysel sonuç, nicel veri veya ontolojik kesinlik eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir