Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Sürdürülebilirlik ve Politika / Güçleri Birleştirmek: Üniversite–Belediye İş Birliği Yoluyla Öğretmenler İçin Lisansüstü Eğitimin Geliştirilmesi
Finansal ve Yatırım Planlama

Güçleri Birleştirmek: Üniversite–Belediye İş Birliği Yoluyla Öğretmenler İçin Lisansüstü Eğitimin Geliştirilmesi

Bu araştırma, bir üniversite ile bir belediyenin görev başındaki öğretmenler için bir yüksek lisans programını birlikte tasarlayıp yürütürken karşılaştığı kurumsal gerilimleri inceliyor.

14/08/2026  Veri Anla 55 görüntüleme
Güçleri Birleştirmek: Üniversite–Belediye İş Birliği Yoluyla Öğretmenler İçin Lisansüstü Eğitimin Geliştirilmesi

Bu araştırma, bir üniversite ile bir belediyenin görev başındaki öğretmenler için bir yüksek lisans programını birlikte tasarlayıp yürütürken karşılaştığı kurumsal gerilimleri inceliyor. Vakayı sıra dışı kılan temel özellik, belediye temsilcilerinin yalnızca dışarıdan görüş bildiren danışmanlar olarak kalmaması; normalde üniversitenin kendi içinde yürüttüğü program tasarımı, derslerin biçimlendirilmesi ve uygulama süreçlerinin “arka planına” erişerek akademik eğitimin oluşturulmasında aktif rol üstlenmesidir.

İncelenen iş birliği 2015–2021 dönemini kapsamaktadır. Municipality X, görev başındaki öğretmenlerin bilimsel yeterliklerini güçlendirmek amacıyla University Y ile ortak çalışma başlatmış; belediyenin bilimsel lideri Monica ile üniversiteden araştırmacılar Helen ve Hans'tan oluşan bir çalışma grubu kurulmuştur. Hazırlık yılında programın içeriği ve eğitim yaklaşımı tasarlanmış, yerel desteği artırmak için belediyedeki okul sisteminin farklı bölümlerinden temsilcilerin bulunduğu bir danışma grubu oluşturulmuş ve ilk ders 2016 sonbaharında başlamıştır. İlk öğrenci grubu 2020'de mezun olmuştur.

Araştırmanın temel sonucu, üniversite–belediye iş birliğinin yalnızca iyi niyet veya ortak hedeflerle ilerlemediğini göstermesidir. İki kurumun farklı kuralları, yetki alanları, teşvik sistemleri ve bilgi anlayışları sürekli gerilim üretmiştir. Üniversite akademik eğitimin tasarımında doğal bir kurumsal üstünlüğe sahipken belediye yerel okul geliştirme ihtiyaçları ve öğretmenlerin mesleki deneyimleri üzerinden sürece farklı bir bilgi ve yetki kaynağı getirmiştir.

Çalışmada üç ana bulgu teması ortaya çıkmıştır: güç, konum ve eşitlik arayışı; yapısal sınırlamalarla çalışmak; ve sınırlı bağlamlarda çatışan güdüler arasında eyleyicilik geliştirmek. Bu temalar, ortaklığın yalnız bir eğitim programı hazırlama işi olmadığını; kontrol, güven, mesleki statü, akademik otorite, kaynaklar ve kurumsal amaçlar arasında sürekli müzakere gerektirdiğini göstermektedir.

İş birliğinin ilerlemesinde özellikle “boundary spanner” olarak tanımlanan sınır aşan aktörler önem kazanmıştır. Municipality X'teki Monica'nın hem belediye hem akademik ortamın dilini ve çalışma biçimlerini bilmesi, iki kurum arasında bağlantı kurmasına olanak sağlamıştır. Araştırmada University Y'deki profesör Olle'nin akademik konumu da girişime üniversite içinde meşruiyet ve güven kazandıran önemli bir unsur olarak yorumlanmaktadır.

Çalışma ayrıca iş birliğine katılan kişilerin gerilimleri yalnızca kabul etmediğini; çeviri, arabuluculuk ve direnç stratejilerini bilinçli biçimde kullandığını göstermektedir. Akademik ve bürokratik dili farklı bağlamlarda kullanmak, resmi kurallara biçimsel olarak uyum sağlarken programın amaçları için hareket alanı oluşturmak, başarıları görünür kılmak, alternatif anlatılar oluşturmak ve gerektiğinde konumsal otoriteden yararlanmak bu stratejiler arasındadır.

Araştırmanın önemli bir uyarısı da iş birliğinin kişiler üzerine aşırı derecede bağımlı hale gelebilmesidir. Üniversitede iş birliğini ilerletmek için açık bir kurumsal görev ve yetkiye sahip eşdeğer bir pozisyonun bulunmaması, ortaklığın belirli kişilerin motivasyonu ve ilişkileri sayesinde sürdürülmesine yol açmıştır. Yazar bu durumu, iş birliği söylemi ile iş birliğini gerçekten mümkün kılacak finansman, zaman, teşvik ve kurumsal yapı arasındaki boşluğun göstergesi olarak değerlendirmektedir.

Türkiye açısından değerlendirme: Araştırma İsveç'in yükseköğretim ve belediye okul sistemine özgü tek bir vakayı incelediğinden, çalışmadaki program yapısı veya yönetişim modeli Türkiye'deki üniversite ve belediyelere doğrudan aktarılmamalıdır. Buna karşılık üniversite–yerel yönetim, üniversite–okul veya üniversite–mesleki uygulama ortaklıklarında karşılaşılabilecek yetki paylaşımı, kurumsal teşvikler, güven, ortak karar verme ve kurumlar arasında hareket edebilen bağlantı kişileri gibi başlıklar Türkiye'deki benzer girişimler için araştırılabilir sorular sunmaktadır. Türkiye'de uygulanabilirlik değerlendirmesi yapılacaksa yerel yükseköğretim mevzuatı, belediyelerin yetkileri, öğretmenlerin mesleki gelişim yapıları, finansman ve kurumlar arası sorumluluk dağılımı ayrıca incelenmelidir.

Araştırma hangi boşluğu ele alıyor?

Üniversitelerin temel görevleri geleneksel olarak öğretim ve araştırma olarak tanımlanırken, üniversitenin toplumla bilgi ve uzmanlık alışverişine girmesi çoğu zaman “third mission”, yani üçüncü misyon başlığı altında ele alınmaktadır. Üniversitelerin okul sistemleri ve başka dış aktörlerle birlikte araştırma yürütmesi giderek daha görünür hale gelse de akademik bir programın doğrudan dış aktörlerle birlikte tasarlanması ve uygulanması daha az incelenmiş bir alandır.

Dış aktörler akademik programlara danışma kurulları, konuk dersler, stajlar, vaka çalışmaları veya iş yaşamına geçiş faaliyetleri üzerinden katkı verebilir. Ancak akademik eğitimin gerçek karar süreçlerinin nasıl işlediğine ilişkin bilgileri sınırlı olduğunda bu aktörlerin program içeriği ve yapısı üzerinde gerçek etki oluşturması zorlaşabilir.

Sara Viklund'un araştırması bu boşluğa odaklanarak bir belediyenin yalnızca fikir veren dış paydaş olmadığı, yüksek lisans programının oluşturulmasına ve yürütülmesine doğrudan katıldığı bir vakayı incelemektedir.

Araştırmanın iki temel sorusu

  1. Farklı örgütsel rasyonaliteler iş birliği sürecini nasıl etkilemektedir?
  2. Aktörler ortaya çıkan gerilimlerde yol alabilmek için çeviri, arabuluculuk ve direnç stratejilerini nasıl kullanmaktadır?

CHAT çerçevesi neyi açıklıyor?

Araştırmanın kuramsal temeli üçüncü kuşak Cultural-Historical Activity Theory, yani Kültürel-Tarihsel Etkinlik Kuramı'na (CHAT) dayanmaktadır. Çalışmada Municipality X ve University Y iki ayrı faaliyet sistemi olarak modellenmektedir.

Her faaliyet sistemi altı temel unsurdan oluşur:

  • Subject: faaliyeti yürüten temel aktörler,
  • Instruments: kullanılan dil, yöntem, belgeler, bilgi ve diğer araçlar,
  • Object: dönüştürülmeye çalışılan ortak nesne,
  • Rules: faaliyeti sınırlayan veya yönlendiren kurallar,
  • Community: ilgili kurumsal topluluk,
  • Division of labour: yetki ve görevlerin dağılımıdır.

İki sistemin kısmen paylaştığı ortak nesne yüksek lisans programıdır. Araştırmanın temel varsayımı, iki kurumun aynı programa katkıda bulunmasına rağmen programa aynı kurallar, amaçlar, uzmanlık anlayışları ve iş bölümü üzerinden yaklaşmadığıdır. Bu nedenle sistemlerin içinde ve arasında ortaya çıkan çelişkiler iş birliğinin nasıl geliştiğini anlamak için analitik olarak önemlidir.

Transformative Agency by Double Stimulation neden kullanıldı?

Araştırma, aktörlerin kurumsal engeller karşısında yalnızca pasif biçimde tepki vermediğini açıklamak için Transformative Agency by Double Stimulation (TADS) yaklaşımından yararlanmaktadır.

Bu çerçevede birbiriyle çelişen ve eylemi zorlaştıran güdüler “birinci uyaran” olarak düşünülebilir. Aktörlerin bu çıkmazı aşmak amacıyla bilinçli biçimde kullandıkları araçlar veya stratejiler ise “ikinci uyaran” işlevi görebilir. Böylece kişi yalnız mevcut yapının sınırları içinde hareket eden biri olmaktan çıkarak süreci dönüştürmeye çalışan bir aktöre dönüşür.

Boundary spanner nedir?

“Boundary spanner” kavramı, farklı kurum veya mesleki dünyalar arasında hareket edebilen, her iki tarafın dilini ve çalışma mantığını anlayabilen kişileri ifade etmektedir. Böyle bir kişi yalnız mesaj taşıyan bir aracı değildir; kurumların birbirini anlamasına, yanlış anlaşılmaların azaltılmasına, ilişkilerin kurulmasına ve ortak faaliyetin sürdürülmesine katkıda bulunabilir.

İncelenen vakada Monica bu rolü üstlenmiştir. Municipality X'te bilimsel lider olarak görev yaparken University Y ile de bağlantısı bulunması, akademik ve belediye bağlamlarında hareket edebilmesini sağlamıştır. Çalışmadaki bütün katılımcılar onun yapısal engellere rağmen süreci ilerletmesinde merkezi bir rol oynadığını vurgulamaktadır.

İş birliği nasıl başladı?

Municipality X, yerel öğretmenlerin bilimsel yeterliklerini artırmak amacıyla 2015'te daha önce de iş birliği yaptığı University Y'ye başvurmuştur. Monica ile üniversiteden Helen ve Hans'ın yer aldığı çalışma grubu oluşturulmuş, bir yıllık hazırlık döneminde yüksek lisans eğitiminin içeriği ve ideolojik temeli üzerinde çalışılmıştır.

Belediye içindeki farklı okul aktörlerinden oluşan bir danışma grubu da Monica'ya yerel destek sağlamak amacıyla kurulmuştur. Programı belediye içinde yerleştirme, öğretmenlerin ilgisini oluşturma ve akademik dersleri tasarlama süreçleri paralel biçimde ilerlemiştir.

İlk ders 2016 sonbaharında başlamış, çalışma grubu mevcut ders yürütülürken sonraki dersleri tasarlamaya devam etmiştir. İlk öğrenci grubu 2020 yılında mezun olmuştur.

Verianla Live: Üniversite–belediye ortaklığının gelişim çizgisi

Bu zaman çizgisi yalnız araştırmada açıkça belirtilen aşamalara dayanır. İş birliğinin niteliğini başarı puanına veya nicel etki ölçüsüne dönüştürmez.

DönemAşamaÇalışmada belirtilen gelişme
2015İş birliğinin başlatılmasıMunicipality X, görev başındaki öğretmenlerin bilimsel yeterliğini güçlendirmek amacıyla University Y ile lisansüstü eğitim konusunda ortak çalışma başlattı.
2015–2016Hazırlık ve ortak tasarımMonica, Helen ve Hans'tan oluşan çalışma grubu eğitim faaliyetlerini ve programın temel yaklaşımını geliştirdi; belediye içinde bir danışma grubu kuruldu.
2016 sonbaharıİlk dersin başlamasıYüksek lisans programının ilk dersi başladı; çalışma grubu aynı zamanda sonraki eğitim bileşenlerini tasarlamayı sürdürdü.
2016–2020Programın uygulanmasıProgram yürütülürken güç, kurallar, iş bölümü, yerel okul geliştirme faaliyetleri ve akademik yapılarla ilişkili gerilimler müzakere edildi.
2020İlk grubun mezuniyetiProgramın ilk öğrenci grubu mezun oldu.
2021Geriye dönük görüşmelerÇalışma grubundaki üç temel aktör ve süreçte görev alan bir profesörle araştırmanın yarı yapılandırılmış görüşmeleri gerçekleştirildi.
 

Verianla Live: Görselleştirme bu görünür tablodaki kaynak temelli zaman çizgisinden oluşturulur; yeni tarih, aşama veya sonuç üretmez.

Birinci tema: Güç, konum ve eşitlik arayışı

Yüksek lisans programı üniversitenin temel faaliyetlerinden biri olduğu için University Y iş birliğine başlangıçta yapısal bir üstünlükle girmektedir. Akademik program tasarlamak ve yürütmek normal koşullarda üniversitenin kendi yetki alanıdır.

Gerçek ortaklık oluşturulabilmesi için üniversitenin bu özel yetki alanının bir bölümünü dış aktöre açması gerekmiştir. Makalede bu durum belediye temsilcilerinin akademik eğitimin “backstage”, yani perde arkasındaki karar ve tartışma süreçlerine erişmesi olarak açıklanmaktadır.

Bu erişim güven gerektirmiştir. Çalışmada Olle'nin profesörlük konumu girişimin üniversite içinde meşru ve güvenli görülmesine katkı sağlamıştır. Monica'nın anlatımına göre onun desteği hem belediye hem üniversite açısından önemli bir güvence oluşturmuştur.

Güç konusu yalnız iki kurum arasındaki ilişkiyle sınırlı değildir. Programın ideolojik yaklaşımı öğretmenlerin kendi mesleki bilgi üretimindeki konumlarını güçlendirmeyi de amaçlamıştır. Çalışma grubu öğretmenleri yalnızca akademik bilginin tüketicileri olarak görmek yerine araştırma ve okul geliştirme süreçlerinde daha etkin aktörler haline getirmek istemiştir.

Öğretmenler “öğrenci” mi, “araştırmacı” mı?

Bu yaklaşım dilsel bir soruna da yol açmıştır. Yüksek lisans eğitimine katılan kişiler akademik sistem açısından öğrenciydi; ancak aynı zamanda uzun süredir mesleğini sürdüren öğretmenlerdi ve kendi öğretim ortamları üzerine bilimsel çalışmalar yapmaları bekleniyordu.

Çalışma grubu, yalnızca “student” etiketinin öğretmenlerin mesleki deneyimini değersizleştirebileceğini düşündüğü için bu kişileri katı biçimde tanımlamaktan kaçınmıştır. Bu küçük görünen terminolojik tercih, akademik ve mesleki bilgi arasındaki güç ilişkisinin program tasarımına nasıl yansıdığını gösteren örneklerden biridir.

Program neden öğretmenler için bireysel projeye dönüşebildi?

Okul müdürleri öğretmenlerin bilimsel yeterliklerinin artırılmasına yönelik genel bir ihtiyaç ifade etmiş olsa da programın günlük okul organizasyonuna yerleştirilmesi kolay olmamıştır. Müdürler çalışma zamanının ve mesleki gelişim faaliyetlerinin düzenlenmesinde önemli yetkiye sahipti.

Program için belirli katılım koşulları tanımlanmasına rağmen uygulamadaki olanaklar öğretmenler arasında farklılık göstermiştir. Çalışmadaki birçok öğretmen program görevlerini mesai içinde tamamlamak yerine kendi serbest zamanını kullanmak zorunda kalmıştır.

Araştırmacının yorumuna göre bürokratik ve finansal yönetim mekanizmalarının yüksek lisans programını öğretmenin okul içindeki görevinin doğal bir parçası olarak yeterince desteklememesi, programın kurumsal okul geliştirme girişimi olmaktan çıkarak kısmen bireysel bir projeye dönüşmesine yol açmıştır.

İkinci tema: Yapısal sınırlamalarla çalışmak

Municipality X ile University Y daha önce birlikte çalışmış olmasına rağmen bu ölçekte ortak akademik eğitim geliştirmeye yönelik hazır yapılar mevcut değildi.

Üniversite içinde iş birliği hakkında olumlu bir söylem bulunmasına karşın araştırmadaki aktörler bunun her zaman kurumsal teşviklere dönüşmediğini belirtmiştir. İş birliği çalışmaları akademik kariyer açısından düşük statülü görülebilmiş; ortak ders geliştirme için gerekli zaman, seyahat ve diğer maliyetler her zaman ilave kaynaklarla desteklenmemiştir.

Bu durum kurumsal sorumluluğun bireysel akademisyenlerin araştırma zamanı, kişisel ilgisi ve motivasyonu üzerine kayması riskini doğurmuştur.

Constructive Alignment nasıl bir sınırlama oluşturdu?

University Y'nin ders tasarımında kullanılan Constructive Alignment yaklaşımı, ölçülebilir öğrenme hedefleri ve eğitim çıktılarının belirlenmesini gerektiren hazır yapılar sunmuştur.

Çalışma grubu daha farklı ve öğretmeni güçlendiren bir eğitim yaklaşımı oluşturmak isterken bu biçimsel yapılar hareket alanını sınırlandırmıştır. Grup kuralları bütünüyle reddetmek yerine gerekli ders hedeflerini mevcut akademik dil içinde formüle ederek, uygulama aşamasında amaçladıkları yaklaşım için mümkün olduğunca alan bırakmaya çalışmıştır.

Bu örnek araştırmada çeviri ve uyarlamanın yalnız iletişim tekniği olmadığını; örgütsel sınırlar içinde eyleyebilmenin bir aracı olduğunu göstermektedir.

Üçüncü tema: Çatışan güdüler arasında eyleyicilik

Araştırma, çalışma grubunun karşılaştığı gerilimleri altı çatışan güdü çifti halinde sentezlemektedir:

NoBir amaçGerilim oluşturan diğer amaç
1Kısa vadede görünür sonuç üretmekUzun vadeli dönüştürücü kapasite geliştirmek
2Yüksek lisans programını belediyenin mevcut gelişim çalışmalarına entegre etmekYeni ve farklı bir gelişim mantığı sunmak
3Ders tasarımındaki biçimsel kurallara uymakAmaçlanan dönüşümü gerçekleştirmek
4Öğretmenlerin araştırma üreticisi olarak statüsünü yükseltmekAkademik araştırmanın değerini korumak
5Öğretmenlerin araştırma yetkinliğini yerel okul gelişimi için güçlendirmekBu yetkinliğin belediye dışındaki kariyer seçeneklerini de artırması
6Üniversitenin iş birliği söylemini gerçek uygulamaya dönüştürmekAraştırma üretmek ve akademik kariyeri sürdürmek

Bu gerilimler araştırmada ortadan kaldırılması gereken basit hatalar olarak görülmemektedir. Aksine çalışma grubu bu çelişkiler içinde hareket etmek için belirli stratejiler geliştirmiştir.

Çeviri stratejisi

Aktörler akademik ve bürokratik dil arasında geçiş yapmıştır. Ders planlarının ve diğer belgelerin yorumlamaya açık ifadelerle hazırlanması, resmi gerekliliklere uyarken programın amaçladığı hareket alanının korunmasına yardımcı olmuştur.

Dil kullanımı bazı hassas konularda tarafları çıkmaza sürükleyebilecek kesin konumlandırmalardan kaçınmayı da sağlamıştır.

Arabuluculuk stratejisi

Monica'nın her iki kurumsal bağlama aşina olması erken dönemde belediye ve üniversite arasındaki dirençlerin azaltılmasına yardım etmiştir. Böylece bir kurumda kullanılan kavramlar, beklentiler ve kaygılar diğer kuruma aktarılabilmiştir.

Bu durum çalışmada sınır aşan kişinin iş birliğini sürdüren temel mekanizmalardan biri olduğunu göstermektedir.

Görünürlük stratejisi ve karşı anlatı

Çalışma grubu program faaliyetlerinin kurum içinde görünür hale getirilmesine özel önem vermiştir. Başarıların ve gerçekleştirilen çalışmaların aktif biçimde duyurulması, programın belediyenin eğitim geliştirme kimliğinin bir parçası haline gelmesine yardımcı olmuştur.

Bu görünürlük aynı zamanda ilk aşamada çekinceli yaklaşan okul yöneticilerinin, öğretmenlerin yerel okullarda uygulamaya dönük çalışmalar yürüttüğünü görmesini sağlamıştır.

Araştırmada bu yaklaşım yalnız tanıtım faaliyeti olarak değil, ölçülebilir kısa vadeli sonuçları merkeze alan mevcut söyleme karşı okul gelişimini bilimsel yeterlik ve mesleki eyleyicilikle ilişkilendiren bir “counter-narrative” oluşturma çabası olarak yorumlanmaktadır.

Direnç ne anlama geliyor?

Buradaki direnç, kurumun kurallarını tamamen reddetmek veya çatışmayı büyütmek anlamına gelmemektedir. Çalışma grubunun davranışı çoğu zaman mevcut kuralların dış görünüşte kabul edilmesi, fakat bu sınırlar içinde farklı amaçlar için alan yaratılması biçimindedir.

Çalışma, çeviri ve arabuluculuğu nötr süreçler olarak değil, belirli bir öğretmeni güçlendirme yaklaşımını sürdürebilmek için kullanılan araçlar olarak değerlendirmektedir.

Kontrol–güven gerilimi

Araştırmanın tartışmasında üniversite–belediye iş birliğinin temel çelişkilerinden biri kontrol ile güven arasındaki gerilim olarak tanımlanmaktadır.

Gerçek ortaklığın kurulabilmesi için her iki kurumun normalde tek başına kontrol ettiği bazı alanlarda karşı tarafa hareket alanı bırakması gerekmiştir. Üniversite akademik program tasarımındaki münhasır konumunu kısmen açarken belediye de okul geliştirme sürecinin belirli yönlerinde üniversite ortaklığına alan tanımıştır.

Bu güven kendiliğinden oluşmamıştır. Boundary spanner rolü, profesörlükten gelen akademik meşruiyet, görünürlük faaliyetleri, esneklik ve resmi kurallara stratejik uyum güvenin kurulmasında etkili olmuştur.

Çalışmanın en önemli kurumsal uyarısı

İş birliğinin başarısının belirli kişilerin kişisel motivasyonuna aşırı bağımlı olması kırılganlık yaratmaktadır. Monica gibi kurum sınırları arasında hareket edebilen bir kişinin varlığı süreci ileri taşımış olsa da aynı durum bu kişi olmadığında ortaklığın sürdürülebilirliğini belirsiz hale getirebilir.

Araştırmanın sonucu bu nedenle yalnız “doğru insanları bulun” değildir. Yazar, her iki kurumda da resmi olarak tanımlanmış sınır aşan görevlerin bulunmasının ortak projeleri kolaylaştırabileceğini; iş birliğinin ayrıca yeterli zaman, finansman, kurumsal yetki ve teşviklerle desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Çalışma neyi destekliyor?

  • Üniversite dışındaki aktörlerin akademik programı anlamlı biçimde etkileyebilmesi için yalnız danışmanlık değil, programı şekillendiren süreçlere gerçek erişim gerekebileceğini gösteriyor.
  • Farklı kurumların ortak hedefe sahip olmasının güç ve yetki sorunlarını otomatik olarak ortadan kaldırmadığını gösteriyor.
  • Boundary spanner rolündeki kişilerin kurumsal diller ve kültürler arasındaki mesafeyi azaltabileceğini gösteriyor.
  • Resmi iş birliği söylemi yeterli zaman, kaynak ve teşviklerle desteklenmediğinde ortaklığın kişisel motivasyona bağımlı hale gelebildiğini gösteriyor.
  • Çeviri, arabuluculuk, stratejik görünürlük ve direnç gibi eylemlerin kurumsal sınırlar içinde değişim yaratmak için kullanılabildiğini gösteriyor.

Çalışma neyi kanıtlamıyor?

  • Üniversite–belediye ortaklığıyla hazırlanan programların geleneksel yüksek lisans programlarından daha etkili olduğunu kanıtlamıyor.
  • Programın öğrenci başarısını veya öğretmenlerin okul performansını nicel olarak artırdığını göstermiyor.
  • İncelenen iş birliği modelinin başka belediye, üniversite veya ülkelerde aynı sonucu vereceğini göstermiyor.
  • Boundary spanner bulunan bütün ortaklıkların başarılı olacağını göstermiyor.
  • Çalışma dört görüşmecinin ve belirli bir vaka kapsamındaki belgelerin ötesinde istatistiksel genelleme sağlamıyor.
  • İsveç'teki kurumsal yapıların başka ülkelerde aynen bulunduğunu varsaymıyor.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Çalışma tek bir üniversite–belediye ortaklığının derinlemesine incelendiği nitel bir araştırmadır. Araştırmanın ampirik materyali iki temel kaynaktan oluşturulmuştur: iş birliği sırasında üretilen belgeler ve 2021'de gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler.

Belgesel veri seti

MiktarDönemBelge türü
12014Belediyenin araştırma ve okul geliştirme stratejisi
202015–2019Çalışma grubu toplantı notları
12015Municipality X eğitim yönetimi ve University Y bölüm yönetimi temsilcilerinin toplantı notu
12015Niyet mektubu
52016Danışma grubu toplantı notları
12016Programa katılan öğretmenlerin ön koşullarını tanımlayan belge
12017İş birliği anlaşması

Çalışma grubu toplantı notları, süreci ilerletmek ve katılımcıların hafızasını desteklemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmacı bu belgelerin uzlaşmacı bir üsluba sahip olması nedeniyle süreçteki gerilimlerin her zaman doğrudan yazılı olmadığını; bazı gerilimlerin analiz sırasında dolaylı biçimde çıkarıldığını belirtmektedir.

Görüşme katılımcıları

Takma adGörüşme yılıÇalışmada verilen mesleki rol
Monica2021Municipality X'te bilimsel lider; University Y'de affiliated researcher
Helen2021University Y'de associate professor ve course coordinator
Hans2021University Y'de associate professor
Olle2021University Y'de professor; 2011–2017 döneminde dean

Görüşmelerin üçü COVID-19 pandemisi nedeniyle Zoom üzerinden, biri telefonla gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler İsveççe yapılmış, kaydedilmiş, yazıya dökülmüş ve İngilizceye çevrilmiştir.

Analiz yöntemi

Veriler Braun ve Clarke'ın yaklaşımına dayanan reflexive thematic analysis ile analiz edilmiştir. Araştırmacı önce belge ve görüşme transkriptlerinin tamamını tekrar tekrar okuyarak veri setine aşinalık geliştirmiştir.

Daha sonra sistematik ve yinelemeli kodlama yapılmış; analiz hem tümevarımsal hem tümdengelimsel öğeler içermiştir. Araştırma soruları süreç boyunca merkezde tutulmuş ve CHAT kavramlarından araştırma odağıyla ilişkili olduklarında yararlanılmıştır.

Özellikle gerilime işaret eden veri parçalarına dikkat edilmiş, tekrar eden örüntüler ön temalara dönüştürülmüş, kodlar bu temalar altında gruplanmış ve temalar bütün veri setine karşı tekrar değerlendirilerek son biçimine getirilmiştir.

Üç nihai tema

TemaTemel odak
Power, position, and the pursuit of parityÜniversitenin akademik eğitim üzerindeki yapısal üstünlüğü, belediyenin konumu, öğretmenlerin bilgi üreticisi olarak statüsü ve yetki paylaşımı
Working through structural limitationsFinansman, zaman, akademik teşvikler, yöneticilik değişimleri, kurallar, Constructive Alignment ve kurumsal görev dağılımından kaynaklanan sınırlamalar
Exercising agency amid conflicting motives in bounded contextsÇatışan güdüler karşısında çeviri, arabuluculuk, görünürlük, esneklik ve direnç yoluyla eyleyicilik geliştirilmesi

Etik yaklaşım ve araştırmacının konumu

Çalışmada İsveç düzenlemelerine göre bu araştırma türü için etik kurul incelemesinin gerekli olmadığı belirtilmektedir. Buna rağmen Swedish Research Council etik ilkeleri izlenmiş ve bütün katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır.

Araştırmacı kendi konumunu ayrıca yöntemsel risk olarak tartışmaktadır. Sara Viklund incelenen yüksek lisans programını görev başındaki bir öğretmen olarak tamamlamış; Municipality X ve University Y ortamlarında çalışmış ve görüşülen kişileri önceden tanımıştır.

Bu yakınlık çalışma ortamını ayrıntılı anlama avantajı sağlayabilse de analitik mesafenin korunması, mevcut varsayımların analize taşınması, gizlilik ve katılımcıların araştırmaya katılmayı reddetme veya eleştirel konuşma konusunda kendilerini ne kadar özgür hissettikleri açısından riskler taşımaktadır.

Hatırlama yanlılığı

Görüşmeler 2021'de yapılmış, ancak iş birliğinin tasarım süreci yıllar önce başlamıştır. Araştırmacı bu zaman farkının katılımcıların bazı deneyimleri hatırlamasını zorlaştırabileceğini veya daha yakın dönem deneyimlerinin eski anıları gölgelemesine yol açabileceğini açıkça belirtmektedir.

Diğer taraftan zaman farkının sürecin bütününe daha geriye dönük ve tamamlanmış bir perspektiften bakma olanağı sunduğu da tartışılmaktadır.

Ana sonuç

Araştırmanın sentezine göre anlamlı üniversite–belediye iş birliği, yalnız ortak çalışma çağrıları veya politika belgeleriyle oluşmamaktadır. Dış aktörlerin akademik eğitime gerçekten katkıda bulunabilmesi için üniversitedeki karar, planlama ve tartışma süreçlerine yeterli erişim gerekir.

Aynı zamanda iki kurumun da alışık olduğu kontrolün bir bölümünü bırakması ve karşı tarafa güvenmesi gerekir. Bu güvenin geliştirilmesinde kurum sınırlarını aşabilen kişiler, resmi yetki, karşılıklı diyalog, esneklik ve farklı örgütsel dilleri birbirine çevirebilme kapasitesi önemlidir.

Yazar, her iki kurumda da resmi boundary-spanning görevlerin bulunmasının ortak projeleri kolaylaştırabileceği sonucuna ulaşmaktadır. Buna karşılık yeterli zaman, finansman ve teşvik bulunmaması durumunda iş birliği belirli kişilerin ideolojik bağlılığı veya kişisel ilgisine bağımlı kalabilir.

Sınırlılıklar

  • Araştırma tek bir üniversite–belediye vakasına dayanmaktadır.
  • Görüşme örneklemi dört temel aktörle sınırlıdır.
  • Görüşmeler iş birliğinin ilk aşamalarından yıllar sonra yapıldığından hatırlama yanlılığı mümkündür.
  • Toplantı notlarının uzlaşmacı niteliği, bazı gerilimlerin belgelerde doğrudan görünmemesine neden olmuştur.
  • Araştırmacının programa ve kurumlara kişisel yakınlığı hem bağlamsal avantaj hem de analitik mesafe açısından risk oluşturmaktadır.
  • Vaka İsveç'in özgün yükseköğretim ve belediye okul sistemi içerisinde gerçekleşmiştir.
  • İncelenen ortaklığın önemli bölümü COVID-19 pandemisi ve üretken yapay zekânın yaygın kullanımından önce gerçekleşmiştir; yazar benzer güncel iş birliklerinin farklı koşullarda gelişebileceğini belirtmektedir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Tam özgün çalışma adı: Joining forces: developing postgraduate education for teachers through university–municipality collaboration

Yazar: Sara Viklund.

Yazar kurumu: Department of Creative Studies, Umeå University, Umeå, Sweden.

Sorumlu yazar: Sara Viklund.

Eş katkı/eş birinci yazar: Tek yazarlı çalışma olduğu için uygulanabilir değildir.

Dergi: Higher Education Research & Development.

Yayınevi: Informa UK Limited, trading as Taylor & Francis Group.

DOI: 10.1080/07294360.2026.2655393.

Resmî yayın bağlantısı: https://doi.org/10.1080/07294360.2026.2655393

Yayın süreci: Makale 28 Temmuz 2025'te alınmış, 13 Mart 2026'da kabul edilmiş ve 24 Nisan 2026'da çevrimiçi yayımlanmıştır.

Kaynak türü ve hakemlik durumu: Hakemli araştırma makalesi. Çalışma nitel, tek-vaka temelli bir yükseköğretim ve eğitim ortaklığı araştırmasıdır.

Lisans: Creative Commons Attribution License (CC BY 4.0). Kaynak, uygun atıf verilmesi şartıyla yeniden kullanım, dağıtım ve çoğaltmaya izin veren açık erişim koşullarında yayımlanmıştır.

Araştırma konusu: Municipality X ile University Y'nin görev başındaki öğretmenlere yönelik bir yüksek lisans programını ortaklaşa tasarlaması ve yürütmesi sırasında ortaya çıkan kurumsal dinamikler.

Kuramsal çerçeve: Üçüncü kuşak Cultural-Historical Activity Theory (CHAT), Transformative Agency by Double Stimulation (TADS), boundary spanners ve boundary objects kavramları.

Veri kaynakları: 2014–2019 dönemine ait belediye stratejisi, çalışma grubu ve danışma grubu toplantı notları, niyet mektubu, program ön koşulları ve iş birliği anlaşması; ayrıca 2021'de dört temel aktörle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler.

Analiz: Reflexive thematic analysis; tümevarımsal ve tümdengelimsel kodlamanın birlikte kullanıldığı yinelemeli tema geliştirme süreci.

Etik: Kaynak çalışmada İsveç düzenlemelerine göre bu araştırma türünün resmi etik kurul incelemesine tabi olmadığı, buna rağmen Swedish Research Council etik ilkelerinin izlendiği ve bütün katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alındığı belirtilmektedir.

Finansman: Kaynak çalışmada ayrı bir finansman beyanı bildirilmemiştir.

Çıkar çatışması: Yazar potansiyel çıkar çatışması bildirmemiştir.

Veri erişilebilirliği: Kaynakta ayrı bir Data Availability Statement bulunmamaktadır. Ampirik veri setinin türü ve kapsamı yöntem bölümünde açıklanmakta, ancak görüşme transkriptleri ve kurumsal belgeler için açık bir veri deposu bağlantısı verilmemektedir.

Anonimlik notu: İncelenen kurumlar kaynakta Municipality X ve University Y olarak anonimleştirilmiştir. Bu Verianla içeriğinde kurumların gerçek kimlikleri hakkında çıkarım yapılmamıştır.

Temel bilimsel sınır: Bulgular tek bir İsveç üniversite–belediye ortaklığından, dört görüşmeciden ve ilgili kurumsal belgelerden elde edilmiştir. Araştırma istatistiksel genelleme, program etkinliği karşılaştırması veya öğretmen/öğrenci başarı etkisi ölçümü sunmamaktadır. Bulguların esas değeri, belirli bir ortaklıkta güç, yapı, güven, boundary-spanning ve eyleyicilik mekanizmalarının nitel olarak nasıl ortaya çıktığını göstermesidir.

Bu Verianla içeriğindeki araştırma soruları, kuramsal kavramlar, ampirik veri, bulgular, yorumlar ve sınırlılıklar yalnızca belirtilen kaynak çalışmaya dayanmaktadır. Çalışmaya dışarıdan yeni ampirik bulgu veya nicel etki sonucu eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy