Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Finansal Ekonomi / Alman Batarya KOBİ’leri Tedarik Belirsizliğine Karşı Önce Çeşitlendirmeyi, Yerelleşmeyi İse Uzun Vadeli Bir Yatırım Olarak Görüyor
Finansal Ekonomi

Alman Batarya KOBİ’leri Tedarik Belirsizliğine Karşı Önce Çeşitlendirmeyi, Yerelleşmeyi İse Uzun Vadeli Bir Yatırım Olarak Görüyor

Elektrikli araçlara geçiş, otomotiv sektöründeki değer üretimini motor ve mekanik parçalardan batarya hücrelerine, aktif malzemelere, kritik minerallere ve bunların işlenmesine doğru kaydırıyor.

30/07/2026  Veri Anla 42 görüntüleme
Alman Batarya KOBİ’leri Tedarik Belirsizliğine Karşı Önce Çeşitlendirmeyi, Yerelleşmeyi İse Uzun Vadeli Bir Yatırım Olarak Görüyor

Elektrikli araçlara geçiş, otomotiv sektöründeki değer üretimini motor ve mekanik parçalardan batarya hücrelerine, aktif malzemelere, kritik minerallere ve bunların işlenmesine doğru kaydırıyor. Almanya ve Avrupa, elektrikli araç talebinde güçlü bir pazar oluşturmasına rağmen batarya zincirinin özellikle rafinaj, aktif malzeme ve hücre üretimi aşamalarında Asya’ya ve büyük ölçüde Çin’e bağımlı durumda bulunuyor.

Bu çalışma, söz konusu bağımlılığı büyük otomotiv üreticileri veya Avrupa Birliği politikaları üzerinden değil; batarya ekosistemini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler, teknoloji girişimleri, malzeme tedarikçileri ve mühendislik şirketleri açısından inceliyor. Araştırmacı, 2025’in sonları ile 2026’nın başları arasında Alman ve Avrupa batarya değer zincirinin farklı bölümlerinde çalışan dokuz uzmanla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirdi.

Görüşmelerden dört ana tema çıktı. Katılımcılar Çin’in rafinaj ve hücre üretimindeki üstünlüğünü kısa vadede ortadan kaldırılabilecek geçici bir sorun değil, yönetilmesi gereken yapısal bir koşul olarak değerlendirdi. Tedarikçi çeşitlendirmesi, firmaların hemen uygulayabileceği pratik bir dayanıklılık aracı olarak öne çıktı. Avrupa’da yerel üretim kapasitesi oluşturulması ise desteklenmesine rağmen yüksek sermaye, uzun öğrenme süresi, başlangıçtaki üretim kayıpları ve istikrarlı sanayi politikası gerektiren uzun vadeli bir hedef olarak görüldü.

Katılımcıların kurumsal alanda en fazla vurguladığı sorunlar iş gücü piyasası katılıkları değil; mevzuata uyum maliyeti, batarya bertarafı ve geri dönüşüm altyapısı, değişken politik mesajlar ve yatırım kararlarını zorlaştıran düzenleyici belirsizlik oldu. Araştırmanın temel sonucu, küçük ve orta ölçekli batarya firmalarının dayanıklılığı tek seferlik büyük bir dönüşümle değil; alternatif tedarikçiler, tedarikçi denetimleri, geri dönüşüm ortaklıkları ve kontrollü bağımlılık gibi aşamalı araçlarla kurduğudur.

Elektrikli araç geçişi tedarik zincirini neden değiştirdi?

İçten yanmalı motorlu araçlarda rekabetin önemli bir bölümü motor, şanzıman ve hassas mekanik üretim kabiliyetlerine dayanıyordu. Elektrikli araçlarda ise batarya, aracın en yüksek değer taşıyan bileşenlerinden biri haline geliyor. Bu değişim; lityum, nikel, kobalt ve grafit gibi ham maddelerden rafinaj tesislerine, katot ve anot malzemelerinden hücre üretimine kadar uzanan yeni bir stratejik tedarik zinciri oluşturuyor.

Bu zincirdeki bağımlılık tek bir aşamayla sınırlı değildir. Bir ham madde Çin dışında çıkarılsa bile daha sonra Çin’de rafine edilebilir, aktif malzemeye dönüştürülebilir veya hücre üretiminde kullanılabilir. Bu nedenle yalnızca yeni maden kaynakları bulmak, Avrupa’nın batarya tedarik bağımlılığını otomatik olarak çözmez. Çalışmadaki katılımcılar da temel darboğazı çoğu zaman maden rezervlerinden çok rafinaj ve seri hücre üretimi kapasitesinde tanımlıyor.

Araştırmanın doldurmayı amaçladığı boşluk

Batarya tedarik zinciri üzerine mevcut tartışmalar çoğunlukla büyük otomotiv üreticilerine, büyük ölçekli hücre fabrikalarına veya Avrupa Birliği sanayi politikalarına odaklanıyor. Oysa Avrupa batarya ekosistemi yalnızca büyük şirketlerden oluşmuyor. Hammadde girişimleri, özel bileşen üreticileri, test ekipmanı sağlayıcıları, mühendislik şirketleri, geri dönüşüm ortakları ve yeni batarya kimyaları geliştiren küçük teknoloji firmaları da zincirin kurulmasında rol oynuyor.

Bu aktörler büyük üreticilerle aynı jeopolitik ve lojistik risklere maruz kalırken daha az sermayeye, daha düşük satın alma gücüne ve kamu politikasını etkilemek için daha sınırlı kurumsal kapasiteye sahip. Araştırmanın temel sorusu bu nedenle şudur: Almanya’nın elektrikli araç batarya zincirindeki küçük ve orta ölçekli firmalar tedarik bağımlılığını nasıl algılıyor ve çeşitlendirme ile yerelleşme seçeneklerini nasıl değerlendiriyor?

Dokuz farklı aktörle görüşüldü

Araştırmanın örneklemi, batarya değer zincirinin birbirinden farklı noktalarında çalışan dokuz profesyonelden oluştu. Firmaların adları katılımcıların onam koşulları gereğince açıklanmadı ve Company A ile Company I arasında kodlandı.

Katılımcı koduBatarya değer zincirindeki konumu
Company AAvrupa merkezli batarya hücresi üreticisi girişim
Company BNadir toprak elementlerine bağımlı ürünler geliştiren bileşen üreticisi
Company CHammadde ve folyo tabanlı bileşen tedarikçisi
Company DMühendislik ve ekipman firması
Company ESektör gözlemcisi ve analist
Company FLityum alanında faaliyet gösteren hammadde üreticisi girişim
Company GBatarya test ekipmanı üreticisinin satış birimi
Company HYeni nesil batarya kimyaları üzerine çalışan teknoloji uzmanı
Company IBatarya paketi üreticisi ve mühendis; görüşme Almanca yapılmıştır

Bu dağılım, büyük otomotiv üreticilerinin satın alma stratejilerinden çok değer zincirinin alt ve orta katmanlarında çalışan firmaların deneyimini görünür hale getiriyor. Ancak büyük araç üreticileri, büyük Tier-1 tedarikçiler, kamu kurumları ve düzenleyici kuruluşlar örneklemde yer almıyor.

Birinci tema: Çin bağımlılığı geçici bir kriz değil, yapısal bir koşul

Katılımcılar, Avrupa batarya sektöründeki bağımlılığın merkezini ağırlıklı olarak Çin’in rafinaj, aktif malzeme, üretim ekipmanı ve hücre imalatındaki kapasitesinde gördü. Avrupa’da hücre üreten bir firmanın bile hücreye giren aktif malzemeleri büyük ölçüde Asya’dan temin etmek zorunda kaldığı belirtildi.

Bazı görüşmeciler, Avrupa’nın veya başka bölgelerin yeterli mineral rezervine sahip olabileceğini; asıl güç farkının bu mineralleri batarya kalitesinde işleyebilme ve yüksek verimle seri hücre üretebilme kabiliyetinde bulunduğunu vurguladı. Bu nedenle bağımlılık yalnızca “Çin’den hammadde satın almak” biçiminde değil; makine, proses bilgisi, rafinaj, malzeme üretimi ve ölçekli hücre imalatını içeren katmanlı bir yapı olarak tanımlandı.

Firmaların çoğu bu bağımlılığın tamamen ve kısa sürede ortadan kaldırılabileceğini düşünmüyor. Yaklaşım, Çin’i zincirden tümüyle çıkarmaktan çok tek bir ülkeye veya tedarikçiye aşırı maruz kalmayı azaltmak ve ihtiyaç halinde kullanılabilecek alternatifler oluşturmaktır.

İkinci tema: Çeşitlendirme bugünün uygulanabilir aracı

Görüşmelerde firmaların hâlihazırda uyguladığı en belirgin strateji tedarikçi çeşitlendirmesiydi. Çeşitlendirme, aynı girdiyi farklı şirketlerden ve farklı coğrafyalardan temin edebilme, alternatif malzemeleri önceden nitelendirme ve bir tedarikçinin devre dışı kalması halinde üretimi sürdürebilecek seçenekler oluşturma anlamında kullanıldı.

Katılımcılardan biri, Çin kaynaklı tedariki tamamen sonlandırmak yerine payını yaklaşık yüzde 40 veya yüzde 50 düzeyinde tutmanın riski daha yönetilebilir hale getirebileceğini ifade etti. Bu oran araştırmanın genel bir tavsiyesi veya istatistiksel sonucu değildir; tek bir firmanın kontrollü bağımlılık yaklaşımını gösteren görüşüdür.

Çeşitlendirme yalnızca ikinci bir tedarikçi bulmakla sınırlı kalmadı. Firmaların anlattığı uygulamalar şunları içeriyordu:

  • Birincil hammaddelere kadar uzanan tedarik zinciri denetimleri yapmak,
  • Çinli ve Çin dışı tedarikçileri aynı anda nitelendirmek,
  • Paslanmaz çelik, lityum ve diğer kritik girdilerin kaynağını daha sıkı incelemek,
  • Geri dönüştürülmüş içerik yükümlülüklerine hazırlanmak için geri dönüşüm şirketleriyle ortaklık kurmak,
  • Tek bir teknolojiye, kimyaya veya bölgeye bağımlılığı azaltacak teknik seçenekleri açık tutmak.

Bu yaklaşım, küçük firmaların sınırlı kaynaklarla uygulayabileceği aşamalı bir dayanıklılık modeli sunuyor. Yeni bir rafineri veya hücre fabrikası kurmaya kıyasla alternatif tedarikçi değerlendirmek daha hızlı ve daha düşük sermaye gerektiren bir müdahaledir.

Üçüncü tema: Yerelleşme destekleniyor fakat hemen gerçekleşebilecek bir çözüm olarak görülmüyor

Katılımcıların çoğu Avrupa’da hammadde işleme, aktif malzeme ve hücre üretimi kapasitesi kurulmasını stratejik açıdan olumlu değerlendirdi. Ancak yerelleşme, çeşitlendirmeden farklı bir zaman ölçeğinde ele alındı. Yeni üretim kapasitesinin oluşturulması; tesis yatırımı, proses geliştirme, çalışan eğitimi, kalite sorunları, yüksek hurda oranları ve verim artışı için uzun bir öğrenme dönemi gerektiriyor.

Bir tedarikçi, deneyimli bir üreticinin bile üretime başladıktan sonra iyi kalite ve tam verime ulaşmasının yaklaşık dört yıl sürebileceğini belirtti. Başka bir katılımcı, Avrupa’daki yeni hücre üreticilerinin başlangıçta yüksek hurda oranlarını ve maliyet dezavantajlarını kabul etmek zorunda kalacağını ifade etti. Bunlar katılımcı deneyimleri ve beklentileridir; çalışma üretim tesislerinden nicel zaman serisi veya doğrulanmış verim kayıtları sunmamaktadır.

Yerelleşmenin yalnızca firma kararıyla gerçekleştirilemeyeceği de vurgulandı. Uzun geri dönüş süresine sahip yatırımlar için teşviklerin, çevresel kuralların, içten yanmalı motorlara ilişkin geçiş takviminin ve batarya mevzuatının öngörülebilir olması gerekiyor. Firmalar, bir fabrikanın yatırım kararı verildikten sonra tamamlanmasının yıllar sürmesine karşın siyasi önceliklerin daha kısa sürede değişebilmesini önemli bir risk olarak görüyor.

Dördüncü tema: Düzenleme hem maliyet hem de rekabet fırsatı

Katılımcılar düzenleyici ortamı tek yönlü değerlendirmedi. Batarya pasaportu, geri dönüşüm kotası, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve tedarik zinciri denetimi gibi düzenlemeler yakın vadede maliyet ve idari yük oluşturuyor. Buna karşılık aynı kurallar, Avrupa’da daha izlenebilir ve döngüsel bir batarya sistemi kurulabilirse uzun vadeli rekabet avantajı da sağlayabilir.

Bir batarya mühendisi, lityum-demir-fosfat bataryaların Avrupa Birliği kurallarına uygun bertaraf maliyetini kilovatsaat başına yaklaşık 4–4,5 avro olarak tahmin etti ve bertaraf kapasitesinin sınırlı olduğunu belirtti. Bu değer tek bir görüşmecinin aktardığı sektör tahminidir; araştırmada bağımsız maliyet verisiyle doğrulanmamıştır.

Başka bir firma, gelecekteki geri dönüştürülmüş içerik şartlarına hazırlanmasına rağmen gerekli geri dönüşüm tedarik zincirinin henüz yeterince oluşmadığını ifade etti. Bu durum, firmaların henüz kurulmakta olan bir altyapının sonuçlarına ilişkin yükümlülükleri önceden karşılamaya çalıştığı bir geçiş sorunu ortaya çıkarıyor.

En önemli kurumsal sorun neden politika belirsizliği oldu?

Almanya’nın ekonomik modeli üzerine kuramsal literatür çoğunlukla iş gücü korumaları, ortak karar mekanizmaları ve uzun vadeli firma ilişkileri üzerinde durur. Ancak bu dokuz görüşmede iş gücü düzenlemeleri belirgin bir ana tema haline gelmedi.

Katılımcıların öne çıkardığı kurumsal sorunlar şunlardı:

  • Mevzuata uyum için gereken zaman ve personel,
  • Bertaraf ve geri dönüşüm maliyetleri,
  • Gerekli altyapı oluşmadan getirilen yükümlülükler,
  • Sanayi ve otomotiv politikalarında yön değişikliği ihtimali,
  • Uzun vadeli yatırımlar için planlama güvenliğinin bulunmaması.

Çalışmanın yorumuna göre küçük ve orta ölçekli firmalar açısından uzun vadeli yerelleşmenin en kritik ön koşullarından biri, belirli bir teşvikin büyüklüğünden önce politikanın istikrarlı ve güvenilir olmasıdır. Firma, beş veya on yıllık yatırım yaparken kuralların yatırım tamamlanmadan değişmeyeceğine inanmak ister.

Çeşitlendirme ile yerelleşme birbirinin alternatifi mi?

Araştırma, iki stratejinin birbirini dışlamadığını ancak aynı işlevi ve zaman ufkunu taşımadığını gösteriyor. Çeşitlendirme mevcut küresel zincir içinde dayanıklılık üretir. Yerelleşme ise zincirin coğrafyasını ve üretim kapasitesini değiştirmeyi amaçlar.

ÖzellikÇeşitlendirmeYerelleşme
Zaman ufkuKısa ve orta vadede uygulanabilirUzun vadeli kapasite yatırımı
Temel araçBirden çok tedarikçi, bölge ve teknik seçenekAvrupa içinde rafinaj, malzeme ve hücre üretimi
Sermaye gereksinimiGörece sınırlıYüksek
Başlıca güçlükKoordinasyon, denetim ve ölçek kaybıYatırım, öğrenme süresi, hurda ve maliyet farkı
Politika bağımlılığıDaha sınırlıYüksek ve uzun süreli
Çalışmadaki genel konumBugünün pratik aracıGeleceğin stratejik hedefi

Türkiye açısından nasıl değerlendirilebilir?

Araştırma doğrudan Almanya ve Avrupa’daki firmaları incelemektedir. Bu nedenle Çin bağımlılığı, bertaraf maliyeti veya düzenleyici yükler hakkındaki görüşler Türkiye’deki firmalara doğrudan genellenemez.

Bununla birlikte çalışmanın ortaya koyduğu karar mantığı, Türkiye’de elektrikli araçlar, batarya paketleri, hücre bileşenleri, kritik mineraller, geri dönüşüm ve üretim ekipmanları alanında çalışan firmalar açısından anlamlı sorular doğuruyor:

  • Bir kritik girdide kabul edilebilir tek ülke veya tek tedarikçi payı nedir?
  • Alternatif tedarikçiler üretim kesilmeden önce nasıl nitelendirilebilir?
  • Yerli üretim yatırımları için ne kadar uzun süreli politika güvencesi gerekir?
  • Geri dönüşüm ve bertaraf yükümlülükleri altyapı kapasitesiyle uyumlu mu?
  • KOBİ’lerin mevzuata uyum maliyeti büyük firmalara göre orantısız mı?
  • Tedarik zinciri bağımsızlığı mı, yoksa yönetilebilir ve çeşitlendirilmiş bağımlılık mı daha gerçekçi bir hedef?

Bu sorular çalışmanın Türkiye hakkında verdiği sonuçlar değil, Almanya bulgularının Türkiye’de sınanabilecek araştırma ve politika başlıklarıdır.

Çalışmanın söylediği ve söylemediği sonuçlar

Çalışma, görüşülen dokuz aktörün çeşitlendirmeyi kısa vadede uygulanabilir, yerelleşmeyi ise uzun vadeli ve politik koşullara bağlı bir strateji olarak gördüğünü gösteriyor. Çin merkezli bağımlılığın tamamen kaldırılmasından çok yönetilmesine yönelik bir firma mantığını ortaya koyuyor.

Buna karşılık araştırma:

  • Almanya’daki bütün KOBİ’lerin aynı görüşte olduğunu kanıtlamıyor.
  • Çeşitlendirme veya yerelleşmenin finansal getirisini hesaplamıyor.
  • Belirli bir tedarikçi dağılımının en düşük riski sağlayacağını ölçmüyor.
  • Çin kaynaklı tedarikin yüzde 40 veya yüzde 50 olması gerektiği yönünde genel bir eşik önermiyor.
  • Yerel üretimin maliyet, emisyon veya istihdam etkisini nicel olarak karşılaştırmıyor.
  • Büyük otomotiv üreticileri ile küçük firmaların tercihlerini doğrudan karşılaştırmıyor.
  • Avrupa dışındaki bölgeler için genellenebilir sonuç üretmiyor.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Araştırma yaklaşımıNitel ve yorumlayıcı araştırma
Temel yöntemYarı yapılandırılmış uzman görüşmeleri
ÖrneklemBatarya değer zincirinin farklı kesimlerinden 9 profesyonel
Örneklem odağıKüçük ve orta ölçekli firmalar, girişimler ve üst/orta zincir aktörleri
Görüşme dönemi2025 sonu ile 2026 başı
Görüşme dilleriİngilizce ve Almanca
Almanca görüşmeAnaliz için çevrildi; teknik ve deyimsel anlamın korunmasına çalışıldı
Kayıt ve onamKatılımcıların bilgilendirilmiş onamıyla kaydedildi
TranskripsiyonGörüşmeler kelimesi kelimesine yazıya aktarıldı
GizlilikFirmalar Company A–I kodlarıyla anonimleştirildi
AnalizTümdengelimsel ve veriden türeyen tümevarımsal kodların birleştirildiği tematik analiz
BağlamsallaştırmaHakemli çalışmalar, kurum raporları ve sektör istatistikleriyle destekleyici üçgenleme
İstatistiksel testUygulanmadı; çalışma nitel araştırmadır

Görüşme rehberinin ana konuları

  • Tedarik ve kaynak bağımlılıkları,
  • Çeşitlendirme ve yerelleşme stratejileri,
  • Kurumsal ve düzenleyici kısıtlar,
  • COVID-19, yarı iletken kıtlığı ve jeopolitik gelişmeler gibi kesintilerin etkisi,
  • Batarya tedarik zincirinin geleceğine ilişkin beklentiler.

Tematik analizden çıkan dört bulgu

TemaAna bulguYorum sınırı
Çin merkezli bağımlılıkRafinaj ve hücre üretimindeki yoğunlaşma, yönetilmesi gereken yapısal bir koşul olarak algılandı.Görüşler dokuz kişilik örnekleme aittir; bağımlılık düzeyi nicel olarak ölçülmedi.
ÇeşitlendirmeAlternatif tedarikçi, denetim ve geri dönüşüm ortaklıkları kısa vadede uygulanabilir araçlar olarak görüldü.Stratejilerin maliyet veya kesinti azaltma başarısı hesaplanmadı.
YerelleşmeDesteklenen fakat yüksek maliyet, öğrenme süresi ve politika istikrarına bağlı uzun vadeli hedef olarak değerlendirildi.Yerel fabrikaların performansına ilişkin gözlemsel üretim verisi sunulmadı.
DüzenlemeUyum ve bertaraf maliyeti yaratırken uzun vadede Avrupa’ya izlenebilirlik ve geri dönüşüm avantajı sağlayabilecek çift yönlü bir unsur olarak görüldü.Katılımcı maliyet tahminleri bağımsız idari veya finansal verilerle doğrulanmadı.

Yöntemin güçlü yönleri

  • Genellikle gözden kaçan küçük ve orta ölçekli üst tedarik zinciri aktörlerine odaklanmaktadır.
  • Hammadde, bileşen, hücre, test ekipmanı ve mühendislik gibi farklı zincir aşamalarını kapsar.
  • Görüşmeler ortak bir rehberle yürütülmüş, katılımcıların firma özelindeki konuları açmasına izin verilmiştir.
  • Görüşmeler kaydedilmiş, doğrudan yazıya aktarılmış ve firmalar gizlilik koşullarına uygun biçimde anonimleştirilmiştir.
  • Önceden belirlenen kodlarla görüşmeler sırasında ortaya çıkan kodların birlikte kullanıldığı belirtilmiştir.
  • Yazar örneklemin sınırlılıklarını ve bulguların istatistiksel olarak genellenemeyeceğini açıkça kabul etmiştir.

Kritik sınırlılıklar

  • Örneklem yalnızca dokuz katılımcıdan oluşmaktadır.
  • Katılımcıların seçim ve davet süreci ayrıntılı biçimde açıklanmamıştır.
  • Firmaların büyüklükleri, ciroları, çalışan sayıları ve Almanya ile diğer Avrupa ülkeleri arasındaki dağılımı verilmemiştir.
  • Büyük otomotiv üreticileri, büyük hücre üreticileri, Tier-1 tedarikçiler ve kamu otoriteleri örneklemde bulunmamaktadır.
  • Görüşmelerin süresi ve yüz yüze ya da çevrim içi yapılıp yapılmadığı belirtilmemiştir.
  • Tam görüşme metinleri, kod kitabı veya kodlanmış veri yayımlanmamıştır.
  • Analizin tek araştırmacı tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır; bağımsız ikinci kodlayıcı veya kodlayıcılar arası uyum değerlendirmesi bildirilmemiştir.
  • Tematik doygunluğun nasıl değerlendirildiği açıklanmamıştır.
  • Bir görüşmenin Almancadan çevrilmesi teknik veya bağlamsal nüans kaybı riski taşımaktadır.
  • Bertaraf maliyeti ve üretim öğrenme süresi gibi nicel ifadeler katılımcı beyanlarıdır ve bağımsız veri analizi değildir.
  • Etik kurul onayı veya muafiyet bilgisi verilmemiştir; yalnızca bilgilendirilmiş onam ve gizlilik uygulaması açıklanmıştır.
  • Nitel araştırma tasarımı nedensel ilişki, görülme sıklığı veya stratejilerin finansal başarısı hakkında sonuç üretmez.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: “Diversification Now, Localization Later: How German SMEs Navigate Battery Supply Uncertainty in the EV Transition.”

Yazar: Çalışmanın metninde Gaurav Kapoorchand Bhatt olarak yazılmıştır. SSRN üst verisinde yazar adı Gaurav Kapoorchand Bhat biçiminde yer almaktadır. Bu bibliyografik yazım farkı doğrulanmış fakat hangi biçimin nihai olduğu belirlenememiştir.

Yazar sırası ve katkı: Çalışma tek yazarlıdır. Eş katkı beyanı bulunmamaktadır. Ayrıca işaretlenmiş bir sorumlu yazar beyanı yoktur; metinde iletişim bilgisi tek yazara aittir.

Kurum: Metinde yalnızca “Master of Arts in International Management, Berlin, Germany” ifadesi yer almaktadır. Üniversite veya araştırma kurumu adı belirtilmemiştir.

Kaynak türü: Dokuz yarı yapılandırılmış uzman görüşmesine dayanan özgün nitel araştırma ve preprint.

Metin tarihi: 30 Mayıs 2026.

SSRN’ye yüklenme tarihi: 16 Haziran 2026.

Hakemlik durumu: Çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. Sonuçlar nihai ve hakemli bir dergi makalesinin bulguları olarak değerlendirilmemelidir.

Platform: SSRN.

Hakemli dergi ve özgün yayınevi: Herhangi bir hakemli dergide kabul veya yayımlanma bilgisi bulunmamaktadır. Özgün dergi ya da yayınevi bilgisi doğrulanamamıştır.

DOI:10.2139/ssrn.6852242

Resmî çalışma bağlantısı:SSRN çalışma kaydı

Finansman: Çalışmada finansman bilgisi yer almamaktadır.

Çıkar çatışması: Çıkar çatışması beyanı bulunmamaktadır.

Etik ve katılımcı onamı: Görüşmelerin bilgilendirilmiş onamla kaydedildiği ve firmaların gizliliği korumak için anonimleştirildiği belirtilmektedir. Etik kurul adı, onay numarası veya muafiyet bilgisi verilmemiştir.

Veri erişimi: Görüşme kayıtları, tam transkriptler, kod kitabı ve analiz dosyaları için açık veri deposu belirtilmemiştir. Gizlilik koşulları nedeniyle firmalar alfabetik kodlarla sunulmuştur.

Bu içerikteki araştırma sorusu, örneklem, görüşme yöntemi, temalar, katılımcı ifadelerinden aktarılan sayısal değerler, yorumlar ve sınırlılıklar incelenen çalışmaya dayanmaktadır. Dış kaynaklar yalnızca başlık, yazar üst verisi, DOI, platform ve yüklenme tarihinin bibliyografik doğrulanması amacıyla kullanılmış; çalışmada bulunmayan bilimsel sonuç eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy