Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Hukuk Araştırmaları / Yapay Zekâ, Otonom Sistemler ve Hukuki Sorumluluğun Geleceği
Hukuk Araştırmaları

Yapay Zekâ, Otonom Sistemler ve Hukuki Sorumluluğun Geleceği

Bu çalışma, yüksek derecede otonom ve davranışını kullanım sırasında değiştirebilen yapay zekâ sistemlerinin yol açtığı zararlarda mevcut özel hukuk sorumluluk modellerinin hangi noktada zorlandığını inceleyen karşılaştırmalı bir hukuk araştırmasıdır.

16/09/2026  Veri Anla 201 görüntüleme
Yapay Zekâ, Otonom Sistemler ve Hukuki Sorumluluğun Geleceği

Bu çalışma, yüksek derecede otonom ve davranışını kullanım sırasında değiştirebilen yapay zekâ sistemlerinin yol açtığı zararlarda mevcut özel hukuk sorumluluk modellerinin hangi noktada zorlandığını inceleyen karşılaştırmalı bir hukuk araştırmasıdır. Çalışmanın merkezindeki nedensel yeniden kurulabilirlik (causal reconstructibility), bir zararın belirli bir tasarım tercihi, kusur, insan müdahalesi veya operasyonel başarısızlıkla yeterli ölçüde ilişkilendirilebilir olup olmadığını ifade eden analitik ölçüttür. Yazar, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Japonya, Güney Kore ve Brezilya'daki yaklaşımları karşılaştırarak mevcut sorumluluk rejimlerinin öngörülebilir veya izlenebilir zararlarda işlev görebildiğini; fakat belirli bir insan kararına, tasarım kusuruna ya da yeniden kurulabilir nedensel zincire indirgenemeyen zararlar için ayrı bir kurumsal probleme işaret ettiğini savunmaktadır.

Çalışmanın özgün kavramsal ekseni, yapay zekânın ne kadar “otonom” olduğundan önce zararın nedeninin hukuken ve teknik olarak yeniden kurulup kurulamadığının sorulmasıdır. Yazar bu problem alanını ortaya çıkan davranış boşluğu (emergent-behavior gap) kavramıyla tanımlar. Bu kavram, otonom sistemin zararlı çıktısının klasik anlamda belirlenebilir bir üretim hatası, ihmal veya açıkça öngörülebilir tasarım kararına indirgenemediği durumları açıklamak için kullanılmaktadır.

Bu soruna karşı önerilen Emergent Autonomy Liability Standard (EALS), yürürlükteki bir hukuk normu değil, yazar tarafından geliştirilen önerisel bir sorumluluk mimarisidir. EALS üç parçadan oluşur: yüksek riskli sistemler için değiştirilmeye karşı korunan davranış kayıtları, zararın nedensel olarak yeniden kurulabilir olup olmadığını belirleyen bağımsız teknik inceleme ve gerçekten yeniden kurulamayan zararlar için risk tabanlı katkılarla finanse edilen kusursuz tazmin mekanizması. Çalışmanın temel sınırı, bu mimarinin ampirik olarak test edilmiş bir tazmin sistemi olmaması ve ortaya çıkan davranışın gerçekten “yeniden kurulamaz” olduğunun nasıl güvenilir biçimde belirleneceğinin ayrıca kurumsal tasarım gerektirmesidir.

Sorumluluk hukukunun karşılaştığı temel problem

Klasik kusur sorumluluğunda zarar ile bir kişinin ihmal veya davranışı arasında bağlantı kurulması beklenir. Ürün sorumluluğu rejimleri ise ağırlıklı olarak ürünün güvenlik bakımından kusurlu olup olmadığı, kusurun zararla ilişkisi ve ilgili ekonomik aktörün hukuki konumu üzerinden çalışır. Bu yapılar farklı tekniklere sahip olsa da her ikisinin de pratik işleyişinde zararın oluşumuna katkıda bulunan olayların belirli ölçüde yeniden kurulabilmesi önem taşır.

Uyarlanabilir yapay zekâ sistemlerinde sorun, yalnızca nedensel zincirin uzun olması değildir. Derin öğrenme, pekiştirmeli öğrenme, sürekli güncelleme ve çoklu aktör etkileşimi kullanan sistemlerde belirli bir çıktı çok sayıda model parametresi, giriş, önceki durum ve çalışma ortamının birleşiminden doğabilir. Bu nedenle bazı vakalarda “hangi insan yanlış kararı verdi?” veya “hangi tek bileşen kusurluydu?” sorusu sistem davranışını yeterli biçimde açıklamayabilir.

Çalışmanın önemli ayrımlarından biri budur: açıklaması zor olan davranış ile ilke olarak nedensel olarak yeniden kurulamayan davranış aynı şey değildir. Yazarın teorik önerisi, ikinci kategorinin gerçekten var olduğu kanıtlanabildiğinde hukuk sisteminin sırf mevcut sorumluluk kategorileri buna göre tasarlandığı için yapay biçimde tek bir kusurlu aktör aramaması gerektiğidir.

Ortaya Çıkan Davranış Boşluğu Nedir?

Ortaya çıkan davranış boşluğu, yazarın otonom bir sistemin zararlı sonucunun mevcut kanıtlarla belirli bir kusura, öngörülebilir tasarım kararına veya tanımlanabilir operasyonel hataya nedensel olarak bağlanamadığı durumları sınıflandırmak için kullandığı doktrinel kavramdır. Bu kavram her beklenmedik yapay zekâ çıktısını kapsamaz; sorun, davranışın yalnız şaşırtıcı olması değil, sorumluluk hukukunun kullandığı nedensel kategoriler bakımından güvenilir biçimde yeniden kurulamamasıdır.

Bu ayrım önemlidir çünkü beklenmedik bir zarar sonradan belirli bir tasarım kararı veya insan hatasıyla açıklanabiliyorsa klasik hukuk araçları hâlâ kullanılabilir. Buna karşılık bütün teknik kayıtlar incelendiğinde bile belirli bir kusur veya davranış zinciri kurulamazsa ispat yükünü yalnız mağdurun üzerine bırakmak farklı bir kurumsal problem yaratır.

Teorik çerçevenin dört ayağı

Çalışma bu problemi dört hukuk ve düzenleme teorisi üzerinden yapılandırmaktadır.

Birinci yaklaşım, en düşük maliyetle zararı önleyebilecek aktöre sorumluluk yüklenmesi düşüncesidir. Guido Calabresi ile ilişkilendirilen bu ekonomik yaklaşımda önemli soru, zararın önlenmesi bakımından hangi aktörün daha iyi konumda olduğudur. Fakat belirli bir zararın hangi davranışla önlenebileceği geriye dönük olarak dahi gösterilemiyorsa bireysel olay düzeyindeki “en ucuz zarar önleyici” arayışı zayıflar. Buna karşılık sistem sınıfına yönelik sertifikasyon, izleme ve güvenlik yükümlülükleri yine anlamlı olabilir.

İkinci yaklaşım, Hart ve Honoré'nin hukuki nedensellik analizidir. Fiziksel dünyada bir sonuca çok sayıda koşul katkıda bulunabilir; hukuk ise bunların içinden sorumluluk açısından anlamlı olanları seçer. Yazarın tartıştığı yeni problem, bazı yapay zekâ davranışlarında bu seçimin zor olmasından öte, incelemenin önünde yeterince ayrıştırılabilir bir olay zincirinin bulunmayabilmesidir.

Üçüncü yaklaşım, risk havuzlama ve kusursuz tazmin mantığıdır. İş kazası tazmin sistemleri gibi tarihsel modeller, her zarar için bireysel kusurun kanıtlanmasını zorunlu tutmak yerine belirli faaliyetlerin ürettiği toplumsal riskleri daha geniş bir ekonomik tabana dağıtmıştır. Çalışma bu mantığın doğrudan bütün yapay zekâ zararlarına uygulanmasını önermemektedir; yalnızca nedensel olarak yeniden kurulamayan artık kategori için değerlendirir.

Dördüncü yaklaşım, duyarlı düzenleme teorisidir. Ian Ayres ve John Braithwaite ile ilişkilendirilen bu düşünce farklı sorunlara tek bir düzenleyici aracın dayatılması yerine, koşullara göre değişen bir araç seti kullanılmasını savunur. Çalışma bu fikri sorumluluk hukukuna taşıyarak her yapay zekâ zararının aynı hukuki yoldan ilerlemesi gerekmediğini ileri sürmektedir.

Nedensel Yeniden Kurulabilirlik Neden Önemlidir?

Nedensel yeniden kurulabilirlik, çalışmada hangi sorumluluk aracının kullanılacağının belirlenmesi için önerilen eşik değişkendir. Zarar belirli bir kusur, tasarım kararı veya operasyonel başarısızlığa güvenilir biçimde bağlanabiliyorsa mevcut kusur veya ürün sorumluluğu mekanizmalarının uygulanması mümkündür; böyle bir bağlantı teknik incelemeye rağmen kurulamıyorsa yazar aynı uyuşmazlığı zorla kusur veya kusurlu ürün mantığına sokmak yerine farklı bir tazmin aracına yönlendirmeyi önermektedir.

Altı hukuk düzeninin karşılaştırılmasının amacı

Çalışma altı hukuk düzenini “hangisi daha iyi?” biçiminde sıralamaz. Karşılaştırmanın amacı, farklı hukuk sistemlerinin otonom sistemlerin riskini hangi araçlarla yönettiğini ve bu araçların nedensel belirsizliği hangi aşamada ele aldığını göstermektir.

Hukuk düzeniÇalışmada incelenen temel yaklaşımNedensel yeniden kurulabilirlik açısından yazarın odağı
Avrupa BirliğiAI Act'ın önleyici risk yükümlülükleri ile yeni Ürün Sorumluluğu DirektifiTeknik karmaşıklık karşısında açıklama, delile erişim ve ispat kolaylaştırma araçlarının yapısal nedensellik sorununu tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığı
Amerika Birleşik DevletleriEyalet düzeyindeki haksız fiil ve ürün sorumluluğu doktrinleri; yapay zekâya özgü sınırlı eyalet düzenlemeleriMevcut kusur ve agency kategorilerinin yapay zekâ aracılı zararları ne ölçüde taşıyabildiği
Birleşik KrallıkAutomated Vehicles Act 2024 ve sektör bazlı yapay zekâ düzenleme yaklaşımıOtonom sürüşte sorumluluğun belirli bir yetkilendirilmiş aktöre bağlanmasının daha geniş otonom sistemlere taşınıp taşınamayacağı
JaponyaYumuşak hukuk ve iş dünyasına yönelik yapay zekâ yönetişim kılavuzlarıZorunlu sorumluluk reformundan çok risk yönetimi ve izlenebilirlik yaklaşımının sonuçları
Güney KoreAI Framework Act ile yapay zekâ kullanımına ilişkin güven, şeffaflık ve düzenleyici yükümlülüklerBir sistemde yapay zekâ kullanıldığının bilinmesinin nedensel inceleme için gerekli fakat tek başına yeterli olmaması
BrezilyaPL 2338/2023 kapsamında risk tabanlı yapay zekâ düzenlemesi ve önerilen sorumluluk mekanizmalarıObjektif sorumluluk veya ispat kolaylaştırmasının nedensellik sorununu hangi ölçüde çözebildiği

Bu tablo yürürlükteki hukuk sistemlerini aynılaştırmamalıdır. Her düzenin ürün sorumluluğu, haksız fiil, tüketici koruması, veri koruması ve sektörel düzenlemeler bakımından farklı yapıları vardır. Çalışmanın ortaklaştırdığı nokta, hiçbirinin yapay zekâ zararlarını sistematik olarak önce “nedensel olarak yeniden kurulabilir / yeniden kurulamaz” ayrımından geçirerek farklı tazmin mekanizmalarına yönlendiren EALS benzeri bir yapı kurmamış olmasıdır.

İçtihatlar ve kurumsal örneklerin analitik rolü

Çalışmada incelenen yargı kararları doğrudan “yeniden kurulamayan otonom sistem zararı” hakkında verilmiş kararlar değildir. Yazar bunları, mahkemelerin algoritmalar ile insanlar arasındaki hukuki sorumluluğu hangi işlevsel kriterlerle değerlendirdiğini göstermek için kullanmaktadır.

Karar veya vakaÇalışmadaki analitik rolüSınır
OQ v Land Hessen, C-634/21Otomatik karar vermede biçimsel değil işlevsel etkinin önemini göstermekBir yapay zekâ haksız fiil sorumluluğu kararı değildir
Mobley v. WorkdayAI hizmet sağlayıcısının mevcut agency ve ayrımcılık hukuku kategorileri içinde değerlendirilebilmesini göstermekOrtaya çıkan, nedensel olarak yeniden kurulamayan zarar hakkında nihai karar değildir
Uber B.V. v. AslamAlgoritmik aracılığın bir işletmenin hukuki rolünü otomatik olarak ortadan kaldırmadığını göstermekİşçi statüsüne ilişkin karardır; doğrudan AI ürün sorumluluğu davası değildir
2018 Tempe otonom araç kazası / NTSB incelemesiYüksek otomasyona rağmen tasarım ve operasyon kararlarının teknik kayıtlarla yeniden kurulabildiği bir örnek sağlamakYazarın tanımladığı emergent-behavior kategorisine örnek olarak değil, karşı örnek/sınır örneği olarak kullanılır

Özellikle Tempe örneğinin işlevi önemlidir. Çalışmanın tezi “otonom sistemlerde sorumlu aktör belirlenemez” değildir. Tam tersine, teknik kayıtların belirli bir tasarım veya gözetim başarısızlığını ortaya çıkarabildiği durumlarda geleneksel sorumluluk araçlarının kullanılmaya devam etmesi gerektiği savunulmaktadır.

Bilgi problemi, sorumluluk probleminden önce gelir

Çalışmanın kurumsal analizinde dikkat çekilen başka bir nokta, zarar ortaya çıktıktan sonra kimin ödeme yapacağını tartışmadan önce olay hakkında yeterli teknik kayıt üretilmesi gerektiğidir. Yazar burada havacılık kazası incelemelerini analoji olarak kullanmaktadır.

Havacılıkta olay kayıtlarının oluşturulması ve teknik güvenlik incelemesi, yalnızca sonradan açılabilecek tazminat davalarına bağlı değildir. Çalışma benzer bir ayrımı yapay zekâ sistemlerine taşımakta ve otonom sistemlerin davranış günlüklerinin yalnız dava sırasında ortaya çıkarılan şirket içi belgeler olmaması gerektiğini ileri sürmektedir.

Bu yaklaşım aynı zamanda önemli bir teşvik problemine işaret eder: ayrıntılı kayıt tutan bir işletme, kayıtların yalnız kendisine karşı delil olarak kullanılacağını düşünürse daha fazla şeffaflık üretmek konusunda olumsuz teşvikle karşılaşabilir. EALS bu nedenle kayıtların teknik rekonstrüksiyon amacı ile kusur kabulü arasında doğrudan eşitlik kurmamayı önerir.

Emergent Autonomy Liability Standard (EALS) Nasıl Çalışır?

Emergent Autonomy Liability Standard (EALS), yazarın yüksek riskli otonom sistemlerde zararın önce teknik olarak yeniden kurulabilir olup olmadığını belirlemeyi ve uygulanacak sorumluluk mekanizmasını bu sonuca göre seçmeyi amaçlayan üç bileşenli önerisel mimarisidir. Birinci bileşen güvenilir davranış kayıtları üretir, ikinci bileşen bu kayıtlarla nedensel yeniden kurulabilirlik incelemesi yapar, üçüncü bileşen ise gerçekten yeniden kurulamayan artık zararları kusursuz bir tazmin fonuna yönlendirir.

Bileşen 1 — Otonomi kara kutuları

Birinci bileşen, belirli yüksek risk profillerindeki yapay zekâ sistemlerinin giriş, ilgili iç durum ve çıktı bilgilerinin sonradan teknik incelemeye izin verecek biçimde kaydedilmesini öngörür. Yazar, kayıtların değiştirilmesini veya seçici biçimde tutulmasını önlemek için bağımsız saklama/emanet altyapısı fikrini de önerir.

Kaynakta önerilen saklama süresi beş yıldır. Bu değer ampirik olarak doğrulanmış “ideal süre” değildir; EALS tasarımının normatif bir parametresidir.

Bileşen 2 — Nedensel yeniden kurulabilirlik incelemesi

İkinci aşamada bağımsız teknik uzmanlardan oluşan bir yapı, zararın belirli bir tasarım kusuru, operasyonel karar veya başka tanımlanabilir mekanizmaya bağlanıp bağlanamayacağını değerlendirir.

Eğer bağlantı kurulabiliyorsa EALS mevcut sorumluluk hukukunun yerine geçmez. Uyuşmazlık ilgili hukuk düzenindeki ürün sorumluluğu, kusur sorumluluğu, objektif sorumluluk veya sektörel mekanizma üzerinden ilerler.

Eğer mevcut kayıtlar sistemin öngörülen çalışma sınırları içinde hareket ettiğini fakat zararlı sonucun belirli bir hukuki kusur veya yeniden kurulabilir davranış zincirine indirgenemediğini gösteriyorsa uyuşmazlık üçüncü bileşene aktarılır.

Bileşen 3 — Risk tabanlı kusursuz tazmin fonu

Üçüncü bileşen, nedensel olarak gerçekten yeniden kurulamayan zararlar için yüksek riskli yapay zekâ sistemlerini işleten veya ilgili faaliyetlerden ekonomik yarar sağlayan aktörlerin risk düzeyi ve kullanım ölçeğine göre katkı yaptığı bir tazmin fonudur.

Bu mekanizmanın mantığı “kimse sorumlu değildir” sonucuna ulaşmak değildir. Amaç, kusur veya belirli bir defekt gösterilememesinin mağdur açısından otomatik olarak tazminatsızlık sonucuna dönüşmesini önleyen ayrı bir risk dağıtım mekanizması tasarlamaktır.

Yazar aynı zamanda fon mekanizmasının sınırsız bağışıklık yaratmaması gerektiğini belirtir. Teknik inceleme daha sonra belirli bir aktörün kusurunu veya farklı bir hukuki sorumluluk sebebini ortaya çıkarırsa klasik sorumluluk yollarının tamamen kapanması önerilmemektedir.

EALS'nin karar mantığı

AşamaSoruÖnerilen sonuç
1Olayın yeterli davranış kaydı mevcut mu?Kayıtlar bağımsız teknik incelemeye hazırlanır
2Zarar belirli bir kusur, tasarım veya operasyon kararına yeniden kurulabiliyor mu?Evet ise mevcut sorumluluk rejimine yönlendirilir
3Teknik incelemeye rağmen zarar gerçekten yeniden kurulamıyor mu?EALS'nin kusursuz tazmin katmanı değerlendirilir
4Daha sonra belirli sorumlu aktör veya kusur tespit edildi mi?Gerekli ölçüde klasik sorumluluk yolları açık kalır

Stratejik kötüye kullanım riski

EALS'nin en önemli uygulama sorunlarından biri “ortaya çıkan davranış” etiketinin ekonomik olarak cazip hale gelmesidir. Bir şirket açık uçlu haksız fiil sorumluluğu yerine sınırlandırılmış bir fondan ödeme yapılmasını tercih edebilecekse, olabildiğince fazla zararı yeniden kurulamaz ilan ettirmek isteyebilir.

Kaynak bu nedenle iki dengeleyici unsur önerir: nedensellik incelemesinin yalnız sistemi işleten tarafın kendi seçtiği kayıtlarla yapılmaması ve bir işletmenin ortaya çıkan zarar geçmişi arttıkça fon katkısının da yükselmesi. Bu ikinci mekanizma, “yeniden kurulamaz” sınıflandırmasının daha ucuz bir hukuki kaçış yolu haline gelmesini engellemeyi amaçlar.

Çalışmanın söylediği

  • Mevcut sorumluluk araçları birçok yapay zekâ zararında kullanılmaya devam edebilir.
  • Yüksek otomasyon tek başına nedensel izlenebilirliğin kaybolduğu anlamına gelmez.
  • Teknik kayıt tutma, hukuki nedensellik değerlendirmesinin ön koşullarından biri olabilir.
  • Yazar, yeniden kurulabilirlik ile yeniden kurulamama arasında farklı hukuki araçlar kullanılmasını önermektedir.
  • EALS, ortaya çıkan davranış kategorisinde kusursuz risk paylaşımını mevcut sorumluluk hukukuna ek bir araç olarak tasarlamaktadır.

Çalışmanın söylemediği

  • Yapay zekâ sistemlerinin hukuken sorumluluktan muaf olması gerektiğini söylemez.
  • Her beklenmedik yapay zekâ davranışının “emergent” olduğunu ileri sürmez.
  • Her yapay zekâ zararının nedensel olarak yeniden kurulamaz olduğunu göstermemektedir.
  • EALS'nin yürürlükte bir hukuk kuralı olduğunu iddia etmez.
  • EALS fonunun aktüeryal sürdürülebilirliğini ampirik olarak kanıtlamaz.
  • Önerilen kara-kutu sisteminin bütün yapay zekâ mimarilerinde teknik olarak aynı kapsamda uygulanabileceğini deneysel olarak doğrulamaz.
  • Ceza sorumluluğu, fikrî mülkiyet veya yapay zekâya tüzel kişilik verilmesi konularını araştırmanın ana kapsamına dahil etmez.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Çalışma nicel, deneysel veya istatistiksel bir araştırma değildir. Temel yöntem üç katmandan oluşmaktadır: doktrinel hukuk analizi, karşılaştırmalı kurumsal analiz ve seçilmiş içtihat/vaka incelemesi.

Doktrinel analiz, kusur sorumluluğu, ürün sorumluluğu ve risk tabanlı düzenlemelerin zarar ile sorumlu aktör arasında nasıl bağlantı kurduğunu incelemektedir.

Karşılaştırmalı analiz, Avrupa Birliği, ABD, Birleşik Krallık, Japonya, Güney Kore ve Brezilya'nın birbirinden farklı düzenleme modellerini ortak bir soruyla karşılaştırmaktadır: teknik olarak karmaşık veya otonom sistemlerin neden olduğu zararda mevcut mekanizma hangi tür nedensel kanıtı gerektirir?

İçtihat ve kurumsal vaka analizi ise OQ v Land Hessen, Mobley v. Workday, Uber B.V. v. Aslam ve Tempe otonom araç kazası gibi örneklerin, algoritmik faaliyet ile hukuki sorumluluk arasındaki bağlantının hangi koşullarda kurulabildiğini göstermedeki rolünü incelemektedir.

Çalışmanın araştırma soruları

Araştırma sorusuAnalitik işlev
Mevcut kusur ve ürün sorumluluğu modelleri, öngörülemeyen otonom sistem davranışlarını tutarlı biçimde değerlendirebilir mi?Klasik sorumluluk kategorilerinin sınırını belirlemek
“Kusur” kavramı, kullanım sırasında davranışı değişebilen sistemlerde nasıl çalışır?Ürün sorumluluğunun otonom yazılımla karşılaşmasını incelemek
Risk tabanlı yeni AI düzenlemeleri nedensellik problemini mi çözüyor, yoksa yalnız ispat yükünü mü değiştiriyor?Düzenleyici reform ile özel hukuk sorumluluğunu ayırmak
Belirli bir zarar için sorumlu aktör belirlenemiyorsa tazmin mekanizması yine de kurulabilir mi?EALS'nin kusursuz fon bileşeninin teorik temelini oluşturmak

Karşılaştırmalı ana bulgu

Yazarın karşılaştırmalı sentezine göre incelenen hukuk düzenleri yapay zekâyı farklı yoğunluklarda düzenlese de sistemleri ağırlıklı olarak kullanım öncesi veya kullanım anındaki risk düzeyine göre sınıflandırmaktadır. Çalışmanın önerdiği ikinci eksen ise olay gerçekleştikten sonra zararın nedensel olarak yeniden kurulabilir olup olmadığıdır.

Bu nedenle çalışmanın özgün katkısı yeni bir “yüksek risk / düşük risk” sınıflandırması üretmek değildir. Öneri, aynı yüksek risk sınıfındaki iki zararın nedensel yapısı farklıysa farklı sorumluluk araçlarına yönlendirilebilmesini savunmaktadır.

Tempe örneğiyle sınır testi

Çalışma EALS'yi açıklamak için 2018 Tempe otonom araç kazasını geriye dönük bir düşünce testi olarak kullanmaktadır. NTSB incelemesinde belirlenebilir sistem tasarımı ve insan gözetimi sorunları ortaya konabildiğinden, yazar bu vakayı EALS'nin kusursuz fonuna aktarılacak bir “ortaya çıkan davranış” örneği olarak değil, klasik sorumluluk mekanizmalarının hâlâ çalışabildiği yeniden kurulabilir zarar kategorisinde değerlendirir.

Bu örnek EALS'nin teorik sınırını açıklaştırmaktadır: sistemin otonom olması kusursuz fona erişim için yeterli değildir. Eşik, otonomluk derecesi değil nedensel rekonstrüksiyon sonucudur.

Yöntemsel güçlü yönler

  • Yapay zekâ sorumluluğunu yalnız teknoloji türlerine göre değil, nedensellik problemi üzerinden yeniden çerçeveler.
  • Farklı hukuk geleneklerini tek bir sorumluluk problemi çevresinde karşılaştırır.
  • Yürürlükteki hukuk ile önerilen EALS modelini birbirinden ayırır.
  • Tazmin sorunundan önce teknik kayıt ve olay inceleme altyapısına dikkat çeker.
  • Kusur sorumluluğu ile kusursuz risk paylaşımını birbirini dışlayan seçenekler yerine farklı zarar kategorileri için tamamlayıcı araçlar olarak tasarlar.

Yöntemsel sınırlılıklar

Çalışmanın en önemli sınırlılığı ampirik bir “yeniden kurulamayan zarar” örneklemi oluşturmamasıdır. Yazar bazı AI olaylarının mevcut araçlarla kesin bir nedensel mekanizmaya indirgenemediğini tartışsa da bu kategori için sistematik, standartlaştırılmış ve bağımsız biçimde doğrulanmış bir olay veri seti sunulmamaktadır.

İkinci sınırlılık, “nedensel olarak yeniden kurulamaz” sonucunun nasıl standardize edileceğidir. Teknik açıklanabilirlik yöntemleri gelişebilir; farklı uzman panelleri aynı kayıtları farklı yorumlayabilir; eksik log ile gerçekten ortaya çıkan davranış birbirine karıştırılabilir. Bu nedenle EALS'nin merkezi sınıflandırmasının kendisi yeni usul ve delil standartları gerektirmektedir.

Üçüncü sınırlılık coğrafi kapsamdadır. Araştırma altı hukuk düzeniyle sınırlandırılmıştır ve Çin ile Hindistan gibi büyük yapay zekâ ekosistemleri ayrıntılı karşılaştırmanın dışında bırakılmıştır.

Dördüncü sınırlılık ekonomik tasarımdır. Kusursuz tazmin fonunun prim hesaplaması, katkı tabanı, tazmin üst sınırı, reasürans ihtiyacı ve sistemik ölçekte aynı anda meydana gelebilecek zararların fon sürdürülebilirliğine etkisi nicel olarak modellenmemiştir.

Beşinci sınırlılık ise zaman bağımlılığıdır. Yapay zekâ mevzuatı hızlı değişmektedir. Bu nedenle çalışmada aktarılan yasa tasarıları, yürürlük tarihleri ve bazı düzenleyici ayrıntılar yayımdan sonra değişebilir; hukuki uygulamada her zaman güncel resmî mevzuat metni ayrıca kontrol edilmelidir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Artificial Intelligence, Autonomous Systems and the Future of Legal Responsibility.

Yazar: Northon Salomão de Oliveira.

ORCID: 0009-0007-4038-0609.

Mesleki/kurumsal bağlantı: OAB São Paulo, Brazil; SSRN kaydında Brazilian Bar Association — São Paulo Section ve OAB Santos.

Kaynak sürümü: SSRN üzerinde yayımlanmış 16 sayfalık araştırma makalesi/working paper.

Yazım tarihi: Yüklenen PDF kapağında 17 Ağustos 2026; SSRN bibliyografik kaydında 18 Ağustos 2026.

SSRN yayımlanma tarihi: 19 Ağustos 2026.

DOI: 10.2139/ssrn.7305740.

Hakemlik: Yüklenen çalışma ve SSRN kaydı hakemli dergi yayını olduğunu doğrulamamaktadır; bu nedenle hakemli çalışma olarak sunulmamalıdır.

Lisans: SSRN kaydında Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International (CC BY-NC 4.0).

Çalışma türü: Doktrinel hukuk araştırması, karşılaştırmalı kurumsal analiz ve içtihat/vaka analizi.

Coğrafi kapsam: Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Japonya, Güney Kore ve Brezilya.

Temel hukuk alanı: Sivil sorumluluk; özellikle kusur sorumluluğu, ürün sorumluluğu, objektif sorumluluk, delil/ nedensellik sorunu ve kusursuz tazmin.

Kapsam dışında bırakılan alanlar: Ceza sorumluluğu, fikrî mülkiyet ve yapay zekânın bağımsız hukuki kişiliği.

Temel özgün öneri: Emergent Autonomy Liability Standard (EALS).

AI kullanım bildirimi: Kaynak yazar, taslak oluşturma, araştırma organizasyonu ve düzenleme desteğinde yapay zekâ tabanlı dil araçlarından yararlandığını; hukuk analizi, kaynak seçimi ve sonuçlardan kendisinin sorumlu olduğunu belirtmektedir.

Finansman: Yüklenen kaynakta ayrı bir finansman beyanı tespit edilmemiştir.

Çıkar çatışması: Yüklenen kaynakta ayrı bir çıkar çatışması beyanı tespit edilmemiştir.

Veri erişilebilirliği: Çalışma özgün deneysel veri üretmemektedir. OECD AI Incidents Monitor, AI Incident Database, NTSB kayıtları ve hukuk kaynakları analitik dayanak olarak kullanılmaktadır.

Bibliyografik/güncellik notu: Yapay zekâ mevzuatı çalışma tarihinden sonra değişebildiği için okuyucu yürürlük tarihleri ve yasa tasarılarının mevcut durumunu ilgili ülkenin resmî hukuk veri tabanından ayrıca doğrulamalıdır. Verianla'nın bu anlatımı kaynak çalışmanın doktrinel tezini açıklamaktadır; yürürlükteki mevzuata ilişkin bağımsız hukuki görüş veya kişisel hukuki danışmanlık değildir.

Telif ve yöntem notu: Bu Verianla içeriği özgün makalenin tam metninin çevirisi veya yakın paraphrase'i değildir. Çalışmanın bilimsel-hukuki olguları, kavramları, karşılaştırma ekseni ve yazarın açıkça öneri olarak sunduğu EALS modeli kaynak sadakatiyle çıkarılmış; anlatım sırası ve pedagojik yapı Verianla için bağımsız olarak kurulmuştur. Akademik doğrulama, eksiksiz argüman ve özgün kaynakların değerlendirilmesi için özgün çalışma esas alınmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy