Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Ekonomi / Turizm Gelişimi Uzun Dönemde Karbon Emisyonlarını Nasıl Şekillendiriyor?
Ekonomi

Turizm Gelişimi Uzun Dönemde Karbon Emisyonlarını Nasıl Şekillendiriyor?

Bu çalışma, Batı Balkanlar'daki turizm gelişiminin karbon emisyonlarıyla uzun dönemde nasıl ilişkili olduğunu; ekonomik gelir ve enerji kullanımını da aynı model içinde değerlendirerek incelemektedir.

25/10/2026  Veri Anla  259 görüntüleme
Turizm Gelişimi Uzun Dönemde Karbon Emisyonlarını Nasıl Şekillendiriyor?

Bu çalışma, Batı Balkanlar'daki turizm gelişiminin karbon emisyonlarıyla uzun dönemde nasıl ilişkili olduğunu; ekonomik gelir ve enerji kullanımını da aynı model içinde değerlendirerek incelemektedir. Fjona Kurteshi ve Ledjon Shahini tarafından yürütülen araştırma, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Karadağ ve Sırbistan için 2007–2022 dönemindeki yıllık panel verilerini kullanmaktadır. Çevresel bozulmanın göstergesi kişi başına CO₂ emisyonları; turizm gelişiminin göstergesi ise kişi başına reel uluslararası turizm gelirleridir.

Araştırmada Autoregressive Distributed Lag–Pooled Mean Group (ARDL–PMG) yaklaşımı kullanılmıştır. PMG tahmincisi ülkelerin kısa dönem dinamiklerinin birbirinden farklı olmasına izin verirken, uzun dönem katsayılarının beş ülke için ortak olduğu varsayımına dayanmaktadır. Hausman karşılaştırmasında PMG ile Mean Group (MG) arasındaki uzun dönem homojenliği reddedilmemiştir; p-değeri 0,2734'tür.

Ana PMG sonuçlarına göre kişi başına uluslararası turizm gelirindeki %1 artış, uzun dönemde kişi başına CO₂ emisyonlarının yaklaşık %0,32 daha yüksek olmasıyla ilişkilidir. Kişi başına birincil enerji kullanımındaki %1 artış ise CO₂ emisyonlarında yaklaşık %1,54'lük artışla ilişkilidir. Enerji kullanımı çalışmadaki en güçlü ve alternatif PMG, MG ve Dynamic Fixed Effects tahminlerinde en istikrarlı uzun dönem emisyon belirleyicisidir.

Çalışma geleneksel Çevresel Kuznets Eğrisi'nin (Environmental Kuznets Curve, EKC) öngördüğü ters-U biçimini desteklememektedir. Gelirin doğrusal terimi negatif, karesel terimi ise pozitif bulunmuştur; dolayısıyla tahmin edilen uzun dönem ilişkisi U-şeklindedir. Hesaplanan dönüm noktası, her ülkenin 2007–2022 ortalama gelirinin yaklaşık %8,6 üzerindedir. 2022 itibarıyla beş ülkenin de kişi başına gelir düzeyi kendi panelden türetilmiş eşiğinin üzerinde bulunmaktadır; bu da modelde hepsinin U-eğrisinin emisyonların gelirle birlikte yükseldiği bölümünde yer aldığını göstermektedir.

Kısa dönemde turizm gelirlerinin CO₂ emisyonlarıyla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi bulunmamıştır. Enerji kullanımı ise kısa dönemde de pozitif ve anlamlıdır: %1'lik enerji kullanımı artışı yaklaşık %0,86 daha yüksek CO₂ emisyonuyla ilişkilidir. Pooled hata düzeltme katsayısı −0,285'tir ve anlamlıdır; buna göre kısa dönemli dengesizliğin yaklaşık %28,5'i yılda düzelmekte ve uzun dönem dengeye yaklaşık 3,5 yıllık bir uyum süreci ima edilmektedir.

Ancak sonuçların sınırları önemlidir. PMG'de turizm, gelir ve enerji uzun dönemde anlamlı bulunmasına rağmen MG ve DFE sağlamlık modellerinde yalnız enerji kullanımının pozitif anlamlılığı ve negatif hata düzeltme katsayısı istikrarlı biçimde korunmaktadır. Ayrıca ARDL–PMG potansiyel ters nedensellik ve endojenliği tamamen çözmemektedir. Bu nedenle çalışma, turizm gelişiminin belirli miktarda CO₂ artışına kesin olarak neden olduğunu değil, bölgenin mevcut ekonomik ve enerji yapısı altında turizm gelişimiyle karbon emisyonları arasında pozitif bir uzun dönem ilişkisi bulunduğunu göstermektedir.

Batı Balkanlar turizm ve karbon emisyonları açısından neden özel bir araştırma alanıdır?

Batı Balkanlar, turizmin bazı ekonomilerde çok yüksek ekonomik ağırlığa sahip olduğu, buna karşılık enerji sistemlerinin Arnavutluk dışındaki ülkelerde büyük ölçüde fosil yakıtlara ve özellikle kömüre bağımlı kaldığı geçiş ekonomilerinden oluştuğu için turizm–enerji–çevre ilişkisinin incelenmesi açısından özel bir bölgedir.

Çalışmanın incelenen beş ekonomisi Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Karadağ ve Sırbistan'dır. Ülkeler Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde bulunmakta; ekonomik büyüme, turizm gelişimi, enerji dönüşümü ve çevresel taahhütleri aynı anda yönetmek zorundadır.

Kaynağın giriş bölümünde, tahmin döneminin dışında kalan güncel bağlamı göstermek amacıyla 2024 yılında uluslararası turizm gelirlerinin GSYH'ye oranının Arnavutluk'ta %21,89, Karadağ'da %19,79, Bosna-Hersek'te %6,83 ve Kuzey Makedonya'da %3,73 olduğu; Sırbistan için 2023 değerinin %4,26 olduğu belirtilmektedir. Bu güncel değerler modelin 2007–2022 tahmin örneklemine dahil değildir.

Enerji tarafında bölgenin yapısı daha da önemlidir. Bosna-Hersek, Sırbistan ve Kuzey Makedonya kömür ağırlıklı enerji sistemlerine sahipken, Karadağ hidroelektrik ile kömürü birlikte kullanmaktadır. Arnavutluk ise bölgenin belirgin istisnasıdır ve elektrik sisteminde hidroelektriğe çok yüksek ölçüde dayanmaktadır.

Bu fark kaynak verilerinde CO₂ düzeylerine de yansımaktadır. 2007–2022 döneminde Arnavutluk ortalama yaklaşık 1,69 ton kişi başına CO₂ ile örneklemin en düşük emisyon düzeyine sahip ülkesidir. Sırbistan ve Bosna-Hersek ise en yüksek emisyon düzeylerini göstermektedir.

Çevresel Kuznets Eğrisi nedir ve çalışma neden klasik EKC'yi desteklemiyor?

Klasik Çevresel Kuznets Eğrisi, ekonomik gelir yükselirken çevresel bozulmanın başlangıçta arttığını, belirli bir gelir eşiğinden sonra ise gelir artmaya devam ederken çevresel baskının azaldığını öngören ters-U biçimli ilişkidir; bu çalışmada ise katsayıların işaretleri ters-U yerine U-şekilli bir uzun dönem ilişkisini göstermektedir.

Standart EKC'de doğrusal gelir katsayısının pozitif ve karesel gelir katsayısının negatif olması beklenir. Bu durumda ekonomik kalkınmanın ilk aşamasında emisyon artar, dönüm noktasından sonra ise daha yüksek gelir daha düşük emisyonla ilişkilendirilir.

Batı Balkan panelinde bunun tersi elde edilmiştir:

  • merkezlenmiş log kişi başına GSYH katsayısı: −0,367;
  • merkezlenmiş gelirin karesi katsayısı: +2,222.

Her iki katsayı da PMG uzun dönem modelinde %1 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu işaret kombinasyonu U-şekilli bir ilişkiyi ifade eder: modelin düşük gelir bölümünde gelir artışı daha düşük emisyonla ilişkiliyken, belirli bir eşiğin ardından daha yüksek gelir yeniden daha yüksek karbon emisyonlarıyla ilişkilidir.

Gelir değişkeni neden merkezlenmiştir?

Gelir ve gelir karesi aynı regresyonda kullanıldığında iki değişken arasında çok güçlü mekanik korelasyon oluşabilir. Çalışma bunu azaltmak amacıyla log kişi başına GSYH'yi her ülkenin kendi örneklem ortalamasına göre merkezlemektedir:

\[ \ln GDPc_{i,t}=\ln GDP_{i,t}-mean(\ln GDP_{i,t}) \]

Daha sonra merkezlenmiş değişkenin karesi oluşturulmaktadır:

\[ \ln GDPcsq_{i,t}=(\ln GDPc_{i,t})^2 \]

Son ampirik model:

\[ \ln CO2_{i,t} = \beta_0 + \beta_1\ln GDPc_{i,t} + \beta_2\ln GDPcsq_{i,t} + \beta_3\ln Receipts_{i,t} + \beta_4\ln Energy_{i,t} + u_{i,t} \]

şeklindedir.

U-şekilli ilişkinin dönüm noktası nasıl hesaplanıyor?

Dönüm noktası uzun dönem gelir fonksiyonunun birinci türevinin sıfıra eşitlenmesiyle hesaplanmaktadır:

\[ \frac{\partial \ln CO2}{\partial \ln GDPc} = \beta_1+2\beta_2\ln GDPc=0 \]

Buradan:

\[ \ln GDPc = -\frac{\beta_1}{2\beta_2} = 0.083 \]

elde edilmektedir.

\[ e^{0.083}\approx1.086 \]

olduğu için eşik, her ülkenin 2007–2022 dönemindeki ortalama gelir düzeyinin yaklaşık %8,6 üzerindedir.

ÜlkeDönüm noktası, sabit 2015 USD/kişi2022 sonundaki model konumu
Arnavutluk4572,33Eşiğin üzerinde
Bosna-Hersek5075,73Eşiğin üzerinde
Kuzey Makedonya5576,41Eşiğin üzerinde
Karadağ7024,86Eşiğin üzerinde
Sırbistan6683,45Eşiğin üzerinde

Bu eşikler ayrı ayrı ülke modellerinden tahmin edilmiş bağımsız dönüm noktaları değildir. PMG modeli uzun dönem katsayılarının ülkeler arasında ortak olduğunu varsaydığı için, ortak U-şekilli panel ilişkisinin her ülkenin ortalama gelir düzeyine uygulanmasıyla türetilmiş eşiklerdir.

Turizm gelirindeki artış karbon emisyonlarıyla nasıl ilişkili?

Temel PMG modelinde kişi başına uluslararası turizm gelirindeki %1'lik artış, uzun dönemde kişi başına CO₂ emisyonlarının yaklaşık %0,32 daha yüksek olmasıyla ilişkilidir; ancak kısa dönemde turizm geliri katsayısı anlamlı değildir ve alternatif MG/DFE tahminlerinde uzun dönem turizm katsayısının anlamlılığı korunmamaktadır.

Uzun dönem PMG turizm katsayısı:

β = 0,3204; p = 0,001; %95 güven aralığı [0,1299; 0,5109].

Tüm değişkenler doğal logaritmik biçimde kullanıldığı için bu katsayı esneklik olarak okunabilmektedir. Diğer model koşulları sabitken kişi başına reel uluslararası turizm gelirindeki %1 artış, kişi başına CO₂ emisyonlarının yaklaşık %0,32 daha yüksek olmasıyla ilişkilidir.

Kaynak, olası açıklamalar arasında turizm bağlantılı ulaşım, konaklama ve diğer hizmetlerin enerji talebini tartışmaktadır. Bununla birlikte model “turizm → enerji kullanımı → CO₂” şeklindeki aracılık yolunu resmî bir mediation modeliyle test etmemektedir. Enerji bu nedenle doğrulanmış bir aracı mekanizma değil, teorik olarak güçlü bir olası aktarım kanalıdır.

Kısa dönem turizm katsayısı −0,0219 ve p = 0,724'tür. Bu nedenle bölgede turizm gelirlerindeki yıllık değişimin CO₂ emisyonlarında güvenilir bir kısa dönem etkisi bulunduğu sonucuna varılmamaktadır.

Enerji kullanımı neden çalışmanın en güçlü sonucu?

Enerji kullanımı hem kısa hem uzun dönemde CO₂ emisyonlarıyla pozitif ve anlamlı ilişki göstermekte ve PMG, MG ile DFE olmak üzere üç alternatif uzun dönem tahmincisinin tamamında işareti ve istatistiksel anlamlılığı korunmaktadır.

PMG uzun dönem katsayısı:

β = 1,5375; p < 0,001; %95 güven aralığı [1,1852; 1,8898].

Bu değer %1'lik kişi başına birincil enerji kullanımı artışının uzun dönemde kişi başına CO₂ emisyonlarında yaklaşık %1,54 daha yüksek değerle ilişkili olduğunu göstermektedir.

Katsayının 1'in üzerinde olması, çalışmadaki diğer değişkenlere kıyasla enerji kullanımının karbon emisyonlarıyla özellikle güçlü bir uzun dönem bağlantıya sahip olduğunu göstermektedir.

Kısa dönem katsayısı da pozitiftir:

β = 0,8557; p < 0,001.

Dolayısıyla enerji kullanımındaki %1 artış kısa dönemde yaklaşık %0,86 daha yüksek CO₂ emisyonuyla ilişkilidir.

Verianla için bağımsız olarak yeniden oluşturulan bilimsel şekil. Kaynak Tablo 4 ve gelir dönüm noktası hesaplamalarına dayanmaktadır. Oklar uzun dönem PMG ilişkilerini temsil eder; nedensel mekanizma kanıtı olarak yorumlanmamalıdır. U-eğrisi ölçeksiz kavramsal gösterimdir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Örneklem

Araştırma 2007–2022 dönemini ve beş Batı Balkan ekonomisini kapsamaktadır:

  • Arnavutluk,
  • Bosna-Hersek,
  • Kuzey Makedonya,
  • Karadağ,
  • Sırbistan.

Kosova coğrafi ve ekonomik olarak bölgenin parçası olmasına rağmen gerekli veri serilerinin tamlığı nedeniyle analize dahil edilmemiştir. Zaman boyutu ülke başına yalnız 16 yıldır ve kaynak bunu çalışmanın önemli sınırlılıklarından biri olarak tanımlamaktadır.

Kullanılan değişkenler

DeğişkenAnlamıÖlçüm birimiKaynak
CO₂Fosil yakıt yakımı ve endüstriyel süreçlerden kaynaklanan karbon dioksit emisyonuKişi başına metrik tonOur World in Data
GDPGayrisafi yurtiçi hasılaKişi başına sabit 2015 USDWorld Bank Open Data
ReceiptsUluslararası gelen ziyaretçilerden elde edilen turizm gelirleriKişi başına sabit 2015 USDUNWTO + World Bank
EnergyDönüşüm öncesi birincil enerji kullanımıKişi başına kg petrol eşdeğeriWorld Bank Open Data

Turizm gelirleri başlangıçta cari ABD doları olarak raporlandığından önce mutlak değere dönüştürülmüş, ardından ABD GSYH deflatörü kullanılarak 2015 fiyatlarına çekilmiştir:

\[ Real\ Tourism\ Receipts_t = Nominal\ Tourism\ Receipts_t \times \frac{US\ GDP\ Deflator_{2015}} {US\ GDP\ Deflator_t} \]

Tüm ampirik değişkenler elastikiyet yorumunu kolaylaştırmak ve heteroskedastisiteyi azaltmak amacıyla doğal logaritmaya dönüştürülmüştür.

Üç araştırma hipotezi

  1. H1: Uluslararası turizm gelirleri uzun dönemde CO₂ emisyonlarıyla pozitif ilişkilidir.
  2. H2: Bölgenin büyük bölümündeki kömür ağırlıklı enerji yapısı nedeniyle enerji kullanımı uzun dönemde CO₂ emisyonlarıyla pozitif ilişkilidir.
  3. H3: Gelir–emisyon ilişkisi doğrusal değildir; klasik EKC için β1 > 0 ve β2 < 0, alternatif U-şekilli ilişki için β1 < 0 ve β2 > 0 beklenmektedir.

ARDL–PMG modeli nasıl çalışıyor?

ARDL yaklaşımı I(0), I(1) veya bu iki bütünleşme derecesinin karışımına sahip değişkenlerin aynı sistem içinde modellenmesine izin verir; hiçbir değişkenin I(2) olmaması gerekir. PMG ise uzun dönem katsayılarını ülkeler arasında ortak tutarken kısa dönem katsayıları, hata düzeltme hızları ve sabit terimlerin ülkeden ülkeye değişmesine izin verir.

Genel panel ARDL modeli:

\[ \ln CO2_{i,t} = a_i+ \sum_{k=1}^{p}b_{ik}\ln CO2_{i,t-k} + \sum_{k=0}^{q}c'_{ik}\ln x_{i,t-k} + u_{i,t} \]

şeklindedir.

Uzun dönem denge ile kısa dönem hareketlerini birbirinden ayırmak için model hata düzeltme biçimine dönüştürülmektedir:

\[ \Delta\ln CO2_{i,t} = a_i+ \sum_{k=1}^{p-1}b_{ik}\Delta\ln CO2_{i,t-k} + \sum_{k=0}^{q-1}c'_{ik}\Delta\ln x_{i,t-k} + f_iECT_{i,t-1} + u_{i,t} \]

Negatif ve anlamlı \(ECT\) katsayısı kısa dönem şoklardan sonra sistemin uzun dönem denge ilişkisine geri döndüğünü göstermektedir.

Ön tanı testleri

Bağımsız değişkenler arasındaki Pearson korelasyonlarının 0,35'in altında olduğu ve VIF değerlerinin 1,17–1,30 arasında değiştiği raporlanmıştır. Ortalama VIF 1,21'dir; kaynak ciddi bir çoklu doğrusal bağlantı problemi tespit etmemektedir.

Breusch–Pagan LM testi için p = 0,0871, Pesaran CD testi için p = 0,6570 elde edilmiştir. Bu nedenle beş ülkenin residual'ları arasında güçlü kesit bağımlılığı bulunduğu hipotezi desteklenmemiştir.

Levin–Lin–Chu, Im–Pesaran–Shin ve Fisher panel birim kök testleri değişkenlerin I(0) ve I(1) düzeylerinin karışımı olduğunu, hiçbirinin I(2) olmadığını göstermiş ve ARDL yaklaşımını uygulanabilir kılmıştır.

Eşbütünleşme kanıtı

Pedroni testinin sonuçları karmaşıktır; yalnız panel ve group t-istatistikleri eşbütünleşme lehine sonuç vermektedir. Buna karşılık Kao eşbütünleşme testindeki raporlanan istatistiklerin tamamı istatistiksel olarak anlamlıdır ve kaynak uzun dönem ilişkisinin varlığı için bunu daha güçlü destek olarak değerlendirmektedir.

Testİstatistikp-değeri
Modified Dickey–Fuller t2,29390,0109
Dickey–Fuller t3,35450,0004
Augmented Dickey–Fuller t3,34410,0004
Unadjusted modified Dickey–Fuller t−4,1795<0,0001
Unadjusted Dickey–Fuller t−3,00370,0013

Gecikme yapısı ve tahminci seçimi

Akaike Information Criterion ülke bazında farklı optimal gecikme yapıları önermiş ve en sık görülen yapı ARDL [2, 2, 2, 2, 1] olmuştur. Ancak panelin zaman boyutu yalnız T = 16 olduğu için parametre sayısını sınırlandırmak amacıyla temel PMG, MG ve DFE modellerinde daha yalın ortak ARDL [1, 1, 1, 1, 1] hata düzeltme yapısı kullanılmıştır.

PMG ile MG arasındaki Hausman testinde:

χ²(4) = 5,14; p = 0,2734.

Uzun dönem katsayılarının ülkeler arasında homojen olduğu sıfır hipotezi reddedilmemiş ve bu sonuç PMG kullanımını destekleyen kanıtlardan biri olarak değerlendirilmiştir.

Ana PMG uzun dönem sonuçları

DeğişkenKatsayıStandart hatap-değeri%95 güven aralığı
Merkezlenmiş kişi başına GSYH−0,36700,1028<0,001[−0,5685; −0,1655]
Merkezlenmiş kişi başına GSYH²+2,22160,4409<0,001[1,3574; 3,0858]
Kişi başına uluslararası turizm gelirleri+0,32040,09720,001[0,1299; 0,5109]
Kişi başına enerji kullanımı+1,53750,1797<0,001[1,1852; 1,8898]

Ana PMG kısa dönem sonuçları

DeğişkenKatsayıp-değeriYorum
ECT−0,28520,027Uzun dönem dengeye anlamlı geri dönüş
ΔGDPc−0,54510,288Anlamlı değil
ΔGDPc²−1,7332<0,001İstatistiksel olarak anlamlı
ΔTurizm geliri−0,02190,724Anlamlı değil
ΔEnerji kullanımı+0,8557<0,001Pozitif ve anlamlı

Hata düzeltme katsayısının −0,2852 olması, kısa dönemli dengeden sapmanın yaklaşık %28,52'sinin her yıl düzeltildiği anlamına gelmektedir. Kaynak bunu yaklaşık 3,5 yıllık bir dengeye uyum süreci olarak yorumlamaktadır.

Ülke bazında kısa dönem hata düzeltmesi

PMG ülke sonuçlarında hata düzeltme terimi yalnız üç ülkede istatistiksel olarak anlamlı veya sınırda anlamlıdır:

ÜlkeECT katsayısıp-değeriSonuç
Arnavutluk−0,24660,096%10 düzeyinde sınırda anlamlı
Bosna-Hersek−0,16520,210Anlamlı değil
Kuzey Makedonya−0,7909<0,001Güçlü negatif ve anlamlı
Karadağ−0,12780,041Negatif ve anlamlı
Sırbistan−0,09570,332Anlamlı değil

Bu sonuç ülke düzeyinde uzun dönem dengeye geri dönüş kanıtının Bosna-Hersek ve Sırbistan için daha zayıf olduğunu göstermektedir. Buna rağmen pooled ECT negatif ve anlamlıdır; dolayısıyla uzun dönem ilişki panel düzeyinde desteklenmektedir.

PMG sonucunun sağlamlığı alternatif tahmincilerde korunuyor mu?

Kısmen: enerji kullanımının pozitif ve anlamlı uzun dönem ilişkisi ile negatif hata düzeltme katsayısı PMG, MG ve DFE modellerinin tamamında korunurken, gelir ve turizm gelirlerinin PMG'deki anlamlılığı MG ve DFE tahminlerinde korunmamaktadır.

DeğişkenPMGMGDFE
GDPc−0,3670***−0,3409; p = 0,119−0,0960; p = 0,610
GDPc²+2,2216***+1,1149; p = 0,213+0,0372; p = 0,961
Turizm geliri+0,3204***−0,0198; p = 0,849−0,0632; p = 0,329
Enerji kullanımı+1,5375***+1,3137***+0,8939***
ECT−0,2852**−0,8722***−0,5426***

** p < 0,05; *** p < 0,01.

Bu tablo çalışmanın sonuçlarının yorumunda kritik öneme sahiptir. Enerji–emisyon bağlantısı yöntem seçimine karşı güçlü görünürken, U-şekilli gelir sonucu ve pozitif turizm katsayısının istatistiksel kesinliği PMG tahmincisine daha fazla bağlıdır.

PMG ile DFE arasındaki standart Hausman karşılaştırması varyans farkı pozitif olmadığı için hesaplanamamıştır. Kaynak bunu küçük örneklemle bağlantılı bir sınırlılık olarak belirtmekte ve PMG seçimini PMG–MG Hausman sonucu ile teorik gerekçelere dayandırmaktadır.

COVID-19 kontrolü

2020 yılı için COVID-19 kuklası eklenen ek PMG modelinde kukla değişken istatistiksel olarak anlamlı değildir. Karesel gelir, turizm gelirleri ve enerji kullanımının uzun dönem katsayıları işaretlerini ve anlamlılıklarını büyük ölçüde korurken doğrusal gelir katsayısı negatif kalmış ancak anlamlılığı p = 0,069'a gerilemiştir.

Kaynak bu sonucu, 2020'nin olağanüstü koşullarının kontrol edilmesinin temel uzun dönem desenini büyük ölçüde değiştirmediği yönünde yorumlamaktadır.

Heteroskedastisite ve seri korelasyon

Modified Wald testi ülkeler arasında grup bazlı heteroskedastisite bulunduğunu göstermektedir:

χ²(5) = 116,58; p < 0,001.

Kaynak, PMG'nin ülke bazında hata varyanslarının farklılaşmasına izin veren heterojen panel yapısı nedeniyle bu durumun pooled uzun dönem katsayılarını doğrudan bozmadığını belirtmektedir.

Wooldridge seri korelasyon testinde:

F(1,4) = 3,428; p = 0,1378

elde edilmiş ve birinci derece otokorelasyon olmadığı sıfır hipotezi reddedilmemiştir.

Çalışma turizm gelişiminin CO₂ emisyonlarına neden olduğunu kanıtlıyor mu?

Hayır. Model uzun dönem eşbütünleşme ve dinamik ilişkileri belirlemektedir ancak potansiyel endojenliği veya ters nedenselliği tamamen çözmemektedir. Bu nedenle kaynak sonuçlarını katı nedensel etkiler yerine uzun dönem ilişkileri olarak yorumlamaktadır.

Turizm ile enerji kullanımı arasında teorik olarak güçlü bir bağlantı bulunmasına rağmen çalışmadaki model enerji kullanımının turizm–emisyon ilişkisindeki aracı rolünü doğrudan test etmemektedir. Dolayısıyla “turizm enerji tüketimini artırdığı için tam olarak şu miktarda CO₂ üretiyor” şeklinde bir mekanizma sonucu bu araştırmadan çıkarılamaz.

Çalışmanın başlıca sınırlılıkları

Kısa panel: Ülke başına yalnız 16 yıllık veri bulunmaktadır. Daha uzun zaman serileri birim kök ve eşbütünleşme testlerinin gücünü ve özellikle U-şekilli gelir ilişkisinin dönüm noktası tahminini iyileştirebilir.

Kosova'nın dışarıda kalması: Bölgenin bütün ekonomileri örneklemde değildir.

CO₂ tek çevresel gösterge: Çalışma çevresel bozulmayı yalnız karbon dioksit emisyonlarıyla ölçmektedir. Biyoçeşitlilik kaybı, su stresi, atık üretimi, arazi kullanımı, korunan alanlar veya turizm taşıma kapasitesi doğrudan incelenmemektedir.

Yapısal kırılmalar: ARDL–PMG modeli yapısal kırılmaları açık biçimde modellememektedir. 2020 COVID kuklası yalnız pandemi için ek sağlamlık kontrolü sağlamaktadır.

Endojenlik ve ters nedensellik: Uzun dönem ilişkiler belirlenmekte ancak katı nedensel tanımlama sağlanmamaktadır.

Uzun dönem homojenliği varsayımı: PMG uzun dönem katsayılarının ülkeler arasında ortak olduğunu varsayar. Hausman testi bu varsayımı reddetmese de Arnavutluk'un hidroelektrik ağırlıklı enerji yapısı ile Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya ve Sırbistan'ın kömür ağırlıklı sistemleri arasında belirgin yapısal farklılıklar bulunmaktadır.

Turizm türleri ayrıştırılmamıştır: Kıyı turizmi, kültür turizmi ve ekoturizm aynı turizm geliri değişkeni içinde toplanmıştır.

Politika açısından sonuçlar

Çalışma, Batı Balkanlar'da ekonomik ve turistik gelişmenin çevresel performanstan bağımsız ele alınamayacağını savunmaktadır. En istikrarlı ampirik sonuç enerji kullanımı ile CO₂ arasındaki güçlü pozitif ilişkidir. Bu nedenle enerji dönüşümü, turizm sektöründeki çevresel baskıyı azaltmanın da temel araçlarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Önerilen politika alanları arasında yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, turizm bağlantılı ulaşımın karbonsuzlaştırılması, destinasyonlarda toplu ve düşük karbonlu ulaşımın geliştirilmesi, konaklama işletmelerinde yenilenebilir enerji ve verimlilik standartlarının uygulanması ve çevre sertifikasyon sistemlerinin kullanılması bulunmaktadır.

Kaynak, turizm kaynaklı emisyonların yaklaşık dörtte üçünün ulaşımla ilişkili olduğuna dair literatür bulgusunu dikkate alarak turizm ulaşımının dekarbonizasyonunu özellikle vurgulamaktadır.

AB Ecolabel ve Green Key gibi eko-sertifikasyon mekanizmaları, konaklama ve destinasyon işletmelerinin çevresel performansını yükseltebilecek araçlar arasında gösterilmektedir.

Ülke bazında politika öncelikleri neden farklı olmalı?

Bosna-Hersek, Sırbistan ve Kuzey Makedonya için temel sorun kömür ağırlıklı enerji üretiminin azaltılması ve elektrik sisteminin karbonsuzlaştırılmasıdır.

Arnavutluk ve Karadağ'da ise turizmin ekonomideki payı çok daha yüksek olduğu için sürdürülebilir turizm yönetimi görece daha büyük önem taşımaktadır.

Arnavutluk hidroelektrik ağırlıklı yapısı nedeniyle düşük karbonlu elektrik avantajına sahip olmakla birlikte, iklim değişkenliğine karşı hidrolojik bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji portföyünü çeşitlendirmelidir.

Karadağ için kaynak, sürdürülebilir kıyı turizminin geliştirilmesini kalan kömür kullanımının azaltılmasıyla birlikte değerlendirmektedir.

Gelecek araştırmalar

Kaynak üç temel araştırma yönü önermektedir. İlk olarak CO₂ dışında diğer sera gazları, biyoçeşitlilik kaybı, su stresi ve arazi kullanımı gibi daha geniş çevresel göstergeler modele dahil edilebilir.

İkinci olarak panel 2022 sonrasına genişletildiğinde uzun dönem tahminlerinin istatistiksel kesinliği artırılabilir.

Üçüncü olarak enerji kullanımının turizm ile emisyon arasındaki aracılık rolü resmî olarak test edilebilir ve turizm; kıyı, kültür ve ekoturizm gibi alt türlere ayrılarak hangi turizm biçimlerinin daha farklı çevresel sonuçlarla ilişkili olduğu incelenebilir.

Genel bilimsel sonuç

Çalışma, Batı Balkanlar'ın 2007–2022 döneminde ekonomik gelir, turizm gelişimi, enerji kullanımı ve karbon emisyonları arasında uzun dönemli bir ilişki bulunduğuna dair panel kanıtı sunmaktadır.

Geleneksel ters-U biçimli Çevresel Kuznets Eğrisi desteklenmemiş, bunun yerine U-şekilli gelir–emisyon ilişkisi bulunmuştur. 2022 itibarıyla beş ülkenin de modelden türetilen dönüm noktasının üzerinde bulunması, mevcut ortak PMG ilişkisinde daha yüksek gelir düzeylerinin daha yüksek karbon emisyonlarıyla ilişkili olduğu bölgeye geçildiğini göstermektedir.

Turizm gelirleri PMG modelinde uzun dönemde emisyonlarla pozitif ilişkilidir ancak kısa dönemde anlamlı değildir ve alternatif MG/DFE modellerinde uzun dönem anlamlılığı korunmamaktadır. Bu nedenle turizm sonucu önemli fakat tahminci seçimine enerji sonucundan daha duyarlıdır.

Enerji kullanımı ise hem kısa hem uzun dönemde pozitif ve anlamlıdır ve üç alternatif uzun dönem tahmincisinin tamamında sağlam kalmaktadır. Bu, çalışmanın en güçlü ampirik bulgusudur.

Sonuçlar Batı Balkanlar'da turizm büyümesinin tamamen durdurulmasını değil; turizm genişlemesinin enerji dönüşümü, düşük karbonlu ulaşım, verimli konaklama altyapısı ve çevresel düzenlemelerle birlikte yürütülmesini desteklemektedir. Çalışmanın bulguları European Green Deal ve Green Agenda for the Western Balkans kapsamındaki enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik hedefleriyle de ilişkilendirilmektedir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma başlığı: How Does Tourism Development Shape Carbon Emissions in the Long-Run? An Empirical Investigation for Western Balkan Economies

Yazarlar: Fjona Kurteshi; Ledjon Shahini.

Corresponding author: Fjona Kurteshi.

Kurum: Faculty of Economy, University of Tirana, Tirana, Albania.

Dergi: Economies

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Bibliyografik kayıt: Economies 2026, 14, 378.

DOI: 10.3390/economies14090378

Akademik editör: Angeliki N. Menegaki.

Gönderim tarihi: 20 Mayıs 2026.

Revizyon tarihi: 12 Ağustos 2026.

Kabul tarihi: 24 Ağustos 2026.

Yayın tarihi: 3 Eylül 2026.

Kaynak türü: Hakemli ampirik panel veri araştırma makalesi.

İncelenen dönem: 2007–2022.

İncelenen ekonomiler: Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Karadağ ve Sırbistan.

Ana yöntem: Panel ARDL–Pooled Mean Group hata düzeltme modeli.

Temel model: ARDL [1, 1, 1, 1, 1].

Sağlamlık tahmincileri: Mean Group (MG) ve Dynamic Fixed Effects (DFE).

Ön testler: Pearson korelasyonu, Variance Inflation Factor, Breusch–Pagan LM, Pesaran CD, Levin–Lin–Chu, Im–Pesaran–Shin, Fisher panel birim kök testleri, Pedroni ve Kao eşbütünleşme testleri, Hausman testi, Modified Wald heteroskedastisite testi ve Wooldridge seri korelasyon testi.

Temel uzun dönem sonuçları: GDPc −0,3670; GDPc² +2,2216; uluslararası turizm gelirleri +0,3204; enerji kullanımı +1,5375. Dört katsayı da temel PMG modelinde %1 düzeyinde anlamlıdır.

Hata düzeltme katsayısı: −0,2852; p = 0,027. Kısa dönem dengesizliğin yaklaşık %28,52'sinin yılda düzeldiği ve yaklaşık 3,5 yıllık uyum süresi ima ettiği belirtilmiştir.

Temel sağlamlık notu: Enerji kullanımının pozitif katsayısı ve negatif ECT PMG, MG ve DFE'nin tamamında anlamlı kalmıştır. Gelir ve turizm katsayılarının anlamlılığı MG ve DFE modellerinde korunmamıştır.

Nedensellik sınırı: ARDL–PMG uzun dönem ilişkileri belirlemektedir ancak potansiyel endojenliği ve ters nedenselliği tamamen çözmemektedir. Sonuçlar katı causal effects yerine long-run associations olarak yorumlanmalıdır.

Finansman: Araştırma National Agency for Scientific Research and Innovation of Albania tarafından finanse edilmiştir.

Etik kurul: Uygulanamaz.

Bilgilendirilmiş onam: Uygulanamaz.

Veri erişilebilirliği: CO₂ verileri Our World in Data; GSYH, nüfus, GSYH deflatörü ve enerji kullanım verileri World Bank Open Data üzerinden açık olarak elde edilmiştir. Uluslararası turizm gelirleri World Tourism Organization e-Library üzerinden ücretli erişimle sağlanmıştır.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma: F.K. ve L.S.; metodoloji: F.K.; yazılım: L.S.; doğrulama: F.K. ve L.S.; formal analiz: F.K. ve L.S.; araştırma: F.K. ve L.S.; kaynaklar: F.K.; veri düzenleme: F.K.; ilk taslak: F.K.; gözden geçirme ve düzenleme: F.K. ve L.S.; görselleştirme: F.K.; supervision: F.K. ve L.S.; proje yönetimi: L.S.; finansman edinimi: F.K. ve L.S. Her iki yazar yayımlanan sürümü okuyup onaylamıştır.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması olmadığını bildirmiştir.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Temel yöntemsel sınırlılıklar: Beş ülkelik küçük panel ve yalnız 16 yıllık zaman boyutu; Kosova'nın örneklem dışında kalması; çevresel bozulmanın yalnız CO₂ ile ölçülmesi; ARDL–PMG'nin yapısal kırılmaları doğrudan modellememesi; endojenlik ve ters nedenselliğin tamamen çözülmemesi; PMG'nin ortak uzun dönem katsayısı varsayımı; ülkelerin enerji sistemlerindeki belirgin heterojenlik; turizm türlerinin ayrı ayrı modellenmemesi. Bu nedenlerle pooled katsayılar bütün ülkeler için özdeş ülke düzeyi nedensel parametreler olarak yorumlanmamalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir