Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Sosyoloji / Kişileştirmeden Sorumluluk Atfı: Yargı Yetkisi, Ceza Hukuku, Hukukî Sorumluluk, Fikrî Mülkiyet ve Yapay Zekâ Sistemlerinin Hukukî Sorumluluğu
Sosyoloji

Kişileştirmeden Sorumluluk Atfı: Yargı Yetkisi, Ceza Hukuku, Hukukî Sorumluluk, Fikrî Mülkiyet ve Yapay Zekâ Sistemlerinin Hukukî Sorumluluğu

Kişileştirmeden sorumluluk atfı (attribution without personification), bu çalışmada yapay zekâ sisteminin kendisini bağımsız bir hukukî özne veya “elektronik kişi” hâline getirmeden, AI aracılı bir çıktı ya da eylemin sorumluluğunu bağlantılı insan veya kuruma yükleyen ortak hukukî örüntüyü tanımlamak için kullanılan betimleyici bir ifadedir.

27/10/2026  Veri Anla  159 görüntüleme
Kişileştirmeden Sorumluluk Atfı: Yargı Yetkisi, Ceza Hukuku, Hukukî Sorumluluk, Fikrî Mülkiyet ve Yapay Zekâ Sistemlerinin Hukukî Sorumluluğu

Kişileştirmeden sorumluluk atfı (attribution without personification), bu çalışmada yapay zekâ sisteminin kendisini bağımsız bir hukukî özne veya “elektronik kişi” hâline getirmeden, AI aracılı bir çıktı ya da eylemin sorumluluğunu bağlantılı insan veya kuruma yükleyen ortak hukukî örüntüyü tanımlamak için kullanılan betimleyici bir ifadedir. Çalışma; yargısal karar verme, ceza hukuku, hukukî sorumluluk ve fikrî mülkiyet alanlarını Avrupa Birliği, ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Kolombiya ve Brezilya kaynakları üzerinden doktrinal ve işlevsel karşılaştırmayla inceler. Yazarın temel tezi, incelenen pozitif hukukun çoğu durumda sorumlu bir özne bulabildiği; asıl pratik darboğazın çoğunlukla AI'ya hukukî kişilik verilmemesi değil, hangi insanın veya kurumun kontrol, risk, tedarik, kullanım, yararlanma ya da yaratıcı katkı üzerinden sorumlu olduğunun ispat edilmesindeki bilgi ve delil asimetrisi olduğudur.

Yargı alanında sorumlu özne hâkim ve yargı kurumudur; AI desteği hâkimin gerekçe oluşturma ve delili değerlendirme görevini ortadan kaldırmaz. Ceza hukukunda sorumluluk, insan veya hukukî kişinin fiili, kusurlu zihinsel durumu ya da ihmal/taksir ve nedensellik üzerinden kurulmaya devam eder. Hukukî sorumlulukta üretici, sağlayıcı, işletici veya AI sistemini kendi hizmet kanalına yerleştiren kuruluş; kontrol, tedarik ve yararlanma ilişkileri nedeniyle sorumlu olabilir. Fikrî mülkiyette ise ABD ve Birleşik Krallık kararları AI sistemini mucit veya ilk yazar olarak kabul etmemekte, hukuken önemli soruyu insanın yaratıcı ya da buluşsal katkısının bulunup bulunmadığına taşımaktadır.

Çalışma, AI'ya hukukî kişilik verilmesinin teorik olarak hiçbir koşulda düşünülemeyeceğini iddia etmez. Yazar özellikle sözleşmesel beyanlarda sınırlı işlevsel kişilik fikrinin ciddi bir karşı argüman olduğunu kabul eder ve gelecekte büyük hukuk düzenlerinin AI sistemlerine belirli amaçlarla statü vermesi hâlinde kendi tezinin önemli ölçüde değişebileceğini belirtir. Dolayısıyla “kişileştirmeden sorumluluk atfı” yeni bir hukuk standardı, yasa taslağı veya evrensel teori olarak değil, incelenen güncel hukuk kaynaklarında görülen ortak örüntünün yorumlayıcı sentezi olarak sunulmaktadır.

Çalışma ampirik değildir. Dava sonuçları üzerinde istatistiksel analiz yapmaz, sorumluluk mekanizmalarının uygulamada ne kadar başarılı olduğunu ölçmez ve önerdiği açıklama yükümlülüklerinin veya ispat karinelerinin zarar gören kişilerin davalarını gerçekten kolaylaştırdığını gösteren veri sunmaz. Yazarın “asıl boşluk ispat boşluğudur” görüşü hukukî düzenlemelerin yapısından ve seçilmiş literatürden çıkarılmış açıklayıcı bir tezdir.

Araştırmanın temel problemi

Yapay zekâ bir hukukî sonuca katkıda bulunduğunda sorumluluğun kime ait olduğu farklı hukuk alanlarında farklı terimlerle sorulur. Bir mahkeme AI destekli risk puanını ceza verirken kullanabilir. Bir avukat üretken AI tarafından uydurulmuş bir içtihadı mahkemeye sunabilir. Bir şirketin chatbot'u tüketiciye yanlış bilgi verebilir. Bir üretken sistem insan katkısının çok sınırlı olduğu bir eser veya buluş üretebilir. Bütün bu olaylarda teknik sistem sonuca katkıda bulunur; fakat hukuk, bu katkının kimin fiili, kararı, ürünü veya yaratıcı katkısı sayılacağını belirlemek zorundadır.

Literatürde bu durum sıklıkla responsibility gap, yani “sorumluluk boşluğu” olarak tartışılmıştır. Temel kaygı şudur: öğrenen ve özerk sistemlerin davranışları tasarımcı veya kullanıcı tarafından ayrıntılı biçimde öngörülemiyorsa geleneksel sorumluluk koşulları zayıflayabilir ve zarar meydana geldiğinde sorumlu tutulabilecek kimse kalmayabilir.

Bunun bir çözümü, gelişmiş AI veya robotlara belirli bir hukukî kişilik tanımaktır. Avrupa Parlamentosu'nun 2017 tarihli robotik çözümü uzun vadede gelişmiş otonom robotlar için “electronic persons” niteliğinde belirli bir statünün değerlendirilmesini istemiştir. Buna karşılık daha araçsal yaklaşım, AI sistemlerinin bağımsız hukukî özne hâline getirilmesine ihtiyaç bulunmadığını ve sorumluluğun sistemin çevresindeki insan ve kurumlara dağıtılabileceğini savunur.

Kaynak çalışma bu iki kutup arasındaki tartışmayı dört farklı hukuk alanının ortak yapısını inceleyerek yeniden kurmaktadır.

Kişileştirmeden Sorumluluk Atfı Nedir?

Kişileştirmeden sorumluluk atfı, AI aracılı bir çıktı veya eylemin hukukî sonucunun kontrol, kamusal yetki, risk yaratma, tedarik, kullanım, yararlanma ya da insan katkısı gibi bağlantı faktörleri üzerinden bir insan veya kuruma bağlanması; buna karşılık AI sisteminin bağımsız hukukî özne olarak kabul edilmemesidir. Yazar bu ifadeyi yeni bir teori veya bağlayıcı standart olarak değil, incelenen pozitif hukuk kaynaklarında tekrar eden bir örüntüyü kısa biçimde tarif etmek için kullanmaktadır.

“Kişileştirme” burada antropomorfizm anlamına gelmiyor

Makaledeki personification kavramı yapay zekânın insana benzeyen bir yüzle, sesle veya kişilikle tasarlanması anlamında psikolojik antropomorfizmi ifade etmez. Hukukî tartışmadaki mesele, AI sisteminin hak ve yükümlülük sahibi olabilen, dava açabilen veya kendisine dava açılabilen bağımsız bir hukukî özne statüsü kazanıp kazanmayacağıdır.

Şirketler insan değildir fakat hukukî kişilik sahibidir. Bu durum ilk bakışta AI için de benzer bir statünün mümkün olabileceğini düşündürebilir. Yazarın karşılaştırması ise şirket ile AI arasında önemli bir asimetri bulunduğunu vurgular: şirketin malvarlığı vardır, yükümlülükleri bu malvarlığından karşılanabilir ve şirketin arkasında tanımlanabilir insan çıkarları bulunur. Bir AI sistemine yalnız isimsel kişilik verilmesi, sistemin bağımsız malvarlığı, menfaati veya mahkemede hareket kapasitesi bulunmadığında aynı işlevi sağlamayabilir.

Makalenin üç parçalı ana tezi

  1. Atıf: İncelenen dört hukuk alanında AI aracılı sonuçlar değişen bağlantı faktörleri üzerinden insan veya örgütsel özneye bağlanmaktadır.
  2. İspat: Pratik “sorumluluk boşluğu” çoğu kez sorumlu bir öznenin teorik olarak bulunamamasından değil; kontrolün, kusurun, nedenselliğin veya insan katkısının ispatlanamamasından kaynaklanmaktadır.
  3. Reform yönü: Bu nedenle hukuk reformunun ağırlığı yeni bir AI kişiliği yaratmaktan çok ispat koşullarını, açıklama yükümlülüklerini ve devredilemez kamusal görevleri güçlendirmeye verilmelidir.

Dört hukuk alanında ortak yapı

Hukuk alanıBağlantılı sorumlu özneBaşlıca bağlantı faktörüTemel ispat sorunu
Yargısal yetkiHâkim / mahkemeKamusal karar yetkisinin kullanılması ve gerekçe verme göreviHâkimin dayandığı AI girdisini gerçekten değerlendirebilip değerlendiremediğinin ve sistemin nasıl çalıştığının görülememesi
Ceza hukukuGerçek kişi veya izin verilen durumlarda hukukî kişiKast, taksir/ihmal, öngörülebilir risk, fiil ve nedensellikSistemin davranışının yeniden kurulması ve sanığın ne bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin kanıtlanması
Hukukî sorumlulukÜretici, sağlayıcı, işletici veya hizmet sunan kuruluşTedarik, kontrol, kullanıma sunma ve ekonomik yararZarar gören tarafın inceleyemediği sistemde kusur, ayıp ve nedenselliği kanıtlaması
Fikrî mülkiyetİnsan yazar veya insan mucitYaratıcı ya da buluşsal insan katkısıÇıktının hangi unsurunun insan tarafından yaratıldığını veya tasarlandığını gösterebilmek
Kaynak çalışmanın dört hukuk alanındaki doktrinal sentezine dayanarak Verianla için hazırlanmış ölçeksiz kavramsal şema. Kaynakta özgün bir şekil bulunmamaktadır; şema yeni hukukî kural veya nicel veri üretmez.

Çalışmanın literatürde gördüğü boşluk

Yapay zekâ hukukundaki tartışmaların önemli bir bölümü iki ayrı kutupta ilerlemektedir: AI bağımsız bir hukukî kişi olmalı mı, yoksa yalnız araç mı sayılmalıdır? Aynı zamanda yargısal AI, ceza sorumluluğu, ürün sorumluluğu ve AI tarafından üretilen fikrî mülkiyet farklı hukuk literatürlerinde ayrı ayrı incelenmektedir.

Yazarın özgün katkı iddiası, bu dört alanı tek bir doktrinal soruyla bir araya getirmektir: Hukuk AI sisteminin kendisini özne kabul etmeden hukukî sonucu kime ve hangi bağlantıyla atfediyor?

Makale kendi yenilik iddiasını da sınırlar. AI'nın bugün genel olarak hukukî kişi kabul edilmemesi, üretici ve işletici sorumluluğunun mevcut hukukta zaten bulunması veya telif hukukunun insan yazarlığını araması yeni keşifler değildir. Önerilen yenilik, bu farklı hukuk alanlarında tekrar eden atıf örüntüsünü birlikte göstermek ve sorumluluk boşluğu tartışmasının “özne yokluğu” ile “ispat edilememe” sorunlarını birbirinden ayırmaktır.

Yöntemin işlevsel karşılaştırma mantığı

Karşılaştırma, hukuk sistemlerindeki doktrin adlarının birebir eşleştirilmesine dayanmamaktadır. Yazar farklı sistemlere aynı işlevsel soruyu yöneltmektedir: AI aracılı bir sonuç için kim cevap verir ve bunu göstermek için hangi kanıt gerekir?

Avrupa Birliği için AI Act, revize Product Liability Directive, 2017 robotik kararı ve Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın SCHUFA kararı; ABD için ceza tayini, avukat yaptırımları, patent ve telif kararları ile U.S. Copyright Office raporu; Birleşik Krallık için AI mucitliği hakkındaki Supreme Court kararı; Kanada için Moffatt v. Air Canada; Kolombiya için üretken AI'nın yargıda kullanımı; Brezilya için anayasal hükümler, Civil Code, Consumer Defence Code, Copyright Act, Industrial Property Act, Penal Code, CNJ düzenlemesi ve devam eden AI yasa tasarısı incelenmektedir.

Kaynak birincil mevzuat ve mahkeme metinlerine öncelik vermiştir. Tam birincil metne ulaşılmayan durumlarda kullanılan sonuç, birden fazla ikincil kaynağın ortak biçimde bildirdiği hususlarla sınırlandırılmıştır.

Bir Yargıç Karar Gerekçesini Yapay Zekâya Devredebilir mi?

Kaynakta incelenen yargısal düzenlemelerin ortak yönüne göre hâkim AI'dan araştırma, belge yönetimi, özetleme veya yardımcı analiz için yararlanabilir; ancak gerekçelendirme ve delilin hukukî değerlendirmesi hâkimin devredilemez sorumluluğu olarak kalır. Çalışma bunun bütün hukuk düzenleri için evrensel ve değişmez bir kural olduğunu değil, incelenen kaynaklarda tekrar eden bir atıf ilkesi olduğunu savunmaktadır.

State v. Loomis ve kapalı risk puanı sorunu

State v. Loomis, Wisconsin Supreme Court'un COMPAS risk değerlendirme aracının ceza tayininde kullanılmasını ele aldığı önemli örnektir. Mahkeme, somut davadaki kullanımın due process ihlali oluşturmadığı sonucuna ulaşmış; ancak kullanımın sınırlarını belirlemiştir.

COMPAS sonuçlarının yer aldığı raporların sistemin sınırlılıklarını belirten bir uyarı taşıması gerektiği ve skorun bir kişinin hapsedilip hapsedilmemesine veya cezanın ağırlığına karar vermek için tek başına kullanılmaması gerektiği vurgulanmıştır.

Çalışma bu davayı iki yönlü okur. Birincisi, nihai sorumlu hâlâ hâkimdir: risk skoru yalnız bir girdidir. İkincisi, hâkim ve savunma sistemin tescilli metodolojisini göremiyorsa gerçek denetim zorlaşır. Böylece sorumluluk öznesi bellidir fakat sorumluluğun gerekçeli ve denetlenebilir biçimde kullanılıp kullanılmadığını ispatlamak güçleşir.

Kolombiya T-323/2024 ve üretken AI

Kaynağın aktardığı T-323/2024 incelemesinde ikinci derece bir hâkim, ChatGPT 3.5'e yönelttiği soruları ve yanıtları bir sağlık hakkı uyuşmazlığındaki karar gerekçesine dahil etmiştir.

Çalışmanın dayandığı Kolombiya yargı açıklamalarına göre üretken AI idari ve belge yönetimi, hukukî çalışmaya destek, metin düzeltme veya özetleme gibi işlerde bir hukuk uygulayıcısının doğrulaması altında kullanılabilir. Buna karşılık hâkimin sorumluluğundaki mantıksal ve insanî hukuk muhakemesinin yerini almamalıdır.

Burada önemli kaynak sınırı vardır: yazar tam karar metninin tamamını kullanmadığını; değerlendirmesinin yargı teşkilatının açıklayıcı genelgesi ve ikincil anlatımlar üzerinden yürüdüğünü açıkça belirtmektedir. Dolayısıyla hüküm ile obiter/dictum ayrımı için tam karar metninin ayrıca incelenmesi gerekir.

Brezilya CNJ Resolution 615/2025

Brezilya National Council of Justice'ın 615/2025 sayılı düzenlemesi, yargıda yapay zekâ kullanımını risk sınıflandırması, yönetişim, şeffaflık ve insan denetimi üzerinden düzenlemektedir. Kaynak bu düzenlemeyi de sorumluluğun AI'ya değil mahkeme ve hâkime bağlandığı yapının örneği olarak yorumlar.

Brezilya Civil Procedure Code'un kararların gerekçelendirilmesini zorunlu tutan 489 §1 hükmü de aynı devredilemezlik mantığının kanunî dayanaklarından biri olarak ele alınmaktadır.

EU AI Act ve yüksek riskli yargı sistemleri

Çalışma, Regulation (EU) 2024/1689 kapsamındaki bazı yargısal AI kullanımlarının Annex III altında yüksek riskli olarak sınıflandırıldığını; Article 14'ün insan gözetimi, Article 86'nın belirli bireysel kararlar bakımından açıklama mekanizması içerdiğini ve Article 5(1)(d)'nin yalnız profiling veya kişilik özelliklerine dayalı bazı bireysel suç risk değerlendirmelerini yasakladığını açıklamaktadır.

Kaynakta Digital Omnibus on AI için 7 Mayıs 2026 tarihinde duyurulan geçici siyasi anlaşmaya ilişkin uygulama erteleme tarihleri de aktarılmaktadır; ancak yazar nihai kabul ve yayımlanan son metni doğrulayamadığını özellikle belirtmektedir. Bu nedenle söz konusu tarihler kaynak çalışmanın Ekim 2026 ortasındaki düzenleyici durum tespiti olarak okunmalıdır.

SCHUFA: kararın adı insanda olsa bile otomasyon belirleyici olabilir

Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın C-634/21 SCHUFA Holding (Scoring) kararında otomatik oluşturulan kredi olasılık puanının, üçüncü tarafın sözleşme kararı verirken bu puana güçlü biçimde dayanması hâlinde GDPR Article 22 bakımından otomatik bireysel karar sayılabileceği kabul edilmiştir.

Kaynak bu kararı yargısal AI ile doğrudan aynı hukuk alanına yerleştirmez; veri koruma hukukundan analoji olarak kullanır. Temel öğretici nokta, hukukun bazen “kararı resmî olarak hangi insan verdi?” sorusundan daha ileri giderek karar üzerinde belirleyici etki yaratan otomatik işlemi incelemesidir.

Mata v. Avianca: AI kullanmak değil, doğrulamamak sorun oldu

Mata v. Avianca, Inc. davasında avukatlar ChatGPT tarafından üretilmiş var olmayan mahkeme kararlarını içeren bir dilekçe sunmuştur. Mahkeme avukatlar ve hukuk bürosuna yaptırım uygulamıştır.

Kaynak bu kararın “AI kullanmak yaptırıma tabidir” anlamına gelmediğini özellikle ayırır. Hukukî nokta, mahkemeye sunulan belgenin altında avukatın imzası bulunması ve sunulan içeriğin doğruluğundan avukatın sorumlu olmasıdır. AI'nın güvenilmezliği avukatın doğrulama yükümlülüğünü ortadan kaldırmamıştır.

Yapay Zekâ Doğrudan Ceza Sorumluluğu Taşıyabilir mi?

Kaynağın incelediği hukuk düzenlerinde AI sisteminin doğrudan suç faili olarak cezalandırıldığı bir yapı bulunmamaktadır; ceza sorumluluğu fiil, nedensellik ve ilgili suçun gerektirdiği kast, taksir veya başka kusurluluk unsurları üzerinden insan ya da hukuk düzeninin izin verdiği hukukî kişiye bağlanır. Yazar, sistemin kapatılması, yeniden eğitilmesi veya silinmesi gibi önlemlerin uygulanabileceğini kabul eder fakat bunları AI'ya ceza sorumluluğu tanımak için yeterli görmez.

Ceza hukukunun neden farklı bir eşiği var?

Ceza sorumluluğu hukukî sorumluluktan daha kişisel ve kusurluluk merkezlidir. Birçok suç bakımından yalnız zararın ortaya çıkması yetmez; belirli bir insanın gerekli zihinsel unsurla hareket ettiği veya kanunun öngördüğü şekilde taksirli davrandığı gösterilmelidir.

Kaynak Gabriel Hallevy'nin AI bağlantılı suçlar için önerdiği üç modeli tartışır:

  1. Bir kişinin AI'yı suç işlemek için araç olarak kullanması.
  2. AI kullanımından doğan sonucun doğal ve öngörülebilir sonucu üzerinden insana sorumluluk yüklenmesi.
  3. AI sisteminin doğrudan cezai sorumluluğu.

İlk iki model mevcut hukuk kavramlarıyla ilişkilendirilebilir. Bir kişi AI'yı suç işlemek için kullanıyorsa sistem araç konumundadır. Bir kişi bilinen ciddi bir riski dikkate almadan sistemi devreye alır ve öngörülebilir türden zarar gerçekleşirse ilgili suç tipinin koşullarına göre taksir veya bilinçli risk alma tartışılabilir.

Gerçek “zor vaka”: öngörülemeyen otonom davranış

Zarar ayrıntılı biçimde öngörülememiş, hiçbir insan gerekli kast veya taksir düzeyine ulaşmamış ve suç tipi kusurlu zihinsel durum gerektiriyorsa ceza hukuku hiç kimseyi cezalandırmayabilir.

Yazar bunun otomatik olarak hukukta “boşluk” olduğu sonucuna götürmemesi gerektiğini savunur. Ceza hukukunun cezalandırmayı sınırlı tutması sistemin tasarlanan özelliğidir; kusur bulunmayan bir olayı hukukî sorumluluk veya idari düzenleme alanına bırakmak ceza hukukunun başarısızlığı olmak zorunda değildir.

AI'nın yarattığı özel güçlük, çoğu kez kişinin ne bildiğini veya bilmesi gerektiğini kanıtlamaktır. Karmaşık bir modelin karar yolunu yeniden üretmek zorlaştıkça zihinsel unsur ve öngörülebilirlik tartışması delil sorununa dönüşür.

Opaklık üzerinden “bilmemeyi seçme” riski

Kaynak, sistem işletmecisinin sistemi bilinçli biçimde araştırmayarak daha sonra “nasıl çalıştığını bilmiyordum” savunmasından yararlanmasının hukuk tarafından teşvik edilmemesi gerektiğine dikkat çeker.

Bazı hukuk sistemlerinde kişinin bilgiyi kasıtlı biçimde öğrenmekten kaçınmasını bilgiyle eşdeğer görebilen wilful blindness benzeri doktrinler bu probleme yanıt verebilir. Ancak makale bu doktrinin bütün ülkelerde veya bütün suçlarda mevcut olduğunu iddia etmez.

AI sistemini “cezalandırmak” ne anlama gelir?

AI'nın doğrudan ceza sorumluluğunu savunan görüşler sistemi devre dışı bırakma, silme veya yeniden eğitme gibi yaptırımlara dikkat çekebilir. Kaynağın cevabı, hukuk sistemlerinin tehlikeli nesneler üzerinde de benzer koruyucu tedbirler uygulayabildiği ve bunun nesneye hukukî kişilik vermeyi gerektirmediğidir.

Bu nedenle çalışma bu tür müdahalelerin ceza hukukundan çok idari ve hukukî sorumluluk araçlarına daha doğal biçimde yerleştiğini savunmaktadır.

Hukukî sorumlulukta Moffatt v. Air Canada

Moffatt v. Air Canada, havayolunun internet sitesindeki chatbot'un yas desteği uçuş tarifeleri hakkında yanlış bilgi vermesi üzerine açılmış küçük alacak uyuşmazlığıdır. Chatbot müşteriye indirimin seyahat sonrasında geriye dönük talep edilebileceğini söylemiş; şirket politikası buna izin vermemiştir.

Air Canada, chatbot'un kendi eylemlerinden sorumlu ayrı bir hukukî varlık olduğu yönünde bir savunma ileri sürmüştür. British Columbia Civil Resolution Tribunal bu yaklaşımı reddetmiş ve chatbot'u havayolunun internet sitesinin bir parçası olarak değerlendirmiştir.

Kaynak kararın emsal gücünü abartmaz: karar küçük alacak uyuşmazlığına bakan bir tribunalden gelmektedir ve somut olayla sınırlıdır. Buna rağmen AI'nın kişileştirilmesi yönündeki savunmanın doğrudan ileri sürülüp olağan hukuk kurallarıyla reddedilmiş olması çalışma açısından önemlidir.

AB Product Liability Directive neden ispat bakımından önemli?

Directive (EU) 2024/2853, ürün kavramını yazılım ve AI sistemlerini kapsayacak biçimde genişletmekte; imalatçı yanında bazı ithalatçı, yetkili temsilci ve diğer ekonomik operatörlere kadar uzanan bir sorumluluk zinciri kurmakta ve belirli durumlarda zarar gören kişinin bilgiye erişimini kolaylaştıran disclosure ve karine mekanizmaları getirmektedir.

Yazarın tezinde bu yapı çok önemlidir. Hukuk AI sistemine kişilik vermek yerine tedarik zincirindeki insan ve şirketleri sorumlu tutmakta; aynı zamanda zarar gören tarafın kapalı bir sistemi inceleyememesi nedeniyle doğan bilgi asimetrisini usulî araçlarla azaltmaya çalışmaktadır.

Kaynak, Direktifin belirli uygulanma ayrıntılarında resmî metin yanında ikincil kaynaklardan da yararlanıldığını belirtmektedir. Ayrıca AB'nin kusura dayalı AI sorumluluğu için tasarlanan ayrı AI Liability Directive önerisinin 2025 Commission Work Programme kapsamında geri çekildiğini aktarır. Bu nedenle ürün sorumluluğu dışında kalan kusura dayalı taleplerde ulusal hukukların rolü devam etmektedir.

Brezilya: tüketici hukuku ve ispat yükünün tersine çevrilmesi

Brezilya Consumer Defence Code'un 12 ve 14. maddeleri üretici ve hizmet sağlayıcılara kusursuz sorumluluk mekanizmaları getirirken Article 6(VIII) belirli koşullarda tüketici lehine ispat yükünün tersine çevrilmesine imkân vermektedir.

Civil Code Article 927'nin risk yaratan faaliyetlere ilişkin hükmü ve Article 931'in piyasaya sunulan ürünlerden doğan zararlarla ilgili yapısı da AI aracılı zararların mevcut özel hukuk araçlarıyla ele alınabilmesi açısından kaynakta değerlendirilmiştir.

PL 2338/2023 AI yasa tasarısı kaynak tarihinde hâlen yasama sürecindedir. Yazar, güncel sorumluluk hükümlerinin nihai metnini doğrulamadığını ve analizini tasarıya dayandırmadığını açıkça belirtmektedir.

Yapay Zekâ Bir Buluşun Mucidi veya Eserin Yazarı Olabilir mi?

Kaynakta incelenen ABD ve Birleşik Krallık kararlarında AI sistemi tek başına mucit olarak kabul edilmemiş, ABD telif hukukunda da ilk yazarın insan olması gerektiği yönündeki yaklaşım korunmuştur; ancak bu kararlar insanın anlamlı yaratıcı veya buluşsal katkı yaptığı AI destekli eser ve buluşların kategorik olarak korunamayacağı anlamına gelmez. Açık kalan temel soru, hangi insan katkısının hukukî olarak yeterli olduğunun ve bu katkının nasıl ispatlanacağının belirlenmesidir.

Thaler v. Vidal ve DABUS

Thaler v. Vidal kararında U.S. Court of Appeals for the Federal Circuit, Patent Act'taki “individual” kavramının doğal kişiyi ifade ettiği sonucuna varmış ve DABUS isimli AI sistemini tek mucit olarak gösteren patent başvurularının reddini onaylamıştır.

Birleşik Krallık Supreme Court

Thaler v. Comptroller-General of Patents, Designs and Trade Marks kararında UK Supreme Court benzer sonuca ulaşmıştır: Patents Act 1977 kapsamında mucit doğal kişi olmalıdır; DABUS bir makinedir ve makinenin sahibi olmak, makinenin ürettiği ileri sürülen buluşlar üzerinde kendiliğinden mucitlik hakkı oluşturmaz.

Kaynak önemli bir sınır koyar: mahkeme DABUS'un gerçekte teknik anlamda buluşu “yapıp yapmadığına” karar vermemiş; başvurucunun AI'nın tek mucit olduğu yönündeki kendi beyanından hareket etmiştir. AI tarafından üretilen buluşların gelecekte patentlenip patentlenmemesi daha geniş bir yasa politikası sorusudur.

Thaler v. Perlmutter ve insan yazarlığı

Thaler v. Perlmutter kararında D.C. Circuit, başvurucunun kendi beyanına göre sistem tarafından otonom biçimde üretilen ve insan yaratıcı katkısı bulunmadığı söylenen bir eserin tescilinin reddini onaylamıştır.

Kaynak kararın AI yardımı kullanılan bütün eserleri telif koruması dışında bırakmadığını vurgular. Asıl mesele, korunmak istenen ifade üzerinde yeterli insan yaratıcı katkısının bulunmasıdır.

U.S. Copyright Office'in 29 Ocak 2025 tarihli Copyright and Artificial Intelligence, Part 2: Copyrightability raporu da insanın belirlediği yaratıcı unsurlar, insan tarafından yapılan yaratıcı seçim, düzenleme veya değişikliklerin korunabilir olabileceğini; tek başına prompt vermenin ise yeterli olmadığını ifade eden kurum yaklaşımını aktarmaktadır.

Brezilya'da durum

Brezilya Copyright Act Article 11, yazarı edebî, sanatsal veya bilimsel eseri yaratan doğal kişi olarak tanımlar. Kaynak bu hükmün AI'nın bağımsız yazar olarak kabul edilmesine karşı açık bir metinsel yönelim taşıdığını belirtir; ancak AI üretimine ilişkin Brezilya mahkeme kararı tespit etmemiştir.

Industrial Property Act Article 6 ise buluşun “author”ına patent hakkı tanımakta, fakat metnin yüzünde açıkça “natural person” ifadesini kullanmamaktadır. Yazar Brezilya'da AI mucitliği konusunda bağlayıcı yargı kararı bulamadığı için bu yorum sorununu açık bırakmaktadır.

Fikrî mülkiyette ispat sorunu neden merkezî?

AI'nın hukukî kişi olup olmamasından sonra ortaya çıkan pratik soru şudur: insan tam olarak ne yaptı?

İnsan yalnız bir prompt mu yazdı? Çıktının belirli kısımlarını kendisi mi oluşturdu? Birden fazla çıktıyı yaratıcı biçimde seçip düzenledi mi? Teknik buluşun kavramsal çekirdeğini insan mı oluşturdu? Bu soruların cevabı hukukî statünün AI'da değil, insan katkısında aranmasına yol açar.

Bu nedenle çalışma fikrî mülkiyette en pratik reform aracının “AI'ya yazarlık tanımak” değil, insan katkısının eşzamanlı ve denetlenebilir biçimde kayıt altına alınması olabileceğini savunmaktadır.

Hukukî kişilik tartışması

Hukukî kişilik bir varlığın hak sahibi olmasına, borç altına girmesine, malvarlığı tutmasına ve dava açıp dava edilebilmesine imkân veren hukukî bir tahsis aracıdır. İnsan olmayan şirketlerin hukukî kişiliğe sahip olması, kişiliğin biyolojik insanlıkla zorunlu olarak sınırlı olmadığını gösterir.

Ancak kaynak şirket örneğinin AI'ya mekanik biçimde taşınamayacağını savunur. Şirketin borçlarının karşılanabileceği varlıkları ve şirket yapısının arkasında tanımlanabilir insan menfaatleri vardır. Ayrıca şirketler hukukunda kişiliğin kötüye kullanımına karşı perdeyi kaldırma gibi gelişmiş mekanizmalar bulunmaktadır.

AI sistemi ise bağımsız malvarlığı ve kendi menfaatleri olmadan yalnız hukukî kişi ilan edilirse, bu statü zarar görene gerçek bir tazminat kaynağı sağlamayabilir. Hatta sistemi geliştiren veya ondan yararlanan insanların sorumluluktan uzaklaşması için bir kalkan işlevi görme riski doğabilir.

2017 “electronic person” önerisinden sonraki yön

European Parliament'ın 2017 robotik çözümü gelişmiş otonom robotlara uzun vadede özel hukukî statü verilmesini değerlendirmeye açmıştır. Ancak bu karar bağlayıcı bir “elektronik kişilik” rejimi yaratmamıştır.

Kaynak, daha sonra kabul edilen EU AI Act ve 2024 Product Liability Directive'in sistemin kendisine kişilik vermek yerine provider, deployer, importer, distributor ve manufacturer gibi insan veya hukukî kişi operatörlere yükümlülük yöneltmesini önemli bir yasama tercihi olarak görmektedir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Doktrinal yöntem

Çalışmanın temel yöntemi, hukuk kaynaklarını “ne hükme bağladıkları” üzerinden okumaktır. Yazar mevzuat, düzenleme ve mahkeme kararlarında hüküm ile tali yorumları ayırmaya, karar gerekçesini izlemeye ve AI aracılı sonuçların hangi hukukî özneye hangi nedenle bağlandığını çıkarmaya çalışmıştır.

Çalışma özgün vaka veri tabanı, mahkeme kararlarının istatistiksel örneklemi, anket, görüşme veya deney kullanmamaktadır. Ampirik literatüre atıf yapılan yerlerde bu çalışmalar yalnız doktrinal tartışmaya yardımcı kaynak niteliğindedir.

İşlevsel karşılaştırma

Karşılaştırmanın birimi doktrin adı değil, çözülen hukukî problemdir. Örneğin ABD'deki negligence terimi ile Brezilya'daki farklı özel hukuk hükümleri aynı adı taşımak zorunda değildir; önemli olan AI aracılı zarar için kimin hangi ispat koşuluyla sorumlu tutulduğudur.

Coğrafi ve hukukî kapsam

Hukuk düzeniBaşlıca kaynak veya örneklerÇalışmadaki rolü
Avrupa BirliğiAI Act, Directive (EU) 2024/2853, 2017 robotics resolution, SCHUFAYüksek riskli AI, ürün sorumluluğu, hukukî kişilik ve otomatik karar
Amerika Birleşik DevletleriLoomis, Mata v. Avianca, Thaler v. Vidal, Thaler v. Perlmutter, Copyright OfficeCeza tayini, avukat sorumluluğu, mucitlik ve yazarlık
Birleşik KrallıkUK Supreme Court DABUS kararıAI mucitliği
KanadaMoffatt v. Air CanadaChatbot yanlış beyanı ve işletme sorumluluğu
KolombiyaT-323/2024 ve yargı açıklamalarıÜretken AI'nın yargısal muhakemede kullanımı
BrezilyaAnayasa, Penal Code, Civil Code, Consumer Defence Code, IP ve Copyright Acts, CNJ 615/2025, PL 2338/2023Ceza, hukukî sorumluluk, yargı ve fikrî mülkiyetin karşılaştırmalı bağlamı

Dört alandaki doktrinal sonuç

Yargı: Kamusal karar yetkisi hâkim ve mahkemede kalmaktadır. AI katkısı hâkimin gerekçelendirme ve doğrulama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Ceza hukuku: Mevcut kast, taksir, nedensellik ve araç olarak kullanma doktrinleri AI bağlantılı birçok olaya uygulanabilir. Gerçek güçlük özellikle sistem davranışının öngörülemez olduğu durumlarda ilgili zihinsel unsurun ispatıdır.

Hukukî sorumluluk: İncelenen kaynaklarda üretici, sağlayıcı, işletici veya hizmet sunan kuruluş gibi insan ve şirket aktörleri tedarik, kontrol veya yararlanma ilişkileri üzerinden sorumlu tutulmaktadır. Modern reformların önemli bölümü bilgiye erişim ve ispat yükünü düzenlemektedir.

Fikrî mülkiyet: İncelenen ABD ve Birleşik Krallık kararları AI'yı bağımsız mucit veya yazar olarak kabul etmemektedir. Hukukî soru insanın yaratıcı veya buluşsal katkısının bulunup bulunmadığına kaymaktadır.

Asıl Sorumluluk Açığı Öznenin Yokluğu mu, İspat Sorunu mu?

Makalenin merkezi açıklayıcı tezine göre incelenen kaynaklarda çoğu olay için potansiyel bir insan veya örgütsel sorumluluk öznesi belirlenebilmektedir; pratik boşluk daha çok sistemin kapalı yapısı nedeniyle kontrolün, kusurun, nedenselliğin veya insan katkısının ispat edilememesinden doğmaktadır. Ancak yazar bu görüşün ampirik olarak doğrulanmadığını, daha geniş hukuk düzenlerinde sorumlu hiçbir insanın belirlenemediği gerçek vaka kümeleri ortaya çıkarsa veya disclosure ve karinelerin uygulamada işe yaramadığı gösterilirse tezin zayıflayacağını açıkça kabul etmektedir.

Yazar kendi tezini nasıl falsifiye edilebilir kılıyor?

Çalışma yalnız destekleyici örnekleri sıralamakla yetinmeyip tezinin hangi koşullarda zayıflayacağını da belirtmektedir.

  • Tam bilgiye erişim sağlansa bile hiçbir insan veya kuruluşla anlamlı bağlantı kurulamadığı önemli bir vaka sınıfı ortaya çıkarsa tez zayıflar.
  • Büyük hukuk düzenleri AI sistemine doğrudan hukukî statü tanımaya başlarsa tez önemli ölçüde nitelik değiştirir.
  • Gerçek otonom AI zararlarına ilişkin gelişmiş içtihat, öngörülemezlik nedeniyle bütün insan ve şirketleri sorumluluk dışında bırakırsa mevcut sentez zayıflar.
  • Ampirik araştırmalar disclosure yükümlülükleri ve karinelerin zarar görenlerin atfı ispat etmesine pratikte yardımcı olmadığını gösterirse “ispat sorunu” çözümünün etkisi sorgulanır.

Otonomi itirazı

Teze karşı en güçlü itiraz, AI sistemleri daha otonom hâle geldikçe insanla sistem arasındaki bağlantının hukukî kurguya dönüşebileceğidir. Tasarımcı ayrıntılı davranışı öngöremiyor, deployer sistemi gerçek anlamda denetleyemiyor ve kullanıcı çıktının güvenilirliğini değerlendiremiyorsa “insan kontrol ediyor” demek yalnız biçimsel olabilir.

Yazar bu itirazın önemli olduğunu kabul eder fakat hukukî sorumluluğun her zaman zararın tam ayrıntısını öngörme koşuluna dayanmadığını belirtir. Ürün sorumluluğu, işletme sorumluluğu ve bazı vekâleten sorumluluk modelleri, belirli olayın eksiksiz öngörüsünden bağımsız risk tahsisi yapabilmektedir.

Bununla birlikte çalışma sınırlı hukukî kişilik olasılığını bütünüyle dışlamaz. Özellikle yazılım ajanlarının sözleşmesel beyanlarının kime atfedileceği alanı, gelecekte sınırlı işlevsel kişiliğin tartışılabileceği dar bir kategori olarak açık bırakılmıştır.

Üç normatif öneri

ÖneriAmaçTemel sınırlılık
Yargısal işlevin devredilemez çekirdeğiHâkimin kendi gerekçesini ifade edebilmesi ve dayandığı AI girdisini tarafların itirazına açabilmesiOtomasyon yanlılığı ve ticari sır nedeniyle gerçek denetimin zayıflaması
Delile bağlı disclosure yükümlülüğü + çürütülebilir karineSistemi inceleyemeyen zarar gören ile bilgi sahibi işletme/üretici arasındaki ispat asimetrisini azaltmakAşırı disclosure, ticari sır ve küçük geliştiricilere maliyet
Yazarlık ve mucitlik için insan katkı kayıtlarıİnsan yaratıcı/buluşsal katkısını daha sonra kanıtlanabilir hâle getirmekKayıtların sonradan üretilebilmesi ve “yeterli katkı” sınırının hâlen belirsiz olması

Devredilemez yargısal çekirdek

Öneriye göre hâkim, karar gerekçesini kendi ifadeleriyle ortaya koyabilmeli ve kararda dayandığı AI girdilerini tanımlayabilmelidir. Böylece taraflar kullanılan otomatik girdiye karşı etkili biçimde itiraz edebilir.

Özellikle ceza alanındaki risk değerlendirme sistemlerinde savunmanın sistemin doğrulama verileri ve metodolojisini inceleyebilmesi, Loomis örneğinde görülen kapalı sistem problemini azaltabilecek kurumsal araç olarak sunulmaktadır.

Ancak ticari sistem sağlayıcılarının trade secret iddiası ile yargısal şeffaflık arasında doğrudan maliyet ve tedarik gerilimi vardır. Kaynak bu öneriyi maliyetsiz çözüm gibi sunmamaktadır.

Delile bağlı açıklama yükümlülüğü ve çürütülebilir karine

Zarar gören kişi kusur veya ayıbı kanıtlamak zorundayken sistemin iç kayıtlarına erişemiyorsa bilgi asimetrisi ortaya çıkar. Makalenin önerisi, bilgiye sahip tarafa disclosure yükümlülüğü getirilmesi ve bu yükümlülük yerine getirilmezse belirli olgular için çürütülebilir karine uygulanmasının değerlendirilmesidir.

Revize Product Liability Directive bu tip mekanizmaları ürün ayıbı bağlamında zaten kullanmaktadır. Yazar benzer mantığın bazı kusura dayalı taleplerde de tartışılabileceğini savunur; bununla birlikte hangi hukukî aracın en uygun olduğunu kesinleştirmez.

İnsan katkısının kayıt altına alınması

Fikrî mülkiyette hukuk soruyu “AI ne yaptı?”dan “insan ne yaptı?”ya çevirdiğinde delil ihtiyacı doğrudan insan katkısına yönelir.

Bu nedenle çalışma yazar veya mucit adayının üretim sürecindeki yaratıcı seçimlerini, düzenlemelerini, teknik katkısını veya AI çıktısını nasıl değiştirdiğini eşzamanlı biçimde belgelemesinin tescil kurumları ve mahkemeler için yararlı olabileceğini savunmaktadır.

Makalenin özellikle önermediği şeyler

  • Yeni bir AI hukukî kişiliği oluşturulması önerilmemektedir.
  • Yeni isimlendirilmiş bir düzenleyici standart veya kapsamlı AI hukuk çerçevesi önerilmemektedir.
  • AI sistemini işletenler için kusursuz ceza sorumluluğu önerilmemektedir.
  • “Attribution without personification” yeni bir doktrin veya resmî test olarak sunulmamaktadır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • İncelenen hukuk kaynakları AI aracılı sonuçları çoğunlukla insan veya örgütsel öznelere bağlamaktadır.
  • Yargısal AI kullanımında gerekçelendirme ve delil değerlendirme görevinin insanda kalması yönünde güçlü bir örüntü bulunmaktadır.
  • Ceza hukukunda AI'nın doğrudan fail kabul edilmesi yerine geleneksel kusur, nedensellik ve risk kavramları kullanılmaktadır.
  • Hukukî sorumluluk rejimleri üretici, sağlayıcı, işletici ve başka tedarik zinciri aktörlerine yönelmektedir.
  • Modern hukukî sorumluluk reformlarında disclosure, karineler ve ispat yükü mekanizmaları önemli rol oynamaktadır.
  • ABD ve Birleşik Krallık'taki incelenen fikrî mülkiyet kararları tek başına AI'yı mucit veya ilk yazar kabul etmemektedir.
  • Fikrî mülkiyette önemli pratik soru insan katkısının varlığı ve bunun belgelenebilmesidir.
  • İncelenen AB düzenlemeleri 2017'de tartışmaya açılan elektronik kişilik yönünden ziyade insan ve kurumsal operatörlere yükümlülük yöneltmiştir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • AI sistemlerine hiçbir gelecekte veya hiçbir hukuk alanında sınırlı hukukî statü verilemeyeceği kanıtlanmamıştır.
  • “Sorumluluk boşluğu”nun bütün gerçek davalarda yalnız ispat sorunu olduğu ampirik olarak gösterilmemiştir.
  • Disclosure yükümlülüğü ve karinelerin uygulamada dava başarısını artırdığı ölçülmemiştir.
  • Altı hukuk düzeninden çıkarılan örüntü bütün dünya hukuk sistemlerine genellenemez.
  • AI kullanımında insan denetimi şartının fiilen etkili denetim sağladığı ampirik olarak gösterilmemiştir.
  • Bir sistemin daha otonom hâle gelmesi durumunda insanla sorumluluk bağlantısının her zaman korunabileceği kanıtlanmamıştır.
  • AI destekli bütün eser veya buluşların fikrî mülkiyet koruması dışında olduğu sonucu çıkarılamaz.
  • Bir prompt'un hiçbir koşulda daha geniş yaratıcı sürecin parçası sayılamayacağı yönünde evrensel bir hukuk kuralı belirlenmemiştir; kaynak yalnız U.S. Copyright Office'in prompt tek başına yeterli değildir yaklaşımını aktarır.

Temel sınırlılıklar

Ampirik doğrulama yok: Çalışma hukukî mekanizmaların uygulamada ne kadar başarılı olduğunu ölçmemektedir. “Boşluk ispatta” tezi dava sonuçları verisiyle test edilmemiştir.

Amaçlı ve dar coğrafi seçim: İnceleme AB, ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Kolombiya ve Brezilya ile sınırlıdır. Büyük Asya hukuk sistemleri dahil birçok düzen kapsam dışıdır.

Kanada örneğinin emsal ağırlığı sınırlı: Moffatt kararı küçük alacak uyuşmazlığına bakan bir tribunal tarafından verilmiştir.

Kolombiya kararına erişim sınırı: T-323/2024 analizi büyük ölçüde yargı teşkilatının açıklayıcı materyali ve ikincil kaynaklara dayanmaktadır; tam karar metninin holding/dictum ayrımı için ayrıca incelenmesi gerektiği belirtilmektedir.

Literatür taraması sistematik değildir: Yazar kullandığı akademik literatürün seçici olduğunu açıkça belirtmektedir.

Düzenlemeler hareket hâlindedir: Digital Omnibus on AI için kaynakta yalnız geçici siyasi anlaşma doğrulanabilmiş; Brezilya PL 2338/2023 devam eden yasama süreci olarak ele alınmıştır.

Kapsam dışı hukuk alanları: Eğitim verilerinin telif hukuku, genel veri koruma hukuku, rekabet hukuku, iş hukuku ve askerî AI kullanımları çalışmanın kapsamı dışındadır. Finansal düzenleme ve otonom araçlara özgü özel rejimler de potansiyel karşı örnek alanları olarak belirtilmektedir.

Genel sonuç

Çalışmanın nihai sonucu, incelenen hukuk kaynaklarının AI aracılı sonuçlarda sorumluluğu dağıtabilmek için AI sistemine bağımsız hukukî kişilik vermeyi zorunlu görmediğidir. Yargıda kamusal yetki, ceza hukukunda kusurlu risk davranışı ve nedensellik, hukukî sorumlulukta tedarik ve kontrol, fikrî mülkiyette ise insan yaratıcı/buluşsal katkısı sorumluluğu veya hakkı bir insana ya da kuruma bağlayan faktörlerdir.

Fakat bu bağlantıların hukuk teorisinde var olması pratikte kolay ispat edilebildikleri anlamına gelmez. Hâkim denetlemesi gereken sistemi göremeyebilir; zarar gören kişi sistemin kayıtlarına ulaşamayabilir; başvuru sahibi yaratıcı katkısının hangi aşamada gerçekleştiğini kanıtlayamayabilir.

Bu nedenle yazarın önerdiği yön değişikliği, “AI'ya yeni bir hukukî kişilik verelim mi?” sorusundan önce “mevcut sorumluluk bağlantısını gerçekte kanıtlayabilmek için kim hangi bilgiye sahip olmalı?” sorusuna ağırlık verilmesidir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Attribution Without Personification: Judicial Power, Criminal Law, Civil Liability, Intellectual Property and the Legal Responsibility of Artificial Intelligence Systems

Yazar: Northon Salomão de Oliveira.

ORCID: 0009-0007-4038-0609.

Kaynakta verilen profesyonel bağlantı: OAB São Paulo | Brazil.

Üniversite / araştırma kurumu afiliyasyonu: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir.

E-posta: northon@adv.oabsp.org.br

Yazım tarihi: 14 Ekim 2026.

Kaynak türü: Doktrinal ve karşılaştırmalı hukuk araştırması; normatif bileşen içerir.

Özgün ampirik araştırma: Yoktur.

Sistematik literatür derlemesi: Hayır; kaynak literatür taramasının seçici olduğunu açıkça belirtmektedir.

İncelenen hukuk düzenleri: Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Kanada, Kolombiya ve Brezilya.

İncelenen ana hukuk alanları: Yargısal yetki ve AI destekli karar verme; ceza hukuku; hukukî sorumluluk ve ürün sorumluluğu; fikrî mülkiyette yazarlık ve mucitlik; hukukî kişilik.

Ana araştırma sorusu: Mevcut hukuk sistemleri AI aracılı sonuçların sorumluluğunu AI sistemine hukukî kişilik vermeden dağıtabilir mi ve bu atıf nerede bozulmaktadır?

Ana tez: İncelenen pozitif hukuk, farklı hukuk alanlarında AI çıktısını kontrol, kamusal yetki, yararlanma, risk, tedarik veya insan katkısı gibi bağlantı faktörleri üzerinden insan veya kurumsal özneye bağlamakta; pratik sorumluluk açığı çoğu zaman özne eksikliğinden çok delil, bilgi ve kurumsal kapasite asimetrisi nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

“Attribution without personification” statüsü: Yazarın alanlar arası doktrinal örüntüyü tarif etmek için kullandığı betimleyici ifadedir; yeni hukuk standardı, düzenleyici çerçeve veya resmî test değildir.

Dergi: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir.

Yayınevi: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir.

Platform: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir.

DOI: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir.

Cilt / sayı / makale numarası: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir.

Hakemlik durumu: Kaynak PDF, hakemli dergi yayını olduğunu doğrulayan bilgi içermemektedir; bu nedenle hakemli makale olarak sınıflandırılmamıştır.

Lisans: Kaynak PDF'de açık yeniden kullanım lisansı belirtilmemiştir.

Resmî yayın bağlantısı: Kaynak PDF'de belirtilmemiştir ve kesin resmî kayıt doğrulanamadığı için tahmin edilmemiştir.

Eş katkı: Tek yazarlı çalışmadır; eş katkı beyanı uygulanabilir değildir.

Corresponding author: Kaynak ayrı bir corresponding-author etiketi kullanmamaktadır; tek yazarın e-posta adresi verilmiştir.

Finansman: Kaynakta ayrı finansman beyanı bulunmamaktadır.

Çıkar çatışması: Kaynakta standart bir çıkar çatışması beyanı bulunmamaktadır.

Veri erişilebilirliği: Ampirik veri seti üretilmemiştir ve kaynakta ayrı Data Availability bölümü bulunmamaktadır.

CRediT / yazar katkıları: Kaynakta ayrı CRediT beyanı bulunmamaktadır.

AI kullanım açıklaması: Yazar, metnin hazırlanmasında AI tabanlı dil ve araştırma yardım araçlarını taslak desteği, araştırma organizasyonu, literatür keşfi, analitik yapılandırma ve dil iyileştirme için kullandığını; hukukî analiz, argüman, kaynak, yorum, veri ve sonuçları eleştirel biçimde gözden geçirip doğruladığını ve nihai sorumluluğu üstlendiğini belirtmektedir.

Temel AB kaynakları: Regulation (EU) 2024/1689; Directive (EU) 2024/2853; European Parliament 2017 robotics resolution; GDPR Article 22; CJEU Case C-634/21 SCHUFA.

Temel ABD kaynakları: State v. Loomis; Mata v. Avianca; Thaler v. Vidal; Thaler v. Perlmutter; U.S. Copyright Office, Copyright and Artificial Intelligence Part 2.

Temel Birleşik Krallık kaynağı: Thaler v. Comptroller-General of Patents, Designs and Trade Marks [2023] UKSC 49.

Temel Kanada kaynağı: Moffatt v. Air Canada, 2024 BCCRT 149; kararın emsal ağırlığı sınırlıdır.

Temel Kolombiya kaynağı: Corte Constitucional T-323/2024; kaynak çalışma tam karar yerine ağırlıklı olarak Judicial Council açıklama materyali ve ikincil anlatımlardan yararlanmıştır.

Temel Brezilya kaynakları: Federal Constitution; Penal Code; Civil Code; Consumer Defence Code; Copyright Act; Industrial Property Act; Civil Procedure Code; CNJ Resolution 615/2025; devam eden PL 2338/2023.

Zaman sınırı: Doktrinal durum kaynak yazarın erişebildiği Ekim 2026 ortası materyaline dayanmaktadır. Kaynak, bazı AB ve Brezilya düzenleyici süreçlerinin hâlen değişmekte olduğunu belirtmektedir.

Normatif öneriler: Yargısal işlevin devredilemez çekirdeği; delile bağlı disclosure yükümlülüğü ve çürütülebilir karineler; yazarlık ve mucitlik için eşzamanlı insan katkı kayıtları.

Önerilmeyenler: Yeni bir AI hukukî kişiliği; yeni isimlendirilmiş düzenleyici çerçeve; deployer'lar için kusursuz ceza sorumluluğu.

Temel yöntemsel sınırlılık: “Sorumluluk açığının esas olarak ispat sorunu olduğu” tezi dava sonucu verileriyle ampirik olarak test edilmemiştir; coğrafi kapsam amaçlı ve sınırlıdır; bazı hukukî kaynaklar ikincil anlatımlar üzerinden incelenmiştir; literatür sistematik değildir ve bazı düzenlemeler çalışma tarihinde değişim hâlindedir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir