AB ekonomik güvenliği, bu çalışmada Avrupa Birliği'nin jeoekonomik rekabet koşullarında stratejik kırılganlıklarını azaltma, kritik varlıklar üzerindeki kontrol kapasitesini koruma ve uzun dönemli rekabet gücünü sürdürme yeteneğini ifade eden çok boyutlu bir yönetişim sorunudur. Araştırma, Avrupa Ekonomik Güvenlik Stratejisi ve ilgili AB düzenlemelerini sistematik biçimde inceleyen kavram güdümlü nitel politika analizi kullanmaktadır. Ana sonuç, AB'nin ekonomik güvenlik alanında liberal açıklığı terk ederek klasik korumacılığa geçtiği değil; piyasa açıklığı, stratejik müdahale ve uluslararası ortaklıkları birlikte kullanan hibrit bir yönetişim modeli geliştirdiğidir. Bu sonuç bir nicel politika etkinliği tahmini değildir; çalışma mekanizmaları ve yönetişim mimarisini açıklamaktadır.
Analitik çerçevede üç açıklayıcı katman bulunmaktadır: sistemik jeoekonomik baskılar, AB düzeyindeki politika yanıtları ve iç siyasal-ekonomi dinamikleri. Bunların etkileşimi ekonomik güvenliği şekillendirir. Dayanıklılık, stratejik varlıklar üzerinde kontrol ve rekabet gücü ise ortaya çıkan ekonomik güvenlik modelinin değerlendirildiği üç sonuç boyutudur.
Avrupa Ekonomik Güvenlik Stratejisi'nin Promote–Protect–Partner mimarisi bu dönüşümün politika düzeyindeki ana ifadesidir. Promote rekabet ve sanayi kapasitesini güçlendirmeye; Protect kritik varlıkları ve stratejik sektörleri korumaya; Partner ise bağımlılıkları tam ekonomik ayrışma yerine çeşitlendirme ve ortaklık yoluyla yönetmeye yöneliktir.
Çalışma ekonomik güvenliğin üç temel ve kalıcı ödünleşim yarattığını belirlemektedir: verimlilik ile dayanıklılık, açıklık ile kontrol ve entegrasyon ile parçalanma. Bu gerilimlerin tamamen çözülebileceği değil, üye devlet tercihleri, şirket çıkarları ve kurumsal kısıtlar altında sürekli yönetilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Araştırma problemi
Avrupa Birliği'nin ekonomik modeli uzun süre piyasa açıklığı, çok taraflılık, uluslararası ekonomik karşılıklı bağımlılık ve düzenleyici yönetişim üzerine kurulmuştur. Ancak jeopolitik rekabet, teknolojik mücadele, tedarik zinciri kırılganlıkları ve ekonomik ilişkilerin siyasi baskı aracı olarak kullanılabilmesi, açıklığın yalnız ekonomik fayda değil aynı zamanda stratejik risk üretebileceğini görünür hâle getirmiştir.
COVID-19 pandemisi küresel tedarik zincirlerinin aşırı yoğunlaşmasının kırılganlıklarını görünür kılmış; Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı enerji bağımlılıklarının stratejik risklerini öne çıkarmış; ABD–Çin teknolojik rekabeti ise yarı iletkenler, yapay zekâ ve kritik hammaddeler gibi alanlarda ekonomi ile güvenliğin giderek iç içe geçtiğini göstermiştir.
Bu koşullarda temel sorun, AB'nin ekonomik açıklığın getirdiği verimlilik ve pazar erişimi avantajlarını tamamen terk etmeden stratejik bağımlılıkları nasıl azaltabileceğidir.
Literatür boşluğu
Kaynağa göre mevcut literatürün önemli bir bölümü ekonomik güvenlik politikalarını betimlemekte veya kavramsal tartışmaları sentezlemektedir; fakat AB ekonomik yönetişiminin neden ve hangi mekanizmalar üzerinden değiştiğini sistematik biçimde açıklayan çerçeveler daha sınırlıdır.
İkinci boşluk, dış jeopolitik baskılarla iç siyasal-ekonomi faktörleri arasındaki ilişkinin çoğu zaman sezgisel olarak kabul edilmesi fakat bütünleşik bir açıklama modeli içinde yeterince teorileştirilmemesidir.
Çalışma bu boşlukları sistemik baskılar, politika araçları ve iç siyasal-ekonomi dinamiklerini tek açıklayıcı çerçevede birleştirerek doldurmayı amaçlamaktadır.
Araştırma sorusu
Çalışmanın merkezi sorusu şudur: Yoğunlaşan jeoekonomik rekabet, ekonomik güvenliğin yükselişi aracılığıyla AB ekonomik yönetişimini nasıl yeniden şekillendirmektedir ve piyasa açıklığı ile stratejik müdahaleyi birleştiren hibrit modelin ortaya çıkmasını hangi mekanizmalar açıklamaktadır?
AB ekonomik güvenliği bu çalışmada ne anlama geliyor?
Çalışmada ekonomik güvenlik, politik-ekonomik sistemin jeoekonomik rekabet altında stratejik kırılganlıkları azaltabilmesi, kritik varlıklar üzerindeki kontrol kapasitesini koruyabilmesi ve uzun dönemli rekabet gücünü sürdürebilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle ekonomik güvenlik tek bir politika veya yalnız ulusal güvenlik kavramı değil; dayanıklılık, kontrol, rekabet gücü ve ekonomik açıklık arasında denge kurulmasını gerektiren çok boyutlu bir yönetişim problemidir.
Ekonomik güvenliğin üç sonuç boyutu
| Boyut | Anlamı | Örnek politika mantığı |
|---|---|---|
| Dayanıklılık | Şokları absorbe etme, kesintilere uyum sağlama ve kritik ekonomik işlevlerin devamlılığını koruma kapasitesi | Tedarik zinciri çeşitlendirmesi, üretim yedekliliği ve stratejik stoklama |
| Stratejik varlıklar üzerinde kontrol | Kritik teknoloji, altyapı, veri ve kaynaklara erişimi düzenleme kapasitesi | FDI taraması, ihracat kontrolleri ve kritik altyapı koruması |
| Rekabet gücü | İnovasyon, sanayi kapasitesi ve küresel değer zincirlerindeki konumu sürdürebilme kapasitesi | Teknoloji politikası, araştırma desteği ve stratejik sanayi yatırımları |
Bu üç unsur çalışmanın açıklayıcı seviyeleri değildir. Bunlar, ortaya çıkan ekonomik güvenlik politikasının sonuçlarının değerlendirildiği boyutlardır.
Jeoekonomi nedir?
Kaynakta jeoekonomi; ticaret, yatırım, finans ve teknoloji gibi ekonomik araçların yalnız ekonomik verimlilik için değil, stratejik ve jeopolitik amaçlarla kullanılmasını açıklayan bir davranış mantığıdır.
İhracat kontrolleri, yatırım tarama mekanizmaları, yaptırımlar ve sanayi sübvansiyonları bu dönüşümün örnekleridir. Böyle bir ortamda ekonomik karşılıklı bağımlılık hem ortak kazanç kaynağı hem de siyasi baskı için kullanılabilecek bir kırılganlık kanalı hâline gelebilir.
Silahlandırılmış karşılıklı bağımlılık
Çalışmanın teorik arka planında “weaponized interdependence”, yani ekonomik ağlardaki merkezî konumların siyasi veya stratejik baskı için kullanılabilmesi önemli bir yer tutar.
Finansal sistem, teknoloji ekosistemi veya tedarik zincirindeki merkezî konum, ekonomik aktöre diğer tarafların erişimini sınırlama veya koşullandırma gücü verebilir. Bu nedenle yüksek karşılıklı bağımlılık yalnız verimlilik değil aynı zamanda asimetrik kırılganlık yaratabilir.
Açık stratejik özerklik
Çalışma açık stratejik özerkliği ekonomik kendi kendine yeterlilik veya ekonomik milliyetçilik olarak tanımlamamaktadır. Kavram, küresel ekonomiyle bütünleşme sürerken gerektiğinde bağımsız stratejik hareket kapasitesine sahip olmayı ifade eder.
Bu yapı hibrittir: AB bir taraftan çok taraflılığı, serbest ticareti ve düzenleyici açıklığı desteklemeye devam ederken diğer taraftan sanayi politikası, yatırım taraması ve teknoloji düzenlemesi gibi seçici stratejik müdahaleler kullanmaktadır.
De-risking ile tam ekonomik ayrışma aynı şey midir?
Hayır. Kaynağın kullandığı de-risking yaklaşımı belirli tedarikçiler, teknolojiler veya stratejik girdiler üzerindeki aşırı bağımlılıkları azaltmayı amaçlar; ekonomik ilişkileri tamamen sona erdirmeyi hedeflemez. AB'nin yaklaşımı küresel entegrasyonun ekonomik faydalarını korurken stratejik bağımlılıkların yönetilmesine dayanmaktadır.
Çalışmanın analitik çerçevesi
| Katman | İçerik | Analitik rol |
|---|---|---|
| Sistemik jeoekonomik baskılar | Jeopolitik rekabet, teknolojik rekabet, küresel ekonomik parçalanma ve ekonomik karşılıklı bağımlılığın siyasallaşması | Politika uyarlamasını gerekli kılan dış kısıt ve teşvikleri üretir |
| AB politika araçları ve yönetişim yanıtları | Ticaret düzenlemeleri, yatırım taraması, sanayi politikası, teknoloji kontrolleri ve ekonomik güvenlik araçları | Dış baskıları somut stratejik yönetişim araçlarına dönüştürür |
| İç siyasal-ekonomi dinamikleri | Üye devlet tercihleri, şirket çıkarları, dağılımsal etkiler ve AB'nin kurumsal yapısı | Politikaların gerçek kapsamını, hızını ve biçimini belirler |
Bu üç katmanın etkileşimi hibrit yönetişim sonucunu üretmektedir. Dolayısıyla jeoekonomik rekabet doğrudan ve mekanik olarak tek bir AB politikasına dönüşmez. Dış baskılar AB'nin çok seviyeli kurumsal sistemi ve ekonomik aktörlerin çıkarları üzerinden süzülür.
Kaynak Şekil 1'in analitik mantığı
Kaynağın 8. sayfasındaki Şekil 1, araştırmanın bütün açıklayıcı modelini bir akış içinde göstermektedir. İlk seviyede jeopolitik rekabet, karşılıklı bağımlılığın siyasallaşması, teknolojik rekabet, ekonomik politikanın stratejik araçlaşması ve şoklar bulunmaktadır.
İkinci seviyede AB'nin ekonomik güvenlik yanıtı Promote–Protect–Partner yapısıyla temsil edilmektedir. Üçüncü seviyede dağılımsal etkiler, şirket çıkarları, üye devlet ayrışmaları ve kurumsal kısıtlar yer almaktadır.
Bunların etkileşiminden piyasa açıklığıyla seçici stratejik müdahaleyi birleştiren “AB ekonomik güvenliği hibrit yönetişim modeli” ortaya çıkmaktadır. Şekil ayrıca bu sonucu dayanıklılık, stratejik varlık kontrolü ve rekabet gücü üzerinden değerlendirmekte; verimlilik–dayanıklılık, açıklık–kontrol ve entegrasyon–parçalanma ödünleşimlerini modelin yan tarafında görünür kılmaktadır.
Kaynak Şekil 2'nin analitik mantığı
9. sayfadaki Şekil 2 daha sade bir politika zinciri kurmaktadır:
Jeoekonomik baskılar → stratejik politika yanıtı → ekonomik güvenlik sonuçları.
İlk kutuda jeopolitik rekabet, silahlandırılmış karşılıklı bağımlılık ve teknolojik rekabet; ikinci kutuda Promote, Protect ve Partner; üçüncü kutuda ise dayanıklılık, stratejik özerklik ve rekabet gücü bulunmaktadır.
Şekil 1 araştırmacıların geliştirdiği geniş açıklayıcı çerçeveyi, Şekil 2 ise Avrupa Ekonomik Güvenlik Stratejisi'nin temel politika mimarisini göstermektedir.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Araştırma tasarımı
Çalışmanın yöntemi kavram güdümlü nitel politika analizidir. Araştırmacılar formal hipotez testi, ekonometrik katsayı tahmini veya nicel politika etkinliği değerlendirmesi yapmamaktadır.
Yöntem dört temel analitik işlem üzerine kuruludur:
- Belge analizi: Temel AB strateji ve düzenleme belgelerinin amaç, içerik ve yönetişim mantığının sistematik incelenmesi.
- Yorumlayıcı analiz: Jeoekonomik baskılar, politika yanıtları ve siyasal-ekonomi dinamikleri arasındaki mekanizmaların açıklanması.
- Kavram güdümlü analitik çerçeve: Bütün ampirik malzemenin sistemik, politika ve siyasal-ekonomi seviyelerinde tutarlı biçimde sınıflandırılması.
- Analitik karşılaştırma ve üçgenleme: Farklı politika araçlarının stratejik amacı, ekonomik mantığı, dağılımsal etkileri ve farklı kaynak türlerinin birbirini doğrulayıp doğrulamadığının değerlendirilmesi.
Birincil belge kümesi
| Belge / araç | Yıl | Çalışmadaki analitik rol |
|---|---|---|
| European Economic Security Strategy | 2023 | Ekonomik güvenliğin temel stratejik çerçevesi |
| European Council Conclusions on Economic Security | 2023–2025 | Siyasi yönlendirme ve üye devlet öncelikleri |
| FDI Screening Regulation | 2019 ve uygulama güncellemeleri | Stratejik varlıkların korunması |
| Anti-Coercion Instrument | 2023 | Ekonomik baskı ve zorlamaya karşı yanıt |
| European Chips Act | 2023 | Teknolojik ve endüstriyel rekabet gücü |
| Critical Raw Materials Act | 2024 | Kritik girdilerde tedarik zinciri dayanıklılığı |
| STEP Regulation | 2024 | Stratejik teknolojilerin desteklenmesi |
Bu belgeler çalışmanın birincil ampirik korpusunu oluşturur. Akademik literatür ise belgelerden bağımsız yeni ampirik bulgular üretmek için değil, gözlenen politika dönüşümünün teorik olarak açıklanması ve bağlamlandırılması için kullanılmıştır.
Promote–Protect–Partner modeli nasıl çalışıyor?
Promote rekabet gücü, inovasyon ve sanayi kapasitesini güçlendirmeyi; Protect stratejik varlıkları, teknolojileri ve kritik sektörleri dış risklerden korumayı; Partner ise bağımlılıkları işbirliği ve tedarik çeşitlendirmesi yoluyla yönetmeyi amaçlar. Üçü birlikte kullanıldığı için AB ekonomik güvenliği yalnız korumacı tedbirlerden oluşmaz; açıklık ve stratejik müdahaleyi aynı yönetişim yapısı içinde birleştirir.
Promote: rekabet gücü stratejik bir kapasiteye dönüşüyor
Promote sütunu inovasyon, sanayi kapasitesi, Tek Pazar'ın derinleştirilmesi ve stratejik teknolojilerin desteklenmesi üzerine kuruludur.
Bu yaklaşımda rekabet gücü yalnız daha yüksek ekonomik verimlilik anlamına gelmemektedir. Yarı iletkenler, ileri teknoloji ve kritik üretim yetenekleri ekonomik kapasitenin yanı sıra jeopolitik hareket alanını da etkileyen stratejik kaynaklara dönüşmektedir.
Kaynağın vurguladığı risk, sanayi politikasının ve devlet desteğinin Tek Pazar içinde rekabeti bozabilmesi veya mali kapasitesi daha yüksek üye devletleri avantajlı hâle getirebilmesidir.
Protect: stratejik kontrol ve risk azaltma
Protect sütunu FDI taraması, ihracat kontrolleri, dış yatırım kontrolleri ve Anti-Coercion Instrument gibi savunmacı araçları kapsamaktadır.
Mantık, asimetrik ekonomik bağımlılığın başka bir aktör tarafından siyasi baskıya dönüştürülebileceği varsayımına dayanır. AB bu nedenle kritik varlıklara erişimi ve teknoloji transferini belirli koşullarda daha aktif biçimde düzenlemektedir.
Fakat koruma araçları Avrupa şirketlerine maliyet getirebilir, küresel operasyonları sınırlayabilir ve ticaret ortaklarıyla gerilim yaratabilir. Kaynağa göre AB'nin bu araçları seçici ve orantılı biçimde kullanmaya çalışmasının nedeni budur.
Partner: ayrışma yerine stratejik çeşitlendirme
Partner sütunu ticaret anlaşmaları, Global Gateway, stratejik ortaklıklar ve kritik hammadde anlaşmaları gibi araçları kapsamaktadır.
Temel mantık tek bir aktöre aşırı bağımlılığı azaltırken küresel piyasalara erişimi korumaktır. Bu nedenle ortaklık, ekonomik güvenliğin “dış dünyadan kopma” değil “karşılıklı bağımlılığı yeniden yapılandırma” boyutudur.
Ancak çeşitlendirme bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmaz. Yeni tedarikçi ve ortakların oluşması yeni stratejik bağımlılık biçimleri yaratabilir.
Promote–Protect–Partner özet tablosu
| Sütun | Stratejik amaç | Kaynakta öne çıkan araçlar |
|---|---|---|
| Promote | Rekabet gücü ve sanayi kapasitesini artırmak | Sanayi politikası, inovasyon desteği, Tek Pazar'ın derinleştirilmesi, STEP, Horizon Europe |
| Protect | Kırılganlıkları azaltmak ve stratejik varlıkları korumak | FDI taraması, ihracat kontrolleri, Anti-Coercion Instrument, dış yatırım kontrolleri |
| Partner | Karşılıklı bağımlılığı çeşitlendirme ve işbirliği yoluyla yönetmek | Ticaret anlaşmaları, Global Gateway, stratejik ortaklıklar, kritik hammadde anlaşmaları |
Üç yapısal ödünleşim
| Ödünleşim | Güvenlik mantığı | Olası ekonomik maliyet |
|---|---|---|
| Verimlilik ↔ Dayanıklılık | Tedarik zinciri çeşitlendirmesi, üretim yedekliliği ve güvenlik tamponları | Daha yüksek maliyet ve daha düşük kısa dönem verimliliği |
| Açıklık ↔ Kontrol | Kritik sektör, yatırım ve teknoloji erişiminin daha sıkı yönetilmesi | Yatırım akımlarında azalma veya piyasa açıklığının sınırlanması |
| Entegrasyon ↔ Parçalanma | Ulusal ve AB düzeyinde stratejik sanayi politikalarının güçlenmesi | Tek Pazar içinde politika ve mali kapasite ayrışması |
Kaynak bu ödünleşimlerin tamamen çözülecek sorunlar olmadığını savunmaktadır. Hibrit model, bu gerilimleri durum ve sektöre göre sürekli yönetmektedir.
Sektör bazında piyasa mantığı ve güvenlik mantığı
| Alan | Geleneksel piyasa mantığı | Ekonomik güvenlik mantığı | Öne çıkan risk |
|---|---|---|---|
| Sanayi | Rekabet ve uzmanlaşma | Stratejik kapasite ve sanayi politikası | Piyasa bozulması ve parçalanma |
| Yatırım | Yabancı sermayeye açıklık | Kritik varlıklar üzerinde stratejik kontrol | Yatırım girişlerinin azalması |
| Tedarik zincirleri | Tam zamanında üretim ve maliyet verimliliği | Yedeklilik, çeşitlendirme ve güvenlik | Daha yüksek maliyet |
| Teknoloji | Küresel işbirliği yoluyla inovasyon | Teknolojik egemenlik ve güvenlik | İnovasyon yayılımının yavaşlaması |
| Ticaret | Düşük maliyet ve küresel entegrasyon | Dayanıklılık ve ortak çeşitlendirmesi | Ticaret gerilimleri ve daha yüksek maliyet |
İç siyasal-ekonomi neden kritik?
Dış tehdit aynı olsa bile bütün AB üyeleri aynı politikayı tercih etmemektedir. Ekonomik yapı, ihracat bağımlılığı, mali kapasite, jeopolitik maruziyet ve sanayi profili ulusal tercihleri farklılaştırmaktadır.
Kaynak Almanya'nın güçlü ihracat yapısı nedeniyle küresel piyasalara erişimi ve aşırı parçalanmadan kaçınmayı daha fazla önemseyebildiğini; Fransa'nın ise sanayi politikası ve stratejik özerklik yönünde daha müdahaleci bir yaklaşımı desteklediğini belirtmektedir. Hollanda gibi daha küçük açık ekonomiler güvenlik ile ticari açıklık arasında denge aramaktadır.
Şirket çıkarları ve küresel değer zincirleri
Avrupa şirketlerinin önemli bölümü küresel tedarikçi, müşteri ve yatırım ağlarına bağlıdır. Bu şirketler ekonomik güvenlik önlemlerinin bazılarını desteklese bile düzenleyici belirsizlik, ihracat kontrolleri veya yatırım kısıtlarının maliyetlerinden endişe edebilir.
Hamburg Limanı'nda COSCO'nun pay edinme girişimi kaynakta bu gerilimin somut örneği olarak kullanılmaktadır. Ticari aktörler ekonomik bağlantının faydasını vurgularken güvenlik odaklı aktörler kritik altyapıya yabancı erişimin stratejik riskini öne çıkarmıştır.
Üye devletlerin farklı mali kapasitesi
Sanayi politikası ve devlet yardımlarında bütün üye devletlerin aynı mali kapasiteye sahip olmaması hibrit modelin başka bir iç gerilimidir. Büyük mali kaynaklara sahip devletler stratejik sektörlerini daha güçlü biçimde destekleyebilirken daha sınırlı kapasiteye sahip üyeler geride kalabilir.
Bu durum ekonomik güvenlik politikasının Tek Pazar bütünlüğünü korurken ulusal sanayi kapasitesini desteklemesi gerektiği ikilemini güçlendirmektedir.
AB'nin kurumsal yapısı
AB, tam merkezî ekonomik yetkiye sahip bir ulus devlet değildir. Yetkiler Avrupa Komisyonu, üye devletler ve diğer kurumlar arasında dağılmıştır. Bu nedenle ekonomik güvenlik politikaları çoğu zaman kapsamlı merkezi müdahale yerine modüler, düzenleyici ve koordinasyon temelli araçlar biçimini almaktadır.
Bu yapı siyasi uygulanabilirliği artırabilir; fakat politika bütünlüğünü ve uygulama hızını sınırlayabilir.
Düzenleyici güç ve “Brussels effect”
Doğrudan devlet müdahalesi kapasitesi sınırlı olsa da AB'nin büyük iç pazarı ve standart belirleme gücü önemli bir jeoekonomik araçtır. Kaynak bu kapasiteyi Brussels effect tartışmasıyla ilişkilendirmektedir.
Böylece AB ekonomik devlet yönetimini yalnız sübvansiyon veya yasaklar üzerinden değil, standart belirleme ve piyasa erişim koşulları üzerinden de uygulayabilmektedir.
Sürdürülebilirlik ve sosyal dağılım boyutu
Kaynak ekonomik güvenliği yalnız şirket veya devlet güvenliği olarak görmemektedir. Ekonomik güvenlik politikalarının maliyetleri farklı sektörler, bölgeler ve sosyal gruplar arasında eşit dağılmayabilir.
Yeşil ve dijital dönüşüm kapsamında stratejik sanayi desteği bazı bölgelerde yatırım ve istihdam yaratırken başka bölgelerde maliyet, yeniden yapılanma veya rekabet baskısı oluşturabilir. Bu nedenle ekonomik güvenliğin sosyal uyum, bölgesel yakınsama ve demokratik meşruiyet boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi önerilmektedir.
Çalışmanın desteklediği sonuçlar
- AB ekonomik güvenliği tek ve bütünlüklü bir doktrin olarak değil, hibrit bir yönetişim modeli olarak ortaya çıkmaktadır.
- Model piyasa açıklığını tamamen terk etmeden seçici stratejik müdahale kullanmaktadır.
- Sistemik jeoekonomik baskılar, AB politika yanıtları ve iç siyasal-ekonomi dinamikleri birlikte politika sonucunu şekillendirmektedir.
- Promote–Protect–Partner ekonomik güvenliğin temel politika mimarisidir.
- Dayanıklılık, stratejik varlıklar üzerinde kontrol ve rekabet gücü temel sonuç boyutlarıdır.
- Verimlilik–dayanıklılık, açıklık–kontrol ve entegrasyon–parçalanma gerilimleri modelin yapısal özellikleridir.
- De-risking tam ekonomik ayrışma anlamına gelmemektedir.
- Üye devlet farklılıkları ve şirket çıkarları ekonomik güvenlik politikalarının kapsamını ve hızını etkiler.
- AB'nin çok seviyeli kurumsal yapısı hem esneklik hem koordinasyon sorunu yaratmaktadır.
Çalışmanın desteklemediği sonuçlar
- Çalışma herhangi bir ekonomik güvenlik aracının GSYH, istihdam veya yatırım üzerindeki nicel etkisini tahmin etmemektedir.
- Promote, Protect veya Partner sütunlarından birinin diğerlerinden istatistiksel olarak üstün olduğu gösterilmemiştir.
- FDI taramasının ekonomik fayda veya maliyet büyüklüğü hesaplanmamıştır.
- Chips Act, Critical Raw Materials Act veya STEP'in politika etkinliği nedensel olarak ölçülmemiştir.
- AB'nin ekonomik korumacılığa tamamen geçtiği sonucu desteklenmemektedir.
- De-risking ile Çin'den veya başka bir aktörden tam ekonomik kopuş eş tutulmamaktadır.
- Çeşitlendirme bütün stratejik bağımlılıkların ortadan kalkacağını garanti etmemektedir.
- Mevcut ekonomik güvenlik mimarisinin tamamlanmış veya kalıcı nihai AB modeli olduğu gösterilmemiştir.
Çalışmanın sınırlılıkları
Birinci sınırlılık nicel ölçüm yokluğudur. Araştırma politika araçlarının ekonomik sonuçlarını istatistiksel olarak tahmin etmemektedir.
İkinci sınırlılık çalışma alanının hızla değişmesidir. Yeni jeopolitik olaylar, düzenlemeler ve ekonomik güvenlik araçları modelin kurumsal yapısını değiştirebilir. Bu nedenle çalışma belirli bir gelişim aşamasını incelemektedir.
Üçüncü sınırlılık, tek tek politika araçları hakkında ayrıntılı vaka çalışmaları yapılmamasıdır. Chips Act, FDI Screening Regulation veya Anti-Coercion Instrument örnekleri daha geniş mekanizmayı açıklamak için kullanılmaktadır; bağımsız politika değerlendirmeleri değildir.
Dördüncü olarak, analitik çerçevede “mekanizma” dili kullanılması formal nedensel tanımlama anlamına gelmemektedir. Çalışmanın kanıt temeli belge analizi, karşılaştırma ve yorumlayıcı üçgenlemedir.
Gelecek araştırmalar
Kaynak, ekonomik güvenlik politikalarının gerçek etkinliğini ölçmek için nitel çerçevenin nicel göstergelerle tamamlanmasını önermektedir.
Dayanıklılık; tedarik zinciri çeşitliliği, ithalat yoğunlaşması ve dış şoklara maruziyet gibi göstergelerle; kontrol; stratejik varlık sahipliği, teknolojik bağımlılık ve düzenleyici kapasiteyle; rekabet gücü ise inovasyon, sanayi kapasitesi ve teknolojik liderlik göstergeleriyle operasyonelleştirilebilir.
Yazarlar ayrıca ekonomik güvenlik politikalarının bölgesel ve dağılımsal etkileriyle, kamuoyunun daha derin Avrupa bütünleşmesine desteği arasındaki ilişkilerin gelecekte daha ayrıntılı incelenmesini önermektedir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün çalışma: Geoeconomic Rivalry and EU Economic Security: A Hybrid Governance Model of Economic Policy Transformation.
Yazarlar: Radoslav Ivančík ve Jiří Dušek.
Sorumlu yazar: Jiří Dušek.
Kurumlar: Department of Philosophy and Political Science, Faculty of Arts, Constantine the Philosopher University, Nitra, Slovakia; Department of Public Administration and Management, The College of European and Regional Studies, České Budějovice, Czech Republic.
Dergi: Economies.
Yayınevi: MDPI.
Bibliyografik kayıt: Economies, 2026, 14(8), 311.
DOI: 10.3390/economies14080311.
Yayın süreci: Kaynak PDF'ye göre alındı: 3 Mayıs 2026; revize edildi: 16 Temmuz 2026; kabul edildi: 20 Temmuz 2026; yayımlandı: 5 Ağustos 2026.
Kaynak türü: Hakemli, açık erişimli özgün araştırma makalesi; kavram güdümlü nitel politika analizi.
Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).
Ana ampirik korpus: European Economic Security Strategy, European Council Conclusions on Economic Security, FDI Screening Regulation, Anti-Coercion Instrument, European Chips Act, Critical Raw Materials Act ve STEP Regulation.
Tamamlayıcı kaynaklar: Hakemli akademik literatür, politika raporları ve uzman analizleri.
Ana yöntem: Sistematik belge analizi; yorumlayıcı analiz; kavram güdümlü analitik çerçeve; analitik karşılaştırma; kaynak üçgenlemesi.
Formal hipotez testi: Yok.
Nicel politika etkinliği ölçümü: Yok.
Ana açıklayıcı çerçeve: Sistemik jeoekonomik baskılar → AB politika yanıtları → iç siyasal-ekonomi dinamikleri → hibrit ekonomik güvenlik yönetişimi.
Değerlendirme boyutları: Dayanıklılık, stratejik varlıklar üzerinde kontrol ve rekabet gücü.
Ana politika mimarisi: Promote–Protect–Partner.
Temel ödünleşimler: Verimlilik–dayanıklılık; açıklık–kontrol; entegrasyon–parçalanma.
Finansman: Çalışma dış finansman almamıştır.
Etik kurul: Uygulanabilir değil.
Bilgilendirilmiş onam: Uygulanabilir değil.
Veri erişilebilirliği: Bulguları destekleyen materyal kamuya açık AB politika belgeleri, raporları ve ilgili uluslararası kuruluşların istatistik/veri kaynaklarından türetilmiştir; kullanılan birincil ve ikincil kaynaklar makalenin kaynakçasında belirtilmiştir.
Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.
Yazar katkıları: R.I. ve J.D.; kavramsallaştırma, yöntem, araştırma, biçimsel analiz, ilk taslak ile gözden geçirme/düzenleme çalışmalarına eşit katkı sağlamıştır.
AI kullanım beyanı: Kaynak, Gemini Flash'ın yalnız İngilizce ifadenin dilsel ve editoryal kalitesini geliştirmek amacıyla kullanıldığını; bilimsel fikirlerin, araştırma sonuçlarının, analitik sonuçların veya akademik katkının üretilmesinde kullanılmadığını bildirmektedir.
Temel yöntemsel sınır: Çalışma ekonomik güvenliğin yönetişim mekanizmasını açıklamaktadır; belirli politikaların ekonomik etkisini nicel veya nedensel olarak ölçmemektedir. İncelenen alan hâlen gelişmekte olduğundan model tamamlanmış ve değişmez bir AB ekonomik güvenlik düzeni olarak yorumlanmamalıdır.
Görsel yeniden yapılandırma notu: Kaynak Şekil 1'in üç analitik seviye → hibrit yönetişim → sonuç boyutları yapısı, kaynak çalışmanın ilişkileri korunarak özgün Verianla şem şeklinde yeniden çizilebilir. Şekil 2'nin geoeconomic pressures → Promote/Protect/Partner → economic security outcomes akışı da source-derived süreç görseli için uygundur. Tablo 2 ve Tablo 3, karşılaştırmalı infografik ve Live Compare yapıları için doğrudan kullanılabilir.
Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir