Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Beşerî Bilimler / Felsefe / Hayali Arkadaşlar Bedene Yakın mı Hissedilir? Çocukluk İmgelemi, Yakında Biri Varmış Hissi ve Bedensel Özbilinç
Felsefe

Hayali Arkadaşlar Bedene Yakın mı Hissedilir? Çocukluk İmgelemi, Yakında Biri Varmış Hissi ve Bedensel Özbilinç

Çocuklukta hayali arkadaşlar, birçok kültürde görülen ilginç bir gelişimsel deneyimdir. Bazı çocuklar görünmeyen bir arkadaşla konuşur, onunla oyun kurar, onu belirli bir yerde hisseder veya onunla sosyal ilişki yaşar. Bu deneyimler çoğu zaman yaratıcılık, sosyal hayal gücü ve gelişimsel oyun bağlamında ele alınır.

07/06/2026  Veri Anla 39 görüntüleme
Hayali Arkadaşlar Bedene Yakın mı Hissedilir? Çocukluk İmgelemi, Yakında Biri Varmış Hissi ve Bedensel Özbilinç

Çocuklukta hayali arkadaşlar, birçok kültürde görülen ilginç bir gelişimsel deneyimdir. Bazı çocuklar görünmeyen bir arkadaşla konuşur, onunla oyun kurar, onu belirli bir yerde hisseder veya onunla sosyal ilişki yaşar. Bu deneyimler çoğu zaman yaratıcılık, sosyal hayal gücü ve gelişimsel oyun bağlamında ele alınır.

Bu çalışma farklı bir soru soruyor: Hayali arkadaşlar zihinde yalnızca soyut karakterler olarak mı bulunur, yoksa bedene yakın uzamsal alanda konumlanan sosyal varlıklar gibi mi deneyimlenir?

Araştırmacılar bu soruyu “bedensel özbilinç” ve “peripersonal space” çerçevesiyle inceliyor. Bedensel özbilinç, kişinin bedenini “benim bedenim” olarak deneyimlemesi, kendini belirli bir yerde konumlandırması ve dünyayı birinci kişi perspektifinden yaşaması anlamına gelir. Peripersonal space ise bedenin hemen çevresindeki, uzanma, dokunma, yaklaşma, savunma ve sosyal etkileşim için önemli olan alandır.

Çalışmada çocuklukta hayali arkadaş deneyimi bildiren yetişkinler, bu arkadaşları çoğunlukla bedene yakın alanda hatırlamıştır. Birçok bildirim 70 cm sınırının içinde kalmış, tipik uzaklık ise çok daha yakın, yaklaşık 12 cm medyan değerinde bulunmuştur. Katılımcılar hayali arkadaşlarını çoğunlukla kendi beden merkezli perspektiflerinden, yani deneyimin içinden hatırlamıştır.

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de şudur: Çocuklukta hayali arkadaş deneyimi olan yetişkinler, yetişkinlikte “yakında biri varmış hissi” eğilimini ölçen SenPQ ölçeğinde daha yüksek puan almıştır. Buna karşın dissosiyatif eğilimlerde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Dissosiyasyon, kişinin bellek, kimlik, algı veya bilinç bütünlüğünde kopma/ayrışma deneyimleri yaşaması anlamına gelir. Bu sonuç, hayali arkadaş deneyiminin sağlıklı örneklemde otomatik olarak patolojik bir belirti gibi okunmaması gerektiğini gösterir.

Problem Ne?

Hayali arkadaşlar genellikle çocukların yaratıcılığı, oyun dünyası ve sosyal hayal gücüyle ilişkilendirilir. Fakat bu deneyimlerin bedensel ve uzamsal yapısı daha az incelenmiştir. Bir çocuk hayali arkadaşını düşündüğünde, bu arkadaş sadece zihinsel bir karakter midir, yoksa çocuğun bedeni çevresindeki belirli bir yerde “varmış gibi” mi temsil edilir?

Bu soru önemlidir çünkü yetişkinlikte görülen “hissedilen varlık” deneyimleri de çoğu zaman uzamsal nitelik taşır. Kişi, kanıt olmadan yanında, arkasında veya yakınında bir başkasının bulunduğunu hissedebilir. Bu tür deneyimler bedensel şema, beden konumu ve yakın çevreyi temsil eden beyin mekanizmalarıyla ilişkilendirilmektedir.

Çalışmanın temel problemi, çocukluk hayali arkadaşları ile yetişkinlikteki hissedilen varlık fenomenleri arasında ortak bir bilişsel temel olup olmadığıdır. Eğer hayali arkadaşlar da bedene yakın alanda konumlanıyor ve birinci kişi/beden merkezli perspektifle deneyimleniyorsa, bu durum iki fenomenin tamamen ayrı değil, sosyal ajan üretme kapasitesinin farklı gelişimsel görünümleri olabileceğini düşündürür.

Araştırma ayrıca hayali arkadaş deneyiminin dissosiyasyonla ilişkili olup olmadığını da sorgular. Çünkü görünmeyen veya hayali bir varlıkla ilişki kurma fikri, bazı okuyucularda otomatik olarak patoloji çağrışımı yapabilir. Çalışma bu noktada daha dikkatli bir ayrım önerir: Hayali arkadaş deneyimi, sağlıklı yetişkin örneklemde daha çok sosyal ajan üretme ve varlık hissetme eğilimiyle ilişkili olabilir; genel dissosiyatif eğilimle doğrudan ilişkili olmak zorunda değildir.

Yöntem Ne Öneriyor?

Çalışma, çevrim içi anket yöntemiyle yürütülmüş geriye dönük bir öz-bildirim araştırmasıdır. Geriye dönük öz-bildirim, katılımcıların geçmişte yaşadıkları deneyimleri hatırlayıp raporlaması anlamına gelir. Bu yöntem çocukluk deneyimlerini incelemek için pratik olsa da bellek yanlılığı riski taşır.

İlk örneklem 231 yetişkinden oluşmuştur. Psikiyatrik veya nörolojik tanı bildiren 46 kişi ana sağlıklı örneklemden çıkarılmıştır. Son analiz örneklemi 185 kişidir. Bu grupta 45 kişi çocuklukta hayali arkadaş deneyimi bildirmiş, 140 kişi bildirmemiştir.

Araştırmada üç temel ölçüm aracı kullanılmıştır. İlk olarak hayali arkadaş deneyimi olan katılımcılara IC-Q adı verilen hayali arkadaş anketi uygulanmıştır. Bu anket; hayali arkadaşın görünümü, yaşı, kaybolma zamanı, konuşma, taklit, temas, duyusal özellikler, uzamsal konumu ve görsel perspektifi gibi özellikleri sorgular.

İkinci ölçüm aracı SenPQ yani Sensed Presence Questionnaire’dır. Bu ölçek, kişinin açık duyusal kanıt olmadan başka bir varlığın yakınında olduğunu hissetme eğilimini ölçer. Çalışmada 16 maddelik ölçekten çapraz yükleme gösteren bir madde çıkarılarak 15 maddelik puanlama kullanılmıştır.

Üçüncü ölçüm aracı DIS-Q yani Dissociation Questionnaire’dır. Bu ölçek dissosiyatif deneyimleri ölçer. Araştırmacılar bu ölçeği kullanarak hayali arkadaş deneyiminin genel dissosiyasyonla mı, yoksa daha özel olarak hissedilen varlık eğilimiyle mi ilişkili olduğunu ayırt etmeye çalışmıştır.

Analizlerde 70 cm sınırı, bedene yakın alan ile bedenden daha uzak alanı ayırmak için operasyonel ölçüt olarak kullanılmıştır. Bu değer, yetişkin peripersonal space literatüründeki 60–80 cm aralığının orta noktasıdır. Araştırmacılar ayrıca binom testleri, Wilcoxon işaretli sıra testi, t testleri, korelasyonlar ve lojistik regresyon kullanmıştır.

Formüller Ne Anlatıyor?

Bu çalışma matematiksel teori makalesi değildir; ancak istatistiksel analiz notasyonları içerir. Bulgular daha çok oranlar, medyan uzaklıklar, t testleri, p değerleri, Cohen’s d etki büyüklüğü ve lojistik regresyon katsayılarıyla sunulmuştur.

Çalışmanın ilk istatistiksel ayrımı bedene yakın alan sınırıyla ilgilidir:

\[ PPS \leq 70\,cm \]

Burada PPS, peripersonal space yani bedene yakın alanı temsil eder. Çalışmada 70 cm ve altındaki hayali arkadaş konumları “bedene yakın alan içinde” kabul edilmiştir.

Hayali arkadaş konumlarının büyük kısmı bu sınırın içinde bulunmuştur:

\[ 76.1\% \leq 70\,cm,\qquad Mdn = 12\,cm \]

Bu ifade, tüm uzamsal mesafe bildirimlerinin %76,1’inin 70 cm veya daha yakın olduğunu ve genel medyan uzaklığın 12 cm olduğunu gösterir. Medyan, sıralanmış değerlerin ortasındaki değerdir; aşırı uç değerlerden ortalamaya göre daha az etkilenir.

Katılımcı düzeyindeki test de benzer sonucu verir:

\[ W = 243.5,\qquad p = .002 \]

Bu Wilcoxon işaretli sıra testi sonucudur. Wilcoxon testi, normal dağılım varsayımının güçlü olmadığı durumlarda iki değer veya bir değer ile referans sınırını karşılaştırmak için kullanılan parametrik olmayan testtir. Burada katılımcıların medyan hayali arkadaş uzaklıkları 70 cm sınırının anlamlı biçimde altında bulunmuştur.

Görsel perspektif için temel oran şu şekildedir:

\[ 1PP = 55.6\%,\qquad Body\text{-}Referenced = 88.9\% \]

1PP, first-person perspective yani birinci kişi perspektifidir. Beden referanslı perspektif ise birinci kişi ve karma perspektiflerin birlikte değerlendirilmesiyle elde edilir. Bu sonuç, hayali arkadaş deneyimlerinin çoğunlukla kişinin kendi bedeni merkez alınarak hatırlandığını gösterir.

Hayali arkadaş geçmişi olan ve olmayan grupların SenPQ puanları şu şekilde karşılaştırılmıştır:

\[ IC+:\ M = 1.70,\ SD = 0.76 \]
\[ IC-:\ M = 1.34,\ SD = 0.46 \]
\[ t(183)=3.85,\qquad p<.001,\qquad d=0.66 \]

Burada IC+, çocuklukta hayali arkadaş deneyimi bildiren grubu; IC-, böyle bir deneyim bildirmeyen grubu gösterir. Cohen’s d etki büyüklüğüdür. d = 0.66, orta düzeye yakın ve dikkate değer bir grup farkına işaret eder.

Dissosiyasyon puanlarında ise anlamlı fark bulunmamıştır:

\[ DIS\text{-}Q:\ t(183)=0.67,\qquad p=.502,\qquad d=0.12 \]

Bu sonuç, hayali arkadaş geçmişinin sağlıklı yetişkin örneklemde genel dissosiyatif eğilimle anlamlı biçimde ilişkili olmadığını gösterir.

Lojistik regresyon analizinde hayali arkadaş geçmişini anlamlı biçimde yordayan değişken SenPQ olmuştur:

\[ OR = 2.49,\qquad 95\%\,CI=[1.39,\ 4.45],\qquad p=.002 \]

OR, odds ratio yani olasılık oranıdır. Bu değer, hissedilen varlık eğilimi arttıkça çocuklukta hayali arkadaş bildirme olasılığının da yükseldiğini gösterir. Ancak bu ilişki nedensellik kanıtı değildir; yalnızca istatistiksel bağlantı gösterir.

Grafik, Tablo ve Şema Ana Mesajı

Çalışmadaki ilk görsel, hayali arkadaşların hangi yönlerde ve hangi uzaklıklarda konumlandırıldığını gösterir. Ana mesaj şudur: Hayali arkadaş bildirimleri büyük ölçüde bedenin hemen çevresinde yoğunlaşmıştır. Ön, sağ, sol, yukarı ve aşağı yönlerde bildirilen konumların çoğu 70 cm sınırı içinde kalır. Bu, hayali arkadaşların yalnızca uzak ve soyut imgeler gibi değil, bedene yakın sosyal varlıklar gibi temsil edilebileceğini düşündürür.

Aynı görseldeki ikinci panel, hayali arkadaşın hangi yönlerde daha sık hissedildiğini gösterir. Bulgular özellikle ön ve yan alanların önemli olduğunu düşündürür. Bu nokta yetişkin “hissedilen varlık” deneyimlerinden farklıdır; çünkü yetişkin felt presence vakaları çoğu zaman arka veya yan bedensel alanda bildirilir. Hayali arkadaşların daha çok öne ve yana yerleşmesi, onların çocuklukta daha sosyal, oyun odaklı ve karşılıklı etkileşimli biçimde kurulduğunu düşündürebilir.

İkinci görsel, görsel perspektif dağılımını gösterir. Katılımcıların %55,6’sı hayali arkadaş deneyimini birinci kişi perspektifinden, %33,3’ü karma bir perspektiften, %8,9’u üçüncü kişi perspektifinden ve çok küçük bir kısmı hatırlamadığını belirterek raporlamıştır. Birinci kişi ve karma perspektifler birlikte alındığında beden referanslı oran %88,9’a çıkar. Bu, deneyimin güçlü biçimde bedensel özbilinçle bağlantılı hatırlandığını gösterir.

Üçüncü görsel, hayali arkadaş geçmişi olan ve olmayan kişilerin SenPQ puanlarını karşılaştırır. Hayali arkadaş geçmişi olan grup, toplam hissedilen varlık puanında ve hem olumlu/zararsız hem de daha rahatsız edici varlık hissi alt boyutlarında daha yüksek puan almıştır. Ancak dissosiyasyon tablosu, bu farkın genel dissosiyatif eğilimden kaynaklanmadığını gösterir.

Tablolar birlikte okunduğunda ana mesaj şudur: Çocuklukta hayali arkadaş deneyimi, sağlıklı yetişkin örneklemde daha yüksek yetişkinlik varlık-hissi eğilimiyle ilişkilidir; fakat bu ilişki genel dissosiyasyonla açıklanmamaktadır.

Deneyler Nasıl Yapılmış?

Bu çalışma laboratuvar deneyi değil, çevrim içi anket temelli bir araştırmadır. Katılımcılar önce demografik bilgilerini vermiş, ardından dissosiyasyon ve hissedilen varlık ölçeklerini tamamlamıştır. Çocuklukta hayali arkadaş deneyimi bildirenler ayrıca hayali arkadaşlarının özelliklerini ayrıntılı biçimde sorgulayan anketi doldurmuştur.

Hayali arkadaş deneyimi olan katılımcılardan, arkadaşlarının hangi yönde ve ne kadar uzakta ortaya çıktığını bildirmeleri istenmiştir. Yönler ön, arka, sağ, sol, yukarı ve aşağı olarak ayrılmıştır. Katılımcılar ayrıca hayali arkadaşlarını birinci kişi perspektifinden mi, üçüncü kişi perspektifinden mi, yoksa karma biçimde mi hatırladıklarını belirtmiştir.

İlk hipotez, hayali arkadaşların bedene yakın alan içinde konumlanacağıydı. Bu hipotez desteklenmiştir. Bildirimlerin çoğu 70 cm sınırı içinde kalmış, katılımcı medyanları da bu sınırın anlamlı biçimde altında bulunmuştur.

İkinci hipotez, deneyimlerin ağırlıklı olarak beden merkezli perspektifle hatırlanacağıydı. Bu hipotez de desteklenmiştir. Birinci kişi ve karma perspektifler birlikte değerlendirildiğinde beden referanslı deneyim oranı çok yüksektir.

Üçüncü hipotez, çocuklukta hayali arkadaş deneyimi olan kişilerin yetişkinlikte daha yüksek hissedilen varlık eğilimi göstereceğiydi. Bu da desteklenmiştir. Hayali arkadaş geçmişi olan grup SenPQ puanlarında anlamlı biçimde daha yüksek değerler göstermiştir.

Ek analizlerde dissosiyasyon puanları gruplar arasında anlamlı fark göstermemiştir. Lojistik regresyonda hayali arkadaş geçmişini anlamlı biçimde yordayan değişken SenPQ puanı olmuştur; yaş, cinsiyet ve DIS-Q anlamlı yordayıcı değildir.

Sonuçlar Ne Gösteriyor?

Çalışmanın birinci sonucu, hayali arkadaş deneyimlerinin çoğunlukla bedene yakın alanda konumlandığıdır. Bu, hayali arkadaşların sadece soyut zihinsel figürler olmayabileceğini; beden çevresindeki sosyal etkileşim alanına yerleştirilen temsil biçimleri olabileceğini düşündürür.

İkinci sonuç, hayali arkadaş deneyimlerinin çoğunlukla beden merkezli perspektifle hatırlanmasıdır. Bu bulgu, deneyimin kişinin bedensel konumu ve birinci kişi dünyasıyla bağlantılı olduğunu gösterir.

Üçüncü sonuç, çocuklukta hayali arkadaş deneyimi olan yetişkinlerin, yetişkinlikte hissedilen varlık eğilimi bakımından daha yüksek puan almasıdır. Bu ilişki, hayali arkadaşlar ile felt presence deneyimleri arasında ortak bir “sosyal ajan üretme” yatkınlığı olabileceğini düşündürür.

Dördüncü sonuç, bu ilişkinin genel dissosiyatif eğilimle açıklanmamasıdır. Sağlıklı örneklemde hayali arkadaş deneyimi olan ve olmayan kişiler arasında DIS-Q puanları anlamlı biçimde farklı değildir. Bu nedenle hayali arkadaş geçmişi, otomatik olarak dissosiyatif sorun göstergesi gibi okunmamalıdır.

Beşinci sonuç, hayali arkadaş ile yetişkin felt presence arasında hem benzerlik hem fark olduğudur. Benzerlik, ikisinin de bedene yakın alan ve sosyal ajan temsil mekanizmalarıyla ilişkili olabilmesidir. Fark ise konum yönündedir: yetişkin felt presence çoğu zaman arka/yan alanda bildirilirken, çocukluk hayali arkadaşları bu çalışmada daha çok ön ve yan etkileşim alanında hatırlanmıştır.

Bu Neden Önemli?

Bu çalışma, çocukluk hayal gücünü yalnızca “uydurma karakter” düzeyinde değil, beden, mekân ve sosyal biliş ilişkisi içinde düşünmeye davet eder. Bir çocuğun hayali arkadaşı, yalnızca zihinsel bir hikâye figürü olmayabilir; çocuğun bedeni çevresinde, etkileşime açık bir sosyal varlık gibi temsil edilebilir.

Bu bakış, gelişim psikolojisi açısından önemlidir. Çocuklukta beden şeması, yakın alan algısı, birinci kişi perspektifi ve sosyal biliş hâlâ gelişmektedir. Bu esnek gelişim dönemi, çocukların içsel olarak ürettikleri sosyal ajanları bedene yakın oyun alanına yerleştirmesini kolaylaştırabilir.

Çalışma ayrıca yetişkinlikte görülen hissedilen varlık deneyimlerini de daha geniş bir süreklilik içinde düşünmeye imkân verir. Bu deneyimler yalnızca klinik veya patolojik çerçevede değil, insan beyninin sosyal varlıkları üretme ve konumlandırma kapasitesiyle ilişkili daha genel bir bilişsel eğilim olarak ele alınabilir.

Bu sonuç, psikoloji ve bilişsel sinirbilim açısından değerlidir çünkü sosyal hayal gücü, beden temsili, peripersonal space ve varlık hissi arasındaki bağlantıyı ölçülebilir hale getirir. Gelecekte sanal gerçeklik, beden illüzyonları ve uzunlamasına çocuk gelişimi çalışmalarıyla bu bağlantı daha doğrudan test edilebilir.

Dikkat Noktaları

Çalışmanın en önemli sınırlılığı, çocukluk deneyimlerinin yetişkinlerden geriye dönük olarak hatırlanmasıdır. Ortalama katılımcı yaşı yaklaşık 24 olduğu için, birçok kişi çocukluk deneyimlerini yıllar sonra raporlamıştır. Bu durum bellek yanlılığı ve yeniden kurma etkisi yaratabilir.

İkinci sınırlılık örneklemin yapısıdır. Araştırma tek bir Türk üniversitesi çevresinden toplanan yetişkinlerle yürütülmüştür. Katılımcıların büyük kısmı kadın ve lisans öğrencisidir. Bu nedenle sonuçlar farklı yaş gruplarına, kültürlere veya klinik örneklemlere doğrudan genellenmemelidir.

Üçüncü sınırlılık, görsel perspektif ölçümünün tek bir zorunlu seçim maddesine dayanmasıdır. Bir hayali arkadaş deneyimi zaman içinde değişebilir; bazen birinci kişi, bazen üçüncü kişi, bazen de karma biçimde hatırlanabilir. Tek maddelik ölçüm bu zenginliği sınırlı yakalayabilir.

Dördüncü olarak, çalışma neden-sonuç ilişkisi kurmaz. Hayali arkadaş deneyimi yetişkinlikte hissedilen varlık eğilimine neden olur demek doğru değildir. Daha makul yorum, her iki deneyimin de bazı kişilerde daha güçlü olan sosyal ajan üretme veya bedensel temsil esnekliğiyle ilişkili olabileceğidir.

Beşinci olarak, çalışmanın klinik dışı sağlıklı örneklemle yapıldığı unutulmamalıdır. Hissedilen varlık deneyimi bazı kişilerde rahatsız edici veya klinik bağlamda önemli olabilir; bu durumlar bu çalışmanın kapsamı dışında değerlendirilmelidir.

Sonuç

Bu çalışma, çocuklukta hayali arkadaş deneyimlerinin bedene yakın uzamsal alanla ve beden merkezli perspektifle güçlü biçimde ilişkili olabileceğini gösteren ilginç bir ön araştırma sunar. Hayali arkadaşlar yalnızca soyut düşünce ürünleri değil; çocuğun yakın beden alanına yerleşen, sosyal anlam taşıyan içsel ajan temsilleri olabilir.

Bulgular ayrıca çocuklukta hayali arkadaş deneyimi olan yetişkinlerin, yetişkinlikte yakında biri varmış hissi yaşama eğilimini daha yüksek bildirdiğini göstermektedir. Buna rağmen dissosiyatif eğilimlerde anlamlı fark bulunmaması, bu deneyimlerin sağlıklı örneklemde doğrudan patolojik olarak yorumlanmaması gerektiğini destekler.

Verianla okuyucusu için ana mesaj şudur: İnsan zihni sosyal varlıkları yalnızca düşünce olarak değil, bedene yakın mekân içinde temsil edebilir. Çocukluk hayali arkadaşları ve yetişkinlikteki hissedilen varlık deneyimleri, beynin sosyal ajanları bedensel ve uzamsal biçimde kurma kapasitesinin farklı görünümleri olabilir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu yazı, Burak Erdeniz ve Bigna Lenggenhager tarafından hazırlanan “Spatial Aspects of Felt Presence and the Phenomenon of Childhood Imaginary Companions: Peripersonal Space, Embodied Perspective, and Continuity of Agent Propensity” başlıklı preprint çalışma temel alınarak hazırlanmıştır. Çalışma; hayali arkadaşlar, hissedilen varlık, peripersonal space, bedensel özbilinç, öngörücü işleme, sosyal ajan temsili ve dissosiyasyon ilişkisini sağlıklı yetişkin örneklemde incelemektedir.

Bu içerik birebir çeviri değildir; çalışmanın ana fikri Verianla yayın çizgisine uygun biçimde sadeleştirilmiş ve özgün Türkçe editoryal makaleye dönüştürülmüştür.

Bu içerik psikolojik, psikiyatrik, nörolojik veya tıbbi tavsiye değildir. Hayali arkadaş, varlık hissi, dissosiyasyon veya algısal deneyimlerle ilgili kişisel ve rahatsız edici durumlarda uzman desteği alınmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy