Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Transdiyagnostik Bir Yapı Olarak Erteleme: Psikopatolojik ve Kavramsal Bir Kapsam İncelemesi
Psikoloji

Transdiyagnostik Bir Yapı Olarak Erteleme: Psikopatolojik ve Kavramsal Bir Kapsam İncelemesi

Erteleme (procrastination), bu kapsam incelemesinde olası olumsuz sonuçların farkında olunmasına rağmen niyetlenilen bir eylemin başlatılmasının, tamamlanmasının veya bir kararın gönüllü ve irrasyonel biçimde geciktirilmesi çevresinde tanımlanan davranışsal bir yapı olarak ele alınmaktadır.

04/10/2026  Veri Anla 72 görüntüleme
Transdiyagnostik Bir Yapı Olarak Erteleme: Psikopatolojik ve Kavramsal Bir Kapsam İncelemesi

Erteleme (procrastination), bu kapsam incelemesinde olası olumsuz sonuçların farkında olunmasına rağmen niyetlenilen bir eylemin başlatılmasının, tamamlanmasının veya bir kararın gönüllü ve irrasyonel biçimde geciktirilmesi çevresinde tanımlanan davranışsal bir yapı olarak ele alınmaktadır. Çalışma, ertelemenin tek bir psikiyatrik bozukluğa özgü sabit bir özellikten çok, öz-düzenleme, yürütücü işlevler, duygu düzenleme, dürtüsellik, mükemmeliyetçilik, görevden kaçınma ve rahatsızlığa tahammülsüzlük gibi birden fazla psikopatolojik alanla kesişebilen transdiyagnostik bir yapı olabileceğini inceler. Araştırmacılar PubMed, Scopus, Web of Science ve SciELO kaynaklarından elde edilen literatürü PRISMA-ScR yaklaşımıyla taramış ve son değerlendirmeye 387 çalışma dahil etmiştir. Bulgular erteleme için tek bir uzlaşı tanımının bulunmadığını, ölçüm araçlarının oldukça heterojen olduğunu ve klinik olarak tanı konmuş örneklemlerin literatürde sınırlı temsil edildiğini göstermektedir.

İncelenen çalışmaların %76,2'si kesitsel tasarımdadır. En az bir erteleme ölçeği kullanan yayınların oranı %83,5'tir ve toplam 40 farklı ölçek belirlenmiştir. Tanım veren çalışmaların büyük bölümünde “gecikme”, “eylem”, “görev”, “niyetlilik”, “olumsuz sonuçlara rağmen sürdürme”, “tamamlama” ve “gönüllülük” gibi kavramlar tekrar etmektedir. Psikopatolojik bağlantılar arasında kaygı, depresyon, ADHD, stres, yürütücü işlev bozukluğu, dürtüsellik, mükemmeliyetçilik, düşük özsaygı ve duygu düzenleme güçlükleri öne çıkmaktadır. Bununla birlikte bu ilişkilerin önemli bölümü kesitsel veya klinik olmayan örneklemlerden geldiği için nedensellik ya da tanısal özgüllük sonucuna dönüştürülemez.

Çalışmanın temel mesajı, ertelemeyi bağımsız bir psikiyatrik tanı olarak ilan etmek değildir. Araştırmacılar, normatif gündelik gecikme ile işlev kaybına ve tekrarlayan olumsuz sonuçlara yol açan klinik açıdan anlamlı ertelemenin birbirinden ayrılabilmesi için daha iyi tanımlara, klinik örneklemlerde doğrulanmış ölçüm araçlarına ve ileriye dönük araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır.

Erteleme sorununda temel kavramsal problem

Erteleme araştırmalarındaki en temel sorun, çok sık kullanılan bir davranış teriminin bilimsel sınırlarının hâlâ tam olarak sabitlenmemiş olmasıdır. Bir görevi daha sonraya bırakmak tek başına patolojik erteleme anlamına gelmez. Gecikmenin gönüllü olup olmadığı, kişinin olası olumsuz sonucu bilip bilmediği, görevden kaçınmanın hangi duygusal veya bilişsel süreçlerle ilişkili olduğu, davranışın ne kadar tekrar ettiği ve kişinin yaşamında işlev kaybı oluşturup oluşturmadığı kavramsal ayrım açısından önemlidir.

Kaynak çalışma ertelemenin resmi bir Research Domain Criteria (RDoC) yapısı olmadığını ve kendi başına yerleşik bir psikiyatrik tanı olarak değerlendirilmediğini açık biçimde ayırır. Buna karşılık yazarlar, farklı tanı kategorilerinde tekrar eden öz-düzenleme ve duygu düzenleme sorunlarının davranışsal bir dışavurumu olarak ertelemenin transdiyagnostik açıdan incelenebileceğini savunmaktadır.

Erteleme neden transdiyagnostik bir yapı olarak ele alınıyor?

Erteleme transdiyagnostik olarak ele alınmaktadır çünkü incelenen literatürde aynı davranış yalnız tek bir tanı kategorisiyle değil; ADHD, obsesif kompulsif bozukluk, depresif ve kaygı ile ilişkili tabloların yanı sıra dürtüsellik, mükemmeliyetçilik, duygu düzenleme güçlüğü, yürütücü işlev sorunları ve kaçınma gibi farklı psikopatolojik süreçlerle birlikte raporlanmıştır. Bununla birlikte bu ortaklık ertelemenin tüm bu bozuklukların ortak nedeni olduğunu göstermez; çalışma esas olarak farklı tanı sınırlarını kesen davranışsal ve psikolojik ilişkileri haritalamaktadır.

Birden fazla süreç aynı davranışa ulaşabilir

Transdiyagnostik yaklaşımın önemli tarafı, aynı gözlenebilir davranışın farklı kişilerde farklı yollarla ortaya çıkabileceğini kabul etmesidir. Bir kişi göreve başlamayı dikkatini sürdüremediği ve zaman yönetimini organize edemediği için geciktirebilir. Başka bir kişi hata yapma korkusu, mükemmeliyetçilik veya belirsizliğe tahammülsüzlük nedeniyle başlayamayabilir. Bir başkası ise zorlayıcı bir görevin oluşturduğu olumsuz duygudan kısa süreli olarak kaçınmak için gecikmeyi tercih edebilir.

İlişki alanıErteleme ile bağlantı yönüBilimsel anlam
Kişisel nedenlerErtelemeye doğruBireye özgü motivasyonlar veya özellikler erteleme davranışına katkıda bulunabilir.
Dışsal nedenlerErtelemeye doğruGörev veya çevreye ait koşullar davranışın ortaya çıkışında rol oynayabilir.
Nörobiyolojik yapı ve süreçlerErtelemeye doğruKaynak literatür bazı nörobiyolojik ilişkiler bildirmektedir; bu şema tek başına nedensellik kanıtı değildir.
DuygularÇift yönlüOlumsuz duygu görevden kaçınmayı artırabilir; ertelemenin sonuçları da yeni olumsuz duygular üretebilir.
BilişlerÇift yönlüDeğerlendirme, beklenti ve karar süreçleri ertelemeyle karşılıklı ilişki gösterebilir.
DavranışlarÇift yönlüKaçınma ve görev başlatma örüntüleri ertelemenin hem parçası hem de devam ettiricisi olabilir.
Birey ve başkaları üzerindeki sonuçlarErtelemeden sonuçlara doğruKısa, orta veya uzun vadeli işlevsel sonuçlar bireyi ve çevresindekileri etkileyebilir.
Kaynak çalışmanın kavramsal ilişkilerine dayanarak Verianla için hazırlanmış bağımsız açıklayıcı tablo; kaynak şeklin görsel tasarımı kopyalanmamıştır.

Tanım sorunu neden klinik açıdan önemlidir?

Bir davranışın ölçülebilmesi için önce neyin ölçüldüğünün yeterince açık tanımlanması gerekir. Kaynak incelemede 387 çalışmanın 337'sinin, yani %87,1'inin ertelemeyi açıkça tanımladığı belirtilmektedir. Bununla birlikte kullanılan tanımlar tek bir çerçevede birleşmemektedir. İncelenen tanımlarda yüzlerce sözcük ve terim bulunmuş; araştırmacılar bunları standartlaştırdıktan sonra en sık yinelenen 64 terimi daha ileri kavramsal analiz için seçmiştir.

TerimKaynakta bildirilen sıklık
Delay - gecikme328
Action / activity - eylem / etkinlik199
Tasks - görevler165
Intentional - niyetli149
Despite / even / although - rağmen109
Completing / finishing - tamamlama107
Voluntary - gönüllü88
Negative - olumsuz76
Postpone - erteleme74
Consequences - sonuçlar73

Bu dağılımın bilimsel mesajı, erteleme kavramının yalnız “bir şeyi geç yapmak” şeklinde ele alınamayacağıdır. Gönüllülük, niyet, kişinin sonucu bilmesi, görev başlatma veya bitirme güçlüğü ve olumsuz sonuç gibi öğeler tanımların önemli bir kısmında birlikte yer almaktadır.

Normatif gecikme ile klinik olarak anlamlı erteleme nasıl ayrılır?

Bu kapsam incelemesi normatif gecikme ile klinik açıdan anlamlı ertelemeyi ayıran doğrulanmış bir tanı eşiği sunmamaktadır. Yazarlar, tekrarlayan örüntü, önceki olumsuz sonuçlara rağmen davranışın sürmesi, öz-düzenleme güçlüğü ve işlevsel zarar gibi özelliklerin klinik ayrım için önemli olabileceğini tartışmakta; ancak mevcut ölçeklerin bu ayrımı güvenilir biçimde yapma kapasitesinin sınırlı olduğunu ve özel olarak klinik örneklemlerde doğrulanmış yeni araçlara ihtiyaç bulunduğunu belirtmektedir.

Ölçüm sorunu: 40 farklı ölçek

İncelenen çalışmaların 323'ünde (%83,5) en az bir erteleme ölçeği kullanılmıştır. Toplam 40 ayrı ölçek belirlenmiş ve bunlar 359 kez kullanılmıştır; bazı araştırmalar birden fazla ölçek uygulamıştır. Bu çeşitlilik, araştırma alanında tek bir ölçüm standardının yerleşmediğini göstermektedir.

ÖlçekKullanım sayısıOran
Lay's General Procrastination Scale47%13,1
Adult Inventory of Procrastination Scale44%12,3
Academic Procrastination Scale40%11,1
Procrastination Assessment Scale - Students32%8,9
Tuckman Procrastination Scale30%8,4
Pure Procrastination Scale29%8,1
Decisional Procrastination Scale18%5,0
Active Procrastination Scale14%3,9
Busko's Academic Procrastination Scale14%3,9
Irrational Procrastination Scale14%3,9
Aitken Procrastination Inventory12%3,3

Kaynak metin bu bölümü “en çok kullanılan 10 ölçek” olarak adlandırmasına rağmen görünür listede 11 ölçek bulunmaktadır. Verianla bu kaynak içi sunum farkını sessizce düzeltmemektedir. Yazarların genel değerlendirmesine göre ölçeklerin önemli bölümü kabul edilebilir iç tutarlılık sergilese de, özbildirim skorlarının gerçek erteleme davranışını öngörmesi ve normatif gecikmeyi klinik açıdan uyumsuz ertelemeden ayırması konusunda sorunlar devam etmektedir.

ADHD ile erteleme arasındaki ilişki

ADHD bağlamında erteleme özellikle yürütücü işlevlerle ilişkilendirilmektedir. Zaman yönetimi, organizasyon, problem çözme, görev başlatma, dikkati sürdürebilme ve duygu düzenleme güçlükleri, ADHD belirtileri ile erteleme arasındaki olası bağlantı yolları olarak tartışılmaktadır. Kaynakta değerlendirilen çalışmalar ayrıca dikkatsizlik belirtilerinin erteleme ile ilişkisinin hiperaktivite veya dürtüsellikten daha güçlü olabileceğine işaret etmektedir.

Gecikmiş ödüle tahammül güçlüğü ve daha yakın ödülü tercih etme eğilimi de ADHD-erteleme ilişkisinin açıklanmasında kullanılan modeller arasındadır. Bununla birlikte kapsam incelemesinde doğrudan ADHD popülasyonu kullanan yalnız beş çalışma ve toplam 831 katılımcı bildirilmiştir. Bu nedenle ADHD'deki ertelemenin kesin mekanizması veya tedavi hedefi olduğu konusunda geniş klinik genelleme yapılması mevcut veri tabanının ötesine geçer.

OKB ile erteleme arasındaki ilişki

Obsesif kompulsif bozuklukta (OKB) erteleme için öne çıkarılan üç kavram kompulsivite, mükemmeliyetçilik ve belirsizliğe tahammülsüzlüktür. Obsesyon ve kompulsiyonların göreve doğrudan müdahale etmesi, hata yapmaktan kaçınma, kaygı uyandıran durumları erteleme ve bir işi “yeterince doğru” tamamlayamama hissi görev başlatma veya bitirmeyi geciktirebilir.

Kaynak ayrıca OKB ile obsesif kompulsif kişilik bozukluğunun (OCPD) birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurgular. OCPD'de aşırı ayrıntıcılık, katılık ve mükemmeliyetçilik bir görevin bitmiş kabul edilmesini zorlaştırabilirken, klasik OKB'de erteleme daha doğrudan obsesyonların, kompulsiyonların ve kaygı uyandıran durumlardan kaçınmanın etkisiyle ilişkili olabilir.

BoyutADHDOKB
Öne çıkan süreçlerYürütücü işlev, zaman yönetimi, organizasyon, dikkat ve duygu düzenleme güçlükleriMükemmeliyetçilik, belirsizliğe tahammülsüzlük, obsesyon ve kompulsiyonların göreve müdahalesi
Görev üzerindeki tipik etkiBaşlatmayı, planlamayı ve sürdürülebilir çabayı organize etmede güçlükHata, belirsizlik veya kaygı nedeniyle başlatmayı ya da tamamlamayı geciktirme
Kaynak yazarlarının klinik yorumuPotansiyel müdahale hedefi olarak araştırılabilirPotansiyel prognostik belirteç olarak araştırılabilir
Kanıt sınırıDoğrudan ADHD popülasyonu kullanan çalışma sayısı sınırlıdırDoğrudan OKB popülasyonuna ilişkin literatür çok daha sınırlıdır

“Tedavi hedefi” ve “prognostik belirteç” ifadeleri çalışmanın klinik çıkarım ve gelecek araştırma çerçevesidir; randomize kontrollü tedavi çalışmasında doğrulanmış sonuçlar değildir.

Diğer psikopatolojik ilişkiler

İncelemede 191 yayın (%49,4) ertelemeyle ilişkili psikopatolojik özellikleri araştırmış veya bildirmiştir. Kaynakta kaygı, depresyon, ADHD, stres, fiziksel sağlık sorunları veya daha kötü algılanan sağlık, tükenmişlik, uyku sorunları, kronik yorgunluk, düşük motivasyon, üzüntü, kompulsiyonlar ve düşük testosteron düzeyi gibi çeşitli ilişkiler sıralanmaktadır.

Bu liste heterojen bir kanıt tabanını bir araya getirmektedir. Örneğin düşük testosteron, dopaminerjik ödül işleme veya kronik yorgunlukla ilgili mekanistik açıklamalar doğrudan bu kapsam incelemesinde ölçülmüş biyobelirteç sonuçları değildir; yazarların mevcut literatürü birleştirerek tartıştıkları olası mekanizma çerçeveleridir. Çalışma özellikle düşük testosteron-erteleme bağlantısının doğrudan hormonal bir etkiden çok düşük motivasyon, yorgunluk ve disfori gibi ortak özellikler üzerinden dolaylı olabileceğini belirtmekte ve bunun ileri klinik çalışmalarla test edilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Yapay zekâ ile tanım oluşturma deneyi ne anlama geliyor?

Araştırmacılar, literatürde en sık kullanılan 64 tanımsal terimi aynı istemle ChatGPT ve Gemini modellerine vererek iki sentetik erteleme tanımı oluşturmuştur. Her iki model de gönüllü fakat irrasyonel gecikme, öz-düzenleme yetersizliği, olumsuz sonuçların farkında olma ve duygusal rahatsızlık gibi öğelerde yakınlaşmıştır.

Bu bölüm çalışmanın önemli fakat açıkça sınırlandırılmış bir yan analizidir. Yazarlar LLM'leri doğrulanmış bilimsel ölçüm araçları olarak kabul etmemekte; model çıktılarının eğitim verisi yanlılıkları, yöntemsel şeffaflık eksikliği ve doğrulama sorunları taşıdığını belirtmektedir. Bu nedenle LLM tanımları resmi kapsam incelemesi metodolojisinin kanıt üretici bir parçası değil, kavramsal yakınsamayı göstermek üzere yapılan keşifsel ve illüstratif bir egzersizdir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Literatür taraması ve çalışma seçimi

Tarama PubMed, Scopus, Web of Science ve SciELO veri tabanlarında gerçekleştirilmiştir. Arama terimleri erteleme, erteleme ve obsesif kompulsif bozukluk ile erteleme ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu ilişkilerini hedeflemiştir. Kayıtlar Rayyan platformuna aktarılmış; duplikatlar tanımlanıp çıkarılmış ve çalışma seçimi iki bağımsız araştırmacı tarafından yürütülmüştür.

AşamaKaynakta bildirilen sayı
Veri tabanlarından tanımlanan kayıtlar23.133
Tarama öncesi çıkarılan duplikatlar6.770
Başlık/özet taramasına giren kayıtlar16.363
Başlık/özet aşamasında dışlanan kayıtlar15.969
Tam metni değerlendirilen raporlar394
Tam metin değerlendirmesinden sonra dışlananlar7
Nihai incelemeye alınan çalışmalar387

PRISMA şekli ilk tanımlanan kayıt sayısını 23.133 ve duplikat çıkarıldıktan sonra taranan kayıt sayısını 16.363 olarak vermektedir. Yöntem bölümündeki anlatı ise arama sonucunu doğrudan 16.363 olarak ifade etmektedir. Bu nedenle Verianla, seçim sürecini daha ayrıntılı PRISMA dizisine göre göstermekte ancak kaynak metindeki anlatım farkını da açıkça kaydetmektedir.

Uygunluk ölçütleri ve değerlendiriciler arası güvenilirlik

Çalışmaya 1973-2024 arasında yayımlanmış, insanlarda gerçekleştirilmiş ve İngilizce, Portekizce veya İspanyolca yazılmış araştırmalar dahil edilmiştir. Hayvan araştırmaları, poster özetleri, bilimsel toplantı bildirileri ve editöre mektuplar dışlanmıştır. Başlık/özet ve tam metin taramalarını MSMB ve VRX bağımsız yürütmüş; anlaşmazlıklar tartışmayla, gerekirse YAF'nin kıdemli hakemliğiyle çözülmüştür.

Tarama güvenilirliği Cohen kappa katsayısıyla değerlendirilmiş ve κ = 0,81 bulunmuştur. Veri çıkarımı standartlaştırılmış bir çalışma tablosuyla gerçekleştirilmiş; çıkarılan verilerin rastgele %15'i YAF tarafından bağımsız olarak kontrol edilmiştir. Protokol PROSPERO'da değil, Open Science Framework'te kaydedilmiş ve çalışma PRISMA-ScR rehberini izlemiştir.

Veri sentezi ve istatistiksel yaklaşım

Kapsam incelemesinin amacı doğrultusunda veri sentezi esas olarak tanımlayıcıdır. Kategorik değişkenler mutlak sayı ve yüzde olarak; sürekli değişkenler dağılım özelliklerine göre ortalama ve standart sapma veya ağırlıklı ortalama olarak özetlenmiştir. Sürekli değişken dağılımları için Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmış, gerektiğinde minimum ve maksimum değerler de raporlanmıştır.

Erteleme tanımlarında kullanılan kavramların analizi için terimler diller arasında standartlaştırılmış ve İngilizce karşılıklarında birleştirilmiştir. Sıklık dağılımının 85. persentil eşiğini geçen 64 terim sonraki kavramsal değerlendirmeye alınmıştır. Bu terimler kelime bulutu ve frekans tablolarıyla görselleştirilmiş; aynı 64 terim daha sonra ChatGPT ve Gemini'ye verilen keşifsel tanım oluşturma görevinde kullanılmıştır.

Dahil edilen çalışmaların yapısı

ÖzellikSonuç
2013-2023 arasında yayımlanan çalışmalar%80,9
Kesitsel tasarım%76,2; n=295
Ölçek / araç doğrulama çalışmaları%5,7; n=22
Kohort çalışmaları%4,9; n=19
İntegratif derlemeler%3,1; n=12
Sistematik derlemeler%3,1; n=12
Meta-analizler%1,3; n=5
İngilizce yayınlar%86,8; n=335
İspanyolca yayınlar%9,3; n=36
Portekizce yayınlar%3,9; n=15

Popülasyon yapısı ve kaynak içi sayısal tutarsızlık

Ayrıntılı sonuç bölümünde ADHD popülasyonu kullanan 5 çalışma (%1,3) ve toplam 831 katılımcı; OKB popülasyonu kullanan 1 çalışma ve 65 katılımcı; başka bozukluk veya belirtileri içeren 7 çalışma (%1,8) bildirilmektedir. Kalan 374 çalışma (%96,4) ağırlıklı olarak öğrenciler, çalışanlar veya genel popülasyon örneklemlerini kapsamaktadır.

Burada kaynak içinde iki sayısal uyumsuzluk bulunmaktadır. Özet bölümünde klinik/subklinik popülasyon oranı %13 olarak verilirken ayrıntılı dağılım 13 klinik veya belirtili çalışma ve 374 diğer çalışma göstermektedir. Ayrıca kaynak, tek OKB çalışmasını %0,02 olarak raporlamaktadır; n=1'in 387 çalışma içindeki aritmetik oranı yaklaşık %0,26'dır. Verianla bu değerlerden birini kaynak adına düzeltmek yerine, raporlanan sayıları ve aralarındaki uyumsuzluğu birlikte korumaktadır.

Katılımcı özelliklerinden elde edilen toplu tanımlayıcı veriler

Kaynak, çalışmalarda toplam 53.714 kadın katılımcı bulunduğunu ve kadınların ortalama örneklem payının %63,98 olduğunu bildirir. Cinsiyet farkı bildiren araştırmalarda erkeklerde erteleme eğilimi biraz daha yüksek görünmekle birlikte etki çok küçüktür ve yaklaşık r = 0,04 olarak verilmiştir.

Ortalama yaş 287 çalışmada (%74,2) bildirilmiş; çalışmalardaki ortalama yaşların toplu ortalaması 24,24 yıl, ortalama standart sapma 4,16 yıl ve gözlenen yaş aralığı 14-68 yıl olarak raporlanmıştır. Medeni durum yalnız 41 çalışmada (%10,6) sunulmuştur. Mesleki veya öğrencilik durumu ise 281 yayında (%72,6) raporlanmış ve bu yayınlarda değerlendirilen 19.173 kişinin %95,2'sinin öğrenci veya çalışan olarak bir uğraşa sahip olduğu belirtilmiştir.

Tanımsal kaynaklar

387 makalenin 305'i (%78,8) daha önce başka araştırmacılar tarafından geliştirilmiş erteleme tanımlarını kullanmıştır. Toplam 98 farklı tanım kaynağı yazara atıf yapılmıştır. Steel 121 atıfla (%31,3) en sık kullanılan tanımsal kaynak olurken Ferrari 46, Klingsieck ve Rothblum 27'şer, Solomon 25 ve Lay 20 atıfla öne çıkmıştır.

Psikopatolojik ilişkilerin yorumu

İnceleme çok sayıda psikolojik ve klinik değişkenin ertelemeyle ilişkili olabileceğini göstermektedir; ancak veri tabanının ağırlıklı olarak kesitsel ve klinik olmayan çalışmalardan oluşması nedeniyle “X ertelemeye neden olur” biçiminde genel nedensel sonuç çıkarılamaz. Özellikle kaygı, depresif belirtiler, stres, dürtüsellik, duygu düzenleme sorunları, yürütücü işlev güçlükleri ve mükemmeliyetçilik gibi faktörler farklı araştırmalarda birlikte görülmüş olsa da bu ilişkilerin yönü ve altında yatan mekanizma her çalışma için aynı değildir.

Çalışmanın desteklediği ve desteklemediği sonuçlar

Çalışmanın desteklediğiÇalışmanın desteklemediği
Erteleme literatüründe tek bir uzlaşı tanımı bulunmadığıErtelemenin bağımsız bir psikiyatrik tanı olduğunun kanıtlandığı
Öz-düzenleme, yürütücü işlev, duygu düzenleme ve çeşitli psikopatolojik özelliklerle ilişkiler bulunduğuBu özelliklerin ertelemeye kesin olarak neden olduğu
Ölçüm araçları ve tanımlar arasında yüksek heterojenlik olduğuMevcut ölçeklerden herhangi birinin evrensel klinik tanı testi olduğu
ADHD ve OKB bağlamında klinik açıdan anlamlı araştırma soruları bulunduğuADHD veya OKB'de ertelemenin mekanizmasının kesinleştiği
Klinik popülasyon araştırmalarının yetersiz temsil edildiğiGenel popülasyon veya öğrenci çalışmalarının doğrudan psikiyatri hastalarına genellenebileceği
LLM'lerin ortak tanımsal öğeleri bir araya getirebildiğiLLM çıktılarının doğrulanmış psikometrik veya tanısal araç olduğu
Ertelemenin gelecekte transdiyagnostik müdahale modellerinde araştırılabileceğiErtelemeyi hedefleyen belirli bir tedavinin bu derlemede etkinliğinin kanıtlandığı

Temel sınırlılıklar

Çalışmanın en önemli sınırlılığı, dahil edilen araştırmaların metodolojik kalitesi veya risk-of-bias düzeyleri için resmi bir değerlendirme yapılmamış olmasıdır. Bu tercih kapsam incelemelerinin haritalayıcı doğasıyla uyumlu olsa da tek tek çalışmaların kanıt gücü hakkında hüküm vermeyi sınırlar.

İkinci önemli sınırlılık, literatürün büyük ölçüde üniversite öğrencileri ve diğer klinik olmayan örneklemlerden oluşmasıdır. Bu durum ertelemenin psikiyatrik bağlamdaki yapısının genel popülasyondan türetilen kavramlarla biçimlenmiş olabileceği anlamına gelir.

Üçüncü olarak sistematik gri literatür taraması yapılmamıştır; bu nedenle yalnız indekslenmiş yayınlara ağırlık verilmesine bağlı yayın yanlılığı olasılığı bulunmaktadır. Dördüncü olarak veri çıkarımının tümü iki bağımsız değerlendirici tarafından çoğaltılmamış, bunun yerine verilerin rastgele %15'i kıdemli araştırmacı tarafından çapraz kontrol edilmiştir. Yazarlar bu yaklaşımın uygulanabilirlik sağladığını ancak çıkarım yanlılığı veya küçük hatalar riskini tamamen ortadan kaldırmadığını kabul etmektedir.

Son olarak yapay zekâ tarafından üretilen tanımlar yöntemsel olarak doğrulanmış klinik veya psikometrik sonuçlar değildir. Bu çıktılar yalnız kavramsal keşif amacıyla değerlendirilmelidir.

Gelecek araştırmalar için çıkan yönler

Yazarlar klinik olarak anlamlı ertelemeyi normatif gecikmeden ayırabilen, işlev kaybını içeren ve tedaviye bağlı değişime duyarlı bir ölçüm aracının geliştirilmesini önemli bir ihtiyaç olarak tanımlamaktadır. Ayrıca resmi tanı almış psikiyatri örneklemlerinde ileriye dönük çalışmalar, nörogörüntüleme araştırmaları, ertelemenin önceden tanımlanmış sonuç değişkeni olduğu randomize kontrollü çalışmalar ve farklı kültürlerde normatif veri üretimi önerilmektedir.

Makine öğrenmesi ve doğal dil işleme yöntemleri de gelecekte gizli erteleme alt tiplerinin araştırılması, farklı ölçekler arasındaki yakınsak geçerliliğin incelenmesi veya klinik tarama araçlarının geliştirilmesi için araştırılabilir. Ancak kaynak çalışma bu yöntemlerin klinisyen değerlendirmeleriyle doğrulanması ve model şeffaflığı ile genellenebilirlik sorunlarının dikkate alınması gerektiğini özellikle vurgular.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Procrastination as a Transdiagnostic Construct: A Psychopathological and Conceptual Scoping Review.

Yazarlar: Mariana Schettini Martins Barbosa; Enrico Lázaro Guidugli; Gabriela Schettini Martins Barbosa; Maria Eduarda Gonzales Melati; Nicole Brunello Pagliarin; Pedro Bortoluzzi Escobar da Silva; Pedro Henrique Paesi Dutra; Vitor Ritt Xavier; Eugênio Horácio Grevet; Ygor Azeno Ferrão.

Sorumlu yazar: Ygor Azeno Ferrão.

Kurumlar: Universidade Federal de Ciências da Saúde de Porto Alegre (UFCSPA) Psikiyatri Bölümü; Faculdades Pequeno Príncipe (FPP) Tıp Bölümü; Universidade do Vale do Rio do Sinos (UNISINOS) Psikiyatri Bölümü; Universidade Federal do Rio Grande do Sul (UFRGS) Psikiyatri Bölümü, Brezilya.

Dergi ve yayın: Psychiatry International, 2026, cilt 7, sayı 3, makale 123. Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland. Yayın tarihi: 3 Haziran 2026.

DOI:10.3390/psychiatryint7030123

Kaynak türü: Sistematik biçimde yürütülmüş kapsam incelemesi (scoping review). Çalışma PRISMA-ScR rehberini kullanmaktadır. Bu araştırma bir klinik müdahale denemesi, randomize kontrollü çalışma veya yeni hasta kohortu değildir.

Lisans: Kaynak PDF, makalenin Creative Commons Attribution (CC BY) lisansı altında açık erişimli olduğunu belirtmektedir. Görünür lisans satırında CC BY sürüm numarası ayrıca verilmediği için burada sürüm numarası eklenmemiştir.

Protokol: PROSPERO kapsam incelemelerini kabul etmediği için protokol Open Science Framework üzerinde kaydedilmiştir. Kaynak, OSF kaydını CC0 1.0 Universal olarak belirtmektedir.

Veri erişilebilirliği: Yazarlar veri toplama şablonlarının, dahil edilen çalışmalardan çıkarılan verilerin ve analizlerde kullanılan verilerin makul talep üzerine değerlendirme amacıyla sağlanabileceğini belirtmektedir. Ek materyallerde PRISMA kontrol listesi, temel erteleme ölçeklerinin özellikleri, tanımlarda kullanılan bütün terimlerin listesi ve ChatGPT-Gemini tanım karşılaştırması bulunmaktadır.

Finansman: Araştırma dış finansman almamıştır.

Etik kurul ve bilgilendirilmiş onam: Kaynakta her ikisi de “uygulanamaz” olarak belirtilmiştir; çalışma yeni insan katılımcı araştırması değil, literatür incelemesidir.

Çıkar çatışması: Yazarlar finansal, ticari, politik, akademik veya kişisel nitelikte potansiyel çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: M.S.M.B., E.H.G. ve Y.A.F. kavramsallaştırma, metodoloji, formal analiz ve özgün taslak ile gözden geçirme/düzenlemede; M.S.M.B. ve Y.A.F. proje yönetiminde görev almıştır. Diğer yazarlar da araştırma/veri ve kanıt toplama, kaynak sağlama, görselleştirme ve metnin gözden geçirilmesine katkıda bulunmuştur.

Kaynak içi sayısal tutarlılık notu: Özet bölümündeki “%13 klinik/subklinik popülasyon” ifadesi ayrıntılı popülasyon dağılımıyla; OKB için bildirilen “%0,02, n=1” değeri ise 387 çalışma üzerinden hesaplanan oranla tam uyumlu değildir. Ayrıca yöntem metni 16.363 kaydı başlangıç değeri gibi sunarken PRISMA şekli 23.133 ilk kayıt, 6.770 duplikat ve 16.363 taranan kayıt dizisini göstermektedir. Bu farklılıklar Verianla tarafından düzeltilmiş veri gibi sunulmamış, kaynak içi belirsizlik olarak korunmuştur.

Temel yorum sınırı: Bu derleme ertelemenin psikopatolojide önemli ve olası bir transdiyagnostik yapı olduğunu destekleyen geniş bir literatür haritası sunmaktadır; ancak klinik tanı kriteri oluşturmaz, tek bir nedensel mekanizma kanıtlamaz ve herhangi bir tedavinin etkinliğini doğrudan test etmez. Özellikle klinik örneklem azlığı, risk-of-bias değerlendirmesinin bulunmaması, kesitsel araştırmaların baskınlığı ve ölçüm heterojenliği sonuçların klinik genellenebilirliğini sınırlar.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy