Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Sosyal Medya Kullanım Bozukluğu Ayrı Bir Klinik Durum mu? Depresyon ve Bipolar Bozukluk Grupları Üzerinden Kesitsel Bir İnceleme
Psikoloji

Sosyal Medya Kullanım Bozukluğu Ayrı Bir Klinik Durum mu? Depresyon ve Bipolar Bozukluk Grupları Üzerinden Kesitsel Bir İnceleme

Sosyal medya kullanım bozukluğu (Social Media Use Disorder, SMUD), sosyal medya kullanımına ilişkin kontrol kaybı, yoğun zihinsel meşguliyet ve işlevsel bozulma gibi sorunlu kullanım belirtilerini ayrı bir psikiyatrik yapı olarak açıklamayı amaçlayan, ancak bağımsız bir ruh sağlığı bozukluğu olarak statüsü tartışmalı olan bir kavramdır.

05/10/2026  Veri Anla 29 görüntüleme
Sosyal Medya Kullanım Bozukluğu Ayrı Bir Klinik Durum mu? Depresyon ve Bipolar Bozukluk Grupları Üzerinden Kesitsel Bir İnceleme

Sosyal medya kullanım bozukluğu (Social Media Use Disorder, SMUD), sosyal medya kullanımına ilişkin kontrol kaybı, yoğun zihinsel meşguliyet ve işlevsel bozulma gibi sorunlu kullanım belirtilerini ayrı bir psikiyatrik yapı olarak açıklamayı amaçlayan, ancak bağımsız bir ruh sağlığı bozukluğu olarak statüsü tartışmalı olan bir kavramdır. Bu kesitsel çalışma, SMD ölçeğiyle ölçülen SMUD belirtilerini ruh sağlığı geçmişi olmayan yetişkinler, unipolar depresyon tanısı bildiren yetişkinler ve bipolar bozukluk tanısı bildiren yetişkinler arasında karşılaştırmış; ayrıca aktif sosyal, aktif sosyal olmayan ve pasif sosyal medya kullanımı ile SMUD arasındaki ilişkileri ve depresif belirtiler kontrol edildiğinde grup farklılıklarının devam edip etmediğini incelemiştir. Bulgular, SMUD puanlarının bilinen sosyal medya kullanım biçimleriyle yalnız çok zayıf ilişkiler gösterdiğini ve klinik gruplar arasındaki SMUD farklılıklarının depresif belirtiler hesaba katıldığında anlamlılığını kaybettiğini göstermiştir. Çalışma bu nedenle SMUD'nin depresyondan bağımsız bir bozukluk olduğu görüşünü desteklememektedir; ancak kesitsel tasarım, çevrim içi örneklem ve kaynak içindeki örneklem büyüklüğü tutarsızlıkları nedeniyle “SMUD diye ayrı bir bozukluk kesinlikle yoktur” sonucu çıkarılamaz.

Ruh sağlığı geçmişi olmayan grupta SMD ölçeğinin 5/9 eşiğinin üzerinde bulunan 20 kişinin 16'sında aynı zamanda CES-D depresyon tarama eşiğinin üzerinde belirtiler vardır. Depresif belirti eşiğinin altında kalan grupta yalnız dört kişi SMD eşiğinin üzerinde raporlanmıştır. Unipolar depresyon grubunda SMD eşiğini aşanlarla aşmayanlar arasında yaş, cinsiyet, eğitim, gelir, tanı süresi, psikiyatrik ilaç sayısı, komorbidite, yalnızlık, sosyal destek veya yaşam doyumu açısından anlamlı farklılık görülmemiş; ayırıcı değişken depresif belirti düzeyi olmuştur. Bipolar bozukluk grubunda hipomani/mani belirtileri de SMD eşiğini ayırmamıştır.

Sosyal Medya Kullanım Bozukluğu Bu Çalışmada Nedir?

Sosyal medya kullanım bozukluğu (SMUD), bu çalışmada bağımsız bir klinik tanı olarak değil, dokuz maddelik Social Media Disorder Scale (SMD) üzerinde ölçülen problemli sosyal medya kullanım belirtileri olarak operasyonelleştirilmiştir; 9 maddeden 5 veya daha fazlasına olumlu yanıt verilmesi kaynakta problemli kullanım düşündüren tarama eşiği olarak kullanılmıştır.

Bu ayrım önemlidir. Çalışmanın bazı bölümlerinde “clinical range” ifadesi kullanılsa da SMD eşiğini aşmak psikiyatrist tarafından konmuş yeni bir SMUD tanısı anlamına gelmez. SMD, belirli davranışsal belirtilerin taranması için kullanılan bir ölçüm aracıdır. Dolayısıyla aşağıdaki bütün “SMUD” karşılaştırmaları, SMD puanları veya SMD eşik sınıflaması temelindedir.

Neden SMUD'nin ayrı bir bozukluk olup olmadığı tartışılıyor?

Sosyal medya kullanımının ruh sağlığıyla ilişkisi tek yönlü değildir. Kaynak, sosyal medyanın çevrim içi destek, sosyal sermaye ve ilişki sürdürme gibi olumlu yönleri olabileceğini; başka çalışmaların ise depresif belirti, kaygı ve psikolojik sıkıntıyla ilişkiler raporladığını aktarmaktadır. Aynı zamanda sosyal medya kullanımının biçimi, platformu ve kullanıcının psikiyatrik geçmişi bu ilişkinin yönünü değiştirebilir.

Bu nedenle “çok sosyal medya kullanmak” ile “bağımsız bir davranışsal bozukluğa sahip olmak” aynı iddia değildir. Ayrı bir SMUD yapısının savunulabilmesi için sorunlu kullanımın gerçek kullanım davranışıyla ilişkilendirilmesi, başka psikiyatrik durumlar tarafından açıklanamaması ve güvenilir biçimde operasyonelleştirilebilmesi gerekir.

Çalışmanın temel mantığı bu ayrımı test etmektir: SMUD depresyondan bağımsızsa, SMUD belirtilerinin yalnız depresif belirti düzeyini yansıtmaması ve kendine özgü sosyal medya kullanım, psikososyal veya klinik özelliklerle ilişkili olması beklenir.

Aktif sosyal, aktif sosyal olmayan ve pasif kullanım ne demektir?

Araştırma üç sosyal medya kullanım biçimini PAUM ölçeğinin sosyal medyaya uyarlanmış sürümüyle ölçmüştür. Aktif sosyal kullanım, başka insanlarla doğrudan etkileşim içeren davranışları; aktif sosyal olmayan kullanım, içerik üretme veya paylaşma gibi ancak doğrudan kişiler arası etkileşim gerektirmeyen davranışları; pasif kullanım ise içeriklere bakma veya akışta gezinme gibi etkileşimsiz kullanım biçimlerini temsil eder.

Ölçeğin özgün biçimi Facebook kullanımı için geliştirilmiştir. Araştırmacılar mevcut çalışmada gerekli yerlerde “Facebook” ifadesini “social media” ile değiştirmiş ve daha önceki sosyal medya araştırmalarında da kullanılan bu uyarlamayı uygulamıştır.

Aktif veya Pasif Sosyal Medya Kullanımı SMUD Belirtileriyle İlişkili miydi?

Yalnız çok zayıf düzeyde ilişkiler görülmüştür: SMD puanı ile aktif sosyal kullanım arasında r = 0,20, aktif sosyal olmayan kullanım arasında r = 0,15 ve pasif kullanım arasında r = 0,19 korelasyon bildirilmiştir; p değerleri küçük olsa da yazarlar bu katsayıların büyüklüğünü anlamlı bir davranışsal ilişki göstergesi olarak değerlendirmemiştir.

Kullanım biçimiSMD ile Pearson rKaynakta bildirilen pKaynak yorumu
Aktif sosyal kullanım0,20<0,01Çok zayıf / anlamlı olmayan büyüklükte ilişki
Aktif sosyal olmayan kullanım0,15<0,01Çok zayıf ilişki
Pasif kullanım0,19<0,01Çok zayıf ilişki

Buradaki önemli istatistiksel ders, istatistiksel anlamlılık ile ilişkinin büyüklüğünün aynı şey olmadığıdır. Büyük örneklemlerde küçük korelasyonlar düşük p değerleri üretebilir. Araştırmacıların esas vurgusu r değerlerinin 0,15–0,20 gibi küçük büyüklüklerde kalmasıdır.

Bununla birlikte çalışma sosyal medyada geçirilen toplam zamanı ölçmemiştir. Dolayısıyla sonuç “SMUD belirtileri sosyal medya kullanım miktarıyla ilişkili değildir” biçiminde genişletilemez. Araştırma yalnız ölçülen aktif/pasif kullanım biçimleriyle SMD puanı arasında güçlü bir ilişki bulamamıştır.

Depresif belirtiler nasıl ölçüldü?

Depresif belirtiler Center for Epidemiological Studies—Depression Scale (CES-D) kullanılarak değerlendirilmiştir. CES-D 20 maddeden oluşur ve son bir haftadaki depresif belirtilerin sıklığını sorgular. Maddeler 0–3 arasında puanlanır; kaynakta toplam puanın 15'in üzerinde olması yüksek veya klinik düzeyi düşündüren depresif belirti eşiği olarak kullanılmıştır.

Bu da formal psikiyatrik depresyon tanısıyla aynı şey değildir. Çalışma, önceden depresyon tanısı bildiren klinik grubu ayrıca tanımlarken CES-D'yi mevcut depresif belirti düzeyini nicel olarak ölçmek için kullanmıştır.

SMUD Depresyondan Bağımsız Bir Bozukluk Olarak Desteklendi mi?

Bu çalışmada hayır; SMD belirtileri özellikle depresif belirti yüküyle birlikte görülmüş ve depresif belirtiler istatistiksel olarak kontrol edildiğinde klinik gruplar arasındaki SMUD farkı artık anlamlı kalmamıştır. Ancak bu sonuç, tek bir kesitsel araştırmanın SMUD'nin hiçbir koşulda bağımsız bir bozukluk olamayacağını kanıtladığı anlamına gelmez.

Ruh sağlığı geçmişi olmayan gruptaki kritik karşılaştırma

Kaynağın Tablo 1'inde ruh sağlığı geçmişi olmayan grup 340 kişi olarak gösterilmektedir. Bu grubun 20 üyesi SMD ölçeğinde 5 veya daha yüksek puan almıştır. Araştırmacılar bu 20 kişinin 16'sının aynı zamanda CES-D üzerinde 15'in üzerinde depresif belirti puanı bildirdiğini belirtmektedir.

Depresif belirti tarama eşiğinin altında olan katılımcılar arasında yalnız dört kişi SMD eşik değerini aşmıştır. Kaynak bu dört kişiyi ilgili ötimik/deprefif belirti göstermeyen grubun %1,7'si olarak raporlamaktadır.

Araştırmacıların yorumu, SMUD benzeri belirtilerin ruh sağlığı geçmişi olmayan kişilerde bile çoğunlukla yüksek depresif belirtiyle birlikte ortaya çıktığı yönündedir.

Unipolar depresyon grubunda SMUD eşiği neyi değiştirdi?

Unipolar depresyon tanısı bildiren katılımcılar içinde SMD eşiğinin üzerinde ve altında kalan gruplar karşılaştırıldığında, depresif belirti düzeyi dışında belirgin bir ayırıcı profil ortaya çıkmamıştır.

DeğişkenKaynak testipSonuç
Cinsiyetχ², df = 10,31Anlamlı fark yok
Yaşt, df = 2160,12Anlamlı fark yok
Eğitimt, df = 2160,18Anlamlı fark yok
Hane gelirit, df = 2080,26Anlamlı fark yok
Tanıdan geçen süret, df = 1130,36Anlamlı fark yok
Psikotrop ilaç sayısıt, df = 2160,52Anlamlı fark yok
Komorbid durum sayısıt, df = 2160,74Anlamlı fark yok
Yalnızlıkt, df = 2160,88Anlamlı fark yok
Sosyal destekt, df = 2160,36Anlamlı fark yok
Yaşam doyumut, df = 2160,72Anlamlı fark yok

Kaynak, iki grubu ayıran temel özelliğin depresif belirti düzeyi olduğunu bildirmektedir. Bu durum yazarların “SMUD profili, depresyondan ayrı başka bir klinik veya psikososyal örüntü göstermiyor” yorumunu destekleyen başlıca bulgulardan biridir.

Bipolar bozukluk grubunda ne bulundu?

Bipolar bozukluk grubunda SMD eşiğinin üzerindeki ve altındaki katılımcılar cinsiyet, eğitim, gelir, tanı süresi, psikiyatrik ilaç sayısı, komorbid psikiyatrik durum, sosyal destek ve yaşam doyumu açısından anlamlı biçimde ayrılmamıştır.

SMD eşiğinin altında kalan katılımcılar eşik üstü gruptan daha yaşlıdır; kaynak bunun sosyal medya kullanımındaki kuşaksal farklılıklarla ilişkili olabileceğini öne sürmektedir. SMD eşik üstü grup biraz daha yüksek yalnızlık ve daha yüksek depresif belirti bildirmiştir.

Buna karşılık hipomani/mani belirtileri grupları ayırmamıştır: t(df = 71) = 0,20; p = 0,84. Yazarlar, problemli sosyal medya kullanımının bipolar bozuklukta diğer manik/kompulsif davranış örüntülerine benzer biçimde hipomani veya mani tarafından açıklanması beklentisinin bu veride desteklenmediğini belirtmektedir.

SMD Ölçeğinde Eşik Üstü Olmak Bir Psikiyatrik Tanı mıdır?

Hayır. Bu çalışmada SMD ≥ 5, Social Media Disorder Scale üzerinde problemli sosyal medya kullanım belirtilerinin yükseldiğini gösteren bir tarama eşiğidir; bağımsız bir SMUD psikiyatrik tanısının klinisyen tarafından konulduğunu veya SMUD'nin geçerliliğinin kanıtlandığını göstermez.

Bu ayrım özellikle makalenin başlığı ve sonuç dili nedeniyle önemlidir. Araştırmacılar mevcut SMD puanlarını kullanarak “ayrı bir bozukluk var mı?” sorusunu sorgulamaktadır; çalışma yeni bir tanı koyma standardı geliştirmemiş ve tanısal altın standartla doğrulama yapmamıştır.

DSM-5-TR tartışması nasıl okunmalı?

Kaynak yazarları DSM-5-TR'deki gelecekte değerlendirilebilecek tanılar için gereken ampirik kanıt, tanısal güvenilirlik/geçerlik, klinik ihtiyaç ve araştırma/tedavi yararı çerçevesini tartışmaktadır. Yazarların değerlendirmesine göre SMUD için klinik ihtiyaç ve araştırma yararı tartışılabilir düzeyde mevcut olsa da yeterli ampirik ayrıştırma ve tanısal güvenilirlik/geçerlik henüz sağlanmış değildir.

Bu yorum, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin SMUD hakkında verdiği resmi bir yeni karar değildir. Kaynak yazarlarının mevcut çalışma ve literatür üzerinden yaptığı bilimsel değerlendirmedir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • SMD puanları aktif sosyal, aktif sosyal olmayan ve pasif sosyal medya kullanım biçimleriyle yalnız çok küçük korelasyonlar göstermiştir.
  • Ruh sağlığı geçmişi olmayan gruptaki SMD eşik üstü katılımcıların çoğu aynı zamanda yüksek CES-D depresif belirtileri bildirmiştir.
  • Unipolar depresyon grubunda SMD eşik üstü kişileri ayıran belirgin sosyodemografik, psikososyal veya diğer klinik profil bulunmamıştır; depresif belirtiler daha yüksektir.
  • Bipolar bozukluk grubunda hipomani/mani belirtileri SMD eşik durumunu ayırmamıştır.
  • Depresif belirtiler kontrol edildiğinde klinik gruplar arasındaki SMD farkı istatistiksel olarak anlamlı kalmamıştır.
  • Mevcut veriler, SMUD'nin depresyondan açıkça ayrışan bağımsız bir psikiyatrik yapı olduğu hipotezini desteklememektedir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • SMUD'nin kesinlikle var olmadığı kanıtlanmamıştır.
  • Sosyal medya kullanımının depresyona neden olduğu veya depresyonun problemli sosyal medya kullanımına neden olduğu gösterilmemiştir.
  • SMD ≥ 5 değerinin formal psikiyatrik tanı olduğu gösterilmemiştir.
  • Sosyal medyada geçirilen toplam süre ile SMUD arasındaki ilişki test edilmemiştir.
  • Belirli bir sosyal medya platformunun SMUD'ye neden olduğu gösterilmemiştir.
  • Sonuçların ergenlere, başka kültürlere veya çevrim dışı toplanmış genel nüfus örneklemlerine doğrudan genellenebileceği gösterilmemiştir.
  • Çalışma uzunlamasına olmadığı için SMUD ve depresif belirtiler arasındaki zaman sırası belirlenmemiştir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Katılımcılar nasıl toplandı?

Katılımcılar Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformları, Positly çevrim içi katılımcı toplama platformu ve gelecekte iletişime izin veren önceki araştırma katılımcıları üzerinden toplanmıştır. Kaynak, çoğu katılımcının Positly üzerinden geldiğini ve ABD'de yaşadığını belirtmektedir.

Positly katılımcılarının önemli bölümü Amazon Mechanical Turk üzerinde geçmiş görevlerde güvenilirlik geçmişi bulunan çevrim içi çalışanlardır. Platform, daha önce verilen demografik bilgilerle çelişen veya güvenilir olmadığı değerlendirilen hızlı/eksik yanıtları dışlamaktadır.

Sosyal medya veya önceki araştırma havuzundan gelen bazı katılımcılara anketi tamamladıktan sonra 500 ABD doları tutarındaki çekilişe katılma fırsatı sunulmuş; Positly katılımcıları ise anketi tamamlamak için gereken süreye göre ücretlendirilmiştir.

Dahil edilme ve dışlama ölçütleri

Katılımcıların 18 yaş veya üzerinde olması, İngilizce okuyup yazabilmesi ve sosyal medyaya cep telefonu veya tablet üzerinden düzenli erişmesi gerekmiştir. Sosyal medyayı esas olarak masaüstü veya dizüstü bilgisayardan kullananlar dışlanmıştır.

Kaynak ayrıca primer tanısı demans, şizofreni, obsesif-kompulsif bozukluk, tiroid hastalığı, sosyal anksiyete bozukluğu, kompleks/travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozukluğu, travmatik beyin hasarı veya madde kullanım bozukluğu olan kişilerin dışlandığını bildirmektedir. Uykusuzluk veya çocukluk çağı kötü muamelesi depresyonla birlikte bulunup depresyon ikincil tanı olduğunda da dışlama uygulanmıştır.

Kullanılan ölçüm araçları

AraçÖlçtüğü yapıYapıKaynakta belirtilen eşik / özellik
Social Media Disorder Scale (SMD)Problemli sosyal medya kullanım belirtileri9 doğru/yanlış madde>4 yanıt problemli kullanımı düşündürür
CES-DSon haftadaki depresif belirtiler20 madde; 0–3>15 yüksek klinik belirti düzeyini düşündürür
Uyarlanmış PAUMAktif sosyal, aktif sosyal olmayan ve pasif kullanım13 madde; 0–4Facebook yerine genel “social media” ifadesi kullanılmıştır
ULS-8Yalnızlık8 maddelik kısa UCLA ölçeği0–3 yanıt aralığı
BS6Somut ve duygusal-bilgilendirici sosyal destek6 madde0–3 yanıt aralığı
Satisfaction with Life ScaleÖznel yaşam doyumu5 madde1–7; yüksek puan daha yüksek doyum

Psikiyatrik ve sosyodemografik bilgiler nasıl toplandı?

Katılımcılardan doğum tarihi, cinsiyet, ülke, ilişki durumu, eğitim, etnik köken ve meslek gibi bilgiler istenmiştir. Ayrıca bütün ruh sağlığı tanılarını, yaklaşık tanı tarihlerini ve reçeteli psikotrop ilaçlarını bildirmeleri istenmiştir. Depresyon ve bipolar bozukluk bildiren katılımcılar psikoterapi, meditasyon veya marihuana gibi diğer müdahale biçimlerini de raporlamıştır.

Bu nedenle klinik grup sınıflaması araştırma ekibinin bu çalışmada yaptığı yapılandırılmış tanısal görüşmeye değil, katılımcıların bildirdiği mevcut tanı geçmişine dayanmaktadır.

Eksik veriler ve istatistik

Eksik ölçek yanıtları için R yazılımındaki mice paketiyle multiple imputation uygulanmıştır. Kaynak, Qualtrics'in boş bırakılan maddelerde katılımcıyı uyarması nedeniyle eksik yanıt sayısının düşük olduğunu belirtmektedir.

Kaynak, imputation için kullanılan algoritmanın ayrıntılı spesifikasyonunu, oluşturulan imputasyon veri seti sayısını veya birleşim parametrelerini raporlamamaktadır. Bu nedenle bu ayrıntılar Verianla tarafından tamamlanmamıştır.

Betimsel analizlerin ardından SMD ile sosyal medya kullanım biçimleri arasında Pearson korelasyonları hesaplanmıştır. Gruplar t ve F testleriyle karşılaştırılmış, daha sonra depresif belirti düzeyi için düzeltme yapılarak ANCOVA uygulanmıştır. Tek değişkenli ve çok değişkenli analizler SPSS sürüm 29 ile yürütülmüştür.

Kaynakta raporlanan grup büyüklüğü tutarsızlığı

Kaynak bölümüRaporlanan sayı
Sonuç metni: “We recruited”558
Ruh sağlığı geçmişi olmayan grup, Tablo 1340
Unipolar depresyon, Tablo 1218
Bipolar bozukluk, Tablo 1107
Tablo 1 grup toplamı665

340 + 218 = 558 olması dikkat çekicidir; ancak kaynak bipolar bozukluk grubundaki 107 kişinin “558 katılımcı” ifadesinin dışında tutulup tutulmadığını açıklamamaktadır. Bu nedenle kaynak raporu temel alınarak tek bir düzeltilmiş toplam sayı üretmek doğru değildir.

Kaynak Tablo 3'teki ana grup profili

ÖlçekRuh sağlığı geçmişi yokUnipolar depresyonBipolar bozukluk
SMD1,10 (1,75)1,81 (1,97)2,34 (2,42)
CES-D12,02 (11,3)25,52 (13,1)27,39 (13,2)
Aktif sosyal kullanım13,39 (3,68)13,50 (3,48)14,23 (3,89)
Aktif sosyal olmayan kullanım7,38 (3,10)6,68 (2,45)7,07 (2,99)
Pasif kullanım13,51 (3,00)13,29 (2,69)12,95 (3,16)
Yalnızlık15,99 (5,86)20,45 (5,49)20,46 (5,81)
Duygusal sosyal destek9,26 (2,46)8,34 (2,54)8,03 (2,58)
Somut sosyal destek9,13 (2,74)8,35 (2,44)8,47 (2,73)
Yaşam doyumu21,78 (8,52)16,56 (7,89)17,30 (8,15)

Tablo 3'te bipolar grubunun SMD ortalaması 2,34 olarak verilirken bölüm 3.6'nın anlatısında aynı ortalama 2,23 olarak yazılmıştır. Kaynak bu farkı açıklamamaktadır.

SMD eşiğinin üzerindeki kişi sayıları

GrupSMD eşiğinin üzerinde kişi
Ruh sağlığı geçmişi yok20
Unipolar depresyon18
Bipolar bozukluk21

Kaynak bu dağılım için χ²(df = 2) = 20,85; p < 0,01 bildirmektedir. Bununla birlikte yazarların ana yorumu yalnız grup prevalans farkına dayanmamaktadır; ruh sağlığı geçmişi olmayan grubun kendi içinde depresif belirti durumuna ayrılması ve ANCOVA sonuçları yorumun merkezindedir.

Depresif belirtiler için düzeltme ne değiştirdi?

Kaynağın son analizi klinik gruplar arasında SMD puanlarını karşılaştırmıştır. Düzeltme öncesinde gruplar arasında anlamlı fark bildirilmiştir: F(3,433) = 7,90; p < 0,01.

Depresif belirtiler kovaryat olarak modele alındığında depresif belirti düzeyinin kendisi anlamlıdır: F(1,433) = 20,22; p < 0,01. Buna karşılık grup etkisi artık anlamlı değildir: F(2,433) = 1,41; p = 0,24.

Bu, çalışmanın “SMUD belirtilerindeki grup farkı depresif semptomatolojiyle açıklanıyor” sonucunun temel istatistiksel dayanağıdır. Ancak ANCOVA'nın gözlemsel tasarımda yapılmış olması nedensel açıklama sağlamaz.

Çalışmanın güçlü yönleri

Araştırma yalnız “ne kadar sosyal medya kullanılıyor?” sorusuna odaklanmamış, problemli kullanım ölçeğini farklı kullanım biçimleri, depresyon, bipolar bozukluk, yalnızlık, sosyal destek ve yaşam doyumuyla birlikte incelemiştir. Böylece SMUD'nin ayrı bir yapı olması durumunda beklenebilecek birden fazla ayırıcı özellik aynı veri setinde sorgulanmıştır.

Depresif belirtilerin ANCOVA ile açıkça hesaba katılması da özellikle önemlidir; ham grup farkının depresyon düzeyinden bağımsız olup olmadığı doğrudan test edilmiştir.

Temel sınırlılıklar

  • Araştırma kesitseldir; depresif belirtiler ile problemli sosyal medya kullanım belirtilerinin zaman sırası belirlenemez.
  • Katılımcılar internet üzerinden toplanmıştır ve çevrim içi çalışma ortamına alışkın kişiler örneklemde fazla temsil edilebilir.
  • Örneklem genel nüfusu temsil edecek olasılıklı örnekleme değildir.
  • Grupların büyüklükleri eşit değildir.
  • Kaynakta toplam katılımcı sayısı ile Tablo 1 grup toplamı birbiriyle uyuşmamaktadır.
  • Sosyal medyada geçirilen toplam süre ölçülmemiştir.
  • PAUM, özgün olarak Facebook için geliştirilmiş ve daha sonra genel sosyal medya kullanımına uyarlanmıştır.
  • Çalışmadaki psikiyatrik tanı geçmişleri katılımcı bildirimi üzerinden toplanmıştır; araştırmada yeniden yapılandırılmış klinik tanı görüşmesi yapılmamıştır.
  • Kaynağın bazı istatistik ve betimsel değerlerinde iç raporlama tutarsızlıkları vardır.
  • Bulgular ergenler, farklı kültürler veya farklı sosyal medya ekosistemleri için doğrudan genellenemez.

Gelecekte hangi araştırmalar gerekiyor?

Yazarlar güncel sosyal medya davranışlarını daha iyi ölçen yeni araçların geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Facebook merkezli eski ölçüm modellerinin, kısa video platformları, niş sosyal ağlar ve değişen içerik moderasyonu ortamlarını yeterince temsil etmeyebileceği vurgulanmaktadır.

Gelecek çalışmaların farklı kültürlerde, birden fazla zaman noktasında ve çağdaş kullanım örüntülerini doğrudan ölçerek yürütülmesi önerilmektedir. Uzunlamasına tasarımlar özellikle depresif belirtilerin problemli sosyal medya kullanımından önce mi sonra mı geldiğini ayırt etmek açısından önemlidir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün başlık: Is Social Media Use Disorder a Thing?

Yazarlar: David Desatnik; Moshe Shmueli; Nofar Tsur; Ariel Pollock Star; Norm O’Rourke.

Sorumlu yazar: Norm O’Rourke.

Kurumlar: Ben-Gurion University of the Negev Faculty of Health Sciences, Department of Epidemiology, Biostatistics and Community Health Sciences; Golberg School of Medicine; Department of Psychology, Faculty of Humanities and Social Sciences; Bar Ilan University Department of Science, Technology and Society; Ben-Gurion University of the Negev Multidisciplinary Research Center in Aging.

Yazar–kurum eşleşmesi: David Desatnik — Department of Psychology; Moshe Shmueli — Golberg School of Medicine; Nofar Tsur — Department of Psychology; Ariel Pollock Star — Department of Epidemiology, Biostatistics and Community Health Sciences ve Bar Ilan University Department of Science, Technology and Society; Norm O’Rourke — Department of Epidemiology, Biostatistics and Community Health Sciences, Department of Psychology ve Multidisciplinary Research Center in Aging.

Dergi: Psychiatry International.

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Yayın bilgisi: Psychiatry International, 2026, Cilt 7, Makale 139.

DOI: 10.3390/psychiatryint7030139

Resmî bağlantı: https://doi.org/10.3390/psychiatryint7030139

Gönderim tarihi: 24 Mart 2026.

Revizyon tarihi: 5 Haziran 2026.

Kabul tarihi: 11 Haziran 2026.

Yayın tarihi: 17 Haziran 2026.

Kaynak türü: Kesitsel, çevrim içi, gözlemsel ve keşifsel araştırma makalesi.

Veri toplama dönemi: Mart–Ekim 2024.

Katılımcı toplama: Sosyal medya, Positly ve önceki araştırma katılımcıları.

Temel ölçüm araçları: Social Media Disorder Scale, CES-D, uyarlanmış Passive and Active Facebook Use Measure, ULS-8, BS6 ve Satisfaction with Life Scale.

İstatistik: Multiple imputation için R mice paketi; Pearson korelasyonları; t ve F testleri; ANCOVA; tek ve çok değişkenli analizler için SPSS v29.

Temel sonuç: SMD ile ölçülen SMUD belirtileri aktif veya pasif sosyal medya kullanım biçimleriyle yalnız zayıf ilişki göstermiş; klinik gruplar arasındaki SMUD farkı depresif belirtiler için düzeltme sonrasında anlamlılığını kaybetmiştir.

Ana yorum sınırı: Bulgular SMUD'nin depresyondan bağımsız ayrı bir psikiyatrik durum olduğu görüşünü desteklememektedir; ancak kesitsel bir çalışma bağımsız bir bozukluğun varlığını veya yokluğunu kesin biçimde kanıtlayamaz.

Etik onay: Ben-Gurion University of the Negev Research Ethics Committee, protokol #499-7, 17 Ağustos 2023.

Bilgilendirilmiş onam: Çalışmaya katılan bütün kişilerden alınmıştır.

Finansman: Minerva Center for the Study on Intersectionality in Aging, University of Haifa tarafından desteklenmiştir.

Veri erişilebilirliği: Anonimleştirilmiş veri Harvard Dataverse üzerinden DOI 10.7910/DVN/5RKSDN kaydıyla erişilebilir olarak belirtilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma David Desatnik ve Norm O’Rourke; metodoloji ve formal analiz Norm O’Rourke; ilk taslak David Desatnik ve Norm O’Rourke; gözden geçirme ve düzenleme bütün yazarlar; süpervizyon Norm O’Rourke; finansman edinimi Ariel Pollock Star ve Norm O’Rourke tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kaynak-içi bütünlük notu 1: Sonuç metni 558 katılımcı toplandığını bildirirken Tablo 1'deki üç grup 340, 218 ve 107 kişidir ve toplam 665 etmektedir. Kaynak farkı açıklamamaktadır.

Kaynak-içi bütünlük notu 2: Bipolar bozukluk grubunun SMD ortalaması Tablo 3'te 2,34, bölüm 3.6 anlatısında 2,23 olarak raporlanmıştır.

Kaynak-içi bütünlük notu 3: İlişki durumu için χ²(df = 2) = 25,13; p = 0,11 bildirilirken hemen sonraki cinsiyet karşılaştırmasında aynı χ² değeri p < 0,01 ile tekrar kullanılmıştır. Kaynak bu raporlama farklılığını açıklamamaktadır.

Verianla içerik yöntemi: Bu metin kaynak makalenin tam çevirisi veya paragraf-paragraf yeniden yazımı değildir. Çalışmanın araştırma soruları, ölçüm yapısı, örneklem, istatistiksel analizler, tablo verileri, beş ana bulgusu, sınırlılıkları ve kaynak içindeki sayısal tutarsızlıklar bağımsız Türkçe öğretici mimari içinde yeniden düzenlenmiştir. Kaynakta bulunmayan tanı, prevalans, mekanizma veya nedensel sonuç eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy