Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Psikoz Yaşayan Kişilerde Anlatı Psikoterapisi: Güncel Araştırmalar ve Psikoterapötik Yaklaşımların Anlatısal Derlemesi
Psikoloji

Psikoz Yaşayan Kişilerde Anlatı Psikoterapisi: Güncel Araştırmalar ve Psikoterapötik Yaklaşımların Anlatısal Derlemesi

Anlatı psikoterapisi, kişinin yaşam öykülerini terapistle birlikte ele alarak geçmiş deneyimlerin, duyguların, düşüncelerin, ilişkilerin ve benlik algısının nasıl anlamlandırıldığını inceleyen psikoterapötik yaklaşımların genel adıdır.

04/10/2026  Veri Anla 62 görüntüleme
Psikoz Yaşayan Kişilerde Anlatı Psikoterapisi: Güncel Araştırmalar ve Psikoterapötik Yaklaşımların Anlatısal Derlemesi

Anlatı psikoterapisi, kişinin yaşam öykülerini terapistle birlikte ele alarak geçmiş deneyimlerin, duyguların, düşüncelerin, ilişkilerin ve benlik algısının nasıl anlamlandırıldığını inceleyen psikoterapötik yaklaşımların genel adıdır. Bu anlatısal derleme, psikoz yaşayan kişilerde yaşam öyküsü ve anlatı kimliğine ilişkin 2020–2026 dönemindeki güncel araştırmaları değerlendirmekte ve yaşam anlatılarını açık biçimde kullanan psikoterapi yaklaşımlarını bir araya getirmektedir. Derlemeye göre bazı psikoz örneklemlerinde yaşam anlatıları daha parçalı, daha az karmaşık, daha düşük bütünlüğe sahip veya ağırlıklı olarak hastalık kimliğine odaklanmış olabilir. Anlatı odaklı terapiler ise kişinin deneyimlerini daha geniş bir yaşam öyküsü içinde düşünmesine, farklı benlik yönlerini yeniden keşfetmesine, anlam oluşturmasına ve kişisel iyileşmeyi kendi hedefleri doğrultusunda yapılandırmasına yardımcı olabilecek yollar sunmaktadır.

Derlemede 33 çalışma seçilmiştir. Bunların 10'u anlatılar ve anlatı kimliği hakkındaki teorik, ampirik veya derleme çalışmalarından; 23'ü ise psikoterapi araştırmalarından oluşmaktadır. Psikoterapi çalışmalarında dört ana yaklaşım ailesi öne çıkmıştır: Metacognitive Reflection and Insight Therapy (MERIT), travma-temelli anlatı yaklaşımları, öz-damgalama ve hastalık kimliğini hedefleyen terapiler ile sanat ve yaratıcı terapi yaklaşımları.

Kanıt en geniş biçimde MERIT için bulunmaktadır. Bununla birlikte trauma-focused cognitive-behavioral therapy for psychosis (TF-CBTp), Narrative Exposure Therapy (NET), Narrative Enhancement and Cognitive Therapy (NECT), Self-Concept and Engagement in Life (SELF), anlatı sanat terapisi ve şiir temelli çalışmalar da kişinin yaşam öyküsünü yeniden anlamlandırma, benlik algısını genişletme veya iyileşme sürecinde anlam ve öz-yeterlik geliştirme açısından umut verici bulgular sunmaktadır.

Ancak çalışma bir meta-analiz değildir ve bu terapilerin ortak bir etki büyüklüğünü hesaplamamaktadır. Araştırmaların önemli bölümü küçük pilot, uygulanabilirlik, vaka veya nitel araştırmalardır; ayrıca literatür MERIT lehine belirgin biçimde dengesizdir. Dolayısıyla mevcut sonuçlar anlatı psikoterapilerinin psikozda umut verici ve geliştirilmeye değer bir alan olduğunu göstermektedir; bütün yaklaşımların eşit kanıt düzeyinde veya tüm kişiler için kanıtlanmış tedaviler olduğu anlamına gelmez.

Anlatı Kimliği Nedir?

Anlatı kimliği (narrative identity), kişinin geçmiş deneyimlerini yorumlayarak bunları bugün kim olduğu ve gelecekte kim olabileceğiyle ilişkilendiren, yaşamına süreklilik, amaç ve anlam sağlayan gelişen kişisel öyküdür.

İnsanlar yaşamlarını yalnız birbirinden bağımsız olayların toplamı olarak deneyimlemez. Geçmişte olanları yorumlar, bazı olayları diğerlerinden daha önemli görür, ilişkiler ve roller arasında bağlantılar kurar ve gelecekle ilgili olasılıklar geliştirir. Bu süreç, kişinin kendisini ve dünyadaki yerini anlamlandırmasına katkıda bulunur.

Anlatılar sabit değildir. Yeni deneyimler, ilişkiler, kayıplar, başarılar ve psikolojik değişimler kişinin geçmişi yeniden yorumlamasına ve geleceğe ilişkin beklentilerini değiştirmesine yol açabilir.

Psikoz yaşam öyküsünü nasıl etkileyebilir?

Derlemede incelenen literatür, bazı psikoz yaşayan kişilerin yaşam öykülerinde:

  • daha düşük bütünlük,
  • daha düşük anlatısal karmaşıklık,
  • olayları birbirine bağlamada güçlük,
  • daha az sosyal bağlılık ve ortaklık teması,
  • daha düşük eyleyicilik hissi,
  • hastalık veya acı çevresinde yoğunlaşan kimlik,
  • değişen deneyimlere rağmen esnemekte zorlanan anlatılar

gibi özelliklerin bulunabildiğini bildirmektedir.

Bu bulgular bütün psikoz yaşayan kişilerin aynı tür yaşam öyküsüne sahip olduğu anlamına gelmez. Kaynak, psikoz deneyimlerinin yaşam anlatılarını farklı kişilerde farklı biçimlerde etkileyebileceğini ve terapinin de buna göre kişiselleştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Parçalanma ne anlama geliyor?

Derlemenin kuramsal omurgalarından biri parçalanma (fragmentation) kavramıdır. Buradaki parçalanma, kişinin deneyim, düşünce, duygu, ilişki ve benlik bilgilerini kendisi hakkında daha bütünlüklü ve karmaşık bir anlayış içinde birleştirmekte zorlanmasını ifade eder.

Bu durumda kişi yaşamının farklı bölümlerini birbirinden kopuk deneyimleyebilir veya kendisini tek bir kimlik pozisyonuyla tanımlamaya başlayabilir.

Örneğin kişinin kendisini büyük ölçüde yalnız “hasta” veya “psikiyatri hastası” rolü üzerinden anlamlandırması, iş, arkadaşlık, aile, yaratıcılık, değerler, beceriler ve geleceğe ilişkin hedefler gibi diğer benlik yönlerinin geri planda kalmasına yol açabilir.

Hastalık kimliği ile kişinin tamamı aynı şey değildir

Derleme, psikozun kişinin yaşam öyküsünün önemli bir parçası olabileceğini ancak kişinin bütün kimliğinin psikozdan ibaret olmadığını vurgulayan yaklaşımları öne çıkarmaktadır.

İyileşme sürecinde amaç psikoz deneyimini mutlaka yaşam öyküsünden çıkarmak değildir. Bazı kişiler bu deneyimi benliklerinin anlamlı bir parçası olarak bütünleştirirken bazıları yaşananların belirli bölümlerini hiçbir zaman tamamen açıklayamamayı kabul edebilir.

Önemli olan, kişinin tek ve dar bir hastalık öyküsüne sıkışmak yerine kendisine ilişkin daha çeşitli ve kişisel olarak anlamlı pozisyonlar geliştirebilmesidir.

İlk elden iyileşme anlatıları ne gösteriyor?

Derlemede incelenen nitel çalışmalar, psikoz yaşayan kişilerin kendi ifadelerinde iyileşmenin sıklıkla kimlik ve anlamın yeniden kurulmasıyla bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Bu anlatılarda:

  • dünyaya ilişkin anlayışı yeniden kurma,
  • başkalarına güveni yeniden geliştirme,
  • kendini kabul etme,
  • psikoz deneyimine anlam verme,
  • iş veya yaratıcı faaliyet gibi roller edinme,
  • kişisel kontrol ve eyleyicilik geliştirme,
  • geleceğe doğru yeniden hareket edebilme

gibi temalar bildirilmiştir.

Bu nedenle kişisel iyileşme yalnız semptomların azalmasıyla eş anlamlı değildir. Kişinin kendisi hakkında ne düşündüğü, yaşamını nasıl anlattığı ve gelecekte hangi olanakları mümkün gördüğü de iyileşmenin önemli bileşenleri olabilir.

Anlatı Psikoterapisi Psikozda Neyi Değiştirmeyi Hedefler?

Anlatı odaklı psikoterapiler temel olarak kişinin yaşam deneyimlerini daha bütünlüklü biçimde düşünmesine, farklı benlik yönlerini keşfetmesine, yaşananlara yeni anlamlar verebilmesine ve geçmiş ile geleceği daha geniş bir kişisel anlatı içinde ilişkilendirebilmesine yardımcı olmayı hedefler; amaç yalnız semptom içeriğini tartışmak değildir.

Terapi kişinin yaşam öyküsünü “yeniden yazmak” mı demektir?

“Yeniden yazmak” ifadesi geçmişi değiştirmek veya gerçek olayları inkâr etmek anlamına gelmez.

Anlatı psikoterapisinde değişebilen şey, kişinin olaylar arasındaki ilişkileri nasıl gördüğü, kendisini bu olayların içinde nasıl konumlandırdığı ve deneyimlerinden hangi anlamları çıkardığıdır.

Örneğin kişi yaşam öyküsünü yalnız başarısızlık, hastalık veya kayıp üzerinden anlatıyorsa terapi daha önce arka planda kalan dayanıklılık, ilişkiler, iş rolleri, beceriler, seçimler veya geleceğe ilişkin isteklerin de anlatıya dahil edilmesini sağlayabilir.

Psikoterapide ortak anlam oluşturma

Anlatı yaklaşımında anlam yalnız terapistin hastaya verdiği bir açıklama değildir.

Terapist ile kişi yaşam deneyimlerini birlikte inceler. Düşünceler, duygular, ilişkiler ve farklı zamanlardaki deneyimler arasındaki bağlantılar araştırılır.

Kaynak bu etkileşimi özellikle:

  • işbirliği,
  • terapötik ilişki,
  • güvenli ifade alanı,
  • duygusal keşif,
  • kişinin kendi terapisine yön verebilmesi

üzerinden tartışmaktadır.

MERIT Nedir?

Metacognitive Reflection and Insight Therapy (MERIT), psikoz yaşayan kişiler için geliştirilmiş; kişinin yaşam öykülerini konuşarak kendisi ve başkaları hakkındaki bilgileri daha karmaşık ve bütünlüklü biçimde birleştirme kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan, metabiliş odaklı bütünleştirici bir psikoterapidir.

Derlemede en fazla çalışma MERIT üzerine bulunmuştur.

MERIT'in her seansta dikkate alınan sekiz temel unsuru vardır ve terapi özellikle:

  • öznelerarasılığı,
  • kişisel eyleyiciliği,
  • öz-yansıtmayı,
  • kişinin yaşam öykülerini anlatmasını,
  • kendisi ve başkaları hakkındaki bilgileri bütünleştirmesini

desteklemeyi amaçlar.

MERIT'in önemli özelliği, terapistin kişiye dışarıdan hazır bir yaşam açıklaması vermek yerine yaşam öykülerinin kişi tarafından ortaya konmasına ve birlikte düşünülmesine ağırlık vermesidir.

MERIT araştırmaları ne gösteriyor?

Derlemede ele alınan yakın dönem çalışmalarında MERIT ile ilişkili olarak:

  • metabilişte iyileşme,
  • bazı semptomlarda iyileşme,
  • öznel iyi oluş,
  • öz-deneyim ve öz-farkındalık,
  • zorlukları yönetme kapasitesi,
  • kişisel özerklik,
  • öznel iyileşme

gibi sonuçlar bildirilmiştir.

Bunların aynı çalışmada ve aynı güçte gösterilmiş tek bir “MERIT etkisi” olmadığı unutulmamalıdır. Sonuçlar farklı çalışma tasarımlarından gelmektedir.

Yaşam dilindeki değişimler

MERIT sonrasında yaşam anlatılarının dilsel özelliklerini inceleyen bir çalışma, terapi sürecinde bazı dikkat çekici değişimler bildirmiştir.

Bunlar arasında:

  • birinci çoğul kişi ifadelerinin daha aktif ve merkezi hâle gelmesi,
  • geçmişe ağırlıklı anlatımdan bugün ve geleceğe daha fazla yönelme,
  • algısal süreçleri anlatan kelimelerin artması,
  • bilişsel süreçleri ifade eden kelimelerin artması

bulunmaktadır.

Yazarlar bu değişimleri kişinin eyleyiciliğinin ve terapötik işbirliğinin anlatı içindeki olası göstergeleri olarak tartışmıştır. Ancak bu dilsel göstergeler tek başına iyileşmenin doğrudan ölçümü değildir.

Duyguları anlatabilmek neden önemli olabilir?

Bir başka MERIT çalışmasında yaşam öykülerindeki daha güçlü duygusal deneyim, ifade ve düzenleme daha iyi seans sonrası öznel iyi oluşla ilişkili bulunmuştur.

Kaynağın yorumu, duyguların yargılayıcı olmayan ve öznelerarası güvenli bir ortamda deneyimlenmesinin kişinin düşünmesini ve yeni anlamlar geliştirmesini kolaylaştırabileceği yönündedir.

Bu ilişki anlatı psikoterapisinde duygunun yalnız anlatılan bir içerik değil, anlatının değişimini destekleyen süreçlerden biri olabileceğini düşündürmektedir.

MERIT farklı ortamlara uyarlanabilir mi?

Derlemede MERIT'in:

  • grup formatı,
  • psikiyatri yataklı servisleri,
  • çevrimiçi/uzaktan terapi,
  • gerçek yaşam sosyal etkileşimlerinden örnekler kullanan kişiselleştirilmiş uygulamalar

için uyarlamalarının değerlendirildiği çalışmalar yer almaktadır.

Bu çalışmalar uygulanabilirlik ve kabul edilebilirlik açısından olumlu sinyaller vermektedir; ancak her uyarlama için kanıt düzeyi aynı değildir.

Travma-temelli anlatı psikoterapileri

Psikoz yaşayan kişilerde travma ve PTSD sık görülebilmesine rağmen bu kişiler tarihsel olarak travma odaklı psikoterapi araştırmalarından sıklıkla dışlanmıştır.

Derleme, bu alandaki araştırmanın son yıllarda genişlemeye başladığını göstermektedir.

TF-CBTp

Trauma-Focused Cognitive Behavioral Therapy for Psychosis (TF-CBTp), travma odaklı bilişsel davranışçı tekniklerle psikoz için bilişsel davranışçı terapinin bileşenlerini birleştiren bir yaklaşımdır.

Anlatı açısından tedavide “memory work” önemli bir bileşendir. Travmatik anılar yalnız tekil olaylar olarak ele alınmaz; bunların kişinin semptomları, duyguları, kaçınması ve yaşam öyküsü içindeki anlamı incelenir.

Derlemede ele alınan çalışmalarda PTSD semptomlarında iyileşme, psikolojik iyileşme, güven, anlamlandırma ve duyguları ifade edebilme gibi sonuçlar bildirilmiştir.

Narrative Exposure Therapy

Narrative Exposure Therapy (NET), kişinin yaşamındaki travmatik ve olumlu olayları kronolojik bir yaşam öyküsü içinde yapılandırmasını sağlayan travma odaklı bir yaklaşımdır.

Psikoz yaşayan erken dönem bir örneklemde yapılan nitel çalışma, NET'in katılımcıların:

  • anıları düzenlemesine,
  • yeni anlam oluşturmasına,
  • anılarla yeni bir ilişki kurmasına,
  • duygularla yeniden bağlantı geliştirmesine

yardımcı olabildiğini bildirmiştir.

Ancak bu alandaki araştırma MERIT kadar gelişmiş değildir ve kaynak daha büyük kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu açıkça belirtmektedir.

Öz-damgalama ve hastalık kimliği

Psikozla ilişkili sosyal damgalamanın içselleştirilmesi, kişinin kendisi hakkında daha olumsuz ve dar bir kimlik geliştirmesine yol açabilir.

Kişi yalnızca toplumun kendisine atfettiği:

  • tehlikeli,
  • yetersiz,
  • güvenilmez,
  • başarısız

gibi damgalayıcı tanımlar üzerinden kendisini değerlendirmeye başlayabilir.

Anlatı odaklı öz-damgalama terapileri bu dar kimlik anlatısını genişletmeyi hedeflemektedir.

Narrative Enhancement and Cognitive Therapy

Narrative Enhancement and Cognitive Therapy (NECT), psikoz ve diğer ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan kişilerde içselleştirilmiş damgalamayı azaltmak amacıyla psikoeğitim, bilişsel yeniden yapılandırma ve anlatı geliştirme bileşenlerini kullanan grup temelli bir psikososyal müdahaledir.

NECT sırasında katılımcılar yaşamlarındaki:

  • güçlükleri,
  • aştıkları sorunları,
  • güçlü yönleri,
  • baş etme deneyimlerini,
  • geleceğe ilişkin umutlarını

yazılı ve sözlü anlatılar yoluyla inceler.

Derlemedeki çalışmalar NECT ile öz-damgalamada azalma, kabul edilebilirlik, uygulanabilirlik, öznel iyileşme ve kişinin kendisini ve yaşamının bütününü farklı değerlendirmesi gibi sonuçlar bildirmiştir.

SELF yaklaşımı

Self-Concept and Engagement in Life (SELF), benlik kavramının tamamen hastalık tarafından kaplanmasını ifade eden “illness engulfment” sorununu hedefleyen kısa bir müdahaledir.

Dört modülü:

  1. iyileşme ve hastalık tarafından kuşatılma,
  2. kimlik gelişimi ve öz-farkındalık,
  3. kişisel anlatı ile ruh sağlığının kimlik üzerindeki etkisi,
  4. daha sağlıklı benlik kavramı ve özsaygı geliştirme

üzerine kuruludur.

Pilot çalışmada illness engulfment ve öz-damgalamada azalma; iyileşme yaklaşımı ve özsaygıda iyileşme bildirilmiştir.

Bu bulgular umut vericidir fakat pilot düzeyindedir.

Sanat da bir yaşam anlatısı olabilir mi?

Derleme, anlatının yalnız konuşma veya yazı biçiminde gerçekleşmediğini özellikle göstermektedir.

Görsel sanat, yaratıcı faaliyet ve şiir, kişinin kendisiyle ve yaşamıyla ilgili anlamları sözel anlatım dışındaki yollarla ortaya koymasına olanak sağlayabilir.

Bu durum özellikle sözel iletişimin veya duyguları kelimelere dökmenin zor olduğu kişiler açısından önemli olabilir.

Anlatı sanat terapisi

İki katılımcıyla yapılan bir vaka serisinde yaşam deneyimlerini keşfetme ve kişisel öyküleri yeniden ele alma üzerine kurulu anlatı sanat terapisi:

  • umut,
  • kendini anlama,
  • öz-yönetim,
  • öz-yeterlik

alanlarında olumlu değişimlerle ilişkilendirilmiştir.

Örneklem son derece küçük olduğundan sonuçlar geniş popülasyona genellenemez.

Sanat yoluyla “hasta” kimliğinin dışına çıkmak

Stüdyo temelli sanat gruplarını inceleyen nitel araştırmada katılımcılar öncelikle “hasta” değil “sanatçı” konumundan ele alınmıştır.

Sanat üretimi yaşam öykülerinin farklı zaman noktalarını görünür hâle getirebilir, kişinin kendisini farklı roller içinde deneyimlemesine olanak sağlayabilir ve sözlü olarak açıklanması zor deneyimler için alternatif bir ifade alanı oluşturabilir.

Kaynak, özellikle parçalanma veya sözel ifade güçlüğü yaşayan kişilerde bu tür yaratıcı yolların klinik olarak anlamlı olabileceğini tartışmaktadır.

Şiir ve anlatı kimliği

Şiiri terapötik veya kişisel amaçlarla kullanan psikoz deneyimli kişilerle yapılan nitel araştırmada şiir:

  • öz-yansıtma,
  • kendini farklı biçimde ifade etme,
  • kriz ve büyüme dönemlerini anlamlandırma,
  • “şair” kimliğini yeniden sahiplenme

gibi işlevlerle ilişkilendirilmiştir.

Şiirin geleneksel dil kurallarının dışına çıkabilmesi, bazı kişilerin karmaşık veya olağan sözel anlatıyla ifade etmekte zorlandıkları deneyimleri farklı biçimde anlamlandırmasına izin verebilir.

Anlatı Psikoterapisi Antipsikotik İlaçların Yerine Geçtiğini Gösteriyor mu?

Hayır. Bu derleme anlatı psikoterapisinin antipsikotik ilaçların yerine geçtiğini göstermemektedir; incelenen psikoterapi çalışmalarının önemli bölümünde tedavi ilaç kullanımının yanında uygulanmış, bazı çalışmalarda ilaç durumu raporlanmamış ve ilaç kullanmayan kişiler için kanıt tabanının genişletilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MERIT üzerine yayımlanmış araştırmaların çoğunda katılımcılar reçeteli antipsikotik tedavi almaktadır.

TF-CBTp ve NECT araştırmalarının bazıları da ilaç kullanan örneklemler içermektedir.

Bu nedenle psikoterapi sonuçlarını “ilaçsız tek başına tedavi etkisi” olarak yorumlamak çoğu çalışma için bilimsel olarak uygun değildir.

Kaynak, psikososyal yaklaşımların ilaç kullanmayı tercih etmeyen kişilerde nasıl çalıştığını anlamak için daha fazla araştırma gerektiğini özellikle belirtmektedir.

Yaklaşımların ortak noktaları

Yaklaşım ailesiÖrnek müdahalelerAnlatının temel işleviKaynakta bildirilen sonuç alanları
Metabilişsel yaklaşımMERIT, MERITgParçalı deneyimleri bütünleştirme; kendini ve başkalarını daha karmaşık biçimde anlamaMetabiliş, semptomlar, öznel iyileşme, öz-deneyim, özerklik
Travma-temelli yaklaşımTF-CBTp, NETTravmatik anıları yaşam öyküsü içinde düzenleme ve anlamlandırmaPTSD/semptomlar, güven, psikolojik iyileşme, anı organizasyonu, duyguyla yeniden bağlantı
Öz-damgalama / hastalık kimliğiNECT, SELFBenliği hastalık kimliğinin ötesine genişletmeÖz-damgalama, özsaygı, iyileşme, benlik kavramı, kabul edilebilirlik
Sanat ve yaratıcı yaklaşımAnlatı sanat terapisi, sanat grupları, şiirSözel olmayan veya yaratıcı yollarla yaşam öyküsünü ifade etme ve yeniden kurmaUmut, anlamlandırma, öz-yeterlik, kendini ifade etme, öznel iyileşme

Ortak değişim mekanizmaları

Farklı terapi türleri farklı klinik hedeflere sahip olsa da derlemede bazı tekrar eden mekanizmalar ortaya çıkmaktadır.

MekanizmaAnlamı
Güvenli terapötik ilişkiKişinin zor, utanç verici veya parçalı deneyimlerini ifade edebileceği güvenli ortam
ÖznelerarasılıkTerapist ve kişinin deneyimler üzerinde birlikte düşünmesi ve ortak anlam oluşturması
Duygusal ifadeDuyguların fark edilmesi, ifade edilmesi ve yaşam öyküsü içinde ele alınması
MetabilişKişinin kendisi ve başkaları hakkındaki düşünce ve deneyimleri daha karmaşık biçimde anlamlandırabilmesi
EyleyicilikKişinin yaşamının yalnız pasif alıcısı değil, seçim yapabilen öznesi olarak kendisini deneyimlemesi
Kimliğin genişlemesiBenliğin yalnız hastalık, travma veya kriz üzerinden tanımlanmaması
Anlam oluşturmaGeçmiş deneyimlerin bugün ve gelecekle daha anlaşılır biçimde ilişkilendirilmesi

Bu mekanizmalar derlemenin bütün yaklaşımlarda deneysel olarak doğrulanmış ortak nedensel değişkenleri değildir. Bazıları nicel çalışmaların, bazıları nitel görüşmelerin ve bazıları yazarların kuramsal sentezinin sonucudur.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Derleme türü

Çalışma anlatısal literatür derlemesidir.

Yazarlar bu yöntemi, psikozda yaşam öyküsü ve anlatı odaklı psikoterapi araştırmalarının henüz sınırlı ve yöntemsel olarak heterojen olması nedeniyle seçmiştir.

Amaç bütün yayımlanmış çalışmaları eksiksiz biçimde bulmak veya ortak bir etki büyüklüğü hesaplamak değil, yakın dönem literatüründeki en ilgili araştırmaları klinik ve kuramsal olarak bütünleştirmektir.

Veri tabanları

Aramalar:

  • PubMed,
  • Google Scholar,
  • PsycINFO

üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Arama dönemi Mayıs-Haziran 2026'dır.

Dahil etme ölçütleri

Temel ölçütler:

  1. 2020–2026 döneminde yayımlanmış olmak,
  2. anlatı psikoterapisi, anlatı kimliği veya yaşam öykülerini açık biçimde kullanan terapötik faaliyetlerle ilişkili olmak,
  3. psikoz yaşayan kişileri temel popülasyon olarak ele almak.

Anlatılar; sözlü, yazılı veya görsel sanat ve şiir gibi sözel olmayan/yaratıcı yollarla ifade edilen yaşam olayları olarak kabul edilmiştir.

Dışlama ölçütleri

İngilizce dışındaki yayınlar ve psikozda anlatı yaklaşımını anlamaya yönelik temel araştırma amacıyla yeterince ilişkili bulunmayan çalışmalar dışlanmıştır.

Hangi yayın türleri alındı?

Derleme yalnız randomize kontrollü deneylerle sınırlanmamıştır.

Kaynak havuzu:

  • ampirik nicel araştırmaları,
  • nitel çalışmaları,
  • randomize kontrollü çalışmaları,
  • pilot ve uygulanabilirlik çalışmalarını,
  • vaka çalışmalarını,
  • kuramsal yayınları,
  • önceki derlemeleri

içermektedir.

Bu heterojenlik derlemenin genişliğini artırmakta fakat farklı yaklaşımları doğrudan etkinlik bakımından sıralamayı engellemektedir.

Arama süreci

Arama önceden belirlenen terimlerle başlamış ancak ilk sonuçlarda yeni anlatı odaklı terapi türleri belirlendikçe ek terimlerle genişletilmiştir.

Üç yazar bağımsız arama gerçekleştirmiş, ilgili makaleleri klinik ve bilimsel uygunluk açısından değerlendirmiş ve nihai seçim üzerinde uzlaşmıştır.

İlgili makalelerin kaynakçaları da ek çalışmalar için incelenmiştir.

Kaynak Tablo 1'deki PubMed araması

Arama terimi / odakBildirilen kayıt
Psychosis / schizophrenia / schizoaffective disorder + narrative therapy480
Narrative psychotherapy185
Integrative psychotherapy731
Narrative identity71
Narratives psychotherapy185
Narrative art therapy13
Metacognitive Reflection and Insight Therapy30
Narrative Enhancement and Cognitive Therapy3
Trauma-Focused Cognitive Behavioral Therapy for Psychosis20
Narrative Enhancement Therapy115
Self-Concept and Engagement in Life3
Kaynakta bildirilen toplam1833
Seçilen toplam çalışma33

Kaynak-içi raporlama notu: Tablo 1'de görünen bireysel arama satırlarının toplamı 1836 iken tabloda toplam 1833 olarak yazılmıştır. Burada yazarların bildirdiği toplam değiştirilmemiştir.

Sonuç havuzu

Seçilen 33 çalışmanın:

  • 10'u psikozda anlatı ve anlatı kimliğine,
  • 23'ü anlatı unsurları kullanan psikoterapilere

odaklanmıştır.

23 psikoterapi çalışmasının dağılımı

Sayfa 6-7'deki Tablo 2, psikoterapi çalışmalarını dört kategoriye ayırmaktadır.

Terapi ailesiKaynakta yer alan örnekler
Metabilişsel terapiMERIT ve MERITg
Travma-temelli terapiTF-CBTp ve NET
Öz-damgalama ve hastalık kimliğiNECT ve SELF
Sanat ve yaratıcı terapiAnlatı sanat terapisi, stüdyo temelli sanat grupları, şiir

Seans sayıları tek bir standart göstermiyor

Kaynak Tablo 2'de müdahalelerin süresi önemli ölçüde değişmektedir.

Örneğin:

  • bazı grup MERIT uygulamalarında ortalama yaklaşık 2,4 seans,
  • bazı MERIT çalışmalarında 15–24 seans,
  • bir nitel MERIT çalışmasında 52 seans,
  • TF-CBTp çalışmalarında ortalama yaklaşık 17,5 veya 25 seans,
  • NET çalışmasında ortalama 11,7 seans,
  • NECT çalışmalarında yaklaşık 8,4–20 seans,
  • anlatı sanat terapisinde 9 seans

bildirilmiştir.

Bu çeşitlilik, “anlatı psikoterapisi”nin tek bir sabit protokol olmadığını göstermektedir.

Anlatı kimliği araştırmalarının temel sonuçları

Yakın dönem nicel çalışmalar, psikoz yaşayan kişilerin kontrol gruplarına kıyasla bazı örneklemlerde:

  • daha düşük derin anlatı bütünlüğü,
  • daha düşük anlatı karmaşıklığı,
  • birinci tekil şahıs kullanımında farklılık,
  • daha az sosyal bağlantı göstergesi

sergileyebildiğini bildirmiştir.

Nitel çalışmalar ise kişinin psikoz deneyimi sonrasında:

  • kaybolmuş benlik hissini yeniden kurma,
  • yaşananlara anlam verme,
  • psikozu kimliğin içine nasıl yerleştireceğine karar verme,
  • geleceğe ilişkin yeni roller ve olasılıklar geliştirme

süreçlerini vurgulamaktadır.

Psikiyatri hizmeti anlatıyı nasıl etkileyebilir?

Bazı nitel çalışmalar, ruh sağlığı sisteminin yalnız semptom stabilizasyonuna veya hastalık kimliğine aşırı odaklandığında kişinin benlik anlatısının daralabileceğini bildirmiştir.

Damgalama da kişinin kendisine ilişkin beklentilerini ve iyileşme olasılıklarını sınırlayabilir.

Kaynak, semptomların tedavisinin önemli olmadığını söylememektedir. Daha sınırlı iddia şudur: semptom yönetiminin yanında kişinin bu deneyimlerin yaşamındaki anlamını işlemesine de alan açılması yararlı olabilir.

Terapi ilişkisinin rolü

Farklı terapi yaklaşımlarında tekrar eden bulgulardan biri terapötik ilişkinin önemidir.

Kaynak özellikle:

  • güven,
  • işbirliği,
  • terapistin belirsizliğe toleransı,
  • kişinin özerkliği,
  • güvenli ifade alanı,
  • duygular üzerinde birlikte düşünme

gibi faktörleri anlatı değişimine katkıda bulunabilecek süreçler olarak tartışmaktadır.

Eyleyicilik ve özerklik

Birçok çalışmada agency, özerklik veya öz-yeterlik doğrudan sonuç ya da olası değişim mekanizması olarak ortaya çıkmıştır.

Kişinin daha bütünlüklü bir yaşam öyküsü geliştirmesi, kim olduğu ve gelecekte ne istediği konusunda daha fazla seçenek görebilmesine katkıda bulunabilir.

Ancak bu ilişki bütün çalışmalar tarafından aynı araçla ölçülmemiştir.

Anlatı değişiminin doğrudan ölçülmesi hâlâ eksik

Derlemenin önemli metodolojik bulgularından biri, çalışmaların anlatı odaklı tedavileri incelemesine rağmen çoğunun anlatının nasıl değiştiğini doğrudan ölçen özel bir sonuç ölçütü kullanmamasıdır.

Gelecek araştırmaların:

  • eyleyicilik,
  • benlik deneyimi,
  • anlatı bütünlüğü,
  • anlatı karmaşıklığı,
  • gelecek yönelimi

gibi anlatı değişimi boyutlarını daha doğrudan ölçen araçlar geliştirmesi veya doğrulaması gerekmektedir.

Çalışmanın desteklediği

  • Psikoz deneyimi bazı kişilerde yaşam öyküsünün bütünlüğü ve anlatı kimliğiyle ilişkili güçlüklerle birlikte görülebilir.
  • Anlatı psikoterapileri kişinin yalnız hastalık kimliğiyle tanımlanmasını azaltabilecek daha geniş benlik keşfine alan sağlayabilir.
  • MERIT için randomize, nitel, pilot ve vaka çalışmalarından oluşan büyüyen bir kanıt tabanı vardır.
  • Travma odaklı anlatı yaklaşımları psikoz yaşayan kişilerde uygulanabilir görünmekte ve erken olumlu bulgular sunmaktadır.
  • NECT ve SELF gibi yaklaşımlar öz-damgalama ve illness engulfment alanlarında umut verici sonuçlar bildirmiştir.
  • Sanat ve şiir, yaşam öykülerini sözel olmayan veya dilsel olarak esnek biçimlerde ifade etmek için kullanılabilir.
  • Terapötik ilişki, güvenli alan, duygu işleme, metabiliş, eyleyicilik ve anlamlandırma anlatı değişiminde önemli süreçler olabilir.
  • Anlatı yaklaşımı kişisel ve öz-yönelimli iyileşme anlayışıyla uyumludur.

Çalışmanın desteklemediği

  • Bütün psikoz yaşayan kişilerin parçalı veya yetersiz yaşam anlatısına sahip olduğu gösterilmemiştir.
  • Tek bir evrensel “psikoz anlatısı” bulunduğu gösterilmemiştir.
  • Anlatı psikoterapisinin psikozu kesin olarak tedavi ettiği gösterilmemiştir.
  • Derleme ortak bir etki büyüklüğü veya genel başarı oranı hesaplamamaktadır.
  • MERIT dışındaki bütün yaklaşımlar için güçlü ve eşit düzeyde kanıt bulunmamaktadır.
  • Sanat veya şiir terapisinin standart psikoterapiden üstün olduğu gösterilmemiştir.
  • Anlatı psikoterapisinin antipsikotik tedavinin yerine geçebileceği kanıtlanmamıştır.
  • Farklı psikoterapiler birbirleriyle doğrudan üstünlük bakımından karşılaştırılmamıştır.
  • Olumlu öznel iyileşme bulguları otomatik olarak semptom remisyonu veya işlevsel iyileşmeyle eşit değildir.

Sınırlılıklar

Birinci sınırlılık, çalışmanın anlatısal derleme olmasıdır. Arama yapılandırılmış olsa da bütün uygun yayınları eksiksiz yakalamayı hedefleyen sistematik bir protokol kullanılmamıştır.

İkinci olarak yalnız İngilizce yayınlar dahil edilmiştir.

Üçüncü olarak arama terimleri, yaşam öyküsü çalışması içerse bile bunu “narrative” olarak açık biçimde adlandırmayan psikoterapi yaklaşımlarını kaçırmış olabilir.

Örneğin bazı psikodinamik psikoterapiler yaşam öykülerini yoğun biçimde kullanabilir ancak protokollerinde anlatı kavramını açık bir anahtar terim olarak kullanmayabilir.

Dördüncü olarak kanıt tabanı terapi türleri arasında dengeli değildir. İncelenen yayınların çoğu MERIT'e ilişkindir.

Beşinci olarak birçok çalışma küçük pilot, uygulanabilirlik, vaka veya nitel araştırmadır. Daha büyük randomize kontrollü çalışmalar gereklidir.

Altıncı olarak birçok psikoterapi araştırmasında katılımcılar psikiyatrik ilaç kullanmaktadır. Psikoterapi etkisinin ilaçtan bağımsız katkısını belirlemek çoğu çalışma için mümkün değildir.

Yedinci olarak psikoterapi çalışmalarında ortak ve doğrulanmış bir “anlatı değişimi” ölçüsü kullanılmamaktadır.

Son olarak anlatısal derleme yazarların klinik ve bilimsel uzmanlığıyla yorumlanmıştır. Yazarlar kendi perspektif ve deneyimlerinin problem tanımlama, çalışma seçimi ve yorumlamayı etkileyebileceğini açıkça kabul etmektedir.

Gelecek araştırmalar

Kaynak gelecekte:

  • daha büyük randomize kontrollü çalışmalar,
  • daha fazla nitel hasta-perspektifi araştırması,
  • MERIT dışındaki yaklaşımların daha ayrıntılı sınanması,
  • ilaç kullanmayan kişilerde psikososyal müdahalelerin değerlendirilmesi,
  • anlatı değişimini doğrudan ölçen araçların geliştirilmesi,
  • kişisel iyileşme ve eyleyicilik mekanizmalarının sınanması,
  • anlatı gelişimini engelleyen faktörlerin incelenmesi,
  • post-travmatik büyüme ile anlatı değişimi arasındaki ilişkinin araştırılması

gerektiğini belirtmektedir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Narrative Psychotherapy for People with Psychosis: A Narrative Review of Current Research and Psychotherapeutic Approaches

Yazarlar: Laura A. Faith; Courtney N. Wiesepape; Jeremy M. Ridenour.

Sorumlu yazar: Laura A. Faith.

Kurumlar: Department of Psychiatry, Richard L. Roudebush VA Medical Center, Indianapolis, Indiana, USA; Department of Psychology, Indiana State University, Terre Haute, Indiana, USA; Erikson Institute for Education, Research, and Advocacy, Austen Riggs Center, Stockbridge, Massachusetts, USA.

Dergi: Psychology International.

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Cilt / makale: 2026, 8, 42.

DOI: 10.3390/psycholint8030042

Gönderim: 31 Mayıs 2026.

Revizyon: 30 Haziran 2026.

Kabul: 1 Temmuz 2026.

Yayın: 4 Temmuz 2026.

Kaynak türü: Hakemli anlatısal literatür derlemesi.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Ana tarama dönemi: 2020–2026.

Arama zamanı: Mayıs-Haziran 2026.

Veri tabanları: PubMed, Google Scholar ve PsycINFO.

Seçim yöntemi: Önceden belirlenmiş ve süreç içinde genişletilen arama terimleri; üç yazar tarafından bağımsız arama; klinik ve bilimsel uygunluk temelinde seçim; yazarlar arası uzlaşı; ilgili yayınların kaynakçalarının incelenmesi.

Dahil edilen yayın kapsamı: Psikoz yaşayan kişilerin anlatı kimliği, yaşam öyküleri ve yaşam öykülerini açık biçimde kullanan psikoterapi/terapötik müdahaleler hakkında 2020–2026 dönemindeki İngilizce yayınlar; gerekli tarihsel ve kuramsal bağlam için bazı daha eski çalışmalar ayrıca kullanılmıştır.

Nihai ana çalışma sayısı: 33.

Anlatı ve anlatı kimliği bölümü: 10 çalışma.

Psikoterapi bölümü: 23 çalışma.

Ana terapi grupları: MERIT/MERITg; TF-CBTp ve NET; NECT ve SELF; anlatı sanat terapisi ve diğer yaratıcı yaklaşımlar.

Meta-analiz: Yapılmamıştır.

Birleşik etki büyüklüğü: Hesaplanmamıştır.

Formal sistematik risk-of-bias değerlendirmesi: Bildirilmemiştir.

Finansman: Araştırma dış finansman almamıştır.

Etik kurul: Uygulanabilir değildir; çalışma yeni insan katılımcı verisi toplamayan literatür derlemesidir.

Bilgilendirilmiş onam: Uygulanabilir değildir.

Veri erişilebilirliği: Yeni veri oluşturulmamış veya analiz edilmemiştir; veri paylaşımı uygulanabilir değildir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma L.A.F., C.N.W. ve J.M.R.; metodoloji L.A.F. ve C.N.W.; doğrulama üç yazar; araştırma L.A.F. ve C.N.W.; özgün taslak ve gözden geçirme/düzenleme üç yazar; proje yönetimi L.A.F.

Temel bilimsel sınır: Çalışma anlatısal derlemedir ve seçici, klinik olarak yönlendirilmiş bir sentez sunmaktadır. Bulgular farklı tasarımlardaki küçük ve büyük çalışmaların ortak bir nicel etkisi değildir. Araştırma tabanı MERIT ağırlıklıdır; birçok çalışma pilot veya nitel düzeydedir ve terapi sıklıkla psikiyatrik ilaç tedavisinin yanında uygulanmıştır. Dolayısıyla anlatı psikoterapisinin tek başına etkinliği veya diğer tedavilerden üstünlüğü bu derlemeyle belirlenemez.

Kaynak-içi raporlama notu: PubMed arama tablosundaki bireysel satırlar toplandığında 1836 kayıt elde edilirken kaynak toplamı 1833 olarak bildirmektedir. Bu üç kayıtluk fark düzeltilmeden kaynakta sunulduğu biçimde korunmuştur.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy