Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Üniversite Öğrencilerinde Öz-Bildirilen Depresif Belirtiler: PROTEGER-SE Projesinden Bulgular
Psikoloji

Üniversite Öğrencilerinde Öz-Bildirilen Depresif Belirtiler: PROTEGER-SE Projesinden Bulgular

Patient Health Questionnaire-9 (PHQ-9), son iki haftadaki dokuz depresif belirti alanının sıklığını ölçerek depresif belirti şiddetini taramak için kullanılan standartlaştırılmış bir öz-bildirim aracıdır.

05/10/2026  Veri Anla 29 görüntüleme
Üniversite Öğrencilerinde Öz-Bildirilen Depresif Belirtiler: PROTEGER-SE Projesinden Bulgular

Patient Health Questionnaire-9 (PHQ-9), son iki haftadaki dokuz depresif belirti alanının sıklığını ölçerek depresif belirti şiddetini taramak için kullanılan standartlaştırılmış bir öz-bildirim aracıdır. Bu kesitsel, retrospektif ve analitik çalışma, Brezilya'daki Federal University of Uberlândia bünyesinde yürütülen PROTEGER-SE çevrim içi ruh sağlığı projesinin 2020–2023 dönemindeki 350 üniversite öğrencisine ait ilk görüşme kayıtlarını incelemiştir. Ortalama PHQ-9 puanı 16,00'dır; öğrencilerin %33,43'ü PHQ-9'un şiddetli belirti kategorisinde sınıflandırılmıştır. Azaltılmış lojistik regresyon modelinde kadın cinsiyeti şiddetli belirti kategorisinde olma olasılık oranının daha yüksek olmasıyla ilişkili bulunmuştur. Görüşme sonrasında öğrencilerin %86,29'u açık uçlu yanıtların duygu analizi sonucunda “algılanan iyileşme” kategorisinde sınıflandırılmıştır. Ancak çalışma klinik tanı çalışması, randomize deney veya uzunlamasına tedavi değerlendirmesi değildir; dolayısıyla bu sonuçlar nedensel veya kalıcı terapötik etki kanıtı oluşturmaz.

Algılanan iyileşmeye ilişkin azaltılmış modelde daha yüksek PHQ-9 puanı daha düşük iyileşme olasılık oranıyla ilişkilendirilirken, Beşeri Bilimler alanında eğitim görmek Biyolojik Bilimler referans grubuna göre daha yüksek iyileşme olasılık oranıyla ilişkili bulunmuştur. Bununla birlikte Beşeri Bilimler tahmininin güven aralığı geniştir ve yazarlar bu sonucu keşifsel olarak değerlendirmektedir. Araştırma ayrıca pandemi evrelerini, öğrencilerin enfeksiyon veya aşılama durumunu ve yerel kısıtlama düzeylerini güvenilir biçimde modelleyemediği için 2020–2023 dönemindeki sonuçları belirli pandemi dalgalarının doğrudan etkisi şeklinde yorumlamamaktadır.

PROTEGER-SE projesi neden oluşturuldu?

PROTEGER-SE, Nisan 2020'de Federal University of Uberlândia bünyesinde COVID-19 pandemisinin psikososyal etkilerine yanıt vermek amacıyla oluşturulan multiprofesyonel bir üniversite uzatma projesidir. İlk aşamada tek görüşmelik çevrim içi terapötik destek sağlanmış, daha sonra kullanıcıların gereksinimine göre üç ila 12 görüşmeye kadar uzanan kısa süreli takip hizmetlerine yönlendirme seçenekleri geliştirilmiştir.

Bu çalışmanın araştırma sorusu, projenin bütün klinik etkinliğini ölçmek değildir. Araştırmacılar özellikle ilk çevrim içi görüşme sırasında hizmet alan üniversite öğrencilerinin öz-bildirimli depresif belirti düzeylerini tanımlamayı, sosyodemografik özelliklerin şiddetli belirti düzeyiyle ilişkisini araştırmayı ve ilk görüşmenin hemen ardından bildirilen algılanan iyileşmeyle hangi değişkenlerin ilişkili olduğunu incelemeyi amaçlamıştır.

PHQ-9 Bu Çalışmada Neyi Ölçüyor?

PHQ-9, bu çalışmada klinik depresyon tanısı koymak için değil, öğrencilerin ilk PROTEGER-SE görüşmesinden önceki iki haftada bildirdikleri depresif belirtilerin sıklığını ve toplam belirti şiddetini taramak için kullanılmıştır. Dokuz madde 0 ile 3 arasında puanlanır, toplam puan 0–27 arasında değişir ve çalışma toplam puanları minimal, hafif, orta, orta-ağır ve şiddetli belirti kategorilerine ayırmıştır.

PHQ-9'un ilk iki maddesi ilgi veya zevk kaybını ve depresif/umutsuz ruh hâlini sorgular. Diğer maddeler uyku, enerji, iştah, değersizlik veya suçluluk, konsantrasyon, psikomotor değişiklikler ve ölüm ya da kendine zarar verme düşünceleri gibi alanları kapsar.

PHQ-9 kategorisiPuan aralığıÖğrenci sayısıOran
Minimal0–414%4,00
Hafif5–954%15,43
Orta10–1469%19,71
Orta-ağır15–1996%27,43
Şiddetli20–27117%33,43

Örneklemin ortalama toplam PHQ-9 puanı 16,00 (%95 güven aralığı 15,30–16,70), medyanı 17 ve çeyrekler arası aralığı 11–21'dir. Bu değerler araştırmaya başvuran öğrenci grubunda yüksek bir depresif belirti yükü bulunduğunu göstermektedir; ancak bu örneklem üniversitedeki bütün öğrencilerin rastgele seçilmiş temsilî örneği değildir. Katılımcılar ruh sağlığı desteği aramak üzere PROTEGER-SE hizmetine başvurmuş kişilerdir.

Hangi belirtiler daha yüksek ortalama puan aldı?

MaddeBelirti alanıOrtalama
1İlgi veya zevk kaybı1,89
2Çökkün, depresif veya umutsuz hissetme1,99
3Uyku güçlüğü veya aşırı uyuma1,87
4Yorgunluk veya enerji azlığı2,11
5İştahsızlık veya aşırı yeme1,83
6Değersizlik, başarısızlık veya suçluluk hisleri2,03
7Konsantrasyon güçlüğü2,02
8Psikomotor yavaşlama veya huzursuzluk1,39
9Ölüm veya kendine zarar verme düşünceleri0,88

En yüksek ortalamalar enerji azlığı/yorgunluk, değersizlik veya suçluluk ve konsantrasyon güçlüğünde görülmüştür. Madde 9'un ortalama puanı 0,88, medyanı 0 ve IQR'si 0–2'dir. Kaynak, madde 9'da sıfırdan yüksek puan alan öğrenci sayısını ayrıca raporlamadığı için bu ortalama değer bir intihar düşüncesi prevalans yüzdesine dönüştürülemez.

Belirtiler günlük işlevselliği ne kadar etkiledi?

İşlevsel güçlük düzeyiÖğrenci sayısıOran
Hiç zor değil17%4,86
Biraz zor133%38,00
Çok zor139%39,71
Aşırı zor61%17,43

Bu soru, katılımcıların bildirdikleri sorunların çalışma, evdeki sorumluluklar veya diğer insanlarla ilişkiler gibi günlük işlevler üzerindeki güçlüğünü sorgulamıştır. Veriler yalnız belirti puanlarının değil, öğrencilerin önemli bir bölümünde algılanan işlevsel yükün de bulunduğunu göstermektedir.

Görüşme Sonrası %86,29 Algılanan İyileşme Tedavi Etkinliği Anlamına Geliyor mu?

Hayır. %86,29 değeri, öğrencilerin ilk çevrim içi görüşmeden hemen önce ve hemen sonra nasıl hissettiklerine ilişkin açık uçlu yanıtların denetimli duygu analiziyle sınıflandırılmasından elde edilen anlık ve öznel bir algılanan iyileşme ölçümüdür; çalışma kontrol grubu, tekrarlanan PHQ-9 ölçümü veya uzun dönem takip içermediği için bu oran kalıcı tedavi etkinliği veya nedensel terapötik etki olarak yorumlanamaz.

Öğrencilere “Görüşmeden önce nasıl hissediyordunuz?” ve “Görüşmeden sonra nasıl hissediyorsunuz?” biçiminde iki açık uçlu soru yöneltilmiştir. Yanıtların duygusal kutbu analiz edilerek negatiften pozitife geçiş “iyileşme”, negatif duygusal ifadenin yoğunlaşması “kötüleşme” ve anlamlı değişiklik olmaması “nötr” olarak sınıflandırılmıştır. Regresyon için nötr ve kötüleşme kategorileri tek bir “algılanan iyileşme yok” kategorisinde birleştirilmiştir.

SınıflandırmaÖğrenci sayısıOran
Algılanan iyileşme302%86,29
Algılanan iyileşme yok48%13,71

Bu ölçümün gücü, ilk temas sonrasındaki öznel duygusal değişimi sistematik biçimde sınıflandırmasıdır. Temel sınırlılığı ise öğrencilerin gerçekten klinik olarak iyileşip iyileşmediğini veya etkinin sonraki gün, hafta veya aylarda sürüp sürmediğini göstermemesidir.

Örneklemin temel özellikleri

Çalışmadaki öğrencilerin ortalama yaşı 23,89'dur; yaş aralığı 18–59'dur. Katılımcıların %67,43'ü kadın, %32,57'si erkektir. Öz-bildirilen ırk/etnik köken dağılımında %48,86 beyaz, %31,43 Pardo/karma ırk ve %19,71 siyah olarak bildirilmiştir.

Öğrencilerin %98,86'sı UFU'ya bağlıdır. Alan dağılımında %36,29 Biyolojik Bilimler, %30,86 Beşeri Bilimler ve %32,86 Sayısal Bilimler yer almaktadır. Katılımcıların %95,14'ü lisans, %4,29'u lisansüstü ve %2,86'sı teknik program öğrencisidir. Kaynak bir öğrencinin birden fazla programa bağlı olduğunu belirttiğinden bu eğitim düzeyi yüzdeleri birbirini dışlayan tek bir kategori dağılımı gibi yorumlanmamalıdır.

Katılımcıların %18,57'si psikiyatrik ve/veya genel tıbbi komorbidite bildirmiştir. İlk görüşmeden sonra %17,14'lük bölüm proje içindeki takip hizmetlerine yönlendirilmiş; %82,86 yalnız tek görüşmelik hizmeti kullanmıştır.

Kadın Cinsiyeti ile Şiddetli Depresif Belirtiler Arasındaki İlişki Nasıl Yorumlanmalıdır?

Azaltılmış lojistik regresyon modelinde kadın cinsiyeti, PHQ-9 puanı 20 veya üzerinde olma olasılık oranının erkeklere kıyasla daha yüksek olmasıyla ilişkilidir (OR = 1,860; %95 GA 1,127–3,069; p = 0,015); ancak çalışma gözlemsel olduğu için kadın cinsiyetinin şiddetli depresif belirtilere neden olduğunu göstermez ve sonuç yalnız PROTEGER-SE hizmetine başvuran bu örneklemde ölçülen ilişkiyi ifade eder.

Tam modelde yaş, ırk/etnik köken, eğitim alanı ve komorbidite varlığı şiddetli PHQ-9 kategorisiyle istatistiksel olarak anlamlı ilişki göstermemiştir. Kadın cinsiyetine ilişkin ilişki tam modelde de anlamlı kalmıştır: OR = 1,866; %95 GA 1,120–3,107; p = 0,017.

Algılanan iyileşmeyle hangi değişkenler ilişkiliydi?

Algılanan iyileşmenin azaltılmış modelinde iki değişken istatistiksel olarak anlamlı kalmıştır. PHQ-9 toplam puanı yükseldikçe görüşme sonrasında algılanan iyileşme olasılık oranı düşmüştür: OR = 0,929; %95 GA 0,881–0,980; p = 0,007. Beşeri Bilimler öğrencilerinde ise Biyolojik Bilimler referans grubuna göre algılanan iyileşme olasılık oranı daha yüksektir: OR = 3,878; %95 GA 1,255–11,988; p = 0,019.

Beşeri Bilimler tahmini geniş bir güven aralığına sahiptir. Kaynak yazarları da alt grup dağılımı ve belirsizlik nedeniyle bu bulgunun keşifsel değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu sonuç “Beşeri Bilimler öğrencileri çevrim içi terapiden kesinlikle daha fazla yararlanır” biçiminde genellenemez.

Tam modelde Sayısal Bilimler alanı Biyolojik Bilimler referansına karşı OR = 0,468 ve p = 0,033 göstermiştir. Ancak azaltılmış modelde OR = 0,509 ve p = 0,051 olduğundan geleneksel p < 0,05 anlamlılık eşiğinin hemen dışında kalmıştır. Dolayısıyla Sayısal Bilimler için bağımsız ve kararlı bir anlamlılık sonucu olduğu ileri sürülmemelidir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • PROTEGER-SE hizmetine başvuran 350 öğrencide öz-bildirilen depresif belirti yükü yüksektir ve %33,43'ü PHQ-9 şiddetli kategori eşiğini karşılamıştır.
  • Kadın cinsiyeti, şiddetli PHQ-9 belirti kategorisiyle daha yüksek olasılık oranı düzeyinde ilişkilidir.
  • Daha yüksek PHQ-9 toplam puanı, ilk görüşmeden hemen sonra algılanan iyileşme olasılık oranının daha düşük olmasıyla ilişkilidir.
  • Beşeri Bilimler alanı, Biyolojik Bilimler referans grubuna göre daha yüksek algılanan iyileşme olasılık oranıyla ilişkilidir; ancak bu bulgu keşifseldir.
  • 302 öğrenci, denetimli duygu analizinde ilk görüşme sonrasında algılanan iyileşme kategorisine girmiştir.
  • PHQ-9'un ölüm veya kendine zarar verme düşüncelerini sorgulayan maddesinde sıfırın üzerinde bir ortalama puan raporlanmıştır; ancak kaynak bu düşünceleri bildiren öğrencilerin prevalansını ayrıca vermemektedir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • PHQ-9 puanları öğrencilerde klinik majör depresif bozukluk tanısı konulduğunu göstermez.
  • PROTEGER-SE'nin %86,29 oranında objektif veya uzun dönem tedavi başarısı sağladığı kanıtlanmamıştır.
  • Tek görüşmenin depresif semptomları nedensel olarak azalttığı gösterilmemiştir.
  • Kadın cinsiyetinin depresif belirtilere neden olduğu gösterilmemiştir.
  • Beşeri Bilimler öğrencilerinin psikolojik müdahalelere genel olarak daha iyi yanıt verdiği kanıtlanmamıştır.
  • 2020–2023 dönemindeki değişikliklerin belirli COVID-19 dalgaları, varyantlar, aşılama veya kısıtlama politikaları tarafından oluşturulduğu gösterilmemiştir.
  • PHQ-9 madde 9 ortalamasından intihar düşüncesi prevalansı hesaplanamaz.
  • Hizmete başvuran 350 öğrencinin bulguları bütün UFU öğrencilerine veya bütün üniversite öğrencilerine otomatik olarak genellenemez.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Araştırma kesitsel, retrospektif ve analitik bir ikincil veri çalışmasıdır. Veri kaynağı, PROTEGER-SE projesinde 2020–2023 arasında gerçekleştirilen çevrim içi multiprofesyonel ruh sağlığı görüşmelerinden sonra standartlaştırılmış formlarla toplanan kayıtlardır.

Analiz yalnız öğrencilerin ilk görüşmelerine sınırlandırılmıştır. Takip görüşmelerinin dahil edilmemesinin nedeni, hizmete geri dönen kişilerin genellikle daha ağır veya daha kalıcı belirtilere sahip olması nedeniyle örneklem tutarlılığının bozulmasını önlemektir.

Örneklem seçimi

Dışlama nedeniKayıt sayısı
18 yaşından küçük kişiler17
Üniversite dışındaki toplum üyeleri48
UFU çalışanları18
Eksik veri içeren kayıt1
Takip görüşmelerine ait kayıtlar103
Nihai analitik örneklem350

Dahil edilen kişilerin ilk görüşme tarihinde en az 18 yaşında üniversite öğrencisi olması ve ilk çevrim içi görüşmeye ait formun eksiksiz bulunması gerekmiştir.

Toplanan değişkenler

Sosyodemografik değişkenler yaş, doğumda atanan cinsiyet, öz-bildirilen ırk/etnik köken, eğitim alanı ve akademik düzeyi içermiştir. Klinik değişkenler öğrencilerin bildirdiği psikiyatrik ve/veya genel tıbbi komorbiditeleri, PHQ-9'un dokuz maddesini ve toplam PHQ-9 puanını kapsamıştır.

Öğrencilerin ilk görüşme öncesi ve sonrasındaki öznel durumları iki açık uçlu soru üzerinden değerlendirilmiş ve yapılandırılmış, araştırmacılar tarafından denetlenen duygu analizi yöntemiyle iyileşme, kötüleşme veya nötr sınıflarına ayrılmıştır. İstatistiksel modelde nötr ve kötüleşme yanıtları birlikte “iyileşme yok” olarak değerlendirilmiştir.

Lojistik regresyon nasıl kuruldu?

Çalışmada iki ana ikili sonuç için çoklu lojistik regresyon uygulanmıştır:

  1. PHQ-9 toplam puanı 20 veya üzerinde olan şiddetli belirti kategorisi.
  2. İlk görüşme sonrasında algılanan iyileşme.

Değişken seçimi Wald testine dayalı geriye doğru eleme yöntemiyle yapılmış; p > 0,05 olan değişkenler azaltılmış model oluşturulurken elenmiştir. Sonuçlar olasılık oranı (odds ratio, OR) ve %95 güven aralığıyla verilmiş; istatistiksel anlamlılık eşiği p < 0,05 olarak belirlenmiştir.

SonuçDeğişkenOR%95 güven aralığıp
Şiddetli PHQ-9 kategorisiKadın cinsiyeti1,8601,127–3,0690,015
Algılanan iyileşmeBeşeri Bilimler, Biyolojik Bilimlere karşı3,8781,255–11,9880,019
Algılanan iyileşmePHQ-9 toplam puanı0,9290,881–0,9800,007

OR = 1 değeri karşılaştırılan değişken için olasılık oranında fark olmadığını temsil eder. OR'nin 1'in üzerinde olması daha yüksek, 1'in altında olması daha düşük olasılık oranıyla ilişkilidir. Bu değerler gözlemsel ilişkileri gösterir; nedensel etki katsayıları değildir.

Şiddetli belirti alt grubunun profili

PHQ-9 şiddetli kategorisindeki 117 öğrencinin ortalama puanı 23,26'dır; diğer kategorilerdeki 233 öğrencinin ortalama puanı 12,36'dır. Şiddetli kategoride kadınların oranı %76,07, diğer kategorilerde %63,09 olarak bildirilmiştir.

Algılanan iyileşme, şiddetli kategorideki öğrencilerin %79,49'unda; diğer kategorilerdeki öğrencilerin %89,70'inde görülmüştür. Bu grup karşılaştırmaları tanımlayıcıdır; ana çok değişkenli çıkarım regresyon modellerine dayanır.

Algılanan iyileşme gruplarının tanımlayıcı karşılaştırması

Değişkenİyileşme yokAlgılanan iyileşme
Ortalama yaş25,0823,71
Ortalama PHQ-9 puanı18,6515,58
Kadın oranı%77,08%65,89
Biyolojik Bilimler%35,42%36,42
Beşeri Bilimler%8,33%34,44
Sayısal Bilimler%56,25%29,14

Kaynak sonuç anlatısında algılanan iyileşme grubunda Beşeri Bilimlerin %34,9 ile “en sık” olduğu, ardından Biyolojik Bilimlerin %36,4 geldiği yazılmıştır. Sayısal olarak %36,4 daha yüksek olduğu için bu ifade Tablo 4 ile uyumlu değildir. Yukarıdaki tablo, kaynak Tablo 4'te verilen sayısal değerleri korumaktadır.

Pandeminin zaman içindeki evreleri neden modele alınmadı?

Araştırmacılar COVID-19 pandemisinin farklı dönemlerinin ruh sağlığı üzerinde etkili olabileceğini kabul etmekle birlikte bu değişkeni güvenilir biçimde modelleyememiştir. Öğrencilerin görüşme sırasındaki ikamet yeri kaydedilmemiş, farklı belediyelerde kapanma ve gevşeme uygulamaları farklı zamanlarda yürütülmüş ve standart yerel kayıtlar bulunmamıştır.

Ayrıca bireysel aşılama durumu, sosyal mesafe uygulamalarına uyum veya COVID-19 enfeksiyonu geçmişi sistematik biçimde toplanmamıştır. Yerel salgın dalgaları ve dolaşımdaki varyantlara ilişkin veriler de yeterince ayrıntılı değildir. Araştırmacılar bu nedenle öğrencileri “pandeminin şu dalgasında” gibi yapay dönemlere ayırmanın yanlış sınıflandırma ve analitik yanlılık yaratacağını değerlendirmiştir.

Temel yöntemsel sınırlılıklar

Seçilmiş örneklem: Veriler ruh sağlığı desteği için PROTEGER-SE'ye başvuran öğrencilerden gelmektedir. Bulgular genel üniversite popülasyonunun prevalans tahmini değildir.

Öz-bildirim: Depresif belirtiler, komorbiditeler ve görüşme sonrası duygu durumu öz-bildirime dayanmaktadır.

PHQ-9 tanı aracı değildir: Şiddetli PHQ-9 kategorisi yüksek belirti yükünü gösterir; formal psikiyatrik tanının yerini tutmaz.

Tek zaman noktası: Çalışma ilk görüşmedeki veriyi ve hemen sonrasındaki algılanan değişimi değerlendirmiştir. Uzun dönem belirtiler veya klinik gidiş izlenmemiştir.

Kontrol grubu yoktur: Görüşme sonrasında algılanan değişimin yalnız PROTEGER-SE müdahalesinden kaynaklandığı gösterilemez.

Duygu analizi: Algılanan iyileşme yapılandırılmış fakat öznel metin yanıtlarından türetilmiştir; doğrudan klinik belirti ölçeğinin ön-test/son-test karşılaştırması değildir.

Pandemi zamanlaması: Yerleşim, aşılama, enfeksiyon, varyant ve yerel kısıtlama verilerinin yetersizliği nedeniyle farklı pandemi dönemlerinin etkisi ayrıştırılamamıştır.

Alt grup belirsizliği: Beşeri Bilimler için iyileşme modelindeki güven aralığı geniştir ve sonuç keşifsel değerlendirilmelidir.

Çalışmanın pratik anlamı

Çalışma, üniversite bünyesindeki erişilebilir ruh sağlığı hizmetlerinde yapılandırılmış depresif belirti taramasının yararlı olabileceğine işaret etmektedir. PHQ-9, belirti yükünün sistematik biçimde kaydedilmesine ve yüksek puanlı öğrencilerin daha yoğun değerlendirme veya takip gereksiniminin fark edilmesine yardımcı olabilir.

Bununla birlikte PHQ-9 tek başına tedavi kararı veren veya klinik tanı koyan bir sistem değildir. Özellikle ölüm veya kendine zarar verme düşüncelerini içeren yanıtlar, toplam puandan bağımsız olarak uygun klinik değerlendirme gerektirebilir. Mevcut çalışma, belirli bir takip protokolünün üstünlüğünü test etmemiştir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün başlık: Self-Reported Depressive Symptomatology Among University Students: Evidence from the PROTEGER-SE Project

Yazarlar: Karine Santana de Azevedo Zago; Raissa Pereira Dutra; Clesnan Mendes-Rodrigues; Amanda Viana Hortêncio; Analicy Rodrigues Xavier; Sarah Campos Moura Rabelo; Gustavo Henrique Borges de Souza; Felipe Rodrigues Torres; Polyana Alvarenga Matumoto; Mônica Rodrigues da Silva; Hélder Eterno da Silveira; Elaine Saraiva Calderari; Tiago Rocha Pinto; Ricardo Wagner Machado da Silveira; Cynthia Daniela Figueiredo de Souza; Tatiana Benevides Magalhães Braga; Marciana Gonçalves Farinha; Luiza Pereira Silva Assis; Beatriz da Silva Vieira; Fabiola Alves Gomes.

Sorumlu yazar: Karine Santana de Azevedo Zago.

Kurumlar: Federal University of Uberlândia bünyesindeki Hemşirelik Bölümü, Tıp Bölümü, Psikoloji Enstitüsü, Equipe DISAU, Kimya Enstitüsü, Campus Administration Office ve Faculty of Computing; São Paulo State University (UNESP) Faculty of Medicine of Botucatu; Abreak Complementary Therapies.

Dergi: Psychiatry International.

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Yayın bilgisi: Psychiatry International, 2026, Cilt 7, Makale 136.

DOI: 10.3390/psychiatryint7030136

Gönderim tarihi: 10 Mart 2026.

Revizyon tarihi: 1 Mayıs 2026.

Kabul tarihi: 1 Haziran 2026.

Yayın tarihi: 12 Haziran 2026.

Kaynak türü: Kesitsel, retrospektif ve analitik ikincil veri çalışması; randomize klinik deney değildir.

Veri dönemi: 2020–2023.

Nihai örneklem: 350 üniversite öğrencisinin ilk PROTEGER-SE görüşme kaydı.

Ana ölçüm: Patient Health Questionnaire-9 (PHQ-9), 0–27 puan.

Şiddetli belirti sonucu: PHQ-9 ≥ 20.

İkinci ana sonuç: Görüşme öncesi ve hemen sonrası açık uçlu yanıtların denetimli duygu analizinden türetilen algılanan iyileşme.

İstatistik: Çoklu lojistik regresyon; Wald testine göre geriye doğru değişken eleme; OR ve %95 güven aralığı; p < 0,05 anlamlılık eşiği.

Ana bulgular: Ortalama PHQ-9 = 16,00; şiddetli PHQ-9 kategorisi %33,43; kadın cinsiyeti şiddetli kategoriyle daha yüksek olasılık oranında ilişkili; 302/350 öğrenci ilk görüşme sonrasında algılanan iyileşme kategorisinde; daha düşük PHQ-9 puanı ve Beşeri Bilimler alanı algılanan iyileşmeyle ilişkili.

Etik onay: Federal University of Uberlândia Research Ethics Committee (CEP/UFU), CAAE 52575620.8.0000.5152, onay 5.214.606, 27 Ocak 2022.

Bilgilendirilmiş onam: Anonimleştirilmiş ikincil verilerin kullanılması ve araştırmacıların kişisel tanımlayıcılara erişmemesi nedeniyle yazılı onam gerekliliği etik kurul tarafından kaldırılmıştır.

Finansman: Federal University of Uberlândia Office of the Vice-Rector for Extension and Culture tarafından Parliamentary Amendment 202443220016 kapsamında; uygulayıcı destek kurumu FAU—University Support Foundation.

Veri erişilebilirliği: Anonimleştirilmiş veri setleri makul talep üzerine sorumlu yazardan edinilebilir; gizlilik ve kurumsal kısıtlamalar nedeniyle halka açık değildir.

Çıkar çatışması: Cynthia Daniela Figueiredo de Souza'nın Abreak Complementary Therapies şirketinde çalıştığı bildirilmiştir. Diğer yazarlar ticari veya mali çıkar çatışması oluşturabilecek bir ilişki olmadığını beyan etmiştir.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Temel yorum sınırı: Araştırma gözlemsel, kesitsel, hizmete başvuran seçilmiş bir örnekleme dayalı ve öz-bildirim ağırlıklıdır. Sonuçlar nedensellik, formal depresyon tanısı veya kalıcı tedavi etkinliği göstermemektedir.

Kaynak-içi bütünlük notu 1: Sonuç anlatısında iyileşen öğrenciler arasında Beşeri Bilimlerin %34,9 ile en sık alan olduğu ifade edilmesine karşın aynı cümlede Biyolojik Bilimler %36,4 olarak verilmiş, Tablo 4 de Biyolojik Bilimleri %36,42 göstermiştir. Verianla karşılaştırmasında Tablo 4'ün sayısal değerleri korunmuştur.

Kaynak-içi bütünlük notu 2: Sonuç bölümünde PROTEGER-SE için “effective” ifadesi kullanılmıştır; ancak aynı çalışma gözlemsel tasarım nedeniyle nedensel ilişki kurulamayacağını ve algılanan iyileşmenin yalnız hemen sonrasındaki öznel değişimi yansıttığını belirtmektedir. Verianla bu nedenle sonucu kanıtlanmış terapötik etkinlik olarak sunmamaktadır.

Kaynak-içi bütünlük notu 3: PHQ-9 madde 9 için ortalama 0,88 raporlanmış, ancak sıfırdan yüksek puan bildiren öğrencilerin sayısı veya oranı verilmemiştir. Bu nedenle kaynakta bulunmayan intihar düşüncesi prevalansı hesaplanmamıştır.

Verianla içerik yöntemi: Bu metin özgün makalenin tam çevirisi veya paragraf-paragraf yeniden yazımı değildir. Araştırmanın problemi, örneklemi, ölçüm araçları, istatistiksel modelleri, tabloları, nicel sonuçları, sınırlılıkları ve kaynak içi yorum sorunları korunarak bağımsız Türkçe bilimsel öğrenme katmanı oluşturulmuştur.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy