Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Üniversite Öğrencilerinde Psikolojik Dayanıklılığı Artırmaya Yönelik Pozitif Psikoloji Müdahaleleri: Sistematik Bir Derleme
Psikoloji

Üniversite Öğrencilerinde Psikolojik Dayanıklılığı Artırmaya Yönelik Pozitif Psikoloji Müdahaleleri: Sistematik Bir Derleme

Bu sistematik derleme, üniversite öğrencilerinde psikolojik dayanıklılığı artırmayı amaçlayan pozitif psikoloji müdahalelerinin randomize kontrollü çalışmalardaki sonuçlarını incelemektedir.

03/10/2026  Veri Anla 69 görüntüleme
Üniversite Öğrencilerinde Psikolojik Dayanıklılığı Artırmaya Yönelik Pozitif Psikoloji Müdahaleleri: Sistematik Bir Derleme

Bu sistematik derleme, üniversite öğrencilerinde psikolojik dayanıklılığı artırmayı amaçlayan pozitif psikoloji müdahalelerinin randomize kontrollü çalışmalardaki sonuçlarını incelemektedir. Pozitif psikoloji müdahaleleri (Positive Psychology Interventions, PPI), psikopatolojiyi yalnız azaltmayı hedeflemek yerine olumlu psikolojik özellikleri, duygusal kaynakları, başa çıkma kapasitesini ve iyi oluşu güçlendirmeyi amaçlayan yapılandırılmış müdahalelerdir. Scopus, CINAHL, PsycINFO ve PubMed veri tabanlarında yapılan taramada 2346 kayıt belirlenmiş; 32 tam metin değerlendirmesinden sonra dört randomize kontrollü çalışma nihai senteze dahil edilmiştir. Bu dört çalışmada toplam 899 üniversite öğrencisi yer almıştır.

Dört RCT; kısa dayanıklılık eğitimi, internet tabanlı CORE programı, Resilience and Coping Intervention ve sınıf temelli dayanıklılık eğitimi gibi içerik ve uygulama biçimi farklı müdahaleleri değerlendirmiştir. Müdahaleler 1–8 hafta arasında sürmüş, çevrim içi veya yüz yüze, bireysel veya grup biçiminde uygulanmıştır. Dayanıklılık sonuçları Connor–Davidson Resilience Scale ve Brief Resilience Scale gibi öz-bildirim araçlarıyla ölçülmüştür.

Kaynak Tablo 2’de bildirilen Hedges’ g değerleri sırasıyla 0,03; 0,34; −0,06 ve 0,45’tir. Bu dağılım, müdahalelerin etkisinin çalışmalar arasında homojen olmadığını ve büyük etki büyüklüklerinin gözlenmediğini göstermektedir. İki çalışma ihmal edilebilir düzeyde fark, iki çalışma ise küçük düzeyde müdahale lehine fark göstermiştir. Bazı çalışmalarda kaygı, depresyon, stres, umut, iyi oluş ve uyumlu başa çıkmada olumlu sonuçlar da bildirilmiştir; ancak bu ikincil sonuçlar ortak bir ölçüm seti kullanılmadığı için anlatısal olarak sentezlenmiştir.

Derlemenin temel sınırı yalnız dört uygun RCT bulunması, müdahalelerin ve ölçümlerin heterojen olması, bütün çalışmaların öz-bildirim ölçeklerine dayanması, kadın katılımcıların fazla temsil edilmesi, tam körlemenin bulunmaması ve uzun dönem izlemin sınırlı olmasıdır. Bu nedenle çalışma, pozitif psikoloji müdahalelerinin üniversite öğrencilerinde psikolojik dayanıklılığı kesin veya kalıcı biçimde artırdığını kanıtlamaz; daha çok mevcut RCT kanıtının umut verici fakat sınırlı ve bağlama duyarlı olduğunu göstermektedir.

Psikolojik Dayanıklılık Nedir?

Psikolojik dayanıklılık, zorlayıcı yaşam deneyimlerine zihinsel, duygusal ve davranışsal esneklik yoluyla uyum sağlama veya olumsuz bir deneyim sonrasında işlevselliği yeniden kazanma süreci ve sonucudur. Kaynak çalışma dayanıklılığı yalnız sabit bir kişilik özelliği olarak değil, zaman içinde değişebilen dinamik bir kapasite olarak ele almaktadır.

Bu yaklaşım üniversite öğrencileri açısından özellikle önemlidir. Üniversiteye geçiş; bağımsızlığın artması, yeni akademik sorumluluklar, sosyal çevre değişiklikleri, aidiyet sorunları ve bazı öğrenciler için ekonomik veya kültürel engeller gibi çok sayıda eşzamanlı stres etmeni içerebilir.

Kaynak ayrıca üniversite öğrencilerini homojen bir grup olarak değerlendirmemektedir. Özellikle ilk kuşak üniversite öğrencilerinin aidiyet, ekonomik yük, kültürel uyum ve aile desteği gibi farklı yapısal sorunlarla karşılaşabileceğini vurgular. Bu nedenle dayanıklılık yalnız kişinin stresle “baş etme gücü” olarak değil, kurumsal ve sosyal koşullarla etkileşim içinde gelişen bir kapasite olarak düşünülmelidir.

Pozitif Psikoloji Müdahaleleri Neyi Hedefler?

Pozitif psikoloji müdahaleleri, yalnız belirtileri azaltmaya değil; olumlu duyguları, psikolojik kaynakları, öz-kabulü, iyimserliği, sosyal ilişkileri, problem çözmeyi, anlam duygusunu ve uyumlu başa çıkmayı geliştirmeye odaklanan yapılandırılmış psikolojik müdahalelerdir. İncelenen dört program aynı teorik başlık altında yer alsa da içerikleri, süreleri ve uygulama biçimleri birbirinden önemli ölçüde farklıdır.

Kısa dayanıklılık programı

Hindistan’da yürütülen çalışmada iki hafta arayla iki adet 30 dakikalık yüz yüze oturum uygulanmıştır. İlk oturum dayanıklılık kavramına, ikinci oturum ise koruyucu faktörlerin geliştirilmesine odaklanmıştır. Kontrol grubuna dayanıklılıkla ilgili bir öz-yardım kitapçığı verilmiştir. Bu nedenle kontrol koşulu tamamen pasif değildir.

CORE — Cultivating Our Resilience

CORE internet tabanlı altı etkileşimli modülden oluşan bir müdahaledir. Öz-kabul, özerklik, çevresel ustalık, yaşam amacı, olumlu ilişkiler ve kişisel gelişim gibi alanlara odaklanmıştır. Çalışma İspanya, Almanya, İsviçre ve Avusturya’daki üniversite öğrencilerini içeren çok merkezli bir örneklemde yürütülmüş ve 6 ile 12 aya kadar takip içermiştir.

Resilience and Coping Intervention

ABD’de yürütülen bu müdahale üç hafta boyunca haftada bir kez yaklaşık 45 dakikalık yüz yüze grup oturumları içermiştir. Problem temelli tartışma, ortak öğrenme, akran desteği ve stresli ya da travmatik olaylar sırasında problem çözme becerileri temel bileşenlerdir.

Transforming Lives Through Resilience Education

Bu sınıf temelli program dört hafta boyunca haftada iki saatlik grup oturumlarından oluşmuştur. Program; stresi dayanıklılığa dönüştürme, sorumluluk alma, güçlendirici yorumlama biçimleri ve anlamlı sosyal bağlantılar oluşturma üzerinde durmuştur.

Dayanıklılık Nasıl Ölçüldü?

Dahil edilen çalışmalarda dayanıklılık Connor–Davidson Resilience Scale-25 ve Brief Resilience Scale ile ölçülmüştür. Her iki araç öz-bildirim temellidir; yani sonuçlar doğrudan davranışsal veya fizyolojik ölçümlerden değil, katılımcının kendi değerlendirmesinden elde edilmektedir.

Connor–Davidson Resilience Scale

CD-RISC-25, 25 maddelik bir öz-bildirim aracıdır. Kaynak çalışmada iç tutarlılık katsayısı α = 0,88 olarak verilmektedir. Maddeler 0 ile 5 arasında puanlanmakta ve yüksek toplam puan daha yüksek dayanıklılık olarak yorumlanmaktadır.

Brief Resilience Scale

Kaynak, BRS’yi dört maddelik ve toplam 4–20 puan aralığına sahip bir öz-bildirim ölçümü olarak tanımlar. Kaynakta bildirilen iç tutarlılık α = 0,76’dır. Yüksek değerler daha yüksek dayanıklılık düzeyini temsil etmektedir.

Hedges’ g Bu Derlemede Neyi Gösteriyor?

Hedges’ g, farklı ölçeklerle ölçülen iki grubun sonuçları arasındaki farkı ortak bir standart sapma birimine dönüştüren ve özellikle daha küçük örneklemlerde yanlılığı azaltmak için düzeltme içeren standartlaştırılmış etki büyüklüğüdür. Bu derlemede Hedges’ g her çalışma için ayrı ayrı hesaplanmıştır; dört çalışmayı tek bir meta-analitik etki büyüklüğünde birleştiren havuzlanmış sonuç üretilmemiştir.

Kaynak yöntemi, müdahale ve kontrol grubunun müdahale sonrası ortalamaları arasındaki farkı havuzlanmış standart sapmaya bölmekte ve küçük örneklem düzeltmesi uygulamaktadır.

Kaynak tarafından kullanılan yorum eşikleri şöyledir:

Hedges’ gKaynakta verilen genel yorum
< 0,20İhmal edilebilir
0,20–0,49Küçük
0,50–0,79Orta
≥ 0,80Büyük

Pozitif Hedges’ g değeri müdahale grubunu, negatif değer ise kontrol grubunu destekleyen yönü gösterir. Bununla birlikte etki büyüklüğünün işareti ve büyüklüğü tek başına klinik veya eğitimsel önem hakkında tam bir karar vermez; kullanılan ölçüm, başlangıç farkları, örneklem ve kontrol koşulu da yorumlanmalıdır.

ÇalışmaHedges’ gKaynak tablodaki yorum
Study 10,03İhmal edilebilir
Study 20,34Kaynak metin bunu “small-to-medium” olarak adlandırıyor
Study 3−0,06İhmal edilebilir; yön kontrol grubu lehine
Study 40,45Küçük

Burada önemli bir kaynak-içi terminoloji sorunu vardır. Makalenin kendi eşiklerine göre 0,34 değeri 0,20–0,49 aralığında olduğu için “küçük” kategorisine girer; ancak kaynak anlatımı bunu “small-to-medium” olarak adlandırmaktadır. Verianla bu farklılığı gizlememekte ve tablo değerini değiştirmemektedir.

Cohen’s d ile Hedges’ g arasındaki kaynak içi tutarsızlık

Makalenin özet bölümünde çalışmalar arasındaki ortalama farkları standartlaştırmak için Cohen’s d hesaplandığı belirtilmiştir. Buna karşılık Sonuçlar bölümünün 3.5 ve 3.6 alt başlıklarında ve Tablo 2’de kullanılan metrik açık biçimde Hedges’ g olarak tanımlanmıştır. Tartışma bölümünde yeniden Cohen’s d ifadesi kullanılmaktadır.

Bu nedenle bu Verianla makalesinde sayısal tablo sonuçları için, sayısal değerlerin doğrudan bağlı olduğu Tablo 2’nin etiketi olan Hedges’ g kullanılmıştır. Kaynaktaki Cohen’s d/Hedges’ g terminolojik uyumsuzluğu düzeltilmiş gibi gösterilmemiştir.

Çalışmaların Sonuçları Birbirine Benziyor mu?

Hayır. Dört RCT’nin sonuçları aynı yönde ve aynı büyüklükte değildir. Hedges’ g değerleri −0,06 ile 0,45 arasında değişmektedir; iki çalışmada müdahale ile kontrol arasındaki fark ihmal edilebilir düzeydeyken iki çalışmada küçük müdahale lehine fark vardır. Bu nedenle “dört çalışma da güçlü biçimde etkiliydi” biçiminde bir sonuç kaynak verileriyle uyumlu değildir.

Study 1

Hindistan’daki kısa dayanıklılık programında müdahale grubu 15,57’den 15,87’ye, kontrol grubu ise 16,15’ten 15,79’a değişmiştir. Kaynak Tablo 2’de Hedges’ g = 0,03’tür; bu fark ihmal edilebilir düzeyde sınıflandırılmıştır. Kontrol grubunda öz-yardım kitapçığı bulunması, gruplar arasındaki farkın küçülmesine katkıda bulunabilecek aktif bir karşılaştırıcıdır.

Study 2 — CORE

CORE çalışmasında müdahale grubunun CD-RISC-25 puanı 51,81 ± 8,59’dan 59,63 ± 11,33’e yükselmiş; kontrol grubunda 51,20 ± 9,59’dan 55,66 ± 11,79’a yükselmiştir. Kaynak Tablo 2’de Hedges’ g = 0,34’tür.

Bu çalışma diğerlerinden ayrıca daha uzun takip süresiyle ayrılır. Değerlendirmeler sekiz hafta, altı ay ve on iki aya kadar uzanmıştır ve yazarlar kazanımların daha sürdürülebilir göründüğünü belirtmektedir.

Study 3

Resilience and Coping Intervention çalışmasında müdahale grubunda puan 3,71’den 3,80’e, kontrol grubunda 3,82’den 3,83’e değişmiştir. Kaynak Tablo 2 Hedges’ g değerini −0,06 olarak verir; fark ihmal edilebilir ve yön olarak kontrol grubunu desteklemektedir.

Kaynak Tablo 1’de aynı müdahale grubu değişimi “+0.9” olarak yazılmıştır. Ancak verilen başlangıç ve son değerler 3,71 ve 3,80’dir. Verianla, bu kaynak içi aritmetik uyumsuzluğu sessizce düzeltmek yerine görünür tutmakta ve karşılaştırmalı sonuç için Tablo 2’deki standartlaştırılmış etki değerini temel almaktadır.

Study 4

Transforming Lives Through Resilience Education çalışmasında müdahale grubu 67,70 ± 10,05’ten 75,30 ± 8,38’e çıkarken kontrol grubu 70,56 ± 12,29’dan 70,59 ± 11,70’e değişmiştir. Hedges’ g = 0,45 olarak hesaplanmış ve kaynakta küçük etki olarak sınıflandırılmıştır.

İkincil Psikolojik Sonuçlarda Ne Bulundu?

İkincil sonuçlar dayanıklılığa ek olarak kaygı, depresyon, stres, umut, psikolojik iyi oluş ve başa çıkma gibi yapıları kapsamıştır. Ölçüm araçları ve sonuç değişkenleri çalışmalar arasında çok farklı olduğu için yazarlar bu alanlarda istatistiksel havuzlama yapmamış, bulguları anlatısal olarak sentezlemiştir.

Study 1

Depresyon ve algılanan stres açısından müdahale ile kontrol grubu arasında anlamlı fark görülmemiştir.

Study 2

CORE çalışmasında müdahale grubunda kaygı, depresyon ve negatif duygulanımda azalma; psikolojik iyi oluş ve pozitif duygulanımda artış bildirilmiştir.

Study 3

Umut düzeyinde artış, stres ve depresyonda azalma raporlanmış; kaygı açısından anlamlı etki bulunmamıştır. Destek arama ve aktif başa çıkma davranışları müdahale grubunda artmış olsa da bu değişimler kontrol grubuna göre belirgin üstünlük göstermemiştir.

Study 4

Kaçınmacı başa çıkma ve semptomlarda azalma; problem çözme, umut, iyimserlik ve koruyucu faktörlerde artış bildirilmiştir. Destek arama ve fiziksel belirtilerde ise gruplar arasında fark görülmemiştir.

Bu sonuçlar dayanıklılık müdahalelerinin yalnız dayanıklılık puanını değil, daha geniş psikolojik işlev alanlarını da etkileyebileceğini düşündürmektedir. Ancak bütün RCT’lerde aynı ikincil sonuçlar veya aynı ölçüm araçları kullanılmadığı için bu bulgular ortak bir etki büyüklüğü olarak yorumlanamaz.

Daha Uzun Müdahaleler Daha Etkili mi?

Kaynak tartışması, daha uzun ve dijital olarak sürdürülen bazı programlarda kazanımların daha kalıcı göründüğünü belirtmektedir; özellikle CORE çalışması 12 aya kadar takip içermiştir. Ancak yalnız dört RCT bulunması, müdahalelerin içerik ve yoğunluklarının farklı olması ve kısa bir yüz yüze programın da olumlu sonuç vermesi nedeniyle müdahale süresinin tek başına etkinliği belirlediği sonucuna varılamaz.

Yazarlar kısa müdahalelerde çoğunlukla tek kısa dönem takip bulunduğunu, uzun süreli CORE programında ise daha uzun süre korunmuş kazanımlar görüldüğünü tartışmaktadır. Bununla birlikte Study 4, kısa takibe rağmen olumlu sonuçlar gösterdiği için “daha uzun her zaman daha iyidir” biçiminde doğrusal bir kural ortaya konmamaktadır.

Uygulama biçimi

Çalışmalar hem çevrim içi hem yüz yüze uygulamaları içerdiği için dijital müdahalelerin ölçeklenebilirlik ve erişilebilirlik avantajları tartışılmıştır. Ancak bu dört RCT, çevrim içi ve yüz yüze uygulamaları aynı içerik ve aynı örneklem koşullarında doğrudan karşılaştırmak için tasarlanmamıştır.

Grup ve bireysel uygulama

Müdahaleler bireysel veya grup formatında uygulanmıştır. Grup temelli programlarda akran desteği, ortak problem çözme ve anlamlı bağlantılar kurma gibi sosyal bileşenler bulunmuştur. Kaynak gelecekte bu formatların doğrudan karşılaştırılmasını önermektedir.

Bu Sistematik Derleme Etkinliği Kesin Olarak Kanıtlıyor mu?

Hayır. Dört RCT’nin bulunması, küçük veya ihmal edilebilir etki büyüklükleri, müdahale ve ölçüm heterojenliği, kısa takip süreleri ve bütün sonuçların öz-bildirime dayanması nedeniyle derleme pozitif psikoloji müdahalelerinin üniversite öğrencilerinde dayanıklılığı kesin veya kalıcı biçimde artırdığını kanıtlamaz. Kaynağın sonucu, mevcut bulguların gelecek müdahale tasarımları için öncül rehberlik sağladığı yönündedir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Pozitif psikoloji temelli dayanıklılık müdahaleleri bazı RCT’lerde dayanıklılık puanlarında müdahale lehine iyileşmeyle ilişkilidir.
  • Dört çalışma arasında etki büyüklükleri değişkendir; büyük etki bildirilmemiştir.
  • Bazı programlarda kaygı, depresyon, stres, umut, iyi oluş ve uyumlu başa çıkma gibi ikincil sonuçlarda olumlu değişiklikler bildirilmiştir.
  • Program içeriği, süre, uygulama biçimi ve takip süresi sonuçların farklılaşmasına katkıda bulunabilir.
  • Çevrim içi müdahaleler esnek ve uzun süreli katılım için uygulanabilir bir kanal sunabilir.
  • Dayanıklılık bireysel bir özellikten ibaret değildir; üniversite ortamındaki aidiyet, psikolojik destek ve yapısal koşullardan da etkilenebilir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Tüm pozitif psikoloji müdahalelerinin üniversite öğrencilerinde dayanıklılığı güçlü biçimde artırdığı söylenemez.
  • Dört RCT’den tek bir kesin “en iyi müdahale” çıkarılamaz.
  • Çevrim içi müdahalelerin yüz yüze müdahalelerden kesin olarak üstün olduğu gösterilmemiştir.
  • Kısa dönem puan değişiklikleri uzun dönem psikolojik dayanıklılığın kanıtı değildir.
  • Kaygı veya depresyondaki iyileşme otomatik olarak dayanıklılık artışı anlamına gelmez.
  • Sonuçlar klinik ruhsal hastalığı bulunan üniversite öğrencilerine doğrudan genellenemez.
  • Öz-bildirim ölçeklerindeki iyileşme, nesnel davranışsal dayanıklılık göstergesiyle aynı şey değildir.
  • Çalışma meta-analitik olarak havuzlanmış tek bir genel etki büyüklüğü sunmamaktadır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışmalar Nasıl Seçildi?

Derleme yalnız randomize kontrollü çalışmaları dahil etmiştir. Çalışmaların üniversite öğrencilerinde pozitif psikoloji müdahalesi uygulaması, dayanıklılığı sonuç ölçütü olarak raporlaması ve müdahaleyi müdahalesiz kontrol, bekleme listesi, başka aktif müdahale veya olağan bakım koşuluyla karşılaştırması gerekmiştir.

Tanı almış fiziksel veya ruhsal sağlık sorunu bulunan üniversite öğrencilerine odaklanan çalışmalar, pozitif psikoloji dışındaki dayanıklılık programları, okul çağındaki çocukları içeren çalışmalar ve İngilizce dışındaki yayınlar dışlanmıştır.

Veri tabanları ve zaman aralığı

Scopus, CINAHL, PsycINFO ve PubMed taranmıştır. Arama dönemi pozitif psikolojinin başlangıcı olarak kabul edilen 1990’dan 30 Temmuz 2025’e kadar uzanmıştır. Coğrafi sınırlama uygulanmamıştır.

Gri literatür, konferans bildirileri ve tezler taranmamıştır. Benzer kayıtlı derlemeleri belirlemek amacıyla PROSPERO kontrol edilmiştir ve dahil edilen çalışmaların kaynakçaları da ek çalışma bulmak için incelenmiştir.

Seçim süreci

Başlık/özet ve tam metin taraması birinci yazar tarafından gerçekleştirilmiştir. İkinci yazar süreci denetlemiş ve gözden geçirmiş; belirsizlik durumlarında üçüncü ve dördüncü yazarlardan uzman görüşü alınmıştır. Veri çıkarma hatalarını azaltmak amacıyla denetim ve uzlaşı görüşmeleri yapılmıştır.

Bununla birlikte bağımsız iki tarayıcının paralel biçimde tüm kayıtları değerlendirdiği klasik çift-körleme/çift-tarama modeli kullanılmamıştır. Bu yöntemsel özellik seçim sürecinin yorumlanmasında dikkate alınmalıdır.

PRISMA akışı

AşamaSayı
İlk belirlenen kayıtlar2346
Çıkarılan duplikatlar1898
Başlık/özet taramasına kalan448
Tam metni değerlendirilen32
Tam metinde dışlanan28
Nihai sistematik derlemeye dahil edilen RCT4

Kaynak Şekil 1’de tam metinde dışlama nedenleri ayrıca verilmektedir: okul çağındaki çocuklardan oluşan popülasyon, fiziksel/ruhsal tanı bulunan örneklem ve dayanıklılığın birincil sonuç olmaması temel dışlama nedenleridir.

Dört RCT’nin toplam örneklemi

Toplam örneklem 899 öğrencidir. Müdahale grupları 110, 248, 64 ve 30; kontrol grupları ise sırasıyla 110, 245, 65 ve 27 katılımcıdan oluşmuştur.

Çalışma bağlamıMüdahale grubuKontrol grubuAna yaklaşımTakip
Haryana, Hindistan110110İki kısa yüz yüze dayanıklılık oturumu1 ay
İspanya, Almanya, İsviçre, Avusturya248245CORE, internet tabanlı 6 modül8 hafta, 6 ay, 12 ay
ABD64653 haftalık yüz yüze Resilience and Coping Intervention3 hafta sonrası
ABD30274 haftalık grup temelli resilience educationSon oturumdan 1 hafta sonra

Yanlılık Riski Nasıl Değerlendirildi?

Cochrane Risk of Bias 2 (RoB-2), randomizasyon süreci, planlanan müdahaleden sapmalar, eksik sonuç verisi, sonuç ölçümü ve seçici raporlama olmak üzere beş alanda yanlılık riskini değerlendiren bir araçtır. Bu derlemede yüksek riskli çalışmalar nihai sentezden çıkarılmış, düşük riskli veya bazı kaygılar taşıyan çalışmalar dahil edilmiştir.

PDF’nin 5. sayfasındaki trafik ışığı grafiğinde dört çalışmanın beş RoB-2 alanındaki değerlendirmesi gösterilmektedir. Kaygılar özellikle müdahalelerde körlemenin pratik güçlüğü ve bazı değerlendirme yöntemlerinin eksik raporlanmasıyla ilişkilidir.

Yazarlar kalan kanıt tabanını genel olarak orta metodolojik kalitede değerlendirmektedir. Ancak kanıt kesinliği ayrıca GRADE sistemiyle formal biçimde derecelendirilmemiştir.

Neden körleme önemli?

Pozitif psikoloji eğitimlerinde katılımcının hangi müdahaleyi aldığını tamamen gizlemek çoğu zaman pratik olarak mümkün değildir. Katılımcı sonuç ölçeğini kendisi doldurduğunda müdahaleye ilişkin beklenti veya sosyal olarak istenen yanıt verme eğilimi sonuçları etkileyebilir.

Öz-bildirim ölçümlerinin sınırı

Dört RCT’nin tamamında dayanıklılık öz-bildirim araçlarıyla değerlendirilmiştir. Bu yöntem öğrencinin kendi psikolojik deneyimini doğrudan yakalayabilir; ancak hatırlama yanlılığı ve sosyal beğenirlik gibi ölçüm hatalarına açıktır.

Etki Büyüklükleri Nasıl Yorumlanmalıdır?

Dört ayrı Hedges’ g değeri, farklı müdahalelerin kendi kontrol koşulları karşısındaki standartlaştırılmış farklarını gösterir; bu değerler tek bir ortak etki büyüklüğü değildir. Çalışmalar farklı program, süre, ülke, ölçüm aracı ve kontrol koşullarına sahip olduğu için dört sayının basit ortalamasını almak kaynak çalışmanın yaptığı bir analiz değildir ve böyle bir sonuç Verianla tarafından üretilmemelidir.

Kaynak Tablo 2’de:

  • Study 1: g = 0,03,
  • Study 2: g = 0,34,
  • Study 3: g = −0,06,
  • Study 4: g = 0,45

olarak verilmektedir.

Bu sonuçların en dikkat çekici tarafı, hiçbir çalışmanın kaynakta tanımlanan orta veya büyük etki eşiğine ulaşmamasıdır. Dolayısıyla derlemenin olumlu genel tonu, nicel etki büyüklüklerinin sınırlı olduğu gerçeğiyle birlikte okunmalıdır.

Kontrol koşullarının farklı olması neden önemli?

Bir çalışmada kontrol grubuna dayanıklılık öz-yardım kitapçığı verilmiş, iki çalışmada bekleme listesi kullanılmış, bir çalışmada ise aktif müdahale bulunmayan kontrol koşulu kullanılmıştır. Aktif kontrol, kendi başına bir miktar iyileşme üretebilir ve müdahale ile kontrol arasındaki farkı küçültebilir.

Ayrıca üç çalışmada kontrol grubunun başlangıç dayanıklılık puanlarının müdahale grubundan daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Başlangıç farkları, müdahale sonrası grup farklarının doğrudan yorumlanmasını zorlaştırabilir.

Kültürel bağlam

Çalışmalar Hindistan, ABD ve İspanya-Almanya-İsviçre-Avusturya çok merkezli bağlamında yürütülmüştür. Bu çeşitlilik farklı kültürel ortamlardan kanıt sağlar; ancak yardım arama davranışları, dayanıklılık algısı, üniversite yaşamı ve sosyal destek normlarının farklı olması doğrudan karşılaştırmayı da sınırlar.

Çalışmanın Başlıca Sınırlılıkları Nelerdir?

Derlemenin temel sınırlılıkları yalnız dört uygun RCT bulunması, müdahalelerin 1–8 hafta arasında ve çevrim içi/yüz yüze gibi farklı biçimlerde uygulanması, dayanıklılığın iki farklı ölçekle ölçülmesi, bütün çalışmaların öz-bildirime dayanması, kadın katılımcıların fazla temsil edilmesi ve uzun dönem takibin çoğu çalışmada bulunmamasıdır.

Yalnız RCT’lerin dahil edilmesi iç geçerliliği güçlendirmektedir; ancak quasi-deneysel ve nitel çalışmaların dışlanması, eğitim ortamındaki uygulama süreçlerine ilişkin bazı bilgilerin sentez dışında kalmasına yol açmış olabilir.

Gri literatürün, tezlerin ve konferans bildirilerinin taranmaması da yayınlanmamış ya da hakemli makale biçimine dönüşmemiş çalışmaların kaçırılabileceği anlamına gelir.

Katılımcıların çoğunluğunun kadın olması cinsiyetler arası genellenebilirliği sınırlar. Katılımcıların önceki ruh sağlığı durumu da bütün çalışmalar tarafından aynı ayrıntıda raporlanmamıştır.

En önemli uzun dönem sınırlılığı, yalnız CORE çalışmasının 12 aya kadar takip içermesidir. Diğer RCT’lerde çoğunlukla müdahaleden kısa süre sonra tek takip yapılmıştır.

Gelecek araştırmalar için öneriler

Kaynak çalışma daha büyük ve daha çeşitli örneklemlerle yeni randomize kontrollü çalışmalar yapılmasını; birden fazla takip noktasının kullanılmasını; standart dayanıklılık ölçümlerinin tercih edilmesini ve müdahalelerin çevrim içi/yüz yüze ile bireysel/grup formatlarının doğrudan karşılaştırılmasını önermektedir.

Ayrıca belirli öğrenci gruplarına göre uyarlanmış içeriklerin değerlendirilmesi ve farklı pozitif psikoloji yaklaşımlarının aynı metodolojik çerçevede karşılaştırılması, hangi bileşenlerin hangi öğrenci gruplarında daha yararlı olduğunu ayırt etmeye yardımcı olabilir.

Genel bilimsel yorum

Bu sistematik derlemenin bilimsel mesajı “pozitif psikoloji müdahaleleri üniversite öğrencilerinde dayanıklılığı kesin olarak artırır” değildir. Daha doğru yorum, dört RCT’den oluşan sınırlı kanıt tabanında bazı müdahalelerin dayanıklılık ve ilişkili psikolojik sonuçlarda olumlu değişimlerle bağlantılı olduğu, ancak standartlaştırılmış dayanıklılık etkilerinin çalışma bazında ihmal edilebilir ile küçük aralıkta değiştiği ve uzun dönem kalıcılığın yeterince test edilmediğidir.

Kaynak ayrıca dayanıklılığı yalnız bireysel psikolojik kaynaklar üzerinden değerlendirmemenin önemini vurgular. Akademik aidiyet, psikolojik desteğe erişim, üniversite ortamındaki sosyal ilişkiler ve daha geniş yapısal koşullar öğrencinin stresle başa çıkma kapasitesini etkileyebilir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma:Positive Psychology Interventions for Resilience Enhancement Among University Students: A Systematic Review

Yazarlar: Divya Kuzhivilayil Yesodharan; Judie Arulappan; Santhi Subramanyam; Sabari Sridhar O T.

Sorumlu yazar: Divya Kuzhivilayil Yesodharan.

Kurumlar: Sri Ramachandra Faculty of Nursing, Sri Ramachandra Institute of Higher Education & Research (DU), Chennai, India; Department of Community & Mental Health, College of Nursing, Sultan Qaboos University, Oman; Department of Maternal and Child Health, College of Nursing, Sultan Qaboos University, Oman; Department of Psychiatry, Sri Ramachandra Medical College & Research Institute, Sri Ramachandra Institute of Higher Education & Research, Chennai, India.

Dergi: Psychiatry International.

Yayınevi: MDPI.

Yayın bilgisi: 2026, Cilt 7, Makale 108.

Yayın tarihi: 9 Mayıs 2026.

DOI: 10.3390/psychiatryint7030108

Çalışma türü: Sistematik derleme; yalnız randomize kontrollü çalışmalar dahil edilmiştir.

Protokol: PROSPERO CRD420251138034.

Raporlama: PRISMA 2020.

Veri tabanları: Scopus, CINAHL, PsycINFO ve PubMed.

Tarama dönemi: 1990–30 Temmuz 2025.

Dahil edilen çalışma sayısı: 4 RCT.

Toplam örneklem: 899 üniversite öğrencisi.

Ana ölçüm araçları: Connor–Davidson Resilience Scale-25 ve Brief Resilience Scale.

Yanlılık riski: Cochrane RoB-2.

Etki büyüklüğü: Kaynak Tablo 2’de Hedges’ g; 0,03, 0,34, −0,06 ve 0,45. Kaynağın özet ve tartışma metninde Cohen’s d ifadesi de yer aldığından terminolojik tutarsızlık bulunmaktadır.

Meta-analiz: Dört çalışmayı birleştiren havuzlanmış genel etki büyüklüğü raporlanmamıştır.

GRADE: Kanıt kesinliği formal GRADE değerlendirmesine tabi tutulmamıştır.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Finansman: Araştırma dış finansman almamıştır.

Etik kurul: Sistematik derleme olduğu için uygulanabilir değildir.

Bilgilendirilmiş onam: Sistematik derleme olduğu için uygulanabilir değildir.

Veri erişilebilirliği: Kaynak, verilerin PROSPERO üzerinde açık olduğunu bildirmektedir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Tüm yazarlar çalışmanın kavramsallaştırılmasına katkıda bulunmuştur. Divya Kuzhivilayil Yesodharan literatür taraması, eleme, veri çıkarma, kalite değerlendirmesi ve ilk taslak yazımını yürütmüş; diğer üç yazar araştırma sorusu, yöntem ve makale revizyonunda sürekli denetim sağlamıştır.

Önemli kaynak-içi tutarsızlık: Özet ve tartışma bölümlerinde Cohen’s d adı kullanılırken Sonuçlar ve Tablo 2 Hedges’ g kullanıldığını açıkça belirtmektedir. Ayrıca Tablo 1’de bir çalışma için verilen bazı değişim ifadeleri, tabloda görünen başlangıç ve son değerlerle aritmetik olarak tam uyuşmamaktadır. Verianla bu noktaları sessizce düzeltmemiştir.

Temel yöntemsel sınır: Yalnız dört RCT, müdahale/ölçüm heterojenliği, bütün dayanıklılık sonuçlarının öz-bildirime dayanması, cinsiyet dağılımındaki dengesizlik, tam körleme bulunmaması, kontrol koşullarının farklılığı ve çoğu çalışmada kısa takip süresi genel sonuçların kesinliğini ve genellenebilirliğini sınırlar.

Bilimsel yorum sınırı: Bulgular pozitif psikoloji temelli dayanıklılık programlarının umut verici olabileceğini göstermektedir; ancak hangi programın en etkili olduğu, etkinin ne kadar sürdüğü veya farklı öğrenci popülasyonlarına ne ölçüde genellenebileceği bu dört RCT ile kesin olarak belirlenemez.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy