
Bu çalışma, insanların bir olayın ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve hangi sırayla gerçekleştiğini nasıl algıladığını nörobilişsel açıdan ele alıyor. Makalenin temel yaklaşımına göre beyinde zamanı ölçmekten tek başına sorumlu bağımsız bir “zaman merkezi” bulunmuyor. Zaman algısı; frontal ve parietal korteks, bazal gangliyonlar, beyincik ve hipokampus gibi farklı yapıların dikkat, bellek, hareket, motivasyon ve duygusal süreçlerle birlikte çalışması sonucunda ortaya çıkan dağıtık bir işlev olarak değerlendiriliyor.
Zaman algısının önemli özelliklerinden biri öznel ve değişken olmasıdır. Makalede aktarılan literatüre göre kişinin dikkatini doğrudan geçen zamana yöneltmesi bir süreyi daha uzun hissettirebilirken, dikkatin başka bir görev tarafından meşgul edilmesi aynı sürenin daha kısa değerlendirilmesine yol açabilir. Çalışma belleği ve epizodik bellek de sürelerin karşılaştırılması, olay sırasının korunması ve geçmiş deneyimlerin zamansal olarak düzenlenmesinde önemli süreçler olarak ele alınıyor.
Nörobiyolojik düzeyde frontal ve prefrontal bölgeler dikkat, çalışma belleği ve süre değerlendirmesiyle; parietal korteks zaman, mekân ve diğer niceliklerin işlenmesiyle; bazal gangliyonlar motor zamanlama ve dopaminerjik düzenlemeyle; beyincik özellikle daha kısa ve otomatik zamanlama süreçleriyle; hipokampus ise olayların zamansal sırasını ve epizodik belleği düzenleyen “zaman hücreleri” kavramıyla ilişkilendiriliyor.
Makale ayrıca zaman algısındaki farklılıkların şizofreni, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve depresyon bağlamında nasıl tartışıldığını değerlendiriyor. Şizofrenide zaman tahminlerinin daha değişken olabileceği; DEHB'de zaman üretimi ve yeniden üretimi görevlerinde güçlükler görülebildiği; depresyonda ise literatür sonuçlarının tamamen tek yönlü olmadığı, bazı çalışmaların belirgin değişiklik bulmazken bazılarının zamanın daha yavaş deneyimlendiğini veya kısa sürelerin ayrımında güçlükler bildirildiği aktarılıyor.
Ancak çalışma yeni bir deney yapmamaktadır. Makalede verilen fMRI bulguları, hasta grubu karşılaştırmaları, saniye veya milisaniye düzeyindeki zamanlama sonuçları ve nörotransmitter yorumları önceki araştırmalardan alınmıştır. Bu nedenle çalışma bir klinik testin geçerliliğini, herhangi bir hastalığın tanısını veya belirli bir beyin bölgesinin tek başına zaman algısından sorumlu olduğunu kanıtlamaz.
Türkiye açısından çalışma, nöropsikoloji, bilişsel psikoloji ve psikiyatri alanlarında zaman algısının nasıl incelenebileceğine ilişkin Türkçeye yakın bir terminolojiyle yararlı bir kavramsal çerçeve sunmaktadır. Buna karşın Türkiye'deki sağlıklı veya klinik gruplardan veri toplanmamıştır. Zaman algısının Türkiye'deki belirli hasta gruplarında tanısal veya terapötik olarak kullanılabilmesi için standardize edilmiş görevler, yaş ve eğitim açısından eşleştirilmiş kontrol grupları, yeterli örneklem büyüklüğü ve bağımsız klinik doğrulama gerekir.
Zaman algısı tam olarak neyi ifade ediyor?
Makalenin kullandığı çerçevede zaman algısı, dış dünyadaki olayların başlangıcını, süresini ve sırasını zihinsel olarak temsil edebilme yetisidir. Bu süreç yalnız saniyeler veya dakikaların bilinçli tahminiyle sınırlı değildir; bir saniyeden daha kısa duyusal ve motor zamanlamadan daha uzun sürelerin bilinçli değerlendirilmesine kadar uzanan geniş bir ölçek içerir.
Çalışmanın önemli vurgularından biri, farklı zaman ölçeklerinin aynı sinirsel süreç tarafından yönetilmediğidir. Milisaniye düzeyindeki otomatik zamanlama ile saniye ve dakika düzeyindeki dikkat ve bellek gerektiren zaman değerlendirmeleri arasında işlevsel farklılıklar bulunduğu aktarılmaktadır.
Beyinde tek bir “iç saat” var mı?
Kaynak, modern zaman algısı araştırmalarını tek bir anatomik saat merkezi fikrinden daha dağıtık bir modele doğru yorumlamaktadır. Buna göre zamanlama;
- prefrontal ve frontal korteks,
- parietal korteks,
- bazal gangliyonlar,
- beyincik,
- hipokampus
gibi farklı yapıların görev ve zaman ölçeğine göre değişen ortak etkinliğiyle ortaya çıkar.
Bu nedenle “beynin zaman merkezi” ifadesi kaynak tarafından desteklenen doğru bir özet değildir. Makale daha çok birden fazla zamanlama mekanizmasının bulunduğu fikrini öne çıkarmaktadır.
Dikkat neden zamanı uzatabiliyor veya kısaltabiliyor?
Zamanı değerlendirmek bilişsel kaynak gerektirir. Makaleye göre kişi dikkatini özellikle geçen zamana yönelttiğinde zamansal bilgiye daha fazla kaynak ayrılır ve süre daha uzun değerlendirilebilir. Aynı anda başka bir bilişsel görev yürütüldüğünde ise zamanın izlenmesine daha az dikkat ayrılır ve interval olduğundan daha kısa algılanabilir.
Kaynak, birden fazla olay veya görevin aynı anda izlenmesinin zaman yeniden üretimindeki hata ve değişkenliği artırabileceğini de aktarıyor. Dolayısıyla zaman tahmini yalnız nesnel saat süresinin zihinsel kopyası değildir; görevin dikkat yükü de sonuca katılır.
Çalışma belleği zaman algısında ne yapıyor?
Bir süreyi değerlendirebilmek için kişinin o süreye ilişkin geçici bilgiyi bellekte tutması ve başka sürelerle karşılaştırabilmesi gerekir. Makale, çalışma belleğini özellikle süreyi planlama, geçici olarak saklama ve karşılaştırma süreçleriyle ilişkilendiriyor.
Epizodik bellek ise olayların yalnız içeriğini değil, hangi sırayla meydana geldiklerini korumak açısından önemlidir. Bu nedenle zamanlama ve bellek süreçleri tamamen bağımsız sistemler olarak ele alınmamaktadır.
Kaynakta amnezi ve Parkinson nasıl tartışılıyor?
Makale, amnezisi olan bireylerin kısa ve daha uzun zaman aralıklarını değerlendirmesinde bozulmalar bildirilen önceki çalışmalara değiniyor. Yaklaşık 10 saniyenin altındaki ve 10–20 saniye veya üzerindeki süreler için farklı hata örüntüleri aktarılıyor.
Parkinson hastalığında ise zaman algısındaki güçlükler bazal gangliyonlar, dopamin ve bellek işlevlerindeki değişikliklerle ilişkilendiriliyor. Ancak mevcut makale Parkinson hastaları üzerinde herhangi bir deney gerçekleştirmemiştir.
Frontal ve prefrontal korteksin rolü nedir?
Makale frontal korteksi süre bilgisinin işlenmesi, dikkat kontrolü, çalışma belleği ve prospektif bellekle ilişkilendiriyor. Bir kişinin belirli bir süreyi değerlendirmesi sırasında zamansal bilginin geçici olarak tutulması ve daha sonra geri çağrılması prefrontal işlevlerle bağlantılı olarak tartışılıyor.
Özellikle sağ dorsolateral prefrontal korteks zaman ayrımıyla ilişkilendirilen bölgelerden biri olarak öne çıkarılıyor. Kaynak, bu bölgedeki hasarların kısa süreler arasındaki farkları ayırt etme performansını etkileyebileceğini aktarıyor.
Bu tür bulgular bir beyin bölgesinin tek başına “zamanı ölçtüğü” anlamına gelmez. Aynı bölgeler dikkat, bellek ve yürütücü işlevler gibi başka görevlerde de rol oynar.
Parietal korteks zaman, mekân ve sayıyı birlikte mi işliyor?
Makale parietal korteksi görsel ve somatosensoriyel bilgileri bütünleştiren, aynı zamanda zaman ve mekân değerlendirmelerine katkıda bulunan bir bölge olarak ele alıyor.
Burada “büyüklük teorisi” olarak açıklanan yaklaşıma göre zaman, mekân, sayı, büyüklük ve hız gibi niceliklerin işlenmesinde kısmen ortak sinirsel mekanizmalar bulunabilir. Sol parietal bölgeler hareket planlaması ve zamanlamayla, sağ parietal alanlar ise kısa zaman farklarının ayrımıyla ilişkilendiriliyor.
Bazal gangliyonlar ve dopamin neden önemli?
Bazal gangliyonlar yalnız motor kontrol sistemi değildir. Çalışma bu yapıları öğrenme, motivasyon, alışkanlıklar ve zamanlama süreçleriyle birlikte değerlendiriyor.
Makalenin aktardığı literatürde bazal gangliyonların özellikle milisaniye ve saniye düzeyindeki interval işlemede etkili olabileceği ve dopamin düzeyindeki değişimlerin subjektif süre değerlendirmesini değiştirebildiği belirtiliyor.
Parkinson hastalığındaki zamanlama farklılıkları da bu dopaminerjik ve bazal gangliyon devreleri üzerinden tartışılıyor.
Beyincik yalnız hareketleri mi zamanlıyor?
Kaynak beyinciğin geleneksel motor koordinasyon rolünün ötesinde dikkat, öğrenme ve zamanlama süreçlerine de katıldığını belirtiyor.
Makaledeki kavramsal ayrım şu şekildedir:
| Zamanlama sistemi | Öne çıkarılan yapılar | Temel zaman ölçeği / işlev |
|---|---|---|
| Otomatik zamanlama | Beyincik ve motor devreler | Özellikle milisaniye düzeyindeki hızlı zamanlama |
| Bilişsel zamanlama | Prefrontal ve parietal alanlar | Dikkat ve bellek gerektiren saniye/dakika düzeyi değerlendirmeler |
Beyincik hasarı bulunan kişilerin bazı zamanlama görevlerinde güçlük yaşayabildiği ve Purkinje hücrelerinin zamansal interval kodlamasıyla ilişkilendirildiği aktarılmaktadır. Bunlar mevcut makalenin yaptığı yeni deneyler değildir.
Hipokampustaki “zaman hücreleri” ne anlama geliyor?
Hipokampus özellikle epizodik belleğin ve olay sıralarının düzenlenmesiyle ilişkilidir. Kaynak, hayvan çalışmalarında belirli olay dizileri sırasında farklı zaman noktalarında etkinleşen hipokampal nöronların “time cells — zaman hücreleri” olarak adlandırıldığını aktarıyor.
Bu yaklaşım, bir anının yalnız “ne oldu?” bilgisini değil, olayların “hangi sırayla ve yaklaşık ne zaman?” gerçekleştiğini de içerebildiğini açıklamak için kullanılmaktadır.
Makale, hipokampus hasarlı deney hayvanlarında olay dizilerinin ve çalışma belleğinin zamansal organizasyonunun bozulabildiğini aktarıyor.
Beyin bölgelerinin makaledeki işlevsel özeti
| Beyin yapısı | Makalede zaman algısıyla ilişkilendirilen işlev |
|---|---|
| Prefrontal / frontal korteks | Dikkat, çalışma belleği, prospektif bellek ve süre değerlendirmesinin izlenmesi |
| Parietal korteks | Zaman, mekân ve diğer niceliklerin bütünleştirilmesi; kısa interval ayrımı |
| Bazal gangliyonlar | Motor zamanlama, ritim ve dopaminle ilişkili interval işleme |
| Beyincik | Otomatik ve özellikle kısa süreli/milisaniyelik zamanlama |
| Hipokampus | Epizodik bellekte olay sırası ve zamansal bağlamın kodlanması |
Zaman algısı ile zaman perspektifi aynı şey mi?
Makalenin ilerleyen bölümleri Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri, geçmişe yönelim, bugüne odaklanma ve geleceğin değerlendirilmesi gibi konulara da geçmektedir. Bunlar interval zamanlamayla ilişkili olabilir ancak aynı kavram değildir.
Milisaniye veya saniye düzeyinde bir uyaranın süresini tahmin etmek zaman algısı / interval timing alanına girerken, kişinin geçmiş, şimdi ve geleceğe ilişkin psikolojik yönelimi zaman perspektifi kavramına daha yakındır.
Kaynak bu iki alanı aynı geniş zaman deneyimi çerçevesinde tartışmakta fakat aralarındaki metodolojik sınırı ayrıntılı biçimde açıklamamaktadır. Bu nedenle kişilik bozukluklarıyla ilgili zaman perspektifi bulguları, doğrudan kısa interval zamanlama bozukluğu gibi yorumlanmamalıdır.
Şizofrenide zaman algısı nasıl tartışılıyor?
Makale, şizofreni tanılı bireylerde zaman tahmini performansının daha değişken olabileceğini ve kısa interval işlemeye özgü güçlüklerin bildirildiğini aktarıyor. Striatum, insula ve supplementary motor area gibi zamanlama ile ilişkilendirilen bölgelerde farklı aktivasyon örüntülerine değiniliyor.
Ayrıca dikkat ve bellek bozukluklarının zamansal performansı daha da etkileyebileceği belirtiliyor. Dolayısıyla ölçülen farkların ne kadarının doğrudan “zaman mekanizmasına”, ne kadarının genel bilişsel bozukluklara ait olduğu önemli bir ayrım olarak ortaya çıkmaktadır.
Forward model ile zaman algısı arasındaki ilişki nedir?
Kaynak şizofreni bölümünde “forward model” yaklaşımını da kullanıyor. Bu modele göre beyin kişinin kendi hareketlerinin oluşturacağı duyusal sonucu önceden tahmin eder.
Hareket, tahmin ve duyusal geri bildirim arasındaki zamansal eşleşme bozulduğunda kişinin kendi ürettiği bazı deneyimleri dışsal kaynaklı olarak değerlendirmesinin kolaylaşabileceği öne sürülmektedir. Makale bunu özellikle halüsinasyon ve düşünce bozukluklarına ilişkin kuramsal açıklamalarla ilişkilendirmektedir.
Bu çalışma söz konusu mekanizmayı yeni bir deneyle doğrulamamıştır.
DEHB'de hangi zamanlama görevlerinde sorun bildiriliyor?
Makalenin aktardığı çalışmalar DEHB tanılı çocuklarda özellikle:
- time production: belirli bir sürenin aktif olarak üretilmesi,
- time reproduction: daha önce sunulan bir sürenin yeniden oluşturulması,
- motor zamanlama: hareketlerin belirli zaman aralıklarına göre düzenlenmesi
gibi görevlerde sağlıklı kontrol gruplarına göre daha düşük performans bildirildiğini açıklıyor.
Bu farklılıklar dorsolateral prefrontal korteks, bazal gangliyonlar ve beyincik gibi hem DEHB araştırmalarında hem zamanlamada öne çıkan sinir ağlarıyla ilişkilendirilmektedir.
“Gecikmeden kaçınma modeli” ne söylüyor?
Sonuga-Barke ve çalışma arkadaşlarıyla ilişkilendirilen delay aversion yaklaşımı, bazı DEHB örüntülerinde bekleme ve gecikmeye karşı toleransın düşük olmasını motivasyon sistemleri üzerinden açıklar.
Makalenin kullandığı teorik yorumda, bazı bireylerin bekleme aralıklarını subjektif olarak daha uzun deneyimlemesi hızlı ödülü tercih etme ve gecikmeden kaçınma davranışlarına katkı sağlayabilir.
Kaynak uyarısı: Bu bölümdeki Sonuga-Barke atfının metin içi numarası ile kaynakçadaki numarası uyuşmamaktadır. Bu nedenle Verianla metni söz konusu numarayı kaynak tarafından doğrulanmış doğru atıf numarası gibi tekrar etmemektedir.
DEHB'deki zamanlama farklılıkları yaşla değişiyor mu?
Kaynak çocuklarda zamansal işlem bozukluklarının daha belirgin olabileceğini ve özellikle 9 yaşın altındaki DEHB tanılı çocuklarda daha belirgin defisitler bildirildiğini aktarıyor. Ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki literatürün ise daha sınırlı olduğu belirtiliyor.
Makale bazı zamanlama performanslarının yürütücü işlevlerin gelişmesiyle yaş ilerledikçe iyileşebileceğini tartışıyor; ancak bu çalışma kendi boylamsal örneklemini takip etmemiştir.
Depresyonda zaman gerçekten daha mı yavaş geçiyor?
Kaynağın kendi anlatımı bu konuda tek yönlü değildir. Bir tarafta bazı eski araştırmalar depresyonun zaman tahminini güçlü biçimde değiştirmediğini bildirirken, başka çalışmalar depresif bireylerin subjektif olarak zamanı daha yavaş deneyimleyebildiğini veya belirli zamanlama görevlerinde farklı performans gösterebildiğini aktarmaktadır.
Makale, bazı depresyon çalışmalarında sözlü zaman tahminlerinin sağlıklı bireylere göre 7–19 saniye daha kısa olabildiğini; çok küçük örneklemli başka bir çalışmada ise depresyon şiddeti arttıkça 1–3 saniyelik interval görevlerinde bozulmanın arttığının bildirildiğini ifade ediyor.
Ancak bu sayılar mevcut makalenin yeni ölçümleri değildir. Ayrıca ilgili bölümdeki bazı metin içi kaynak numaraları kaynakçayla uyuşmadığından değerler bağımsız bir meta-analiz sonucu olarak görülmemelidir.
Psikomotor yavaşlama zaman algısıyla ilişkili olabilir mi?
Makale depresyon bölümünde psikomotor yavaşlamayı önemli bir değişken olarak tartışıyor. Motor hareketlerin yavaşlaması ile zamanlama performansındaki değişikliklerin birlikte görülebildiği önceki çalışmalara atıfta bulunuyor.
Ayrıca 400–1600 milisaniyelik kısa sinyalleri ayırt etme görevlerinde depresif belirti düzeyi yüksek bireylerde daha düşük performans bildirilen araştırmalar aktarılıyor.
Bu bulgular “depresyonda beynin iç saati kesin olarak yavaşlar” biçiminde evrensel bir biyolojik yasa değildir. Kaynağın kendisi depresyon literatüründe birbiriyle tam örtüşmeyen sonuçları birlikte aktarmaktadır.
Makalenin desteklediği temel sonuçlar
- Zaman algısı tek bir beyin bölgesine indirgenemeyen dağıtık bir nörobilişsel süreç olarak ele alınmalıdır.
- Dikkat düzeyi subjektif süre tahminini değiştirebilir.
- Çalışma belleği ve epizodik bellek zaman bilgisinin korunması ve olay sırasının düzenlenmesinde önemlidir.
- Frontal/parietal korteks, bazal gangliyonlar, beyincik ve hipokampus zamanlamanın farklı yönleriyle ilişkilendirilmektedir.
- Zaman işleme farklılıkları şizofreni, DEHB, depresyon ve bazı nörolojik durumların literatüründe bildirilmiştir.
- Zaman algısını incelerken dikkat, bellek, motor işlev ve duygusal durum gibi eşlik eden süreçlerin ayrıştırılması gerekir.
Makalenin kanıtlamadığı sonuçlar
- Beyinde zamanı ölçen tek ve bağımsız bir anatomik merkez gösterilmemiştir.
- Çalışma kendi fMRI, EEG veya nörofizyolojik ölçümünü yapmamıştır.
- Her şizofreni, DEHB veya depresyon tanılı kişinin aynı zaman algısı bozukluğunu yaşayacağı gösterilmemiştir.
- Zaman algısı testi herhangi bir psikiyatrik bozukluğun tek başına tanı testi olarak doğrulanmamıştır.
- Makale nörotransmitter düzeylerini doğrudan ölçmemiştir.
- Zaman perspektifi bulguları doğrudan milisaniye veya saniye düzeyindeki interval zamanlama bulgularıyla eşdeğer değildir.
- Kaynakça numaralandırmasındaki sorunlar nedeniyle bütün metin içi atıfların doğru çalışmayı işaret ettiği varsayılamaz.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Çalışmanın gerçek araştırma türü
Makale yeni deneysel veya klinik veri üretmemektedir. Katılımcı grubu, örneklem büyüklüğü, etik kurul, deney protokolü, nörogörüntüleme yöntemi, istatistiksel test veya özgün veri analizi bulunmamaktadır.
Bu nedenle çalışma anlatısal/kuramsal literatür değerlendirmesi olarak sınıflandırılmalıdır. Kaynakta sistematik derleme veya meta-analiz için gerekli olan veri tabanı arama stratejisi, anahtar kelime dizgesi, dahil etme/dışlama kriterleri, PRISMA benzeri eleme süreci ya da çalışmaların kalite değerlendirmesi açıklanmamaktadır.
Makalenin kullandığı kanıt türleri
| Alan | Makalenin literatürden aktardığı kanıt türü | Mevcut çalışma tarafından yeni ölçülmüş mü? |
|---|---|---|
| Dikkat ve zamanlama | Davranışsal interval tahmin görevleri | Hayır |
| Çalışma belleği | Zaman tahmini ve bellek görevleri | Hayır |
| Frontal/parietal ağlar | Nöropsikoloji ve nörogörüntüleme literatürü | Hayır |
| Bazal gangliyonlar ve dopamin | Parkinson ve nörofarmakoloji çalışmaları | Hayır |
| Beyincik | Lezyon ve zamanlama görevleri | Hayır |
| Hipokampus | Hayvan deneyleri ve “time cell” literatürü | Hayır |
| Şizofreni | Davranışsal ve fMRI araştırmaları | Hayır |
| DEHB | Time production, reproduction ve motor timing araştırmaları | Hayır |
| Depresyon | Zaman tahmini ve kısa interval ayrım deneyleri | Hayır |
Kaynakça yapısı
Makalenin kaynakça listesinde 15 numaralı kayıt bulunmaktadır. Ancak Bahadırlı, Tutuğ, Ceviz ve Çalıyurt'un “Zaman Algısı ve Psikiyatrik Bozukluklar” çalışması iki ayrı numarada tekrarlandığından listede bibliyografik mükerrerlik vardır.
Daha önemli sorun, metin içi atıf numaralarının bir bölümünün kaynakçayla kaymış olmasıdır.
| Metindeki ifade | Metinde kullanılan numara | Kaynakçada ilgili çalışma |
|---|---|---|
| Pan ve Luo — çalışma belleği | [9] | Pan & Luo kaynakçada [10] |
| Pouthas ve Perbal | [12] | Pouthas & Perbal kaynakçada [13] |
| Kişilik bozuklukları — Sterna ve arkadaşları | [11] | Sterna ve arkadaşları kaynakçada [12] |
| Sonuga-Barke gecikmeden kaçınma modeli | [5] | Sonuga-Barke ve arkadaşları kaynakçada [6] |
| Bech depresyon çalışması | [8] | Bech kaynakçada [9] |
| Lemke ve Gil/Droit-Volet depresyon çalışmaları | [10,14] | Kaynakçada sırasıyla [11] ve [15] |
Ayrıca kaynakça [2]'de Bahadırlı ve arkadaşlarının çalışmasına yazılan DOI, aynı kaynakçada Carroll ve arkadaşlarının şizofreni çalışmasıyla ilişkili DOI'dir. Bahadırlı çalışması daha sonra [8]'de farklı DOI ile yeniden listelenmektedir.
Bu nedenle makalenin genel bilimsel anlatısı kullanılabilir olmakla birlikte, herhangi bir özgül bulgunun özgün kaynağına ulaşılmak istendiğinde metin içi numaraya körü körüne güvenilmemelidir.
Yöntemsel güçlü yönler
- Zaman algısını yalnız tek bir beyin bölgesine indirgemeden çoklu sistem yaklaşımıyla ele almaktadır.
- Dikkat, bellek, motor sistem ve duygusal durum arasındaki ilişkileri aynı çerçevede tartışmaktadır.
- Frontal/parietal korteks, bazal gangliyonlar, beyincik ve hipokampusu karşılaştırmalı biçimde ele almaktadır.
- Sağlıklı bilişsel süreçlerle psikopatolojik durumları aynı genel zamanlama çerçevesinde ilişkilendirmektedir.
- Depresyon bölümünde tamamen tek yönlü bir sonuç yerine literatürdeki çelişkili bulgulara da yer vermektedir.
Temel yöntemsel sınırlılıklar
- Özgün veri yoktur.
- Sistematik literatür tarama protokolü verilmemiştir.
- Kaynak seçim ölçütleri açıklanmamıştır.
- Meta-analiz yapılmamıştır.
- Çalışmaların örneklem büyüklükleri ve kalite düzeyleri birlikte değerlendirilmemiştir.
- Metin içi atıf numaraları ile kaynakça arasında çok sayıda uyumsuzluk bulunmaktadır.
- Kaynakçada mükerrer bibliyografik kayıt vardır.
- Interval zaman algısı ile zaman perspektifi bazı bölümlerde aynı geniş kavramsal çerçevede ele alınmaktadır.
- “Tanısal ve terapötik süreçlerde kullanma” yönündeki sonuç, mevcut makalenin klinik doğrulamasından değil teorik potansiyel değerlendirmesinden oluşmaktadır.
Verianla Live neden kullanılmadı?
Kaynakta özgün deney tablosu, bireysel katılımcı verisi, fMRI sinyal serisi, nicel meta-analiz sonucu veya farklı grupları ortak metodolojiyle karşılaştıran yeni bir veri seti bulunmamaktadır.
Makalede geçen 7–19 saniye, 1–3 saniye ve 400–1600 milisaniye gibi değerler farklı önceki araştırmalardan anlatısal biçimde aktarılmakta ve kaynak numaralandırmasında da hatalar bulunmaktadır. Bu nedenle bu rakamları Verianla Live grafiğine dönüştürmek kaynakların karşılaştırılabilirliği konusunda yanlış kesinlik oluşturabileceğinden uygun görülmemiştir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün başlık:Zaman qavrayışının neyro-koqnitiv əsasları.
İngilizce başlık:Neuro-Cognitive Foundations of Time Perception.
Yazarlar: Lalə Məhəmməd Cabbarova; Aysel Zaur İsmayılova.
Yazar kurumları: Lalə Məhəmməd Cabbarova — Bakı Dövlət Universiteti, Sosial və pedaqoji psixologiya kafedrası. Aysel Zaur İsmayılova — Xəzər Universiteti, Psixologiya departamenti.
Eş birinci yazar/eş katkı: Kaynakta böyle bir beyan bulunmamaktadır.
Sorumlu yazar: Kaynakta ayrı bir corresponding-author işareti bulunmamaktadır; iki yazarın da e-posta adresi verilmiştir.
Dergi:Elmi Xəbərlər / Scientific Bulletin, Humanities Sciences Series.
Yayın kimliği: 2026, № 1, s. 27–34.
DOI: 10.54414/VRLV2212.
Kaynakta belirtilen teslim/giriş tarihi: 25.02.2026.
Dergi sayısının web yayın tarihi: 02.04.2026.
Resmî bağlantı:https://doi.org/10.54414/VRLV2212.
Kaynak türü: Anlatısal/kuramsal literatür değerlendirmesi. Yeni insan veya hayvan örneklemi, deney, klinik çalışma, nörogörüntüleme veri seti veya meta-analiz sunmamaktadır.
Hakemlik durumu: Derginin yayımladığı değerlendirme politikasına göre ön incelemeyi geçen çalışmalar gizli değerlendirme sürecinde alan uzmanı iki hakeme gönderilmektedir. Bu spesifik makaleye ait hakem raporları kaynakta yayımlanmamıştır.
Lisans/telif uyarısı: Dergi web sayfalarının altında Creative Commons Attribution 4.0 bağlantısı bulunmakla birlikte derginin etik ve yayın politikasında yayımlanan makalelerin derginin izni olmadan başka bir yerde kısmen veya tamamen yeniden yayımlanmasının yasak olduğu da belirtilmektedir. Bu iki ifade arasında yeniden kullanım açısından açık bir gerilim bulunduğundan, bu Verianla metninde makale özelinde koşulsuz CC BY yeniden kullanım hakkı varsayılmamıştır.
Finansman: Kaynakta ayrı finansman beyanı bulunmamaktadır.
Çıkar çatışması: Kaynakta ayrı çıkar çatışması beyanı bulunmamaktadır.
Etik kurul: Kaynakta etik kurul bilgisi bulunmamaktadır. Çalışmanın yeni katılımcı içeren özgün ampirik araştırma olmaması bu bağlamda dikkate alınmalıdır.
Veri erişilebilirliği: Özgün veri seti ve data availability bildirimi bulunmamaktadır.
Yazar katkıları: Kaynakta CRediT veya ayrıntılı yazar katkı tablosu bulunmamaktadır.
Kaynakça uyarısı: Kaynakta metin içi numaralarla kaynakça arasında çok sayıda eşleşme sorunu bulunmaktadır. Pan–Luo, Pouthas–Perbal, Sterna ve arkadaşları, Sonuga-Barke ve arkadaşları, Bech, Lemke ve Gil–Droit-Volet çalışmalarının metin içi numaraları kaynakçada karşılık gelen numaralardan farklıdır. Ayrıca Bahadırlı ve arkadaşlarının çalışması kaynakçada iki kez yer almakta ve ilk kaydında başka bir çalışmaya ait görünen DOI bulunmaktadır. Verianla metni bu hataları sessizce düzeltmemiştir.
Kavramsal kapsam uyarısı: Kaynak kısa zaman intervali algısı, motor zamanlama ve “zaman perspektifi” gibi ilişkili fakat metodolojik olarak aynı olmayan kavramları aynı genel çerçevede tartışmaktadır. Bu nedenle kişilik özelliklerine ilişkin zaman perspektifi bulguları kısa interval zamanlama deneyleriyle doğrudan eşdeğer kabul edilmemelidir.
Klinik yorum sınırı: Makale şizofreni, DEHB ve depresyonla zaman işleme farklılıkları arasında literatürde bildirilen ilişkileri özetlemektedir. Çalışma herhangi bir kişiye tanı koymamış, bir zaman algısı testinin tanısal duyarlılık/özgüllüğünü ölçmemiş ve tedavi etkinliği araştırmamıştır. Zaman algısının klinik süreçlerde olası kullanımına ilişkin ifadeler teorik perspektif olarak değerlendirilmelidir.
Bilimsel içerik kaynağı: Bu Verianla makalesindeki nörobilişsel mekanizmalar, beyin bölgeleri, psikopatoloji bölümleri ve sayısal örnekler incelenen çalışmanın kendi anlatımına dayanmaktadır. Dış doğrulama yalnız dergi sayısı, yayın tarihi, hakemlik politikası ve yayın/lisans politikası gibi bibliyografik alanlarla sınırlandırılmıştır.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir