Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Halk Sağlığı / Sağlık İmajının Tüketici Karar Verme Süreci Üzerindeki Halo Etkisi: Sterilize Süt Ürünlerinden Kanıtlar
Halk Sağlığı

Sağlık İmajının Tüketici Karar Verme Süreci Üzerindeki Halo Etkisi: Sterilize Süt Ürünlerinden Kanıtlar

Bu araştırma, tüketicilerin bir ürün hakkında oluşturduğu olumlu sağlık imajının tüketim kararıyla nasıl ilişkili olduğunu ve bu ilişkide algılanan ürün kalitesinin aracı rol oynayıp oynamadığını inceliyor.

17/08/2026  Veri Anla 82 görüntüleme
Sağlık İmajının Tüketici Karar Verme Süreci Üzerindeki Halo Etkisi: Sterilize Süt Ürünlerinden Kanıtlar

Bu araştırma, tüketicilerin bir ürün hakkında oluşturduğu olumlu sağlık imajının tüketim kararıyla nasıl ilişkili olduğunu ve bu ilişkide algılanan ürün kalitesinin aracı rol oynayıp oynamadığını inceliyor. Endonezya'da Bear Brand sterilize sütünü son 12 ay içinde en az bir kez tüketmiş 200 kişinin çevrimiçi anketleri PLS-SEM ile analiz edildi. Algılanan sağlık imajının tüketim kararıyla doğrudan ilişkisi pozitif ancak görece küçüktü (β = 0.155, p = 0.020); sağlık imajı ile algılanan ürün kalitesi arasındaki ilişki β = 0.560, ürün kalitesi ile tüketim kararı arasındaki ilişki ise β = 0.500 olarak bulundu. Sağlık imajından ürün kalitesi üzerinden tüketim kararına uzanan dolaylı yol da anlamlıydı (β = 0.280, p < 0.001). Araştırma kesitsel ve öz-bildirime dayalı olduğu için bu yollar kesin neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemelidir.

Sonuçlar çalışmanın öne sürdüğü sağlık halo etkisi mekanizmasıyla uyumludur: tüketicinin bir ürünü sağlıklı olarak algılaması yalnız sağlıkla ilgili değerlendirmeyi değil, ürünün genel kalitesine ilişkin değerlendirmeyi de olumlu yönde etkileyebilir. Bununla birlikte çalışmada tüketim kararına en güçlü doğrudan yol sağlık imajından değil, algılanan ürün kalitesinden gelmiştir. Sağlık imajının tüketim kararındaki doğrudan etki büyüklüğü f² = 0.026 iken sağlık imajı → ürün kalitesi için f² = 0.458 ve ürün kalitesi → tüketim kararı için f² = 0.268 raporlanmıştır.

Bu çalışma ürünün objektif besin değerini, sağlık yararını veya tedavi edici etkisini sınamamaktadır. Araştırılan değişken, tüketicilerin ürün hakkındaki algılanan sağlık imajıdır. Dolayısıyla “tüketiciler ürünü sağlıklı algılıyor” sonucu ile “ürünün sağlık yararı bilimsel olarak kanıtlandı” sonucu birbirinden kesin biçimde ayrılmalıdır.

Türkiye açısından çalışma, gıda ve içecek ambalajlarında sağlık, saflık, hijyen veya kalite çağrışımlarının tüketici değerlendirmesine nasıl aktarılabileceğini araştırmak için kullanılabilecek bir model sunmaktadır. Ancak örneklem Endonezya'daki belirli bir marka ve büyük ölçüde genç tüketicilerden oluştuğundan aynı katsayıların Türkiye'deki tüketiciler veya başka ürün kategorileri için geçerli olduğu söylenemez.

Araştırmanın temel sorusu nedir?

Çalışmanın temel sorusu, tüketicinin bir ürünü “sağlıkla ilişkili” olarak görmesinin tüketim kararına doğrudan mı yansıdığı, yoksa bu ilk algının önce daha genel bir ürün kalitesi değerlendirmesine dönüşüp ardından tüketim kararına mı bağlandığıdır.

Araştırmacılar dört araştırma sorusu ve bunlara karşılık gelen dört hipotez geliştirmiştir:

HipotezTest edilen ilişki
H1Algılanan sağlık imajı → Tüketim kararı
H2Algılanan sağlık imajı → Algılanan ürün kalitesi
H3Algılanan ürün kalitesi → Tüketim kararı
H4Algılanan sağlık imajı → Algılanan ürün kalitesi → Tüketim kararı

Dört hipotezin tamamı araştırmanın kullandığı istatistiksel anlamlılık ölçütlerine göre desteklenmiştir.

Sağlık halo etkisi nedir?

Sağlık halo etkisi (Health Halo Effect), bir ürünün tek bir olumlu sağlık özelliğine veya sağlık çağrışımına ilişkin izlenimin, tüketicinin ürünün başka özellikleri hakkındaki değerlendirmesine de yayılmasıdır.

Örneğin tüketici bir ürünü “sağlıklı”, “temiz”, “saf” veya “iyileşmeyle ilişkili” olarak algıladığında bu olumlu değerlendirme, ürünün genel kalitesinin de yüksek olduğu çıkarımına katkıda bulunabilir. Burada kritik nokta, bu çıkarımın ürünün objektif özelliklerinin bağımsız bilimsel ölçümü değil, tüketicinin zihinsel değerlendirme süreci olmasıdır.

Araştırmanın modelinde sağlık halo etkisi, olumlu sağlık imajının doğrudan tüketim kararına gitmesinden çok, ürün kalitesi değerlendirmesine aktarılması bakımından belirgindir. Sağlık imajı → ürün kalitesi yolunun β = 0.560 olması, sağlık imajı → tüketim kararı doğrudan yolunun β = 0.155 olmasından belirgin biçimde daha yüksektir.

Bear Brand neden araştırma bağlamı olarak seçildi?

Çalışmanın bağlamı Endonezya'daki Bear Brand sterilize süttür. Yazarlar bu ürünü özellikle ilginç bulmaktadır; çünkü markanın sağlıkla ve hastalık sonrası toparlanmayla ilişkilendirilen ününün yalnız resmi tıbbi veya beslenme iddialarından değil, uzun dönemli tüketici inanışlarından ve sosyal söylemden de kaynaklandığını belirtmektedir.

Çalışma, markanın gerçekte hastalık sonrası iyileşmeyi hızlandırdığını veya özel tedavi edici özellik taşıdığını test etmemiştir. Bu tür inanışlar araştırmada sosyal olarak oluşmuş sağlık çağrışımlarının örneği olarak ele alınmıştır.

Ambalaj ve sembolik ipuçları nasıl devreye giriyor?

Yazarlar ürünün “sterilized milk” ifadesi, beyaz ambalajı ve saflık/temizlik çağrışımları gibi unsurların tüketicinin zihnindeki sağlık şemalarını harekete geçirebilecek sembolik ipuçları olabileceğini tartışmaktadır.

Ancak çalışma ambalaj rengini, “sterilized” ifadesini veya başka bir ambalaj unsurunu deneysel olarak ayrı ayrı manipüle etmemiştir. Bu mekanizmalar teorik açıklamanın parçasıdır; bunların bağımsız etki büyüklükleri bu araştırmadan çıkarılamaz.

İpucu Kullanımı Teorisi neyi açıklıyor?

İpucu Kullanımı Teorisi (Cue Utilization Theory), tüketicilerin ürünün gerçek kalitesini satın almadan veya tüketmeden önce tam olarak değerlendiremediği durumlarda erişilebilir ipuçlarını kullanarak kalite hakkında çıkarım yaptığını savunur.

Bu ipuçları ürünün kendisine ait içsel özellikler veya marka, ambalaj, etiket ve sağlık çağrışımı gibi dışsal özellikler olabilir. Araştırmanın modelinde algılanan sağlık imajı, tüketicinin ürün kalitesini değerlendirmek için kullandığı dışsal bir ipucu olarak ele alınmaktadır.

Sinyal Teorisi modele ne ekliyor?

Sinyal Teorisi (Signalling Theory), tüketiciyle üretici arasındaki bilgi asimetrisi koşullarında gözlenebilen bazı işaretlerin görünmeyen kalite özellikleri hakkında sinyal işlevi görebileceğini açıklamak için kullanılıyor.

Bu araştırmada sağlıkla ilgili olumlu çağrışımların yalnız bir duygusal izlenim değil, tüketicinin ürün kalitesi hakkında yorumladığı bir sinyal olabileceği öne sürülmektedir.

Üç teori birlikte nasıl çalışıyor?

Çalışmanın teorik açıklamasında süreç üç tamamlayıcı aşamada düşünülmektedir:

  1. Sağlık Halo Etkisi: Olumlu sağlık çağrışımı ürünün başka özelliklerine genellenebilir.
  2. İpucu Kullanımı Teorisi: Tüketici sağlık imajını ürünün genel kalitesini değerlendiren bir dışsal ipucu olarak kullanabilir.
  3. Sinyal Teorisi: Sağlıkla ilişkili ipucu, doğrudan gözlenemeyen ürün kalitesinin güvenilir bir göstergesi gibi yorumlanabilir.

Bu açıklama araştırmanın teorik modelidir. Çalışma insanların bilişsel süreçlerini zaman çözünürlüklü nörobilişsel ölçümlerle veya deneysel görevlerle doğrudan izlemediği için bu aşamaların kişinin zihninde kesin bir zamansal sıra halinde gerçekleştiği kanıtlanmamıştır.

Algılanan sağlık imajı nasıl tanımlandı?

Algılanan Sağlık İmajı (Perceived Health Image, PHI), tüketicinin bir ürünün sağlıkla ilişkili özelliklere ve sağlık yararlarına sahip olduğuna ilişkin genel öznel değerlendirmesidir.

Çalışma bu yapıyı üç kavramsal bileşen üzerinden açıklıyor:

  • Algılanan sağlık özellikleri: Ürünün sağlıkla ilgili niteliklere sahip olduğuna ilişkin inanış.
  • Beklenen sağlık yararları: Ürünün sağlık ve iyi oluşa katkı sağlayacağı beklentisi.
  • Sembolik sağlık değeri: Ürünün sağlıklı yaşam veya kişinin/kendisinin ailesinin sağlığına önem vermesini temsil ettiği düşüncesi.

Nihai ölçüm modelindeki maddeler arasında ürünün sağlıklı yaşamı temsil ettiği, tüketici refahına yönelik ilgiyi yansıttığı, aile sağlığının korunmasını sembolize ettiği ve genel olarak sağlığı destekleyen bir ürün olarak algılandığı ifadeleri bulunmaktadır.

Algılanan ürün kalitesi ne anlama geliyor?

Algılanan Ürün Kalitesi (Perceived Product Quality, PPQ), tüketicinin ürünün genel mükemmelliği, performansı ve tutarlılığı hakkındaki öznel değerlendirmesidir. Bu ölçüm laboratuvar kalite kontrolü veya kimyasal ürün analizi değildir.

Yapı üç kavramsal bileşene dayandırılmıştır:

  • performans,
  • zaman içindeki tutarlılık,
  • genel üstünlük veya mükemmellik.

Nihai maddeler arasında ürünün iyi performans göstermesi, beklentileri karşılaması, diğer süt markalarından daha iyi performans göstermesi, zaman içinde tutarlı kalması ve genel kalitesinin yüksek olması gibi değerlendirmeler bulunmaktadır.

“Tüketim kararı” satın alma niyetinden nasıl ayrılıyor?

Araştırma Tüketim Kararı (Consumption Decision, CD) kavramını satın alma niyetinden özellikle ayırıyor. Yazarların gerekçesi, ürünü satın alan kişiyle ürünü tüketen kişinin her zaman aynı kişi olmamasıdır.

Örneklem bu ayrımı destekleyen bir özelliğe sahiptir: katılımcıların %66,5'i ürünü hem kendisi satın almış hem tüketmişken, %31,5'i ürünü başka bir hane üyesi satın aldıktan sonra tüketmiştir. %2'lik ek bir grup ürünü iş yeri sağlama düzenlemeleri veya başka yollarla tüketmiştir.

Bu nedenle çalışma satın alma niyeti yerine tüketim kararını değerlendirmiştir.

Bununla birlikte kullanılan değişken nesnel olarak gözlenmiş tüketim değildir. Katılımcılar “Bear Brand'i diğer markalara tercih ederim”, “Bear Brand tüketme kararım kesindir” ve “süt içmeye karar verdiğimde Bear Brand'i gerçekten tüketirim” gibi ifadelere beşli Likert ölçeğinde yanıt vermiştir. Dolayısıyla sonuç öz-bildirimli tüketim kararı olarak yorumlanmalıdır.

9. sayfadaki kavramsal model ne gösteriyor?

Çalışmanın Şekil 1'i üç aşamalı bir mimari gösteriyor. İlk aşama algısal ipucu olarak sağlık imajı, ikinci aşama değerlendirme mekanizması olarak algılanan ürün kalitesi, üçüncü aşama ise davranışsal sonuç olarak tüketim kararıdır.

Şekilde PHI → CD doğrudan yolu H1, PHI → PPQ yolu H2 ve PPQ → CD yolu H3 olarak gösterilir. H4 ise PHI → PPQ → CD dolaylı yolunu temsil eder.

Aynı şekil sağlık imajını sağlık özelliği, sağlık yararı ve sembolik değerle; ürün kalitesini performans, tutarlılık ve mükemmellikle; tüketim kararını ise seçim, karar bağlılığı ve davranışsal takip kavramlarıyla ilişkilendirmektedir.

Yapısal modelde en güçlü ilişki hangisiydi?

Tablo 8'deki üç doğrudan yapısal yol arasında en yüksek standartlaştırılmış katsayı algılanan sağlık imajı → algılanan ürün kalitesi ilişkisinde bulundu:

β = 0.560; t = 11.109; p < 0.001; f² = 0.458.

Kaynak bu f² değerini büyük etki büyüklüğü olarak yorumlamaktadır.

Bu sonuç, araştırmanın örneklemi içinde ürünü sağlıkla daha güçlü ilişkilendiren kişilerin aynı ürünü daha kaliteli değerlendirme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Kesitsel tasarım nedeniyle sağlık imajının daha yüksek kalite algısını nedensel olarak yarattığı kesinleştirilemez.

Ürün kalitesi tüketim kararında ne kadar önemliydi?

Algılanan ürün kalitesi → tüketim kararı yolu:

β = 0.500; t = 7.335; p < 0.001; f² = 0.268.

Kaynak bu etki büyüklüğünü orta düzeyde değerlendirmektedir. Üç doğrudan yapısal yol içinde tüketim kararına giden en yüksek katsayı ürün kalitesinden gelmektedir.

Sağlık imajının tüketim kararına doğrudan yolu ne kadar büyüktü?

Algılanan sağlık imajı → tüketim kararı yolu anlamlı ancak diğer temel yollarla karşılaştırıldığında daha küçüktür:

β = 0.155; t = 2.320; p = 0.020; f² = 0.026.

Kaynak f² = 0.026 değerini küçük etki olarak değerlendirmektedir.

Bu sonuç çalışmanın temel yorumunu desteklemektedir: olumlu sağlık algısı tüketim kararıyla doğrudan ilişkili olsa da ürün kalitesine ilişkin değerlendirme, karar sürecinde daha güçlü bir yapısal ilişki göstermektedir.

Ürün kalitesi aracılık ediyor mu?

Evet. PHI → PPQ → CD dolaylı yolu:

β = 0.280; t = 6.228; p < 0.001.

Bu nedenle H4 desteklenmiştir. Sağlık imajının tüketim kararıyla ilişkisi yalnız doğrudan bir yol içermemekte, aynı zamanda algılanan ürün kalitesi üzerinden anlamlı bir dolaylı yol göstermektedir.

Ancak bu aracılık istatistiksel bir kesitsel aracılık modelidir. Aynı tüketicilerin zaman içinde önce sağlık imajı oluşturduğu, daha sonra kalite algısı geliştirdiği ve en sonunda tüketim kararı verdiği boylamsal olarak izlenmemiştir.

Verianla Live: Sağlık imajından tüketim kararına giden yapısal yollar

Bu görselleştirme araştırmanın Tablo 8'inde raporlanan standartlaştırılmış β katsayılarını karşılaştırmaktadır. İlk üç değer doğrudan yapısal yolları, son değer ise algılanan ürün kalitesi üzerinden geçen dolaylı yolu temsil eder. Katsayılar kesitsel PLS-SEM ilişkileridir ve deneysel neden-sonuç etkisi olarak yorumlanmamalıdır.

Model yoluβ katsayısıYol türüİstatistiksel sonuçKaynak
Algılanan sağlık imajı → Tüketim kararı0.155Doğrudanp = 0.020Tablo 8
Algılanan sağlık imajı → Algılanan ürün kalitesi0.560Doğrudanp < 0.001Tablo 8
Algılanan ürün kalitesi → Tüketim kararı0.500Doğrudanp < 0.001Tablo 8
Algılanan sağlık imajı → Algılanan ürün kalitesi → Tüketim kararı0.280Dolaylıp < 0.001Tablo 8
 

Model sonuçların ne kadarını açıklıyor?

Sonuç değişkeniR²Q²
Algılanan ürün kalitesi0.3140.152
Tüketim kararı0.3600.185

Algılanan sağlık imajı ürün kalitesindeki varyansın %31,4'ünü açıklamaktadır. Sağlık imajı ve ürün kalitesi birlikte tüketim kararındaki varyansın %36,0'sını açıklamaktadır.

Q² değerlerinin sıfırın üzerinde olması, kaynak tarafından modelin ilgili sonuç değişkenleri için öngörüsel uygunluğa sahip olduğu şeklinde değerlendirilmiştir. Bununla birlikte tüketim kararındaki varyansın %64'ü modelde yer almayan başka faktörlerle ilişkilidir.

10. sayfadaki yapısal model ne gösteriyor?

Şekil 2, hem üç ana gizil değişken arasındaki yol katsayılarını hem de ölçüm maddelerinin dış yüklerini tek şemada göstermektedir. PHI → PPQ için 0.560, PPQ → CD için 0.500 ve PHI → CD için 0.155 değerleri görselde açık biçimde yer almaktadır.

Aynı şekilde PPQ düğümünde R² = 0.314, CD düğümünde R² = 0.360 gösterilmektedir. Görseldeki temel yapısal değerler Tablo 7 ve Tablo 8'deki sayılarla uyumludur.

Yöneticiler açısından sonuçlar ne ifade ediyor?

Yazarların uygulama yorumuna göre sağlık odaklı marka konumlandırması tek başına yeterli görülmemelidir. Sağlıkla ilgili sembolik çağrışımlar ürünün kalitesine ilişkin olumlu beklenti oluşturabilir; ancak tüketim kararıyla daha güçlü ilişki ürünün algılanan kalitesinde görülmektedir.

Kaynak bu nedenle sağlık iletişiminin kaliteyle ilgili doğrulanabilir unsurlarla desteklenmesini öneriyor. Örnekler arasında besin bileşimi, üretim standartları, ürün güvenliği sertifikaları, kalite kontrol süreçleri ve uygun olduğu durumlarda bilimsel destek sayılmaktadır.

Yazarlar ayrıca ambalajda kalite ve gıda güvenliği sertifikalarının görünür olması, sterilizasyon sürecinin açık biçimde açıklanması ve üretim standartlarının anlaşılır şekilde sunulması gibi uygulamalardan söz etmektedir.

Bu öneriler araştırmanın ayrı ayrı test ettiği pazarlama deneyleri değildir. Çalışmanın PLS-SEM sonuçlarından çıkarılan yönetsel önerilerdir.

Sağlık iletişiminde neden etik sınır önemli?

Çalışmanın bağlamı özellikle önemlidir; çünkü ürün hakkındaki sağlık algılarının önemli bir kısmının resmi terapötik iddialardan değil, tüketici deneyimleri ve sosyal söylemden oluştuğu belirtilmektedir.

Bu nedenle olumlu sağlık halo etkisinin varlığı, sağlıkla ilgili daha güçlü ve doğrulanmamış pazarlama iddiaları kullanılması gerektiği anlamına gelmez. Kaynağın yönetsel tartışması da daha güçlü sağlık iddiaları yerine saflık, hijyen, güvenlik, üretim kalitesi ve kalite güvence süreçlerinin desteklenmesini önermektedir.

Türkiye açısından nasıl değerlendirilmeli?

Türkiye'deki gıda ve içecek markaları açısından çalışma önemli bir araştırma sorusu sunuyor: Bir ürünün sağlık, saflık veya hijyen çağrışımı tüketicinin gerçek kalite değerlendirmesine ne ölçüde aktarılıyor?

Bu soru süt ürünlerinin yanı sıra sağlık odaklı gıdalar, içecekler ve benzer hızlı tüketim ürünlerinde yerel veriyle sınanabilir.

Ancak mevcut örneklem Endonezya'da tek bir markanın tüketicilerinden oluşmaktadır ve katılımcıların %79'u 25 yaş veya altındadır. Türkiye'de farklı yaş grupları, ürün kategorileri ve marka deneyimleriyle aynı ilişkilerin bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Algılanan sağlık imajı ile öz-bildirimli tüketim kararı arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur.
  • Algılanan sağlık imajı ile algılanan ürün kalitesi arasında güçlü pozitif ilişki bulunmuştur.
  • Algılanan ürün kalitesi ile tüketim kararı arasında pozitif ve anlamlı ilişki bulunmuştur.
  • Algılanan ürün kalitesi, sağlık imajı ile tüketim kararı arasındaki ilişkide anlamlı dolaylı yol oluşturmaktadır.
  • Sağlık imajının tüketim kararına doğrudan etki büyüklüğü, sağlık imajı–ürün kalitesi ve ürün kalitesi–tüketim kararı yollarından daha küçüktür.
  • Model algılanan ürün kalitesindeki varyansın %31,4'ünü ve tüketim kararındaki varyansın %36,0'sını açıklamaktadır.

Çalışmanın desteklemediği veya kanıtlamadığı sonuçlar

  • Bear Brand sterilize sütün özel bir tedavi edici veya hastalık sonrası iyileştirici etkisi gösterilmemiştir.
  • Ürünün diğer sütlerden objektif olarak daha sağlıklı veya daha kaliteli olduğu test edilmemiştir.
  • Sağlık imajının kalite algısını veya tüketim davranışını kesin neden-sonuç ilişkisiyle oluşturduğu kanıtlanmamıştır.
  • Gerçek tüketim miktarı, satış verisi veya davranışsal tüketim gözlemi yapılmamıştır.
  • Sağlık imajı → kalite → tüketim sırasının aynı kişide zaman içinde gerçekleştiği boylamsal olarak gösterilmemiştir.
  • Ambalaj rengi, “sterilized milk” ifadesi veya belirli pazarlama unsurlarının bağımsız etkileri deneysel olarak test edilmemiştir.
  • Sonuçların ileri yaş gruplarına, bütün Endonezya nüfusuna, diğer ülkelere veya başka ürün kategorilerine doğrudan genellenebileceği gösterilmemiştir.
  • Türkiye'deki tüketicilerde aynı yol katsayılarının geçerli olduğu doğrulanmamıştır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Çalışma nicel ve kesitsel bir araştırma tasarımı kullanmıştır. Veriler Mart 2026'da Endonezya'da çevrimiçi ve anonim bir anket yoluyla toplanmış ve Partial Least Squares Structural Equation Modelling (PLS-SEM) ile analiz edilmiştir.

PLS-SEM için SmartPLS 4 kullanılmıştır. Analiz iki temel aşamadan oluşmuştur: önce ölçüm modelinin güvenilirlik ve geçerliliği, ardından yapısal modeldeki doğrudan ve dolaylı yollar değerlendirilmiştir.

Kimler araştırmaya dahil edildi?

Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmaya dahil edilmek için iki tarama ölçütü uygulanmıştır:

  1. Bear Brand sterilize sütüne aşina olmak,
  2. ürünü önceki 12 ay içinde en az bir kez tüketmiş olmak.

Başlangıçta 275 yanıt toplanmıştır. Tarama kriterlerine uymayan 75 yanıt çıkarıldıktan sonra 200 geçerli katılımcı analize alınmıştır.

Örneklemin demografik yapısı

ÖzellikKategorinOran
CinsiyetErkek103%51,5
CinsiyetKadın97%48,5
Yaş16–20104%52,0
Yaş21–2554%27,0
Yaş26–3012%6,0
Yaş31–3522%11,0
Yaş36–403%1,5
Yaş41–454%2,0
Yaş46–500%0
Yaş50 üzeri1%0,5

Örneklemin %79'u 25 yaş veya altındadır. Kaynak da sonuçların özellikle genç tüketicilerin değerlendirmelerini yansıttığını ve ileri yaş gruplarına genellemede dikkat gerektiğini açıkça belirtmektedir.

Katılımcılar ürünü en son ne zaman tüketmişti?

Son tüketim zamanınOran
Son bir hafta31%15,5
Son bir ay43%21,5
Son altı ay81%40,5
Son bir yıl45%22,5

Ürünü satın alanla tüketen kişi aynı mıydı?

Tüketim rolünOran
Ürünü kendisi satın alıp tüketen133%66,5
Başka hane üyesi satın aldıktan sonra tüketen63%31,5
İş yeri tarafından sağlanan ürünü tüketen2%1,0
Diğer2%1,0

Bu dağılım, araştırmacıların neden satın alma niyeti yerine tüketim kararı kavramını seçtiğini açıklayan temel örneklem bulgularından biridir.

Anket nasıl geliştirildi?

Bütün maddeler daha önce kullanılmış ölçeklerden uyarlanmış ve sterilize süt bağlamına göre düzenlenmiştir. Yanıtlar 1 = “kesinlikle katılmıyorum” ile 5 = “kesinlikle katılıyorum” arasında değişen beşli Likert ölçeğinde alınmıştır.

Anket Bahasa Indonesia dilinde hazırlanmış ve Google Forms üzerinden uygulanmıştır. Katılım gönüllüydü ve maddi ya da maddi olmayan teşvik verilmedi.

Pilot çalışma

Ana veri toplamadan önce 50 kişiyle pilot çalışma yapılmıştır.

YapıPilot madde sayısıPilot Cronbach α
Algılanan sağlık imajı140.907
Algılanan ürün kalitesi100.861
Tüketim kararı90.914

Pilot aşamasında maddeler kendi yapı puanlarıyla p < 0.01 düzeyinde ilişkili bulunmuş ve anket “substantive modification” yapılmadan ana araştırmaya taşınmıştır.

Ana PLS-SEM değerlendirmesinde ise yetersiz dış yükleri bulunan bazı göstergeler çıkarılmıştır. Nihai model altı PHI, sekiz PPQ ve sekiz CD maddesi olmak üzere toplam 22 gösterge içermektedir. Kaynak, pilot sonrası korunan 33 göstergenin 11'inin ana ölçüm modelinde çıkarıldığını göstermektedir.

Nihai ölçüm modelinin güvenilirliği

YapıNihai gösterge sayısıAVECronbach αBileşik güvenilirlik
Algılanan sağlık imajı60.5280.8210.870
Algılanan ürün kalitesi80.5040.8590.890
Tüketim kararı80.5460.8810.906

Nihai dış yükler PHI için 0.686–0.786, PPQ için 0.649–0.759 ve tüketim kararı için 0.686–0.780 aralığındadır.

Bazı maddeler 0.70'in biraz altında olmasına rağmen yapıların AVE ve bileşik güvenilirlik değerlerinin kabul ölçütlerini karşılaması ve teorik kapsamı koruma gerekçesiyle modelde tutulmuştur.

Ayırt edici geçerlilik

HTMT oranları:

Yapı çiftiHTMT
Tüketim kararı – Algılanan sağlık imajı0.493
Tüketim kararı – Algılanan ürün kalitesi0.649
Algılanan sağlık imajı – Algılanan ürün kalitesi0.664

Fornell–Larcker değerlendirmesinde yapıların AVE karekökleri kendi aralarındaki korelasyonlardan yüksek kalmıştır. Kaynak bu sonuçları ayırt edici geçerliliğin sağlandığı yönünde değerlendirmektedir.

Çoklu bağlantı ve ortak yöntem yanlılığı notu

Tablo 6'da verilen inner VIF değerleri 1.000–1.458 arasında olup yapısal modelde ciddi çoklu bağlantı sorunu olmadığını göstermektedir.

Yapısal ilişkiInner VIF
PHI → PPQ1.000
PHI → CD1.458
PPQ → CD1.458

Yöntem bölümü ayrıca ortak yöntem yanlılığını değerlendirmek amacıyla “full collinearity VIF” kullanılacağını belirtmektedir. Ancak sonuç bölümünde açıkça sunulan tablo inner VIF tablosudur. Kaynak ayrı full-collinearity VIF değerleri vermediğinden ortak yöntem yanlılığı kontrolünün bu kısmı yayımlanan sayılar üzerinden bağımsız biçimde doğrulanamamaktadır.

Hipotez sonuçları

HipotezYolβtpf²Sonuç
H1PHI → CD0.1552.3200.0200.026Desteklendi
H2PHI → PPQ0.56011.109<0.0010.458Desteklendi
H3PPQ → CD0.5007.335<0.0010.268Desteklendi
H4PHI → PPQ → CD0.2806.228<0.001—Desteklendi

Çalışmanın başlıca sınırlılıkları

  • Araştırma kesitseldir; nedensel ve zamansal sıra kesinleştirilemez.
  • Amaçlı örnekleme kullanılmıştır.
  • Örneklemin %79'u 25 yaş veya altındadır.
  • Yalnız Endonezya'daki Bear Brand sterilize süt bağlamı incelenmiştir.
  • Tüketim kararı doğrudan gözlenen davranış yerine öz-bildirim maddeleriyle ölçülmüştür.
  • Model tüketim kararındaki varyansın %36'sını açıklamaktadır; fiyat algısı, marka güveni, sağlık bilinci, ürün aşinalığı ve duyusal değerlendirme gibi başka değişkenler modele dahil edilmemiştir.
  • Sağlık imajının gerçek veya objektif sağlık yararlarıyla uyumu ölçülmemiştir.
  • Ortak yöntem yanlılığı için yöntem bölümünde belirtilen full-collinearity VIF sonuçları ayrı olarak raporlanmamıştır.

Gelecekte hangi araştırmalar gerekli?

Yazarlar farklı yaş ve demografik gruplarda modelin yeniden sınanmasını; farklı ürün kategorilerinde tekrar çalışmalarını; yaş veya sağlık bilinci gruplarında çoklu grup analizlerini ve boylamsal veya deneysel tasarımları önermektedir.

Ayrıca sağlık bilinci, marka güveni, algılanan risk ve beslenme bilgisi gibi ek değişkenlerin tüketim kararını açıklama kapasitesini artırabileceği belirtilmektedir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Tam özgün çalışma adı: The Halo Effect of Health Image on Consumer Decision-Making: Evidence from Sterilized Milk Products

Yazarlar: Surianto Surianto; Usep Suhud; Somnuk Aujirapongpan.

Yazar sırası: Kaynak çalışmadaki özgün sıra aynen korunmuştur.

Eş katkı/eş birinci yazarlık: Bildirilmemiştir.

Sorumlu yazar: Somnuk Aujirapongpan.

Kurumlar: Communication Science Study Program, University of Bunda Mulia, North Jakarta, Indonesia; Faculty of Economics and Business, Universitas Negeri Jakarta, Jakarta, Indonesia; Faculty of Applied Social Sciences, Universiti Sultan Zainal Abidin, Kuala Terengganu, Malaysia; Faculty of Management Science, Silpakorn University, Phetchaburi, Thailand.

Dergi: Administrative Sciences.

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Cilt / sayı / makale numarası: 16 / 8 / 370.

DOI: 10.3390/admsci16080370

Resmî yayın bağlantısı:https://doi.org/10.3390/admsci16080370

Yayın süreci: Çalışma 15 Mayıs 2026'da alınmış, 29 Temmuz 2026'da revize edilmiş, 30 Temmuz 2026'da kabul edilmiş ve 2 Ağustos 2026'da yayımlanmıştır.

Kaynak türü ve hakemlik durumu: Administrative Sciences dergisinde yayımlanmış hakemli nicel araştırma makalesidir; preprint değildir.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY) lisansı altında açık erişimli olarak yayımlanmıştır.

Finansman: Araştırma dış finansman almamıştır.

Etik beyan: Kaynak, araştırmanın Helsinki Bildirgesi doğrultusunda yürütüldüğünü ve Universitas Bunda Mulia Ethics Committee tarafından No.012/Dir.SDM&PEN.01/v/2026 protokol koduyla 13 Mayıs 2026 tarihinde onaylandığını bildirmektedir.

Etik kronoloji notu: Yöntem bölümü ana anket verilerinin Mart 2026'da toplandığını belirtmektedir. Etik kurul tarihi ise 13 Mayıs 2026 olarak verilmiştir. Bu iki tarih birlikte okunduğunda bildirilen etik kurul onayı veri toplama tarihinden sonra görünmektedir. Kaynakta geriye dönük onaya, önceki başka bir etik izne veya tarih hatasına ilişkin açıklama bulunmamaktadır; bu nedenle durum sessizce düzeltilmemiştir.

Bilgilendirilmiş onam: Kaynak tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alındığını bildirmektedir.

Veri erişilebilirliği: Araştırmanın özgün katkılarının makale içinde bulunduğu ve ek soruların sorumlu yazara yöneltilebileceği belirtilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yapay zekâ kullanım beyanı: Yazarlar makalenin hazırlanması sırasında ChatGPT 4'ü yalnızca metnin okunabilirliğini ve dilini geliştirmek amacıyla kullandıklarını; sonrasında metni kendilerinin gözden geçirip düzenlediklerini ve yayımlanan içerikten tam sorumluluk aldıklarını belirtmiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma S.S.; metodoloji S.S., U.S. ve S.A.; doğrulama U.S.; formal analiz S.S., U.S. ve S.A.; araştırma U.S. ve S.A.; kaynaklar S.S. ve S.A.; veri kürasyonu S.S. ve U.S.; ilk taslak S.S.; gözden geçirme ve düzenleme S.S., U.S. ve S.A.; görselleştirme S.S. ve S.A.; danışmanlık U.S. ve S.A.; proje yönetimi S.S. tarafından gerçekleştirilmiştir.

Temel yöntem: Bear Brand sterilize sütüne aşina ve önceki 12 ayda ürünü en az bir kez tüketmiş Endonezyalı tüketiciler amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Mart 2026'da çevrimiçi olarak elde edilen 275 yanıttan 75'i tarama kriterleri nedeniyle çıkarılmış ve 200 geçerli yanıt SmartPLS 4 ile PLS-SEM kullanılarak analiz edilmiştir. Algılanan sağlık imajı, algılanan ürün kalitesi ve tüketim kararı arasındaki üç doğrudan yapısal yol ve ürün kalitesi üzerinden geçen dolaylı yol test edilmiştir.

Ölçüm notu: Pilot aşamasında 33 gösterge korunmasına rağmen nihai PLS-SEM modelinde 22 gösterge kullanılmıştır. Kaynak bazı maddelerin yetersiz dış yükler nedeniyle çıkarıldığını bildirmektedir.

Ortak yöntem yanlılığı raporlama notu: Yöntem bölümünde Kock yaklaşımına göre full-collinearity VIF değerlendirmesi belirtilmesine karşın sonuç bölümündeki Tablo 6 yalnız yapısal model için inner VIF değerlerini göstermektedir. Ayrı full-collinearity VIF sonuçları sunulmamıştır.

Terminoloji notu: Çalışma “tüketim kararı”nı satın alma niyetinden bilinçli olarak ayırmasına rağmen tartışma bölümünde zaman zaman “purchasing behaviour” ifadesi kullanmaktadır. Verianla metninde fiilen ölçülen Consumption Decision kavramı esas alınmıştır.

Temel yorum sınırı: Araştırma kesitsel ve öz-bildirime dayalıdır. Yapısal ve aracılık yolları istatistiksel ilişkileri temsil eder; kesin neden-sonuç veya gerçek zamanlı bilişsel sıra kanıtı değildir. Çalışma ürünün objektif sağlık faydasını, terapötik etkisini veya objektif ürün kalitesini ölçmemiştir.

Bu Verianla içeriğindeki bilimsel yöntem, değişkenler, katsayılar, örneklem ve sonuçlar incelenen özgün çalışmaya dayanmaktadır. Dış kaynaklar yalnız bibliyografik kimlik ve yayın durumunu doğrulamak için kullanılmış; araştırmanın bilimsel içeriğine dışarıdan yeni deneysel veri, sağlık iddiası, katsayı veya mekanizma eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy