Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Kurumsal Yönetim / Hastane Sürdürülebilirliğini Yeniden Düşünmek: Döngüsel ve Yeşil Ekonomi İlkelerinin Stratejik Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Yönetim Çerçevelerine Entegrasyonu
Kurumsal Yönetim

Hastane Sürdürülebilirliğini Yeniden Düşünmek: Döngüsel ve Yeşil Ekonomi İlkelerinin Stratejik Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Yönetim Çerçevelerine Entegrasyonu

Çalışma, hastane sürdürülebilirliğinin birbirinden kopuk çevre projeleriyle değil; kurumsal strateji, yatırım kararları, satın alma, enerji yönetimi, atık sistemleri, çalışanlar ve hasta hizmetlerini aynı yapıda ele alan bütünleşik bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini savunmaktadır.

16/08/2026  Veri Anla 35 görüntüleme
Hastane Sürdürülebilirliğini Yeniden Düşünmek: Döngüsel ve Yeşil Ekonomi İlkelerinin Stratejik Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Yönetim Çerçevelerine Entegrasyonu

Çalışma, hastane sürdürülebilirliğinin birbirinden kopuk çevre projeleriyle değil; kurumsal strateji, yatırım kararları, satın alma, enerji yönetimi, atık sistemleri, çalışanlar ve hasta hizmetlerini aynı yapıda ele alan bütünleşik bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini savunmaktadır. Araştırmacılar bu yaklaşımı S-CSR = f(CE, GE) ifadesiyle özetlemektedir. Burada CE döngüsel ekonomiyi, GE yeşil ekonomiyi, S-CSR ise Stratejik Kurumsal Sosyal Sorumluluğu ifade eder.

Model dört temel operasyon alanına uygulanmaktadır: atık yönetimi ve döngüsel uygulamalar, enerji tüketimi ve yenilenebilir enerji entegrasyonu, sürdürülebilir satın alma ve döngüsel tedarik zincirleri ile ekonomik ve politika teşvikleri. Kurumsal yapı, düzenlemeler, finansal kısıtlar ve örgüt kültürü uygulamayı zorlaştırabilen faktörler olarak; yapay zekâ, Nesnelerin İnterneti, gerçek zamanlı izleme ve benzeri dijital sistemler ise uygulamayı kolaylaştıran çapraz mekanizmalar olarak ele alınmaktadır.

Çalışmanın önemli yanı, hastane sürdürülebilirliğini yalnız “daha az enerji tüketmek” veya “daha fazla geri dönüşüm yapmak” şeklinde tanımlamamasıdır. Çalışan refahı, hasta güvenliği, sağlık eğitimi, eşit hizmet sunumu, toplumsal etkiler, mali dayanıklılık ve kurumsal meşruiyet de sürdürülebilirlik çerçevesine dahil edilmektedir.

Bununla birlikte önerilen model henüz hastanelerde ampirik olarak test edilmiş değildir. Dolayısıyla modelin uygulanmasının belirli bir oranda enerji tasarrufu, maliyet düşüşü veya emisyon azaltımı sağlayacağı bu çalışmadan çıkarılamaz. Makalenin katkısı, ileride sınanabilecek teorik ve yönetsel bir yapı geliştirmesidir.

Türkiye açısından: Önerilen çerçeve Türk hastaneleri için kavramsal olarak değerlendirilebilir; ancak çalışma Türkiye'de yapılmamış ve Türkiye'deki hastanelerden veri toplamamıştır. Hastane bina stoku, enerji maliyetleri, kamu ve özel sektör satın alma yapıları, tıbbi atık düzenlemeleri, enfeksiyon kontrol gereklilikleri, tedarik zinciri koşulları ve dijital altyapı hastaneden hastaneye değişebileceğinden modelin Türkiye'deki uygulanabilirliği yerel veriyle doğrulanmalıdır. Bu nedenle çalışma Türkiye için doğrudan performans sonucu değil, sınanabilecek bir yönetim çerçevesi sunmaktadır.

Hastane sürdürülebilirliğinde temel sorun nedir?

Çalışmanın başlangıç noktası sağlık hizmetlerinin kendi içinde barındırdığı çevresel paradokstur. Hastaneler toplum sağlığını geliştirmeyi amaçlarken aynı zamanda kesintisiz çalışan binaları, iklimlendirme sistemleri, laboratuvarları, görüntüleme cihazları, ameliyathaneleri, sterilizasyon süreçleri ve yüksek miktardaki tek kullanımlık malzemeleri nedeniyle yoğun kaynak tüketmektedir.

Makalede aktarılan literatüre göre küresel sağlık sektörü dünya sera gazı emisyonlarının yaklaşık %4,4'üyle ilişkilendirilmektedir. Bunun yanında hastanelerde enfeksiyöz maddeler, kesici-delici atıklar, kimyasallar, ilaçlar ve radyoaktif materyaller gibi birbirinden çok farklı yönetim gerektiren atık akışları bulunmaktadır.

Araştırmacılara göre temel sorun sürdürülebilirliğin birçok hastanede stratejik yönetime tam olarak entegre edilmemesi ve atık, enerji, tedarik veya kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin birbirinden ayrı projeler halinde yürütülebilmesidir.

Döngüsel ekonomi hastaneye ne getiriyor?

Döngüsel ekonomi, geleneksel “çıkar–üret–kullan–at” doğrusal modelinin yerine ürün, bileşen ve malzemelerin mümkün olduğunca uzun süre ekonomik sistem içinde tutulmasını hedeflemektedir.

Hastane açısından bu yaklaşım yalnız geri dönüşüm anlamına gelmez. Çalışmada öne çıkarılan uygulamalar arasında şunlar bulunmaktadır:

  • klinik açıdan güvenli olduğu durumlarda yeniden kullanılabilir ekipman ve malzemelere geçiş,
  • atıkların doğru sınıflandırılması ve geri kazanılabilecek malzemenin gereksiz biçimde tehlikeli atık akışına gönderilmemesi,
  • ürünlerin yeniden işlenmesi ve kullanım ömrünün uzatılması,
  • tedarikçilerle ürünün yaşam döngüsünü kapsayan modeller geliştirilmesi,
  • gereksiz laboratuvar veya görüntüleme tekrarlarının azaltılması,
  • klinik açıdan uygun olduğunda kaynak ve malzeme kullanımının optimize edilmesi.

Bu yaklaşımın önemli sınırı hasta güvenliğidir. Hastane ortamında döngüsellik, herhangi bir ürünün sırf çevresel fayda sağlamak amacıyla yeniden kullanılması anlamına gelmez. Enfeksiyon kontrolü, sterilizasyon, ürün güvenliği, kalite güvencesi ve mevzuat gereklilikleri önceliğini korumaktadır.

Yeşil ekonomi döngüsel ekonomiden nasıl ayrılıyor?

Çalışmada döngüsel ekonomi ağırlıklı olarak malzeme ve kaynak döngülerine odaklanırken yeşil ekonomi daha geniş ekonomik ve altyapısal dönüşüm çerçevesini temsil etmektedir.

Yeşil ekonomi açısından hastanelerde:

  • düşük karbonlu bina sistemleri,
  • enerji verimli cihazlar,
  • yenilenebilir enerji entegrasyonu,
  • akıllı enerji yönetimi,
  • düşük karbonlu satın alma,
  • ulaşım ihtiyacını azaltan hizmet modelleri,
  • uzun vadeli yeşil yatırım kararları

stratejik araçlar olarak değerlendirilmektedir.

Araştırmacılar bu nedenle CE ve GE'yi birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki yaklaşım olarak görüyor. CE malzeme döngülerini kapatırken GE enerji, yatırım ve ekonomik teşvik düzeyindeki sistem dönüşümünü desteklemektedir.

Modelin merkezindeki S-CSR ne anlama geliyor?

Makalenin özgün teorik önerisi, Stratejik Kurumsal Sosyal Sorumluluğun CE ve GE'nin yanında üçüncü bağımsız bir çevre başlığı olarak değerlendirilmemesidir.

Araştırmacılar bunu:

S-CSR = f(CE, GE)

ifadesiyle kavramsallaştırmaktadır.

Bu gösterimde S-CSR, döngüsel ve yeşil ekonomi ilkelerini hastanenin yönetim sistemine aktaran bir “yönetsel sentez” görevindedir. Böylece sürdürülebilirlik ayrı bir çevre biriminin sorumluluğundan çıkarılarak bütçe planlaması, satın alma kararları, performans göstergeleri, tedarikçi seçimi, altyapı yatırımları ve yönetim kurulu düzeyindeki kararlarla ilişkilendirilmektedir.

Örneğin kapalı döngülü bir tıbbi cihaz yeniden işleme sistemine yapılacak yatırım yalnız ilk satın alma maliyeti üzerinden değerlendirilmez. Önerilen çerçevede klinik güvenlik, uzun vadeli atık azaltımı, tedarik zinciri dayanıklılığı ve kurumsal sorumluluk birlikte dikkate alınır.

Yönetim kadrolarında hangi yetkinlikler gerekli?

Çalışmanın Tablo 1'inde sürdürülebilir hastane yönetimi için dört yönetişim yetkinliği tanımlanmaktadır:

YetkinlikÇalışmadaki anlamıBeklenen stratejik rol
ESG okuryazarlığıÇevresel, sosyal ve yönetişim göstergelerini ve bunların hastane üzerindeki etkisini anlayabilmeSürdürülebilirliği finansal ve risk yönetimi süreçlerine bağlama
Sistem düşüncesiKlinik iş akışları, tedarik zincirleri ve çevresel etkiler arasındaki bağlantıları görebilmeBir alandaki kararın başka bir alandaki etkisini değerlendirme
Paydaş sorumluluğuHasta, çalışan ve toplumla hastanenin çevresel etkileri konusunda etkileşimKurumsal meşruiyeti ve toplumsal değeri destekleme
Etik karar vermeKısa vadeli finansal baskılarla uzun vadeli çevresel ve sosyal sorumlulukları dengelemeKlinik ihtiyaç ile kurumsal sorumluluk arasında denge kurma

Kurumsal engeller neden önemli?

Çalışma sürdürülebilirlik projelerinin yalnız doğru teknoloji seçilerek gerçekleştirilemeyeceğini vurgulamaktadır. Hastaneler düzenlemelerin yoğun olduğu, hasta güvenliğinin kritik önem taşıdığı ve değişime karşı doğal olarak temkinli davranabilen kurumlardır.

Belirtilen engeller arasında:

  • finansal kısıtlar,
  • yüksek ilk yatırım maliyetleri,
  • bürokratik yavaşlık,
  • birbirinden kopuk çalışan bölümler,
  • katı satın alma prosedürleri,
  • enfeksiyon kontrolü gereklilikleri,
  • hukuki sorumluluk kaygıları,
  • kısa planlama dönemleri,
  • sürdürülebilirlik konusunda uzmanlık eksikliği ve
  • yönetim değişiklikleri

yer almaktadır.

Araştırmacılar bu engeller hesaba katılmadan yürütülen sürdürülebilirlik programlarının yüzeysel uyum veya “greenwashing” düzeyinde kalabileceğini savunmaktadır.

Küçük ada sağlık sistemleri neden “stres testi” olarak kullanılıyor?

Çalışma Malta gibi küçük ada sistemlerine özel önem vermektedir. Küçük adalarda sınırlı yerel kaynak, dış tedarike bağımlılık, depolama kapasitesi ve atıkların nihai yönetimi gibi sorunların daha belirgin hale gelebileceği ileri sürülmektedir.

Yazarların teorik yaklaşımında bu koşullar model için bir sınır durumu veya “stres testi” işlevi görmektedir. Model yüksek lojistik ve kurumsal baskı altında çalışabiliyorsa daha az kısıtlı büyük sağlık sistemlerinde de uygulanabilir olacağı yönünde bir önerme geliştirilmektedir.

Ancak bu iddia henüz ampirik olarak gösterilmiş değildir. Çalışmanın kendisi de küçük ada ile anakara hastanelerinin ileride karşılaştırmalı araştırmalarla incelenmesini önermektedir.

Dijital teknolojilerin görevi nedir?

Makalenin kavramsal çerçevesinde dijital teknolojiler bağımsız bir sürdürülebilirlik amacı olarak değil, CE, GE ve S-CSR'nin günlük hastane süreçlerine aktarılmasını sağlayan operasyonel köprü olarak tanımlanmaktadır.

Şekil 1'de özellikle şu dijital kolaylaştırıcılar gösterilmektedir:

  • yapay zekâ destekli analitik,
  • IoT ile kaynak takibi,
  • gerçek zamanlı izleme,
  • enerji yönetimine yönelik dijital ikizler.

Makale ayrıca çevrimiçi randevu sistemleri, tele-tıp, otomatik enerji yönetimi ve düşük güç tüketimli yapay zekâ sistemlerini sürdürülebilirlik uygulamalarının farklı örnekleri olarak tartışmaktadır.

Dijitalleşme gerçekten enerji tasarrufu sağlıyor mu?

Burada kaynak ayrımı özellikle önemlidir. Makalenin verdiği nicel örnekler, geliştirilen yeni modelin kendi deney sonuçları değildir.

Çalışmanın aktardığı önceki araştırmalarda radyoloji cihazlarının enerji tüketiminin %40 ile %91 arasındaki bölümünün bazı koşullarda cihazların üretken olmayan durumda bulunduğu dönemlerle ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Başka bir çalışmada etkinlik takip sisteminin kullanılmasının bir departmanda yılda 72.337 kWh enerji tasarrufu ile ilişkilendirildiği aktarılmaktadır.

Benzer şekilde makalede aktarılan bir sanal hastane örneğinde bir yılda 3,1 milyon kilometreden fazla otomobil yolculuğunun önlendiği ve tahmini 533.170 kg CO2e tasarrufu hesaplandığı bildirilmektedir.

Bu sayılar mevcut makalenin hastanelerde yaptığı yeni ölçümler değildir; kavramsal modelin gerekçelendirilmesi amacıyla önceki çalışmalardan aktarılan örneklerdir.

Dört temel operasyon alanı

Model hastane sürdürülebilirliğini dört somut operasyon alanında yapılandırmaktadır.

1. Atık yönetimi ve döngüsel uygulamalar

Çalışmanın aktardığı Dünya Sağlık Örgütü verisine göre sağlık hizmeti atıklarının yaklaşık %85'i tehlikesiz kategoridedir. Buna rağmen yanlış ayırma veya ihtiyatlı uygulamalar nedeniyle geri kazanılabilecek malzemelerin bir bölümü yüksek çevresel yük taşıyan bertaraf akışlarına girebilir.

Önerilen yaklaşım atığı oluştuktan sonra yönetmekten önce oluşumunu önlemeyi; ardından yeniden kullanım, yeniden işleme ve geri kazanımı değerlendirmeyi öne çıkarmaktadır.

Çalışma aynı zamanda sosyal etkileri de vurgular. Atığın doğru yönetilmesi çalışanların patojen ve tehlikeli kimyasallara maruziyetini azaltabilmekte, yakma kaynaklı çevresel yükün azaltılması ise hastane dışındaki topluluklarla ilişkilendirilmektedir.

2. Enerji tüketimi ve yenilenebilir enerji entegrasyonu

Hastaneler kesintisiz çalışma, iklimlendirme, hava kalitesi gereklilikleri ve yüksek güçlü tıbbi cihazlar nedeniyle enerji yoğun yapılardır. Çalışmada aktarılan literatürde ABD hastanelerinin birim zemin alanı başına standart ticari binaların yaklaşık 2,5 katı enerji tüketebildiği belirtilmektedir.

Önerilen çözümler arasında:

  • enerji verimli bina yenilemeleri,
  • ısı yalıtımı,
  • akıllı enerji izleme,
  • fotovoltaik ve diğer yenilenebilir kaynaklar,
  • ekipmanların kullanılmadığında uygun enerji modlarına alınması,
  • ulaşım ihtiyacını azaltan sağlık hizmeti tasarımları

bulunmaktadır.

Çalışmada aktarılan literatür, bütünleşik enerji yönetimi uygulamalarında %20–40 düzeyinde enerji tasarruflarının raporlandığını belirtmektedir. Bu oran önerilen S-CSR modelinin doğrudan ölçülmüş performansı değildir.

3. Sürdürülebilir satın alma ve döngüsel tedarik zincirleri

Satın alma, modelde hastanenin çevresel etkisinin önemli bir yönetim aracı olarak ele alınmaktadır. En ucuz ürünü satın almak yerine ürünün bütün yaşam döngüsünün değerlendirilmesi önerilmektedir.

Bu yaklaşım:

  • yeniden kullanılabilir veya yeniden işlenebilir ürünlerin değerlendirilmesini,
  • ambalaj ve malzeme kullanımının azaltılmasını,
  • tedarikçilerin çevresel ve sosyal performansının sözleşmelere dahil edilmesini,
  • ürün geri alma sistemlerinin oluşturulmasını,
  • ürün sahipliği yerine performansa dayalı sözleşmelerin değerlendirilmesini

içermektedir.

S-CSR perspektifinde tedarikçi seçimi yalnız fiyat ve teknik işlev üzerinden değil; etik çalışma koşulları, lojistik emisyonları, ürün yaşam döngüsü ve kullanım sonu sorumluluğu gibi ölçütler üzerinden de değerlendirilmelidir.

4. Ekonomik ve politika teşvikleri

Araştırmacılar birçok sürdürülebilirlik yatırımının uzun vadede avantaj sağlayabilmesine rağmen yüksek başlangıç maliyeti ve kısa bütçe dönemlerinin uygulamayı engelleyebildiğini belirtmektedir.

Çalışmada tartışılan finansal ve politika araçları arasında:

  • yeşil tahviller,
  • iklim fonları,
  • sürdürülebilirliğe bağlı krediler,
  • karbon fiyatlandırması,
  • yenilenebilir enerji teşvikleri,
  • ESG raporlama gereklilikleri,
  • performansa bağlı akreditasyon,
  • kamu-özel sektör ortaklıkları

bulunmaktadır.

Modelde bunların amacı sürdürülebilirliği ayrı bir maliyet merkezi olarak görmek yerine uzun vadeli hastane yatırım ve risk yönetimiyle ilişkilendirmektir.

Modelin bütünleşik yapısı

Operasyon alanıCE/GE yaklaşımıS-CSR yönetim mekanizmasıÇalışmada öngörülen sonuç yönü
Atık yönetimi ve döngüsel uygulamalarYeniden düşünme, yeniden kullanım, onarım, geri dönüşüm ve kapalı döngülerYeniden kullanılabilir ürün yatırımları, geri dönüşüm ortaklıkları ve doğru atık sınıflandırmasıDaha az bertaraf, daha yüksek kaynak verimliliği ve uzun vadeli maliyet avantajı
Enerji tüketimi ve yenilenebilir entegrasyonDekarbonizasyon, enerji dayanıklılığı ve kaynak verimliliğiBina yenileme yatırımları, yenilenebilir enerji ve sera gazı performansının yönetime bağlanmasıDaha düşük emisyon, enerji güvenliği ve uzun vadeli maliyet tasarrufu
Sürdürülebilir satın alma ve tedarik zincirleriYaşam döngüsü yaklaşımı ve ortak sorumlulukYeşil satın alma kriterleri, tedarikçi değerlendirmesi ve performansa dayalı sözleşmelerTedarik zinciri etkilerinin azaltılması ve daha yüksek döngüsellik
Ekonomik ve politika teşvikleriDüzenleyici destek ve yeşil finansmanYeşil tahvil, kamu-özel ortaklığı ve net-sıfır stratejileriyle bağlantıSürdürülebilirlik yatırımlarının ölçeklenmesi ve kurumsal dönüşüm

Bu tabloda belirtilen sonuçlar deneysel etki büyüklükleri değil, çalışmanın teorik çerçevesinde beklenen sürdürülebilirlik yönleridir.

Çalışmanın dört sınanabilir önermesi

Araştırmacılar kavramsal modeli gelecekteki ampirik çalışmalarda test edilebilecek dört önerme biçiminde formüle etmektedir:

  1. P1: S-CSR, CE ve GE ilkelerinin hastanenin operasyon alanlarına aktarılmasında aracı yönetim mekanizmasıdır.
  2. P2: Kurumsal engeller modelin etkinliğini sınırlarken dijital kolaylaştırıcılar uygulanabilirliği artırabilir.
  3. P3: Küçük ada sağlık sistemlerindeki tedarik ve altyapı kısıtları modelin dayanıklılığı için güçlü bir stres testi oluşturur.
  4. P4: Modelin yüksek kısıtlı ada ortamlarında çalışması halinde daha az kısıtlı sistemlere genellenebilirliğinin destekleneceği öne sürülmektedir.

Özellikle üçüncü ve dördüncü önerme henüz doğrulanmış sonuç olarak değil, gelecekte sınanması gereken teorik önermeler olarak okunmalıdır.

Çalışmanın desteklediği temel yorum

Çalışma, hastane sürdürülebilirliğinin yalnız çevre birimine bırakılmış teknik bir konu olarak görülmemesi gerektiğine ilişkin bütünleşik bir teorik gerekçe sunmaktadır. Atık, enerji, satın alma ve finansman kararlarının üst yönetim, çalışanlar, hastalar ve toplumla ilişkili sosyal sorumluluk çerçevesi içinde değerlendirilmesini önermektedir.

Çalışmanın özgün akademik katkısı yeni bir enerji cihazı, atık teknolojisi veya hastane müdahalesi geliştirmek değil; farklı literatürlerde çoğu zaman ayrı ele alınan CE, GE ve S-CSR kavramlarını hastane yönetimine yönelik tek bir teorik mimari içinde birleştirmektir.

Çalışmanın kanıtlamadığı sonuçlar

  • Önerilen modelin herhangi bir hastanede uygulanmasıyla belirli miktarda enerji veya maliyet tasarrufu sağlanacağı gösterilmemiştir.
  • Model hasta sonuçlarını, çalışan memnuniyetini veya hastane finansal performansını ampirik olarak ölçmemiştir.
  • Belirlenen dört teorik önerme istatistiksel olarak test edilmemiştir.
  • Küçük ada sistemlerinde modelin büyük anakara sistemlerinden daha başarılı olduğu gösterilmemiştir.
  • Dijital teknolojilerin sürdürülebilirliği otomatik olarak artıracağı kanıtlanmamıştır.
  • Çalışmada Türkiye'deki hastanelere ilişkin doğrudan veri bulunmamaktadır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Bu çalışma deneysel, gözlemsel veya klinik bir araştırma değildir. Araştırmacılar teori geliştirmeye yönelik kavramsal analiz ve literatür sentezi kullanmıştır.

Makalenin yöntem açıklamasına göre ilgili literatür Scopus ve Web of Science üzerinde hedefli aramalarla taranmış; ardından temel çalışmalardan hareketle yinelemeli kaynak izleme yöntemi uygulanmıştır.

Belirtilen temel arama terimleri

  • “hospital sustainability”
  • “circular economy healthcare”
  • “green economy hospitals”
  • “strategic CSR healthcare”

Toplanan literatür tematik kodlama ile teorik sütunlar ve operasyon alanları altında sentezlenmiştir.

Yöntemde bildirilmeyen unsurlar

Çalışma sistematik derleme olarak tasarlanmamıştır ve PRISMA süreci bildirmemektedir. Kaynakta:

  • arama tarih aralıklarının eksiksiz sorgu dizgileri,
  • her veri tabanında bulunan toplam kayıt sayısı,
  • duplikasyon giderme süreci,
  • başlık/özet elemesinden geçen çalışma sayıları,
  • ayrıntılı dahil etme ve dışlama kriterleri,
  • formel çalışma kalite değerlendirmesi,
  • meta-analiz

sunulmamaktadır. Araştırmacılar da gelecekte PRISMA rehberli sistematik bir derlemenin alanı daha ayrıntılı haritalayabileceğini belirtmektedir.

Kavramsal modelin yapısı

Çalışmanın Şekil 1'inde model birkaç katman halinde oluşturulmuştur.

KatmanİçerikModeldeki işlev
Teorik temelDöngüsel Ekonomi, Yeşil Ekonomi, Stratejik CSR ve Kurumsal TeoriSürdürülebilirlik mantığını oluşturmak
Yönetsel sentezS-CSR = f(CE, GE)CE ve GE'yi hastane stratejisine aktarmak
Dijital köprüAI analitiği, IoT takibi, gerçek zamanlı izleme ve enerji dijital ikizleriStratejiyi ölçülebilir operasyonlara dönüştürmek
Operasyon alanlarıAtık, enerji, satın alma/tedarik ve ekonomi/politikaUygulama alanlarını tanımlamak
BağlamKurumsal ve coğrafi koşullarModelin uygulanabilirliğini değiştiren sınır koşullarını temsil etmek

Ana “bulgu” nasıl yorumlanmalıdır?

Kavramsal bir araştırmada “bulgu”, deneyde ölçülen bir etki büyüklüğü anlamına gelmez. Bu çalışmanın ana çıktısı teorik sentezdir. Araştırmacılar mevcut literatürü kullanarak aşağıdaki yapıyı önermektedir:

Döngüsel ekonomi + yeşil ekonomi → stratejik CSR aracılığıyla yönetsel sentez → dijital kolaylaştırıcıların desteği → dört hastane operasyon alanında sürdürülebilirlik uygulaması.

Kurumsal engeller bu sürecin gerçekleşmesini sınırlandırabilen moderatörler olarak düşünülmektedir.

Sosyal boyut neden modele dahil edildi?

Çalışma çevresel sürdürülebilirliği hastane yönetiminin tek amacı haline getirmemektedir. S-CSR üzerinden çalışan refahı, iş güvenliği, hasta eğitimi, yaşam kalitesi ve eşit sağlık hizmeti sunumu modelin sosyal bileşeni olarak ele alınmaktadır.

Böylece enerji veya atık açısından daha iyi görünen bir uygulamanın klinik güvenlik, çalışan koşulları veya sağlık hizmetine erişim açısından olumsuz sonuç yaratmaması gerektiği teorik çerçevenin parçası haline getirilmektedir.

Çalışmanın güçlü yönleri

  • Döngüsel ekonomi, yeşil ekonomi, stratejik yönetim ve kurumsal teoriyi aynı hastane modeli içinde birleştirmesi.
  • Sürdürülebilirliği atık veya enerji ile sınırlamayıp satın alma ve finansman kararlarını da sisteme dahil etmesi.
  • Dijital teknolojileri bağımsız amaç değil uygulama mekanizması olarak tanımlaması.
  • Kurumsal ve kültürel engelleri modelin dışında bırakmayıp uygulanabilirliğin bir parçası haline getirmesi.
  • Gelecekte ampirik olarak sınanabilecek açık önermeler geliştirmesi.

Sınırlılıklar

Çalışmanın en temel sınırlılığı ampirik doğrulamanın bulunmamasıdır. Model, mevcut literatürün kavramsal sentezinden oluşturulmuştur.

Ayrıca araştırmacılar modelin hastanelere odaklandığını; birinci basamak sağlık hizmetleri, uzun süreli bakım kuruluşları ve diğer sağlık sistemi bileşenlerindeki uygulanabilirliğinin ayrıca araştırılması gerektiğini belirtmektedir.

Model dört operasyon alanıyla sınırlandırılmıştır. Yazarlar su yönetimi, gıda sistemleri, mobilite ve ulaşım ile bina tasarımı gibi başka sürdürülebilirlik alanlarının ileride bağımsız olarak ele alınabileceğini belirtmektedir.

Bu nedenle çalışma bir “uygulandığında sonucu kanıtlanmış hastane sürdürülebilirlik protokolü” değil, ileride farklı hastane ve sağlık sistemi ortamlarında test edilmesi gereken teorik bir yönetim modelidir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Tam özgün çalışma adı: Rethinking Hospital Sustainability: Integrating Circular and Green Economy Principles Within Strategic Corporate Social Responsibility and Management Frameworks

Yazarlar: Gianpaolo Tomaselli; Gloria Macassa; Karen Maria Borg; Jose Guilherme Couto; Jonathan L. Portelli; Karen Borg Grima; Sandra C. Buttigieg.

Yazar sıralaması: Kaynakta verilen özgün sıra aynen korunmuştur.

Eş katkı/eş birinci yazar: Kaynakta eş katkı veya eş birinci yazarlık bildirimi yer almamaktadır.

Sorumlu yazar: Gianpaolo Tomaselli.

Kurumsal bağlantılar: Department of Health Systems Management and Leadership, Faculty of Health Sciences, University of Malta; Mater Dei Hospital, Malta; Department of Social Work, Criminology and Public Health Sciences, University of Gävle, Sweden; EPIUnit—Instituto de Saúde Pública, University of Porto Medical School, Portugal; Department of Radiography, Faculty of Health Sciences, University of Malta; College of Social Sciences, University of Birmingham, United Kingdom.

Kaynak türü: Hakemli dergide yayımlanmış kavramsal/theory-building makale. Çalışma ampirik değildir.

Dergi: Administrative Sciences

Cilt / makale numarası: 16 / 170

Yayın yılı: 2026

Alınma tarihi: 13 Şubat 2026

Revizyon tarihi: 13 Mart 2026

Kabul tarihi: 18 Mart 2026

Yayın tarihi: 30 Mart 2026

DOI: 10.3390/admsci16040170

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Resmî kaynak bağlantısı:Administrative Sciences / MDPI resmî makale sayfası

Hakemlik durumu: Administrative Sciences, MDPI tarafından uluslararası hakemli akademik dergi olarak tanımlanmaktadır.

Lisans: Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0).

Finansman: Araştırmacılar çalışmanın dış finansman almadığını bildirmiştir.

Etik kurul: Uygulanabilir değil.

Bilgilendirilmiş onam: Uygulanabilir değil.

Veri erişilebilirliği: Çalışmada yeni veri oluşturulmadığı veya analiz edilmediği belirtilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bulunmadığını beyan etmiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma Gianpaolo Tomaselli tarafından gerçekleştirilmiştir. Metodoloji, yazılım, doğrulama, biçimsel analiz, inceleme, veri kürasyonu ve görselleştirme yazarların tamamı tarafından bildirilmiş; özgün taslak Gianpaolo Tomaselli tarafından hazırlanmış ve bütün yazarlar inceleme/düzenleme sürecine katılmıştır.

Literatür kapsamı: Makale, Scopus ve Web of Science üzerinde hedefli aramalar ve temel kaynaklardan yinelemeli kaynak izleme yoluyla oluşturulan literatürü tematik olarak sentezlemektedir. Kaynak sistematik derleme veya meta-analiz olarak tanımlanmamaktadır.

Bu Verianla içeriğinde çalışmanın kavramsal önerileri ile çalışmada aktarılan ikincil literatür bulguları birbirinden ayrılmıştır. Makalede geçen enerji, emisyon, atık, tele-tıp veya ulaşım değerleri mevcut çalışmanın yeni ölçümleriymiş gibi sunulmamıştır.

Çalışmanın en kritik bilimsel sınırlılığı önerilen S-CSR = f(CE, GE) modelinin henüz ampirik olarak sınanmamış olmasıdır. Araştırmacılar gelecekte karşılaştırmalı vaka çalışmaları, karma yöntemli araştırmalar, ülkeler arası analizler ve PRISMA rehberli sistematik incelemelerle modelin doğrulanmasını önermektedir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy