
Bu çalışma, Parkinson hastalarının saç örneklerinde ölçülen metal ve iz element düzeylerinin sağlıklı bireylerden farklı olup olmadığını ve bu düzeylerin hastalığın motor şiddeti, klinik evresi ve süresiyle ilişkili bulunup bulunmadığını araştırmaktadır. Araştırmaya 31 Parkinson hastası ile yaş ve cinsiyet bakımından eşleştirilmiş 30 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir.
Saç örnekleri başın arka bölümünden alınmış, dış kaynaklı kirlenmeyi azaltmak amacıyla standart bir yıkama işleminden geçirilmiş ve nitrik asit ile hidrojen peroksit kullanılarak analiz için hazırlanmıştır. Alüminyum, arsenik, kadmiyum, kobalt, krom, bakır, demir, manganez, nikel, kurşun ve çinko düzeyleri indüktif eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometrisi, yani ICP-OES yöntemiyle ölçülmüştür.
Araştırmanın anlatı bölümünde Parkinson grubunda saç alüminyum düzeylerinin sağlıklı kontrollerden daha düşük; çinko, nikel ve kurşun düzeylerinin ise daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Krom, bakır, demir ve manganez için gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Arsenik, kadmiyum ve kobalt düzeylerinin analitik tespit sınırının altında kaldığı ve bu nedenle istatistiksel değerlendirmeye alınmadığı belirtilmiştir.
Parkinson hastaları kendi içinde incelendiğinde çinko düzeyi ile üç klinik değişken arasında ters yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Daha düşük saç çinko düzeyi; daha yüksek MDS-UPDRS III motor puanı, daha ileri Hoehn ve Yahr evresi ve daha uzun hastalık süresiyle ilişkili bulunmuştur:
- MDS-UPDRS III: r = −0,53; p = 0,002
- Hoehn ve Yahr evresi: r = −0,49; p = 0,005
- Hastalık süresi: r = −0,50; p = 0,004
Bu sonuçların dikkatli yorumlanması gerekir. Parkinson grubunun ortalama çinko değeri kontrol grubundan yüksek olmasına rağmen, yalnızca Parkinson hastaları içinde daha düşük çinko düzeyi daha ağır ve daha uzun süreli hastalıkla ilişkili bulunmuştur. Bu iki bulgu birbirini zorunlu olarak dışlamaz; biri gruplar arasındaki ortalamayı, diğeri Parkinson grubu içindeki dağılımı göstermektedir. Ancak kesitsel çalışma tasarımı çinko değişikliğinin hastalığın nedeni mi, sonucu mu veya tedavi, beslenme ya da başka bir süreçle ilişkili mi olduğunu belirleyemez.
Preprintin sonuç tablosunda önemli iç tutarlılık sorunları da bulunmaktadır. Anlatı metni nikelin Parkinson hastalarında daha yüksek olduğunu söylerken Tablo 1’de Parkinson grubu ortalaması 0,79, kontrol grubu ortalaması 1,72 olarak verilmiştir; bu sayılar nikelin Parkinson grubunda daha düşük olduğunu göstermektedir. Ayrıca birçok t değeri ile karşılık gelen p değeri matematiksel olarak uyumlu görünmemekte, elementlerin ölçüm birimleri ve standart sapmaları tabloda verilmemektedir. Bu nedenle bulgular bağımsız doğrulama ve düzeltilmiş bir istatistiksel raporlama olmadan kesin biyobelirteç kanıtı olarak değerlendirilemez.
Çalışmanın temel problemi nedir?
Parkinson hastalığı, hareketle ilişkili belirtilerin yanında çok sayıda motor olmayan belirtiye de yol açabilen ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Çalışmada hastalığın temel nöropatolojik özellikleri, substantia nigra pars compacta bölgesindeki dopamin üreten nöronların kaybı ve Lewy cisimcikleri içinde yanlış katlanmış alfa-sinüklein birikimi olarak açıklanmaktadır.
Parkinson hastalığının tek bir nedene bağlı olmadığı; genetik yatkınlık, yaşlanma ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğu kabul edilmektedir. Çevresel faktörler içinde metal maruziyetleri özel bir ilgi alanı oluşturur. Çalışmada bazı metallerin:
- oksidatif stres,
- mitokondri işlev bozukluğu,
- nöroinflamasyon,
- lipit peroksidasyonu,
- alfa-sinüklein kümelenmesi,
- yanlış katlanmış proteinlerin hücreden uzaklaştırılmasının bozulması
gibi süreçlerle nörodejenerasyona katkıda bulunabileceği aktarılmaktadır.
Araştırmanın temel sorusu yalnızca “Parkinson hastalarında daha fazla metal var mı?” değildir. Çalışma iki ayrı soruyu değerlendirmektedir:
- Parkinson hastaları ile sağlıklı kontrollerin saçındaki iz element düzeyleri birbirinden farklı mıdır?
- Parkinson hastaları içinde belirli elementlerin düzeyi motor bozukluğun şiddeti, klinik evre veya hastalık süresiyle ilişkili midir?
Saç analizi neden tercih edildi?
Çalışmada kan ve idrar ölçümlerinin daha çok yakın dönemdeki maruziyeti yansıtabileceği, saç analizinin ise elementlerin saç büyümesi sırasında yapıya katılması nedeniyle daha uzun dönemli birikim hakkında bilgi sunabileceği belirtilmektedir.
Saç örneği almanın bazı pratik avantajları vardır:
- İnvaziv değildir.
- Kan alma işlemi gerektirmez.
- Taşınması ve saklanması görece kolaydır.
- Uzun süreli çevresel maruziyetin araştırılmasına olanak sağlayabilir.
Bununla birlikte saçtaki bir elementin yüksek olması, o elementin beyinde de yüksek olduğu anlamına gelmez. Saç düzeyi; dış ortamdan bulaşma, kişisel bakım ürünleri, saç yapısı, beslenme, emilim, vücuttan atılım ve saç büyüme özellikleri gibi birçok süreçten etkilenebilir. Çalışma saç ile beyin dokusu, kan, serum veya beyin omurilik sıvısı arasında doğrudan bir karşılaştırma yapmamıştır.
Bu nedenle saç analizi burada merkezi sinir sistemindeki metal miktarının doğrudan ölçümü değil, olası uzun dönemli element yükünü değerlendirmeye yönelik periferik bir gösterge olarak kullanılmıştır.
Çalışma tasarımı
Araştırma bir vaka-kontrol çalışmasıdır. Parkinson hastalığı tanısı bulunan bireylerin saç element düzeyleri, Parkinson hastalığı bulunmayan sağlıklı kontrollerle karşılaştırılmıştır.
| Grup | Katılımcı sayısı | Ortalama yaş | Erkek oranı |
|---|---|---|---|
| Parkinson hastalığı | 31 | 63,35 ± 6,17 yıl | 18/31; %58,1 |
| Sağlıklı kontrol | 30 | 63,70 ± 7,15 yıl | 17/30; %56,7 |
Gruplar arasında yaş açısından anlamlı fark bulunmamıştır:
\[ p = 0{,}84 \]
Cinsiyet dağılımı da anlamlı biçimde farklı değildir:
\[ p = 1{,}00 \]
Bu eşleştirme, saç element farklılıklarının yalnızca yaş veya cinsiyet dağılımından kaynaklanma olasılığını azaltmayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte eşleştirme, beslenme, sosyoekonomik durum, yaşanılan bölge, kullanılan su, ilaçlar ve geçmiş çevresel maruziyetler gibi bütün olası karıştırıcı etkenleri ortadan kaldırmaz.
Katılımcılar nasıl seçildi?
Parkinson hastaları Kocaeli Medicalpark Hastanesi Nöroloji Bölümünden Haziran 2024 ile Ocak 2025 arasında alınmıştır. Hastaların:
- Birleşik Krallık Beyin Bankası Parkinson tanı ölçütlerini karşılaması,
- 40 yaşında veya daha büyük olması,
- yazılı bilgilendirilmiş onam vermesi
gerekmektedir.
Her iki grup için dışlama ölçütleri oldukça geniş tutulmuştur. Hareketi veya metal metabolizmasını etkileyebilecek önemli kardiyovasküler, solunum, böbrek, karaciğer ve nörolojik hastalıklar; aktif enfeksiyonlar; bağırsak emilim bozuklukları; vitamin veya mineral takviyesi kullanımı; sigara geçmişi; alkol kötüye kullanımı ve bilinen mesleki ya da çevresel metal maruziyeti dışlama nedenleri arasındadır.
Metal implant, protez veya cerrahi donanımı bulunan kişiler de çalışma dışında bırakılmıştır. Bu yaklaşım, ölçülen metal düzeylerini etkileyebilecek bazı belirgin kaynakları sınırlandırmayı amaçlamaktadır.
Antiparkinson ilaçları dışındaki bazı psikoaktif ilaçların kullanımı dışlanmış, ancak Parkinson hastalarının kullandığı ilaçların türü, dozu veya tedavi süresi sonuçlarda ayrıntılandırılmamıştır. Bu nedenle antiparkinson tedavisinin saç element düzeyleriyle ilişkisi değerlendirilememektedir.
Klinik şiddet nasıl ölçüldü?
Parkinson grubunun motor şiddeti Movement Disorder Society–Unified Parkinson’s Disease Rating Scale Part III, yani MDS-UPDRS III ile değerlendirilmiştir. Bu bölüm, hastanın motor muayenesine odaklanır. Daha yüksek puan daha belirgin motor bozukluğu ifade eder.
Parkinson grubunun ortalama MDS-UPDRS III puanı:
\[ 38{,}0 \pm 13{,}33 \]
olarak bildirilmiştir.
Hastalığın genel evresi Hoehn ve Yahr ölçeğiyle değerlendirilmiştir. Ortalama evre:
\[ 2{,}50 \pm 0{,}93 \]
olarak verilmiştir. Yazarlar bunu orta düzey hastalık şiddetiyle uyumlu olarak yorumlamaktadır.
Ortalama hastalık süresi ise:
\[ 7{,}94 \pm 4{,}26\ \text{yıl} \]
olarak bildirilmiştir.
Çalışma motor olmayan belirtileri değerlendirmemiştir. Dolayısıyla element düzeylerinin bilişsel belirtiler, depresyon, uyku sorunları, otonom işlev bozukluğu veya yaşam kalitesiyle ilişkisi bilinmemektedir.
Saç örnekleri nasıl toplandı?
Katılımcılardan örnekleme günü saçlarını yıkamaları istenmiştir. Yaklaşık 0,5–1,0 gram saç, başın arka bölümündeki oksipital alandan, etanolle temizlenmiş paslanmaz çelik makas kullanılarak alınmıştır.
Örnekler homojenliği artırmak amacıyla yaklaşık 5 milimetrelik küçük parçalara kesilmiş ve analiz zamanına kadar polietilen kaplarda saklanmıştır.
Dışarıdan bulaşmış metal parçacıklarını azaltmak için saç örnekleri:
- etil eter–aseton çözeltisiyle yıkanmış,
- %5 EDTA ile işleme tabi tutulmuş,
- yüksek saflıkta deiyonize suyla durulanmış,
- nitrik asit ve hidrojen peroksitle sindirilmiş,
- deiyonize suyla seyreltilmiş,
- filtrelenerek ölçüme hazırlanmıştır.
Bu işlem dış kontaminasyonu azaltmayı amaçlamaktadır. Ancak yıkama işleminin saçın kendi yapısına katılmış elementlerin bir bölümünü etkileyip etkilemediği veya farklı elementler için geri kazanım oranları metinde raporlanmamıştır.
Hangi elementler ölçüldü?
ICP-OES yöntemiyle aşağıdaki elementlerin ölçülmesi planlanmıştır:
- Alüminyum — Al
- Arsenik — As
- Kadmiyum — Cd
- Kobalt — Co
- Krom — Cr
- Bakır — Cu
- Demir — Fe
- Manganez — Mn
- Nikel — Ni
- Kurşun — Pb
- Çinko — Zn
Çalışma bu elementlerin tümünü “heavy metals” veya ağır metaller başlığı altında ele almaktadır. Bununla birlikte panel, kurşun gibi toksik maruziyetlerle ilişkilendirilen elementlerin yanında çinko, bakır, demir ve manganez gibi normal biyolojik işlevler için gerekli iz elementleri de içermektedir.
Arsenik, kadmiyum ve kobalt düzeylerinin analitik tespit sınırının altında kaldığı ve istatistiksel değerlendirmeden çıkarıldığı belirtilmiştir.
ICP-OES ölçümünün raporlanmasındaki eksikler
Çalışmada analizlerin standart laboratuvar koşullarında yapıldığı belirtilmekle birlikte aşağıdaki teknik ayrıntılar sunulmamıştır:
- Her element için tespit ve tayin sınırları,
- kalibrasyon eğrileri,
- kalite kontrol materyalleri,
- tekrar ölçüm değişkenliği,
- ölçüm belirsizliği,
- geri kazanım oranları,
- saç konsantrasyonlarının birimi.
Özellikle birimlerin belirtilmemiş olması, 206,83 değerindeki çinko ile 3,60 değerindeki kurşun gibi sayıların biyolojik veya toksikolojik açıdan yorumlanmasını ciddi biçimde sınırlandırmaktadır.
Gruplar arasındaki temel sonuçlar
Tablo 1’de verilen ortalama değerler şöyledir:
| Element | Parkinson grubu ortalaması | Kontrol grubu ortalaması | Tabloda verilen p değeri | Metindeki yorum |
|---|---|---|---|---|
| Alüminyum | 9,02 | 40,19 | <0,0001 | Parkinson grubunda daha düşük |
| Krom | 0,39 | 0,42 | 0,68 | Anlamlı fark yok |
| Bakır | 13,92 | 10,72 | 0,1568 | Anlamlı fark yok |
| Demir | 50,78 | 79,57 | 0,112 | Anlamlı fark yok |
| Manganez | 3,35 | 2,72 | 0,2876 | Anlamlı fark yok |
| Nikel | 0,79 | 1,72 | 0,0037 | Anlatı metninde Parkinson grubunda daha yüksek deniliyor |
| Kurşun | 3,60 | 1,70 | 0,0133 | Parkinson grubunda daha yüksek |
| Çinko | 206,83 | 67,29 | <0,0001 | Parkinson grubunda daha yüksek |
Önemli veri uyarısı: Konsantrasyon birimi ve standart sapmalar tabloda verilmemiştir. Dolayısıyla ortalamaların dağılımı, uç değerlerin etkisi ve gruplar içindeki değişkenlik değerlendirilememektedir.
Alüminyum sonucu
Saç alüminyum ortalaması Parkinson grubunda 9,02, kontrol grubunda 40,19 olarak verilmiştir. Metinde bu farkın p < 0,0001 düzeyinde anlamlı olduğu belirtilmektedir.
Bu sonuç, Parkinson hastalarında bütün metallerin mutlaka arttığı yönündeki basit bir modele uymamaktadır. Alüminyum daha düşük bulunmuştur. Bunun hastalık biyolojisi, beslenme, emilim, vücuttan atılım, saç yapısı veya örnek hazırlama süreciyle ilişkisi mevcut çalışma tarafından belirlenmemiştir.
Alüminyum düzeyinin düşük olması koruyucu olduğu veya hastalık nedeniyle tüketildiği anlamına gelmez. Çalışma yalnızca iki grup arasında kesitsel bir fark bildirmektedir.
Kurşun sonucu
Kurşun ortalaması Parkinson grubunda 3,60, kontrol grubunda 1,70 olarak verilmiş ve fark için p = 0,0133 bildirilmiştir.
Yazarlar bu sonucu, uzun dönemli kurşun maruziyetiyle Parkinson hastalığı arasında ilişki bildiren önceki araştırmalarla uyumlu olarak yorumlamaktadır. Saçın kümülatif maruziyeti yansıtabileceği varsayımı nedeniyle, saç kurşun düzeyinin kan düzeyine kıyasla daha uzun zaman aralığına ilişkin bilgi sağlayabileceği öne sürülmektedir.
Bununla birlikte çalışma katılımcıların geçmiş yaşam alanlarını, içme suyu kaynaklarını, eski bina veya boya maruziyetlerini ve çocukluk dönemindeki çevresel maruziyetleri nicel olarak ölçmemiştir. Bilinen mesleki veya çevresel metal maruziyeti olan kişiler dışlanmış olsa da fark edilmeyen geçmiş maruziyetler tamamen dışlanamaz.
Kurşun düzeyi Parkinson grubunda yüksek bulunmasına rağmen MDS-UPDRS III, Hoehn ve Yahr evresi veya hastalık süresiyle anlamlı korelasyon göstermemiştir. Bu nedenle mevcut çalışma kurşunun hastalığın ilerlemesiyle birlikte düzenli biçimde arttığını göstermemektedir.
Demir sonucu
Saç demir ortalaması Parkinson grubunda 50,78, kontrol grubunda 79,57 olarak verilmiş; p = 0,112 ile anlamlı fark bulunmamıştır.
Çalışmada Parkinson hastalığında substantia nigra bölgesindeki demir birikimine ilişkin önceki kanıtlar tartışılmıştır. Ancak saç demir düzeyinin beyindeki bölgesel demir birikimini yansıtmayabileceği belirtilmektedir.
Bu sonuç önemli bir ayrımı gösterir: Beynin belirli bir anatomik bölgesindeki metal dağılımı ile saçta ölçülen periferik element düzeyi aynı biyolojik ölçüm değildir. Saç demirinin normal veya düşük olması, substantia nigra bölgesinde demir birikimi bulunmadığını kanıtlamaz.
Nikel sonucundaki metin-tablo uyuşmazlığı
Özet, sonuç ve tartışma bölümleri nikel düzeyinin Parkinson hastalarında daha yüksek olduğunu bildirmektedir. Ancak Tablo 1’de:
- Parkinson grubu: 0,79
- Kontrol grubu: 1,72
değerleri bulunmaktadır.
Bu sayılar doğruysa nikel düzeyi Parkinson grubunda daha yüksek değil, daha düşüktür. Tabloda p = 0,0037 verilmesi iki grup arasında anlamlı fark bulunduğu iddiasını desteklemek üzere sunulmuştur; ancak farkın yönü metinle çelişmektedir.
Bu makalede söz konusu uyuşmazlık düzeltilmemiştir. Yazarların ham verileri veya revize edilmiş tabloyu yayımlaması, hangi değerin doğru olduğunu açıklığa kavuşturmalıdır.
Çinko neden çalışmanın merkezine yerleşti?
Çinko, gruplar arası karşılaştırmada en büyük sayısal farklardan birini göstermiştir:
- Parkinson grubu ortalaması: 206,83
- Kontrol grubu ortalaması: 67,29
- p < 0,0001
Çalışmada çinkonun antioksidan savunma, bağışıklık düzenlenmesi, sinaptik iletim ve protein homeostazında rol alan temel bir iz element olduğu belirtilmektedir.
Ancak çinko sonucunda iki farklı analiz düzeyi bulunmaktadır:
- Gruplar arasında: Parkinson hastalarının ortalama saç çinkosu kontrollerden daha yüksektir.
- Parkinson grubunun içinde: Daha düşük saç çinkosu daha ağır motor bozukluk, daha ileri evre ve daha uzun hastalık süresiyle ilişkilidir.
Bu örüntü ilk bakışta çelişkili görünebilir. Ancak grup ortalaması ile grup içindeki korelasyon aynı soruyu yanıtlamaz. Parkinson grubunun tamamı kontrol grubundan daha yüksek değerlere sahip olabilir; buna rağmen Parkinson grubu içinde görece düşük çinko değerlerine sahip hastaların klinik durumu daha ağır olabilir.
Örneğin yalnızca açıklama amacıyla, kontrol grubunun değerleri düşük bir aralıkta, Parkinson grubunun değerleri daha yüksek fakat kendi içinde geniş bir aralıkta dağılıyorsa; Parkinson hastaları içinde hastalık süresi arttıkça değerlerin yüksek düzeyden daha düşük düzeye doğru gerilemesi matematiksel olarak mümkündür.
Ancak bu açıklama çalışmada doğrudan gösterilmemiştir. Bireysel dağılım grafikleri, regresyon grafikleri ve zaman içindeki seri ölçümler sunulmamıştır.
Çinko ile motor şiddet arasındaki ilişki
MDS-UPDRS III puanı ile saç çinko düzeyi arasında:
\[ r = -0{,}53,\quad p = 0{,}002 \]
ilişkisi bulunmuştur.
Negatif işaret, çinko azaldıkça motor puanın yükselme eğiliminde olduğunu gösterir. Korelasyon katsayısının mutlak değeri 0,53 olduğundan ilişki orta düzeyde ters yönlüdür.
Çalışmanın mantığını açıklamak için korelasyonun karesi hesaplanabilir:
\[ r^2 = (-0{,}53)^2 \approx 0{,}28 \]
Bu değer, iki değişken arasındaki doğrusal ortak değişkenliğin yaklaşık %28 düzeyinde olduğunu gösteren matematiksel bir özettir. Bu oran çinkonun motor şiddetin %28’ine neden olduğu anlamına gelmez. Korelasyon nedenselliği göstermez ve küçük örneklemde tahmin belirsizliği yüksektir.
Çinko ile Hoehn ve Yahr evresi arasındaki ilişki
Çinko ile Hoehn ve Yahr evresi arasında:
\[ r = -0{,}49,\quad p = 0{,}005 \]
ilişkisi bildirilmiştir. Daha düşük çinko değerleri daha ileri klinik evreyle birlikte görülmüştür.
Hoehn ve Yahr ölçeği sıralı, yani ordinal bir evreleme sistemidir. Çalışmada bu değişken Pearson korelasyonuyla analiz edilmiştir. Pearson korelasyonu sürekli değişkenler arasındaki doğrusal ilişkiyi değerlendirmek için kullanılır. Ordinal bir evre değişkeni üzerinde bu yöntemin kullanılması sonuçların yorumunda dikkat gerektirir. Metinde alternatif sıralama temelli bir korelasyon analizi bildirilmemiştir.
Çinko ile hastalık süresi arasındaki ilişki
Çinko ile hastalık süresi arasında:
\[ r = -0{,}50,\quad p = 0{,}004 \]
ilişkisi bulunmuştur. Hastalık süresi uzadıkça saç çinko düzeyinin düşme eğilimi gösterdiği bildirilmektedir.
Bu sonuç zaman içindeki değişimi doğrudan ölçmemektedir. Her hasta yalnızca bir kez değerlendirilmiştir. Uzun hastalık süresine sahip kişilerin düşük çinkoya sahip olması, aynı kişinin çinkosunun yıllar içinde azaldığını kanıtlamaz. Böyle bir sonuca ulaşmak için aynı hastaların tekrarlı ölçümlerle uzun süre izlenmesi gerekir.
Diğer elementlerin klinik korelasyonları
| Element | MDS-UPDRS III | Hoehn ve Yahr | Hastalık süresi |
|---|---|---|---|
| Alüminyum | r = −0,24; p = 0,203 | r = −0,25; p = 0,173 | r = −0,25; p = 0,174 |
| Krom | r = −0,31; p = 0,094 | r = −0,32; p = 0,077 | r = −0,32; p = 0,078 |
| Bakır | r = 0,03; p = 0,880 | r = −0,02; p = 0,935 | r = 0,03; p = 0,872 |
| Demir | r = −0,24; p = 0,187 | r = −0,23; p = 0,205 | r = −0,26; p = 0,164 |
| Manganez | r = −0,29; p = 0,113 | r = −0,26; p = 0,159 | r = −0,29; p = 0,116 |
| Nikel | r = −0,32; p = 0,076 | r = −0,31; p = 0,084 | r = −0,33; p = 0,066 |
| Kurşun | r = −0,18; p = 0,339 | r = −0,22; p = 0,241 | r = −0,19; p = 0,304 |
| Çinko | r = −0,53; p = 0,002 | r = −0,49; p = 0,005 | r = −0,50; p = 0,004 |
Krom ve nikel için p değerleri 0,05 sınırına yaklaşmış olsa da istatistiksel anlamlılık ölçütünü karşılamamıştır. Çalışmada bunlar eğilim düzeyinde ilişkiler olarak tanımlanmıştır.
Kurşunun Parkinson grubunda daha yüksek olduğu bildirilmesine rağmen klinik şiddet ölçümleriyle anlamlı ilişkisi yoktur. Bu durum, bir elementin hastalık grubunda yüksek bulunmasıyla hastalığın evresi boyunca düzenli biçimde değişmesinin farklı hipotezler olduğunu gösterir.
Çoklu karşılaştırma sorunu
Tablolar üzerinden sayıldığında çalışma:
- sekiz element için grup karşılaştırması,
- sekiz element ile üç klinik değişken arasında 24 korelasyon
sunmaktadır. Böylece en az 32 istatistiksel karşılaştırma yapılmıştır.
Metinde Bonferroni, yanlış keşif oranı veya başka bir çoklu karşılaştırma düzeltmesi uygulandığı belirtilmemiştir. Çok sayıda test aynı p < 0,05 sınırıyla değerlendirildiğinde, bazı anlamlı sonuçların tesadüfen ortaya çıkma olasılığı yükselir.
Çinko korelasyonlarının p değerleri görece düşük ve üç klinik değişkende tutarlı olsa da, çoklu test düzeltmesinin raporlanmamış olması sonuçların bağımsız bir örneklemde doğrulanmasını daha da önemli hale getirir.
Tablo 1’deki t ve p değerleri neden sorunlu?
Bağımsız örneklem t testinde t istatistiğinin büyüklüğü, örneklem sayısı ve serbestlik derecesiyle birlikte p değerini belirler. Aynı veya birbirine çok yakın t değerlerinin çok farklı p değerleri üretmesi beklenmez.
Tablo 1’de:
- Alüminyum için t = 1,97 ve p < 0,0001,
- Bakır için t = 1,97 ve p = 0,1568,
- Demir için t = 1,97 ve p = 0,112,
- Çinko için t = 1,97 ve p < 0,0001
verilmiştir.
Aynı t değerinin aynı örneklem yapısında bu kadar farklı p değerleriyle eşleşmesi istatistiksel olarak tutarlı görünmemektedir. Nikel için t = 1,99 ve p = 0,0037, kurşun için t = 2,09 ve p = 0,0133 değerleri de bağımsız biçimde kontrol edilmelidir.
Tablo ayrıca grup standart sapmalarını veya standart hatalarını vermediği için t değerlerinin yeniden hesaplanması mümkün değildir. Bu durum çalışmanın en önemli raporlama sınırlılıklarından biridir.
Kobalt verisindeki tutarsızlık
Yöntem ve sonuç anlatısında arsenik, kobalt ve kadmiyum düzeylerinin tespit sınırının altında kaldığı ve istatistiksel analiz yapılmadığı belirtilmektedir.
Buna rağmen Tablo 1’de kobalt için:
- Parkinson grubu ortalaması: 0,28
- Kontrol grubu ortalaması: 0,00
- t değeri: 2,07
verilmiştir; p değeri ise tireyle boş bırakılmıştır.
Tespit sınırının altında kabul edilen bir element için ortalama ve t değeri verilmesi açıklık gerektirmektedir. Değerlerin tespit sınırına nasıl işlendiği, sıfır ataması yapılıp yapılmadığı veya t değerinin tabloya yanlışlıkla eklenip eklenmediği belirtilmemiştir.
Etik onay zamanlamasında açıklık gerektiren nokta
Katılımcıların Haziran 2024 ile Ocak 2025 arasında çalışmaya alındığı belirtilmektedir. Etik kurul onayı ise “Istanbul Aydin University Ethics Committee, Approval No. 132/2026” şeklinde raporlanmıştır.
Onay numarasındaki “2026” ifadesinin onay yılı mı yoksa yalnızca kurum içi numaralandırmanın bir parçası mı olduğu açıklanmamıştır. İnsan katılımcıların araştırmaya alınmasından önce etik onay alınmış olması gerektiği için bu tarihsel sıralamanın revize edilmiş metinde açıkça belirtilmesi önemlidir.
Çalışmada bütün katılımcılardan yazılı bilgilendirilmiş onam alındığı ve işlemlerin Helsinki Bildirgesi’ne uygun yürütüldüğü ifade edilmektedir.
Çalışmanın güçlü yönleri
- Yaş ve cinsiyet eşleştirmesi: Kontrol ve Parkinson grupları temel demografik özellikler bakımından benzerdir.
- Geniş dışlama ölçütleri: Sigara, takviye kullanımı ve bilinen metal maruziyeti gibi bazı karıştırıcılar sınırlandırılmıştır.
- Standartlaştırılmış örnek toplama: Saç örnekleri aynı anatomik bölgeden ve temizlenmiş araçlarla alınmıştır.
- Dış kontaminasyonu azaltma işlemi: Organik çözücü, EDTA ve deiyonize su kullanılarak standart yıkama yapılmıştır.
- Birden fazla elementin ölçülmesi: Tek bir metal yerine geniş bir iz element paneli değerlendirilmiştir.
- Birden fazla klinik ölçüt: Motor puan, klinik evre ve hastalık süresi birlikte analiz edilmiştir.
- Hastalık şiddetiyle ilişki analizi: Yalnızca hasta-kontrol farkı değil, Parkinson grubu içindeki klinik değişkenler de araştırılmıştır.
Çalışmanın sınırlılıkları
- Küçük örneklem: Analiz 31 Parkinson hastası ve 30 kontrolle sınırlıdır.
- Kesitsel tasarım: Element değişikliklerinin hastalıktan önce mi sonra mı oluştuğu belirlenemez.
- Tek biyolojik materyal: Yalnızca saç ölçülmüş; kan, serum, idrar veya beyin omurilik sıvısıyla karşılaştırma yapılmamıştır.
- Merkezi sinir sistemi ölçümü yoktur: Saç değerleri substantia nigra veya başka bir beyin bölgesindeki metal düzeyini doğrudan göstermez.
- Ölçüm birimleri verilmemiştir: Sayısal değerlerin mutlak biyolojik anlamı değerlendirilememektedir.
- Standart sapmalar eksiktir: Grup içi dağılım ve uç değerlerin etkisi görülememektedir.
- İstatistiksel iç tutarsızlıklar vardır: t ve p değerleri birbirleriyle uyumlu görünmemektedir.
- Nikelin yönü belirsizdir: Metin yüksek, tablo düşük nikel göstermektedir.
- Kobalt raporlaması tutarsızdır: Tespit sınırının altında denilmesine rağmen ortalama ve t değeri verilmiştir.
- Çoklu karşılaştırma düzeltmesi belirtilmemiştir: Yanlış pozitif bulgu olasılığı artabilir.
- Hoehn ve Yahr için Pearson korelasyonu kullanılmıştır: Ordinal evre verisinin analizi dikkatli yorumlanmalıdır.
- Beslenme ayrıntıları yoktur: Günlük besin alımı veya çinko içeriği nicel olarak değerlendirilmemiştir.
- İlaç etkisi bilinmemektedir: Antiparkinson ilaçlarının türü ve dozu analiz edilmemiştir.
- Saç özellikleri raporlanmamıştır: Saç boyası, kozmetik işlem, saç rengi ve örnek uzunluğu gibi değişkenler verilmemiştir.
- Motor olmayan belirtiler değerlendirilmemiştir: Elementlerin bilişsel veya psikiyatrik belirtilerle ilişkisi bilinmemektedir.
- Sağlıklı kontrol tanımı sınırlıdır: Kontrollerin ayrıntılı laboratuvar veya beslenme değerlendirmesi raporlanmamıştır.
- Hakem değerlendirmesi yoktur: Bulgular bağımsız bilimsel değerlendirmeden geçmemiştir.
Çalışma ne söylüyor?
- İncelenen örneklemde Parkinson hastaları ile sağlıklı kontrollerin bazı saç element ortalamaları farklıdır.
- Tabloya göre alüminyum Parkinson grubunda daha düşüktür.
- Kurşun ve çinko Parkinson grubunda daha yüksektir.
- Nikel için metin ve tablo birbiriyle uyuşmamaktadır.
- Krom, bakır, demir ve manganez için anlamlı grup farkı bildirilmemiştir.
- Parkinson grubu içinde daha düşük çinko, daha ağır motor bozuklukla ilişkilidir.
- Daha düşük çinko, daha ileri Hoehn ve Yahr evresiyle ilişkilidir.
- Daha düşük çinko, daha uzun hastalık süresiyle ilişkilidir.
- Diğer elementlerde aynı ölçüde tutarlı klinik korelasyon bulunmamıştır.
Çalışma ne söylemiyor?
- Ağır metallerin Parkinson hastalığına kesin olarak neden olduğunu göstermemektedir.
- Saç çinkosunun Parkinson tanısı koyabildiğini göstermemektedir.
- Belirli bir çinko değerinin hastalığın evresini kesin olarak belirlediğini göstermemektedir.
- Çinko takviyesinin Parkinson belirtilerini iyileştireceğini göstermemektedir.
- Kurşun azaltımının hastalığı durduracağını kanıtlamamaktadır.
- Saçtaki elementlerin beyindeki element düzeyleriyle aynı olduğunu göstermemektedir.
- Element değişikliğinin hastalığın nedeni mi sonucu mu olduğunu belirlememektedir.
- Hastalık ilerledikçe aynı kişinin çinko düzeyinin zaman içinde düştüğünü doğrudan göstermemektedir.
- Saç analizinin klinik kullanım için yeterince duyarlı ve özgül olduğunu kanıtlamamaktadır.
Geçmiş açısından önemi
Parkinson hastalığında çevresel metal maruziyetleri uzun süredir araştırılmaktadır. Özellikle demir, manganez ve kurşun gibi elementlerin oksidatif stres, mitokondri bozukluğu ve protein kümelenmesiyle ilişkisi üzerinde durulmuştur.
Önceki araştırmalar farklı biyolojik materyaller kullandığı için çelişkili sonuçlar üretmiştir. Kan ve idrar yakın dönemli maruziyeti, saç veya kemik ise daha uzun dönemli birikimi temsil edebilir. Bu çalışma, saç örneklerini kullanarak uzun dönemli metal yükü hipotezine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Bugün açısından önemi
Çalışmanın en dikkat çekici yönü, çinkonun yalnızca Parkinson ve kontrol grupları arasında farklılaşması değil, Parkinson hastaları içindeki üç ayrı klinik değişkenle de ilişkili bulunmasıdır. Bu tutarlılık çinkoyu daha ayrıntılı araştırılmaya değer bir aday haline getirmektedir.
Ancak mevcut veri, çinkoyu kullanılabilir bir biyobelirteç haline getirmek için yeterli değildir. Biyobelirteç olarak kullanılabilmesi için:
- ölçüm birimlerinin ve laboratuvar standartlarının belirlenmesi,
- normal referans aralıklarının oluşturulması,
- sonuçların bağımsız merkezlerde tekrarlanması,
- duyarlılık ve özgüllüğün hesaplanması,
- ilaç ve beslenme etkilerinin ayrıştırılması,
- zaman içindeki değişimin gösterilmesi
gerekir.
Gelecek açısından önemi
Çalışmanın sonuçları gelecekteki araştırmalar için birkaç yön göstermektedir:
- Daha büyük ve farklı bölgelerden katılımcılarla çok merkezli çalışmalar yapılmalıdır.
- Aynı hastalar yıllar boyunca izlenerek saç çinkosunun gerçekten azalıp azalmadığı araştırılmalıdır.
- Saç ölçümleri serum, tam kan, idrar ve beyin omurilik sıvısıyla karşılaştırılmalıdır.
- Beslenme, ilaç kullanımı, böbrek işlevi ve emilim durumu nicel olarak modele eklenmelidir.
- Metal düzeyleri motor olmayan belirtilerle de karşılaştırılmalıdır.
- Saç analizinin tekrarlanabilirliği ve laboratuvarlar arası uyumu test edilmelidir.
- Çinko değişikliğinin hastalık biyolojisine etkisi deneysel çalışmalarla araştırılmalıdır.
Gündelik yaşam açısından ne anlama geliyor?
Bu çalışma, Parkinson hastalarının veya sağlıklı bireylerin kendi başlarına saç analizi yaptırarak hastalık risklerini belirleyebileceğini göstermemektedir. Ticari saç mineral testlerinin sonuçları; örnek toplama, yıkama, laboratuvar yöntemi ve referans aralıklarına göre değişebilir.
Çalışma ayrıca çinko takviyesi kullanımını önermemektedir. Parkinson grubunun ortalama saç çinkosu kontrollerden yüksek bulunmuştur; buna karşılık grup içinde düşük değerler daha ağır hastalıkla ilişkilidir. Bu karmaşık örüntü, kontrolsüz takviyenin bilimsel olarak gerekçelendirilemeyeceğini göstermektedir.
Gündelik yaşam için çıkarılabilecek güvenli sonuç, çevresel maruziyetlerle nörodejeneratif hastalıklar arasındaki ilişkinin araştırılmaya değer olduğudur. Ancak bireysel tanı, tedavi veya takviye kararı için bu çalışma tek başına kullanılmamalıdır.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Araştırma tasarımının teknik özeti
| Özellik | Çalışmada uygulanan yöntem |
|---|---|
| Çalışma türü | Kesitsel vaka-kontrol çalışması |
| Parkinson grubu | 31 hasta |
| Kontrol grubu | 30 sağlıklı birey |
| Katılımcı alım dönemi | Haziran 2024–Ocak 2025 |
| Tanı ölçütü | UK Brain Bank Parkinson hastalığı ölçütleri |
| Motor değerlendirme | MDS-UPDRS III |
| Klinik evre | Hoehn ve Yahr ölçeği |
| Örnek türü | Oksipital bölgeden 0,5–1,0 g saç |
| Element ölçüm yöntemi | ICP-OES |
| İstatistik yazılımı | IBM SPSS Statistics 26.0 |
| Grup karşılaştırması | Bağımsız örneklem t testi |
| Kategorik karşılaştırma | Ki-kare testi |
| Korelasyon | Pearson korelasyon analizi |
| Anlamlılık sınırı | İki yönlü p < 0,05 |
Saç örneği hazırlama iş akışı
- Katılımcının örnekleme günü saçını yıkaması
- Oksipital bölgeden 0,5–1,0 g örnek alınması
- Saçın yaklaşık 5 mm parçalara kesilmesi
- Etil eter–aseton çözeltisiyle yıkama
- %5 EDTA uygulaması
- Yüksek saflıkta deiyonize suyla durulama
- Yaklaşık 0,5 g örneğin nitrik asit ve hidrojen peroksitle sindirilmesi
- Seyreltme ve filtreleme
- ICP-OES ile element ölçümü
Parkinson grubunun klinik özellikleri
| Değişken | Ortalama ± standart sapma |
|---|---|
| MDS-UPDRS III | 38,0 ± 13,33 |
| Hoehn ve Yahr evresi | 2,50 ± 0,93 |
| Hastalık süresi | 7,94 ± 4,26 yıl |
Gruplar arasında anlamlı olduğu bildirilen sonuçlar
| Element | Parkinson | Kontrol | p değeri | Değerlendirme |
|---|---|---|---|---|
| Alüminyum | 9,02 | 40,19 | <0,0001 | Parkinson grubunda daha düşük |
| Nikel | 0,79 | 1,72 | 0,0037 | Tablo Parkinson grubunda daha düşük, anlatı daha yüksek olduğunu söylüyor |
| Kurşun | 3,60 | 1,70 | 0,0133 | Parkinson grubunda daha yüksek |
| Çinko | 206,83 | 67,29 | <0,0001 | Parkinson grubunda daha yüksek |
Tablo notu: Konsantrasyon birimleri ve standart sapmalar PDF’deki tabloda verilmemiştir. t ve p değerlerinde bağımsız doğrulama gerektiren tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Anlamlı fark bulunmayan grup karşılaştırmaları
| Element | Parkinson | Kontrol | p değeri |
|---|---|---|---|
| Krom | 0,39 | 0,42 | 0,68 |
| Bakır | 13,92 | 10,72 | 0,1568 |
| Demir | 50,78 | 79,57 | 0,112 |
| Manganez | 3,35 | 2,72 | 0,2876 |
Çinkonun klinik ilişkileri
| Klinik değişken | Korelasyon | p değeri | Anlamı |
|---|---|---|---|
| MDS-UPDRS III | r = −0,53 | 0,002 | Daha düşük çinko, daha ağır motor bulguyla ilişkili |
| Hoehn ve Yahr | r = −0,49 | 0,005 | Daha düşük çinko, daha ileri evreyle ilişkili |
| Hastalık süresi | r = −0,50 | 0,004 | Daha düşük çinko, daha uzun hastalık süresiyle ilişkili |
Teknik olarak en önemli yorum
Çalışmanın en tutarlı sonucu, Parkinson grubundaki saç çinko düzeyinin üç ayrı klinik değişkenle ters yönlü ilişki göstermesidir. Ancak bu sonuç:
- küçük bir örnekleme,
- tek zamanlı ölçüme,
- yalnızca saç analizine,
- çoklu test düzeltmesi belirtilmeyen korelasyonlara
dayanmaktadır.
Bu nedenle çinko, mevcut çalışmada doğrulanmış biyobelirteç değil, daha büyük ve uzunlamasına çalışmalarda sınanması gereken bir aday ilişki olarak değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Bu içerik, Bekir Enes Demiryürek, Seda Karayünlü Bozbaş, Onur Gümüş, Songül Şenadım, Rıza Sonkaya ve Mustafa Ceylan tarafından hazırlanan “Heavy Metal Accumulation in Parkinson's Disease: An Evaluation of Hair Analysis” başlıklı çalışmaya dayanmaktadır.
Çalışma SSRN üzerinde sunulan bir preprint araştırma makalesidir. Metinde açıkça “This preprint research paper has not been peer reviewed” ve “Preprint not peer reviewed” uyarıları bulunmaktadır. Dolayısıyla çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. PDF’de doğrulanmış nihai dergi kabulü veya hakemli yayın bilgisi bulunmamaktadır.
Araştırma, 31 Parkinson hastası ile 30 sağlıklı kontrolün karşılaştırıldığı kesitsel bir vaka-kontrol çalışmasıdır. Klinik deney, tedavi müdahalesi veya uzunlamasına takip çalışması değildir.
Saç örnekleri ICP-OES ile analiz edilmiştir. Çalışma merkezi sinir sistemindeki metal miktarını doğrudan ölçmemiş; serum, kan, idrar veya beyin omurilik sıvısı sonuçlarıyla karşılaştırma yapmamıştır.
Kesitsel tasarım nedeniyle saç element düzeylerinin Parkinson hastalığına neden olduğu veya hastalık ilerledikçe aynı bireyde değiştiği sonucuna varılamaz. Bildirilen ilişkiler korelasyoneldir.
Preprintte nikel sonuçlarının yönü, kobaltın tespit sınırı durumu, t ve p değerlerinin uyumu, konsantrasyon birimleri, grup standart sapmaları ve etik onay numarasının zamanlaması açısından açıklığa kavuşturulması gereken noktalar bulunmaktadır. Bu içerikte söz konusu değerler değiştirilmemiş veya düzeltilmemiş; metin ve tablo arasındaki uyuşmazlıklar açıkça belirtilmiştir.
Çalışma çinko takviyesinin yararlı olduğunu, kurşun azaltımının Parkinson hastalığını tedavi edeceğini veya saç analizinin klinik tanı için kullanılabileceğini göstermemektedir. PDF’de bulunmayan tedavi, güvenlik, tanı doğruluğu veya kesin nedensellik iddiaları eklenmemiştir.
İçerik yalnızca yüklenen çalışmanın yöntemleri, tabloları, sayısal sonuçları ve yazarların yorumları temel alınarak hazırlanmıştır.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir