
Evcil kediler birbirlerinden yalnızca ne kadar oyuncu, sosyal veya çekingen oldukları bakımından ayrılmaz. Aynı kedi, sahibine karşı yakınlık ararken yabancılardan kaçınabilir; oyun sırasında son derece etkin görünürken veteriner ortamında yoğun korku gösterebilir. Bu nedenle kedilerin kişiliğini yalnızca “sosyal”, “utangaç”, “baskın” veya “bağımsız” gibi soyut sıfatlarla tanımlamak, davranışın gerçekleştiği bağlamı gözden kaçırabilir.
Isabelle Kappel, Stefania Uccheddu, Christoph Gross ve Udo Ganslosser tarafından hazırlanan bu çalışma, evcil kedi kişiliğini gündelik yaşamda gözlenebilen ve belirli sosyal durumlara bağlanmış davranışlar üzerinden değerlendiren yeni bir anket yaklaşımı geliştirmektedir. Almanya’daki kedi sahiplerinden toplanan 792 anketin analizi sonucunda dört temel kişilik boyutu belirlenmiştir: Atılganlık, Duygusal Tepkisellik, Canlılık ve Sosyal İlgi.
Araştırmacılar daha sonra bu dört boyutun her kedide nasıl birleştiğini incelemiş ve beş farklı davranış profili tanımlamıştır: Sosyal–Atılgan, Cesur–Bağımsız, Hassas–Yakınlık Arayan, Duygusal Olarak Tepkisel ve Düşük Atılganlık/Düşük Etkinlik. Böylece çalışma, kedilerin yalnızca ayrı ayrı özellik puanlarıyla değil, bu özelliklerin oluşturduğu bütüncül profillerle anlaşılabileceğini savunmaktadır.
Bulgular; barınaklarda sahiplendirme eşleştirmeleri, ev ortamının düzenlenmesi, zenginleştirme programları, davranış danışmanlığı ve insan–kedi ilişkisinin yönetilmesi açısından önemli bir başlangıç sunmaktadır. Bununla birlikte araştırma, sahiplerin verdiği çevrim içi yanıtlara dayanan, Almanya örnekleminde yürütülmüş ve henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprint çalışmadır.
Kedilerde kişilik nasıl ölçülür?
Kedi davranışları üzerine yapılan araştırmalar, aynı bireyin zaman içinde belirli davranış eğilimlerini koruyabildiğini göstermektedir. Bazı kediler yabancı insanlara daha kolay yaklaşırken bazıları uzak durur; bazıları oyun başlatmaya yatkınken bazıları daha düşük etkinlik gösterir. Bu tür süreklilikler, hayvan davranışı araştırmalarında “kişilik” veya “mizaç” kavramlarıyla ele alınır.
Ancak kedilerde kişilik ölçümü için kullanılan araçların önemli bir bölümü, hayvan sahibinden kedisini “baskın”, “dürtüsel”, “nevrotik”, “dışa dönük” veya “sosyal” gibi genel sıfatlarla değerlendirmesini ister. Bu yaklaşım kullanışlı olsa da iki temel sorun taşır.
Birincisi, soyut sıfatlar farklı kişiler tarafından farklı anlamlarda kullanılabilir. Bir sahibin “baskın” olarak tanımladığı davranış, başka bir sahibin gözünde “özgüvenli”, “inatçı” veya “saldırgan” olabilir. İkincisi, kedinin davranışı bağlama bağlıdır. Aynı kedi sahibine karşı fiziksel temasa açık, çocuklara karşı çekingen, veterinerde korkulu ve yabancı yetişkinlere karşı nötr olabilir.
Çalışmanın temel çıkış noktası budur: Kedi kişiliği yalnızca kalıcı özelliklerden değil, bu özelliklerin belirli bağlamlarda nasıl dışa vurulduğundan anlaşılmalıdır.
İnsan veya köpek merkezli yorumlama riski
Araştırmacılar, insanların kedilerin davranışını değerlendirirken insan sosyal ilişkilerine veya köpek davranışına ait beklentileri kedilere yansıtma riski bulunduğunu vurgulamaktadır. Örneğin insanla sürekli göz teması kurmayan, sık sık fiziksel yakınlık aramayan veya komut benzeri sosyal işaretlere köpekler kadar belirgin yanıt vermeyen bir kedinin “soğuk” ya da “antisosyal” kabul edilmesi, türe özgü davranış yapısını gözden kaçırabilir.
Kedilerde sosyal bağlılık her zaman sürekli temas veya açık itaat biçiminde görülmez. Yakında bulunmak, sahibinin eve gelişini karşılamak, kendi isteğiyle yaklaşmak, dokunulmaya izin vermek veya belirli zamanlarda ilgi istemek de sosyal bağın parçaları olabilir. Bu nedenle araştırma, yoruma açık kişilik sıfatları yerine, gözlenebilir davranışlara odaklanmıştır.
Araştırmanın cevap aradığı boşluk
Feline Five gibi yerleşik modeller, kedilerde kişiliğin ölçülebilir olduğunu göstermiştir. Fe-BARQ gibi davranış değerlendirme araçları ise refah, yönetim ve davranış sorunlarıyla ilişkili geniş bir davranış yelpazesini incelemektedir. Bununla birlikte mevcut araçların çoğu ya soyut kişilik sıfatlarına ya da belirli davranış sorunlarına ağırlık vermektedir.
Bu çalışma iki yaklaşım arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlamıştır:
- Kişilik boyutlarını korumak,
- ancak bu boyutları soyut sıfatlardan değil, belirli durumlarda gözlenebilen davranışlardan çıkarmak,
- ardından kedileri yalnızca tek tek puanlarla değil, birden fazla özelliğin birlikte oluşturduğu profillerle değerlendirmek.
Bu yönüyle araştırma hem değişken merkezli hem de birey merkezli bir yaklaşım kullanmaktadır. Faktör analizi, bütün kedilerde ortak olarak görülebilen temel kişilik boyutlarını belirlerken; kümeleme analizi, bu boyutların farklı kedilerde hangi birleşimlerle ortaya çıktığını göstermektedir.
Anket nasıl geliştirildi?
Anket ilk olarak İngilizce hazırlanmış, daha sonra Almancaya ve İtalyancaya çevrilmiştir. Anlamsal eşdeğerliği kontrol etmek için geri çeviri yöntemi uygulanmıştır. Almanca sürüm yeniden İngilizceye çevrilmiş, ortaya çıkan farklılıklar araştırma ekibi tarafından değerlendirilmiştir. Ayrıca Macarca ve Türkçe sürümler de hazırlanmıştır. Ancak bu araştırmada yalnızca Almanca sürüm test edilmiştir.
Soru geliştirme sürecinde evcil kedilerin davranış ve etolojisine ilişkin literatür incelenmiştir. Mevcut kişilik envanterlerinin gündelik kedi–insan ve kedi–kedi ilişkilerindeki hangi durumları yeterince kapsamadığı değerlendirilmiş; özellikle şu alanlarda yeni maddeler geliştirilmiştir:
- Kedinin sahibiyle etkileşimi,
- tanıdık ve yabancı kişilerle etkileşimi,
- çocuklara verdiği tepkiler,
- veteriner ortamındaki davranışı,
- diğer kedilerle ilişkileri,
- oyun ve ilgi isteme davranışları,
- gündelik bakım ve ev yaşamıyla ilişkili davranışlar.
Başlangıç anketi toplam 126 maddeden oluşmuştur:
| Bölüm | Madde sayısı |
|---|---|
| Sosyodemografik bilgiler | 14 |
| Kişilikle ilişkili davranışlar | 56 |
| Alışkanlıklar | 14 |
| İnsanlar ve diğer kedilerle etkileşim | 42 |
| Toplam | 126 |
Davranış maddeleri beş dereceli Likert ölçeğiyle puanlanmıştır. Katılımcılar belirtilen davranışın görülme sıklığını 0 ile 4 arasında değerlendirmiştir:
- 0: Hiçbir zaman
- 1: Nadiren
- 2: Bazen
- 3: Sıklıkla
- 4: Her zaman
Buradaki önemli nokta, soruların “Kediniz sosyal midir?” gibi soyut biçimde sorulmaması; bunun yerine kedinin belirli bir kişiye, olaya veya etkileşim bağlamına nasıl tepki verdiğinin sorgulanmasıdır.
Kimler araştırmaya katıldı?
Araştırmaya katılabilmek için kişinin en az 18 yaşında olması ve değerlendirdiği kedinin en az üç aydır evinde yaşaması gerekiyordu. Birden fazla kedisi bulunan kişilerin, en uzun süredir ilişki kurdukları kedi için form doldurmaları istendi.
Kedilerin sağlık durumu veya ilaç kullanıyor olması dışlama ölçütü yapılmadı. Bunun yerine mevcut hastalıklar ve tedaviler sosyodemografik bölümde kaydedildi.
İlk veri toplama dönemi Ocak–Ekim 2019 arasında gerçekleştirildi. Zaman içindeki güvenilirliği değerlendirmek için Nisan 2022 ve Haziran 2022’de iki takip ölçümü yapıldı. Katılımcılar anonim bir kimlik kodu oluşturarak farklı zamanlardaki yanıtların kişisel veri toplanmadan eşleştirilmesini sağladı.
Örneklemin yapısı
Başlangıç örneklemi 792 evcil kediden oluşmuştur. Örneklemin öne çıkan özellikleri şöyledir:
| Özellik | Dağılım |
|---|---|
| Kısırlaştırılmış erkek | 351 kedi, %44,3 |
| Kısırlaştırılmış dişi | 241 kedi, %30,4 |
| Kısırlaştırılmamış dişi | 137 kedi, %17,3 |
| Kısırlaştırılmamış erkek | 63 kedi, %8,0 |
| Soyağacı bulunan kedi | 298 kedi, %37,6 |
| Soyağacı bulunmayan kedi | 494 kedi, %62,4 |
| Başka kedilerle yaşayan | 580 kedi, %73,2 |
| Sürekli ilaç kullanan | 83 kedi, %10,5 |
| Barınaktan edinilen | 201 kedi, %25,4 |
| İlan yoluyla edinilen | 170 kedi, %21,5 |
| Yetiştiriciden edinilen | 130 kedi, %16,4 |
Açık alan erişimi tek bir kategori değildir. Kedilerin %42,6’sı yalnızca ev içinde yaşarken geri kalanlar serbest dışarı çıkma, çevrili bahçe, tasma, gözetimli çıkış veya dışarıda yaşama gibi farklı erişim biçimlerine sahipti. Araştırmacılar bu çeşitliliğin, kedilerin farklı sosyal ve çevresel deneyimlerini örnekleme katması bakımından önemli olduğunu belirtmektedir.
Neden polikorik korelasyon kullanıldı?
Anket yanıtları 0–4 arasında sıralı kategorilerden oluştuğu için veriler sürekli ölçüm niteliğinde değildir. Ayrıca yanıt dağılımlarının bazıları çarpıktır; örneğin birçok kedi belirli bir davranışı hiç göstermeyebilir veya yalnızca nadiren gösterebilir.
Bu nedenle araştırmacılar sıradan Pearson korelasyonu yerine polikorik korelasyon matrisi kullanmıştır. Polikorik korelasyon, gözlenen sıralı kategorilerin altında sürekli fakat doğrudan ölçülmeyen bir eğilim bulunduğunu varsayar. Örneğin “hiçbir zaman”, “bazen” ve “her zaman” seçeneklerinin altında, kedinin korku eğiliminin düşükten yükseğe uzanan sürekli bir düzlem oluşturduğu kabul edilir.
Veri faktör analizine uygun muydu?
Faktör analizinden önce iki temel uygunluk testi uygulanmıştır:
- Kaiser–Meyer–Olkin testi: KMO değeri 0,778 bulunmuştur. Bu değer, maddeler arasında ortak faktörler çıkarılmasına yetecek düzeyde ortak varyans bulunduğunu göstermektedir.
- Bartlett küresellik testi: Test 0,05 anlamlılık düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Buna göre maddeler arasındaki korelasyon matrisi, değişkenlerin birbirinden tamamen bağımsız olduğu birim matristen farklıdır.
Bu iki sonuç, verinin keşfedici faktör analizine uygun olduğunu desteklemiştir.
Neden dört faktör seçildi?
Araştırmacılar faktör sayısını belirlemek için üç yöntemi birlikte kullanmıştır:
- Yamaç grafiği (scree plot),
- paralel analiz,
- Velicer’in Minimum Ortalama Kısmi Korelasyon testi (MAP).
Paralel analiz 13 faktör önermiş, buna karşılık MAP testi ve yamaç grafiği dört faktörlü bir yapı göstermiştir. Araştırmacılar büyük örneklemlerde paralel analizin önemsiz veya çok küçük faktörleri gereğinden fazla ayırabileceğini değerlendirerek dört faktörlü çözümü tercih etmiştir.
Faktör çıkarımı üç farklı yöntemle sınanmıştır: polikorik korelasyonlara dayalı maksimum olabilirlik, ağırlıklı en küçük kareler ve temel eksen faktörleştirme. Faktörlerin birbirleriyle ilişkili olabileceği varsayıldığından, faktörleri tamamen bağımsız kabul eden dik döndürme yerine promax eğik döndürme kullanılmıştır.
112 maddeden neden yalnızca 25 madde kaldı?
Kişilikle ilgili davranışlar, alışkanlıklar ve sosyal etkileşimlerden oluşan 112 davranış maddesi faktör analizine alınmıştır. Araştırmacılar daha sonra zayıf, belirsiz veya birden fazla faktöre aynı anda yüklenen maddeleri aşamalı olarak çıkarmıştır.
Son çözümde bir maddenin korunması için genel olarak şu ölçütler aranmıştır:
- Birincil faktör yükünün en az yaklaşık 0,45 olması,
- ortak varyans değerinin en az 0,30 olması,
- başka bir faktörde 0,30 veya üzeri belirgin çapraz yük göstermemesi.
Sonuçta 25 madde, dört faktörlü açık ve yorumlanabilir bir yapı oluşturmuştur. Bu yapı, korunan maddelerdeki varyansın %72’sini açıklamıştır.
Çıkarılan maddelerin önemli bir bölümü şu gruplardaydı:
- Ev değişikliği gibi seyrek ve olay temelli durumlar,
- avlanma gibi bazı ev kedilerinde nadiren gözlenen davranışlar,
- diğer kedilerle sosyal veya çatışmalı etkileşimler,
- nesne tahribi ve beslenme örüntüleri gibi çevre ve yönetimden güçlü biçimde etkilenen davranışlar,
- sahiplerin düzenli olarak gözlemlemekte zorlanabileceği davranışlar.
Bu davranışların önemsiz olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Araştırmanın söylediği, bunların bu örneklemde sahip bildirimleri üzerinden kararlı ve ayrı gizil kişilik boyutları oluşturmadığıdır.
Dört temel kişilik boyutu
1. Atılganlık
İlk faktör dokuz maddeden oluşmuştur. Maddeler; kedinin sahibine, tanıdık kişilere, yabancılara, çocuklara ve veterinere karşı saldırgan tepkilerini, özellikle de azarlanma durumundaki tepkilerini içermektedir.
Faktör yükleri 0,60 ile 0,90 arasında, ortak varyans değerleri ise 0,37 ile 0,81 arasında bulunmuştur. McDonald omega ve Cronbach alfa değerlerinin ikisi de 0,93’tür. Bu, ölçeğin bu bölümündeki maddelerin güçlü biçimde ortak bir yapıyı ölçtüğünü göstermektedir.
Burada kullanılan “atılganlık” sözcüğü gündelik dildeki olumlu özgüven anlamıyla sınırlı değildir. Faktörü oluşturan maddelerin çoğu, sosyal baskı veya müdahale karşısında gösterilen saldırgan ve reaktif yanıtlarla ilişkilidir. Dolayısıyla yüksek puan, otomatik olarak “iyi”, “cesur” veya “sağlıklı” kişilik anlamına gelmez; farklı sosyal ortaklara karşı daha belirgin karşılık verme eğilimini ifade eder.
2. Duygusal Tepkisellik
İkinci faktör altı maddeden oluşmuştur. Tanıdık kişilere, yabancılara, çocuklara ve veterinere yönelik korkulu veya kaygılı tepkiler bu boyutta toplanmıştır.
Faktör yükleri -0,60 ile 0,93 arasında, ortak varyans değerleri 0,40 ile 0,89 arasındadır. McDonald omega 0,87 ile yüksek bulunmasına rağmen Cronbach alfa yalnızca 0,27’dir.
İlk bakışta bu fark çelişkili görünebilir. Ancak alfa katsayısı, maddelerin gizil özelliğe benzer güçte bağlandığını varsayan daha katı koşullara duyarlıdır. Bu faktörde hem pozitif hem negatif yüklenen ve farklı güçlerde ilişki gösteren maddeler bulunduğundan alfa düşmüştür. Omega ise maddelerin eşit faktör yüküne sahip olması gerektiğini varsaymadığı için araştırmacılar tarafından daha uygun güvenilirlik göstergesi olarak değerlendirilmiştir.
Bu sonuç aynı zamanda korkunun bağlama bağlı yapısını yansıtmaktadır. Bir kedi veterinerde çok korkulu olabilir, fakat sahibine veya tanıdık kişilere karşı aynı tepkiyi göstermeyebilir. Dolayısıyla ortak bir duygusal hassasiyet bulunurken, bunun her sosyal durumda aynı biçimde dışa vurulması beklenmemelidir.
3. Canlılık
Üçüncü faktör beş maddeden oluşmuştur. Sahiple, tanıdıklarla ve yabancılarla oyun oynama, oyun başlatma, oyuna katılma ve oyundan çabuk sıkılma gibi davranışlar bu boyutta toplanmıştır.
Faktör yükleri -0,57 ile 0,91, ortak varyans değerleri 0,34 ile 0,86 arasındadır. McDonald omega 0,87, Cronbach alfa 0,62 olarak hesaplanmıştır.
Bu faktör, kedinin yalnızca tek bir anda hareketli görünmesini değil, farklı kişilerle oyun bağlamlarında tutarlı biçimde etkinlik göstermesini temsil etmektedir. “Oyundan sıkılma” maddesinin negatif yüklenmesi de mantıksaldır: Oyundan daha çabuk sıkılma arttıkça genel canlılık ve oyuna katılım puanı düşmektedir.
4. Sosyal İlgi
Dördüncü faktör dört maddeden oluşmuştur. Kedinin sahibinden ilgi istemesi, yiyecek beklentisi olmaksızın yaklaşması, sahibi yaklaştığında dokunulmaya izin vermesi ve kedinin kendisi yaklaşırken fiziksel teması kabul etmesi bu boyutun temelini oluşturmuştur.
Faktör yükleri 0,57 ile 0,89, ortak varyans değerleri 0,36 ile 0,82 arasındadır. McDonald omega ve Cronbach alfa değerleri 0,81’dir.
Araştırmacılar bu faktörü yalnızca temasa katlanma olarak değil, insanla bağ kurmaya ve özellikle sahibine yönelmiş sosyal ilişkiye dair bir yapı olarak yorumlamaktadır. Kedinin kendi isteğiyle yaklaşması ile sahibi yaklaştığında temasa izin vermesinin aynı faktörde toplanması, sosyal ilginin hem aktif yaklaşmayı hem de karşılıklı teması kapsadığını göstermektedir.
Faktör yükleri ve ortak varyans ne anlama geliyor?
Çalışmada ayrı bir denklem verilmemiştir. Ancak sonuçların anlaşılması için kullanılan temel istatistiksel göstergeler şöyle yorumlanabilir:
Faktör yükü, bir davranış maddesinin ilgili gizil kişilik boyutuyla ne kadar güçlü bağlantılı olduğunu gösterir. Genellikle mutlak değer büyüdükçe ilişki güçlenir. İşaret ise ilişkinin yönünü ifade eder.
Ortak varyans, bir maddedeki değişkenliğin belirlenen faktörler tarafından ne ölçüde açıklanabildiğini gösterir. Çalışmada bu değer h² sembolüyle verilmiştir.
Çalışmanın istatistiksel mantığını açıklamak için ortak varyans yaklaşık olarak şu temel ilişkiyle düşünülebilir:
\[ h_i^2 = \lambda_{i1}^2 + \lambda_{i2}^2 + \cdots + \lambda_{im}^2 \]
Burada:
- h_i², i numaralı davranış maddesinin ortak varyansını,
- λ, maddenin her faktördeki yükünü,
- m, modeldeki faktör sayısını temsil eder.
Bu formül araştırma metninde açık bir denklem olarak sunulmamıştır; faktör analizindeki ortak varyans kavramını açıklamak amacıyla verilmiştir. Eğik döndürmede yapı ve örüntü matrisleri arasındaki ilişkiler nedeniyle uygulamadaki hesaplama ve yorum bundan daha ayrıntılı olabilir.
Beş davranış profili nasıl oluşturuldu?
Dört faktör her kedi için ayrı ayrı puanlandıktan sonra, kediler bu puan örüntülerine göre gruplandırılmıştır. Analizden önce değişkenler standartlaştırılmıştır. Böylece ölçek farklılıklarının kümeleri orantısız biçimde etkilemesi önlenmiştir.
Önce Öklid uzaklığına dayalı hiyerarşik kümeleme yapılmış, Ward yöntemi ve tam bağlantı yaklaşımı kullanılarak çözümün kararlılığı incelenmiştir. Küme sayısı şu ölçütlerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmiştir:
- Dirsek yöntemi,
- silüet analizi,
- gap istatistiği,
- hiyerarşik kümeleme sonuçlarının birbiriyle uyumu.
Tüm değerlendirmeler beş kümeli çözümü desteklemiştir. Daha sonra k = 5 olacak şekilde k-ortalamalar analizi uygulanmış, küme kararlılığını artırmak için üç aykırı gözlem çıkarılmıştır.
K-ortalamalar yönteminin temel mantığı, her kediyi kendisine en yakın küme merkezine yerleştirmek ve küme içindeki toplam uzaklığı küçültmektir. Çalışmada denklem yazılmamış olsa da yöntemin açıklama amaçlı temel hedef fonksiyonu şöyledir:
\[ \underset{C}{\operatorname{arg\,min}} \sum_{j=1}^{k}\sum_{x_i \in C_j}\lVert x_i-\mu_j\rVert^2 \]
Burada:
- k, küme sayısını; bu çalışmada 5’i,
- C_j, j numaralı kümeyi,
- x_i, bir kedinin dört faktörden oluşan standartlaştırılmış profilini,
- μ_j, ilgili kümenin merkezini temsil eder.
Gündelik bir benzetmeyle yöntem, dört farklı davranış ekseninde birbirine benzeyen kedileri aynı mahallede toplamaya çalışır. Fakat bu mahallelerin sınırları biyolojik olarak kesin türler değildir; istatistiksel benzerlik örüntüleridir.
Beş davranış profili
| Profil | n | Atılganlık | Duygusal tepkisellik | Canlılık | Sosyal ilgi |
|---|---|---|---|---|---|
| Sosyal–Atılgan | 207 | 0,33 | -0,38 | 0,27 | 0,73 |
| Cesur–Bağımsız | 235 | 0,72 | -0,37 | 0,38 | -1,00 |
| Hassas–Yakınlık Arayan | 52 | -0,71 | 0,30 | -2,49 | 0,95 |
| Duygusal Olarak Tepkisel | 109 | 0,07 | 1,78 | 0,04 | 0,27 |
| Düşük Atılganlık / Düşük Etkinlik | 150 | -1,38 | -0,29 | -0,13 | 0,03 |
Tablodaki değerler standartlaştırılmış ortalama faktör puanlarıdır. Pozitif değer, özelliğin örneklem ortalamasının üzerinde; negatif değer ise altında olduğunu gösterir. Bunlar mutlak klinik eşikler değildir.
Profil 1: Sosyal–Atılgan
Bu kümede 207 kedi bulunmaktadır. Atılganlık ve canlılık ortalamanın bir miktar üzerinde, duygusal tepkisellik ortalamanın altında, sosyal ilgi ise belirgin biçimde yüksektir.
Bu kediler etkin, görece kendine güvenli ve sahibine yönelmiş sosyal davranışı güçlü bireyler olarak yorumlanmıştır. Araştırmacılar, hayvan destekli müdahaleler bakımından bu profilin istenen bazı özelliklere en fazla yaklaştığını öne sürmektedir. Ancak bu değerlendirme doğrudan bir uygunluk deneyiyle sınanmamıştır.
Profil 2: Cesur–Bağımsız
235 kediden oluşan bu grup örneklemdeki en büyük kümedir. Atılganlık ve canlılık yüksek, duygusal tepkisellik düşük, sahibine yönelik sosyal ilgi ise belirgin biçimde düşüktür.
Bu profil, toplumda yaygın olan “kedi yalnız ve bağımsız bir hayvandır” kalıbına en çok yaklaşan gruptur. Ancak araştırmanın önemli çıkarımlarından biri, bu stereotipin bütün kedileri temsil etmediğidir. Diğer dört profil, sosyal bağlılık ve duygusal tepki bakımından çok farklı birleşimler göstermektedir.
Düşük sosyal ilgi, kedinin ilişki kuramadığı veya kötü bir evcil hayvan olduğu anlamına gelmez. Yalnızca ankette ölçülen, sahibine yönelmiş yaklaşma ve temas davranışlarının örneklem ortalamasından düşük olduğunu gösterir.
Profil 3: Hassas–Yakınlık Arayan
Bu küme 52 kediyle en küçük gruptur. Atılganlık düşük, canlılık çok düşük, duygusal tepkisellik yüksek ve sosyal ilgi tüm gruplar içindeki en yüksek düzeydedir.
Bu kediler sahibine güçlü biçimde yönelen, ancak etkinlik ve atılganlık düzeyi düşük, çevresel veya sosyal uyaranlara daha hassas bireyler olarak yorumlanabilir. Yüksek sosyal yakınlık, otomatik olarak düşük stres anlamına gelmez. Tam tersine, kedi güçlü bağ kurarken aynı zamanda bazı durumlara karşı hassas olabilir.
Araştırmacılar bu profilin hayvan destekli ortamlarda ancak yapılandırılmış, düşük talepli koşullarda ve dikkatli refah izlemiyle değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Bu yorum doğrudan deneysel olarak sınanmamış, olası uygulamalara ilişkin ihtiyatlı bir çıkarımdır.
Profil 4: Duygusal Olarak Tepkisel
109 kediden oluşan bu grupta temel ayırt edici özellik, duygusal tepkiselliğin çok yüksek olmasıdır. Atılganlık, canlılık ve sosyal ilgi örneklem ortalamasına yakındır.
Bu profil, bir kedinin sosyal veya oyuncu davranışları ortalama düzeyde olsa bile korku ve kaygı tepkileri bakımından belirgin biçimde ayrışabileceğini göstermektedir. Böyle bir kedi için veteriner ziyareti, yabancı kişi teması veya rutin değişiklikleri daha dikkatli yönetilmesi gereken durumlar olabilir. Ancak çalışma bireysel kediler için klinik kaygı tanısı koymamaktadır.
Profil 5: Düşük Atılganlık / Düşük Etkinlik
Bu grupta 150 kedi bulunmaktadır. Atılganlık güçlü biçimde düşük, canlılık hafifçe düşük, duygusal tepkisellik de ortalamanın biraz altındadır. Sosyal ilgi ise örneklem ortalamasına yakındır.
Bu profil, düşük atılganlığın mutlaka yüksek korkuyla birlikte bulunmadığını göstermektedir. Kediler daha az karşılık veren ve daha düşük etkinlik gösteren bir yapıda olabilir, ancak yoğun duygusal tepkisellik veya sosyal uzaklık sergilemeyebilir.
Şekil 1 ne anlatıyor?
Araştırmadaki küme grafiği, dört faktörlü kişilik uzayının ilk iki temel bileşene indirgenmiş iki boyutlu bir görünümünü sunmaktadır. Başka bir ifadeyle kediler gerçekte dört davranış ekseninde kümelenmiş, ancak okuyucunun görebilmesi için bu yapı iki boyutlu bir düzleme yansıtılmıştır.
Bu nedenle grafikte bazı kümelerin kısmen üst üste görünmesi, dört boyutlu uzayda aynı oldukları anlamına gelmez. İki boyutlu gösterim, küme yapısının tamamını değil, görselleştirme amacıyla sadeleştirilmiş bir izdüşümünü göstermektedir.
Zaman içindeki güvenilirlik
Madde düzeyindeki sınıf içi korelasyon katsayıları 0,64 ile 0,89 arasında değişmiştir. Bu değerler orta ile iyi arasında zaman kararlılığına işaret etmektedir. On üç madde 0,70 veya üzerindeki ICC eşiğini aşmıştır.
Bu sonuçlar, sahiplerin aynı kediyi farklı zamanlarda değerlendirirken yanıtların tamamen rastgele değişmediğini düşündürmektedir. Bununla birlikte tüm maddeler aynı ölçüde kararlı değildir. Ayrıca takip ölçümlerine kaç kişinin katıldığı ve zaman içindeki örneklem kaybı gibi ayrıntılar ek materyalde sunulmuştur.
Araştırmanın geçmiş açısından önemi
Önceki kedi kişiliği modelleri, kedilerde istikrarlı bireysel farklılıkların varlığını göstermiştir. Bu çalışma söz konusu literatürü reddetmemekte; aksine Feline Five gibi modellerde görülen baskınlık, nevrotiklik ve dışa dönüklük benzeri boyutlarla belirgin bir kavramsal örtüşme bulmaktadır.
Yeni katkı, bu boyutların soyut sıfatlarla değil, belirli sosyal durumlarda gözlenen davranışlarla çıkarılmasıdır. Ayrıca çalışma kişiliği yalnızca doğrusal puanlar olarak değil, bu puanların bireyde oluşturduğu birleşimler olarak ele almaktadır.
Bugün açısından önemi
Gündelik yaşamda kedilerin davranışları sıklıkla tek sözcükle açıklanır: “huysuz”, “soğuk”, “utangaç”, “çok sosyal” veya “tembel”. Çalışma, bu tür etiketlerin yetersiz kalabileceğini göstermektedir.
Örneğin bir kedi:
- Sahibine yüksek sosyal ilgi gösterebilir,
- ancak yabancılara karşı korkulu olabilir;
- oyun etkinliği düşük olabilir,
- fakat duygusal tepkiselliği yüksek olmayabilir;
- atılgan ve oyuncu olabilir,
- ancak sahibine yönelik fiziksel yakınlık arayışı düşük kalabilir.
Bu ayrımlar; kedinin ev düzeni, temas beklentisi, oyun programı, veteriner ziyareti ve yeni insanlarla tanıştırılması konusunda daha bireyselleştirilmiş kararlar alınmasına yardım edebilir.
Barınaklar ve sahiplendirme açısından olası katkısı
Profil yaklaşımı, barınaktaki bir kedinin yalnızca “sosyal” veya “çekingen” olarak etiketlenmesi yerine, birden fazla davranış boyutuyla değerlendirilmesini sağlayabilir. Böylece çok hareketli ve bağımsız bir kediyle sakin ve yakınlık arayan bir kedinin aynı beklentilere sahip ailelere önerilmesinin önüne geçilebilir.
Ancak çalışma, bu profilleri kullanarak gerçekleştirilen sahiplendirmelerin gerçekten daha başarılı olduğunu doğrudan test etmemiştir. Bu nedenle profil temelli eşleştirmenin refahı artırabileceği düşüncesi makul bir uygulama olasılığıdır; kanıtlanmış bir saha sonucu değildir.
Hayvan destekli müdahaleler açısından olası katkısı
Terapi veya eğitim ortamlarında görev alan kediler için sosyallik, duygusal kararlılık, dokunulmaya tolerans ve insanlara yönelmiş ilgi önem taşıyabilir. Araştırmacılar Sosyal–Atılgan profilin bu tür ortamlarla daha uyumlu olabileceğini, bazı diğer profillerin ise daha sınırlı veya özel koşullar gerektirebileceğini tartışmaktadır.
Bununla birlikte araştırmadaki kediler hayvan destekli müdahale görevlerinde sistematik olarak denenmemiştir. Dolayısıyla kümeler bir seçme sınavı, sertifika sistemi veya kesin uygunluk ölçütü değildir.
Dürtüsellik ve çevresel keşif neden ayrı faktör olmadı?
Mevcut bazı kişilik modellerinde dürtüsellik veya çevresel keşif ayrı boyutlar olarak bulunur. Bu araştırmada ise söz konusu davranışlar değerlendirilmiş olmasına rağmen kararlı bağımsız faktörler oluşturamamıştır.
Araştırmacılar bunu yalnızca bir eksiklik olarak görmemektedir. Olası açıklama, dürtüsel veya keşif davranışlarının çevre, ev düzeni, dışarı erişim, uyarıcı miktarı ve sahip yönetimi gibi koşullardan çok güçlü biçimde etkilenmesidir. Soyut sıfatla “dürtüsel” olarak değerlendirilen bir kedi, somut durumlar tek tek sorulduğunda aynı tutarlılığı göstermeyebilir.
Çalışma bu nedenle dürtüselliğin kedilerde bulunmadığını söylememektedir. Söylediği şey, bu örneklemde ve bu gözlenebilir davranış maddeleriyle dürtüselliğin kararlı, ayrı bir gizil boyut olarak ortaya çıkmadığıdır.
Çalışmanın güçlü yönleri
- 792 kedilik görece büyük bir örneklem kullanılmıştır.
- Anket soyut sıfatlardan çok bağlama yerleştirilmiş gözlenebilir davranışlara dayanmaktadır.
- Sahip, tanıdık kişi, yabancı, çocuk ve veteriner gibi farklı sosyal ortaklar ayrı ayrı ele alınmıştır.
- Sıralı ve çarpık anket verilerine uygun polikorik korelasyon kullanılmıştır.
- Faktör sayısı birden fazla istatistiksel ölçütle değerlendirilmiştir.
- Faktör yapısı birden fazla çıkarım yöntemiyle sınanmıştır.
- Hem Cronbach alfa hem McDonald omega gibi farklı güvenilirlik ölçüleri raporlanmıştır.
- Faktör analiziyle boyutlar, kümeleme analiziyle bütüncül profiller incelenmiştir.
- Tekrar ölçümleriyle zaman içindeki kararlılık değerlendirilmiştir.
- Veri setleri ve R analiz kodunun ek materyalde erişilebilir olduğu belirtilmiştir.
- Anketin Türkçe dahil beş dilde sürümünün hazırlanmış olması, gelecekte kültürler arası doğrulama potansiyeli taşımaktadır.
Çalışmanın sınırlılıkları
- Sahip bildirimi: Davranışlar doğrudan araştırmacılar tarafından gözlenmemiş, kedi sahipleri tarafından bildirilmiştir. İnsanların yorumları, gözlem sıklığı ve kedileriyle ilişkileri yanıtlara etki edebilir.
- Öz-seçim yanlılığı: Araştırmaya gönüllü katılan kişiler, genel kedi sahibi nüfusundan daha ilgili veya davranış konusunda daha dikkatli olabilir.
- Almanya örneklemi: Bulgular farklı kültürlere, barınak sistemlerine veya kedi yetiştirme uygulamalarına doğrudan genellenemez.
- Ev kedilerine ağırlık verilmesi: İnsanla sınırlı teması olan veya serbest yaşayan kedi toplulukları yeterince temsil edilmemiş olabilir.
- Çeviri etkisi: Anket İngilizce geliştirilip Almancaya çevrilmiştir. Geri çeviri yapılmasına rağmen dil ve kültür kaynaklı ince anlam farkları tamamen dışlanamaz.
- Madde kaybı: Başlangıçtaki davranış maddelerinin büyük bölümü faktör yapısını netleştirmek için çıkarılmıştır. Bu durum ölçeğin psikometrik açıklığını artırırken davranış alanının kapsamını daraltmış olabilir.
- Irk etkisi: Soyağacı bilgisi alınmış olsa da örneklem, ırka özgü etkileri güvenilir biçimde modellemek için yeterince dengeli değildir.
- Yaş etkisi: Yaş kaydedilmiş, fakat analizde merkezi bir yordayıcı olarak modellenmemiştir.
- Küme sayısının örnekleme bağımlılığı: Beş profil bu veri setinde ortaya çıkmıştır. Farklı ülkelerde veya farklı örneklemlerde aynı sayıda ve aynı yapıda kümelerin bulunması garanti değildir.
- Hakemlik durumu: Çalışma henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir.
Çalışma ne söylüyor?
- Bağlama yerleştirilmiş davranış sorularından dört kararlı kişilik boyutu çıkarılabilmiştir.
- Bu boyutlar Atılganlık, Duygusal Tepkisellik, Canlılık ve Sosyal İlgi olarak yorumlanmıştır.
- Boyutların farklı birleşimleri beş istatistiksel davranış profili oluşturmuştur.
- Kedi kişiliğinin yalnızca tek özelliklerle değil, birden fazla özelliğin birlikte değerlendirilmesiyle daha ayrıntılı anlaşılabileceği desteklenmiştir.
- Duygusal tepkisellik gibi bazı özellikler bağlama göre farklı biçimlerde dışa vurulabilir.
- Dürtüsellik ve çevresel keşif, bu veri ve yöntemle ayrı kararlı faktörler oluşturmamıştır.
Çalışma ne söylemiyor?
- Her kedinin kesin ve değişmez biçimde beş tipten birine ait olduğunu söylemiyor.
- Profillerin klinik tanı olduğunu söylemiyor.
- Belirli bir profilin “iyi”, diğerinin “kötü” olduğunu göstermiyor.
- Irk, cinsiyet, kısırlaştırma veya yaşın kişiliği nasıl belirlediğini kanıtlamıyor.
- Profillerin sahiplendirme başarısını kesin olarak artırdığını göstermiyor.
- Hayvan destekli müdahaleler için doğrudan ve doğrulanmış bir seçim testi sunmuyor.
- Türkçe anket sürümünün psikometrik olarak doğrulandığını göstermiyor.
- Kedi davranışındaki bütün önemli alanların bu dört faktörle açıklanabileceğini iddia etmiyor.
Gelecek araştırmalar için anlamı
Çalışmanın geliştirilmesi için farklı ülkelerde kültürler arası doğrulama yapılması gerekmektedir. Türkçe sürümün hazırlanmış olması önemli bir başlangıçtır; ancak Türkiye’deki kedi sahipleriyle uygulanmadan, faktör yapısının aynı biçimde oluşacağı varsayılamaz.
Gelecekte sahip anketlerinin şu yöntemlerle birleştirilmesi önerilebilir:
- Standartlaştırılmış davranış testleri,
- ev ortamında video gözlemleri,
- veteriner ortamındaki davranış kayıtları,
- uzun dönemli takip çalışmaları,
- yaş ve gelişim dönemlerinin modellenmesi,
- ırk ve genetik bilgilerin analize katılması,
- barınak ve sahiplendirme sonuçlarının izlenmesi,
- farklı yaşam koşullarındaki kedilerin karşılaştırılması.
Böyle bir çok yöntemli yaklaşım, “sahibin kediyi nasıl gördüğü” ile “kedinin standart koşullarda ne yaptığı” arasındaki ilişkiyi daha açık biçimde gösterebilir.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Araştırma tasarımı
| Çalışma türü | Çevrim içi sahip anketine dayalı psikometrik ölçek geliştirme ve keşfedici analiz çalışması |
|---|---|
| Ana örneklem | 792 evcil kedi |
| Ülke ve dil | Almanya; Almanca anket sürümü |
| İlk veri toplama | Ocak–Ekim 2019 |
| Takip ölçümleri | Nisan 2022 ve Haziran 2022 |
| Başlangıç anketi | 126 madde |
| Faktör analizine alınan davranış maddeleri | 112 madde |
| Son modelde korunan madde | 25 madde |
| Yanıt ölçeği | 0 “hiçbir zaman” ile 4 “her zaman” arasında beş dereceli Likert ölçeği |
| Analiz yazılımı | R 4.5.0 |
İstatistiksel analiz adımları
- Eksiksiz zorunlu yanıtlar seçildi.
- Varyans göstermeyen maddeler çıkarıldı.
- Sıralı ve çarpık maddeler için polikorik korelasyon matrisi oluşturuldu.
- KMO ve Bartlett testleriyle faktör analizine uygunluk değerlendirildi.
- Faktör sayısı yamaç grafiği, paralel analiz ve MAP testiyle incelendi.
- Dört faktörlü çözüm seçildi.
- Maksimum olabilirlik, ağırlıklı en küçük kareler ve temel eksen yöntemleri karşılaştırıldı.
- Faktörler arasında ilişki olabileceği için promax eğik döndürme kullanıldı.
- Zayıf yük, düşük ortak varyans veya belirgin çapraz yük gösteren maddeler aşamalı olarak çıkarıldı.
- Her kedi için dört faktör puanı hesaplandı.
- Puanlar standartlaştırıldı.
- Öklid uzaklığıyla hiyerarşik kümeleme yapıldı.
- Ward ve tam bağlantı yöntemleriyle küme yapısı karşılaştırıldı.
- Dirsek, silüet ve gap istatistiği beş kümeli çözümü destekledi.
- Üç aykırı gözlem çıkarılarak k-ortalamalar analizi uygulandı.
- İç tutarlılık Cronbach alfa ve McDonald omega ile değerlendirildi.
- Zaman içindeki güvenilirlik ICC(3,1) ile incelendi.
Dört faktörün teknik özeti
| Faktör | Madde sayısı | Faktör yükü aralığı | Ortak varyans aralığı | McDonald Ω | Cronbach α |
|---|---|---|---|---|---|
| Atılganlık | 9 | 0,60–0,90 | 0,37–0,81 | 0,93 | 0,93 |
| Duygusal Tepkisellik | 6 | -0,60–0,93 | 0,40–0,89 | 0,87 | 0,27 |
| Canlılık | 5 | -0,57–0,91 | 0,34–0,86 | 0,87 | 0,62 |
| Sosyal İlgi | 4 | 0,57–0,89 | 0,36–0,82 | 0,81 | 0,81 |
Son faktör çözümü, korunan madde setindeki varyansın %72’sini açıklamıştır. Duygusal Tepkisellik faktöründe alfa ile omega arasındaki büyük fark, maddelerin ortak yapıya eşit güçte bağlanmaması ve ters yönlü yüklerin bulunmasıyla açıklanmıştır.
Beş kümenin teknik özeti
| Küme | Profil adı | n | Temel ayırt edici örüntü |
|---|---|---|---|
| 1 | Sosyal–Atılgan | 207 | Yüksek sosyal ilgi, orta düzeyde yüksek atılganlık ve canlılık, düşük duygusal tepkisellik |
| 2 | Cesur–Bağımsız | 235 | Yüksek atılganlık ve canlılık, düşük duygusal tepkisellik, belirgin düşük sosyal ilgi |
| 3 | Hassas–Yakınlık Arayan | 52 | Çok düşük canlılık, düşük atılganlık, yüksek duygusal tepkisellik ve en yüksek sosyal ilgi |
| 4 | Duygusal Olarak Tepkisel | 109 | Çok yüksek duygusal tepkisellik; diğer boyutlarda ortalamaya yakın değerler |
| 5 | Düşük Atılganlık / Düşük Etkinlik | 150 | Çok düşük atılganlık, hafif düşük canlılık, ortalamaya yakın sosyal ilgi |
Başlıca bulgular
- Kedilerde bağlama dayalı gözlenebilir davranışlardan dört yorumlanabilir kişilik boyutu çıkarılmıştır.
- Atılganlık faktörü en yüksek iç tutarlılığa sahip boyutlardan biridir.
- Duygusal Tepkisellik için McDonald omega yüksek, Cronbach alfa düşüktür; bu durum bağlama göre değişen ve eşit olmayan madde yükleriyle ilişkilendirilmiştir.
- Canlılık, farklı kişilerle oyun ve oyun başlatma davranışlarını ortak bir yapıda toplamıştır.
- Sosyal İlgi, sahibine yaklaşma, ilgi isteme ve fiziksel teması kabul etme davranışlarını birleştirmiştir.
- Dürtüsellik ve çevresel keşif ayrı, kararlı faktörler olarak ortaya çıkmamıştır.
- Dört faktörün birleşimi beş davranış profili oluşturmuştur.
- En büyük grup, 235 kedilik Cesur–Bağımsız profildir.
- En küçük grup, 52 kedilik Hassas–Yakınlık Arayan profildir.
- Madde düzeyindeki ICC değerleri 0,64–0,89 arasında bulunmuştur.
- On üç madde ICC ≥ 0,70 düzeyine ulaşmıştır.
Kaynak ve Yöntem Notu
Bu içerik, Isabelle Kappel, Stefania Uccheddu, Christoph Gross ve Udo Ganslosser tarafından hazırlanan “From Traits to Profiles: A Context-Sensitive Assessment of Personality in Domestic Cats – Behavioural Profiles in the German Cat Population” başlıklı çalışmaya dayanmaktadır.
Metin SSRN üzerinde erişime sunulmuş bir preprint araştırma makalesidir. Çalışmada açıkça “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi bulunmaktadır. Bu nedenle çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. Bulguların bağımsız örneklemlerde, farklı kültürlerde ve doğrudan davranış gözlemleriyle doğrulanması gerekmektedir.
Araştırma klinik çalışma, laboratuvar deneyi veya kontrollü davranış deneyi değildir. Almanya’daki kedi sahiplerinin çevrim içi anket yanıtlarına dayanan psikometrik ölçek geliştirme, keşfedici faktör analizi ve kümeleme çalışmasıdır. Kedilerin davranışları araştırmacılar tarafından doğrudan gözlenmemiştir.
Çalışmada 792 kediye ait başlangıç verisi kullanılmış; dört kişilik boyutu ve beş davranış profili tanımlanmıştır. Profiller istatistiksel kümelerdir ve veteriner tanısı, değişmez biyolojik sınıf, refah garantisi veya belirli bir ev ortamına kesin uygunluk ölçütü değildir.
Araştırmada Türkçe anket sürümünün hazırlandığı belirtilmekle birlikte, mevcut analiz yalnızca Almanca sürüm üzerinde gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Türkçe sürümün Türkiye örnekleminde geçerliliği ve güvenilirliği bu çalışmayla doğrulanmış değildir.
Bu makale PDF’deki çalışma esas alınarak hazırlanmıştır. Çalışmada bulunmayan klinik etki, sahiplendirme başarısı, tedavi sonucu, kesin kişilik tanısı, hayvan destekli müdahaleye uygunluk veya refah garantisi iddiaları eklenmemiştir. İstatistiksel kavramları açıklamak amacıyla verilen ortak varyans ve k-ortalamalar denklemleri, çalışmada açık biçimde yazılı denklemler değildir; yöntemin mantığını anlaşılır hale getiren temel arka plan ilişkileridir.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir