Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Beşerî Bilimler / Mimarlık / Mimari Yalnızca Görülmez, Aynı Zamanda Dinlenir: Ses Peyzajını Tasarımın İlk Aşamalarına Taşıyan Bütünleşik Bir Yöntem
Mimarlık

Mimari Yalnızca Görülmez, Aynı Zamanda Dinlenir: Ses Peyzajını Tasarımın İlk Aşamalarına Taşıyan Bütünleşik Bir Yöntem

Mimari mekânların akustik tasarımı çoğu zaman gürültüyü azaltma, yankılanma süresini kontrol etme veya ses basınç düzeylerini belirli sınırlar içinde tutma hedefleri üzerinden yürütülür.

18/07/2026  Veri Anla 46 görüntüleme
Mimari Yalnızca Görülmez, Aynı Zamanda Dinlenir: Ses Peyzajını Tasarımın İlk Aşamalarına Taşıyan Bütünleşik Bir Yöntem

Mimari mekânların akustik tasarımı çoğu zaman gürültüyü azaltma, yankılanma süresini kontrol etme veya ses basınç düzeylerini belirli sınırlar içinde tutma hedefleri üzerinden yürütülür. Bu ölçümler gereklidir; ancak insanların bir mekânı işitsel olarak nasıl deneyimlediğini tek başına açıklamaz. Aynı ses düzeyine sahip iki ortamdan biri canlı, rahatlatıcı ve anlamlı; diğeri yorucu, baskıcı veya rahatsız edici algılanabilir.

Bu çalışma, ses peyzajının mimari tasarım sürecine sonradan eklenen teknik bir düzeltme olmaktan çıkarılıp erken tasarım aşamalarında etkin bir tasarım girdisi haline getirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmacılar; bağlamsal bilgi, eleştirel dinleme, mimari müdahale ve akustik simülasyonu bir araya getiren yinelemeli bir yöntem önermektedir.

Yöntem, Gestalt algı ilkeleriyle düzenlenen bir Venn diyagramına dayanmaktadır. Diyagramda “bilgilendirici arka plan” mevcut işitsel çevrenin anlaşılmasını; “müdahaleci ön plan” mimari biçim, malzeme, doku ve kavram değişikliklerini; “işitselleştirme” ise bu iki alan arasında sürekli geri bildirim sağlayan bağlantıyı temsil etmektedir.

Dinleme sürecini yapılandırmak için HURIER modeli ile Integrative Listening Model kullanılmış; tasarım seçeneklerinin algısal değerlendirilmesinde ise haz, uyarılma ve baskınlık boyutlarına dayanan Mehrabian–Russell çevresel psikoloji modeli benimsenmiştir. Böylece tasarım yalnızca EDT, T20, SPL, C80 ve D50 gibi akustik ölçütlere göre değil, mekânın kullanıcıda oluşturduğu temel duygusal ve davranışsal etkiler bakımından da değerlendirilmiştir.

Yöntem Aalborg Üniversitesi CREATE binasının avlusunda uygulanmıştır. Alan için ses yürüyüşü yapılmış, saha kayıtları alınmış, trafik, konuşma, ayak sesi, kuş, yağmur, rüzgâr ve liman sesleri sınıflandırılmıştır. Avlu Rhino’da modellenmiş, Treble akustik simülasyon yazılımına aktarılmış ve farklı mimari müdahaleler işitselleştirilmiştir.

Beş tasarım seçeneği karşılaştırılmıştır: mevcut beton duvarlar, tünel ve teraslarda ahşap, perde duvarlar, eğrisel duvarlar ve limana açılan yeni bir cephe açıklığı. Sonuçlar, malzeme değişikliklerinin bazı akustik değerleri düşürebildiğini; eğrisel duvarların ise avlu içinde belirgin akustik bölgeler ve güçlü mekânsal farklılıklar oluşturduğunu göstermiştir. Limana açılan açıklık, amaçlanan su sesi etkisini beklenen ölçüde yaratmamıştır; çünkü kullanılan liman sesleri tasarımın diğer akustik unsurlarına göre zayıf kalmıştır.

Çalışmanın temel sonucu, mimari ses peyzajının yalnızca ölçülmesi değil, dinlenmesi gerektiğidir. Araştırmacılar nicel akustik analiz ile nitel işitsel değerlendirmeyi birbirini destekleyen “iki taraflı” bir yaklaşım olarak tanımlamakta; gelecekte görsel ve kinestetik algının da eklenmesiyle daha kapsamlı bir “çok yönlü” değerlendirme sistemine geçilebileceğini savunmaktadır.

Çalışmanın temel problemi nedir?

Mimari akustik uygulamalarının büyük bölümü, fiziksel ses ölçümlerine ve gürültü azaltımına dayanır. Tasarımcılar genellikle şu sorulara odaklanır:

  • Ses basınç düzeyi kaç desibeldir?
  • Yankılanma süresi ne kadardır?
  • Duvarların ses yutma katsayısı nedir?
  • Gürültü sınır değerleri aşılmış mıdır?
  • Konuşma anlaşılabilirliği yeterli midir?

Bu sorular akustik performansın belirlenmesi için zorunludur; ancak bir mekânın işitsel niteliğini yalnızca bu değerlerle açıklamak mümkün değildir. Çalışmada atıf yapılan önceki araştırmalar, insanların yaşadığı gürültü rahatsızlığının yalnızca yaklaşık yüzde 20–40’ının doğrudan akustik parametrelerle açıklanabildiğini belirtmektedir.

Bu durum, işitsel deneyimin fiziksel ses düzeyinden daha geniş olduğunu gösterir. İnsanların bir sesi nasıl yorumladığı şu unsurlardan etkilenebilir:

  • Sesin kaynağı
  • Mekânın kullanım amacı
  • Kişinin beklentileri
  • Önceki deneyimleri
  • Sesin kontrol edilebilir olup olmaması
  • Sesin görsel çevreyle uyumu
  • Zaman, mevsim ve toplumsal bağlam

Örneğin su sesi, parkta rahatlatıcı; kapalı bir binada tesisat arızası izlenimi verdiğinde kaygı verici olabilir. Benzer biçimde insan konuşması bir kafede canlılık hissi oluştururken çalışma alanında dikkat dağıtıcı olabilir.

Araştırmanın temel problemi, mimari tasarım sürecinde bu bağlamsal ve algısal boyutların çoğu zaman geç ele alınmasıdır. Akustik müdahaleler binanın temel biçimi, planı, malzemesi ve kavramsal yaklaşımı belirlendikten sonra gündeme geldiğinde ses, tasarımın kurucu bir unsuru değil, çözülmesi gereken teknik bir problem haline gelir.

Ses peyzajı nedir?

ISO 12913-1 standardına göre ses peyzajı, bir kişi veya topluluk tarafından bağlam içinde algılanan, deneyimlenen veya anlaşılan akustik çevredir.

Bu tanımın önemli noktası, ses peyzajını yalnızca fiziksel ses ortamıyla eşitlememesidir. Aynı akustik çevre, farklı insanlar tarafından farklı biçimde algılanabilir. Dolayısıyla ses peyzajı şu üç öğenin etkileşimidir:

  • Fiziksel ses ortamı
  • Mekânsal ve toplumsal bağlam
  • İnsanın algısı, yorumu ve duygusal tepkisi

Çalışmada “mimari ses peyzajı”, bir kullanıcının veya kullanıcı grubunun mimari bağlam içinde algıladığı akustik çevre olarak tanımlanmaktadır. Burada bina biçimi, cephe, döşeme, avlu, malzeme ve açıklıklar yalnızca sesi yansıtan veya yutan yüzeyler değildir. Bunlar mekânsal anlam ile işitsel anlamı aynı anda oluşturan mimari bileşenlerdir.

Mevcut yöntem neden yeterli görülmüyor?

Çalışma, Siebein tarafından geliştirilen kapsamlı mimari ses peyzajı yöntemini önemli bir referans olarak ele almaktadır. Bu yöntem akustik topluluklardan ses takvimine, kayıt, haritalama, modelleme, değerlendirme ve yapım sonrasına kadar 19 ayrı adımdan oluşur.

Bu kapsamlı yapı teorik açıdan güçlü olsa da tipik mimari tasarım akışında uygulanması zor olabilir. Mimari tasarım doğrusal ilerlemez. Tasarımcılar:

  • Bir kavram üretir.
  • Sonucu analiz eder.
  • Önceki karara geri döner.
  • Kısıtları değiştirir.
  • Yeni biçim veya malzeme dener.
  • Müşteri geri bildirimiyle tasarımı yeniden düzenler.

Bu nedenle çalışmada daha basitleştirilmiş, döngüsel ve ileri-geri hareket etmeye izin veren bir yöntem önerilmiştir.

Yöntemin üç ana parçası

BileşenİşleviBaşlıca faaliyetler
Bilgilendirici arka planMevcut bağlamı ve işitsel çevreyi anlamakSes toplulukları, ses takvimi, ses yürüyüşü, saha kayıtları, ses sınıflandırması
İşitselleştirmeMevcut ve önerilen akustik ortamı dinlenebilir hale getirmekSimülasyon, kritik dinleme, kaynak-alıcı karşılaştırmaları, geri bildirim
Müdahaleci ön planMimari tasarım seçenekleri üretmek ve sınamakBiçim, şekil, malzeme, doku, açıklık ve kavramsal müdahale

Sayfa 11’deki ana diyagram, bu üç bileşeni iki büyük örtüşen döngü ve bunların merkezindeki işitselleştirme katmanı olarak göstermektedir. İşitselleştirme ayrı ve tek seferlik bir aşama değildir; bilgi toplama ile tasarım müdahalesi arasında sürekli çalışan bir bağlayıcıdır.

Gestalt ilkeleri yöntemi nasıl şekillendiriyor?

Yöntemin görsel yapısı Gestalt algı örgütleme ilkelerine dayanır. Sayfa 10’daki diyagramda şu ilkeler kullanılmıştır:

  • Yakınlık: Benzer işlevdeki tasarım öğelerinin birlikte algılanması
  • Kapalılık: Öğelerin çevrelenerek bütün bir sistem gibi görülmesi
  • Şekil-zemin: Arka plan, ön plan ve merkez öğeleri arasında hiyerarşi kurulması
  • Bağlantılılık: Öğeler arasındaki ilişkinin çizgilerle gösterilmesi
  • Süreklilik: Tasarım sürecinin kesintili değil döngüsel algılanması

Gestalt ilkeleri burada akustik hesaplama için kullanılmamaktadır. Karmaşık tasarım sürecinin mimarlar tarafından daha kolay anlaşılmasını ve yönetilmesini sağlayan bilgi organizasyonu araçlarıdır.

Eleştirel dinleme neden yöntemin merkezinde?

Çalışma, kulak ve insan sesini akustik çevrenin temel algısal ölçütleri arasında gören ses peyzajı yaklaşımını benimsemektedir. Ancak dinlemek pasif bir işitme eylemi değildir.

Etkili dinleme şu süreçleri içerir:

  • Dinleme amacı belirlemek
  • Bağlamı anlamak
  • Sesleri ayırt etmek
  • Kişisel önyargıları fark etmek
  • Duyulanı yorumlamak
  • Karşılaştırmak ve değerlendirmek
  • Tasarımla cevap vermek

Yazar, eleştirel dinlemenin tasarımcının kişisel beğenilerini tamamen ortadan kaldırmadığını; ancak dinleme sürecini daha bilinçli, tekrarlanabilir ve bağlama duyarlı hale getirdiğini savunmaktadır.

Integrative Listening Model nasıl kullanılıyor?

Integrative Listening Model dört aşamadan oluşmaktadır:

  1. Dinlemeye hazırlanma: Dinleme hedeflerinin, ortamın ve olası algısal filtrelerin önceden belirlenmesi
  2. Dinleme süreçlerini uygulama: Alma, anlama, değerlendirme ve yanıt verme süreçlerinin bağlama uygun biçimde kullanılması
  3. Dinleme etkinliğini değerlendirme: Kişinin kendi dinleme performansını ve başkalarının geri bildirimlerini incelemesi
  4. Gelecekteki dinlemeyi geliştirme: Sonraki dinleme deneyimleri için hedef ve yöntemlerin yeniden düzenlenmesi

Bu model, saha çalışmasının plansız bir “ortamı dinleme” etkinliğine dönüşmesini önler. CREATE avlusundaki uygulamada dinleme güzergâhı ve kayıt noktaları önceden belirlenmiş; saha koşullarına göre değiştirilmiştir.

HURIER modeli neyi ifade ediyor?

HURIER altı birbiriyle ilişkili dinleme aşamasının baş harflerinden oluşur:

  • Hearing: İşitme
  • Understanding: Anlama
  • Remembering: Hatırlama
  • Interpreting: Yorumlama
  • Evaluating: Değerlendirme
  • Responding: Yanıt verme

Bilgilendirici arka plan aşamasında işitme, anlama ve hatırlama öne çıkar. İşitselleştirme ve mimari müdahale aşamalarında ise yorumlama, değerlendirme ve yanıt verme devreye girer.

Model ayrıca dinlemeyi etkileyen filtrelere dikkat çeker:

  • Tutumlar
  • Geçmiş deneyimler
  • Değerler
  • Önyargılar
  • Beklentiler

Örneğin liman seslerini olumlu bulan bir tasarımcı bu sesleri öne çıkarmak isteyebilir; ancak aynı ses başka bir kullanıcıda yalnızlık, endüstriyel gürültü veya soğukluk hissi oluşturabilir. Yöntem, bu tür kişisel filtrelerin farkında olunmasını amaçlamaktadır.

Çevresel psikoloji modeli

Tasarım seçenekleri Mehrabian ve Russell’ın üç boyutlu duygusal tepki modeliyle değerlendirilmiştir:

BoyutÇalışmadaki anlamıDüşük–yüksek örnekleri
HazMekânın olumlu veya olumsuz hissettirmesiRahatsız edici–hoş, sıkıcı–ilgi çekici
UyarılmaZihinsel ve fiziksel etkinlik düzeyiSakin–hareketli, pasif–canlandırıcı
BaskınlıkKullanıcının kontrol, özgürlük veya çevresel baskı hissiKısıtlanmış–özgür, güçsüz–kontrol sahibi

Çalışmada ISO/TS 12913-2’deki sekiz algısal nitelik yerine bu üçlü modelin seçilme nedeni, mimarların erken tasarım aşamasında daha az sayıda ve daha erişilebilir kategoriyle değerlendirme yapabilmesidir.

Bilgilendirici arka plan aşaması

Bu aşama mevcut işitsel çevrenin belgelenmesini amaçlamaktadır. Önerilen genel yöntem dört adımdan oluşur:

  1. Akustik toplulukları ve ekolojik ilişkileri belirlemek
  2. Günlük, mevsimsel veya yıllık ses döngülerini içeren akustik takvim hazırlamak
  3. Saha kayıtları ve ses yürüyüşleri yapmak
  4. Sesleri kaynaklarına göre sınıflandırmak

CREATE binası uygulamasında ilk iki adım atlanmıştır. Bunun nedeni binanın mevcut olması ve yazarın kendisini projeyle ilişkili akustik topluluklardan birinin temsilcisi olarak kabul etmesidir. Bu durum yöntemin önemli bir sınırlılığıdır; kullanıcı grupları ve paydaşlarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirilmemiştir.

Saha çalışması nasıl yapıldı?

Sayfa 18’deki görseller, avlu ve çevresinde belirlenen yedi kayıt konumunu ve ses yürüyüşü güzergâhını göstermektedir. Kullanılan ekipmanlar şunlardır:

  • ZOOM H2n yönlü/çift yönlü kondenser mikrofon
  • Kulak yüksekliğine ayarlanmış mikrofon standı
  • Rüzgâr önleyici
  • NIOSH iPad uygulamasına dayalı dijital gürültü ölçümü
  • Ses izleme için dinamik kulaklık

Kayıtların yağmurlu ve rüzgârlı koşullarda yapılmış olması çalışma sonuçlarını doğrudan etkilemiştir. Yazar, güneşli ve daha hareketli bir günde farklı ses kaynaklarının ortaya çıkabileceğini açıkça belirtmektedir.

Sesler nasıl sınıflandırıldı?

Sayfa 19’daki tabloda saha kayıtlarından ayırt edilen sesler üç ana gruba ayrılmıştır:

KategoriAlt grupBelirlenen sesler
AntrofonikMotorlu ulaşımKarayolu trafiği, deniz trafiği
Antrofonikİnsan hareketiAyak sesleri, motorsuz araçlar
AntrofonikElektromekanikMakineler, elektrik tesisatı, kapı, pencere ve teras sesleri
AntrofonikSes ve enstrümanKonuşma, gülme, öksürme
BiyofonikHayvan kaynaklıKuş sesleri
JeofonikDoğal çevreYağmur, rüzgâr, fiyort suyu, yağmur suyu akışı

Bu sınıflandırma yalnızca bir liste oluşturmak için yapılmamıştır. Seslerin konumu ve kaynağı, simülasyonda ses kaynaklarının nereye yerleştirileceğini belirlemiştir.

Simülasyon modeli nasıl kuruldu?

Avlu önce Rhino 3B CAD yazılımında modellenmiş ve daha sonra Treble akustik simülasyon yazılımına aktarılmıştır. Treble’ın model gereksinimleri nedeniyle hacimler:

  • Su geçirmez kapalı geometri
  • Birbirinden ayrılmış hacimler
  • Düzlemsel yüzeyler

şeklinde hazırlanmıştır.

Model avlunun yanı sıra üç bağlantılı tüneli ve avluya bakan kat teraslarını da içermektedir. Açık çevreye bakan yüzeylere yüzde 95 ses yutuculuğu atanmıştır. Bu işlem, açık alan sınırlarında gerçekte oluşmayacak yansımaları azaltmak için kullanılmıştır; ancak tam yankısız sınır Treble içinde tanımlanamadığından yüzde 95 değerine başvurulmuştur.

Kaynak ve alıcı yerleşimi

Metinde beş çok yönlü ses kaynağı ve on alıcı noktası kullanıldığı belirtilmektedir. Alıcılar ayakta duran insan için 1,5 metre, oturan insan için 0,9 metre kulak yüksekliğine yerleştirilmiştir.

Bununla birlikte sayfa 22’deki Şekil 6 açıklamasında bunun tersi yazılmış; on ses kaynağı ve beş alıcı gösterildiği belirtilmiştir. Bu nedenle PDF içinde kaynak ve alıcı sayıları bakımından açık bir raporlama tutarsızlığı vardır. Görsel ve metin birlikte değerlendirildiğinde simülasyon düzeni çoklu kaynak ve çoklu alıcı noktalarına dayanmaktadır; ancak kesin sayıların yazarlarca açıklığa kavuşturulması gerekir.

Simülasyonda kullanılan WAV dosyaları 44,1 kHz örnekleme hızındadır. Başlıca sesler şunlardır:

  • Ana yol trafiği
  • Öğrenci konuşmaları
  • Bisikletliler
  • Tünellerde ayak sesleri
  • House müzik çalan DJ
  • Liman sesleri
  • Kuş sesi

İşitselleştirme nedir?

İşitselleştirme, akustik simülasyon sonuçlarının dinlenebilir ses örneklerine dönüştürülmesidir. Bir tasarımcı yalnızca bir grafik veya sayı görmek yerine, seçilen alıcı konumunda mekânın nasıl duyulacağını kulaklıkla dinleyebilir.

Çalışmada tasarımcı:

  • Farklı alıcı konumları arasında geçiş yapmıştır.
  • Belirli ses kaynaklarını kapatıp açmıştır.
  • Ses düzeylerini değiştirmiştir.
  • Dış kaynakların iç mekâna etkisini dinlemiştir.
  • İç kaynakların avlu içindeki yayılımını karşılaştırmıştır.

İşitselleştirme gerçek mekân deneyiminin tam karşılığı değildir. Baş hareketi, sürekli yürüme, görsel uyaranlar ve bedensel hareket sınırlı biçimde temsil edilmiştir. Ancak tasarım seçeneklerinin karşılaştırılması için erken aşamada önemli bir geri bildirim aracı olarak kullanılmıştır.

Beş mimari tasarım seçeneği

Sayfa 23’teki Şekil 8, aşağıdaki seçenekleri karşılaştırmaktadır:

SeçenekMüdahaleTasarım amacı
1Mevcut beton duvarlarTemel karşılaştırma senaryosu
2Tüneller ve teraslarda ahşapMalzeme emilimi ve ses karışımını değiştirmek
3Perde duvar yüzeyleriDaha tutarlı yüzey tepkisi ve mekânsal çevreleme
4Eğrisel duvarlarSesin yönünü, dağılımını ve akustik bölgeleri değiştirmek
5Limana doğru açıklıkLiman suyunun sesini avluya taşımak

Hangi akustik parametreler kullanıldı?

Ses basınç düzeyi — SPL

Ses basınç düzeyi, referans ses basıncına göre logaritmik olarak ifade edilir:

\[ L_p = 20 \log_{10}\left(\frac{p}{p_0}\right) \]

Bu ilişki, çalışmanın kullandığı SPL ölçütünün temel fiziksel anlamını açıklamak amacıyla verilmiştir.

  • Lp, desibel cinsinden ses basınç düzeyidir.
  • p, ölçülen etkin ses basıncıdır.
  • p0, havada genellikle 20 µPa alınan referans ses basıncıdır.

SPL tek başına ses peyzajının iyi veya kötü olduğunu söylemez. Yalnızca fiziksel ses seviyesini gösterir.

Erken sönüm süresi — EDT

EDT, ses enerjisinin ilk 10 dB’lik azalmasından tahmin edilen erken yankılanma davranışıdır. Mekânın ilk anda ne kadar canlı veya sönümlü duyulduğuyla ilişkilidir.

Yankılanma süresi — T20

T20, sesin 5 dB ile 25 dB arasındaki düşüş eğiminden hesaplanıp 60 dB’lik azalmaya ölçeklenen yankılanma süresidir. Büyük değerler sesin daha uzun kaldığını, düşük değerler daha hızlı sönümlendiğini gösterir.

Netlik — C80

Müzik netliği için kullanılan C80, ilk 80 milisaniyedeki enerji ile sonraki enerji arasındaki oranı gösterir:

\[ C_{80} = 10 \log_{10}\left(\frac{\int_0^{80ms}p^2(t)\,dt}{\int_{80ms}^{\infty}p^2(t)\,dt}\right) \]

Yüksek C80 değeri erken ses enerjisinin baskın olduğunu ve müzikal ayrıntının daha belirgin algılanabileceğini gösterir.

Tanımlılık — D50

D50, ilk 50 milisaniyedeki ses enerjisinin toplam enerjiye oranıdır:

\[ D_{50} = \frac{\int_0^{50ms}p^2(t)\,dt}{\int_0^{\infty}p^2(t)\,dt} \]

Yüksek D50 değeri çoğunlukla konuşma anlaşılabilirliği bakımından daha güçlü erken enerjiye işaret eder.

Bu denklemler akustik parametrelerin temel tanımlarıdır. Çalışmada sonuçlar grafiksel karşılaştırmalar üzerinden verilmiş; tüm seçenekler için ayrıntılı ham sayısal tablolar sunulmamıştır.

Tasarım seçeneklerinin algısal ve akustik sonuçları

SeçenekHazUyarılmaBaskınlıkAkustik yorum
Beton duvarlarDüşükDüşükYüksekYol kaynağı yakınında en yüksek EDT, T20 ve SPL değerleri
Ahşap tünel ve teraslarOrtaOrtaDüşükEn düşük SPL; 500 Hz ve altında daha yüksek EDT ile daha fazla karışım ve çevreleme
Perde duvarlarDüşükDüşükOrtaBeton seçeneğine göre EDT ve SPL biraz daha düşük; daha tutarlı yüzey tepkisi
Eğrisel duvarlarYüksekYüksekDüşükSPL, EDT, C80 ve D50’de büyük mekânsal değişimler; farklı etkinlikler için belirgin akustik bölgeler
Limana açıklıkOrtaOrtaYüksekTemel seçeneğe göre önemli fark yok; liman sesi amaçlanan etki için zayıf kaldı

Bu değerlendirmeler kontrollü kullanıcı deneyine dayanmamaktadır. Yazarın, bilgili “ses peyzajı tasarımcısı” rolünde yaptığı dinleme ve yorumlamalara dayanmaktadır. Dolayısıyla haz, uyarılma ve baskınlık puanları geniş bir kullanıcı grubunun ortalama tepkileri değildir.

Beton duvar seçeneği

Mevcut beton yüzeylerde yol trafiğine yakın kaynaklar için EDT, T20 ve SPL değerleri seçenekler arasındaki en yüksek düzeylere çıkmıştır. Algısal değerlendirmede haz ve uyarılma düşük, baskınlık yüksek olarak işaretlenmiştir.

Bu durum, sesin güçlü biçimde mekânda kalmasına rağmen işitsel deneyimin olumlu veya canlı olarak değerlendirilmediğini göstermektedir. Yüksek akustik enerji tek başına iyi bir ses peyzajı oluşturmaz.

Ahşap yüzey seçeneği

Tünel ve teraslara ahşap eklenmesi SPL değerlerini tüm seçenekler içinde en düşük seviyeye indirmiştir. Buna karşılık 500 Hz ve altındaki frekanslarda EDT’nin bir miktar yükseldiği belirtilmiştir.

Bu durum ilk bakışta çelişkili görünse de farklı ölçütlerin farklı etkileri temsil ettiği unutulmamalıdır. Ahşap, genel enerji seviyesini azaltırken belirli düşük frekanslarda sesin karışımı ve çevreleme hissini artırmış olabilir.

Algısal değerlendirmede haz ve uyarılma orta, baskınlık düşük olarak verilmiştir.

Perde duvar seçeneği

Perde duvar yüzeyleri, beton seçeneğine göre EDT ve SPL değerlerinde küçük düşüşler oluşturmuştur. Tutarlı yüzey malzemesi nedeniyle mekânda daha belirgin bir çevrelenme hissi oluştuğu yorumlanmıştır.

Bununla birlikte algısal değerlendirmede haz ve uyarılma düşük kalmıştır. Bu sonuç, akustik parametrelerdeki sınırlı iyileşmenin işitsel kaliteyi otomatik olarak olumlu hale getirmediğini göstermektedir.

Eğrisel duvar seçeneği

Eğrisel yüzeyler çalışmanın en belirgin sonucunu üretmiştir. SPL, EDT, C80 ve D50 değerleri avlunun farklı bölümlerinde büyük ölçüde değişmiştir.

Sayfa 27’deki 500 Hz ses basınç dağılımı görselleri, beton duvarlı avluda daha homojen bir yayılım varken eğrisel duvarların sesi farklı yönlere dağıttığını ve yerel akustik bölgeler oluşturduğunu göstermektedir.

Bu seçenek için:

  • Haz yüksek
  • Uyarılma yüksek
  • Baskınlık düşük

olarak değerlendirilmiştir.

Araştırmacı, bu seçeneğin farklı avlu etkinlikleri için birbirinden ayrılan işitsel alanlar oluşturabileceğini belirtmektedir. Ancak sonuç belirli bir mimari biçimin her zaman daha iyi ses peyzajı sağlayacağı anlamına gelmez. Eğrisel yüzeylerin etkisi kaynak, konum, frekans ve malzeme özelliklerine bağlıdır.

Limana açılan cephe

Bu seçenek, liman kıyısına çarpan su seslerini avluya taşıma fikrine dayanmaktadır. Cephede limana doğru bir açıklık oluşturulmuş ve ek ses kaynağı yerleştirilmiştir.

Ancak EDT, SPL, C80 ve D50 değerleri mevcut beton seçeneğine göre belirgin değişmemiştir. Liman sesi, diğer ses kaynakları karşısında hedeflenen işitsel etkiyi oluşturacak kadar güçlü değildir.

Çalışma bu başarısızlığı yöntemin olumsuz sonucu olarak değil, tasarım fikrinin erken aşamada sınanmasının yararı olarak yorumlamaktadır. Tasarımcı, yapım öncesinde fikrin akustik açıdan beklenen etkiyi vermediğini görebilir.

“İki taraflı” değerlendirme ne anlama geliyor?

Çalışmada önerilen iki taraflı yaklaşım iki değerlendirme biçimini birleştirir:

  • Nitel değerlendirme: Eleştirel dinleme, haz, uyarılma, baskınlık ve davranışsal tepki
  • Nicel değerlendirme: SPL, EDT, T20, C80, D50 ve diğer akustik parametreler

Nicel ölçüm tek başına “iyi” ses peyzajını belirleyemez. Nitel dinleme de ölçümsüz bırakıldığında kişisel beğeniye fazla bağımlı olabilir. İki yaklaşım birlikte kullanıldığında tasarım kararları daha tutarlı biçimde yorumlanabilir.

Çok yönlü değerlendirme önerisi

Çalışmanın ilerleyen bölümünde ses peyzajının yalnızca işitsel ve akustik boyutlardan oluşmadığı kabul edilmektedir. Sayfa 32’deki diyagram, gelecekte dört algısal alanın birlikte değerlendirilmesini önermektedir:

  • Eleştirel dinleme
  • Akustik ve psikoakustik ölçümler
  • Görsel algı
  • Kinestetik, yani bedensel hareket ve mekânsal dolaşım

Yazar, eğrisel duvar seçeneğinde görsel biçimin haz ve uyarılma değerlendirmesini desteklemiş olabileceğini gözlemlemiştir. Ayrıca gerçek alandaki hareketli ses yürüyüşü ile simülasyondaki sabit alıcı konumları arasında algısal farklar görülmüştür.

Bu nedenle sanal gerçeklik başlıkları, hareketli dinleyici modelleri ve eş zamanlı görsel-işitsel simülasyonlar gelecekte daha bütüncül değerlendirme sağlayabilir.

Çalışmanın mimarlık açısından önemi

Çalışma, sesi mimari kararların sonucu olan ikincil bir etki yerine tasarımı yönlendiren bir “birincil üretici” olarak ele almaktadır.

Bu yaklaşım şu kararları etkileyebilir:

  • Avlu biçimi
  • Cephe açıklıkları
  • Tünel ve geçit geometrisi
  • Malzeme seçimi
  • Teras yerleşimi
  • Su öğeleri
  • Etkinlik alanlarının konumu
  • Gürültü kaynaklarıyla mekânsal ilişki

Böylece ses, bina tamamlandıktan sonra düzeltilecek bir kusur değil, mekânsal deneyimin başlangıçtan itibaren tasarlanan bir parçası olabilir.

Gündelik yaşama etkisi

Bu yöntemin doğrudan gündelik yaşam karşılığı şu örneklerle açıklanabilir:

  • Bir hastane bekleme alanının yalnızca sessiz değil, kaygıyı azaltan bir işitsel çevreye sahip olması
  • Bir okul avlusunda oyun sesleri ile dinlenme bölgelerinin akustik olarak ayrılması
  • Bir meydanda trafik gürültüsünün su, peyzaj ve yüzey biçimiyle dengelenmesi
  • Bir konut avlusunda konuşma mahremiyetinin artırılması
  • Bir müze veya anı mekânında sesin anlatının parçası haline getirilmesi
  • Bir toplu taşıma merkezinde yön bulmayı destekleyen işitsel bölgeler oluşturulması

Çalışmanın güçlü yönleri

  • Ses peyzajını erken mimari tasarım aşamasına dahil etmesi
  • Akustik ölçüm ile insan algısını aynı çerçevede ele alması
  • Doğrusal olmayan, yinelemeli bir yöntem önermesi
  • Eleştirel dinlemeyi açık bir tasarım becerisi olarak tanımlaması
  • HURIER ve Integrative Listening Model’i mimari tasarıma uyarlaması
  • Çevresel psikoloji ile akustik performansı birlikte değerlendirmesi
  • Saha kayıtlarını simülasyona aktarması
  • Farklı biçim, malzeme ve kavram seçeneklerini karşılaştırması
  • Başarısız tasarım fikrini de açıkça göstermesi
  • Yöntemin yazılım ve uygulama sınırlılıklarını tartışması

Çalışmanın sınırlılıkları

  • Çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir.
  • Uygulama yalnızca tek bir avlu üzerinde yapılmıştır.
  • Değerlendirme yazar yönlendirmelidir.
  • Bağımsız kullanıcı grubu veya geniş katılımcı örneklemi bulunmamaktadır.
  • Akustik topluluk görüşmeleri ve akustik takvim aşamaları uygulanmamıştır.
  • Saha kayıtları yalnızca yağmurlu ve rüzgârlı koşullarda yapılmıştır.
  • Farklı mevsim ve kullanım yoğunlukları karşılaştırılmamıştır.
  • Haz, uyarılma ve baskınlık puanları istatistiksel kullanıcı araştırmasına dayanmamaktadır.
  • Kaynak ve alıcı sayılarında metin ile şekil açıklaması arasında tutarsızlık vardır.
  • Saha kayıtları mevcut mekânın yansımalarını içerdiği için simülasyonda çift akustik imza oluşabilir.
  • Rhino’dan Treble’a geometri aktarımı manuel ve zaman alıcıdır.
  • Tasarım değişiklikleri simülasyona gerçek zamanlı aktarılmamaktadır.
  • Sabit alıcı noktaları, hareket eden bir insanın mekânsal işitme deneyimini tam temsil etmez.
  • Ek malzeme, yapı maliyeti, yangın güvenliği ve inşa edilebilirlik değerlendirilmemiştir.
  • Önerilen yöntemin profesyonel projelerde zaman ve maliyet etkinliği ölçülmemiştir.

Çalışma ne söylüyor, ne söylemiyor?

Çalışmanın söylediği: Ses peyzajı, mimari tasarımın erken aşamalarında bağlam, eleştirel dinleme, simülasyon ve mimari müdahale arasında yinelemeli bir süreçle ele alınabilir. Akustik ölçümler ile duygusal ve davranışsal değerlendirmeler birbirini tamamlayabilir. Mimari biçim, malzeme ve açıklık değişiklikleri yalnızca ses seviyesini değil, mekânın algılanan işitsel karakterini de değiştirebilir.

Çalışmanın söylemediği: Önerilen yöntemin tüm bina türlerinde doğrulandığını göstermez. Eğrisel duvarların her durumda daha iyi akustik sonuç verdiğini kanıtlamaz. Değerlendirmelerin genel kullanıcı nüfusunu temsil ettiğini göstermez. Treble simülasyonunun gerçek ortamla kusursuz eşleştiğini kanıtlamaz. Yöntemin maliyet, yapım ve mevzuat açısından uygulanabilirliğini ölçmez.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

AşamaYöntemÇıktı
1. Kuramsal yapıSes peyzajı, Gestalt, dinleme modelleri ve çevresel psikoloji literatürüVenn diyagramı tabanlı tasarım yöntemi
2. Saha incelemesiSes yürüyüşü, saha kaydı, gürültü ölçümü ve gözlemMevcut işitsel çevrenin belgelenmesi
3. Ses taksonomisiAntrofonik, biyofonik ve jeofonik sınıflandırmaSimülasyon kaynaklarının belirlenmesi
4. Mimari modelRhino ile 3B hacim modellemeTreble’a aktarılabilir avlu modeli
5. Akustik simülasyonTreble, WAV ses kaynakları, çoklu alıcılarİşitselleştirilebilir akustik ortam
6. Tasarım müdahaleleriMalzeme, biçim, doku ve açıklık değişiklikleriBeş mimari seçenek
7. DeğerlendirmeEleştirel dinleme, Mehrabian–Russell modeli ve akustik parametrelerKarşılaştırmalı tasarım sonuçları

Çalışma alanı

ÖzellikAçıklama
YerAalborg Üniversitesi CREATE binası, Aalborg, Danimarka
MekânGüneye bakan, yarı açık, çok katlı avlu
BağlamLiman cephesi, ana yol, tüneller, teraslar ve iç-dış kullanım ilişkisi
Planlanan kullanımlarKonser, açık hava sineması, tiyatro, sergi ve kamusal etkinlikler

Simülasyon ayrıntıları

ParametreDeğer veya yöntem
3B model yazılımıRhino
Akustik simülasyonTreble
Ses dosyası örnekleme hızı44,1 kHz
Açık sınır emilimi%95
Ayakta kulak yüksekliği1,5 m
Oturarak kulak yüksekliği0,9 m
Kaynak ve alıcılarMetinde 5 kaynak/10 alıcı; şekil açıklamasında 10 kaynak/5 alıcı

Akustik performans göstergeleri

GöstergeTemel anlamıÇalışmadaki kullanım
SPLFiziksel ses basınç düzeyiYol ve avlu kaynaklarının mekânsal şiddeti
EDTSesin ilk sönüm davranışıErken işitsel canlılık ve çevreleme
T20Yankılanma süresi tahminiSesin mekânda kalma süresi
C80İlk 80 ms enerji ile sonraki enerji oranıMüzik ve işitsel netlik
D50İlk 50 ms enerjinin toplam enerjiye oranıKonuşma tanımlılığı

Başlıca bulgular

  1. Önerilen yöntem, ses peyzajını tasarım sürecinin kasıtlı bir girdisine dönüştürebilmiştir.
  2. Mevcut beton yüzeyler, yol kaynakları için en yüksek EDT, T20 ve SPL değerlerini üretmiştir.
  3. Ahşap yüzeyler genel SPL düzeyini en fazla azaltan seçenek olmuştur.
  4. Perde duvarlar mevcut duruma göre sınırlı akustik fark oluşturmuştur.
  5. Eğrisel duvarlar, avluda en belirgin mekânsal akustik çeşitliliği yaratmıştır.
  6. Limana açılan cephe, kullanılan ses düzeylerinde istenen su sesi etkisini oluşturamamıştır.
  7. Duygusal değerlendirme ile akustik ölçüm her zaman aynı yönde değişmemiştir.
  8. Malzeme ve doku değişiklikleri büyük hacimli avluda algısal olarak ince ve ayırt edilmesi zor etkiler oluşturmuştur.
  9. Kritik dinleme, benzer tasarım seçenekleri arasındaki farkların yorumlanmasında önemli olmuştur.
  10. Görsel ve hareketle ilişkili algı, ses peyzajı değerlendirmesini etkileyebilmektedir.

Gelecek araştırma önerileri

  • Yöntemin farklı bina türlerinde sınanması
  • Hastane, atrium, lobi, teras ve meydan uygulamaları
  • Daha geniş kullanıcı gruplarıyla algısal deneyler
  • Amatör ve profesyonel tasarımcıların karşılaştırılması
  • Farklı mevsim ve hava koşullarında saha kayıtları
  • Akustik takvimlerin uzun dönemli veriyle hazırlanması
  • BIM ve akustik simülasyon arasında otomatik veri aktarımı
  • Mimari model ile simülasyon arasında gerçek zamanlı bağlantı
  • Alan kayıtlarındaki mevcut yankı izlerinin ayrıştırılması
  • Hareketli dinleyici ve VR tabanlı işitselleştirme
  • Görsel, işitsel ve kinestetik algının birlikte değerlendirilmesi
  • Belirsizlik ve tekrarlanabilirlik analizleri

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu içerik, Samar Singh Rana, Mads Brath Jensen ve Isak Worre Foged tarafından hazırlanan “Integrating Soundscapes into Architectural Design: Methodology and Application” başlıklı çalışmaya dayanmaktadır.

Çalışma; Gestalt algı ilkeleri, HURIER ve Integrative Listening Model, Mehrabian–Russell çevresel psikoloji teorisi, ses yürüyüşü, saha kayıtları, akustik simülasyon ve mimari tasarım yinelemelerini bir araya getiren yöntem geliştirme ve uygulama araştırmasıdır.

Metinde açıkça “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi yer almaktadır. Çalışma SSRN üzerinde yayımlanmış bir preprinttir ve hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. Bu nedenle yöntemin geçerliliği, raporlanan değerlendirmeler ve uygulama önerileri bağımsız hakem değerlendirmesi sonrasında değişebilir.

Uygulama Aalborg Üniversitesi CREATE binasının tek bir avlusunda ve yazar yönlendirmeli olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada geniş bir kullanıcı örneklemi, kör değerlendirme veya istatistiksel algı deneyi bulunmamaktadır. Haz, uyarılma ve baskınlık değerlendirmeleri, çalışmayı yürüten yazarın bilgili ses peyzajı tasarımcısı rolündeki yorumlarına dayanmaktadır.

Simülasyon sonuçları gerçek yapım sonrası ölçümlerle doğrulanmamıştır. Tasarım seçenekleri fiziksel olarak inşa edilmemiştir. Dolayısıyla eğrisel duvar, ahşap yüzey veya liman açıklığının gerçek avluda aynı akustik ve algısal sonuçları sağlayacağı kanıtlanmamıştır.

PDF’de kaynak ve alıcı sayıları arasında metin ile şekil açıklaması bakımından bir tutarsızlık bulunmaktadır. Metin beş ses kaynağı ve on alıcıdan söz ederken, Şekil 6 açıklaması on kaynak ve beş alıcı belirtmektedir. Bu fark içerikte değiştirilmeden ve gizlenmeden açıkça belirtilmiştir.

Bu makale yalnızca PDF’deki kuramsal çerçeve, saha uygulaması, diyagramlar, tablolar, grafikler, akustik gözlemler ve sınırlılıklara dayanarak hazırlanmıştır. Çalışmada bulunmayan ticari yazılım başarısı, yapı standardı uygunluğu, kesin kullanıcı memnuniyeti veya gerçek bina performansı iddiası eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy