Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Tıp Araştırmaları / Kırsal Bölgelerde Dijital Sağlığa Erişimi Hangi Kuramlar Açıklıyor?
Tıp Araştırmaları

Kırsal Bölgelerde Dijital Sağlığa Erişimi Hangi Kuramlar Açıklıyor?

Dijital sağlık hizmetleri; görüntülü muayene, uzaktan takip, elektronik reçete, hasta portalları, mobil sağlık uygulamaları ve internet üzerinden yürütülen çeşitli danışmanlık hizmetleri aracılığıyla sağlık hizmetini fiziksel mesafenin ötesine taşıyabilir.

20/07/2026  Veri Anla 31 görüntüleme
Kırsal Bölgelerde Dijital Sağlığa Erişimi Hangi Kuramlar Açıklıyor?

Dijital sağlık hizmetleri; görüntülü muayene, uzaktan takip, elektronik reçete, hasta portalları, mobil sağlık uygulamaları ve internet üzerinden yürütülen çeşitli danışmanlık hizmetleri aracılığıyla sağlık hizmetini fiziksel mesafenin ötesine taşıyabilir. Bu olanak kırsal ve uzak bölgelerde yaşayan insanlar açısından özellikle önemlidir. Bir sağlık kuruluşuna ulaşmak için uzun mesafe katetmek zorunda kalan, bulunduğu bölgede uzman hekim bulunmayan veya ulaşım seçenekleri sınırlı olan kişiler için dijital hizmetler sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırabilir.

Ancak dijital sağlık hizmetinin mevcut olması, herkesin bu hizmetten eşit biçimde yararlanabildiği anlamına gelmez. Hızlı internet bağlantısının bulunmaması, uygun cihazlara erişememe, dijital beceri eksikliği, hizmetin maliyeti, mahremiyet endişeleri, teknolojiye güvensizlik, sağlık çalışanlarının tercihleri, geri ödeme politikaları ve hizmetin hastanın sağlık sorununa uygun olmaması erişimi sınırlayabilir. Kırsal yaşam; yaş, gelir, etnik köken, engellilik, toplumsal cinsiyet ve sağlık durumu gibi başka eşitsizliklerle birleştiğinde engeller daha da karmaşıklaşabilir.

Bu kapsam belirleme derlemesi, yüksek gelirli ülkelerde kırsal nüfusun dijital sağlık hizmetlerine erişimini inceleyen araştırmaların hangi kuramsal çerçeveleri kullandığını ve kesişimselliği ne ölçüde dikkate aldığını araştırmıştır. Araştırmacılar MEDLINE, Embase, CINAHL Plus ve Scopus veri tabanlarında arama yapmış; 12.894 kayıttan tekrarları ve uygun olmayan yayınları eleyerek 101 ampirik çalışmayı incelemeye almıştır.

İncelenen 101 çalışmanın yalnızca 23’ü analizini yönlendiren belirli bir kavramsal veya kuramsal çerçeveyi açıkça belirtmiştir. Başka bir ifadeyle çalışmaların yaklaşık dörtte üçü dijital sağlık kullanımı, tutum, erişim veya kabul gibi kavramlardan söz etmiş olsa da bu kavramları bütünlüklü bir teorik model içinde ele almamıştır.

Kullanılan çerçeveler üç ana araştırma alanından gelmiştir:

  • Teknoloji kabulü ve kullanım davranışı modelleri,
  • Sağlık hizmetlerine erişim modelleri,
  • Sağlık hizmetlerinin uygulanması ve kurumsallaştırılmasına yönelik uygulama bilimi çerçeveleri.

En sık kullanılan modeller Teknoloji Kabul Modeli, Birleştirilmiş Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Teorisi, Andersen’in Sağlık Hizmeti Kullanımı Davranış Modeli, Levesque’in Hasta Merkezli Sağlık Hizmetine Erişim Modeli ve Birleştirilmiş Uygulama Araştırması Çerçevesidir.

Teknoloji Kabul Modeli ve benzeri yaklaşımlar, insanların bir dijital hizmeti yararlı ve kolay kullanılır bulup bulmadığını açıklamakta kullanışlıdır. Bununla birlikte bu modeller başlangıçta sağlık hizmetleri için geliştirilmemiştir. Kullanıcının teknolojiyi kullanıp kullanmama konusunda özgür, bireysel ve sabit bir seçim yaptığı varsayımına dayanabilir. Oysa kırsal sağlık hizmetlerinde çevrim içi hizmet bazen bir tercih değil, yerel yüz yüze hizmet bulunmadığı için tek seçenek olabilir.

Sağlık hizmetine erişim modelleri, gelir, sağlık ihtiyacı, coğrafi uzaklık, hizmet kapasitesi, karşılanabilirlik ve kullanıcı özelliklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirebilir. Ancak bu modeller de internet bağlantısı, cihaz, dijital okuryazarlık, yazılım kullanılabilirliği ve teknolojiye güven gibi dijital hizmete özgü koşulları kendiliğinden içermeyebilir.

Uygulama bilimi çerçeveleri ise hizmetin kurum, sağlık çalışanı, politika, altyapı ve uygulama süreci düzeyindeki koşullarını değerlendirmekte güçlüdür. Buna karşılık hastaların gündelik deneyimlerini ve hizmete erişebilmek için geliştirmeleri gereken bireysel yetenekleri daha sınırlı biçimde ele alabilir.

Derlemenin ikinci temel bulgusu eşitsizliklerle ilgilidir. İncelenen çalışmaların 42’si etnik veya ırksallaştırılmış azınlıklar, yaşlılar, düşük gelirli haneler, kadınlar, LGBTQ+ bireyler, engelliler veya belirli kültürel ve dinî topluluklar gibi ek dezavantajlarla karşılaşabilecek kırsal gruplara odaklanmıştır.

Buna rağmen hiçbir çalışma kesişimselliği araştırma tasarımına ve teorik çerçevesine açık biçimde entegre etmemiştir. Yalnızca bir çalışma, gelecekte ırk, sınıf ve toplumsal cinsiyetin birlikte incelendiği kesişimsel araştırmalar yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle araştırmalar dezavantajlı grupları incelemiş, fakat farklı eşitsizliklerin birbirini nasıl güçlendirdiğini çoğunlukla kuramsallaştırmamıştır.

Çalışmanın ortaya koyduğu temel sorun, kırsal dijital sağlık araştırmalarının çoğunda teknolojinin, sağlık sisteminin, yaşanılan yerin ve sosyal eşitsizliklerin ayrı ayrı ele alınmasıdır. Teknoloji kabul modelleri bireye; sağlık hizmetine erişim modelleri kullanıcı-hizmet uyumuna; uygulama çerçeveleri ise kurum ve sisteme odaklanmaktadır. Kırsal dijital sağlık erişimi ise bu düzeylerin tümünün aynı anda etkileştiği bir süreçtir.

Yazarlar, gelecekte tek bir disipline ait modelin bütün sorunu açıklamasını beklemek yerine disiplinler arası çerçevelerin birlikte kullanılmasını önermektedir. Ayrıca kırsallığın yalnızca şehirden uzaklık veya nüfus yoğunluğu şeklinde değil; yerel kaynakları, ulaşımı, kültürü, sosyal ilişkileri, siyasal kararları ve hizmet dağılımını içeren özgün bir yaşam bağlamı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Bu çalışma dijital sağlık hizmetlerinin etkili olduğunu, kırsal sağlık eşitsizliklerini azalttığını veya belirli bir kuramsal modelin diğerlerinden kesin olarak üstün olduğunu kanıtlamamaktadır. Araştırmanın yaptığı şey, mevcut literatürün hangi düşünsel araçları kullandığını, bu araçların neleri görünür kıldığını ve hangi önemli unsurları gözden kaçırdığını haritalandırmaktır.

Detaylı Açıklama

Kırsal dijital sağlık erişimi neden yalnızca internet bağlantısı meselesi değildir?

Dijital sağlık hizmetine erişim çoğu zaman “internet var mı, yok mu?” sorusuna indirgenebilir. Oysa çalışmanın giriş bölümünde aktarılan dijital bölünme yaklaşımı, eşitsizliğin üç farklı düzeyde oluşabileceğini göstermektedir.

  1. Birinci düzey: Erişim bölünmesi. İnternet bağlantısının, uygun cihazın, bilgisayarın, akıllı telefonun veya gerekli teknik altyapının bulunup bulunmadığıyla ilgilidir.
  2. İkinci düzey: Beceri ve kullanım bölünmesi. İnsanların teknolojiye sahip olsalar bile dijital hizmeti kullanabilecek bilgi, beceri ve güvene sahip olup olmadığını ifade eder.
  3. Üçüncü düzey: Sonuç bölünmesi. Aynı teknolojiyi kullanan kişilerin bundan eşit ölçüde sağlık yararı, zaman tasarrufu veya hizmet kalitesi elde edip edemediğini sorgular.

Bir kırsal bölgede geniş bant internet kurulması birinci düzey sorunu azaltabilir. Ancak yaşlı bir kullanıcının uygulamaya giriş yapamaması, görme engelli bir kişinin arayüzü kullanamaması veya düşük gelirli bir hanenin yeterli veri paketini satın alamaması durumunda dijital hizmet fiilen erişilebilir değildir.

Benzer biçimde teknik olarak başarılı bir görüntülü görüşme de uygun sağlık hizmetine erişildiği anlamına gelmeyebilir. Hastanın fizik muayeneye ihtiyacı varsa, mahremiyet sağlayabileceği bir ortam bulunmuyorsa veya sağlık çalışanı uzaktan değerlendirme yoluyla gerekli klinik bilgiyi elde edemiyorsa hizmetin sağlık sonucu sınırlı kalabilir.

Kırsal bölgelerde dijital sağlık neden önemli olabilir?

Kırsal bölgelerde sağlık kuruluşlarının sayısı, uzmanlık çeşitliliği ve ulaşım seçenekleri şehirlerden farklı olabilir. Dijital sağlık hizmetleri bu koşullarda:

  • Uzun yolculuk gereksinimini azaltabilir,
  • Uzman sağlık çalışanlarına uzaktan erişim sağlayabilir,
  • Takip randevularını kolaylaştırabilir,
  • Kronik hastalıkların uzaktan izlenmesine yardımcı olabilir,
  • Reçete ve sağlık kaydı işlemlerini destekleyebilir,
  • Hasta ve sağlık çalışanı arasında daha hızlı iletişim sağlayabilir.

Ancak dijital hizmetin potansiyel faydası, kırsal sağlık sistemindeki mevcut sorunların kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez. Dijital hizmet kötü tasarlanmışsa, yerel sağlık çalışanları tarafından desteklenmiyorsa veya yalnızca belirli kullanıcıların yararlanabileceği biçimde sunuluyorsa mevcut eşitsizlikleri yeniden üretebilir.

Çalışmanın temel araştırma soruları

Derleme iki araştırma sorusuna odaklanmıştır:

  1. Kırsal bölgelerde yaşayan kişilerin dijital sağlık hizmetlerine erişimini incelemek için hangi kavramsal çerçeveler kullanılmıştır?
  2. Önceki araştırmalar birbiriyle kesişen eşitsizlikleri nasıl dikkate almıştır?

Bu sorular doğrudan dijital hizmet kullanım oranını veya belirli engellerin büyüklüğünü ölçmemektedir. Araştırmanın odağı, araştırmacıların kırsal dijital sağlık sorununu hangi teorik bakışla tanımladığıdır.

Kapsam belirleme derlemesi ne demektir?

Kapsam belirleme derlemesi, geniş ve disiplinler arası bir literatürün sınırlarını, ana kavramlarını, kullanılan yöntemlerini ve bilgi boşluklarını haritalandırmak için kullanılır.

Bu yöntem özellikle:

  • Bir alanda çok farklı araştırma tasarımları bulunduğunda,
  • Araştırma sorusu keşifsel olduğunda,
  • Kavramların farklı biçimlerde tanımlandığı durumlarda,
  • Literatürde hangi modellerin ve yöntemlerin kullanıldığını belirlemek istendiğinde

uygundur.

Bu çalışma, dijital sağlık hizmetinin etkisini ölçen klasik bir sistematik derleme veya meta-analiz değildir. İncelenen araştırmaların sonuçlarını ortak bir etki büyüklüğünde birleştirmemiştir. Bunun yerine kullanılan teorileri, araştırma bağlamlarını ve eşitsizlik yaklaşımlarını sınıflandırmıştır.

Derlemenin yöntemi nasıl planlandı?

Araştırmacılar JBI Scoping Review Methodology Group önerilerini izlemiştir. Derleme protokolü Open Science Framework üzerinde kaydedilmiştir. Arama stratejisi bir konu uzmanı kütüphanecinin desteğiyle hazırlanmıştır.

Dört veri tabanı taranmıştır:

  • MEDLINE,
  • Embase,
  • CINAHL Plus,
  • Scopus.

Arama Haziran 2025’te yapılmış ve başlık ile özet alanlarıyla sınırlandırılmıştır. Ana arama kavramları üç grupta düzenlenmiştir:

  • Dijital sağlık, mobil sağlık, e-sağlık, tele-sağlık ve teletıp,
  • Erişim, kullanım, deneyim, kolaylaştırıcılar, engeller ve memnuniyet,
  • Kırsal, uzak, kıyısal veya dağlık bölgeler.

Serbest metin terimlerine ek olarak MEDLINE, Embase ve CINAHL’e ait kontrollü konu başlıkları kullanılmıştır. Aynı kavram grubundaki terimler “OR”, farklı kavram grupları ise “AND” işleciyle birleştirilmiştir.

Hangi araştırmalar dâhil edildi?

Çalışmaların dâhil edilebilmesi için:

  • Dünya Bankasının 2024/2025 sınıflamasına göre yüksek gelirli bir ülkede yürütülmesi,
  • Kırsal, yarı kırsal veya uzak bir bölgeyi incelemesi,
  • Sağlık hizmetine erişimle ilişkili bir amaç taşıması,
  • İnternet veya dijital cihaz kullanan hasta odaklı bir sağlık hizmetini ele alması,
  • Sağlık hizmeti kullanıcılarının deneyimlerini içermesi,
  • Tam metinli ve ampirik araştırma niteliğinde olması

gerekiyordu.

Araştırmacılar “erişim” kavramını geniş tutmuştur. Yalnızca hizmete fiilen ulaşma değil; kabul, algı, dijital okuryazarlık, hizmeti kullanma niyeti ve kullanımı etkileyen unsurlar da erişim kapsamında değerlendirilmiştir.

Dijital sağlık tanımı da geniş tutulmuştur. Kullanıcının sağlık hizmetiyle dijital cihaz veya internet üzerinden etkileşim kurduğu uygulamalar dâhil edilmiş; yalnızca telefonla yürütülen ve zorunlu olarak dijital teknoloji gerektirmeyen hizmetler dışarıda bırakılmıştır.

Hangi araştırmalar dışarıda bırakıldı?

  • Bir müdahalenin etkinliğini değerlendiren deneysel çalışmalar,
  • Dijital hizmet uygulamasının değerlendirilmesine odaklanan müdahale araştırmaları,
  • Yalnızca sağlık çalışanlarının görüşlerini inceleyen çalışmalar,
  • Derlemeler, konferans özetleri, protokoller ve yorum yazıları,
  • Erişimi etkileyen unsurları incelemeden yalnızca kullanım eğilimlerini bildiren çalışmalar,
  • Yalnızca müdahale sonrası memnuniyeti değerlendiren araştırmalar

dışlanmıştır.

Bazı çalışmalarda hem hasta hem sağlık çalışanı görüşleri bulunuyorsa, kullanıcı deneyiminin araştırma içinde yer alması koşuluyla bu çalışmalar incelemeye alınmıştır.

Kırsallık nasıl tanımlandı?

Araştırmacılar bütün ülkeler için tek bir kırsallık tanımı dayatmamıştır. Bir çalışmanın yazarları ortamı kırsal, yarı kırsal veya uzak olarak tanımladıysa çalışma uygun kabul edilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki araştırmaların bir bölümü şehir merkezleriyle işe gidiş geliş akışlarını ve nüfus ölçülerini kullanan Rural-Urban Commuting Area kodlarına başvurmuştur. Diğer ülkelerde kırsallık çoğu zaman araştırmacılar veya katılımcılar tarafından tanımlanmıştır.

Bu esneklik farklı ülkelerdeki araştırmaların dâhil edilmesini sağlamıştır. Bununla birlikte “kırsal” olarak sınıflandırılan bölgelerin nüfus, uzaklık, altyapı, kültür ve sağlık hizmetleri bakımından birbirinden oldukça farklı olabileceği anlamına gelir.

Tarama ve çalışma seçimi

Aramada toplam 12.894 kayıt bulunmuştur. Bunların 6.121’i tekrar kayıttır ve çıkarıldıktan sonra 6.773 benzersiz kayıt kalmıştır.

Başlık ve özet taramasında 6.221 kayıt elenmiştir:

Başlık ve özet aşamasındaki dışlama nedeniKayıt sayısı
Uygun olmayan yayın türü2.054
Uygun olmayan ülke981
Uygun olmayan çalışma tasarımı2.079
Uygun olmayan araştırma bağlamı1.107

Bu aşamanın ardından 552 çalışma tam metin değerlendirmesine alınmıştır. Tam metinde 283 çalışma uygun sonuçları incelemediği, 168 çalışma ise uygun nüfusu kapsamadığı için dışlanmıştır. Sonuçta 101 çalışma veri çıkarımı ve içerik analizine alınmıştır.

Her tarama turundaki kayıtların yüzde 20’si birinci yazar ve başka bir araştırmacı tarafından bağımsız biçimde çift taranmıştır. Tarama Rayyan yazılımıyla yapılmış, görüş ayrılıkları araştırmacılar arasında tartışılarak çözülmüştür.

Dâhil edilen çalışmalar hangi ülkelerden geliyordu?

ÜlkeÇalışma sayısı
Amerika Birleşik Devletleri66
Avustralya15
Kanada7
İsveç4
Yeni Zelanda3
Birleşik Krallık2
İtalya2
İspanya1
Almanya1

Literatürün yaklaşık üçte ikisinin Amerika Birleşik Devletleri’nden gelmesi, incelemenin genel sonuçlarının bu ülkenin sağlık sistemi, sigorta yapısı, coğrafyası ve dijital altyapısından etkilenebileceğini göstermektedir.

Çalışma yöntemleri

YöntemÇalışma sayısı
Nitel yöntem44
Nicel yöntem39
Karma yöntem18

Nitel araştırmalar çoğunlukla yarı yapılandırılmış görüşmeler ve odak grupları kullanmıştır. Nicel araştırmalar anket yanıtlarını veya sağlık kayıtlarını analiz etmiştir. Karma yöntem çalışmaları ise sayısal sonuçlarla kullanıcı veya hizmet deneyimlerini birlikte değerlendirmiştir.

Veriler nasıl çıkarıldı ve analiz edildi?

Araştırmacılar bu derleme için özel bir veri çıkarma aracı hazırlamıştır. Her çalışmadan:

  • Başlık, yazar ve yayın yılı,
  • Araştırma tasarımı,
  • Ülke, ortam ve katılımcı özellikleri,
  • Araştırmanın amacı,
  • Kullanılan kavramsal çerçeve veya ölçüm aracı,
  • Kesişimselliğin tasarım, örnekleme ve analizde ele alınıp alınmadığı,
  • İncelenen eşitsizlik eksenleri

çıkarılmıştır.

Veriler NVivo yazılımında temel içerik analiziyle kodlanmıştır. Kodlar sıklık açısından sayılmış ve sonuçlar çalışmaların tam metinleriyle karşılaştırılmıştır.

Çalışmada istatistiksel meta-analiz, matematiksel etki modeli veya yeni klinik formül bulunmamaktadır. Sayısal sonuçlar, literatürdeki araştırmaların ve kullanılan çerçevelerin sayısal dağılımını göstermektedir.

Çalışmaların ne kadarı açık bir kuramsal çerçeve kullandı?

101 çalışmanın yalnızca 23’ü analizini yönlendiren belirli bir kavramsal çerçeveyi açıkça bildirmiştir. Bu oran yaklaşık yüzde 22,8’dir.

Geriye kalan çalışmalar çoğunlukla:

  • Dijital hizmet kullanımı,
  • Teknolojiye yönelik tutum,
  • Tele-sağlık kabulü,
  • Erişim engelleri,
  • Kullanıcı deneyimi

gibi genel kavramlardan yararlanmış; fakat bunlar arasındaki ilişkileri belirli bir teorik modelle açıklamamıştır.

On iki çalışma geçerliliği daha önce incelenmiş ölçüm ölçekleri kullanmıştır. En sık kullanılanlar:

  • Altı çalışmada kullanılan eHealth Literacy Scale,
  • Üç çalışmada kullanılan Telehealth Usability Questionnaire

olmuştur.

Bir ölçeğin kullanılması, araştırmanın otomatik olarak kuramsal çerçeveye sahip olduğu anlamına gelmez. Ölçek belirli bir özelliği ölçerken kavramsal çerçeve, farklı özelliklerin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu açıklamayı amaçlar.

Kullanılan kuramsal çerçevelerin dağılımı

Araştırma alanıÇerçeveKullanım sayısı
Teknoloji kabulüTeknoloji Kabul Modeli4
Teknoloji kabulüBirleştirilmiş Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Teorisi2
Teknoloji kabulüBirey–Görev–Teknoloji Uyumu Modeli1
Teknoloji kabulüTeknoloji Benimseme Modeli1
Davranış değişikliğiCOM-B Modeli1
Teknoloji/kullanıcı değerlendirmesiBeklenti Doğrulanmaması Teorisi1
Bilgi aramaKapsamlı Bilgi Arama Modeli1
Sağlık hizmetine erişimAndersen’in Sağlık Hizmeti Kullanımı Davranış Modeli3
Sağlık hizmetine erişimLevesque’in Hasta Merkezli Erişim Modeli2
Sağlık hizmetine erişimFortney ve arkadaşlarının erişim yaklaşımı1
Sağlık hizmetine erişimPenchansky ve Thomas’ın erişim boyutları1
Sağlık hizmetine erişimEkolojik İşlem Modeli1
Sağlığın geliştirilmesiSağlığı Geliştirme Modeli1
Uygulama araştırmasıBirleştirilmiş Uygulama Araştırması Çerçevesi3
Uygulama araştırmasıTele-sağlık Uygulaması Değerlendirme Çerçevesi1

Bir çalışma iki ayrı çerçeve kullandığı için çerçeve kullanım sayısı, çerçeve bildiren çalışma sayısından bir fazladır.

Teknoloji Kabul Modeli neyi açıklar?

Teknoloji Kabul Modeli, bir kişinin teknolojiyi kullanma niyetini ve kullanımını açıklamak için geliştirilmiştir. Özgün modelde dört temel unsur bulunur:

  • Algılanan kullanım kolaylığı: Teknolojiyi kullanmanın ne kadar çaba gerektirdiği,
  • Algılanan yararlılık: Teknolojinin kişiye fayda sağlayıp sağlamadığı,
  • Tutum: Kullanıcının teknolojiye yönelik olumlu veya olumsuz değerlendirmesi,
  • Gerçek kullanım: Teknolojinin fiilen kullanılması.

İncelenen dört çalışmanın üçü özgün modeli dijital sağlık bağlamına göre genişletmiştir. Eklenen unsurlar arasında:

  • Dijital sağlık okuryazarlığı,
  • Teknolojiye güven,
  • Önceki teknoloji deneyimi,
  • Uygulama tasarımı ve gezinme kolaylığı,
  • Verilerin sunuluş biçimi,
  • İnsan etkileşimi düzeyi,
  • Sosyal ve kültürel özellikler

bulunmuştur.

Teknoloji Kabul Modelinin temel sınırlılığı

Model başlangıçta iş yerindeki bilgi teknolojilerinin benimsenmesini açıklamak için geliştirilmiştir. Sağlık hizmetindeki kullanım ise sıradan bir yazılım seçimine benzemez.

Bir kırsal kullanıcı görüntülü muayeneyi tercih edebilir; fakat bazen yüz yüze hizmet bulunmadığı için bunu kullanmaya mecbur kalabilir. Tersine dijital hizmeti yararlı bulsa bile internet, cihaz veya mahrem bir ortam bulunmadığı için kullanamayabilir.

Modelin eleştirilen varsayımları şunlardır:

  • Kullanımın bireyin özgür seçimi olduğunu varsayabilmesi,
  • Kararı çoğunlukla bireysel düzeyde ele alması,
  • Kullanım kararını görece sabit ve ikili görmesi,
  • Sağlık sistemi ve politika kısıtlarını yeterince yansıtmaması,
  • Sağlık çalışanlarının ve kurumların teknoloji kararlarını sınırlı ele alması.

Bir kişi bazı sağlık sorunları için dijital görüşmeyi tercih ederken hassas, karmaşık veya fizik muayene gerektiren bir durumda yüz yüze görüşmeyi tercih edebilir. Dolayısıyla dijital sağlık kabulü bir kez verilen, değişmeyen “kullanırım veya kullanmam” kararı değildir.

UTAUT neyi ekler?

Birleştirilmiş Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Teorisi, farklı teknoloji kabul modellerini ortak bir yapıda birleştirmiştir. Modelde kullanım niyetini etkileyen başlıca unsurlar:

  • Performans beklentisi,
  • Çaba beklentisi,
  • Sosyal etki,
  • Kolaylaştırıcı koşullar

olarak tanımlanır.

Yaş, toplumsal cinsiyet, deneyim ve kullanımın gönüllü olup olmaması bu ilişkileri değiştirebilir. İncelenen araştırmalardan biri kırsal kullanıcıların önceki teknoloji deneyiminin önemli bir kolaylaştırıcı koşul olduğunu göstermiştir. Başka bir çalışma sağlık ortamına uyarlanmış bir UTAUT kullandığını belirtmiş; ancak uyarlanan modelin ayrıntılı gösterimini sunmamıştır.

UTAUT, Teknoloji Kabul Modelinden daha fazla bağlamsal değişken içerse de sağlık sisteminin kurumsal, klinik ve eşitsizlik boyutlarını tek başına kapsamayabilir.

Andersen’in davranış modeli

Andersen’in modeli, sağlık hizmeti kullanımını üç ana faktör grubu üzerinden açıklamıştır:

  • Yatkınlaştırıcı faktörler: Demografi, sosyal yapı ve sağlık inançları gibi hizmet kullanım olasılığını etkileyen özellikler,
  • Kolaylaştırıcı faktörler: Gelir, sigorta, finansman, hizmet organizasyonu ve erişimi mümkün kılan kaynaklar,
  • İhtiyaç faktörleri: Algılanan veya klinik olarak değerlendirilen sağlık sorunları.

Modelin sonraki sürümleri bireysel ve bağlamsal özellikleri birbirinden ayırmış; sağlık politikası, toplum kaynakları, organizasyon ve çevresel koşullar gibi unsurları da kapsamıştır.

İncelenen üç çalışma Andersen’in modelini farklı biçimlerde uyarlamıştır. Bir çalışma teknolojiye özgü değişken eklememiştir. Diğerleri:

  • Teknolojiye güveni,
  • Cihaza erişimi,
  • Dijital okuryazarlığı

kolaylaştırıcı faktörler arasına eklemiştir.

Bir araştırmada yerel sağlık hizmeti sağlayıcılarının sınırlı erişilebilirliği, insanları çevrim içi çözümlere yönelten bir ihtiyaç faktörü olarak sınıflandırılmıştır. Bu yorum özgün Andersen modelindeki sınıflandırmadan farklıdır ve dijital sağlık bağlamında modellerin nasıl yeniden düzenlendiğini göstermektedir.

Andersen modelinin güçlü ve zayıf yönleri

Model:

  • Bireysel ve çevresel koşulları birlikte değerlendirebilir,
  • Gelir, sigorta, ihtiyaç ve hizmet organizasyonunu içerebilir,
  • Kırsal kaynak yetersizliklerini bağlamsal düzeyde ele alabilir,
  • Nicel araştırmalarda değişkenlere dönüştürülmesi görece kolaydır.

Ancak özgün biçimi:

  • Dijital okuryazarlığı,
  • Teknolojiye güveni,
  • Cihaz ve yazılım özelliklerini,
  • Dijital hizmet seçimini,
  • Yüz yüze ve dijital hizmetler arasındaki geçişi

doğrudan içermez.

Yazarlar, Andersen modelinin kullanılacağı araştırmalarda dijital sağlık kullanımının genel sağlık hizmeti kullanımı içindeki özgün bir hizmet biçimi olarak tanımlanmasını ve teknolojiye özgü değişkenlerle genişletilmesini önermektedir.

Levesque’in hasta merkezli erişim modeli

Levesque’in modeli erişimi, hastanın sağlık ihtiyacını fark etmesinden uygun hizmeti kullanıp sonuç elde etmesine kadar uzanan bir süreç olarak tanımlar.

Hizmet tarafında beş özellik bulunur:

  • Fark edilebilirlik ve yaklaşılabilirlik,
  • Kabul edilebilirlik,
  • Mevcudiyet ve uyum sağlama kapasitesi,
  • Karşılanabilirlik,
  • Uygunluk.

Kullanıcı tarafında bunlara karşılık gelen beş yetenek vardır:

  • İhtiyacı algılama yeteneği,
  • Hizmet arama yeteneği,
  • Hizmete ulaşma yeteneği,
  • Ödeme yapabilme yeteneği,
  • Hizmete katılma ve sürdürme yeteneği.

Dijital sağlık bağlamında:

  • Hizmetin yararlı bir seçenek olduğunu bilmek,
  • Teknik beceriye ve uygun cihaza sahip olmak,
  • İnternet ücretini karşılayabilmek,
  • Sağlık çalışanına ve teknolojiye güvenmek,
  • Hizmetin sağlık sorununa uygun olması

bu sürecin parçaları hâline gelir.

Levesque modelinin güçlü ve sınırlı yönleri

Modelin güçlü yönü, erişimi tek bir kullanım olayı değil, kullanıcı ile hizmet arasındaki bir uyum süreci olarak görmesidir. Hastanın sağlık yolculuğunu ve kullanıcı deneyimini ayrıntılı incelemeye uygundur.

Bununla birlikte bütün sağlık hizmeti sunucularını modelin aynı tarafında toplaması:

  • Sağlık çalışanının teknolojiyle etkileşimini,
  • Yazılımın sağlık çalışanı açısından kullanılabilirliğini,
  • Kurumsal teknoloji politikalarını,
  • Hizmet sağlayıcıların dijital hizmete bağlılığını,
  • Teknik destek ve sistem entegrasyonunu

ayrıntılı biçimde ayırmayı zorlaştırabilir.

Bu nedenle hasta deneyimine odaklanan araştırmalar için güçlü olmakla birlikte kurum ve sağlık çalışanı düzeyini inceleyen başka bir çerçeveyle desteklenmesi gerekebilir.

CFIR ve uygulama bilimi yaklaşımı

Birleştirilmiş Uygulama Araştırması Çerçevesi, sağlık hizmetindeki bir yeniliğin uygulanmasını etkileyen koşulları beş geniş alanda değerlendirir:

  • Yeniliğin özellikleri,
  • Dış çevre,
  • Kurumun iç ortamı,
  • Sürece katılan bireyler,
  • Uygulama süreci.

CFIR belirli bir neden-sonuç denklemi sunmaktan çok, uygulamayı etkileyebilecek alanların sistematik olarak incelenmesini sağlayan meta-kuramsal bir çerçevedir.

Derlemede CFIR kullanan üç çalışma bu çerçeveyi çoğunlukla görüşme sorularını ve konu kılavuzlarını yapılandırmak için kullanmıştır.

CFIR’nin kırsal dijital sağlık açısından anlamı

CFIR şu soruları görünür kılabilir:

  • Dijital hizmet mevcut sağlık sistemine uyuyor mu?
  • Kurumda yeterli teknik personel var mı?
  • Yerel sağlık çalışanları hizmeti destekliyor mu?
  • Geri ödeme ve politika koşulları uygulamayı teşvik ediyor mu?
  • Kırsal bölgede gerekli internet ve fiziksel altyapı mevcut mu?
  • Hizmet zaman içinde sürdürülebilir mi?

Çerçevenin sınırlılığı, ayrıntılı ve karmaşık olması ve hasta tarafındaki erişim yeteneklerine daha az odaklanabilmesidir. Kullanıcı deneyimini inceleyen bir çalışmada Levesque gibi hasta merkezli bir modelle birlikte kullanılması daha kapsamlı bir değerlendirme sağlayabilir.

Çerçevelerin karşılaştırılması

ÇerçeveGüçlü yönTemel sınırlılıkKırsal dijital sağlıkta önerilen kullanım
Teknoloji Kabul ModeliBasit, anlaşılır ve kolay uyarlanabilirSağlık hizmetine özgü değildir; seçimi bireysel, özgür ve sabit kabul edebilirKabul araştırmalarında sağlık, çevre ve eşitlik değişkenleri eklenerek kullanılmalı
UTAUTSosyal etki ve kolaylaştırıcı koşullar gibi daha fazla bağlamsal unsur içerirSağlık sisteminin karmaşıklığını ve eşitsizliği tam olarak kapsamayabilirBenimseme araştırmalarında başka sağlık ve eşitlik çerçeveleriyle desteklenmeli
Andersen ModeliBireysel, bağlamsal, ekonomik ve ihtiyaç faktörlerini birlikte ele alırTeknolojiye özgü değişkenler özgün modelde eksiktirDijital hizmet kullanımını ayrı bir hizmet biçimi olarak modellemeli ve teknoloji değişkenleri eklenmeli
Levesque ModeliHasta merkezli, esnek ve süreç odaklıdırSağlık çalışanı–kurum–teknoloji etkileşimlerini ayrıntılı ayırmayabilirKullanıcı deneyimi ve hizmete erişim yolculuğu için uygun; sağlayıcı analizi için başka çerçeveyle birleştirilmeli
CFIRKurum, çevre, uygulama ve sürdürülebilirliği kapsamlı ele alırKarmaşıktır ve hasta bakış açısını sınırlı yansıtabilirUygulama ve sistem araştırmaları için uygun; kırsal koşullar açıkça tanımlanmalı

Neden tek bir çerçeve yeterli olmayabilir?

Kırsal dijital sağlık hizmetine erişim aynı anda birden fazla düzeyde oluşur:

  • Teknoloji düzeyi: Cihaz, bağlantı, yazılım ve kullanılabilirlik,
  • Birey düzeyi: Beceri, güven, sağlık ihtiyacı ve tercih,
  • Hizmet düzeyi: Uygunluk, randevu sistemi, maliyet ve sağlık çalışanı kapasitesi,
  • Kurum düzeyi: Organizasyon, teknik destek, iş akışı ve kaynaklar,
  • Politika düzeyi: Finansman, geri ödeme ve dijital hizmet öncelikleri,
  • Yer düzeyi: Coğrafya, ulaşım, nüfus yapısı, kültür ve yerel altyapı,
  • Eşitsizlik düzeyi: Gelir, yaş, etnik köken, engellilik ve başka sosyal konumlar.

Bir model bu düzeylerden yalnızca birine odaklandığında erişimin diğer parçaları gözden kaçabilir. Yazarların disiplinler arası çerçeve önerisi bu nedenle önemlidir.

Kesişimsellik nedir?

Kesişimsellik, insanların yaşam deneyimlerinin tek bir sosyal özellik üzerinden açıklanamayacağını belirtir. Irkçılık, sınıfsal eşitsizlik, cinsiyetçilik ve başka baskı sistemleri birbirinden bağımsız çalışmayabilir; aynı kişi üzerinde birleşerek özgün avantaj ve dezavantaj biçimleri oluşturabilir.

Kırsal dijital sağlık açısından örneğin:

  • Kırsal bölgede yaşayan yaşlı bir kişi,
  • Düşük gelirli ve engelli bir kullanıcı,
  • Uzak bölgede yaşayan etnik azınlık mensubu bir hasta,
  • Kırsal bölgede yaşayan LGBTQ+ bir genç

yalnızca “kırsal kullanıcı” kategorisiyle tam olarak açıklanamayacak farklı engeller yaşayabilir.

Bu engeller yalnızca üst üste eklenmeyebilir. Örneğin düşük gelir cihaz erişimini, engellilik yazılım kullanılabilirliğini, kırsallık internet bağlantısını ve sağlık hizmetindeki ayrımcılık güveni aynı anda etkileyebilir.

İncelenen dezavantajlı gruplar

Toplam 42 çalışma, ek dezavantajlarla karşılaşabilecek kırsal nüfus gruplarına odaklanmıştır.

İncelenen grupÇalışma sayısı
Etnik azınlıklar ve ırksallaştırılmış gruplar17
Yaşlı insanlar14
Düşük gelirli haneler4
Kadınlar4
LGBTQ+ bireyler3
Engelli bireyler2
Belirli kültürel veya dinî topluluklar1

Üç çalışma aynı anda dezavantajla ilişkilendirilen iki özelliğe sahip nüfuslara odaklanmıştır.

Araştırmacılar belirli grupları seçerken üç temel gerekçe bildirmiştir:

  • Bu grupların hem sağlık hem dijital hizmetlerde örtüşen engeller yaşaması,
  • Tarihsel olarak ayrımcılıkla karşılaşmaları,
  • Sağlık hizmetlerini daha sık kullanmaları veya bu gruplara ilişkin araştırma eksikliği bulunması.

Kesişimsellik neden yeterince uygulanmamış sayıldı?

Belirli bir dezavantajlı gruba odaklanmak, tek başına kesişimsel yaklaşım anlamına gelmez. Kesişimsel araştırma:

  • Birden fazla sosyal konumun birlikte nasıl çalıştığını açıkça tanımlar,
  • Bu ilişkileri araştırma sorularına ve örneklem tasarımına yerleştirir,
  • Güç, ayrımcılık ve yapısal koşulları analiz eder,
  • Farklı grupları yalnızca ayrı değişkenler olarak değil, etkileşim içinde ele alır.

Derlemede hiçbir çalışma bu yaklaşımı teorik veya kavramsal çerçevesine açıkça dâhil etmemiştir. Yalnızca kırsal Latinx nüfusta tele-diş hekimliği kabulünü inceleyen bir çalışma, gelecekte ırk, sınıf ve toplumsal cinsiyetin kesişimsel biçimde araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Bu nedenle literatür çeşitli dezavantajlı grupları görünür kılmış; fakat eşitsizliklerin oluştuğu yapısal mekanizmaları bütünlüklü olarak açıklamamıştır.

Kırsallık neden yalnızca haritadaki bir konum değildir?

İncelenen araştırmalarda kırsallık çoğunlukla örneklemi ve çalışma ortamını tanımlayan bir değişken olarak kullanılmıştır. Kırsal bölge, şehir dışındaki yer veya belirli nüfus yoğunluğunun altındaki alan şeklinde sınırlandırılmıştır.

Yazarlar bu yaklaşımın kırsallığın yalnızca maddi ve coğrafi boyutlarını öne çıkardığını belirtmektedir. Oysa kırsallık:

  • Yerel sağlık hizmetlerinin dağılımını,
  • Ulaşım seçeneklerini,
  • İnternet altyapısını,
  • Toplumsal ilişkileri,
  • Yerel kültür ve gelenekleri,
  • Ekonomik fırsatları,
  • Yerel yönetim ve karar yapılarını,
  • Mahremiyet ve damgalanma deneyimlerini

birlikte etkileyen özgün bir yaşam bağlamı olabilir.

Küçük bir toplulukta ruh sağlığı veya cinsel sağlık hizmetine yüz yüze başvurmak damgalanma endişesi yaratabilir ve dijital hizmet mahremiyet sağlayabilir. Buna karşılık evde özel bir oda bulunmaması, internetin ortak kullanılması veya toplum içinde güven eksikliği aynı dijital hizmeti zorlaştırabilir.

Kırsallık bir eşitsizlik ekseni olabilir mi?

Çalışmada aktarılan yaklaşıma göre kırsal bölgede yaşamak, sağlığın temel sosyal belirleyicilerinden biri ve kendi başına bir eşitsizlik ekseni olarak düşünülebilir.

Kırsallık:

  • Irk ve etnik kökenle,
  • Toplumsal cinsiyetle,
  • Gelir ve sınıfla,
  • Yaşla,
  • Engellilikle,
  • Kültürel kimlikle

kesişebilir.

Bu nedenle kırsal ve kentsel nüfusu tek bir değişkenle karşılaştırmak, kırsal nüfus içindeki önemli farklılıkları gizleyebilir.

Araştırmacıların önerdiği yeni kuramsal yön

Yazarlar, kırsal dijital sağlık araştırmalarında farklı disiplinlere ait teorik merceklerin birlikte kullanılmasını önermektedir.

Örnek olarak:

  • Teknolojilerin benimsenmemesi, terk edilmesi, ölçeklendirilmesi ve sürdürülebilirliğini inceleyen NASSS çerçevesi,
  • Uzaktan görüşme hizmetlerinin planlanması ve değerlendirilmesi için geliştirilen PERCS çerçevesi,
  • Sosyal tabakalaşma ve sağlık eşitsizliklerini değerlendiren PROGRESS-Plus çerçevesi,
  • Richardson ve arkadaşlarının Dijital Sağlık Eşitliği Çerçevesi

gösterilmiştir.

Bu modellerin adı geçmekle birlikte çalışma bunları incelediği 101 araştırmanın sonuçlarına uygulamamış veya aralarında deneysel bir karşılaştırma yapmamıştır. Öneriler literatürde belirlenen boşluklara dayanan kuramsal yönlendirmelerdir.

Gelecekteki araştırmalar hangi soruları sormalı?

  • Dijital hizmet kullanıcı için gerçekten bir seçim mi, yoksa yüz yüze hizmet eksikliği nedeniyle zorunluluk mu?
  • İnternet ve cihaz erişiminin ötesinde hangi dijital beceriler gereklidir?
  • Sağlık çalışanı, kurum ve teknoloji arasındaki etkileşim hastanın erişimini nasıl etkiler?
  • Dijital hizmetin maliyeti ile yüz yüze hizmetin seyahat maliyeti nasıl karşılaştırılır?
  • Kırsal yaşamın kültürel ve siyasal özellikleri güveni ve hizmet kabulünü nasıl şekillendirir?
  • Yaş, gelir, etnik köken, engellilik ve kırsallık birlikte hangi engelleri üretir?
  • Dijital hizmete erişen farklı gruplar aynı sağlık sonucunu elde edebilir mi?
  • Dijital hizmetler mevcut eşitsizlikleri azaltıyor mu, yoksa başka bir biçimde yeniden mi üretiyor?

Gündelik yaşam açısından anlamı

Çalışmanın günlük yaşama dönük en önemli mesajı, dijital sağlık erişiminin yalnızca kullanıcıya “uygulamayı öğrenme” sorumluluğu yüklenerek çözülemeyeceğidir.

Bir hizmetin gerçekten erişilebilir olması için:

  • Yeterli internet altyapısı bulunmalı,
  • Uygun cihaz ve teknik destek sağlanmalı,
  • Arayüz farklı yaş ve yetenek gruplarına uygun olmalı,
  • Hizmet maliyeti karşılanabilir olmalı,
  • Hasta mahremiyet sağlayabilmeli,
  • Sağlık çalışanı dijital görüşmeye hazır olmalı,
  • Hizmet klinik soruna uygun olmalı,
  • Yüz yüze hizmet gerektiğinde geçiş yapılabilmeli,
  • Yerel kültür ve kullanıcı güveni dikkate alınmalı,
  • Dezavantajlı gruplar hizmet tasarımına dâhil edilmelidir.

Dijital sağlık sistemi yalnızca teknolojik olarak çalışan bir sistem değil, farklı insanların gerçek koşullarında kullanılabilen ve sağlık yararı sağlayabilen bir sistem olmalıdır.

Çalışmanın güçlü yönleri

  • Yazarların bilgisine göre kırsal dijital sağlık araştırmalarındaki teorik yaklaşımları özel olarak haritalandıran ilk kapsam belirleme derlemesidir.
  • Sağlık ve sosyal bilimleri kapsayan dört büyük veri tabanı taranmıştır.
  • Arama stratejisi bir konu uzmanı kütüphanecinin desteğiyle hazırlanmıştır.
  • JBI kapsam belirleme derlemesi önerileri izlenmiştir.
  • Protokol Open Science Framework üzerinde kaydedilmiştir.
  • 101 ampirik çalışma incelenmiştir.
  • Nitel, nicel ve karma yöntem araştırmaları birlikte değerlendirilmiştir.
  • Teknoloji kabulü, sağlık hizmetine erişim ve uygulama bilimi aynı analizde karşılaştırılmıştır.
  • Kırsallık ve başka eşitsizliklerin kesişimi ayrıca değerlendirilmiştir.
  • Dâhil edilen 101 çalışmanın ayrıntılı listesi ekte sunulmuştur.
  • Tarama sürecinin bir bölümü bağımsız çift değerlendirmeyle kontrol edilmiştir.

Çalışmanın sınırlılıkları

Preprint olması: Çalışma bağımsız bilimsel hakem değerlendirmesinden geçmemiştir.

Aramanın tam kapsamlı olmaması: Yazarlar aramanın bütün ilgili yayınları bulmayı hedefleyen eksiksiz bir sistematik arama olmadığını açıkça belirtmektedir.

Başlık ve özet alanıyla sınırlama: Kırsal dijital sağlık veya erişim kavramını yalnızca tam metinde kullanan bazı araştırmalar gözden kaçmış olabilir.

Yüksek gelirli ülkelerle sınırlama: Sonuçlar düşük ve orta gelirli ülkelerin kırsal sağlık sistemlerine doğrudan genellenemez.

Kullanıcı perspektifine odaklanma: Yalnızca sağlık çalışanlarının, kurum yöneticilerinin veya teknoloji sağlayıcılarının görüşlerini inceleyen araştırmalar dışlanmıştır.

Müdahale çalışmalarının dışlanması: Dijital sağlık programlarının uygulama sonrası gerçek etkilerini ölçen bazı çalışmalar kapsam dışında kalmıştır.

Kalite değerlendirmesi yapılmaması: Dâhil edilen çalışmaların yöntemsel kalitesi veya yanlılık riski değerlendirilmemiştir. Kapsam belirleme derlemelerinde bu işlem zorunlu değildir; ancak zayıf ve güçlü çalışmalar aynı kuramsal haritada yer almıştır.

Etki büyüklüğü hesaplanmaması: Derleme belirli bir engelin dijital sağlık kullanımını ne kadar azalttığını veya hangi çerçevenin daha iyi tahmin yaptığını ölçmemiştir.

Geniş erişim tanımı: Kabul, kullanım, tutum, memnuniyet ve dijital okuryazarlık gibi farklı sonuçların aynı genel erişim alanında değerlendirilmesi çalışmalar arasındaki kavramsal çeşitliliği artırmıştır.

Tek kırsallık tanımı kullanılmaması: Farklı ülkelerde “kırsal” kavramının farklı ölçütlerle belirlenmesi karşılaştırılabilirliği sınırlar.

Taramanın yalnızca yüzde 20’sinin çift yapılması: Bütün kayıtlar iki araştırmacı tarafından bağımsız biçimde incelenmemiştir.

Coğrafi yoğunlaşma: 101 çalışmanın 66’sı Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmıştır.

Kuramsal kullanımın bildirimine bağımlılık: Bir çalışma teorik çerçeve kullandığı hâlde bunu açıkça adlandırmadıysa, derlemede çerçevesiz olarak sınıflandırılmış olabilir.

Bazı çerçevelerin özgün kaynaklarının doğrulanamaması: Yazarlar Ekolojik İşlem Modeli ve Tele-sağlık Uygulaması Değerlendirme Çerçevesi için özgün yayınları doğrulayamadıklarını belirtmiştir.

Kesişimsellik değerlendirmesinin yayın metnine bağlı olması: Araştırmacılar eşitsizlikleri ele almış fakat kesişimsellik terimini kullanmamış olabilir; buna rağmen kuramsal entegrasyonun bulunmadığı sonucu yayımlanmış açıklamalara dayanmaktadır.

Çalışma ne söylüyor, ne söylemiyor?

Çalışmanın desteklediği ifadeÇalışmanın desteklemediği ifade
101 çalışmanın yalnızca 23’ü belirli bir kavramsal çerçeveyi açıkça bildirmiştir.Geriye kalan 78 çalışma bilimsel olarak değersizdir.
Kullanılan çerçeveler teknoloji kabulü, sağlık hizmetine erişim ve uygulama bilimi alanlarında yoğunlaşmıştır.Bu üç alan kırsal dijital sağlığı açıklayabilecek tek kuramsal alanlardır.
Teknoloji kabul modelleri bireysel kullanım niyetini açıklamakta yararlıdır.Teknoloji kabul modelleri kırsal sağlık erişiminin bütün boyutlarını açıklamaktadır.
Sağlık erişim modelleri hizmet ve kullanıcı özelliklerini daha kapsamlı ele alabilir.Bu modeller dijital beceri ve teknik altyapıyı otomatik olarak içerir.
CFIR kurum, uygulama ve sistem koşullarını değerlendirmede yararlıdır.CFIR hasta deneyimini tek başına eksiksiz açıklar.
42 çalışma ek dezavantajlarla karşılaşabilecek kırsal gruplara odaklanmıştır.Bu çalışmalar kesişimsel araştırma tasarımı kullanmıştır.
Hiçbir çalışma kesişimselliği teorik çerçevesine açık biçimde entegre etmemiştir.İncelenen çalışmalarda sosyal eşitsizliklerden hiç söz edilmemiştir.
Kırsallık çoğunlukla çalışma ortamını tanımlayan bir değişken olarak kullanılmıştır.Kırsal bölgeler kendi içinde tamamen aynı özelliklere sahiptir.
Yazarlar disiplinler arası ve eşitlik temelli çerçeveler önermektedir.Önerilen çerçevelerin kırsal dijital sağlık sonuçlarını iyileştirdiği bu çalışmada test edilmiştir.
Derleme literatürün kuramsal yapısını haritalandırmıştır.Dijital sağlığın kırsal sağlık eşitsizliklerini azalttığını kanıtlamıştır.

Geçmiş, bugün ve gelecek açısından önemi

Geçmiş açısından: Dijital sağlık araştırmaları uzun süre teknoloji benimseme, sağlık hizmeti kullanımı veya kurumsal uygulama gibi ayrı disiplinlerin kavramlarıyla yürütülmüştür. Bu yaklaşım her alanın belirli bir parçayı ayrıntılı açıklamasını sağlamış; ancak teknolojik, klinik, kurumsal ve sosyal koşulların birlikte değerlendirilmesini sınırlandırmıştır.

Bugün açısından: Dijital sağlık hizmetleri kırsal bölgelerde giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bazı sağlık sistemlerinde uzaktan hizmetler maliyet azaltma, verimlilik ve hasta katılımı gerekçeleriyle önceliklendirilmektedir. Yüz yüze seçeneklerin sınırlı olduğu kırsal bölgelerde dijital hizmet, özgürce seçilen bir alternatif olmaktan çıkıp fiilî olarak tek hizmet yolu hâline gelebilir.

Gelecek açısından: Araştırmacıların yalnızca “insanlar teknolojiyi kullanmak istiyor mu?” sorusunu değil, şu daha geniş soruları birlikte ele alması gerekecektir:

  • Hizmet teknik olarak mevcut mu?
  • Kullanıcı hizmete ulaşabilecek kaynaklara sahip mi?
  • Sağlık kurumu hizmeti sürdürebiliyor mu?
  • Dijital yöntem klinik olarak uygun mu?
  • Kullanıcıların farklı sosyal konumları erişimi nasıl değiştiriyor?
  • Kırsal yaşamın kendine özgü yapısı hizmet deneyimini nasıl etkiliyor?
  • Dijital hizmet kullanımı gerçekten daha eşit sağlık sonuçları oluşturuyor mu?

Bu yaklaşım teknolojinin yalnızca benimsenmesini değil, adil, güvenli, uygun ve sürdürülebilir biçimde kullanılmasını değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Teknik araştırma tasarımı

Çalışma türüKapsam belirleme derlemesi
Raporlama ve yöntem rehberiJBI Scoping Review Methodology Group önerileri
ProtokolOpen Science Framework üzerinde kayıtlı
Arama tarihiHaziran 2025
Veri tabanlarıMEDLINE, Embase, CINAHL Plus ve Scopus
Arama alanlarıBaşlık ve özet
Ülke kapsamıYüksek gelirli ülkeler
Ana nüfusKırsal, yarı kırsal veya uzak bölgelerdeki sağlık hizmeti kullanıcıları
İlk kayıt sayısı12.894
Benzersiz kayıt6.773
Tam metin değerlendirmesi552
Dâhil edilen çalışma101
Analiz yöntemiNVivo ile temel içerik analizi
Kalite değerlendirmesiYapılmamıştır

PRISMA benzeri seçim akışının özeti

AşamaKayıt sayısı
Aramada bulunan12.894
Tekrar kayıtlar6.121
Tekrarlar çıkarıldıktan sonra kalan6.773
Başlık ve özette elenen6.221
Tam metin değerlendirmesine alınan552
Tam metinde elenen451
Son analize alınan101

Ana nicel bulgular

GöstergeSonuç
Açık bir kavramsal çerçeve bildiren çalışmalar23 / 101
Geçerliği incelenmiş ölçek kullanan çalışmalar12
eHealth Literacy Scale kullanan çalışmalar6
Telehealth Usability Questionnaire kullanan çalışmalar3
Teknoloji Kabul Modeli kullanımı4
UTAUT kullanımı2
Andersen modeli kullanımı3
Levesque modeli kullanımı2
CFIR kullanımı3
Ek dezavantajlı kırsal gruplara odaklanan çalışmalar42
Kesişimselliği teorik çerçeveye açıkça entegre eden çalışmalar0

Şekillerin ve tabloların teknik yorumu

Şekil 1: 12.894 kayıttan 101 çalışmaya ulaşan tarama ve eleme sürecini göstermektedir. Sayılar kendi içinde aritmetik olarak uyumludur: 12.894 kayıttan 6.121 tekrar çıkarıldığında 6.773 benzersiz kayıt kalmış; başlık-özet ve tam metin elemeleri sonunda 101 çalışma dâhil edilmiştir.

Teknoloji Kabul Modeli şekli: Algılanan kullanım kolaylığı ve yararlılığın tutum, kullanım niyeti ve gerçek teknoloji kullanımıyla ilişkisini göstermektedir. Modelin doğrusal ve birey merkezli yapısı, çalışmanın tartıştığı sağlık sistemi sınırlılıklarını doğrudan içermemektedir.

UTAUT şekli: Performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kolaylaştırıcı koşulların davranışsal niyet ve kullanım davranışıyla ilişkisini; yaş, deneyim, toplumsal cinsiyet ve kullanımın gönüllülüğünün bu ilişkileri değiştirebileceğini göstermektedir.

Andersen modeli şekli: Bağlamsal ve bireysel yatkınlaştırıcı, kolaylaştırıcı ve ihtiyaç faktörlerinin sağlık davranışları ve sonuçlarla çok yönlü ilişkisini göstermektedir. Bu yapı kırsal kaynaklar ve hizmet organizasyonu için esneklik sağlamakta, ancak teknoloji değişkenlerinin ayrıca eklenmesini gerektirmektedir.

Levesque modeli şekli: Sağlık ihtiyacından sağlık hizmetinin kullanımına ve sonuçlarına uzanan bir yol göstermektedir. Üst bölümde hizmetin yaklaşılabilirlik, kabul edilebilirlik, mevcudiyet, karşılanabilirlik ve uygunluk özellikleri; alt bölümde kullanıcının algılama, arama, ulaşma, ödeme ve katılma yetenekleri yer almaktadır.

Çerçeve karşılaştırma tablosu: Teknoloji Kabul Modeli, UTAUT, Andersen modeli, Levesque modeli ve CFIR’nin güçlü yönlerini, sınırlılıklarını ve kırsal dijital sağlık araştırmalarında hangi amaçlarla kullanılabileceklerini özetlemektedir. Tablonun ortak önerisi, bütün modellerin yer ve eşitlik boyutlarıyla genişletilmesidir.

Derlemenin teknik sonucu

Çalışmanın bulguları kırsal dijital sağlık erişiminin tek bir değişken veya disiplinle açıklanamayacağını göstermektedir. Kavramsal olarak süreç şu bileşenlerin etkileşimiyle oluşmaktadır:

  • Teknolojik altyapı ve tasarım,
  • Kullanıcının becerileri ve kaynakları,
  • Sağlık hizmetinin uygunluğu ve erişilebilirliği,
  • Sağlık çalışanlarının ve kurumların uygulama kapasitesi,
  • Kırsal bölgenin sosyal, kültürel ve siyasal özellikleri,
  • Birbiriyle kesişen sosyal eşitsizlikler.

Teknoloji kabulü modelleri ilk iki bileşenin bir bölümünü, sağlık erişimi modelleri kullanıcı ve hizmet uyumunu, uygulama bilimi modelleri ise kurum ve sistem koşullarını görünür kılmaktadır. Hiçbiri kırsal dijital sağlık erişiminin bütün boyutlarını tek başına eksiksiz açıklamamaktadır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu içerik, Haoyue Guo, Paolo Gerli, Aaron Koay, Huimin Chong ve Andrew James Williams tarafından hazırlanan “Theoretical approaches in studying access to digital health services in rural contexts in high-income countries: a scoping review” başlıklı çalışmaya dayanmaktadır.

Kaynak bir kapsam belirleme derlemesi preprintidir. Araştırmacılar yeni hasta, klinik ölçüm veya müdahale verisi toplamamış; daha önce yayımlanmış 101 ampirik araştırmanın kuramsal yaklaşımlarını incelemiştir.

Metinde açıkça “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi bulunmaktadır. Dolayısıyla çalışma bağımsız bilimsel hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. PDF’de hakemli dergi kabulü veya çalışmaya ait DOI bilgisi bulunmamaktadır.

PDF’de SSRN kayıt numarası 6951320 olarak gösterilmektedir. Bu kayıt, bir dergide kabul veya hakem değerlendirmesi kanıtı değildir.

Derleme protokolünün Open Science Framework üzerinde kaydedildiği belirtilmiştir. Araştırma, National Institute for Health and Care Research tarafından NIHR169574 numaralı hibeyle desteklenmiştir.

Çalışma yüksek gelirli ülkelerdeki kırsal sağlık hizmeti kullanıcılarına odaklanmıştır. Düşük ve orta gelirli ülkelerin sağlık sistemleri ve yalnızca sağlık çalışanı perspektifini ele alan araştırmalar kapsam dışında bırakılmıştır.

Kapsam belirleme derlemesi olması nedeniyle dâhil edilen araştırmalar için yöntemsel kalite veya yanlılık riski değerlendirmesi yapılmamıştır. Bu nedenle belirlenen çerçevelerin kullanım sıklığı, bunların bilimsel doğruluk veya tahmin performansı sıralaması olarak yorumlanmamalıdır.

Araştırma dijital sağlık hizmetlerinin kırsal sağlık erişimini geliştirdiğini veya eşitsizlikleri azalttığını deneysel olarak göstermemektedir. Belirli bir teknoloji, tele-sağlık programı veya kuramsal model için klinik etkinlik sonucu sunmamaktadır.

101 çalışmanın yalnızca 23’ünde açık bir kavramsal çerçeve bildirilmesi, diğer araştırmaların tümünün kuramsız veya geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bazı çalışmalar kullandıkları düşünsel yaklaşımı açıkça adlandırmamış olabilir.

42 çalışmanın dezavantajlı kırsal gruplara odaklanmasına rağmen hiçbirinin kesişimselliği teorik çerçevesine açık biçimde entegre etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bir çalışma kesişimselliği yalnızca gelecekteki araştırmalar için öneri olarak belirtmiştir.

Yazarların NASSS, PERCS, PROGRESS-Plus ve Dijital Sağlık Eşitliği Çerçevesi gibi modelleri önerme gerekçesi, mevcut literatürde teknoloji, sağlık sistemi, kırsallık ve eşitsizliğin yeterince bütünleştirilmemesidir. Bu çerçevelerin üstünlüğü çalışma içinde deneysel olarak sınanmamıştır.

Bu makale yalnızca yüklenen preprintteki araştırma soruları, yöntem, tarama akışı, tablolar, kavramsal modeller, kesişimsellik analizi, sınırlılıklar ve yazar yorumları temel alınarak hazırlanmıştır. PDF’de bulunmayan dijital sağlık etkinliği, kesin politika başarısı, klinik sonuç veya eşitlik garantisi iddiası eklenmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy