Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Kendimi Açıyorum, Öyleyse Varım: Sosyal Ağ Sitelerinde Zaman, Kontrol ve Gerçek Benlik İfadesi
Psikoloji

Kendimi Açıyorum, Öyleyse Varım: Sosyal Ağ Sitelerinde Zaman, Kontrol ve Gerçek Benlik İfadesi

Gerçek Benlik (True Self), bu çalışmanın kavramsal çerçevesinde kişinin gerçekten sahip olduğunu düşündüğü, psikolojik olarak kendisi açısından merkezi olan fakat sosyal beklentiler, yargılanma kaygısı veya bağlamsal sınırlamalar nedeniyle yüz yüze yaşamda her zaman ifade edemediği özellik ve yetenekleri anlatan bir benlik boyutudur.

04/10/2026  Veri Anla 76 görüntüleme
Kendimi Açıyorum, Öyleyse Varım: Sosyal Ağ Sitelerinde Zaman, Kontrol ve Gerçek Benlik İfadesi

Gerçek Benlik (True Self), bu çalışmanın kavramsal çerçevesinde kişinin gerçekten sahip olduğunu düşündüğü, psikolojik olarak kendisi açısından merkezi olan fakat sosyal beklentiler, yargılanma kaygısı veya bağlamsal sınırlamalar nedeniyle yüz yüze yaşamda her zaman ifade edemediği özellik ve yetenekleri anlatan bir benlik boyutudur. Araştırma, Sosyal Ağ Sitelerinin (Social Networking Sites, SNSs) bu özelliklerin açıklanması için nasıl bir ortam sağladığını; özellikle sosyal ağlarda geçirilen zaman, algılanan kontrol ve akranların kendini açma davranışlarıyla ilişkili olarak inceliyor. Çalışma, Ege Üniversitesi ve Pire Üniversitesi'nin farklı bölümlerinden sosyal medya kullanan 121 lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisiyle Yunanca gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşmelere dayanıyor. Bulgular, sosyal ağlarda daha fazla zaman geçirmenin çeşitli kendini açma davranışları, platform ortamına aşinalık ve akran etkisiyle pozitif ilişkiler gösterdiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte çalışma kesitsel ve korelasyonel olduğundan, daha uzun sosyal medya kullanımının bu davranışlara neden olduğunu kanıtlamıyor.

Araştırmanın merkezindeki ayrım, kimlik sunumu ile Gerçek Benlik açıklaması arasındadır. Kimlik sunumu, kişinin sosyal rollerini, idealize edilmiş imajını veya belirli bir izleyiciye göstermek istediği özelliklerini düzenleyerek sunmasını içerebilir. Gerçek Benlik açıklaması ise kişinin kendi açısından anlamlı fakat çevrimdışı ilişkilerde yeterince ifade edemediği özelliklerin görünür hâle gelmesini ifade eder. Araştırmacılar, sosyal ağ kullanımını yalnızca çevrimiçi bir “persona” inşa etme süreci olarak değerlendirmek yerine, bazı kullanıcılar için daha derindeki kişisel özelliklerin ifade ve doğrulanma alanı olarak ele alıyor.

En tutarlı bulgu, sosyal ağlarda geçirilen zaman ile ilgilidir. Daha fazla zaman geçiren katılımcılar, günlük yaşamdan içerik paylaşımı, belirli Gerçek Benlik ifadeleri ve akranların kendini açma davranışlarından etkilenme konularında daha yüksek bildirimlerde bulunmuştur. Yaş ise sosyal ağlarda geçirilen zamanla negatif ilişkilidir; daha genç katılımcılar genel olarak daha uzun süre çevrimiçi kalmıştır. Cinsiyet ve eğitim düzeyi açısından incelenen temel değişkenlerin çoğunda anlamlı farklılık saptanmamıştır.

Araştırmanın çıkış noktası: mahremiyet kaygısına rağmen insanlar neden kendilerini açıyor?

Sosyal ağlarda kişisel bilgi paylaşımına ilişkin temel problemlerden biri, insanların mahremiyet konusunda kaygı duyduklarını bildirmelerine rağmen kişisel bilgilerini paylaşmaya devam etmeleridir. Literatürde bu uyumsuzluk genellikle mahremiyet paradoksu olarak ele alınır. Risk algısı, mahremiyet farkındalığı, algılanan kontrol, platform güveni ve sosyal etki gibi değişkenler insanların hangi koşullarda bilgi paylaşabileceğini açıklayabilir; ancak araştırmacılara göre bunlar kişinin neden giderek daha kişisel ve psikolojik olarak anlamlı bilgiler açıklamak istediğini tek başına açıklamakta yetersiz kalabilir.

Çalışma bu noktada literatürde sıkça birbirine karıştırılan kimlik ve Benlik kavramlarını ayırmaya çalışıyor. Kişinin öğrenci, çalışan, ebeveyn veya arkadaş gibi sosyal rolleri; idealize edilmiş çevrimiçi imajı ve belirli bir izleyici için düzenlediği profil, araştırmacıların çerçevesinde Benliğin tamamıyla eş anlamlı kabul edilmiyor.

Gerçek Benlik Nedir?

Gerçek Benlik, çalışmada kişinin gerçekten sahip olduğunu düşündüğü ve benlik saygısıyla ilişkili merkezi kişilik özellikleri ve yetenekleri olarak tanımlanan; fakat sosyal veya bağlamsal sınırlamalar nedeniyle gerçek yaşamda açıklanması zorlaşabilen benlik boyutudur. Araştırmacılar bu kavramı ideal, olası veya yalnızca sosyal olarak sergilenen kimliklerden ayırarak, çevrimiçi kendini açmanın daha derindeki psikolojik motivasyonunu incelemek için kullanmaktadır.

Çalışmanın kuramsal tartışması Rogers'ın Gerçek Benlik yaklaşımını, benlik doğrulama kuramını ve çevrimiçi kendini sunma literatürünü bir araya getiriyor. Temel fikir, kişinin yalnızca başkalarına olumlu görünmek istemediği; aynı zamanda kendi açısından gerçek ve önemli kabul ettiği özelliklerin başkaları tarafından görülmesini ve tanınmasını isteyebileceğidir.

Benlik doğrulama, kişinin başkaları tarafından kendi benlik algısıyla uyumlu biçimde görülme ve tanınma motivasyonudur. Bu açıdan sosyal ağların seçici paylaşım, mesajı göndermeden önce düzenleyebilme, hedef kitleyi kısmen seçebilme ve yüz yüze iletişimin anlık baskısını azaltabilme gibi özellikleri, çevrimdışı ortamda ifade edilmesi zor olan bazı özelliklerin ortaya konmasını kolaylaştırabilir.

Kimlik sunumu ile Gerçek Benlik açıklaması aynı şey değildir

Çalışmanın önemli kavramsal katkılarından biri bu ayrımdır. Bir kullanıcı sosyal medya profilinde idealize edilmiş bir görünüm oluşturabilir, farklı sosyal rolleri öne çıkarabilir veya izleyicinin beklentilerine göre içerik seçebilir. Bunlar kimlik sunumu ve izlenim yönetimiyle ilişkilidir. Buna karşılık kişi, gerçek yaşamda yargılanma veya sosyal baskı nedeniyle ifade etmekte zorlandığı fakat kendisi açısından gerçek kabul ettiği bazı özellikleri de çevrimiçi ortamda açıklayabilir.

Dolayısıyla araştırmacılar sosyal ağları ne yalnızca “sahte kimlik üretim alanı” ne de otomatik olarak “daha gerçek kişilik alanı” olarak tanımlıyor. Aynı ortamda idealize edilmiş kimlik sunumu ile daha otantik kendini açma biçimleri birlikte bulunabilir.

Kontrol paradoksu

Kullanıcıların içeriklerinin kimlere gösterileceğini, ne zaman paylaşılacağını veya hangi bilgilerin profilde kalacağını seçebilmesi bir kontrol duygusu yaratabilir. Önceki çalışmalar, kişinin kontrol sahibi olduğunu hissetmesinin risk algısını azaltabileceğini ve bazı durumlarda daha fazla bilgi açıklamayı kolaylaştırabileceğini göstermiştir.

Bu çalışmada da algılanan kontrol ile açıklama arasında pozitif ilişkiler bulunmuştur. Ancak araştırmacıların özellikle vurguladığı nokta, kontrol ile mahremiyetin aynı değişken olmadığıdır. Bir kullanıcı mahremiyetinden endişe duyarken yine de içerik üzerinde belirli bir kontrol hissettiğinde kendini açabilir.

Sosyal Ağlarda Geçirilen Zaman Neden Önemlidir?

Sosyal ağlarda geçirilen zaman, çalışmada Gerçek Benlik açıklaması, gündelik paylaşım davranışları, algılanan kontrolün bazı boyutları ve akran etkisiyle en tutarlı biçimde ilişkili bağlamsal değişkendir. Araştırmacılar bu ilişkiyi, zaman içinde platform ortamının daha tanıdık hâle gelmesi, platforma özgü sosyal normların içselleştirilmesi ve kendini açmanın daha olağan bir davranış olarak algılanmasıyla yorumlamaktadır; ancak kesitsel tasarım bu sürecin nedensel yönünü belirlemeye izin vermemektedir.

Bu nokta araştırmanın “zamansal gömülme” veya temporal immersion düşüncesinin merkezidir. Kullanıcı platformda daha fazla zaman geçirdikçe platform yalnızca haricî bir iletişim aracı olmaktan çıkıp günlük sosyal yaşamın tanıdık bir parçası gibi deneyimlenebilir. Bu aşinalık, içerik üretme ve kendini ifade etme üzerindeki psikolojik eşiği azaltabilir.

Bunun ters yönünün de mümkün olduğu unutulmamalıdır: Kendini çevrimiçi ortamda daha rahat ifade eden kişiler başlangıçtan itibaren sosyal ağlarda daha fazla zaman geçiriyor olabilir. Çalışmanın tasarımı bu iki olasılığı birbirinden ayıramaz.

Akran davranışı ve sosyal normalleşme

Çalışma, arkadaşların kendileri hakkında bilgi paylaşmasının kullanıcıların kendi açıklama davranışlarıyla ilişkili olduğunu da gösteriyor. Başkalarının belirli türde içerikleri düzenli olarak paylaşması, kullanıcının “bu ortamda bunu paylaşmak normal veya güvenli” şeklindeki algısını güçlendirebilir.

Bu süreç yalnız doğrudan sosyal baskı olarak yorumlanmıyor. Araştırmacıların çerçevesinde akran davranışları, zaman içinde platformun paylaşım normlarının öğrenildiği sosyal bir referans sistemi gibi çalışabilir. Kullanıcı başkalarının paylaşım davranışlarını gözlemledikçe kendi davranışını bu ortamın normlarına göre ayarlayabilir.

Bağlamsal bileşenOlası psikolojik/sosyal süreçÇalışmada ilişkilendirilen sonuç
Sosyal ağ ortamında geçirilen zamanAşinalık, platform normlarının öğrenilmesi ve paylaşımın normalleşmesiDaha yüksek kendini açma bildirimleri
Algılanan kontrolİçerik, zamanlama ve hedef kitle üzerinde öznel kontrol duygusuGerçek Benliğin açıklanmasına yönelik daha yüksek isteklilikle pozitif ilişki
Akranların kendini açmasıSosyal referans, karşılıklılık ve grup normlarının içselleştirilmesiKullanıcının kendi kendini açma davranışıyla pozitif ilişki
Artan gündelik paylaşımPlatformun gündelik sosyal yaşamla daha fazla bütünleşmesiKimlik paylaşımı ile daha seçici Gerçek Benlik ifadelerinin aynı ortamda bulunması
Şematik gösterim; nedensel bir deney modeli değildir. Kaynak çalışmanın kavramsal ilişkilerinden türetilmiştir.

Dört araştırma hipotezi

  1. Hipotez 1: Sosyal ağlarda daha yüksek katılım düzeyinin Gerçek Benliğin bazı yönlerini açıklamayla pozitif ilişkili olması.
  2. Hipotez 2: Kişisel bilgi açıklaması üzerinde daha yüksek algılanan kontrolün Gerçek Benliği açıklama isteğiyle pozitif ilişkili olması.
  3. Hipotez 3: Akranların sosyal ağlardaki kendini açma düzeyinin kullanıcının kendi kendini açma davranışıyla ilişkili olması.
  4. Hipotez 4: Sosyal ağlarda daha fazla zaman geçirmenin Gerçek Benliğin bazı yönlerini açıklama olasılığıyla ilişkili olması.

Yazarlar sonuç bölümünde dört hipotezin de genel olarak desteklendiğini bildirmektedir. Bununla birlikte “desteklenme” ifadesi deneysel nedensellik anlamına gelmez; destek, çalışmada ölçülen özbildirim değişkenleri arasındaki istatistiksel ilişkiler üzerinden değerlendirilmiştir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Örneklem ve veri toplama

Araştırmaya Ege Üniversitesi ve Pire Üniversitesi'nin farklı bölümlerinden toplam 121 lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi katılmıştır. Görüşme planlanmadan önce katılımcılara en az bir sosyal medya hesabına sahip olup olmadıkları sorulmuş; sosyal medya uygulamalarını kullanmadığını belirten kişiler örnekleme dahil edilmemiştir.

Veri toplama yapılandırılmış görüşme yoluyla gerçekleştirilmiş ve tüm görüşmeler Yunanca yürütülmüştür. Katılımcılara araştırmanın amacı ve prosedürü açıklanmış, bilgilendirilmiş onam alınmış ve katılımın akademik bir zorunluluk veya teşvik içermediği belirtilmiştir. Yanıtlar anonim olarak toplanmış ve katılımcılara istedikleri zaman araştırmadan çekilebilecekleri bildirilmiştir.

Görüşme aracının yapısı

Yapılandırılmış görüşme üç ana bölümden oluşmuştur. İlk bölüm, araştırmanın temel kuramsal değişkenlerini ölçen dört alt bölüme ayrılmıştır:

  • Sosyal Ağ Siteleri Benim Gerçek Dünyam Olarak: 14 madde. Gerçek Benlik ifadesi ile idealize edilmiş veya rol temelli kimlik sunumunu ayırt etmeye yönelik maddeler içerir.
  • Sosyal Ağ Sitelerinde Etkinlik Kontrolü ve Gerçek Benlik: 6 madde. Algılanan kontrol ve mahremiyetin açıklama davranışıyla ilişkisini inceler.
  • Sosyal Etki ve Gerçek Benlik: 6 madde. Arkadaşların paylaşım davranışlarının sosyal norm ve açıklama eşiği üzerindeki ilişkisini inceler.
  • Mahremiyet İhlalleri ve Gerçek Benlik: 4 madde. Olası mahremiyet risklerinin algılanmasını ele alır; bu değişkenler makalenin odak istatistiksel analizlerinin tamamında kullanılmamıştır.

Görüşmenin ikinci bölümünde sosyal ağ kullanım biçimleri için 15 madde; üçüncü bölümünde ise beş demografik soru bulunmuştur. İlk ana bölümün ilk alt ölçeğinde yanıtlar 1="Asla" ile 5="Her zaman" arasında, kontrol, sosyal etki ve mahremiyet alt bölümlerinde ise 1="Kesinlikle katılmıyorum" ile 5="Kesinlikle katılıyorum" arasında beşli Likert ölçeğiyle alınmıştır.

İstatistiksel yöntem

Veriler ordinal Likert ölçümlerinden oluştuğu ve normal dağılım varsayımlarını karşılamadığı için parametrik olmayan yöntemler kullanılmıştır. Ordinal değişkenler ile sosyal ağlarda geçirilen zaman arasındaki ilişkiler Spearman sıra korelasyon katsayısı ile, cinsiyet grupları arasındaki farklılıklar ise Mann–Whitney U testi ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık eşiği p<0.05 olarak belirlenmiş ve analizler IBM SPSS Statistics 23 ile gerçekleştirilmiştir.

Ölçeklerin iç tutarlılığı

ÖlçekAnalize alınan madde sayısıCronbach αKaynakta verilen değerlendirme
SNSs as My Real World70.812İyi iç tutarlılık
Activity Control and Privacy30.605Orta düzey iç tutarlılık
Social Influence and True Self20.633Kısa ölçek için kabul edilebilir
Usage of SNSs50.799İyi iç tutarlılık

Bu değerler özellikle iki ve üç maddelik kısa ölçeklerde dikkatli yorumlanmalıdır. Araştırmacılar da tüm anket maddelerini tek bir birleşik skor gibi kullanmak yerine, her hipotezin kavramsal boyutuyla doğrudan ilgili maddeleri istatistiksel analize seçmiştir.

Gerçek Benlik açıklaması ve sosyal ağlarda geçirilen zaman

Gerçek Benlik bölümündeki temel maddelerin önemli bir kısmında sosyal ağlarda geçirilen zamanla pozitif ilişkiler görülmüştür. Örneğin:

MaddeSpearman ρpYorum
A1 — Sosyal medyada gerçek yaşama göre Gerçek Benliğin daha fazla yönünü açıklama0.180.04Zayıf, pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki
A2 — Arkadaşlara sosyal medya yoluyla Gerçek Benliğin daha fazla yönünü açıklama0.220.01Zayıf pozitif ilişki
A3 — Profesyonel çevreyle çevrimiçi ortamda Gerçek Benlik hakkında daha rahat paylaşım0.160.06Pozitif yönlü fakat p<0.05 eşiğinde anlamlı değil
A4 — Gerçek yaşamda ifade edilemeyen kişilik yönlerini sosyal medyada ifade etme0.240.008Pozitif ve anlamlı ilişki
A7 — Yüz yüze söylenmesi daha zor olan şeyleri sosyal medyada açıklama0.250.006Pozitif ve anlamlı ilişki
A8 — Gerçek yaşamda gösterme fırsatı bulunmayan yönlerin profilde görünmesi0.270.003Pozitif ve anlamlı ilişki
A10 — Gerçek Benliği sosyal medyada daha doğru ifade edebilme0.090.28Anlamlı ilişki yok

Bu tablo, sosyal ağlarda geçirilen zamanın bütün Gerçek Benlik maddeleriyle aynı güçte ilişkili olmadığını da gösterir. Dolayısıyla sonuç “sosyal medyada uzun süre kalan herkes Gerçek Benliğini daha fazla açıklar” biçiminde yorumlanamaz.

Yaş değişkeni açısından Gerçek Benlik maddelerinin çoğunda anlamlı ilişki bulunmamıştır. İstisna A7 maddesidir: “Sosyal medyada kendim hakkında, gerçek yaşamda biriyle konuşurken bu kadar kolay paylaşamayacağım şeyler açıkladım” maddesinde yaşla ρ=-0.18, p=0.04 düzeyinde zayıf negatif ilişki bulunmuştur. Bu sonuç genç katılımcıların bu tür açıklamaları biraz daha fazla bildirdiğini göstermektedir.

Algılanan kontrol

Kontrol boyutunda B4 maddesi — kullanıcının sosyal medyada paylaştığı bilgi üzerinde tam kontrol sahibi olmaması hâlinde bu kadar fazla kişisel bilgi açıklamayacağını ifade eden madde — sosyal ağlarda geçirilen zamanla pozitif ilişki göstermiştir. Kaynak Tablo 3'te katsayı ρ=0.26, p=0.004 olarak yer alırken, aynı bulgunun açıklama metninde r=0.25, p=0.004 biçiminde aktarıldığı görülmektedir. Bu küçük kaynak-içi fark burada düzeltilmeden korunmaktadır.

Yaş ile B2 ve B4 kontrol maddeleri arasında negatif ilişkiler görülmüş; genç katılımcılar bu maddelere daha yüksek katılım bildirmiştir. Buna karşılık mahremiyet kaygısını temsil eden B5 maddesi ne yaşla ne de sosyal ağlarda geçirilen zamanla anlamlı ilişki göstermiştir. Bu bulgu araştırmacıların kontrol ile mahremiyeti tek bir eksenin iki ucu olarak değerlendirmeme yaklaşımını desteklemektedir.

Akran etkisi

Akran etkisini ölçen C1 maddesi ile sosyal ağlarda geçirilen zaman arasında ρ=0.288, p=0.002; arkadaşların paylaştıklarından etkilenerek kişinin kendi Gerçek Benliğine ilişkin daha fazla yön açıklamasını ölçen C3 maddesi ile zaman arasında ise ρ=0.466, p<0.001 ilişki bulunmuştur.

C3 ayrıca yaşla ρ=-0.225, p=0.014 düzeyinde negatif ilişki göstermiştir. Başka bir ifadeyle, daha genç katılımcılar arkadaşlarının açıklamalarından etkilendiklerini daha yüksek düzeyde bildirmiştir. Çalışma bu ilişkiyi sosyal modelleme ve ağ içindeki paylaşım normları bağlamında yorumlamaktadır.

Gündelik içerik paylaşımı

Sosyal ağlarda geçirilen zaman yalnız Gerçek Benliğe ilişkin maddelerle değil, daha genel günlük yaşam paylaşımıyla da pozitif ilişkilidir.

Paylaşım davranışıSpearman ρp
Kişisel fotoğraf paylaşma0.34<0.001
Günlük yaşamdan fotoğraf paylaşma0.35<0.001
Yaşamdaki olumlu veya olumsuz olayları paylaşma0.220.01
Yakın zamanda yaşanan şeyleri hikâye, gönderi, durum veya fotoğraf olarak paylaşma0.210.02
Anıları paylaşma0.280.002

Bu ayrım önemlidir. Çalışmada gündelik yaşamla ilgili içeriklerin Gerçek Benliğin daha seçici ve psikolojik açıdan daha derin yönlerinden daha sık paylaşıldığı görülmüştür. Araştırmacılar bunu, kendini açmanın tek düzeyli değil katmanlı bir süreç olduğu yönünde yorumlamaktadır: görünür ve sosyal kimlik paylaşımı ile daha seçici Gerçek Benlik açıklamaları aynı dijital ortamda fakat farklı sıklık ve yoğunluklarda ortaya çıkabilir.

Yaş, cinsiyet ve eğitim

Sosyal ağlarda geçirilen zaman ile yaş arasında ρ=-0.36, p<0.001 düzeyinde orta büyüklükte negatif ilişki raporlanmıştır; genç katılımcılar daha fazla zaman geçirmiştir. Eğitim düzeyi ile sosyal ağlarda geçirilen zaman arasındaki ilişki anlamlı değildir. Cinsiyet grupları açısından da incelenen temel sosyal ağ kullanım ve kendini açma değişkenlerinde anlamlı farklılıklar raporlanmamıştır.

Bu Çalışma Sosyal Medya Kullanımının Gerçek Benlik Açıklamasına Neden Olduğunu Gösteriyor mu?

Hayır. Çalışma kesitsel görüşme verileri ve korelasyon analizleri kullanmaktadır; bu nedenle sosyal ağlarda daha fazla zaman geçirmenin Gerçek Benlik açıklamasını artırdığı yönünde nedensel sonuç çıkarılamaz. Bulgular yalnızca incelenen 121 kişilik öğrenci örnekleminde zaman, algılanan kontrol, akran etkisi ve farklı kendini açma göstergelerinin birlikte değiştiğini göstermektedir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Sosyal ağ ortamları bazı kullanıcıların çevrimdışı ortamda ifade etmekte zorlandığı özelliklerini açıklamasına olanak sağlayabilir.
  • Sosyal ağlarda geçirilen zaman, incelenen birçok kendini açma ve gündelik paylaşım göstergesiyle pozitif ilişkilidir.
  • Akranların kendini açma davranışı kullanıcının kendi açıklama davranışıyla ilişkilidir.
  • Algılanan kontrolün bazı boyutları kendini açmayla pozitif ilişkilidir.
  • Mahremiyet kaygısı ile algılanan kontrolün aynı psikolojik süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden sonuçlar vardır.
  • Daha fazla zaman geçiren kullanıcıların platform ortamına aşinalık ve sosyal normların içselleştirilmesi yoluyla farklı paylaşım biçimleri geliştirebileceği yönünde kaynakla uyumlu bir yorum vardır.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Daha uzun sosyal medya kullanımının Gerçek Benlik açıklamasına doğrudan neden olduğu kanıtlanmamıştır.
  • Sosyal medyada kendini açmanın psikolojik sağlık üzerinde kesin olarak olumlu veya olumsuz etki yaptığı gösterilmemiştir.
  • Bulgular bütün yaş gruplarına, ülkelere veya sosyal medya kullanıcılarına genellenemez.
  • Belirli bir sosyal medya platformunun diğerlerinden daha fazla otantik ifade sağladığı test edilmemiştir.
  • Katılımcıların gerçek platform davranışları doğrudan dijital iz veya davranışsal kayıt yoluyla ölçülmemiştir.
  • Çalışma, platform tasarım özellikleri ile açıklama davranışı arasında deneysel nedensellik göstermemektedir.

Başlıca sınırlılıklar

Yazarlar sonuçların görece küçük ve demografik açıdan özgül bir örneklemden elde edildiğini, bu nedenle genellenebilirliğin sınırlı olduğunu açıkça belirtmektedir. Örneklem iki üniversitedeki öğrencilerden oluştuğu için farklı yaş grupları, eğitim düzeyleri, meslekler ve kültürel bağlamlar ayrıca test edilmelidir.

Çalışma aynı zamanda özbildirim verisine dayanır. Katılımcıların kendileri hakkında ne söyledikleri ile gerçek platform davranışları aynı şey değildir. Araştırmacılar görüşmelerde orta noktaya yönelme eğiliminin ve özellikle genç katılımcılarda sosyal olarak arzu edilen yanıt verme eğiliminin sonuçları etkileyebileceğini tartışmaktadır.

Boylamsal araştırmalar, platformda geçirilen zamanın artmasıyla açıklama davranışının gerçekten nasıl değiştiğini daha güçlü biçimde inceleyebilir. Gerçek kullanıcı davranışlarının platform verileriyle ölçülmesi ve farklı platformların karşılaştırılması da mevcut sonuçların sınanması açısından önemlidir. Yazarlar ayrıca üretken yapay zekâ sistemlerinin çevrimiçi iletişime giderek daha fazla aracılık etmesi nedeniyle gelecekte AI-aracılı iletişim ortamlarında kimlik, özgünlük ve kendini açma ilişkisinin araştırılmasını önermektedir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: I Disclose, Therefore I Exist: Time, Control, and True Self Expression in Social Networking Sites

Yazarlar: Olga Gavriilidou; Stefanos Gritzalis

Kurumlar: Department of Information and Communication System Engineering, School of Engineering, University of the Aegean, Karlovasi, Greece; Department of Digital Systems, University of Piraeus, Piraeus, Greece.

Sorumlu yazarlar: Olga Gavriilidou ve Stefanos Gritzalis.

Dergi: Psychology International.

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Cilt / sayı / makale numarası: 2026, 8(2), 29.

DOI: 10.3390/psycholint8020029

Gönderim: 8 Mart 2026.

Revizyon: 29 Nisan 2026.

Kabul: 1 Mayıs 2026.

Yayın tarihi: 6 Mayıs 2026.

Kaynak türü: Hakemli özgün araştırma makalesi.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Örneklem: Ege Üniversitesi ve Pire Üniversitesi'nin farklı bölümlerinden 121 lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi; sosyal medya kullanmayan kişiler çalışma dışında bırakılmıştır.

Veri toplama: Araştırma için özel olarak hazırlanmış anket temelinde gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşmeler; görüşmeler Yunanca yürütülmüştür.

İstatistiksel analiz: Spearman sıra korelasyonu, Mann–Whitney U testi ve Cronbach alfa iç tutarlılık analizi; p<0.05 anlamlılık eşiği; IBM SPSS Statistics 23.

Etik: Çalışma tamamen anonim anketler ve gönüllü görüşmeler üzerinden, kişisel veri kaydı veya işlemesi olmadan yürütüldüğü için Ege Üniversitesi politikası doğrultusunda etik kurul incelemesi ve onayından muaf tutulmuştur. Katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır.

Finansman: Araştırma dış finansman almamıştır.

Veri erişilebilirliği: Araştırma verileri makul talep üzerine sorumlu yazarlardan edinilebilir; katılımcı gizliliği ve etik nedenlerle herkese açık değildir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma ve metodoloji O.G. ve S.G.; yazılım, doğrulama, formal analiz, araştırma, kaynaklar ve veri kürasyonu O.G.; özgün taslak O.G.; gözden geçirme ve düzenleme O.G. ve S.G.; görselleştirme O.G.; danışmanlık/gözetim S.G.

Temel yorum sınırı: Araştırma kesitsel ve korelasyoneldir. Küçük ve öğrenci ağırlıklı örneklem, özbildirim verisi ve tek zamanlı ölçüm nedeniyle ilişkilerin yönü ve nedenselliği belirlenemez. Sonuçlar daha geniş nüfusa, farklı kültürlere veya bütün sosyal medya platformlarına doğrudan genellenmemelidir.

Kaynak-içi raporlama notu: B4 maddesi ile sosyal ağlarda geçirilen zaman arasındaki ilişki Tablo 3'te ρ=0.26, p=0.004; sonuç açıklamasında ise yaklaşık r=0.25, p=0.004 olarak raporlanmaktadır. Bu küçük fark kaynakta bulunduğu şekliyle korunmuştur.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy