Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Depresyon Nedeniyle Hastaneye Yatırılan Kadınlarda Performansa Dayalı Kişilik İşlevselliği ve Uzun Dönem Sonuç: Dört Yıllık İzlem
Psikoloji

Depresyon Nedeniyle Hastaneye Yatırılan Kadınlarda Performansa Dayalı Kişilik İşlevselliği ve Uzun Dönem Sonuç: Dört Yıllık İzlem

Ego Impairment Index–Second Revision (EII-2), Rorschach Inkblot Method (RIM) yanıtlarından türetilen ve algısal doğruluk, düşünce organizasyonu ile kişiler arası temsiller dahil performansa dayalı kişilik işlevselliği bileşenlerini tek bir bileşik puanda birleştiren bir indekstir.

05/10/2026  Veri Anla 29 görüntüleme
Depresyon Nedeniyle Hastaneye Yatırılan Kadınlarda Performansa Dayalı Kişilik İşlevselliği ve Uzun Dönem Sonuç: Dört Yıllık İzlem

Ego Impairment Index–Second Revision (EII-2), Rorschach Inkblot Method (RIM) yanıtlarından türetilen ve algısal doğruluk, düşünce organizasyonu ile kişiler arası temsiller dahil performansa dayalı kişilik işlevselliği bileşenlerini tek bir bileşik puanda birleştiren bir indekstir. Bu dört yıllık boylamsal çalışma, depresif bozukluk nedeniyle hastaneye yatırılan 58 kadında başlangıçtaki EII-2 puanının uzun dönem psikososyal işlevsellikle ilişkili olup olmadığını araştırmıştır. Dört yıl sonra yeterli klinik kaydı bulunan 44 kişinin GAF işlevsellik verileri ve 34 kişinin öz-bildirim verileri değerlendirilmiştir. Başlangıç EII-2 puanı dört yıllık GAF ile ters ilişkili bulunmuş ve yaş, eğitim, önceki hastanede yatış süresi, takip dönemindeki stres ve başlangıç depresyon şiddeti modele eklendikten sonra EII-2 toplam açıklanan varyansa ek %10,3 katkı sağlamıştır.

Son hiyerarşik regresyon modeli dört yıllık GAF varyansının %52,0'sini açıklamıştır. Modelde yaş pozitif yönde en büyük standartlaştırılmış katsayıya sahipken (β=0.442), önceki hastanede yatış süresi (β=−0.341) ve EII-2 (β=−0.340) daha düşük uzun dönem işlevsellikle ilişkili anlamlı değişkenlerdir. Buna karşılık başlangıç depresif belirti şiddetinin ve takip döneminde SRRS ile ölçülen yaşam olayı stresinin son modelde bağımsız anlamlı katkısı gösterilmemiştir.

Bu sonuç, EII-2'nin klinik uygulamada doğrulanmış bir prognostik test olduğu anlamına gelmez. Çalışma yalnız kadınlardan oluşan tek merkezli küçük bir örnekleme dayanmakta, izlem kaybı içermekte ve dört yıl boyunca ilaç tedavileri ile psikoterapi maruziyetleri standardize edilmemektedir. Ayrıca RIM'in bilimsel statüsü tarihsel olarak tartışmalıdır; araştırmacılar çalışmayı Rorschach yönteminin bütün yorum sistemine yönelik genel bir doğrulama olarak değil, daha dar ve görece ampirik olarak desteklenmiş EII-2 bileşiğinin incelenmesi olarak konumlandırmıştır.

Araştırmanın temel sorusu

Depresyonda akut belirti şiddeti tedavi ve takip açısından önemli olsa da uzun dönem işlevsellik yalnız semptomların başlangıçtaki yoğunluğuyla açıklanamayabilir. Araştırmacılar bu nedenle hastaneye yatış sırasındaki performansa dayalı kişilik işlevselliğinin, dört yıl sonraki gündelik psikososyal işlevsellik hakkında depresyon belirtileri ve yaşam olayları stresinden bağımsız ek bilgi taşıyıp taşımadığını incelemiştir.

Çalışmanın kuramsal çerçevesi pathoplasticity yaklaşımına dayanır. Bu yaklaşımda kişilik ile depresyon birbirinden tamamen bağımsız iki alan olarak görülmez; daha kararlı kişilik özelliklerinin depresif episodun ortaya çıkış biçimi, kişinin strese verdiği yanıt, başa çıkma repertuvarı ve hastalık sürecindeki işlevselliğiyle ilişkili olabileceği varsayılır. Mevcut çalışma bu çerçevenin nörobiyolojik mekanizmasını doğrudan test etmemiş, yalnız performansa dayalı bir kişilik bileşiği ile dört yıllık işlevsel sonuç arasındaki ilişkiyi incelemiştir.

EII-2 Nedir ve Bu Çalışmada Neyi Ölçüyor?

Ego Impairment Index–Second Revision (EII-2), Rorschach yanıtlarından türetilen çeşitli davranışsal/perseptüel puanları ağırlıklı biçimde birleştiren performansa dayalı bir bileşik indekstir; bu çalışmada daha yüksek EII-2 puanı daha fazla kişilik işlevselliği bozukluğunu temsil etmiş ve temel araştırma sorusu başlangıçtaki bu puanın dört yıl sonraki psikososyal işlevsellikle ilişkili olup olmadığı olmuştur.

EII-2'nin bileşenleri

Kaynak EII-2'yi beş ilişkili Rorschach indeksi ve bunların alt değişkenleri üzerinden açıklar. FQ− algısal doğruluk sorunlarını, WSum6 biçimsel düşünce bozukluğu özelliklerini, Critical Contents belirli içerik göstergelerini, M− nesne temsilindeki çarpıtmaları ve GHR/PHR kişiler arası/nesne ilişkileri temsilinin niteliğini yansıtan bileşenlerdir. Bu değişkenlerin algı, yürütücü süreçler ve sosyal bilişle ilişkilendirilmesi kaynakta kuramsal arka plan olarak sunulmuştur; katılımcılarda doğrudan nörobilişsel ölçüm yapılmamıştır.

Kaynakta verilen bileşik denklem şöyledir:

\[ \mathrm{EII\!-\!2} = (0.141)(FQ^-) + (0.049)(WSum6) + (0.072)(Critical\ Contents) + (0.198)(M^-) + (0.117)(PHR) - (0.104)(GHR) - (0.066)(R) - 0.038 \]

Denklemdeki katsayılar ilgili Rorschach bileşenlerine uygulanan sabit ağırlıklardır. FQ−, WSum6, Critical Contents, M− ve PHR terimleri pozitif katsayılarla; GHR ve R negatif katsayılarla bileşik puana girer. EII-2 fiziksel birim taşıyan biyolojik bir ölçüm değildir; kodlanmış davranışsal/perseptüel Rorschach değişkenlerinin ağırlıklı bileşimidir. Kaynak makale denklemi verirken R terimini bu bölümde ayrıca açmamaktadır; bu nedenle Verianla eksik tanımı dışarıdan varsayarak tamamlamamıştır.

Rorschach Inkblot Method Bu Çalışmada Neden Kullanıldı?

Rorschach Inkblot Method bu çalışmada kişinin kendi özelliklerini bilinçli biçimde bildirmesine dayanan bir kişilik anketi yerine, belirsiz görsel uyaranlara verilen performansa dayalı yanıtların yapılandırılmış biçimde kodlanmasını sağlayan tamamlayıcı bir değerlendirme yöntemi olarak kullanılmıştır; araştırmacılar özellikle akut depresyonda öz-bildirimin mevcut duygu durumundan etkilenebilmesi nedeniyle EII-2'nin ek prognostik bilgi sağlayıp sağlamadığını sınamıştır.

Performansa dayalı ölçüm ile öz-bildirim arasındaki fark

BDI-II katılımcının son iki haftadaki depresif belirti şiddetini doğrudan kendi bildirimine dayanarak ölçer. RIM ise on standart mürekkep lekesine verilen yanıtları kodlar ve EII-2 bu yanıtların belirli biçimsel özelliklerinden türetilir. Dolayısıyla iki yöntem aynı şeyi ölçmez: BDI-II güncel depresif semptom yüküne, EII-2 ise kaynak çalışmanın çerçevesinde daha kararlı performansa dayalı bilişsel-perseptüel ve kişiler arası işlevsellik örüntülerine odaklanır.

Bu ayrım çalışmanın bulgularında da görülmüştür. EII-2 dört yıllık GAF ile ilişkili olmasına karşın başlangıç veya takip BDI-II puanıyla anlamlı korelasyon göstermemiştir. Araştırmacılar bunu EII-2'nin değişken depresif belirti düzeyinden farklı bir bilgi katmanı taşıyabileceği yönünde yorumlamıştır; ancak çalışma bu ayrımın altında yatan nörobiyolojik mekanizmayı ölçmemiştir.

Rorschach'ın bilimsel statüsü nasıl ele alındı?

Kaynak, Rorschach yönteminin güvenilirliği, artımsal geçerliliği ve klinik aşırı yorum riski hakkında uzun süredir bilimsel tartışma bulunduğunu açıkça kabul eder. Çalışma bu tartışmayı görmezden gelmek yerine, bütün Rorschach yorum sistemini savunmaktan kaçınmış ve daha dar bir bileşik olan EII-2'ye odaklanmıştır. Bu nedenle mevcut sonuçlar “Rorschach genel olarak doğrulandı” biçiminde genişletilemez.

Katılımcılar

Başlangıç örneklemi Slovenya'daki bir kamu psikiyatri hastanesine ardışık olarak kabul edilen 58 yetişkin kadından oluşmuştur. Tüm katılımcılar ICD-10 F33 kategorisinde depresif bozukluk tanısına sahipti ve daha önce psikiyatrik tedavi görmüştü. Katılımcıların tamamı en az bir psikotrop ilaç kullanıyordu; çoğunda antidepresan tedavi bulunurken daha küçük bir bölümde ek anksiyolitik veya antipsikotik tedavi raporlanmıştır.

DeğişkenKaynakta raporlanan değer
Başlangıç örneklemi58 kadın
Yaş ortalaması46.34 yıl
Yaş standart sapmasıYöntem metni: 14.01; Tablo 1: 10.01
Yaş aralığı18–76 yıl
Eğitim süresi10.43 ± 2.46 yıl
Önceki hastanede yatışların kümülatif süresi2.27 ± 4.30 ay
Evli veya istikrarlı birliktelikte%62.1
Çalışan%53.4
İşsiz%15.5
Öğrenci%10.3
Yaş nedeniyle emekli%19.9

Yaş standart sapması için kaynak kendi içinde iki farklı değer verdiğinden bunlardan biri seçilip diğerinin yerine geçirilmemiştir.

Dört yıllık takipte örneklem kaybı

Başlangıçtaki 58 kadından 34'ü dört yıl sonra öz-bildirim değerlendirmesine katılmıştır. Kaynağa göre 18 kişi katılmayı reddetmiş, üç kişi takip süresinde intihar sonucu yaşamını yitirmiş ve üç kişi taşınmıştır. GAF için ise 44 kişinin klinik kaydında yeterli bilgi mevcuttur; bu veri setinde 11 kişinin ayaktan tedaviden ayrıldığı ve üç kişinin ulaşılamadığı bildirilmiştir.

GAF ve öz-bildirim takip grupları aynı kişilerden oluşmamaktadır; öz-bildirim grubundaki üç kişinin GAF kayıtları bulunmamaktadır. Kaynak, incelenen başlangıç değişkenlerinde takipte kalanlarla kaybolanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulmamıştır. Bununla birlikte ölçülmemiş özelliklere bağlı seçilim yanlılığı dışlanamaz.

EII-2 Dört Yıllık Psikososyal İşlevselliği Öngördü mü?

Evet, çalışma içindeki sürekli analizlerde daha yüksek başlangıç EII-2 puanı dört yıl sonra daha düşük GAF işlevselliğiyle ilişkiliydi ve hiyerarşik regresyonda EII-2 diğer demografik, kroniklik, stres ve başlangıç depresyon değişkenlerinin üzerine ek %10,3 açıklanan varyans sağladı; ancak küçük, yalnız kadınlardan oluşan tek merkezli örneklem ve bağımsız doğrulama bulunmaması nedeniyle bu sonuç klinik kullanıma hazır bir prognostik test doğrulaması değildir.

Yüksek ve düşük EII-2 grupları

Araştırmacılar ayrıca örneklemi medyan EII-2 puanına göre daha fazla ve daha az kişilik işlevselliği bozukluğu gösteren iki gruba ayırmıştır. Düşük EII-2 grubunun ortalaması −0.66, yüksek EII-2 grubunun ortalaması 0.23'tür ve iki grubun EII-2 farkı beklendiği üzere büyüktür.

ZamanEII-2 grubunGAF ortalamasıSD
T1Düşük EII-22237.7612.46
T1Yüksek EII-22230.9513.06
T2Düşük EII-22247.1420.83
T2Yüksek EII-22244.2220.66

Grup karşılaştırmalarının yönü daha düşük EII-2'nin daha iyi işlevsellikle ilişkili olduğu hipoteziyle uyumludur; ancak T1 karşılaştırması p=0.09, T2 karşılaştırması p=0.64'tür. Dolayısıyla bu iki kategorik grup analizi istatistiksel olarak doğrulayıcı değildir ve sürekli EII-2 analizlerine betimleyici destek olarak değerlendirilmelidir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Değerlendirme zaman çizgisi

  1. Katılımcılar depresif bozukluk nedeniyle hastaneye yatırıldı ve T1 başlangıç değerlendirmesi yapıldı.
  2. Psikiyatrist ICD-10 F33 tanısını belirledi; rastgele seçilen 15 olgunun bağımsız yeniden değerlendirmesinde tanı uyumu κ=0.92 olarak raporlandı.
  3. İlk beş gün içinde BDI-II ve RIM uygulandı.
  4. RIM protokolleri Exner Comprehensive System ile kodlandı ve EII-2 hesaplandı.
  5. Başlangıç GAF değerlendirmesi klinik kayıtlardan elde edildi.
  6. Dört yıllık izlem sonunda T2 BDI-II ve GAF ölçümleri elde edildi; takip dönemindeki önemli yaşam olayları SRRS ile değerlendirildi.
  7. EII-2 ve diğer başlangıç/takip değişkenleri dört yıllık GAF ile korelasyon ve hiyerarşik regresyon yoluyla ilişkilendirildi.

Değerlendiriciler arası güvenilirlik

DeğerlendirmeGüvenilirlik
Psikiyatrik tanıκ=0.92
GAFκ=0.86
EII-2κ=0.85; ICC=0.80

T2 GAF değerlendirmesini yapan klinik psikolog, T1 GAF puanlarına ve Rorschach materyaline kör tutulmuştur. İstatistiksel analiz IBM SPSS Statistics Version 23 ile gerçekleştirilmiştir.

Depresif belirtiler ve işlevsellik dört yılda nasıl değişti?

ÖlçümT1T2İstatistiksel sonuç
BDI-II27.82 ± 12.3321.32 ± 15.79t(33)=−2.71; p=0.01; d=0.49
GAF34.31 ± 13.1249.15 ± 17.48t(38)=−5.23; p<0.001; d=0.96

Kaynak bu sonuçları depresif semptomlarda orta büyüklükte, psikososyal işlevsellikte ise büyük büyüklükte iyileşme olarak raporlamaktadır. Bununla birlikte dört yıllık dönemde tedavi protokolü standardize edilmediği için bu değişimler belirli bir ilaç veya psikoterapi müdahalesinin etkisi olarak yorumlanamaz.

Dört yıllık GAF ile hangi değişkenler ilişkiliydi?

DeğişkenGAF T2 ile korelasyonKaynakta raporlanan durum
Yaşr=0.41p<0.05
Önceki hastanede yatış süresir=−0.41p<0.05
EII-2r=−0.31p<0.05
BDI-II T1r=−0.33p<0.05
BDI-II T2r=−0.58p<0.01
GAF T1r=0.36p<0.01
SRRSr=−0.28p>0.05

Negatif EII-2 korelasyonu, EII-2 puanı yükseldikçe dört yıl sonraki psikososyal işlevselliğin daha düşük olma eğilimini ifade eder. Korelasyon kişilik işlevselliği bozukluğunun kötü sonucu doğrudan oluşturduğunu kanıtlamaz.

Hiyerarşik regresyon nasıl kuruldu?

Predictorlar teorik olarak daha sabit ve uzak değişkenlerden çalışmanın esas kişilik değişkenine doğru sırayla modele eklenmiştir: önce yaş, ardından eğitim, önceki hastanede yatış süresi, takip dönemindeki SRRS stresi, başlangıç BDI-II puanı ve son olarak EII-2. Bu sıra EII-2'nin diğer klinik ve demografik bilgilerin üzerine ne kadar ek varyans açıkladığını değerlendirmeyi amaçlamıştır.

Eklenen predictorKümülatif R²Düzeltilmiş R²ΔR²Anlamlı artış
Yaş0.1690.1370.169Evet
Eğitim0.2020.1380.033Hayır
Önceki hastanede yatış süresi0.3810.3030.179Evet
SRRS0.3850.2780.005Hayır
BDI-II T10.4170.2840.031Hayır
EII-20.5200.3830.103Evet

EII-2'nin son adımda sağladığı \(\Delta R^2=0.103\), diğer predictorlar modeldeyken açıklanan varyansın 0.417'den 0.520'ye yükseldiğini ifade eder. Bu artış istatistiksel olarak anlamlıdır; fakat artımsal açıklanan varyans bir bireyin sonucunu güvenilir biçimde tahmin eden klinik doğruluk metriği değildir.

Son modelde hangi predictorlar anlamlıydı?

PredictorbSEβ%95 GA, bVIF
Yaş0.6460.2480.4420.131 – 1.1611.255
Eğitim6.3444.8210.204−3.681 – 16.3701.052
Önceki hastanede yatış süresi−2.3461.107−0.341−4.648 – −0.0431.131
SRRS−0.0100.021−0.082−0.054 – 0.0341.300
BDI-II T1−0.1800.201−0.149−0.598 – 0.2381.216
EII-2−6.6953.149−0.340−13.244 – −0.1451.117

Kaynağın p<0.05 işaretlemesine göre yaş, önceki hastanede yatış süresi ve EII-2 son modelde anlamlıdır. Yaşın pozitif katsayısı bu örneklemde daha ileri yaşın daha yüksek T2 GAF ile ilişkili olduğunu gösterir. Kaynak, bunun yaşın kendisi ile depresyon başlangıç yaşı arasındaki etkileri ayırmadığını özellikle belirtmektedir; çalışma başlangıç yaşını bağımsız predictor olarak modellememiştir.

Stres neden bağımsız bir predictor olarak öne çıkmadı?

SRRS'nin GAF T2 ile korelasyonu −0.28 olup anlamlı değildir ve regresyon modeline eklenmesi yalnız \(\Delta R^2=0.005\) sağlamıştır. Araştırmacılar SRRS'nin yaşam olaylarına sabit ağırlık vermesinin bireysel olay değerlendirmesini yakalayamaması, kişilik işlevselliğinin stres yanıtıyla ilişkili varyansın bir bölümünü taşıyabilmesi ve takip öz-bildirim örnekleminin küçük olması gibi olası açıklamalar tartışmıştır. Bunlar yorumdur; çalışma kişiliğin stres etkisini gerçekten aracıladığını doğrudan test etmemiştir.

Bu Çalışma Rorschach Testinin Genel Olarak Prognostik Bir Klinik Araç Olduğunu Kanıtlıyor mu?

Hayır. Çalışma yalnız belirli bir kadın depresyon örnekleminde Exner Comprehensive System kullanılarak hesaplanan EII-2 ile dört yıllık GAF arasında artımsal bir ilişki göstermektedir; Rorschach'ın bütün değişkenlerinin geçerliliğini, başka popülasyonlarda prognostik doğruluğu veya EII-2'ye dayalı klinik karar vermenin hasta sonuçlarını iyileştirdiğini test etmemiştir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Başlangıç EII-2 puanı dört yıl sonraki GAF ile anlamlı ters ilişki göstermiştir.
  • EII-2 depresif semptom şiddetiyle aynı yapıyı ölçmemektedir; kaynakta T1 ve T2 depresif belirtilerle anlamlı korelasyon göstermemiştir.
  • Hiyerarşik modelde EII-2 diğer predictorların üzerine %10,3 ek açıklanan varyans sağlamıştır.
  • Yaş ve önceki hastanede yatış süresi de uzun dönem işlevsellikle ilişkili önemli predictorlar olmuştur.
  • Başlangıçtan dört yıl sonrasına kadar BDI-II puanı düşmüş ve GAF puanı yükselmiştir.
  • Takip dönemindeki SRRS yaşam olayı stresi dört yıllık GAF'ın anlamlı bağımsız predictorı olarak gösterilmemiştir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • EII-2'nin depresyonun nedenini gösterdiği kanıtlanmamıştır.
  • Daha yüksek EII-2'nin doğrudan kötü klinik sonuca neden olduğu gösterilmemiştir.
  • RIM veya EII-2 klinik kullanım için doğrulanmış bağımsız prognostik test olarak belirlenmemiştir.
  • EII-2'nin erkek depresyon hastalarında aynı performansı göstereceği bilinmemektedir.
  • Sonuçların farklı ülkelerde, kültürlerde, ayaktan hastalarda veya ilk depresif episod yaşayan bireylerde aynı olacağı gösterilmemiştir.
  • Dört yıllık BDI-II ve GAF iyileşmesi belirli bir ilaç veya psikoterapinin etkinliğine bağlanamaz.
  • Çalışma nörogörüntüleme, inflamatuvar biyobelirteç veya başka doğrudan nörobiyolojik ölçüm kullanmadığından tartışılan beyin mekanizmalarını test etmemiştir.
  • EII-2 kullanılarak belirlenen farklı tedavi yoğunluklarının hasta sonucunu iyileştirdiği gösterilmemiştir.

Başlıca sınırlılıklar

Yalnız kadın ve tek merkez: Bulgular Slovenya'daki tek bir hastaneden 58 kadınla başlamıştır. Erkek hastalara ve farklı kültürel/klinik ortamlara genellenebilirlik bilinmemektedir.

Takip kaybı: Dört yıl sonra GAF verisi 44, öz-bildirim verisi 34 kişide mevcuttur. Başlangıçta ölçülen değişkenlerde anlamlı dropout farkı gösterilmemiş olsa da ölçülmemiş özelliklere bağlı seçilim yanlılığı dışlanamaz.

GAF'ın sınırlılıkları: GAF semptom şiddeti ile işlevselliği aynı puanda kısmen birleştirir ve T2 puanı yapılandırılmış özel bir işlevsellik görüşmesinden değil klinik kayıtlardan elde edilmiştir. Kaynak gelecekte WHODAS 2.0 veya PSP gibi daha özgül işlevsellik araçlarını önermektedir.

Tedavi heterojenliği: Psikotrop ilaç rejimleri ve psikoterapi katılımı dört yıllık dönemde değişmiş ve standardize edilmemiştir. Farklı tedavi maruziyetlerinin gözlenen uzun dönem ilişkilerine katkısı ayrıştırılamaz.

Kişilik bozukluğu komorbiditesi: SCID-II veya SCID-5-PD gibi yapılandırılmış kişilik bozukluğu değerlendirmesi yapılmamıştır. Bu nedenle EII-2 ile kategorik kişilik patolojisinin etkileri birbirinden tam olarak ayrılamaz.

RIM sistemi: Veri toplama döneminde standart olduğu için Exner Comprehensive System kullanılmıştır; kaynak daha yeni R-PAS sisteminin gelecekte normatif avantaj sağlayabileceğini belirtmektedir.

SRRS: Yaşam olaylarına sabit ağırlık vermesi, bireysel değerlendirmeyi sınırlı yakalaması ve kültürel/zamansal geçerlilik sorunları SRRS sonucunun yorumunu sınırlar.

Nörobiyolojik ölçüm yok: Makaledeki gelişimsel nörobilim ve bilişsel sinirbilim bağlantıları kuramsal yorumdur; mevcut örneklemde görüntüleme veya biyobelirteç ölçümü yapılmamıştır.

Kaynak-içi raporlama belirsizlikleri: Yaş standart sapması yöntem metni ile Tablo 1 arasında farklıdır. T1 yüksek/düşük EII-2 GAF farkı sonuç bölümünde p=0.09 ile anlamlı değilken tartışmada “significantly better” ifadesi kullanılmaktadır. Ayrıca post hoc güç analizinin n=44 olarak verilmesine karşın regresyona dahil edilen SRRS yalnız 34 kişide mevcuttur ve eksik değerlerin regresyonda nasıl işlendiği açık değildir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün başlık: Performance-Based Personality Functioning and Long-Term Outcome in Hospitalized Women with Depression: A Four-Year Follow-Up

Yazarlar: Sana Čoderl Dobnik; Sinja Babič Miloševič; Jurij Bon.

Sorumlu yazar: Jurij Bon.

Kurumlar: Centre for Clinical Psychiatry, University Psychiatric Clinic Ljubljana, Ljubljana, Slovenia; Department of Psychiatry, Faculty of Medicine, University of Ljubljana, Ljubljana, Slovenia.

Dergi: Psychiatry International.

Yayıncı: MDPI, Basel, Switzerland.

Bibliyografik kayıt: Psychiatry International, 2026, 7, 160.

DOI: 10.3390/psychiatryint7040160

Resmî DOI bağlantısı: https://doi.org/10.3390/psychiatryint7040160

Yayın tarihçesi: Alınma 28 Nisan 2026; revizyon 11 Temmuz 2026; kabul 14 Temmuz 2026; yayın 16 Temmuz 2026.

Kaynak türü: Tek merkezli, dört yıllık boylamsal gözlemsel klinik izlem çalışması.

Hakemlik durumu: Yayımlanmış hakemli version of record.

Başlangıç örneklemi: ICD-10 F33 depresif bozukluk tanısıyla hastaneye yatırılmış 58 yetişkin kadın.

Takip örneklemleri: Dört yıllık öz-bildirim verisi n=34; yeterli T2 GAF klinik kaydı n=44. İki alt örneklem tamamen aynı değildir.

Temel kişilik yöntemi: Rorschach Inkblot Method; Exner Comprehensive System; Ego Impairment Index–Second Revision (EII-2).

Depresyon ölçümü: Beck Depression Inventory–Second Edition (BDI-II), 21 madde, 0–63 puan.

İşlevsellik ölçümü: Global Assessment of Functioning (GAF), 0–100 puan.

Takip dönemi stres ölçümü: Social Readjustment Rating Scale (SRRS).

İstatistiksel yaklaşım: Korelasyon analizleri, yüksek/düşük EII-2 betimleyici karşılaştırmaları ve GAF T2'yi açıklamak için yaş → eğitim → önceki hastanede yatış süresi → SRRS → BDI-II T1 → EII-2 sıralı hiyerarşik doğrusal regresyon.

Ana EII-2 sonucu: GAF T2 ile r=−0.31, p<0.05; regresyonda ΔR²=0.103, p<0.05; standartlaştırılmış β=−0.340.

Son model: R²=0.520; düzeltilmiş R²=0.383. Yaş β=0.442, önceki hastanede yatış süresi β=−0.341 ve EII-2 β=−0.340 ile kaynakta anlamlı katsayılardır.

Yazılım: IBM SPSS Statistics Version 23.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY). Bu Verianla metni özgün makalenin ifade ve paragraf yapısını yeniden yayımlamak yerine bilimsel yöntem, sayı, ilişki ve sınırlılıkları bağımsız öğretici bir mimaride yeniden açıklamaktadır.

Finansman: Slovenian Research Agency (ARIS), J5-4590 ve J3-70147.

Etik: National Medical Ethics Committee of the Republic of Slovenia; Protocol Code 26/09/11; onay tarihi 30 Eylül 2011. Çalışma Helsinki Bildirgesi'ne uygun yürütülmüştür.

Bilgilendirilmiş onam: Tüm katılımcılardan alınmıştır.

Veri erişilebilirliği: Veriler hasta gizliliği ile etik kısıtlar nedeniyle kamuya açık değildir; sorumlu yazardan talep edilebilir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma ve yöntem Sana Čoderl Dobnik; araştırma Sana Čoderl Dobnik ve Sinja Babič Miloševič; kaynaklar Sana Čoderl Dobnik ve Jurij Bon; veri kürasyonu Sana Čoderl Dobnik; ilk taslak Sana Čoderl Dobnik ve Sinja Babič Miloševič; gözden geçirme ve düzenleme Sana Čoderl Dobnik ve Jurij Bon; denetim Jurij Bon tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kaynak-içi tutarsızlık 1: Katılımcı bölümünde yaş için M=46.34 ve SD=14.01 yazılırken Tablo 1 aynı ortalama için SD=10.01 verir. Kaynak bu farkı açıklamamaktadır.

Kaynak-içi tutarsızlık 2: Sonuç bölümünde düşük ve yüksek EII-2 grupları arasındaki başlangıç GAF farkı p=0.09 ile istatistiksel olarak anlamlı değildir; tartışma metninde ise bu fark için “significantly better” ifadesi kullanılmıştır. Verianla nicel sonuçtaki p=0.09'u esas almıştır.

Kaynak-içi örneklem belirsizliği: Post hoc güç analizi ana regresyonu n=44 ve altı predictor üzerinden tanımlarken SRRS yalnız n=34 için raporlanmış ve regresyonun predictorlarından biridir. Kaynak eksik SRRS verisinin ana regresyonda nasıl ele alındığını açık biçimde belirtmemektedir.

Temel yorum sınırı: EII-2, bu küçük ve yalnız kadınlardan oluşan klinik örneklemde dört yıllık psikososyal işlevsellikle artımsal ilişki göstermiştir. Sonuç EII-2'yi veya Rorschach yöntemini genel nüfus için doğrulanmış klinik prognostik araç haline getirmez ve kişilik işlevselliğinin depresyon sonucuna neden olduğunu kanıtlamaz.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy