Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / İlaç ve Eczacılık Bilimi / Anilinlerden 2-Kinolinonlara Daha Sade Bir Yol: Pd/C Katalizli Heterojen Oksidatif Annülasyon ve Yeşil Kimya Açısından Önemi
İlaç ve Eczacılık Bilimi

Anilinlerden 2-Kinolinonlara Daha Sade Bir Yol: Pd/C Katalizli Heterojen Oksidatif Annülasyon ve Yeşil Kimya Açısından Önemi

Bu araştırmanın merkezindeki bilimsel problem, 2-kinolinon adı verilen önemli heterosiklik iskeletlerin daha ekonomik, daha kısa basamaklı ve çevresel açıdan daha iyi koşullarla nasıl sentezlenebileceğidir.

01/07/2026  Veri Anla 36 görüntüleme
Anilinlerden 2-Kinolinonlara Daha Sade Bir Yol: Pd/C Katalizli Heterojen Oksidatif Annülasyon ve Yeşil Kimya Açısından Önemi

Bu araştırmanın merkezindeki bilimsel problem, 2-kinolinon adı verilen önemli heterosiklik iskeletlerin daha ekonomik, daha kısa basamaklı ve çevresel açıdan daha iyi koşullarla nasıl sentezlenebileceğidir. 2-kinolinon çekirdeği, kimyasal yapısında azot ve karbonil grubu içeren halkalı bir yapı taşıdır. Çalışmada bu çekirdeğin doğal ürünlerde ve biyolojik olarak aktif moleküllerde yaygın biçimde bulunduğu, antikanser, antibakteriyel ve anti-inflamatuvar etkinliklerle ilişkilendirilen çok sayıda bileşiğin yapısında yer aldığı aktarılmaktadır. Roquinimex, tasquinimod ve rebamipide gibi örnekler, 2-kinolinon veya kinolinon temelli iskeletlerin tıbbi kimya açısından neden ilgi çektiğini göstermektedir.

Burada dikkatli bir ayrım yapmak gerekir: Çalışmada 2-kinolinon çekirdeğinin biyolojik olarak önemli moleküllerde yer aldığı anlatılmaktadır; ancak bu araştırmanın kendisi yeni bir ilacın klinik etkisini göstermemektedir. Araştırma, bir sentez yöntemi geliştirme çalışmasıdır. Bu yöntemin belirli biyolojik olarak ilgili moleküllere uygulanabilirliği örneklenmiştir; fakat insanlarda tedavi etkisi, güvenlilik veya etkinlik iddiası kurulmamıştır.

Geleneksel 2-kinolinon sentezlerinde önemli sınırlılıklar vardır. Friedländer tipi reaksiyonlar, Knoevenagel tipi kondenzasyonlar, Heck reaksiyonları ve Buchwald–Hartwig eşleşmeleri gibi yaklaşımlar kullanılabilse de, bu yöntemlerin bir kısmı önceden hazırlanmış veya özel olarak fonksiyonelleştirilmiş başlangıç maddeleri gerektirir. Örneğin haloanilinler, iyotlanmış anilinler veya korumalı anilin türevleri kullanılabilir. Bu da sentezi uzatır, atık miktarını artırır ve atom ekonomisini düşürebilir.

Atom ekonomisi, bir sentezde başlangıç maddelerindeki atomların ne kadarının hedef ürüne geçtiğini anlatan önemli bir yeşil kimya ölçütüdür. Çalışmanın mantığını açıklamak için bu temel ilişkiyle anlaşılabilir:

\[ \text{Atom ekonomisi} = \frac{\text{Hedef ürünün mol kütlesi}}{\text{Reaksiyona giren maddelerin toplam mol kütlesi}} \times 100 \]

Bu formül çalışmada uzun matematiksel biçimiyle verilmemiş olsa da, makaledeki “atom economy” karşılaştırmalarını anlamak için temel yeşil kimya ilişkisidir. Burada hedef ürünün mol kütlesi, sentezlenmek istenen ana ürünün kütlesel katkısını; reaksiyona giren maddelerin toplam mol kütlesi ise sürece dahil edilen bütün reaktiflerin teorik toplamını temsil eder. Yüzde değeri yükseldikçe, kullanılan atomların daha büyük kısmı hedef ürüne katılmış olur. Bu, özellikle atık azaltma ve daha verimli sentez tasarımı açısından önemlidir.

Çalışmanın vurguladığı ikinci önemli kavram basamak ekonomisidir. Basamak ekonomisi, hedef moleküle kaç reaksiyon adımıyla ulaşıldığını ifade eder. Daha az basamak, genellikle daha az izolasyon, daha az saflaştırma, daha az çözücü kullanımı ve daha kısa operasyon anlamına gelebilir. Ancak daha az basamaklı bir yöntemin gerçekten avantajlı olup olmadığı, verim, güvenlik, seçicilik ve ölçeklenebilirlik gibi başka parametrelerle birlikte değerlendirilmelidir.

Bu çalışmada önerilen temel dönüşüm, basit bir anilinin α,β-doymamış bir esterle reaksiyona girerek 2-kinolinon iskeletini oluşturmasıdır. Genel fikir şu şekilde özetlenebilir:

\[ \text{Anilin} + \alpha,\beta\text{-doymamış ester} \xrightarrow[\text{O}_{2},\,BQ]{\text{Pd/C},\,TsOH\cdot H_{2}O,\,Ac_{2}O,\,CPME} \text{2-kinolinon} \]

Bu şematik ifade, çalışmadaki reaksiyon mantığını açıklamak için sadeleştirilmiş bir gösterimdir. Pd/C heterojen katalizörü temsil eder; BQ p-benzokinonu, O2 oksijeni, TsOH·H2O p-toluensülfonik asit monohidratı, Ac2O asetik anhidriti, CPME ise reaksiyon çözücüsünü ifade eder. Reaksiyon, C–H fonksiyonelleştirmesi ve halkalaşma üzerinden 2-kinolinon ürününe ulaşır.

Çalışmanın ayırt edici noktası, homojen palladyum veya rutenyum katalizörleri yerine heterojen Pd/C kullanmasıdır. Homojen katalizörler reaksiyon ortamında çözünmüş halde bulunur; bu durum bazı reaksiyonlarda yüksek etkinlik sağlasa da katalizörün geri kazanımı ve ürünlerden ayrılması zor olabilir. Heterojen katalizörde ise katalizör katı fazdadır. Pd/C örneğinde palladyum, karbon destek üzerinde bulunur. Bu tür katalizörler pratikte daha kolay ayrılabilir ve geri kazanılabilir; ancak bu çalışmada geri dönüşüm deneyleri katalizörün aktivitesinin tekrar kullanımlarda ciddi biçimde düştüğünü de göstermiştir.

Şema 1, çalışmanın bütün motivasyonunu tek görsel akışta özetler. İlk bölümde roquinimex, tasquinimod ve rebamipide gibi 2-kinolinon çekirdeği taşıyan biyolojik olarak önemli moleküller gösterilir. Sonraki bölümlerde daha önceki Ru-katalizli ve Pd-katalizli C–H fonksiyonelleştirme stratejileriyle bu çalışmanın yaklaşımı karşılaştırılır. Çalışmanın yaklaşımı; geniş anilin uygulanabilirliği, atık türevli veya daha sürdürülebilir kabul edilen CPME reaksiyon ortamı, basit heterojen Pd/C katalizörü, stokiyometrik metal tuzu oksitleyici içermeyen oksidasyon sistemi ve API sentezlerine uygulanabilirlik gibi özelliklerle sunulmuştur.

Model reaksiyon anilin ve etil akrilat arasında kurulmuştur. Başlangıçta toluen çözücüsünde Pd/C ile hedef ürün 3a’ya yüksek dönüşüm elde edilmiştir. Ancak toluenin yanıcılık ve toksisite gibi güvenlik ve çevre sorunları nedeniyle alternatif çözücü arayışı yapılmıştır. Etanol, GVL, 1,4-dioksan, 2-MeTHF ve CPME gibi çözücüler denenmiştir. CPME başlangıçta düşük konsantrasyonda sınırlı dönüşüm vermiş olsa da, reaksiyon derişimi artırıldığında hedef ürüne dönüşüm belirgin biçimde yükselmiştir.

Tablo 1, optimizasyon sürecinin temel verilerini gösterir. Toluende Pd/C ile 0,15 M koşulunda 3a’ya %98 dönüşüm elde edilmiştir. CPME’de 0,15 M koşulunda dönüşüm %34 iken, CPME derişimi 1,0 M’ye çıkarıldığında 3a dönüşümü %96’ya ulaşmıştır. Bu sonuç, reaksiyon ortamının yalnızca “çözücü seçimi” açısından değil, aynı zamanda derişim ve kütle transferi gibi pratik parametreler açısından da kritik olduğunu gösterir. Aynı tabloda homojen Pd(OAc)2 katalizörü CPME’de denendiğinde 3a için %37 dönüşüm vermiştir. Bu karşılaştırma, çalışmanın koşullarında Pd/C’nin daha iyi performans gösterdiğini destekler.

Optimize edilen koşullar şu şekilde özetlenebilir:

  • Anilin: 0,3 mmol
  • Etil akrilat: 1,5 mmol, yani 5,0 eşdeğer
  • Pd/C: 10 wt% yüklemeli, 10 mol%
  • TsOH·H2O: 1,5 eşdeğer
  • Asetik anhidrit: 2,0 eşdeğer
  • p-Benzokinon, BQ: 3,0 eşdeğer
  • Çözücü: CPME, 1 M
  • Sıcaklık: 100 °C
  • Oksijen: balonla sağlanan O2
  • Süre: 24 saat

Tablo 2, standart koşullardan sapıldığında reaksiyonun nasıl değiştiğini gösterir. BQ miktarı 2,0 eşdeğere düşürüldüğünde hedef ürüne dönüşüm %39’a gerilemiştir. TsOH·H2O miktarının veya Ac2O miktarının azaltılması da dönüşümü düşürmüştür. Oksijensiz koşulda hedef ürün oluşumu yine devam etse de dönüşüm standart koşula göre daha düşük kalmıştır. Reaksiyon süresinin 20 saate indirilmesi veya sıcaklığın 80 °C’ye düşürülmesi de verimliliği azaltmıştır. Bu gözlemler, reaksiyonun oksidasyon sistemi, asit, asetilleme bileşeni, sıcaklık ve süre gibi parametrelere duyarlı olduğunu gösterir.

Substrat kapsamı açısından çalışma, farklı anilin türevlerinin reaksiyona girip girmediğini incelemiştir. Şema 2’de elektron verici ve elektron çekici gruplar taşıyan anilinlerin performansı karşılaştırılır. Elektron verici gruplar taşıyan anilinler genellikle daha iyi verimler vermiştir. Bu durum, anilinin nükleofilisitesinin artmasıyla reaksiyonun daha kolay ilerlemesi şeklinde yorumlanmıştır. Para konumunda tert-bütil, n-bütil ve izopropil gibi gruplar taşıyan anilinler iyi verimlerle ürünlere dönüşmüştür. Meta konumunda metil veya metoksi grubu taşıyan anilinler de ürün vermiştir; ancak verimler para-substitüe örneklere göre daha düşük kalmıştır. Çalışmada bu durum, meta-substitüsyonun C–H aktivasyonunda regioseçicilik ve sterik engel etkileriyle ilişkili olabileceği şeklinde açıklanmıştır.

Elektron çekici gruplar taşıyan anilinlerde uygulanabilirlik daha sınırlı olmuştur. Para-triflorometil anilin standart koşullarda ürün verebilmiştir; ancak para-halojenli anilinler için toluen bazlı koşullar gerekmiştir. Bu bulgu önemlidir; çünkü çalışmanın yöntemi geniş bir kapsam sunsa da, her anilin türü için aynı yeşil çözücü koşullarının eşit başarı sağlamadığını gösterir.

Şema 3, α,β-doymamış karboksilat esterlerinin kapsamını gösterir. Etil metakrilat ve etil krotonat gibi farklı esterler reaksiyonda tolere edilmiştir ve ilgili ürünler orta verimlerle elde edilmiştir. 7-metoksi-4-metilkinolin-2(1H)-on, floresan prob tasarımında önemli bir floresan iskelet olarak çalışmada ayrıca vurgulanmış ve %41 izole verimle elde edilmiştir. Etil sinnamat kullanıldığında 4-fenil-substitüe 2-kinolinon ürünü oluşmuştur. Ancak bazı para-substitüe etil sinnamatlarda CPME çözünürlüğü sınırlı olduğu için toluen kullanımı gerekmiştir. Bu, yöntemin pratik sınırlarından biridir.

Çalışmanın uygulama yönü, HBV inhibitörü olarak literatürde bildirilen 6-kloro-4-fenilkinolin-2(1H)-on senteziyle daha somut hale getirilmiştir. Geleneksel yöntemler bu hedefe ulaşmak için çok basamaklı sentezler, ön fonksiyonelleştirilmiş başlangıç maddeleri, iyotlama, koruma grubu stratejileri, güçlü bazlar veya daha fazla işlem gerektirebilir. Çalışmadaki karşılaştırmaya göre bu yeni yöntem, ticari olarak bulunabilen 4-kloroanilin ve etil sinnamattan tek basamakta hedef bileşiğe ulaşabilmektedir. Figure 1, geleneksel yöntemlerle bu çalışmanın yaklaşımını basamak sayısı, atom ekonomisi ve verim üzerinden karşılaştırır. Çalışmanın yöntemi için HBV inhibitörü sentezinde 1 basamak, %70 atom ekonomisi ve %58 verim belirtilmiştir. Geleneksel örneklerde ise 2–5 basamaklı süreçler, farklı atom ekonomileri ve farklı verimler yer almaktadır.

Burada yine klinik açıdan dikkatli olmak gerekir. Metinde söz edilen HBV inhibitörü, daha önce HBV yüzey antijeni üretimini baskılamada orta düzey aktivite göstermiş bir bileşik sınıfıyla ilişkilendirilmiştir. Bu çalışma ise o bileşiğe erişim için sentez yöntemini göstermektedir; HBV tedavisinde klinik etkinlik kanıtı sunmamaktadır.

Şema 4, 2-kinolinonlardan biyolojik açıdan ilgili iki moleküle iki basamaklı erişimi gösterir. 1-asetilkinolin-2(1H)-on, seçici anti-Acanthamoeba ajanı olarak literatürde bilinen bir bileşik örneği olarak verilmiş ve 3a çerçevesinden toplam %52,5 verimle elde edilebileceği bildirilmiştir. Flucarbril ise 6-(triflorometil)kinolin-2(1H)-on üzerinden N-metilasyonla %99’a kadar verimle elde edilmiş, toplam verim %44,5 olarak verilmiştir. Bu örnekler, yöntemin yalnızca model reaksiyon düzeyinde kalmadığını, daha ileri fonksiyonelleştirme için kullanılabilecek 2-kinolinon ara ürünleri sağlayabildiğini gösterir.

Reaksiyon mekanizması açısından çalışma, kinetik gözlemler ve literatür bilgisiyle uyumlu bir yol önermektedir. İlk aşamada anilin, asetik anhidritle hızla reaksiyona girerek N-asetilanilin, yani 5a ara ürününü oluşturur. Kinetik çalışmada 5a’nın yaklaşık 5 dakika içinde neredeyse tamamen oluştuğu belirtilmiştir. Daha sonra 5a’dan etil (E)-3-(2-asetamidofenil)akrilat, yani 4a ara ürünü oluşur ve yaklaşık 30 dakikada %95 dönüşümle maksimuma ulaşır. Zaman ilerledikçe 4a azalır ve hedef 2-kinolinon ürünü artar. 24 saat sonunda 5a tamamen tüketilmiş, 4a minimum düzeye inmiş ve 3a %96 maksimum dönüşüme ulaşmıştır.

Önerilen mekanizma şu basamaklarla açıklanabilir:

  1. Anilin, asetik anhidritle hızla asetillenerek N-asetilanilin 5a’yı oluşturur.
  2. 5a’daki asetil grubu Pd(II) ile koordinasyon kurar ve orto C–H aktivasyonunu kolaylaştırır.
  3. Oluşan palladasiklik ara tür etil akrilatla etkileşir.
  4. Migratuvar ekleme sonrası β-hidrit eliminasyonu gerçekleşir ve 4a ara ürünü oluşur.
  5. Pd(0), p-benzokinon tarafından Pd(II)’ye yeniden oksitlenir.
  6. İndirgenen hidrokinon, oksijen varlığında tekrar benzokinona oksitlenebilir.
  7. TsOH varlığında ester karbonili protonlanır, molekül içi nükleofilik saldırı halkalaşmayı başlatır.
  8. Son aşamada hidroliz ve tautomerleşme ile 2-kinolinon ürünü elde edilir.

Bu döngüde BQ/O2 sistemi özellikle önemlidir. Şematik olarak oksidasyon çevrimi şöyle düşünülebilir:

\[ Pd^{0} \xrightarrow{BQ} Pd^{II} \]

\[ HQ \xrightarrow{O_{2}} BQ \]

Burada Pd0, indirgenmiş palladyum türünü; PdII, katalitik döngüde aktif oksidasyon basamağına dönen palladyum türünü; BQ p-benzokinonu; HQ ise hidrokinonu ifade eder. Bu ilişki, reaksiyonda metal tuzu oksitleyiciler yerine organik oksitleyici ve oksijen kombinasyonunun kullanılmasını açıklar. Ancak bu, sistemin tamamen atıksız olduğu anlamına gelmez; BQ, asetik anhidrit, TsOH ve fazla ester gibi reaktifler yine kullanılmaktadır.

Katalizör geri dönüşümü çalışmanın önemli sınırlılıklarından birini ortaya koyar. Pd/C heterojen olduğu için teorik olarak kolay ayrılıp yeniden kullanılabilir. Ancak çalışmada iki katalitik döngüden sonra 2-kinolinona seçiciliğin %96’dan %44’e düştüğü bildirilmiştir. Palladyum sızması ilk döngüden sonra yalnızca %0,38, ikinci döngüden sonra %0,78 olarak ölçülmüştür. Bu düşük sızma değerleri, aktivite kaybının temel nedeninin palladyumun çözeltide kaybolması olmadığını düşündürmektedir. Araştırmacılar, TsOH kaynaklı kükürt içeren türlerin palladyum yüzeyindeki aktif bölgelere güçlü biçimde adsorbe olarak katalizörü zehirleyebileceğini öne sürmüştür. CHNS elemental analizinde iki döngüden sonra geri kazanılmış Pd/C üzerinde %1,046 kükürt bulunması bu yorumu desteklemiştir.

Çalışmanın son önemli yönü fenolden 2-kinolinona teleskopik sentezdir. Endüstride anilin genellikle nitrobenzenin katalitik hidrojenasyonu ile üretilir; bu süreç yüksek basınçlı hidrojen gerektirebilir ve güvenlik açısından dikkat ister. Fenol ise lignin biyokütlesinde önemli bir yapısal motif olarak görülür ve yenilenebilir aromatik yapı taşı bağlamında değerlendirilebilir. Çalışmada fenolden başlayarak hidrazin monohidrat kullanımıyla anilinin reaksiyon ortamında oluşturulduğu, ardından bu ham karışıma 2-kinolinon sentezi için gerekli reaktiflerin eklenerek 3a ürününe %41 verimle ulaşıldığı rapor edilmiştir. Bu, izolasyonsuz ara ürün kullanımını gösteren iki basamaklı teleskopik bir süreçtir.

Bu teleskopik yaklaşımın değeri, ara anilinin izole edilmeden sonraki reaksiyona taşınmasıdır. Böyle süreçler, uygun koşullarda saflaştırma basamaklarını azaltabilir. Ancak bu örnekte çözücü olarak toluen kullanılmıştır ve verim %41’dir. Bu nedenle çalışma, fenolden 2-kinolinona geçişin mümkün olduğunu gösterse de, bunun endüstriyel olarak hazır veya kesin üstün bir süreç olduğunu kanıtlamaz. Daha fazla optimizasyon, ölçek büyütme, yaşam döngüsü analizi ve proses güvenliği değerlendirmesi gerekir.

Çalışmanın geçmiş açısından önemi, 2-kinolinon sentezinde C–H fonksiyonelleştirmesi yaklaşımını daha pratik heterojen kataliz yönüne taşımaya çalışmasıdır. Bugün açısından önemi, metal tuzu oksitleyici kullanımını azaltan, Pd/C gibi yaygın bir katalizöre dayanan ve daha iyi çözücü seçimine odaklanan bir metodoloji sunmasıdır. Gelecek açısından ise bu çalışma, geri kazanılabilir katalizörler, biyokütle türevli aromatik başlangıç maddeleri, daha güvenli çözücüler ve daha kısa sentez rotaları üzerine kurulacak yeni metodolojilere zemin hazırlayabilir.

Gündelik yaşama etkisi doğrudan “yeni ilaç bulundu” şeklinde değildir. Daha doğru etki, ilaç araştırmaları ve ince kimyasal üretim için gerekli heterosiklik yapıların daha kısa, daha seçici ve daha sürdürülebilir yöntemlerle sentezlenebilme ihtimalidir. Böyle yöntemler uzun vadede laboratuvar süreçlerinde daha az tehlikeli çözücü kullanımı, daha az metal tuzu atığı, daha sade işlem akışı ve daha iyi kaynak verimliliği gibi kazanımlar sağlayabilir. Ancak bu çalışma preprint düzeyindedir ve hakem değerlendirmesi tamamlanmamıştır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışmanın yöntemi, model reaksiyon optimizasyonu, substrat kapsamı araştırması, biyolojik olarak ilgili hedef moleküllere uygulama, mekanistik değerlendirme, katalizör geri dönüşümü incelemesi ve fenolden teleskopik sentez denemesi olmak üzere birkaç ana bloktan oluşur.

AşamaKullanılan YaklaşımÇalışmadaki Anlamı
Model reaksiyonAnilin 1a ve etil akrilat 2a kullanıldı.Yöntemin temel C–H fonksiyonelleştirme/halkalaşma kapasitesi test edildi.
KatalizörHeterojen Pd/C, 10 wt% yüklemeli, 10 mol%.Homojen katalizörlere alternatif, ayrılması daha kolay bir kataliz sistemi kuruldu.
Oksidasyon sistemiBQ/O2; O2 balonla sağlandı.Stokiyometrik metal tuzu oksitleyicilerden kaçınmak hedeflendi.
Çözücü optimizasyonuToluen, EtOH, GVL, 1,4-dioksan, 2-MeTHF ve CPME denendi.CPME, 1 M koşulunda yüksek dönüşüm sağlayan daha uygun reaksiyon ortamı olarak seçildi.
Substrat kapsamıFarklı anilinler ve α,β-doymamış esterler test edildi.Yöntemin hangi fonksiyonel gruplarla çalıştığı ve sınırları gösterildi.
Uygulama örnekleriHBV inhibitörü, anti-Acanthamoeba ajanı ve flucarbril sentezleri gösterildi.Metodolojinin biyolojik olarak ilgili moleküllere erişimde kullanılabileceği örneklendi.
MekanizmaKinetik gözlem ve önerilen Pd(II)/Pd(0) döngüsü.Reaksiyonun ara ürünler üzerinden nasıl ilerleyebileceği açıklandı.
Katalizör geri dönüşümüPd sızması, seçicilik kaybı ve kükürt içeriği değerlendirildi.Katalizörün tekrar kullanımda TsOH kaynaklı kükürt zehirlenmesiyle deaktivasyona uğrayabileceği gösterildi.
Fenolden teleskopik sentezFenolden anilin ara ürünü reaksiyon ortamında üretildi ve 2-kinolinona dönüştürüldü.Yöntemin yenilenebilir aromatik yapı taşları bağlamında genişletilebilirliği gösterildi.

Optimize edilen standart reaksiyon koşulları çalışmada şu şekilde verilmiştir:

ParametreStandart Koşul
Anilin0,3 mmol
Etil akrilat1,5 mmol, 5,0 eşdeğer
KatalizörPd/C, 10 wt% yüklemeli, 10 mol%
AsitTsOH·H2O, 1,5 eşdeğer
Asetilleme bileşeniAc2O, 2,0 eşdeğer
Oksitleyici sistemBQ, 3,0 eşdeğer; O2 balonu
ÇözücüCPME, 1 M
Sıcaklık ve süre100 °C, 24 saat

Tablo 1’deki çözücü ve katalizör optimizasyonunun ana sonuçları şöyledir:

Koşul3a DönüşümüYorum
Pd/C, toluen, 0,15 M%98Yüksek dönüşüm verdi; ancak toluen güvenlik ve çevresel kaygılar nedeniyle ideal seçenek olarak görülmedi.
Pd/C, EtOH, 0,15 MÜrün gözlenmediEtanolün anilin nükleofilisitesini azaltabileceği ve etil asetat oluşumuyla asetamit yönlendirici grubunun oluşumunu engelleyebileceği tartışıldı.
Pd/C, GVL, 0,15 M3a yok; 5a %100GVL’nin Pd ile koordinasyonla reaktif olmayan ara türlerde sistemi tutabileceği önerildi.
Pd/C, CPME, 0,15 M%34Başlangıçta sınırlı dönüşüm verdi.
Pd/C, CPME, 1 M%96Optimize edilen CPME koşulu olarak seçildi.
Pd(OAc)2, CPME, 1 M%37Homojen palladyum kaynağı aynı koşullarda Pd/C’den daha düşük performans gösterdi.

Tablo 2’deki standart koşuldan sapmalar, reaksiyonun hassasiyetini ortaya koyar:

Değişiklik3a DönüşümüSonuç
BQ 2,0 eşdeğer%39BQ miktarının düşürülmesi verimi ciddi biçimde azalttı.
TsOH·H2O 1,0 eşdeğer%32Asit miktarı reaksiyon ilerleyişi için kritik göründü.
Ac2O 1,0 eşdeğer%57Asetilleme bileşeninin azalması dönüşümü düşürdü.
O2 olmadan%72Oksijen reaksiyonun optimum ilerlemesi için önemli bulundu.
20 saat%61Daha kısa süre dönüşümü azalttı.
80 °C%51Daha düşük sıcaklık verimliliği düşürdü.

Substrat kapsamı çalışmanın pratik değerini gösteren ana bölümlerden biridir. Şema 2’de anilin halkasında farklı substitüentler taşıyan örnekler verilmiştir. Bazı önemli izole verimler şöyledir:

ÜrünYapısal Özellikİzole Verim
3aTemel 2-kinolinon%82
3bMetil substitüentli ürün%77
3cMeta-metil türevi%59
3dtert-Bütil substitüentli ürün%70
3en-Bütil substitüentli ürün%60
3fİzopropil substitüentli ürün%61
3gMetoksi substitüentli ürün%72
3hMeta-metoksi türevi%53
3i3,5-dimetil türevi%58
3jTriflorometil substitüentli ürün%45
3kFlor substitüentli ürün%66, toluen koşulunda
3lKlor substitüentli ürün%46, toluen koşulunda
3mBrom substitüentli ürün%44, toluen koşulunda

Bu tablo, yöntemin özellikle elektron verici gruplar taşıyan anilinlerde daha iyi çalıştığını, elektron çekici gruplarda ise daha sınırlı olduğunu gösterir. Bu sonuç, çalışmanın güçlü olduğu alanı ve sınırlarını birlikte göstermesi açısından önemlidir.

α,β-doymamış ester kapsamı Şema 3’te değerlendirilmiştir:

ÜrünÖzellikİzole Verim
7aEtil metakrilat türeviyle elde edilen ürün%40
7bEtil krotonat türeviyle elde edilen ürün%51, toluen koşulunda
7c7-metoksi-4-metilkinolin-2(1H)-on; floresan belirteç iskeleti%41
7d4-fenil-substitüe 2-kinolinon%49
7ePara-metil substitüe etil sinnamat türevi%67, toluen koşulunda
7fPara-flor substitüe etil sinnamat türevi%62, toluen koşulunda ve 2,5 eşdeğer esterle

HBV inhibitörü sentezi karşılaştırması çalışmanın uygulama gücünü vurgulayan önemli bir bölümdür. Figure 1’de geleneksel yöntemler ile bu çalışma karşılaştırılmıştır. Çalışmanın yöntemi, ticari 4-kloroanilin ve etil sinnamattan tek basamakta 6-kloro-4-fenilkinolin-2(1H)-on ürününü verir. Karşılaştırmada bu çalışma için atom ekonomisi %70, verim %58 ve basamak sayısı 1 olarak verilmiştir. Diğer örneklerde 2, 3 veya 5 basamaklı yaklaşımlar ve farklı atom ekonomisi/verim değerleri gösterilmiştir. Bu, yöntemin basamak ekonomisi açısından güçlü bir örnek sunduğunu gösterir.

API ve biyolojik olarak ilgili molekül örnekleri Şema 4’te verilmiştir:

Hedef MolekülBaşlangıç / Ara ÜrünİşlemVerim Bilgisi
1-asetilkinolin-2(1H)-on, seçici anti-Acanthamoeba ajanı3a iskeletiNaH ve DMF kullanılarak asetilasyon/fonksiyonelleştirmeAdım verimi %64; toplam verim %52,5
Flucarbril6-(triflorometil)kinolin-2(1H)-on, 3jMeI ve K2CO3 ile N-metilasyonAdım verimi %99’a kadar; toplam verim %44,5

Mekanizma önerisi Şema 5’te verilmiştir. Reaksiyonun ana döngüsü şu şekilde anlaşılabilir:

\[ \text{Anilin} \xrightarrow{Ac_{2}O} \text{N-asetilanilin} \]

Bu ifade, anilinin asetik anhidritle hızla asetillenerek N-asetilaniline dönüştüğünü gösterir. N-asetil grubu, C–H aktivasyonunda geçici yönlendirici grup gibi davranır.

\[ Pd^{II} + \text{N-asetilanilin} \rightarrow \text{orto C-H aktivasyon ara türü} \]

Bu adımda Pd(II), asetil grubu yardımıyla aromatik halkadaki orto C–H bağının aktivasyonunu kolaylaştırır.

\[ Pd^{0} \xrightarrow{BQ/O_{2}} Pd^{II} \]

Bu ifade, katalitik döngüde indirgenen palladyumun yeniden aktif Pd(II) formuna döndürülmesini anlatır. BQ doğrudan oksitleyici görevi görür; oksijen ise hidrokinonun tekrar BQ’ya dönmesine yardımcı olabilir.

Kinetik gözlemler mekanizmayı destekler niteliktedir:

  • N-asetilanilin 5a yaklaşık 5 dakika içinde neredeyse tamamen oluşmuştur.
  • 4a ara ürünü yaklaşık 30 dakikada %95 dönüşümle maksimuma ulaşmıştır.
  • Zamanla 4a azalırken 3a ürünü artmıştır.
  • 24 saat sonunda 5a tamamen tüketilmiş, 4a %4 seviyesine düşmüş ve 3a %96 dönüşüme ulaşmıştır.

Katalizör geri dönüşümü ve deaktivasyon çalışmanın en önemli sınırlılıklarından biridir:

GözlemSayısal DeğerYorum
2-kinolinona seçicilikİki döngüden sonra %96’dan %44’e düştü.Katalizör tekrar kullanımda ciddi aktivite/seçicilik kaybı gösterdi.
Pd sızması, 1. döngü%0,38Palladyum kaybı düşük düzeyde kaldı.
Pd sızması, 2. döngü%0,78Sızma biraz artsa da aktivite kaybını tek başına açıklayacak kadar yüksek görülmedi.
Kükürt içeriği%1,046TsOH kaynaklı kükürt türlerinin Pd yüzeyini zehirleyebileceği hipotezini destekledi.

Fenolden teleskopik iki basamaklı sentez Şema 6’da verilmiştir. Fenol önce hidrazin monohidrat, Pd/C, sodyum format, 4 Å moleküler elek ve toluen koşullarında anilin ara ürününe dönüştürülür. Ardından ham karışıma etil akrilat, Pd/C, TsOH·H2O, Ac2O, BQ ve O2 koşulları uygulanarak 3a ürünü elde edilir. Bu süreçte 3a için %41 verim bildirilmiştir.

Çalışmanın ana bulguları şu şekilde özetlenebilir:

  • Basit ve korumasız anilinlerden 2-kinolinon sentezi için ilk heterojen Pd/C katalizli yaklaşım rapor edilmiştir.
  • BQ/O2 oksidasyon sistemi kullanılmış ve stokiyometrik metal tuzu oksitleyicilerden kaçınılmıştır.
  • CPME, optimize edilmiş model koşullarda hedef 3a ürününe %96 dönüşüm sağlamıştır.
  • Çeşitli fonksiyonelleştirilmiş 2-kinolinonlar sentezlenmiş; çalışmanın sonucunda 20 farklı 2-kinolinonun üretildiği belirtilmiştir.
  • Elektron verici substitüentler taşıyan anilinler genellikle daha iyi verimler vermiştir.
  • Elektron çekici ve halojenli bazı anilinlerde CPME yerine toluen gerekmiştir; bu, yöntemin sürdürülebilir çözücü avantajının her substratta aynı şekilde korunmadığını gösterir.
  • HBV inhibitörü olarak literatürde bilinen bir 2-kinolinon türevine tek basamakta erişim gösterilmiş; atom ve basamak ekonomisi açısından geleneksel yaklaşımlarla karşılaştırılmıştır.
  • Flucarbril ve seçici anti-Acanthamoeba ajanı gibi moleküllere iki basamaklı sentez örnekleri sunulmuştur.
  • Katalizör geri dönüşümünde belirgin deaktivasyon görülmüş ve bu durum TsOH kaynaklı kükürt zehirlenmesiyle ilişkilendirilmiştir.
  • Fenolden başlayarak anilinin reaksiyon ortamında oluşturulduğu teleskopik iki basamaklı süreçle 3a ürününe %41 verimle ulaşılmıştır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu içerik, Fan Huang, Giulia Brufani, Alireza Nazari Khodadadi, Dario Marchionni, Ejdi Cela, Daniela Lanari ve Luigi Vaccaro tarafından hazırlanan “Heterogeneous Pd/C-Catalyzed Oxidative Annulation of Anilines toward 2-Quinolinones” başlıklı çalışmaya dayanılarak hazırlanmıştır.

Kaynak türü preprint araştırma makalesidir. Metinde açık biçimde “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. DOI, nihai dergi kabulü veya hakemlik sürecinin tamamlandığını gösteren bilgi metin üzerinden doğrulanamamaktadır.

Makaledeki anlatım, çalışmada verilen reaksiyon optimizasyonu, tablolar, şemalar, mekanizma önerisi, substrat kapsamı, uygulama örnekleri ve sonuçlar temel alınarak hazırlanmıştır. PDF’de olmayan klinik etkinlik, tedavi başarısı, ticari ölçeklenebilirlik, endüstriyel kesin üstünlük, güvenlik garantisi veya ilaç geliştirme başarısı iddiası eklenmemiştir.

Bu çalışma klinik çalışma değildir. İnsan hasta grubu, klinik deneme, tedavi protokolü veya güvenlilik değerlendirmesi içermez. Biyolojik olarak ilgili moleküllere erişim örnekleri sentez metodolojisinin uygulanabilirliğini göstermek içindir. HBV inhibitörü, anti-Acanthamoeba ajanı ve flucarbril örnekleri, çalışmanın sentez yöntemi bağlamında ele alınmıştır; bu moleküllerin klinik etkileri bu çalışmada test edilmemiştir.

Çalışma deneysel organik sentez ve yöntem geliştirme niteliğindedir. Heterojen Pd/C katalizi, BQ/O2 oksidasyon sistemi, CPME çözücüsü, C–H fonksiyonelleştirmesi, 2-kinolinon sentezi, substrat kapsamı, mekanizma önerisi, katalizör geri dönüşümü ve fenolden teleskopik sentez gibi başlıklar üzerinden değerlendirilmelidir. Preprint statüsü nedeniyle bulguların hakem değerlendirmesi sonrasında değişebileceği veya ek doğrulama gerektirebileceği dikkate alınmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy