Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Halk Sağlığı / Maksiller Sinüs Hacmi Yaş ve Cinsiyete Göre Nasıl Değişir?
Halk Sağlığı

Maksiller Sinüs Hacmi Yaş ve Cinsiyete Göre Nasıl Değişir?

Çalışmanın temel problemi, maksiller sinüsün yaş ve cinsiyetle ilişkili anatomik değişimlerini ölçmek ve bu ölçümlerin adli kimliklendirmede ne kadar işe yarayabileceğini değerlendirmektir.

30/06/2026  Veri Anla 41 görüntüleme
Maksiller Sinüs Hacmi Yaş ve Cinsiyete Göre Nasıl Değişir?

Çalışmanın temel problemi, maksiller sinüsün yaş ve cinsiyetle ilişkili anatomik değişimlerini ölçmek ve bu ölçümlerin adli kimliklendirmede ne kadar işe yarayabileceğini değerlendirmektir. Maksiller sinüs, üst çene kemiğinin içinde yer alan, hava dolu ve çift taraflı bir boşluktur. Sol ve sağ tarafta bulunur; hacmi ve şekli kişiden kişiye değişebilir.

Adli bilimlerde kimliklendirme çoğu zaman dişler, kemikler, DNA, parmak izi ve radyolojik yapılar üzerinden yapılır. Ancak bazı ağır travma, yangın, patlama veya parçalanmış kalıntı durumlarında klasik kimliklendirme yolları zorlaşabilir. Paranazal sinüsler, özellikle de maksiller sinüs, yüz iskeletinin derin ve korunaklı bir bölgesinde bulunduğu için bazı ağır hasar senaryolarında bile yapısal olarak korunabilir. Bu nedenle maksiller sinüs morfometrisi, adli antropoloji ve adli diş hekimliği açısından değerli bir yardımcı veri kaynağı olabilir.

Araştırmacıların odaklandığı soru şudur: CBCT ile ölçülen maksiller sinüs hacmi, uzunluğu, yüksekliği ve genişliği yaş ve cinsiyet hakkında anlamlı bilgi verebilir mi? Bu bilgi, özellikle İran popülasyonu gibi farklı etnik ve coğrafi gruplarda nasıl görünür?

Maksiller sinüs neden önemli bir anatomik yapıdır?

Maksiller sinüs, paranazal sinüslerin en büyüğüdür. Çalışmada sinüsün embriyolojik gelişiminin gebeliğin erken dönemlerinde başladığı, çocukluk ve ergenlik boyunca büyüdüğü, erken erişkinlikte en yüksek hacme ulaştığı ve sonraki yaşlarda stabil hale gelip kademeli azalabileceği anlatılmaktadır.

Bu anatomik yapı birçok önemli komşuluk içerir:

  • Üst çene dişleri ve özellikle posterior maksilla,
  • Orbita tabanı,
  • Burun boşluğu,
  • Maksiller kaninler ve alveoler kemik,
  • İmplant, sinüs lifting ve oral cerrahi bölgeleri.

Bu yakın anatomik ilişki nedeniyle maksiller sinüs yalnızca radyolojik bir ölçüm nesnesi değildir. Diş implantı planlamasında, üst çene arka bölge cerrahisinde, sinüs tabanı yükseltme işlemlerinde, diş kökü-sinüs ilişkilerinde ve patolojik değerlendirmelerde doğrudan klinik öneme sahiptir.

Maksiller sinüsün fizyolojik görevleri nelerdir?

Çalışmada maksiller sinüsün yüz iskeletinin ağırlığını azaltma, solunan havanın hazırlanmasına katkı sağlama ve ses rezonansına yardımcı olma gibi fizyolojik rollerinden söz edilmektedir. Bu işlevler tek başına çalışmanın ana konusu değildir; fakat sinüsün neden gelişimsel ve morfolojik açıdan önemli olduğunu açıklar.

Sinüs hacmi, çevredeki kraniyofasiyal büyüme paternleriyle ilişkilidir. Diş sürmesi, çiğneme kuvvetleri, maksilla gelişimi, hormonal etkiler ve genel yüz iskeleti büyüklüğü sinüs boyutlarına katkı sağlayabilir. Erkeklerde genel kraniyofasiyal yapıların daha büyük olması, yüz yüksekliğinin fazla olması ve puberte döneminde androjenlerin iskelet büyümesini etkilemesi, sinüs hacminin erkeklerde daha büyük bulunmasını açıklayan biyolojik mekanizmalar arasında gösterilmektedir.

CBCT neden kullanılmış?

Çalışmada klasik CT ve MRI gibi görüntüleme yöntemlerinin sinüs değerlendirmesinde kullanılabildiği, ancak yüksek maliyet, erişilebilirlik ve radyasyon dozu gibi sınırlılıklar nedeniyle her durumda pratik olmayabileceği belirtilmektedir. Buna karşılık CBCT, dentomaksillofasiyal bölge için yüksek çözünürlüklü üç boyutlu görüntüleme sunar ve diş hekimliği pratiğinde yaygın kullanılır.

CBCT’nin bu çalışmadaki avantajı, maksiller sinüsün üç boyutlu yapısının hacim ve lineer boyutlar açısından ölçülebilmesidir. Geleneksel iki boyutlu radyografiler sinüsün karmaşık hacimsel şeklini yeterince temsil edemez. CBCT ise hacim, uzunluk, yükseklik ve genişlik gibi parametrelerin sağ ve sol tarafta ayrı ayrı değerlendirilmesine olanak verir.

Çalışmanın yöntemi nasıl kurulmuş?

Araştırma retrospektif kesitsel tasarıma sahiptir. Yani araştırmacılar hastaları ileriye dönük olarak yıllarca takip etmemiş; belirli bir dönemde alınmış CBCT görüntülerini geriye dönük olarak incelemiştir. Görüntüler, İran’ın Arak kentindeki özel bir radyoloji kliniğine başvuran hastalardan seçilmiştir.

Dahil edilme kriterleri arasında, belirlenen yaş aralığında olmak ve sağ ya da sol maksiller sinüste patoloji, lezyon veya belirgin anatomik anomali bulunmaması yer almıştır. Dışlama kriterleri arasında ortodontik tedavi öyküsü, ortodontik braket varlığı, konjenital kraniyofasiyal anomaliler, iskeletsel asimetri, osteoporoz gibi kemik patolojileri, kemiği etkileyen ilaç kullanımı ve idiopatik maksiller sinüs pnömatizasyonu bulunmaktadır.

Tüm görüntüler NewTom Giano HR cihazı ile elde edilmiştir. Ölçümler NNTviewer yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Her hastada sağ ve sol maksiller sinüs için şu parametreler ölçülmüştür:

  • Hacim — cm³ cinsinden,
  • Uzunluk — mm cinsinden,
  • Yükseklik — mm cinsinden,
  • Genişlik — mm cinsinden.

Çalışma grubunun yapısı nasıldı?

Toplam 158 CBCT görüntüsü analiz edilmiştir. Katılımcıların 38’i erkek ve 120’si kadındır. Bu, örneklemde kadınların belirgin biçimde fazla olduğunu gösterir. Erkek oranı %24,1, kadın oranı ise %75,9 olarak bildirilmiştir.

Yaş aralığı 15–55 yıldır. Erkeklerin ortalama yaşı 28,29 ± 9,32 yıl, kadınların ortalama yaşı 27,35 ± 9,63 yıl olarak verilmiştir. Genel ortalama yaş ise 27,58 ± 9,53 yıldür.

Bu örneklem yapısı çalışmanın yorumunda önemlidir. Kadın katılımcı sayısı erkeklerin yaklaşık üç katından fazladır. Bu durum bazı cinsiyet karşılaştırmalarında istatistiksel güç ve genellenebilirlik açısından dikkat gerektirir. Çalışmanın sınırlılıklar bölümünde de erkek grubunun sınırlı olması ve cinsiyet dağılımının dengesizliği açıkça belirtilmiştir.

Sağ ve sol maksiller sinüs arasında fark var mı?

Çalışmada sağ ve sol sinüsler ilk olarak genel düzeyde karşılaştırılmıştır. Sol maksiller sinüs hacmi 16,32 ± 5,29 cm³, sağ maksiller sinüs hacmi 15,64 ± 4,92 cm³ olarak bulunmuştur. Sol taraf sayısal olarak biraz daha büyük görünse de bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir.

Uzunluk, yükseklik ve genişlik açısından da benzer durum vardır:

  • Sol uzunluk: 38,78 ± 3,27 mm; sağ uzunluk: 38,74 ± 3,21 mm
  • Sol yükseklik: 36,32 ± 5,23 mm; sağ yükseklik: 35,78 ± 5,25 mm
  • Sol genişlik: 27,06 ± 4,43 mm; sağ genişlik: 26,84 ± 4,33 mm

Bu ölçümlerin p değerleri anlamlı değildir. Bu nedenle çalışma, sağ ve sol maksiller sinüsler arasında genel olarak anlamlı bir bilateral asimetri olmadığını belirtmektedir. Bu bulgu adli ve klinik açıdan önemlidir; çünkü bir taraf değerlendirilemez durumda olduğunda diğer tarafın yardımcı veri olarak kullanılabileceğini düşündürür. Ancak bu sonuç her bireyde mükemmel simetri olduğu anlamına gelmez; yalnızca örneklem düzeyinde anlamlı fark görülmediğini ifade eder.

Cinsiyete göre maksiller sinüs hacmi nasıl değişti?

Çalışmanın en güçlü bulgularından biri, erkeklerde maksiller sinüs hacminin kadınlara göre daha büyük olmasıdır. Sol maksiller sinüs hacmi erkeklerde 20,04 ± 6,53 cm³, kadınlarda 15,14 ± 4,24 cm³ olarak bildirilmiştir. Sağ maksiller sinüs hacmi erkeklerde 18,95 ± 6,04 cm³, kadınlarda 14,59 ± 4,01 cm³ bulunmuştur. Her iki tarafta da p değeri <0,001’dir.

Bu fark yalnızca hacimle sınırlı değildir. Erkeklerde sinüs uzunluğu, yüksekliği ve genişliği de kadınlardan daha yüksektir. Örneğin sol sinüs yüksekliği erkeklerde 41,04 ± 5,01 mm, kadınlarda 34,83 ± 4,36 mm; sağ sinüs yüksekliği erkeklerde 40,39 ± 6,08 mm, kadınlarda 34,33 ± 4,00 mm olarak ölçülmüştür.

Çalışmadaki cinsiyet karşılaştırma grafiği, erkek değerlerinin hemen hemen tüm parametrelerde kadınlardan yüksek olduğunu görsel olarak da göstermektedir. Bu grafik, tablo verilerini destekleyerek maksiller sinüs morfometrisinde belirgin cinsel dimorfizm bulunduğunu vurgular.

Cinsel dimorfizm ne demektir?

Cinsel dimorfizm, aynı tür içinde erkek ve kadın bireyler arasında anatomik ya da morfolojik farklılıkların bulunmasıdır. Bu çalışmada cinsel dimorfizm, maksiller sinüs ölçümlerinin erkeklerde kadınlardan daha büyük olması şeklinde görülmektedir.

Bu farkın olası nedenleri şunlardır:

  • Erkeklerde genel kraniyofasiyal iskeletin daha büyük olması,
  • Yüz yüksekliği ve maksilla boyutlarının erkeklerde daha fazla olabilmesi,
  • Puberte döneminde androjenlerin kemik büyümesini destekleyici etkileri,
  • Maksiller sinüs pnömatizasyonunun daha geniş yüz iskeleti içinde daha fazla gelişebilmesi.

Adli bilimler açısından bu fark önemlidir; çünkü iskelet veya radyolojik yapıların cinsiyete göre farklılık göstermesi, kimliklendirmede yardımcı olabilir. Ancak maksiller sinüs ölçümleri tek başına kesin cinsiyet belirleme yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. En güvenli yaklaşım, bu ölçümleri diş, iskelet, DNA ve diğer antropolojik göstergelerle birlikte kullanmaktır.

Yaşa göre hacim değişimi nasıl bulundu?

Çalışmada katılımcılar yaş gruplarına ayrılmıştır: 15–20, 21–30, 31–40 ve 41–50 yaş grupları. Maksiller sinüs hacmi, uzunluğu, yüksekliği ve genişliği bu gruplar içinde erkek ve kadınlara göre ayrıca karşılaştırılmıştır.

Sinüs hacmi açısından erkeklerde en yüksek ortalama değerler 21–30 yaş grubunda görülmüştür. Erkeklerde sol maksiller sinüs hacmi bu grupta 21,00 ± 6,86 cm³, sağ maksiller sinüs hacmi 19,86 ± 5,52 cm³ olarak verilmiştir. Kadınlarda ise en yüksek ortalama hacim 15–20 yaş grubunda bildirilmiştir: sol sinüs 16,49 ± 2,998 cm³, sağ sinüs 15,96 ± 2,642 cm³.

En düşük hacimler her iki cinsiyette de genel olarak 31–40 yaş grubunda görülmüştür. Kadınlarda bu düşüş daha belirgin görünmektedir: 31–40 yaş grubunda sol sinüs hacmi 12,20 ± 3,792 cm³, sağ sinüs hacmi 11,10 ± 3,186 cm³ olarak verilmiştir.

Bu sonuç, maksiller sinüsün genç erişkinliğe kadar büyüdüğünü, sonra stabil hale geldiğini veya azaldığını destekler. Çalışmanın grafiklerinde yaşa göre hacim eğilimi yaklaşık 23 yaş civarında bir dönüm noktası göstermektedir.

Neden 23 yaş kesim noktası seçildi?

Araştırmacılar yaş tahmini için piecewise linear regression, yani parçalı doğrusal regresyon yaklaşımı kullanmıştır. Bu yaklaşım, yaşla sinüs boyutları arasındaki ilişkinin tüm yaş boyunca tek bir düz çizgiyle açıklanamayabileceğini kabul eder. Çünkü sinüs çocukluk ve ergenlikte büyür, erken erişkinlikte maksimuma yaklaşır, sonra stabil hale gelir veya azalır.

Çalışmada 21, 22, 23 ve 24 yaş eşikleri test edilmiştir. En yüksek açıklayıcılık ve en düşük hata değerini veren eşik 23 yaş olarak seçilmiştir. Bu eşik biyolojik olarak da erken yirmili yaşlarda kraniyofasiyal olgunlaşmanın tamamlanmasıyla uyumlu kabul edilmiştir.

Regresyon modellerinin açıklayıcılığı şöyle bildirilmiştir:

  • 23 yaş altı için R² = 0,72
  • 23 yaş ve üzeri için R² = 0,70
  • Ortalama mutlak hata yaklaşık 2,1 yıl

R² değeri, modelin yaş değişkenindeki varyasyonun ne kadarını açıklayabildiğini gösterir. R² = 0,72, modelin ilgili grupta yaş değişiminin yaklaşık %72’sini açıklayabildiği anlamına gelir. Ancak bu, bireysel düzeyde hatasız tahmin anlamına gelmez. Adli yaş tahmininde 2 yıl civarında ortalama hata dikkat çekici olabilir; fakat yöntem yine de tek başına kesin yaş belirleme aracı değildir.

Regresyon formülleri nasıl okunmalı?

Çalışmada yaş tahmini için cinsiyet ve 23 yaş eşiğine göre dört ayrı regresyon formülü verilmiştir. Bu formüller, sağ ve sol maksiller sinüsün uzunluk, yükseklik, genişlik ve hacim ölçümlerini kullanarak tahmini yaş üretmeyi amaçlar.

Çalışmada kullanılan kısaltmalar şu şekilde anlaşılabilir:

  • L.Msl: sol maksiller sinüs uzunluğu
  • R.Msl: sağ maksiller sinüs uzunluğu
  • L.Msh: sol maksiller sinüs yüksekliği
  • R.Msh: sağ maksiller sinüs yüksekliği
  • L.Msw: sol maksiller sinüs genişliği
  • R.Msw: sağ maksiller sinüs genişliği
  • L.Msv: sol maksiller sinüs hacmi
  • R.Msv: sağ maksiller sinüs hacmi

23 yaş altı kadın hastalar için formül:

\[ Age = 5.8 + 0.14 \times L.Msl + 0.05 \times R.Msl - 0.23 \times L.Msh - 0.13 \times R.Msh + 0.05 \times L.Msw + 0.13 \times R.Msw + 0.2 \times L.Msv + 0.12 \times R.Msv \]

23 yaş altı erkek hastalar için formül:

\[ Age = 34.8 - 0.12 \times L.Msl + 0.02 \times R.Msl - 0.15 \times L.Msh + 1.5 \times R.Msh - 1.3 \times L.Msw + 0.7 \times R.Msw + 0.69 \times L.Msv - 1.6 \times R.Msv \]

23 yaş ve üzeri kadın hastalar için formül:

\[ Age = 19.3 + 0.14 \times L.Msl + 0.2 \times R.Msl + 1.3 \times L.Msh - 1.8 \times R.Msh - 0.13 \times L.Msw + 0.23 \times R.Msw - 0.8 \times L.Msv + 0.9 \times R.Msv \]

23 yaş ve üzeri erkek hastalar için formül:

\[ Age = 5.24 + 0.27 \times L.Msl + 0.06 \times R.Msl + 0.57 \times L.Msh + 0.1 \times R.Msh + 0.66 \times L.Msw + 0.19 \times R.Msw - 0.7 \times L.Msv - 1.01 \times R.Msv \]

Bu formüller klinik veya adli uygulamada doğrudan evrensel formül olarak kullanılmamalıdır. Çünkü bu formüller belirli bir İran örnekleminden, belirli bir cihaz ve ölçüm protokolünden elde edilmiştir. Farklı popülasyonlarda, farklı yaş dağılımlarında, farklı CBCT cihazlarında ve farklı ölçüm yapan araştırmacılarda aynı doğruluk garanti edilemez.

Regresyon formüllerinin mantığı nedir?

Regresyon formülleri, birden fazla sinüs ölçümünü aynı anda kullanarak yaş tahmini yapar. Her ölçümün önünde bulunan katsayı, o ölçümdeki değişimin yaş tahminini hangi yönde ve ne kadar etkilediğini gösterir. Pozitif katsayı, ilgili ölçüm arttığında modelin yaşı artırma eğiliminde olduğunu; negatif katsayı ise ilgili ölçüm arttığında modelin yaşı azaltma eğiliminde olduğunu ifade eder.

Ancak bu katsayılar biyolojik nedensellik gibi okunmamalıdır. Örneğin bir değişkenin negatif katsayı alması, o anatomik ölçümün biyolojik olarak yaşı kesin azaltacağı anlamına gelmez. Bu, örneklem içindeki istatistiksel ilişkiyi temsil eder. Özellikle örneklem küçük olduğunda ve erkek-kadın dağılımı dengesiz olduğunda katsayıların genellenebilirliği sınırlı olabilir.

Gerçek yaş ile tahmini yaş ne kadar uyumlu?

Çalışmanın tahmin tablosunda, gerçek yaş ortalamaları ile modelin tahmin ettiği yaş ortalamalarının alt gruplarda çok yakın olduğu gösterilmiştir. Örneğin 23 yaş altı kadınlarda gerçek yaş ortalaması 19,19, tahmini yaş ortalaması da 19,19 olarak verilmiştir. 23 yaş altı erkeklerde gerçek ve tahmini ortalama 18,70’tir. 23 yaş ve üzeri kadınlarda gerçek ve tahmini ortalama 35,25, erkeklerde ise 31,71 olarak bildirilmiştir.

Bu ortalama düzeyindeki uyum, modelin grupları genel olarak iyi yakaladığını gösterir. Ancak tablodaki minimum ve maksimum değerler, bireysel düzeyde tahmin aralığının daraldığını da gösterir. Örneğin 23 yaş ve üzeri kadınlarda gerçek yaş 24–53 arasında değişirken, tahmini yaş aralığı 30,87–41,21 olarak verilmiştir. Bu, modelin uç yaş değerlerini merkeze doğru çekebileceğini düşündürür. Adli uygulamada bu nokta önemlidir; çünkü bireysel tahmin hatası, ortalama uyumdan daha kritik olabilir.

Sinüs septaları ne anlama geliyor?

Maksiller sinüs septası, sinüs boşluğu içinde kemiksi bölme veya çıkıntı şeklinde görülebilen anatomik varyasyondur. Dental implant planlaması, sinüs lifting ve maksiller sinüs cerrahisi açısından önemlidir; çünkü septaların varlığı cerrahi erişimi ve membran perforasyonu riskini etkileyebilir.

Çalışmada sol maksiller sinüste septa erkeklerin %5,3’ünde, kadınların %22,5’inde görülmüştür. Bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (χ² = 5,7; p = 0,02). Sağ maksiller sinüste ise septa erkeklerin %7,9’unda, kadınların %15’inde görülmüş; ancak bu fark anlamlı bulunmamıştır (p = 0,26).

Yaş ile septa varlığı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Bu bulgu, sinüs septalarının bu örneklemde yaşa göre düzenli bir artış veya azalış göstermediğini düşündürür. Ancak septa prevalansı farklı çalışmalar arasında oldukça değişken olabilir; bu da genetik, örneklem seçimi ve septa tanımındaki farklılıklardan kaynaklanabilir.

Çalışmadaki grafikler ne anlatıyor?

Çalışmadaki cinsiyet karşılaştırma grafiği, erkeklerin sol ve sağ maksiller sinüs hacmi, uzunluğu, yüksekliği ve genişliği açısından kadınlardan daha yüksek değerlere sahip olduğunu görsel olarak ortaya koymaktadır. Bu grafik, tablo verilerindeki p değerleriyle uyumlu biçimde cinsel dimorfizmi destekler.

Yaşa göre sinüs hacmi trend grafikleri ise 23 yaş civarındaki kırılma noktasını gösterir. Erkeklerde hacim yaklaşık erken yirmili yaşlara kadar yükselir, ardından düşme eğilimine girer. Kadınlarda da 23 yaş eşiği etrafında farklı bir eğilim çizgisi oluşur. Grafiklerdeki kesikli dikey çizgi, modelin seçtiği 23 yaş sınırını temsil eder. Bu görseller, araştırmacıların neden tek bir doğrusal model yerine parçalı regresyon kullandığını anlaşılır hale getirir.

Adli bilimler açısından sonuçlar ne ifade ediyor?

Çalışmanın adli bilimler açısından en önemli mesajı, maksiller sinüs morfometrisinin yaş ve cinsiyet tahmininde yardımcı veri sağlayabileceğidir. Erkeklerde sinüs boyutlarının anlamlı derecede büyük olması, cinsiyet tahminine katkı sunabilir. Yaşla birlikte sinüs hacminin belirli bir döneme kadar artıp sonra azalması ise yaş tahmininde kullanılabilecek bir örüntü sunar.

Ancak bu yöntem tek başına kimliklendirme için yeterli değildir. Maksiller sinüs ölçümleri, DNA, diş kayıtları, iskelet analizi, yüz rekonstrüksiyonu, radyolojik karşılaştırma ve diğer antropolojik verilerle birlikte yorumlanmalıdır. Çalışma da maksiller sinüs ölçümlerini “adjunctive tool”, yani yardımcı araç olarak konumlandırmaktadır.

Bu yaklaşım özellikle geleneksel kimliklendirme yöntemlerinin kullanılamadığı durumlarda önem kazanabilir. Paranazal sinüsler travma veya patlama gibi olaylardan sonra bazı durumlarda nispeten korunabildiği için, CBCT veya CT tabanlı sinüs morfometrisi değerli ek bilgi sunabilir.

Klinik açıdan sonuçlar ne ifade ediyor?

Çalışmanın klinik önemi yalnızca adli bilimlerle sınırlı değildir. Maksiller sinüs hacmi ve morfolojisi, posterior maksilladaki cerrahi işlemler için önemlidir. İmplant planlaması, sinüs augmentasyonu, sinüs lifting, diş çekimi sonrası kemik hacmi değerlendirmesi ve ağız-diş-çene cerrahisi sırasında sinüs anatomisinin bilinmesi komplikasyon riskini azaltabilir.

Yaş ve cinsiyete göre normal sinüs varyasyonlarının bilinmesi, patolojik bulguların daha doğru yorumlanmasına katkı sağlayabilir. Örneğin yaşa bağlı hacim azalması, mukozal kalınlaşma veya kemik yeniden şekillenmesi gibi durumlar klinik değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Ayrıca septa varlığı, sinüs cerrahisi veya implant öncesi planlamada doğrudan önem taşır.

Çalışmanın güçlü yönleri

Çalışmanın güçlü yönlerinden biri, üç boyutlu CBCT verilerine dayanmasıdır. Bu, maksiller sinüsün karmaşık anatomisini iki boyutlu ölçümlerle sınırlamadan değerlendirmeye olanak sağlar.

İkinci güçlü yön, hem sağ hem sol sinüsün ayrı ayrı ölçülmesidir. Böylece bilateral asimetri olup olmadığı değerlendirilebilmiştir.

Üçüncü güçlü yön, yaş tahmini için tek bir doğrusal model yerine 23 yaş eşiğine dayalı parçalı regresyon modelinin kullanılmasıdır. Bu yaklaşım, sinüs gelişiminin yaşam boyunca aynı hız ve yönde ilerlemediği biyolojik gerçeğine daha uygundur.

Dördüncü güçlü yön, çalışmanın hem adli hem de klinik sonuçları birlikte tartışmasıdır. Maksiller sinüs morfometrisi yalnızca kimliklendirme değil, cerrahi planlama ve radyolojik değerlendirme açısından da değer taşır.

Çalışmanın sınırlılıkları

Çalışmanın en önemli sınırlılığı, retrospektif kesitsel tasarıma sahip olmasıdır. Bu nedenle aynı bireylerin zaman içindeki sinüs değişimleri doğrudan izlenmemiştir. Yaşa bağlı değişim, farklı yaşlardaki bireylerin karşılaştırılmasıyla çıkarılmıştır.

İkinci sınırlılık, örneklemde cinsiyet dağılımının dengesiz olmasıdır. Kadın katılımcı sayısı 120 iken erkek katılımcı sayısı yalnızca 38’dir. Bu durum özellikle erkek alt gruplarında bazı yaş analizlerinin güvenilirliğini sınırlayabilir.

Üçüncü sınırlılık, çalışmanın tek bir coğrafi bölgeden, Arak kentinden elde edilen veriye dayanmasıdır. Maksiller sinüs boyutları genetik, etnik, çevresel ve kraniyofasiyal faktörlerden etkilenebileceği için sonuçlar doğrudan tüm İran popülasyonuna veya başka ülkelere genellenemez.

Dördüncü sınırlılık, yüz ölçümleri, iskeletsel patern, dental durum, diş kayıpları ve çiğneme kuvveti gibi potansiyel olarak önemli kraniyofasiyal değişkenlerin analize dahil edilmemesidir.

Beşinci sınırlılık, intra-observer ve inter-observer güvenilirlik analizlerinin yapılmamış olmasıdır. Yani aynı ölçüm yapan kişinin tekrarlı ölçümleri veya farklı ölçüm yapan kişiler arasındaki uyum değerlendirilmemiştir. CBCT morfometrisinde ölçüm tekrarlanabilirliği çok önemlidir.

Altıncı sınırlılık, çalışmanın hakem değerlendirmesinden geçmemiş preprint olmasıdır. Bu nedenle yöntem, analiz ve yorumlar bağımsız akademik değerlendirme sonrasında değişebilir veya güçlendirilebilir.

Çalışma ne söylüyor, ne söylemiyor?

Bu çalışma şunu söylüyor: İran’ın Arak kentinden elde edilen 158 CBCT görüntüsünde, maksiller sinüs hacmi, uzunluğu, yüksekliği ve genişliği erkeklerde kadınlardan anlamlı derecede büyüktür. Sinüs hacmi yaklaşık 23 yaşına kadar artma eğilimi gösterir, daha sonra stabil hale gelir veya azalır. Sağ ve sol sinüs arasında anlamlı asimetri yoktur. CBCT tabanlı sinüs ölçümleri, adli yaş ve cinsiyet tahmininde yardımcı olabilir.

Bu çalışma şunu söylemiyor: Maksiller sinüs ölçümleri tek başına kesin yaş veya cinsiyet belirler. Ayrıca geliştirilen regresyon formülleri tüm popülasyonlara uygulanabilir evrensel modeller değildir. Çalışma uzunlamasına takip yapmadığı için bireysel sinüs yaşlanmasını doğrudan göstermez. Sonuçlar, klinik ve adli uygulamada başka göstergelerle birlikte dikkatli biçimde kullanılmalıdır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışma tasarımı

Yöntem bileşeniÇalışmadaki uygulamaNe anlama geliyor?
Çalışma türüRetrospektif kesitsel CBCT çalışmasıMevcut görüntüler geriye dönük incelenmiştir; uzunlamasına takip yoktur.
YerArak, İranSonuçlar belirli bir bölgesel popülasyona dayalıdır.
Örneklem158 CBCT görüntüsüMaksiller sinüs patolojisi olmayan seçilmiş hastalar analiz edilmiştir.
Cinsiyet dağılımı38 erkek, 120 kadınKadın sayısı belirgin fazladır; bu durum sınırlılık oluşturur.
Yaş aralığı15–55 yılErgenlikten orta yaşa kadar bir aralık değerlendirilmiştir.
Görüntüleme cihazıNewTom Giano HRCBCT tabanlı üç boyutlu sinüs ölçümü yapılmıştır.
YazılımNNTviewerHacim ve lineer morfometrik ölçümler gerçekleştirilmiştir.
İstatistiksel analizShapiro-Wilk, t-test, Mann-Whitney U, ki-kare, parçalı doğrusal regresyonDağılıma ve değişken tipine göre farklı istatistik yöntemleri uygulanmıştır.

Genel çalışma popülasyonu

ParametreDeğer
Toplam hasta158
Erkek38 (%24,1)
Kadın120 (%75,9)
Yaş aralığı15–55 yıl
Erkek ortalama yaşı28,29 ± 9,32 yıl
Kadın ortalama yaşı27,35 ± 9,63 yıl

Sağ ve sol maksiller sinüs karşılaştırması

ParametreSol maksiller sinüsSağ maksiller sinüsp değeriYorum
Hacim16,32 ± 5,29 cm³15,64 ± 4,92 cm³0,23Sol taraf biraz büyük, fakat anlamlı değil.
Uzunluk38,78 ± 3,27 mm38,74 ± 3,21 mm0,91Neredeyse aynı.
Yükseklik36,32 ± 5,23 mm35,78 ± 5,25 mm0,36Anlamlı fark yok.
Genişlik27,06 ± 4,43 mm26,84 ± 4,33 mm0,66Anlamlı fark yok.

Cinsiyete göre temel morfometrik bulgular

Taraf ve parametreErkekKadınp değeri
Sol hacim20,04 ± 6,53 cm³15,14 ± 4,24 cm³<0,001
Sol uzunluk40,58 ± 3,97 mm38,22 ± 2,80 mm<0,001
Sol yükseklik41,04 ± 5,01 mm34,83 ± 4,36 mm<0,001
Sol genişlik28,56 ± 4,97 mm26,58 ± 4,16 mm0,02
Sağ hacim18,95 ± 6,04 cm³14,59 ± 4,01 cm³<0,001
Sağ uzunluk40,74 ± 4,00 mm38,11 ± 2,65 mm<0,001
Sağ yükseklik40,39 ± 6,08 mm34,33 ± 4,00 mm<0,001
Sağ genişlik28,60 ± 4,84 mm26,29 ± 4,02 mm<0,001

Yaş gruplarına göre sinüs hacmi

Taraf ve yaş grubuErkek hacmiKadın hacmip değeri
Sol, 15–2020,20 ± 6,675 cm³16,49 ± 2,998 cm³0,03
Sol, 21–3021,00 ± 6,860 cm³16,06 ± 4,968 cm³0,01
Sol, 31–4018,42 ± 8,513 cm³12,20 ± 3,792 cm³0,01
Sol, 41–5018,45 ± 1,344 cm³14,01 ± 3,844 cm³0,05
Sağ, 15–2019,51 ± 4,752 cm³15,96 ± 2,642 cm³0,04
Sağ, 21–3019,86 ± 5,516 cm³15,76 ± 4,884 cm³0,009
Sağ, 31–4017,08 ± 8,663 cm³11,10 ± 3,186 cm³0,03
Sağ, 41–5016,79 ± 1,435 cm³13,73 ± 2,764 cm³0,07

Yaş tahmini modelinin özeti

Model bileşeniÇalışmadaki değerAnlamı
Kesim noktası23 yaşSinüs hacmi artışından stabilizasyon/azalmaya geçiş için en uygun eşik olarak seçilmiştir.
23 yaş altı R²0,72Model bu gruptaki yaş varyasyonunun yaklaşık %72’sini açıklamaktadır.
23 yaş ve üzeri R²0,70Model bu gruptaki yaş varyasyonunun yaklaşık %70’ini açıklamaktadır.
MAEYaklaşık 2,1 yılOrtalama mutlak hata adli yaş tahmini açısından yardımcı düzeyde kabul edilmiştir.
Doğrulama10-katlı çapraz doğrulamaModelin örneklem içi dayanıklılığı test edilmeye çalışılmıştır.

Sinüs septası bulguları

TarafErkeklerde septaKadınlarda septap değeriYorum
Sol maksiller sinüs%5,3%22,50,02Cinsiyetle anlamlı ilişki bulunmuştur.
Sağ maksiller sinüs%7,9%150,26Cinsiyetle anlamlı ilişki bulunmamıştır.

Çalışmanın genel teknik sonucu

Bu çalışmanın teknik sonucu, maksiller sinüsün CBCT ile ölçülen hacim ve boyutlarının hem yaş hem de cinsiyetle ilişkili olduğunu göstermesidir. Erkeklerde tüm temel sinüs ölçümleri kadınlardan daha büyüktür. Sinüs hacmi yaklaşık 23 yaşa kadar artar, sonra stabil hale gelir veya azalır. Sağ-sol farkları genel olarak anlamlı değildir. Bu nedenle maksiller sinüs morfometrisi, adli yaş ve cinsiyet tahmininde yardımcı bir parametre olabilir; ancak tek başına kesin kimliklendirme aracı olarak kullanılmamalıdır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu makale, Emad Torabi Goodarzi, Mehdi Heidarizadeh, Malihe Safari ve Maryam Mohebiniya tarafından hazırlanan “Age- and Sex-Related Variations in Maxillary Sinus Volume and Morphometry: A CBCT Study in an Iranian Population” başlıklı çalışmaya dayanarak hazırlanmıştır. Çalışma, İran popülasyonunda maksiller sinüs hacmi ve morfometrisinin CBCT görüntüleriyle yaş ve cinsiyet açısından değerlendirilmesini amaçlamaktadır.

Kaynak metin bir preprint araştırma makalesidir ve metinde açıkça “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. Bulgular, kesinleşmiş adli kimliklendirme standardı veya evrensel yaş tahmini modeli gibi değil, dikkatli değerlendirilmesi gereken bölgesel CBCT morfometri verisi olarak okunmalıdır.

Bu içerik yalnızca PDF’de sunulan yöntem, hasta sayıları, ölçüm parametreleri, tablolar, grafikler, regresyon formülleri, septa bulguları ve tartışma bölümüne dayanarak hazırlanmıştır. PDF’de olmayan kesin yaş belirleme garantisi, tüm toplumlara uygulanabilir model iddiası, klinik tanı garantisi veya adli tek başına kullanım önerisi eklenmemiştir.

Çalışma retrospektif ve kesitseldir; aynı bireylerin zaman içindeki sinüs değişimini doğrudan takip etmez. Örneklemde kadın sayısı erkeklerden belirgin fazladır. Çalışma tek bir coğrafi bölgeden elde edilen görüntülere dayanır. İntra-observer ve inter-observer güvenilirlik analizleri yapılmamıştır. Bu nedenle gelecek çalışmalarda daha büyük, cinsiyet açısından dengeli, farklı popülasyonları içeren ve ölçüm tekrarlanabilirliğini test eden araştırmalara ihtiyaç vardır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy