Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Hemşirelik / Çalışma Ortamı, İş Doyumu ve Genel Sağlık Nasıl Bir Aracı Rol Oynuyor?
Hemşirelik

Çalışma Ortamı, İş Doyumu ve Genel Sağlık Nasıl Bir Aracı Rol Oynuyor?

Hastalık izni, çalışanın fiziksel veya ruhsal bir sağlık durumu nedeniyle planlanmamış biçimde işe gelememesi olarak tanımlanabilir. Hastane hemşireliği bağlamında bu konu yalnızca çalışanın o gün işte olup olmaması meselesi değildir.

30/06/2026  Veri Anla 76 görüntüleme
Çalışma Ortamı, İş Doyumu ve Genel Sağlık Nasıl Bir Aracı Rol Oynuyor?

Hastalık izni, çalışanın fiziksel veya ruhsal bir sağlık durumu nedeniyle planlanmamış biçimde işe gelememesi olarak tanımlanabilir. Hastane hemşireliği bağlamında bu konu yalnızca çalışanın o gün işte olup olmaması meselesi değildir. Hemşire devamsızlığı; vardiya planlamasını, ekip yükünü, fazla mesaiyi, geçici personel kullanımını, bakım sürekliliğini, hasta güvenliğini ve sağlık kurumunun maliyetlerini etkileyebilir. Bu nedenle hemşirelerde hastalık nedeniyle işe devamsızlık, bireysel sağlık göstergesi olduğu kadar kurumun işleyişini de yansıtan örgütsel bir göstergedir.

Çalışmanın arka planı, hastane ortamlarında hemşire devamsızlığının ekonomik ve klinik sonuçlarını birlikte ele alır. Bir hemşirenin kısa süreli yokluğu bile, özellikle yüksek iş bağımlılığı ve düşük ikame edilebilirlik bulunan hastane ortamlarında, yalnızca o kişinin maaş maliyetinden ibaret değildir. Diğer çalışanların iş yükü artabilir, vardiyalar yeniden düzenlenebilir, fazla mesai gerekebilir, geçici personel kullanılabilir ve ekip içindeki bakım koordinasyonu bozulabilir. Hasta bakımında süreklilik kritik olduğu için, unplanned absence yani plansız devamsızlık hastane işleyişinde zincirleme etki yaratabilir.

Bu çalışmanın temel problemi şudur: Hemşirelerde hastalık devamsızlığı yaygın bir olgu olarak bilinse de, devamsızlığın yalnızca gerçekleşip gerçekleşmediğini değil, kaç gün sürdüğünü de aynı analiz içinde ele alan ve çalışma ortamı ile bu sonuçlar arasındaki ilişkide iş doyumu ve algılanan genel sağlığın aracı rolünü birlikte inceleyen kanıt sınırlıdır. Araştırmacılar bu boşluğu doldurmak için hastalık devamsızlığını iki ayrı sonuç olarak ele almıştır: devamsızlık olasılığı ve devamsızlık süresi.

Bu ayrım çok önemlidir. Bir hemşirenin en az bir gün hastalık izni alması ile hastalık izninin 1 gün mü, 5 gün mü, 10 gün mü sürdüğü aynı mekanizmayla açıklanmayabilir. Devamsızlığın başlaması, iş doyumu, motivasyon, işten psikolojik uzaklaşma ve çalışma ortamına yönelik değerlendirmelerle daha yakından ilişkili olabilir. Devamsızlık süresi ise kişinin genel sağlık durumu, iyileşme kapasitesi, fiziksel ve ruhsal dayanıklılığı, yorgunluk birikimi ve işe dönme yetisiyle daha güçlü ilişkili olabilir. Bu çalışma, tam olarak bu iki mekanizmayı ayırmaya çalışmaktadır.

Makalenin literatürde cevap verdiği boşluk, çalışma ortamı, iş doyumu, algılanan sağlık ve hastalık devamsızlığı arasındaki ilişkinin yalnızca doğrudan bağlantılarla değil, aracı yollarla anlaşılması gerektiğidir. Daha elverişsiz bir çalışma ortamı, hemşirede daha düşük iş doyumu yaratabilir. Aynı zamanda fiziksel ve psikososyal yükü artırarak genel sağlık algısını zayıflatabilir. Bu iki sonuç da devamsızlık davranışını etkileyebilir. Böyle düşünüldüğünde çalışma ortamı, hastalık devamsızlığını yalnızca doğrudan değil, hemşirenin işe ve sağlığına ilişkin deneyimi üzerinden dolaylı biçimde de etkileyebilir.

Çalışmanın kavramsal yapısı üç ana yol üzerinden anlaşılabilir. Bu gösterim, çalışmadaki aracı değişken mantığını okuyucuya açıklamak için kullanılan temel bir akıştır:

\[ \text{Çalışma ortamı} \rightarrow \text{İş doyumu} \rightarrow \text{Hastalık devamsızlığı olasılığı} \]

Bu ilişkide çalışma ortamı daha iyi algılandığında iş doyumu daha yüksek olabilir; daha yüksek iş doyumu da hastalık devamsızlığı yaşama olasılığının daha düşük olmasıyla ilişkili olabilir. Çalışmanın bulguları, iş doyumunun özellikle devamsızlığın oluşma olasılığı için güçlü bir aracı rol oynadığını göstermektedir.

İkinci temel yol ise sağlık üzerinden kurulmuştur:

\[ \text{Çalışma ortamı} \rightarrow \text{Algılanan genel sağlık} \rightarrow \text{Hastalık devamsızlığı olasılığı ve süresi} \]

Burada algılanan genel sağlık, hem devamsızlığın başlaması hem de başladıktan sonra kaç gün sürdüğüyle ilişkilidir. Bu nedenle genel sağlık, iş doyumuna göre daha geniş bir aracı mekanizma gibi görünmektedir.

Çalışmada kullanılan aracı değişken analizi, VanderWeele tarafından tanımlanan karşı-olgusal nedensel aracı analiz çerçevesine dayandırılmıştır. Bu yaklaşım, toplam etkiyi iki parçaya ayırmaya çalışır: doğrudan etki ve dolaylı etki. Bu mantık şu şekilde özetlenebilir:

\[ \text{Toplam etki} = \text{Doğrudan etki} + \text{Dolaylı etki} \]

Burada doğrudan etki, çalışma ortamının aracı değişken üzerinden geçmeyen ilişki bölümünü; dolaylı etki ise iş doyumu veya algılanan genel sağlık üzerinden taşınan ilişki bölümünü temsil eder. Ancak bu formül burada kavramsal açıklama amacıyla verilmiştir. Çalışmanın kendisi kesitsel olduğu için, bu etkiler kesin nedensel mekanizmalar olarak değil, yapılandırılmış ilişki ayrıştırmaları olarak okunmalıdır.

Çalışmanın verisi, Belçika’da 16 Eylül - 18 Ekim 2024 arasında yapılan ulusal çevrim içi hemşire anketinden gelmektedir. Anket sosyal medya, hemşirelik federasyonları, sendikalar, hastane birlikleri, profesyonel kuruluşlar ve Federal Public Service Health aracılığıyla dağıtılmıştır. Hedef nüfus, Belçika hastanelerinde hasta bakımında çalışan hemşirelerdir. Hasta bakımında aktif olmayanlar, Belçika dışında çalışanlar, anketi tamamlamayanlar ve hastane dışı sektörlerde çalışanlar dışlandıktan sonra 3.613 katılımcı analiz edilmiştir.

Bu örneklem geniştir ve Belçika hastane hemşireleri hakkında önemli bir anlık görünüm sağlar. Ancak örneklem gönüllü çevrim içi katılıma dayandığı için tamamen rastgele ve temsili olduğu söylenemez. Özellikle iş doyumu düşük veya çalışma ortamından memnun olmayan hemşirelerin ankete katılma motivasyonu farklı olabilir. Bu nedenle bulgular güçlü bir ulusal anket verisi olarak değerli olmakla birlikte, seçim yanlılığı olasılığı akılda tutulmalıdır.

Hastalık devamsızlığı iki şekilde ölçülmüştür. İlk olarak hemşirelere son 30 gün içinde fiziksel sağlık sorunu, ruhsal sağlık sorunu veya bu ikisinin birleşimi nedeniyle işe gelmedikleri en az bir gün olup olmadığı sorulmuştur. Bu yanıt, devamsızlık olasılığı için ikili değişken olarak ele alınmıştır: hiç devamsızlık yok veya en az bir gün devamsızlık var. İkinci olarak, devamsızlık bildirenlerde toplam devamsızlık süresi 1 ile 30 gün arasında toplanmıştır.

Çalışma ortamı tek maddelik bir soruyla ölçülmüştür. Katılımcılar çalışma ortamından çok memnun, memnun, memnun değil veya hiç memnun değil seçeneklerinden birini işaretlemiştir. Analizde bu değişken olumlu ve olumsuz çalışma ortamı olarak ikiye ayrılmıştır. Aynı yaklaşım iş doyumu ve algılanan genel sağlık için de kullanılmıştır. İş doyumu yine dört düzeyli memnuniyet sorusuyla ölçülmüştür. Algılanan genel sağlık ise kötü, ortalama, iyi ve mükemmel seçenekleriyle değerlendirilmiştir; analizde kötü/ortalama ile iyi/mükemmel şeklinde ikiye ayrılmıştır.

Bu ölçüm yaklaşımı pratik ve büyük anketler için uygundur; fakat sınırlılığı da vardır. Çalışma ortamı, iş doyumu ve genel sağlık çok boyutlu kavramlardır. Tek maddelik ölçümler katılımcının genel algısını hızlı yakalayabilir, ancak personel yeterliliği, yönetici desteği, özerklik, ücret, iş yükü, fiziksel çalışma koşulları, ekip ilişkileri veya duygusal yük gibi alt bileşenleri ayrıntılı biçimde ayıramaz. Yazarlar da çalışma ortamı değişkeninin geçerli bir ölçek değil, genel bir gösterge olarak yorumlanması gerektiğini belirtmektedir.

Kontrol değişkenleri oldukça geniş tutulmuştur. Demografik özellikler arasında cinsiyet, aile durumu ve eğitim düzeyi; mesleki ve örgütsel özellikler arasında hastane birimi, hastane tipi, deneyim yılı, pozisyon, çalışma programı, son vardiyada hasta/hemşire oranı, algılanan bakım kalitesi, meslektaşlarla ilişki, diğer sağlık profesyonelleriyle ilişki ve yönetim desteği yer almıştır. Bu düzeltmeler, çalışma ortamı ile devamsızlık arasındaki ilişkinin olası karıştırıcı değişkenlerden bağımsız biçimde incelenmesine yardımcı olur.

İstatistiksel analizde iki parçalı modelleme stratejisi kullanılmıştır. Bunun nedeni, devamsızlık verisinin çok sayıda sıfır içermesidir. Hemşirelerin çoğu son 30 gün içinde hiç hastalık devamsızlığı bildirmemiştir; bir kısmı ise 1 ile 30 gün arasında devamsızlık bildirmiştir. Böyle bir veri yapısında önce “hiç devamsızlık var mı?” sorusu, sonra “devamsızlık varsa kaç gün sürdü?” sorusu ayrı modellerle ele alınır.

Devamsızlık olasılığı için lojistik regresyon kullanılmıştır. Bu model, en az bir gün devamsızlık yaşama olasılığının çalışma ortamı, iş doyumu veya sağlık durumuyla ilişkisini odds oranları üzerinden değerlendirir. Devamsızlık süresi için ise negatif binom regresyon kullanılmıştır. Bu yöntem, gün sayısı gibi sayım verilerinde ve aşırı saçılım olduğunda uygundur. Sonuçlar odds ratio yani ORa ve incidence rate ratio yani IRRa olarak raporlanmıştır.

ORa değeri okuyucu için şöyle anlaşılabilir:

\[ ORa < 1 \Rightarrow \text{devamsızlık olasılığı daha düşük} \]

\[ ORa > 1 \Rightarrow \text{devamsızlık olasılığı daha yüksek} \]

Örneğin çalışma ortamı için ORa yaklaşık 0,68-0,69 olduğunda, daha iyi çalışma ortamı bildiren hemşirelerde hastalık devamsızlığı yaşama olasılığının daha düşük olduğu anlaşılır. Bu değer nedensel bir risk azalması olarak değil, ayarlanmış ilişkisel ölçü olarak okunmalıdır.

IRRa değeri ise devamsızlık süresi için şu şekilde yorumlanabilir:

\[ IRRa < 1 \Rightarrow \text{devamsızlık süresi daha kısa} \]

\[ IRRa > 1 \Rightarrow \text{devamsızlık süresi daha uzun} \]

Örneğin genel sağlık için IRRa 0,59 olduğunda, iyi/mükemmel genel sağlık bildiren hemşirelerde devamsızlık süresinin daha kısa olmasıyla güçlü bir ilişki bulunduğu anlaşılır.

Tanımlayıcı sonuçlar, örneklemin önemli özelliklerini ortaya koymaktadır. Katılımcıların medyan yaşı 43 yıldır ve medyan mesleki deneyimi 20 yıldır. Bu, örneklemin yalnızca erken kariyer hemşirelerden değil, oldukça deneyimli bir hastane hemşireliği iş gücünden oluştuğunu gösterir. Katılımcıların %69,6’sı lisans derecesine sahiptir. %60’ı geleneksel genel hastanelerde, %21,4’ü üniversite hastanelerinde, %11,3’ü üniversite bağlantılı genel hastanelerde çalışmaktadır.

Birim dağılımı da çeşitlidir: %25,2 akut bakım birimlerinde, %33,7 standart birimlerde, %20,1 mediko-teknik birimlerde, %14,9 acil değişim veya mobil ekiplerde, %5,9 diğer alanlarda çalışmaktadır. Bu çeşitlilik, çalışmanın yalnızca belirli bir yoğun bakım veya tek bir klinik alana sıkışmadığını gösterir. Ancak farklı birimlerde iş yükü, hasta profili, vardiya dinamiği ve hastalık izni mekanizmaları farklı olabilir; bu nedenle birim tipi modellerde kontrol edilmiştir.

Hemşirelerin çalışma ortamı algısı ikiye bölünmüş görünmektedir. Katılımcıların %51,6’sı çalışma ortamından memnun veya çok memnundur; %48,3’ü memnun değildir veya hiç memnun değildir. İş doyumu daha olumlu görünmektedir: %71,7 memnun veya çok memnun, %28,4 memnun değil veya hiç memnun değildir. Algılanan genel sağlıkta %63 iyi veya mükemmel, %37 ise ortalama veya kötü sağlık bildirmiştir. Bu üç gösterge birlikte, hemşirelerin önemli bir bölümünün işinden memnun olsa bile çalışma ortamı ve sağlık açısından ciddi zorlanma yaşadığını düşündürmektedir.

Hastalık devamsızlığı bulguları çarpıcıdır. Son 30 gün içinde en az bir gün hastalık izni bildiren hemşire oranı %19,2’dir. Bu, yaklaşık her beş hastane hemşiresinden birinin son dört hafta içinde sağlık nedeniyle işe gelemediği anlamına gelir. Devamsızlık yaşayanlarda medyan süre 5 gündür; yani devamsızlık çoğu zaman yalnızca tek günlük kısa kesintilerden ibaret değildir. Hastane vardiya sürekliliği açısından beş günlük medyan kesinti, ekip planlaması ve bakım sürekliliği için anlamlı bir iş kaybı yaratabilir.

Devamsızlık oranı çalışma ortamı algısına göre belirgin biçimde değişmiştir. Çalışma ortamından çok memnun olan hemşirelerde devamsızlık oranı %10,2 iken, çalışma ortamından hiç memnun olmayanlarda %33,3’e yükselmiştir. Benzer bir gradyan iş doyumunda da görülmüştür: işinden çok memnun olanlarda devamsızlık %11,8 iken, hiç memnun olmayanlarda %37,3’tür. Genel sağlıkta fark daha da belirgindir: mükemmel sağlık bildirenlerde devamsızlık %4,4, kötü sağlık bildirenlerde %47,6’dır.

Bu gradyanlar, çalışmanın ana fikrini çok net gösterir. Hastalık devamsızlığı tek başına “hemşire işe gelmedi” gibi yüzeysel bir sonuç değildir. Çalışma ortamı kötüleştiğinde, iş doyumu azaldığında ve genel sağlık algısı zayıfladığında devamsızlık olasılığı belirgin biçimde artmaktadır. Ancak bu ilişkilerin yönü kesitsel tasarım nedeniyle kesin değildir. Kötü çalışma ortamı sağlık ve iş doyumunu azaltıyor olabilir; sık hastalık izni yaşayan hemşireler çalışma ortamını daha olumsuz algılıyor olabilir; ya da üçüncü etkenler bu ilişkileri birlikte etkiliyor olabilir.

Devamsızlık süresi de benzer biçimde değişmiştir. Çalışma ortamından çok memnun olanlarda medyan devamsızlık süresi 3 gün, memnun olanlarda 4 gün, memnun olmayanlarda 5 gün ve hiç memnun olmayanlarda 5 gündür. İş doyumu için de çok memnun olanlarda 3 gün, memnun olanlarda 4 gün, memnun olmayanlarda 5 gün, hiç memnun olmayanlarda 5 gündür. Genel sağlıkta ise fark daha güçlüdür: mükemmel ve iyi sağlık bildirenlerde medyan 3 gün, ortalama sağlıkta 5 gün, kötü sağlıkta 7 gündür.

Aracı değişken analizleri, bu ilişkileri daha yapısal biçimde ele alır. İlk modelde iş doyumu aracı değişken olarak incelenmiştir. Daha tatmin edici çalışma ortamı, düşük iş doyumu olasılığının çok daha düşük olmasıyla ilişkilidir; path A için ORa 0,11 olarak verilmiştir. Düşük iş doyumu ise hastalık devamsızlığı olasılığının daha yüksek olmasıyla ilişkilidir; path B için ORa 1,69’dur. Bu, çalışma ortamının iş doyumu üzerinden devamsızlık olasılığıyla ilişkili olduğunu düşündürür.

İş doyumu üzerinden dolaylı etki anlamlıdır. Dolaylı etki ORa 0,74 olarak raporlanmış ve çalışma ortamı ile devamsızlık olasılığı arasındaki toplam ilişkinin yaklaşık %79’unun iş doyumu üzerinden açıklanabileceği belirtilmiştir. Buna karşılık iş doyumu devamsızlık süresi için anlamlı bir aracı rol göstermemiştir. Bu ayrım, iş doyumunun daha çok devamsızlık kararının veya devamsızlığın başlamasının psikososyal/motivasyonel tarafıyla ilişkili olabileceğini düşündürür.

İkinci modelde algılanan genel sağlık aracı değişken olarak incelenmiştir. Daha iyi çalışma ortamı, iyi/mükemmel genel sağlık bildirme olasılığının üç kattan fazla artmasıyla ilişkilidir; path A için ORa 3,18’dir. İyi genel sağlık, hastalık devamsızlığı olasılığının daha düşük olmasıyla güçlü biçimde ilişkilidir; path B için ORa 0,36’dır. Ayrıca iyi genel sağlık devamsızlık süresinin daha kısa olmasıyla da ilişkilidir; IRRa 0,59’dur.

Bu modelin dolaylı etkileri hem devamsızlık olasılığı hem de devamsızlık süresi için anlamlıdır. Algılanan genel sağlık üzerinden dolaylı etki devamsızlık olasılığı için ORa 0,77, devamsızlık süresi için IRRa 0,88 olarak verilmiştir. Aracılık oranı devamsızlık olasılığı için %72, devamsızlık süresi için %74’tür. Bu bulgu, hemşirelerin genel sağlık algısının yalnızca işe gelememe olasılığını değil, hasta olduklarında veya kendilerini kötü hissettiklerinde işe dönüş sürelerini de etkileyebilecek daha geniş bir mekanizma olduğunu düşündürür.

Çalışmanın Şekil A.1’i, kavramsal aracı modelleri görselleştirir. Bir modelde çalışma ortamından iş doyumuna, oradan hastalık devamsızlığına giden dolaylı yol gösterilir. Diğer modelde çalışma ortamından algılanan genel sağlığa, oradan hastalık devamsızlığına giden yol gösterilir. Aynı zamanda çalışma ortamından devamsızlığa doğrudan yol da modelde yer alır. Kontrol değişkenleri ise çalışma ortamı, aracı değişkenler ve sonuç üzerinde etkili olabilecek karıştırıcılar olarak gösterilir. Bu şekil, çalışmanın yalnızca basit korelasyon değil, yapılandırılmış bir aracı ilişki modeli kurduğunu anlatır.

Şekil A.2 ise aracı analizlerin sayısal sonuçlarını iki panel halinde verir. Panel A’da iş doyumu aracı değişken olarak yer alır. Burada iş doyumunun devamsızlık olasılığı için güçlü ama devamsızlık süresi için zayıf/aracı olmayan bir rol oynadığı görülür. Panel B’de genel sağlık aracı değişken olarak yer alır. Burada genel sağlığın hem devamsızlık olasılığı hem de devamsızlık süresi için anlamlı bir aracı yol oluşturduğu gösterilir. Bu şekil, makalenin en önemli bilimsel mesajını yoğun biçimde özetler: iş doyumu daha çok devamsızlığın başlamasıyla, genel sağlık ise hem başlaması hem sürmesiyle ilişkilidir.

Tablo A.1, katılımcıların demografik ve mesleki profilini gösterir. Bu tablo, çalışmanın hemşirelik iş gücünün yaş, deneyim, eğitim, birim tipi, pozisyon ve iş ilişkileri açısından çeşitliliğini ortaya koyar. Özellikle katılımcıların %91,2’sinin meslektaşlarıyla ilişkilerinden memnun olması ve %85,1’inin diğer sağlık profesyonelleriyle ilişkilerinden memnun olması, kişilerarası ilişkilerin genel olarak olumlu algılandığını gösterir. Buna karşılık yönetim desteğinden memnun olanların oranı %53,7’de kalmıştır; %46,3 yönetim desteğinden memnun değildir. Bu bulgu, çalışma ortamındaki örgütsel desteğin hemşire deneyiminde önemli bir kırılma noktası olabileceğini düşündürür.

Tablo A.2, çalışma ortamı, iş doyumu ve genel sağlık dağılımlarını verir. Çalışma ortamında memnuniyetin yaklaşık yarı yarıya bölünmesi, hastane hemşireliği ortamında ciddi bir örgütsel memnuniyetsizlik alanı olduğunu gösterir. Buna karşılık iş doyumu daha olumlu görünmektedir. Bu fark önemli olabilir: hemşireler mesleklerinden veya işlerinin anlamından memnun olabilir, fakat kurumun çalışma ortamından aynı ölçüde memnun olmayabilir. Bu ayrım, müdahale stratejileri için önemlidir; çünkü mesleki motivasyonun varlığı, kötü çalışma koşullarını telafi etmeye sınırsız biçimde yetmez.

Tablo A.3, devamsızlık oranı ve süresinin çalışma ortamı, iş doyumu ve genel sağlık düzeylerine göre nasıl değiştiğini gösterir. Bu tablo, makalenin okuyucu için en kolay anlaşılır bulgularından biridir. Çalışma ortamı, iş doyumu ve sağlık algısı kötüleştikçe hem devamsızlık oranı artmakta hem de devamsızlık süresi uzamaktadır. Özellikle kötü genel sağlık bildiren hemşirelerde devamsızlık oranının %47,6’ya çıkması ve medyan sürenin 7 gün olması, sağlık algısının hemşire iş gücü sürdürülebilirliği açısından ne kadar kritik olduğunu gösterir.

Çalışmanın geçmiş açısından önemi, hemşire hastalık devamsızlığını daha basit bir “işe gelmeme oranı” göstergesinden çıkarıp iki ayrı boyutta incelemesidir: olayın gerçekleşmesi ve süresi. Önceki birçok çalışma yıllık devamsızlık günleri veya genel oranlar üzerinden değerlendirme yaparken, bu çalışma son 30 günde en az bir devamsızlık yaşama ve devamsızlığın kaç gün sürdüğünü ayrı ayrı ele almıştır. Bu, müdahalelerin de farklı hedefleri olabileceğini gösterir. Devamsızlığı başlatan psikososyal süreçlerle devamsızlığı uzatan sağlık ve iyileşme süreçleri aynı olmayabilir.

Bugün açısından çalışma, hastane yönetimleri ve sağlık politikası için önemli bir mesaj verir. Hemşire devamsızlığını azaltmak için yalnızca devamsızlık takibi, kontrol mekanizması veya geri dönüş prosedürü yeterli olmayabilir. Eğer çalışma ortamı kötü, iş yükü yüksek, yönetim desteği zayıf, dinlenme yetersiz, vardiya düzeni sürdürülemez ve hemşirelerin genel sağlığı bozulmuşsa, devamsızlık yönetimi yalnızca sonuçla uğraşır; nedeni düzeltmez. Bu çalışma, önleyici stratejilerin çalışma ortamı, iş doyumu ve sağlık desteğini birlikte ele alması gerektiğini göstermektedir.

Gelecek açısından en önemli araştırma ihtiyacı uzunlamasına çalışmalardır. Kesitsel veri aynı anda ölçülen değişkenler arasındaki ilişkiyi gösterir; zaman sırasını kanıtlamaz. Gelecekte hemşirelerin çalışma ortamı algısı, iş doyumu, sağlık durumu ve devamsızlık kayıtları zaman içinde izlenirse, hangi değişkenin önce değiştiği ve hangi mekanizmanın gerçekten devamsızlığı başlattığı veya uzattığı daha güçlü biçimde anlaşılabilir. Ayrıca devamsızlık nedenleri fiziksel, ruhsal veya karma sağlık nedenleri olarak ayrıştırılmalıdır.

Gündelik hastane pratiği açısından bu çalışma, hemşirelerin devamsızlığının ekipte kalan hemşireler üzerinde de yük oluşturduğunu hatırlatır. Bir hemşire hastalık nedeniyle işe gelemediğinde, kalan ekip daha fazla hasta ile ilgilenmek, vardiya değişimi yapmak, fazla mesaiye kalmak veya geçici personelle çalışmak zorunda kalabilir. Bu durum çalışma ortamını daha da zorlaştırabilir, iş doyumunu azaltabilir ve genel sağlık yükünü artırabilir. Böylece kötü çalışma ortamı, devamsızlık ve daha kötü iş yükü arasında kendi kendini besleyen bir döngü oluşabilir.

Çalışmanın güçlü yönleri arasında geniş ulusal örneklem, hastane hemşirelerine odaklanması, devamsızlık olasılığı ile süresini ayırması, iş doyumu ve genel sağlığı ayrı aracı değişkenler olarak incelemesi, çok değişkenli düzeltmeler yapması, negatif binom modelleme gibi veri yapısına uygun istatistiksel yaklaşım kullanması, bootstrap güven aralıkları ve duyarlılık analizleriyle bulguların sağlamlığını değerlendirmesi yer alır.

Sınırlılıkları ise dikkatle okunmalıdır. Çalışma kesitseldir; bu nedenle nedensellik kurulamaz. Aracı analizler karşı-olgusal çerçevede yapılsa da, zaman sırası bilinmediği için bulgular doğrulanmış nedensel mekanizma değil, yapılandırılmış ilişki ayrıştırmasıdır. Hastalık devamsızlığı öz-bildirime dayanır ve yalnızca son 30 günü kapsar; bu, uzun dönemli veya tekrarlayan devamsızlıkları eksik yakalayabilir. Çalışma ortamı, iş doyumu ve genel sağlık tek maddelik ölçümlerle değerlendirilmiştir; bu da kavramların alt boyutlarını ayrıntılı analiz etmeyi sınırlar. Gönüllü çevrim içi katılım seçim yanlılığı yaratabilir. Ölçülmeyen karıştırıcılar da ilişkileri etkilemiş olabilir.

Çalışmanın söylediği şey şudur: Belçika hastanelerinde hemşirelerin son 30 gündeki öz-bildirimli hastalık devamsızlığı yaygındır. Daha iyi algılanan çalışma ortamı, daha düşük devamsızlık olasılığı ve daha kısa devamsızlık süresiyle ilişkilidir. Bu ilişkinin büyük bölümü iş doyumu ve algılanan genel sağlık üzerinden açıklanmaktadır. İş doyumu özellikle devamsızlığın başlamasıyla ilişkili görünürken, genel sağlık hem devamsızlığın başlaması hem de süresiyle ilişkilidir.

Çalışmanın söylemediği şey ise nettir. Bu çalışma daha iyi çalışma ortamının tek başına hastalık iznini kesin olarak azalttığını kanıtlamaz. İş doyumunu artıran belirli bir müdahalenin devamsızlığı düşürdüğünü göstermez. Genel sağlığı iyileştiren bir programın işe dönüş süresini kısalttığını test etmez. Hastalık devamsızlığının nedenlerini fiziksel ve ruhsal tanı düzeyinde ayırmaz. Bulgular, hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprintten ve kesitsel öz-bildirim verilerinden geldiği için dikkatli yorumlanmalıdır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Bu çalışma, Belçika hastanelerinde çalışan hemşireler arasında yürütülen çevrim içi ulusal kesitsel anket verilerine dayanmaktadır. Amaç, hastalık devamsızlığının yaygınlığını, süresini, çalışma ortamıyla ilişkisini ve bu ilişkide iş doyumu ile algılanan genel sağlığın aracı rolünü değerlendirmektir.

Yöntem BileşeniÇalışmada Nasıl Uygulandı?Bilimsel Anlamı
Araştırma tipiKesitsel çevrim içi anket ve aracı değişken analiziDeğişkenler aynı dönemde ölçülmüştür; nedensellik kurulamaz.
Çalışma zamanı16 Eylül - 18 Ekim 2024Belirli kısa dönemde ulusal hemşire anketi yapılmıştır.
Hedef nüfusBelçika hastanelerinde hasta bakımında çalışan hemşirelerÇalışma hastane sektörüne odaklanmıştır; evde bakım, huzurevi ve diğer sektörler dışlanmıştır.
Analitik örneklem3.613 hemşireGeniş bir hastane hemşiresi örneklemi analiz edilmiştir.
Bağımlı değişkenSon 30 günde öz-bildirimli hastalık devamsızlığı ve devamsızlık süresiDevamsızlık hem olay hem süre olarak iki ayrı sonuç şeklinde incelenmiştir.
Bağımsız değişkenAlgılanan çalışma ortamıTek maddelik genel memnuniyet göstergesi kullanılmıştır.
Aracı değişkenlerİş doyumu ve algılanan genel sağlıkÇalışma ortamı ile devamsızlık arasındaki olası dolaylı yollar incelenmiştir.
Devamsızlık olasılığı modeliÇok değişkenli lojistik regresyonEn az bir gün devamsızlık yaşama olasılığı ORa ile değerlendirilmiştir.
Devamsızlık süresi modeliNegatif binom regresyonDevamsızlık yaşayanlarda gün sayısı IRRa ile modellenmiştir.
Aracı analiz yaklaşımıVanderWeele karşı-olgusal aracı analiz çerçevesi; paramed komutu; 10.000 bootstrapToplam, doğrudan ve dolaylı etkiler yapılandırılmış biçimde ayrıştırılmıştır.
Etik durumAnonimleştirilmiş ikincil veri kullanımı; katılımcılar gönüllü ve gizli katılım hakkında bilgilendirilmiştir.Yazarlar etik onayın gerekli olmadığını belirtmiştir; çalışma Helsinki Bildirgesi ve GDPR ile uyumlu olduğunu ifade eder.

Çalışmadaki temel aracı değişken mantığı şöyle özetlenebilir:

\[ \text{Çalışma ortamı} \xrightarrow{\text{Path A}} \text{Aracı değişken} \xrightarrow{\text{Path B}} \text{Hastalık devamsızlığı} \]

\[ \text{Path C} = \text{Çalışma ortamının toplam ilişkisi} \]

\[ \text{Path C'} = \text{Aracı değişken hesaba katıldıktan sonraki doğrudan ilişki} \]

Burada aracı değişken bir modelde iş doyumu, diğer modelde algılanan genel sağlıktır. Çalışma, bu iki aracı değişkeni seri modelde değil ayrı ayrı incelemiştir; çünkü kesitsel veri iş doyumu ile genel sağlık arasındaki zaman sırasını belirlemeye izin vermez.

Katılımcı ÖzelliğiSonuçYorum
Toplam katılımcı3.613 hemşireBelçika hastanelerinde çalışan geniş hemşire örneklemi
Kadın katılımcı%81,6Hemşirelik iş gücünün cinsiyet dağılımını yansıtır.
Medyan yaş43 yıl [34-53]Orta yaş ve deneyimli iş gücü ağırlıktadır.
Medyan mesleki deneyim20 yıl [10-30]Katılımcılar klinik çalışma koşullarını uzun deneyimle değerlendirmektedir.
Staff nurse%79,0Örneklemin çoğu doğrudan klinik bakım pozisyonundadır.
Nurse manager%21,0Yönetici hemşirelerin de yanıtları dahil edilmiştir.
Medyan hasta/hemşire oranı9 [3-20]Son vardiyada bildirilen doğrudan hasta yükünü gösterir.
Bakım kalitesini iyi/mükemmel görenler%74,4Çoğunluk bakım kalitesini olumlu değerlendirmiştir.
Yönetim desteğinden memnun olanlar%53,7Yönetim desteği algısı örneklemde bölünmüş görünmektedir.
Temel Algı DeğişkeniOlumlu BildirenlerOlumsuz BildirenlerYorum
Çalışma ortamı%51,6 memnun/çok memnun%48,3 memnun değil/hiç memnun değilÇalışma ortamı algısı neredeyse ikiye bölünmüştür.
İş doyumu%71,7 memnun/çok memnun%28,4 memnun değil/hiç memnun değilİş doyumu çalışma ortamı algısından daha olumlu görünmektedir.
Genel sağlık%63,0 iyi/mükemmel%37,0 ortalama/kötüHemşirelerin üçte birinden fazlası genel sağlığını iyi düzeyde görmemektedir.
Hastalık Devamsızlığı BulgusuSonuçBilimsel / Örgütsel Yorum
Son 30 günde en az bir gün hastalık devamsızlığı%19,2; %95 GA: %18,0-%20,5Yaklaşık her beş hemşireden biri son dört haftada sağlık nedeniyle işe gelememiştir.
Devamsızlık süresiMedyan 5 gün [2-8]Devamsızlık çoğu zaman tek günlük kısa kesintiden fazladır.
Çalışma ortamından çok memnun olanlarda devamsızlık%10,2Olumlu çalışma ortamı algısıyla daha düşük devamsızlık oranı görülmüştür.
Çalışma ortamından hiç memnun olmayanlarda devamsızlık%33,3Çalışma ortamı memnuniyetsizliği arttıkça devamsızlık oranı yükselmiştir.
İşinden çok memnun olanlarda devamsızlık%11,8Yüksek iş doyumu daha düşük devamsızlıkla ilişkilidir.
İşinden hiç memnun olmayanlarda devamsızlık%37,3Düşük iş doyumu devamsızlık olasılığıyla güçlü ilişki göstermiştir.
Mükemmel genel sağlık bildirenlerde devamsızlık%4,4İyi sağlık algısı düşük devamsızlıkla ilişkilidir.
Kötü genel sağlık bildirenlerde devamsızlık%47,6Genel sağlık algısı devamsızlıkla en güçlü gradyanı göstermiştir.
Aracı ModelAna SonuçSayısal BulgularYorum
Çalışma ortamı → İş doyumu → Devamsızlık olasılığıİş doyumu anlamlı aracı rol oynadı.Dolaylı etki ORa=0,74; %95 GA: 0,58-0,94; aracılık oranı yaklaşık %79Çalışma ortamının devamsızlık olasılığıyla ilişkisi büyük ölçüde iş doyumu üzerinden açıklanabilir.
Çalışma ortamı → İş doyumu → Devamsızlık süresiAnlamlı aracılık görülmedi.Dolaylı etki IRRa=0,85; %95 GA yaklaşık 0,69-1,01İş doyumu daha çok devamsızlığın başlamasıyla ilişkili görünmektedir.
Çalışma ortamı → Genel sağlık → Devamsızlık olasılığıGenel sağlık anlamlı aracı rol oynadı.Dolaylı etki ORa=0,77; %95 GA: 0,71-0,83; aracılık oranı yaklaşık %72İyi genel sağlık, çalışma ortamı ile devamsızlık olasılığı arasındaki ilişkinin önemli bölümünü açıklar.
Çalışma ortamı → Genel sağlık → Devamsızlık süresiGenel sağlık anlamlı aracı rol oynadı.Dolaylı etki IRRa=0,88; %95 GA: 0,80-0,94; aracılık oranı yaklaşık %74Genel sağlık, devamsızlık başladıktan sonra sürenin uzaması veya kısalmasıyla da ilişkilidir.

Çalışmanın ana ayrımı şu şekilde özetlenebilir:

MekanizmaEn Çok Hangi Sonuçla İlişkili?Pratik Anlamı
İş doyumuHastalık devamsızlığının oluşma olasılığıDüşük iş doyumu, işe katılım motivasyonunu ve işte kalma isteğini zayıflatabilir.
Algılanan genel sağlıkHem devamsızlığın oluşma olasılığı hem de süresiSağlık durumu, hem devamsızlığın başlamasını hem de işe dönüş süresini etkileyebilecek daha kapsamlı bir mekanizma olabilir.
Çalışma ortamıDolaylı olarak her iki sonuçÇalışma ortamı, iş doyumu ve sağlık üzerinden hemşire devamsızlığıyla ilişkili görünmektedir.

Çalışmanın uygulama açısından çıkardığı dersler şöyle düzenlenebilir:

Uygulama AlanıÇalışmadan Çıkan MesajOlası Geliştirme Yolu
Çalışma koşullarıKötü çalışma ortamı devamsızlıkla ilişkilidir.Yeterli personel, sürdürülebilir iş yükü, öngörülebilir vardiya ve güvenli dinlenme süreleri desteklenmelidir.
İş doyumuDevamsızlığın başlamasında önemli aracı rol oynar.Mesleki tanınma, özerklik, katılımcı yönetim, destekleyici liderlik ve ekip aidiyeti güçlendirilmelidir.
Hemşire sağlığıHem devamsızlık olasılığı hem de süresiyle ilişkilidir.Fiziksel ve ruhsal sağlık desteği, yorgunluk yönetimi, işe dönüş desteği ve iyileşme kapasitesini koruyan politikalar gereklidir.
Yönetim desteğiKatılımcıların neredeyse yarısı yönetim desteğinden memnun değildir.Şefkatli, erişilebilir ve erken zorlanma belirtilerini fark eden liderlik yaklaşımları önemlidir.
Devamsızlık yönetimiYalnızca kontrol veya raporlama yeterli değildir.Devamsızlığın arkasındaki iş doyumu ve sağlık mekanizmaları izlenmelidir.

Teknik olarak çalışmanın en önemli sonucu, hastalık devamsızlığının tek bir sonuç gibi ele alınmaması gerektiğidir. Devamsızlık olasılığı ve devamsızlık süresi farklı süreçleri yansıtabilir. İş doyumu devamsızlığın başlamasına daha yakın bir psikososyal mekanizma olabilirken, genel sağlık hem devamsızlığın başlamasını hem de uzamasını etkileyen daha bütüncül bir sağlık ve iyileşme kapasitesi göstergesi olarak görünmektedir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu makale, Giordano Bellaccomo, Nicolas Bouckaert, Koen Van den Heede ve Arnaud Bruyneel tarafından hazırlanan “Self-reported sickness absence among hospital nurses in Belgium: associations with work environment, job satisfaction and general health in a cross-sectional mediation analysis” başlıklı çalışmaya dayanılarak hazırlanmıştır.

Kaynak metin bir preprint kesitsel anket araştırmasıdır. Metinde açıkça “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. Bulgular, Belçika hastanelerinde hasta bakımında çalışan 3.613 hemşirenin çevrim içi ankette bildirdiği çalışma ortamı, iş doyumu, genel sağlık ve son 30 gündeki hastalık devamsızlığı verilerine dayanmaktadır.

Çalışma bir klinik müdahale, işyeri iyileştirme programı, randomize çalışma veya uzunlamasına nedensellik araştırması değildir. İş doyumunu artıran, çalışma ortamını düzelten veya hemşire sağlığını destekleyen belirli bir müdahalenin hastalık devamsızlığını azalttığını test etmemektedir. Araştırmanın odağı, kesitsel veriler içinde çalışma ortamı ile hastalık devamsızlığı arasındaki ilişkinin iş doyumu ve algılanan genel sağlık aracılığıyla nasıl yapılandığını incelemektir.

Bu içerikte PDF’de olmayan nedensellik iddiası, belirli bir hastane politikası için kesin başarı iddiası, hemşirelerin devamsızlığını bireysel sorumluluk veya ihmal şeklinde yorumlama ya da Belçika dışındaki tüm hastane sistemlerine doğrudan genelleme eklenmemiştir. Çalışma, hastalık devamsızlığının çalışma ortamı, iş doyumu ve genel sağlıkla yakından ilişkili olduğunu göstermekte; ancak bu ilişkilerin nedensel doğrulanması için uzunlamasına ve müdahale odaklı araştırmalara ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.

Çalışmanın sınırlılıkları arasında kesitsel tasarım nedeniyle nedensellik kurulamaması, hastalık devamsızlığının öz-bildirime dayanması, yalnızca son 30 günün değerlendirilmesi, çalışma ortamı, iş doyumu ve genel sağlığın tek maddelik ölçümlerle ele alınması, gönüllü çevrim içi katılım nedeniyle seçim yanlılığı olasılığı ve ölçülmeyen karıştırıcıların kalabilmesi yer almaktadır. Buna rağmen geniş ulusal örneklem, iki parçalı modelleme yaklaşımı, aracı değişken analizi ve duyarlılık analizleri çalışmanın bulgularını bilimsel açıdan önemli hale getirmektedir.

Sonuç olarak çalışma, Belçika hastanelerinde hemşirelerde hastalık devamsızlığının yüksek olduğunu; çalışma ortamı, iş doyumu ve algılanan genel sağlıkla yakından ilişkili bulunduğunu göstermektedir. İş doyumu özellikle devamsızlığın başlamasıyla, genel sağlık ise hem devamsızlığın başlaması hem de süresiyle ilişkili görünmektedir. Bu nedenle hastane hemşirelerinde hastalık devamsızlığını azaltmaya yönelik stratejiler yalnızca devamsızlık takibiyle sınırlı kalmamalı; çalışma koşullarını, mesleki tatmini ve hemşirelerin fiziksel-ruhsal sağlığını birlikte desteklemelidir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy