Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / İlaç ve Eczacılık Bilimi / Klorokinin Acı Tadını Azaltmak İçin Reçine Kompleksi
İlaç ve Eczacılık Bilimi

Klorokinin Acı Tadını Azaltmak İçin Reçine Kompleksi

Bu araştırmanın temel problemi, sıtma tedavisinde kullanılan klorokinin pediatrik kullanımda daha kabul edilebilir hale getirilip getirilemeyeceğidir.

01/07/2026  Veri Anla 44 görüntüleme
Klorokinin Acı Tadını Azaltmak İçin Reçine Kompleksi

Bu araştırmanın temel problemi, sıtma tedavisinde kullanılan klorokinin pediatrik kullanımda daha kabul edilebilir hale getirilip getirilemeyeceğidir. Klorokin difosfat, klorokine duyarlı Plasmodium vivax sıtmasının tedavisinde önemli bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Ancak ilacın acı tadı, özellikle çocuklarda tedaviyi zorlaştırabilir. Çocuk hastalarda doz genellikle vücut ağırlığına göre ayarlanır; uygun pediatrik formülasyon olmadığında tablet kırma, ezme veya katı dozaj formlarından sıvı hazırlama gibi uygulamalar gündeme gelir. Bu işlemler ilacın acı tadını artırabilir ve çocuğun ilacı tükürmesine, kusmasına veya tedaviyi tamamlamamasına yol açabilir.

Çalışmanın önemi burada ortaya çıkar: Bir antimalaryal ilacın yalnızca biyolojik olarak etkili olması yeterli değildir; özellikle çocuklarda ilacın alınabilir, tolere edilebilir ve tedaviye uyumu destekleyici bir formda sunulması gerekir. Pediatrik formülasyon geliştirme, bu nedenle yalnızca farmasötik teknoloji meselesi değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemli bir konudur.

Bu çalışmada kullanılan strateji, klorokini bir iyon değişim reçinesiyle komplekslemektir. İyon değişim reçineleri, yüklü ilaç molekülleriyle etkileşime girebilen polimerik taşıyıcılardır. Bu tür reçineler, acı tada sahip ilaçların ağız ortamında serbest halde bulunmasını azaltarak tat algısını maskeleyebilir. Mantık basitçe şudur: İlaç ağızda hemen serbestleşmezse, tat reseptörleriyle daha az temas eder; mide gibi daha asidik ve iyon açısından farklı bir ortama ulaştığında ise reçineden ayrılarak emilim için serbestleşebilir.

Araştırmada kullanılan reçine polakrilin potasyumdur ve ticari olarak Amberlite IRP88 adıyla belirtilmiştir. Klorokin–reçine kompleksi 1:1 ilaç/reçine oranıyla hazırlanmıştır. Reaksiyon asidik ortamda, pH 4,5–5,0 aralığında, oda sıcaklığında ve ışıktan korunarak 24 saat karıştırma ile gerçekleştirilmiştir. Daha sonra reçinat vakum filtrasyonu ile ayrılmış ve 30 °C’de, 1100 mbar basınçta, 48 saat vakum etüvünde kurutulmuştur. Çalışmada CLQ-R kompleksinin bazik klorokin içeriği %42,6 olarak bildirilmiştir.

Bu kompleksin amacı yalnızca tadı maskelemek değildir. İdeal bir tat maskeleme stratejisinin ilacın antimalaryal aktivitesini bozmayacak, emilimini ciddi biçimde değiştirmeyecek ve yeni bir toksisite riski oluşturmayacak şekilde çalışması gerekir. Bu yüzden araştırmacılar CLQ-R’yi birkaç farklı açıdan değerlendirmiştir: Caco-2 hücrelerinde canlılık, P. falciparum üzerinde in vitro antiplazmodiyal aktivite, insan kırmızı kan hücrelerinde hemoliz, farelerde plazma konsantrasyon-zaman profili, biyokimyasal parametreler, P. berghei ANKA ile enfekte farelerde in vivo antimalaryal aktivite, enfeksiyonun yeniden ortaya çıkmasını değerlendiren recrudescence testi ve iki şişeli tat tercihi testi.

Çalışmada kullanılan ilk önemli in vitro değerlendirme Caco-2 hücre canlılığıdır. Caco-2 hücreleri, insan kolorektal adenokarsinom kökenli olmakla birlikte bağırsak epitel bariyeriyle ilgili farmasötik çalışmalarda sık kullanılan bir hücre modelidir. Araştırmada CLQ ve CLQ-R farklı konsantrasyonlarda, 0,01–100 µM aralığında denenmiştir. Reçine tek başına 74 µg/mL konsantrasyonda değerlendirilmiştir. MTT testiyle metabolik olarak aktif hücrelerin canlılık düzeyi ölçülmüştür.

Tablo 1’e göre düşük ve orta konsantrasyonlarda CLQ ve CLQ-R arasında belirgin bir farklılık bildirilmemiştir. En yüksek konsantrasyon olan 100 µM’de ise hücre canlılığı anlamlı biçimde azalmıştır. Tabloda 100 µM’de CLQ için hücre canlılığı 68,1 ± 11, CLQ-R için 61,1 ± 11 olarak verilmiştir. Yazarlar bu yüksek konsantrasyonda canlılık azalmasını klorokinin bilinen hücresel etkileriyle, özellikle lizozomlarda birikmesi, intralizozomal pH’ı yükseltmesi ve otofajinin geç aşamalarını bozabilmesiyle ilişkilendirmiştir. Reçinenin tek başına hücre canlılığını olumsuz etkilememesi, çalışmada reçinenin bu hücre modeli açısından inert davrandığı şeklinde yorumlanmıştır.

Klorokinin antimalaryal etkisi, parazitin sindirim vakuolünde birikmesi ve hemoglobin sindirimi sırasında ortaya çıkan toksik bileşiklerin detoksifikasyonunu bozmasıyla ilişkilendirilir. Çalışmada bu mekanizma ayrıntılı deneylerle yeniden kanıtlanmamış, ancak literatürde kabul edilen etki biçimi bağlamında tartışılmıştır. CLQ-R’nin serbest klorokine göre daha yüksek IC50 göstermesi, klorokinin reçine kompleksinden salım kinetiğinin farklı olmasıyla açıklanmıştır. Reçineden klorokin salımı pH’a duyarlıdır; nötr pH’a yakın ortamlarda salımın yavaşlaması, parazite ulaşan serbest ilacın zamanlamasını etkileyebilir.

İn vitro parazit çalışmasında Plasmodium falciparum 3D7 suşu kullanılmıştır. Parazitler senkronize halka evresinde 96 kuyucuklu plakalara ekilmiş; son parazitemi %0,5 ve hematokrit %2 olacak şekilde hazırlanmıştır. CLQ ve CLQ-R iki kat seri dilüsyonlarla 200 nM’den 3,12 nM’ye kadar denenmiştir. 72 saatlik inkübasyondan sonra parazit proliferasyonu SYBR Safe DNA boyamasıyla ölçülmüştür.

Çalışmada verilen IC50 kavramı şu şekilde anlaşılabilir:

\[ IC_{50} \]

IC50, test edilen koşulda parazit proliferasyonunu veya biyolojik yanıtı %50 oranında inhibe etmek için gereken konsantrasyonu ifade eder. Değer ne kadar düşükse, ilgili deney koşulunda aktivite o kadar güçlü kabul edilir. Bu çalışmada CLQ için IC50 13 nM, CLQ-R için 30 nM olarak bildirilmiştir. CLQ-R’nin değeri daha yüksek olsa da, nanomolar aralıkta kaldığı için güçlü antiplazmodiyal aktivitenin korunduğu sonucuna varılmıştır.

Çalışmada floresans ölçümlerinin reçine tarafından yapay olarak etkilenip etkilenmediği de kontrol edilmiştir. Çünkü SYBR Safe gibi floresans tabanlı yöntemlerde, test edilen materyal sinyali artırır veya azaltırsa yanlış yorum yapılabilir. Araştırmacılar reçinenin kullanılan konsantrasyonlarda ihmal edilebilir düzeyde floresans girişimi oluşturduğunu belirtmiştir. Bu kontrol, CLQ-R’nin antiplazmodiyal etkisinin ölçüm artefaktından kaynaklanmadığını desteklemek açısından önemlidir.

Hemoliz testi de önemli bir güvenlilik işaretidir. İnsan O+ kırmızı kan hücreleri, parazit proliferasyon deneyindeki koşullara benzer şekilde CLQ-R ve reçineyle inkübe edilmiştir. Hemoglobin salımı 545 nm absorbans ölçümüyle değerlendirilmiştir. Hemoliz oranı şu formülle hesaplanmıştır:

\[ \%\,hemoliz = \frac{A_{örnek} - A_{negatif\,kontrol}}{A_{pozitif\,kontrol} - A_{negatif\,kontrol}} \times 100 \]

Bu formülde Aörnek, test edilen örnekte ölçülen absorbansı; Anegatif kontrol, lizis olmayan kontrolün absorbansını; Apozitif kontrol ise tam lizis kontrolünün absorbansını gösterir. Formül, örneğin kırmızı kan hücrelerini ne kadar parçaladığını yüzde olarak ifade eder. Çalışmada CLQ-R ve reçine tek başına düşük hemolitik aktivite göstermiş, hemoliz değerleri tüm test konsantrasyonlarında %10’un altında kalmıştır. Bu bulgu, formülasyonun in vitro koşullarda kırmızı kan hücrelerine belirgin zarar vermediğini düşündürür.

Farmakokinetik değerlendirme, CLQ-R’nin mide-bağırsak sisteminde klorokini serbest bırakıp bırakmadığını ve plazmada serbest klorokine benzer bir maruziyet sağlayıp sağlamadığını anlamak için yapılmıştır. Farelere oral gavajla CLQ, CLQ-R veya reçine uygulanmıştır. CLQ için 15,6 mg/kg klorokin baz, CLQ-R için 26 mg/kg klorokin baz, reçine için ise CLQ-R tedavisindeki reçine kütlesine karşılık gelen 61 mg/kg uygulanmıştır. Kan örnekleri 0,08; 0,25; 0,5; 0,75; 1; 2; 4 ve 6 saat noktalarında alınmıştır.

Plazma klorokin düzeyleri LC-MS/MS yöntemiyle ölçülmüştür. Chloroquine için 319,8 > 246,9, iç standart karbamazepin için 237,0 > 194,0 kütle geçişleri kullanılmıştır. Yöntemin 10–2000 ng/mL aralığında doğrulandığı, ANVISA kriterlerine göre hassasiyet, doğruluk, gün içi ve günler arası değişkenlik, doğrusallık, stabilite, carryover, matris etkisi ve seçicilik gibi parametrelerin değerlendirildiği belirtilmiştir.

Farmakokinetik tabloda CLQ ve CLQ-R’nin normalize edilmiş dozlara göre yakın profiller gösterdiği görülmektedir. tmax CLQ için 0,50 saat, CLQ-R için 0,75 saattir. AUC0-6h/Dose CLQ için 2,33, CLQ-R için 2,30 olarak verilmiştir. AUC∞/Dose CLQ için 2,79, CLQ-R için 3,31’dir. Eliminasyon yarı ömrü CLQ için 2,34 saat, CLQ-R için 3,15 saat olarak bildirilmiştir. Bu sonuçlar, klorokinin reçineye bağlanmasının sistemik maruziyeti belirgin biçimde bozmadığı şeklinde yorumlanmıştır.

Farmakokinetikte kullanılan önemli kavramlardan biri AUC’dir. Çalışmanın mantığını açıklamak için şu temel ilişkiyle anlaşılabilir:

\[ AUC = \int_{0}^{t} C(t)\,dt \]

Burada C(t), zaman içindeki plazma ilaç konsantrasyonunu; AUC ise konsantrasyon-zaman eğrisinin altında kalan alanı ifade eder. AUC, vücudun ilaca toplam maruziyetini anlamaya yarar. Bu çalışmada AUC değerlerinin CLQ ve CLQ-R için yakın olması, kompleksin oral uygulamadan sonra klorokini sistemik dolaşıma ulaştırabildiğini destekler.

Tablo 3, biyokimyasal parametreleri verir. Araştırmacılar kolesterol, ürik asit, AST, ALT, albumin, total protein, üre, alkalen fosfataz, glukoz ve kreatinin gibi göstergeleri 24 ve 48 saat sonra değerlendirmiştir. CLQ ve CLQ-R, 48 saat sonra alkalen fosfataz düzeyinde artışa yol açmıştır. CLQ-R grubunda kreatinin düzeyi kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur. Ancak yazarlar bu değişikliklerin literatürde bildirilen fizyolojik referans aralıklarını aşmadığını belirtmiştir. Bu nedenle çalışma, kısa süreli fare değerlendirmesinde belirgin sistemik biyokimyasal toksisite sinyali görmediğini savunmaktadır. Bununla birlikte bu sonuç, uzun dönem güvenlilik veya insanlarda güvenlilik anlamına gelmez.

İn vivo antimalaryal etkinlik için Plasmodium berghei ANKA GFP ile enfekte C57BL/6 fareleri kullanılmıştır. Bu model, insan sıtmasının tüm yönlerini birebir taklit etmez; fakat sıtma araştırmalarında ve antimalaryal bileşik taramalarında yaygın olarak kullanılan bir kemirgen modelidir. Çalışmada iki ana in vivo test yürütülmüştür: dört günlük baskılama testi ve recrudescence yani enfeksiyonun tedavi sonrası yeniden ortaya çıkmasını izleyen test.

Dört günlük baskılama testinde fareler enfekte edildikten iki saat sonra gruplara ayrılmış ve CLQ, CLQ-R veya reçine ile günlük tedaviye başlanmıştır. Tedaviler 4. güne kadar sürmüş ve parazitemi akım sitometrisiyle ölçülmüştür. Antiplazmodiyal aktivite şu formülle hesaplanmıştır:

\[ Aktivite(\%) = 100 - \left(\frac{ortalama\,parazitemi_{tedavi}}{ortalama\,parazitemi_{tedavisiz}} \times 100\right) \]

Bu formül, tedavi edilen gruptaki ortalama paraziteminin tedavisiz enfekte gruba göre ne kadar azaldığını yüzde olarak ifade eder. Eğer tedavi edilen grupta parazitemi çok düşükse, aktivite yüzdesi yüksek çıkar. Çalışmada 14. gün sonunda CLQ için %99,84, CLQ-R için %98,54 inhibisyon bildirilmiştir. Reçine tek başına anlamlı antimalaryal aktivite göstermemiştir.

Şekil 2, in vivo baskılama testinin üç ana sonucunu gösterir. A panelinde tedavilerin hayvan ağırlığı üzerindeki etkisi değerlendirilir ve CLQ, CLQ-R veya reçinenin enfekte tedavisiz gruba göre belirgin ağırlık değişikliği oluşturmadığı belirtilir. B panelinde parazitemi eğrisi gösterilir; tedavisiz enfekte grup ve reçine grubu parazitemi artışı gösterirken, CLQ ve CLQ-R gruplarında parazit büyümesi güçlü biçimde baskılanır. C panelindeki tablo, 4., 7. ve 14. günlerde antiplazmodiyal aktivite yüzdelerini verir. CLQ-R’nin 4. günde %98,64, 7. günde %99,72, 14. günde %98,54 aktivite göstermesi, kompleksin in vivo etkinliği koruduğunu destekler.

Recrudescence testinde fareler enfeksiyonun 3. gününde tek doz CLQ, CLQ-R veya reçine almıştır. Daha sonra parazitemi 96 saate kadar izlenmiş, hayatta kalım ise 22. güne kadar takip edilmiştir. Şekil 3A’da tedavisiz enfekte grup ve reçine grubu parazitemi artışı gösterirken, CLQ ve CLQ-R gruplarında parazitemi düşük kalmıştır. Şekil 3B’de 22. gün hayatta kalım sonuçları verilir: tedavisiz enfekte grupta ve reçine grubunda hayatta kalım %0’dır; CLQ grubunda %40, CLQ-R grubunda %50 hayatta kalım bildirilmiştir. Bu fark, çalışmada CLQ-R’nin serbest klorokine benzer antimalaryal etkinliği koruduğu şeklinde yorumlanmıştır.

Tat maskeleme deneyinin çalışmadaki yeri çok önemlidir. Çünkü CLQ-R formülasyonunun gerçek hedefi, ilacın etkinliğini korurken tadını daha kabul edilebilir hale getirmektir. Bu amaçla 48 saatlik iki şişeli tercih testi yapılmıştır. Farelere aynı anda su ve test edilen çözeltinin bulunduğu iki şişe sunulmuştur. Tüketilen sıvı miktarı ölçülmüş ve tercih oranı hesaplanmıştır:

\[ PR(\%) = \frac{tadant\,alımı}{tadant\,alımı + su\,alımı} \times 100 \]

Bu formülde PR tercih oranını ifade eder. PR %50’nin altındaysa hayvanların suyu test çözeltisine tercih ettiği, yani test çözeltisine karşı aversiyon gösterdiği kabul edilir. PR %50’nin üzerindeyse test çözeltisine karşı tercih olduğu şeklinde yorumlanır.

Ön testlerde düşük klorokin konsantrasyonlarında, yani 10-5 mM ve 10-2 mM düzeylerinde farelerin klorokin çözeltisine karşı belirgin aversiyon göstermediği belirtilmiştir. 10 mM konsantrasyonda ise suya göre klorokin çözeltisi tüketimi belirgin biçimde azalmıştır. Bu nedenle 10 mM, sonraki tat maskeleme deneyleri için acılığın algılandığı eşik konsantrasyon olarak seçilmiştir.

Şekil 4, CLQ ve CLQ-R arasındaki tat tercihi farkını gösterir. CLQ çözeltisinde fareler suyu daha fazla tüketmiş ve CLQ için tercih skoru yaklaşık %34,9 olmuştur. Bu değer %50’nin altında olduğu için serbest klorokine karşı aversiyon olduğunu gösterir. CLQ-R çözeltisinde ise tercih skoru yaklaşık %50,4 olarak verilmiştir. Bu değer, CLQ-R’nin serbest klorokine göre tadı daha iyi maskelediğini düşündürür. Reçine tek başına ise yaklaşık %59,17 tercih skoru göstermiştir; yazarlar bu durumu reçinenin çözeltinin palatabilitesini hafif artırmış olabileceği şeklinde yorumlamıştır.

Bu sonuç, pediatrik formülasyon açısından pratik bir anlam taşır. Acı ilaçlar çocuklarda tedaviye uyumu zorlaştırabilir. Eğer bir formülasyon ilacın tadını maskeleyip etkinliğini koruyabiliyorsa, daha kabul edilebilir oral ürün geliştirme yönünde değerli bir aday yaklaşım olabilir. Ancak farelerdeki tat tercihi testi, çocuklarda gerçek kabul edilebilirlik çalışmasının yerine geçmez. İnsan çocuklarda tat, koku, doku, hacim, doz sıklığı, ebeveyn uygulaması ve kültürel faktörler gibi çok sayıda değişken devreye girer.

Çalışmanın güçlü yönleri birkaç başlıkta toplanabilir. Birincisi, yalnızca fizikokimyasal tat maskeleme iddiasıyla kalmayıp farmakolojik aktiviteyi de test etmiştir. İkincisi, in vitro P. falciparum modeli, insan kırmızı kan hücresi hemoliz testi, fare farmakokinetiği, biyokimyasal analizler, in vivo P. berghei modeli ve davranışsal tat testi gibi çok katmanlı değerlendirme yapılmıştır. Üçüncüsü, reçinenin tek başına parazit proliferasyonunu azaltmadığı, floresans ölçümünü anlamlı biçimde bozmadığı ve in vitro hemoliz oluşturmadığı kontrol edilmiştir. Dördüncüsü, kompleksin yalnızca tadı maskeleyip ilacı etkisizleştirmediği, hem in vitro hem in vivo verilerle desteklenmiştir.

Çalışmanın sınırlılıkları da açık biçimde belirtilmelidir. Birincisi, bu çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir. İkincisi, klinik çalışma değildir; çocuklarda kullanılabilirlik, doz doğruluğu, tedavi uyumu, uzun dönem güvenlilik veya klinik etkinlik değerlendirilmemiştir. Üçüncüsü, kullanılan hayvan modelleri insan hastalığının tüm özelliklerini birebir yansıtmaz. Dördüncüsü, tat değerlendirmesi fare davranışına dayalıdır; bu, pediatrik hasta kabulü için yalnızca ön gösterge olabilir. Beşincisi, CLQ-R’nin IC50 değeri serbest klorokinden daha yüksektir; bu fark çalışmada pH’a bağlı salım ve ilaç erişilebilirliğiyle ilişkilendirilmiştir. Altıncısı, biyokimyasal analizler kısa süreli değerlendirmelerdir; kronik kullanım, farklı yaş grupları, farklı dozlar veya tekrarlı tedavi güvenliği için daha kapsamlı çalışma gerekir.

Geçmiş açısından bakıldığında, klorokin uzun süredir bilinen ve belirli sıtma türlerinde hâlâ önemli olan bir ilaçtır. Ancak eski ilaçların çocuk dostu formülasyonlara dönüştürülmesi, özellikle kaynakları sınırlı bölgelerde hâlâ çözülmesi gereken bir konudur. Bugün açısından bu çalışma, mevcut bir ilacı yeni bir farmasötik taşıyıcı stratejiyle daha kabul edilebilir hale getirme fikrini destekler. Gelecek açısından ise CLQ-R gibi reçine kompleksleri, pediatrik oral süspansiyonlar, çiğnenebilir tabletler veya yeniden formüle edilmiş dozaj formları için geliştirilebilir. Ancak bu olasılıkların gerçek ürüne dönüşmesi için farmasötik stabilite, ölçeklenebilir üretim, doz homojenliği, insan tat çalışmaları, çocuklarda kabul edilebilirlik ve klinik uygunluk gibi ek basamakların tamamlanması gerekir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışmanın yöntemi, klorokin–reçine kompleksinin hazırlanması ve ardından in vitro, in vivo, farmakokinetik, biyokimyasal ve tat algısı yönlerinden test edilmesi üzerine kuruludur. Aşağıdaki tablo, yöntemin ana bileşenlerini düzenli biçimde özetler.

AşamaKullanılan YöntemÇalışmadaki Amacı
CLQ-R hazırlanmasıKlorokin difosfat ve polakrilin potasyum 1:1 oranla, pH 4,5–5,0 asidik ortamda 24 saat karıştırıldı.Klorokinin iyon değişim reçinesiyle komplekslenmesi ve acı tadın azaltılmasına yönelik formülasyon oluşturulması.
Kurutma ve yüklemeVakum filtrasyonu, 30 °C’de 48 saat vakum etüvü; UV-visible spektrofotometri, 343 nm.Kompleksin ayrılması, kurutulması ve ilaç yükleme veriminin belirlenmesi.
Caco-2 canlılık testiMTT testi; 0,01–100 µM CLQ veya CLQ-R; reçine 74 µg/mL.Bağırsak epitel modeli üzerinde hücresel canlılık etkisinin değerlendirilmesi.
İn vitro antiplazmodiyal aktiviteP. falciparum 3D7; SYBR Safe floresans testi; 200–3,12 nM aralığı.CLQ-R’nin parazit proliferasyonunu baskılama gücünün serbest CLQ ile karşılaştırılması.
Floresans girişimi kontrolüSYBR Safe varlığı/yokluğu ve reçine konsantrasyonları karşılaştırıldı.CLQ-R etkisinin ölçüm artefaktından kaynaklanmadığını kontrol etmek.
Hemoliz testiO+ insan kırmızı kan hücreleri; 72 saat inkübasyon; 545 nm hemoglobin salımı.CLQ-R ve reçinenin eritrosit hasarı oluşturup oluşturmadığını değerlendirmek.
FarmakokinetikSwiss fareler; oral gavaj; plazma LC-MS/MS; non-kompartıman analiz.CLQ-R’nin sistemik klorokin maruziyetini koruyup korumadığını belirlemek.
Biyokimyasal parametrelerAST, ALT, alkalen fosfataz, proteinler, glukoz, albumin, kolesterol, üre, ürik asit, kreatinin.Kısa süreli sistemik toksisite veya organ fonksiyonu değişikliği işaretlerini izlemek.
İn vivo antimalaryal aktiviteP. berghei ANKA GFP ile enfekte C57BL/6 fareleri; dört günlük baskılama testi.CLQ-R’nin canlı hayvan modelinde parazitemiyi baskılama gücünü ölçmek.
Recrudescence ve sağkalımEnfeksiyonun 3. gününde tek doz tedavi; 96 saate kadar parazitemi, 22 güne kadar sağkalım.Tedavi sonrası enfeksiyonun yeniden yükselmesini ve hayatta kalımı değerlendirmek.
Tat maskeleme48 saatlik iki şişeli tercih testi.CLQ-R’nin serbest klorokine göre daha kabul edilebilir içim/tat profili sağlayıp sağlamadığını araştırmak.

CLQ-R kompleksinin hazırlanması: Klorokin reçinatı, araştırma grubunun daha önceki çalışmasında tanımlanan batch yöntemiyle hazırlanmıştır. Klorokin ve reçine 1:1 ilaç/reçine oranında kullanılmıştır. Karışım pH 4,5–5,0 aralığında asidik ortamda, oda sıcaklığında, ışıktan korunarak 24 saat karıştırılmıştır. Ardından vakum filtrasyonu yapılmış ve ürün 30 °C’de 48 saat kurutulmuştur. İlaç yükleme verimi, süpernatanttaki klorokin içeriğinin kompleks oluşumu öncesi ve sonrası farkına göre UV-visible spektrofotometriyle hesaplanmıştır. Kompleksin bazik klorokin içeriği %42,6 olarak rapor edilmiştir.

Caco-2 hücre canlılığı bulguları: CLQ ve CLQ-R, 0,01; 0,1; 1; 10 ve 100 µM konsantrasyonlarda test edilmiştir. Reçine tek başına 74 µg/mL konsantrasyonda değerlendirilmiştir. Tablo 1’de verilen veriler şöyledir:

Bileşik / Konsantrasyon0,01 µM0,1 µM1 µM10 µM100 µM
CLQ hücre canlılığı (%)100,2 ± 697,3 ± 1397,4 ± 2290,5 ± 1868,1 ± 11*
CLQ-R hücre canlılığı (%)98,1 ± 6,989,5 ± 1085,0 ± 1283,7 ± 1661,1 ± 11**
R, 74 µg/mL108,4 ± 3,7

* p<0,05 ve ** p<0,01 düzeyinde kontrol grubuna göre anlamlılık olarak verilmiştir. Bu tablo, reçinenin tek başına Caco-2 canlılığını düşürmediğini, yüksek konsantrasyonda ise CLQ ve CLQ-R’nin canlılığı azalttığını gösterir. Çalışmada bu etkinin klorokinin lizozomal birikimi ve otofaji üzerindeki etkileriyle uyumlu olabileceği tartışılmıştır.

İn vitro antiplazmodiyal aktivite: CLQ ve CLQ-R, P. falciparum 3D7 parazitlerinde SYBR Safe tabanlı floresans testle değerlendirilmiştir. Şekil 1A’da doz-cevap eğrileri, Şekil 1B’de IC50 karşılaştırması, Şekil 1C’de ise hemoliz verileri gösterilmiştir. CLQ için IC50 13 nM, CLQ-R için 30 nM olarak bildirilmiştir. CLQ-R’nin değeri istatistiksel olarak daha yüksek olsa da, nanomolar aralıkta güçlü aktiviteyi korumuştur.

ÖlçümCLQCLQ-RYorum
P. falciparum 3D7 IC5013 nM30 nMCLQ-R daha yüksek IC50 gösterdi; ancak güçlü antiplazmodiyal aktivite nanomolar düzeyde korundu.
Hemolitik aktiviteBu testte CLQ-R ve reçine odağındadır.%10’un altındaCLQ-R ve reçine, test koşullarında belirgin eritrosit hasarı oluşturmadı.
Floresans girişimiKarşılaştırma kontrolüKullanılan konsantrasyonlarda ihmal edilebilirAntiplazmodiyal etki ölçüm artefaktı olarak yorumlanmadı.

Farmakokinetik bulgular: CLQ ve CLQ-R’nin plazma konsantrasyon profilleri tek oral uygulama sonrası karşılaştırılmıştır. Doz normalize edilmiş parametreler Tablo 2’de verilmiştir:

Farmakokinetik ParametreCLQCLQ-R
tmax (saat)0,500,75
Cmax/Dose (ng/mL/µg)0,691,93
AUC0-6h/Dose (h*ng/mL/µg)2,332,30
AUC∞/Dose (h*ng/mL/µg)2,793,31
t1/2 (saat)2,343,15

Bu veriler, CLQ-R’nin oral uygulama sonrası klorokini sistemik dolaşıma taşıyabildiğini ve genel farmakokinetik maruziyet profilinin serbest CLQ’ye yakın olduğunu göstermektedir. Yazarlar, CLQ-R mideye ulaştığında gastrik sıvılardaki rekabetçi iyonlar ve asidik ortam nedeniyle klorokinin polimerik matristen ayrıldığını belirtmektedir.

Biyokimyasal parametreler: 24 ve 48 saat sonra ölçülen biyokimyasal parametrelerde genel olarak fizyolojik referans aralıklarını aşan bir değişiklik bildirilmemiştir. 48 saat sonunda CLQ ve CLQ-R gruplarında alkalen fosfataz artışı, CLQ-R grubunda ise kreatinin artışı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur; ancak bu değişikliklerin referans aralıkların dışına çıkmadığı ifade edilmiştir. Bu sonuç, kısa süreli fare deneyinde belirgin biyokimyasal toksisite sinyali olmadığı şeklinde yorumlanmıştır.

İn vivo dört günlük baskılama testi: C57BL/6 fareleri P. berghei ANKA GFP ile enfekte edilmiş ve CLQ, CLQ-R veya reçineyle tedavi edilmiştir. Parazitemi akım sitometrisiyle izlenmiştir. Şekil 2C’de verilen antiplazmodiyal aktivite değerleri şöyledir:

GünCLQ Aktivite (% parazitemi inhibisyonu)CLQ-R Aktivite (% parazitemi inhibisyonu)Reçine Aktivite
4 DPI98,2898,640
7 DPI99,2799,726,84
14 DPI99,8498,543,80

DPI, enfeksiyon sonrası gün anlamına gelir. Bu tablo, CLQ ve CLQ-R’nin parazitemiyi güçlü biçimde baskıladığını; reçinenin ise tek başına antimalaryal aktivite göstermediğini ortaya koyar.

Recrudescence ve sağkalım testi: Şekil 3A’da tedavi sonrası parazitemi, Şekil 3B’de ise 22. gün sağkalım verileri gösterilmiştir. Tedavisiz enfekte grup ve reçine grubu 22. günde %0 sağkalım göstermiştir. CLQ grubunda sağkalım %40, CLQ-R grubunda %50 olarak bildirilmiştir. Bu sonuç, CLQ-R’nin enfeksiyonun yeniden yükselmesini sınırlamada serbest klorokine benzer bir etki gösterdiğini düşündürür.

Grup22. Gün Sağkalım
PbA-GFP, tedavisiz enfekte%0
PbA-GFP + R%0
PbA-GFP + CLQ%40
PbA-GFP + CLQ-R%50

Tat maskeleme ve tercih testi: 48 saatlik iki şişeli tercih testinde farelere su ve test çözeltisi birlikte sunulmuştur. Şekil 4’te CLQ, CLQ-R ve reçineye ilişkin tüketim ve tercih skorları gösterilmiştir. CLQ için tercih skoru yaklaşık %34,9, CLQ-R için %50,4, reçine için %59,17 olarak verilmiştir.

Test ÇözeltisiTercih SkoruYorum
CLQ, 10 mM%34,9%50’nin altında olduğu için serbest klorokine karşı aversiyon olduğunu gösterir.
CLQ-R, 10 mM klorokin baz eşdeğeri%50,4Serbest CLQ’ye göre daha yüksek tercih; acı tadın maskelenmiş olabileceğini destekler.
R%59,17Reçine tek başına çözeltinin tüketimini azaltmamış, hatta hafif tercih oluşturmuş olabilir.

CLQ-R’nin CLQ’ye göre tercih skorundaki artışı şu şekilde hesaplanabilir:

[ 50.4 - 34.9 = 15.5 ]

Bu değer, CLQ-R’nin serbest klorokine göre 15,5 puan daha yüksek tercih skoru gösterdiğini ifade eder. Bu sonuç, çalışmanın pediatrik formülasyon açısından en önemli pratik bulgusudur; ancak fare davranışsal tercih testi, insan çocuklarda tat kabulü veya tedavi uyumu için doğrudan klinik kanıt değildir.

Çalışmanın genel bulguları:

  • CLQ-R kompleksi 1:1 ilaç/reçine oranıyla hazırlanmış ve %42,6 bazik klorokin içeriği göstermiştir.
  • Reçine tek başına Caco-2 canlılığını düşürmemiştir.
  • 100 µM’de hem CLQ hem CLQ-R Caco-2 hücre canlılığını anlamlı biçimde azaltmıştır.
  • CLQ-R, P. falciparum 3D7’ye karşı 30 nM IC50 değeriyle nanomolar düzeyde güçlü antiplazmodiyal aktiviteyi korumuştur.
  • CLQ-R ve reçine, insan kırmızı kan hücrelerinde düşük hemolitik aktivite göstermiştir; hemoliz değerleri %10’un altında kalmıştır.
  • CLQ-R’nin farmakokinetik parametreleri serbest CLQ’ye yakın bulunmuştur.
  • CLQ-R, P. berghei ANKA fare modelinde parazitemiyi güçlü biçimde baskılamıştır.
  • Dört günlük baskılama testinde 14. gün CLQ-R antiplazmodiyal aktivitesi %98,54 olarak verilmiştir.
  • Recrudescence testinde CLQ-R tedavili hayvanlarda 22. gün sağkalım %50 olarak bildirilmiştir.
  • İki şişeli tat tercih testinde CLQ-R, serbest klorokine göre daha yüksek tercih skoru göstermiştir.
  • Çalışma, CLQ-R’nin pediatrik dostu oral formülasyon geliştirme açısından potansiyel taşıdığını göstermektedir; ancak klinik çalışma değildir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu içerik, Tatiana A. Pádua, Mariana X. V. Passos, Ellen D. Mascarenhas, Thadeu Estevam M. M. Costa, Gabriel P. E. Silveira, Douglas P. Pinto, Ramayana M. M. Brito, Alexander G. Maier, Lilian L. Bueno, Eduardo G. R. de Sousa, Elaine C. Rosas ve Thiago F. Guimarães tarafından hazırlanan “Functional Assessment of Chloroquine–Resin Complexes for Improved Oral Antimalarial Formulations” başlıklı çalışmaya dayanılarak hazırlanmıştır.

Kaynak türü preprint araştırma makalesidir. Metinde açık biçimde “This preprint research paper has not been peer reviewed” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. DOI, nihai dergi kabulü veya hakemlik sürecinin tamamlandığını gösteren bilgi metin üzerinden doğrulanamamaktadır.

Bu makalede yer alan açıklamalar, çalışmadaki yöntemler, tablolar, şekiller, farmakokinetik veriler, in vitro ve in vivo deney sonuçları, tat tercihi testi ve yazarların sonuçları temel alınarak hazırlanmıştır. PDF’de olmayan klinik başarı, pediatrik hastalarda doğrudan etkinlik, ruhsatlı ürün, tedavi garantisi, güvenlik garantisi veya insanlarda kullanım önerisi eklenmemiştir.

Çalışma klinik çalışma değildir. İnsan çocuklarda tat kabulü, tedavi uyumu, farmakokinetik, güvenlilik veya etkinlik değerlendirmesi yapılmamıştır. İn vitro bölümde P. falciparum 3D7 parazitleri, Caco-2 hücreleri ve insan kırmızı kan hücreleri kullanılmıştır. İn vivo bölümde Swiss Webster ve C57BL/6 fareleri kullanılmıştır. Antimalaryal etkinlik P. berghei ANKA fare modeliyle değerlendirilmiştir. Tat maskeleme etkisi ise farelerde iki şişeli tercih testiyle incelenmiştir.

CLQ-R kompleksinin pediatrik dostu formülasyon geliştirme açısından potansiyel taşıdığı sonucuna varılabilir; ancak bu potansiyelin gerçek bir pediatrik ürüne dönüşebilmesi için farmasötik stabilite, doz doğruluğu, üretim ölçeklenebilirliği, insan tat çalışmaları, çocuklarda kabul edilebilirlik, klinik güvenlilik ve etkinlik gibi ek çalışmalar gereklidir. Preprint statüsü nedeniyle bulguların hakem değerlendirmesi sonrasında değişebileceği veya ek doğrulama gerektirebileceği dikkate alınmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy