Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Uygulamalı Bilimler / Mühendislik / Buji Ateşlemeli Bir Motorda Yanma, Verim ve Emisyonlar için Bir Kontrol Parametresi Olarak Hidrojen Enjeksiyon Basıncı
Mühendislik

Buji Ateşlemeli Bir Motorda Yanma, Verim ve Emisyonlar için Bir Kontrol Parametresi Olarak Hidrojen Enjeksiyon Basıncı

Bu araştırma, benzin-hidrojen ile çalışan dört silindirli bir buji ateşlemeli motorda hidrojenin yalnız miktarının değil, emme manifolduna hangi basınçla enjekte edildiğinin de yanma, enerji tüketimi ve egzoz emisyonlarını değiştirip değiştirmediğini deneysel olarak incelemektedir.

11/08/2026  Veri Anla 23 görüntüleme
Buji Ateşlemeli Bir Motorda Yanma, Verim ve Emisyonlar için Bir Kontrol Parametresi Olarak Hidrojen Enjeksiyon Basıncı

Bu araştırma, benzin-hidrojen ile çalışan dört silindirli bir buji ateşlemeli motorda hidrojenin yalnız miktarının değil, emme manifolduna hangi basınçla enjekte edildiğinin de yanma, enerji tüketimi ve egzoz emisyonlarını değiştirip değiştirmediğini deneysel olarak incelemektedir. Nissan HR16DE motor 2500 rpm ve 0,48 MPa fren ortalama efektif basınçta stokiyometrik olarak çalıştırılmış; E10H0 temel yakıtına kütlece %10, %20 ve %30 hidrojen eklenmiş ve hidrojen 1,2; 1,4; 1,6 ve 1,9 bar basınçlarda enjekte edilmiştir. Sonuçlar, motor davranışını belirleyen baskın değişkenin enjeksiyon basıncından çok hidrojen kütle oranı olduğunu göstermiştir. Hidrojen oranı arttıkça ateşleme gecikmesi kısalmış, ısı açığa çıkma şiddeti ve silindir sıcaklığı yükselmiş, kütle bazlı özgül yakıt tüketimi azalmış; HC ve CO₂ emisyonları düşerken NOx artmıştır. İncelenen orta hız ve orta yük koşullarında 1,2 bar genel olarak daha avantajlı görünmüş, ancak bu sonuç daha yüksek hız ve yük koşullarına doğrudan genellenmemelidir.

Çalışmanın önemli ayrımı, “daha fazla hidrojen” ile “daha yüksek hidrojen enjeksiyon basıncı” etkilerini birbirinden ayırmasıdır. Hidrojen kütle oranının değiştirilmesi yakıtın kimyasal bileşimini, alt ısıl değerini ve yanma kinetiğini güçlü biçimde değiştirirken, 1,2–1,9 bar arasındaki enjeksiyon basıncı esas olarak hidrojenin manifolda verilme ve karışma biçimini etkileyen ikincil bir kalibrasyon değişkeni olarak davranmıştır.

Hidrojen oranı arttıkça silindir içindeki maksimum hesaplanan sıcaklık E10H0 için 2598 K'den E10H10 için 2758 K'ye ve E10H30 için 2934 K'ye yükselmiştir. Aynı zamanda ateşleme gecikmesi E10H0'daki 6,7 krank açısı derecesinden E10H30'da yaklaşık 2,0–2,3 dereceye kadar kısalmıştır. Daha hızlı yanma nedeniyle araştırmacılar kıvılcım zamanlamasını hidrojen arttıkça geciktirerek maksimum silindir basıncının üst ölü noktadan yaklaşık 14–15 krank açısı derecesi sonra oluşmasını sağlamıştır.

Kütle bazındaki fren özgül yakıt tüketimi E10H0'da yaklaşık 242 g/kWh iken E10H10'da 199–204 g/kWh, E10H20'de 176–179 g/kWh ve E10H30'da yaklaşık 155–158 g/kWh düzeyine düşmüştür. Ancak bu azalma tek başına termal verimde aynı ölçekte bir yükseliş anlamına gelmemektedir. Hidrojenli karışımların alt ısıl değeri arttığı için enerji bazlı değerlendirmede fren termal verimi tüm testlerde yaklaşık 0,351–0,362 gibi dar bir aralıkta kalmıştır.

Türkiye açısından çalışma, mevcut benzinli motorlara emme manifoldu üzerinden hidrojen eklenmesini araştıran deneysel çalışmalar için ayrıntılı bir kalibrasyon ve ölçüm örneği sunmaktadır. Bununla birlikte 1,2 bar değerinin farklı motorlarda “ideal hidrojen basıncı” olduğu sonucu çıkarılamaz. Motor geometrisi, yük, devir, enjektör kapasitesi, hidrojen oranı, enjeksiyon zamanlaması ve ateşleme avansı değiştiğinde optimum basıncın yeniden deneysel olarak belirlenmesi gerekir.

Araştırmanın temel sorusu nedir?

Hidrojenin benzinli buji ateşlemeli motorlara eklenmesi, yanma hızını ve yakıtın kimyasal özelliklerini değiştirebilir. Ancak araştırmacıların burada odaklandığı daha dar soru şudur: Aynı hidrojen oranı motora verilirken manifold enjeksiyon basıncının 1,2 ile 1,9 bar arasında değiştirilmesi motor davranışında ölçülebilir bir kontrol etkisi oluşturuyor mu?

Çalışmanın çıkış noktası, ilk manifold enjeksiyonu testlerinde enjeksiyon basıncındaki küçük değişikliklerin özellikle emisyonlarda beklenmedik değişimler oluşturduğunun gözlenmesidir. Araştırmacılar düşük basınçlı hidrojen beslemesinin enjeksiyon süresini, hava-hidrojen karışımının hazırlanmasını ve emme supabı kapanmadan önce mevcut karışma süresini değiştirebilecek ek bir motor kalibrasyon parametresi olabileceğini değerlendirmiştir.

Deney hangi motor üzerinde yapıldı?

Deneylerde 1,598 dm³ hacimli, sıralı dört silindirli Nissan HR16DE buji ateşlemeli motor kullanılmıştır. Motorun silindir çapı 78,0 mm, piston stroku 86,6 mm ve sıkıştırma oranı 10,7'dir. Kaynakta motorun maksimum gücü 6000 rpm'de 84 kW, maksimum torku ise 4400 rpm'de 156 Nm olarak verilmiştir.

Motor parametresiDeğer
MotorNissan HR16DE
Silindir düzeniSıralı 4 silindir
Motor hacmi1,598 dm³
Silindir çapı78,0 mm
Piston stroku86,6 mm
Sıkıştırma oranı10,7
Maksimum güç84 kW @ 6000 rpm
Maksimum tork156 Nm @ 4400 rpm

Hidrojen motora nasıl verildi?

Hidrojen, motorun emme manifolduna eklenen ayrı bir enjektör üzerinden sağlanmıştır. Hidrojen 200 bar basınçlı tüplerden alınmış; yüksek basınç regülatörüyle önce 5 bar seviyesine, ardından düşük basınç regülatörüyle test basınçlarından birine düşürülmüştür.

Araştırmada dört manifold enjeksiyon basıncı kullanılmıştır:

  • 1,2 bar
  • 1,4 bar
  • 1,6 bar
  • 1,9 bar

Hem benzin hem hidrojen enjeksiyonu tam sıralı olarak gerçekleştirilmiş ve enjeksiyon zamanlaması bütün deneylerde üst ölü noktadan 320 krank açısı derecesi önce sabit tutulmuştur.

Motorun fabrika ECU'su yerine programlanabilir MoTeC M800 kullanılmıştır. Bu sistem araştırmacıların kıvılcım zamanlamasını ve benzin/hidrojen enjeksiyon kontrolünü ayrı ayrı ayarlamasına imkân vermiştir.

Hangi yakıt karışımları kullanıldı?

Temel yakıt E10H0 olarak adlandırılmıştır ve yöntem bölümünde %10 etanol içeren benzin olarak tanımlanmıştır. Buna sırasıyla kütlece %10, %20 ve %30 hidrojen eklenerek E10H10, E10H20 ve E10H30 test grupları oluşturulmuştur.

YakıtH₂ kütle oranı (%)Benzin bileşeni (%)Alt ısıl değer (MJ/kg)Stokiyometrik A/FKıvılcım zamanlaması (CAD BTDC)
E10H0010041,8714,2024
E10H10109049,6916,2616
E10H20208057,5018,3212
E10H30307065,3220,3710

Hidrojen oranı arttıkça kıvılcım daha geç uygulanmıştır. Bunun amacı farklı yakıtlarda maksimum silindir basıncını üst ölü noktadan yaklaşık 14–15 krank açısı derecesi sonra tutmak ve ön ayarlarda gözlenen vuruntu benzeri düzensiz yanmayı önlemektir.

Deney koşulları nasıl sabit tutuldu?

  • Motor devri: 2500 rpm
  • Fren ortalama efektif basıncı: 0,48 MPa
  • Hava-yakıt oranı: stokiyometrik, λ = 1
  • Hidrojen enjeksiyon basıncı: 1,2–1,9 bar
  • Hidrojen oranları: kütlece %10, %20 ve %30
  • Silindir basıncı analizi: her koşulda 100 ardışık çevrim
  • Deney tekrarı: en az 5 tekrar

Ön ayarlarda bazı hidrojen oranı ve kıvılcım zamanlaması birleşimlerinde anormal motor sesi ve silindir basınç izinde keskin düzensizliklerle tanımlanan vuruntu benzeri yanma görülmüştür. Bu test noktaları durdurulmuş, kıvılcım geciktirilmiş veya hidrojen oranı azaltılmış ve yalnız kararlı çalışma noktaları nihai analize alınmıştır.

Silindir basıncı nasıl ölçüldü?

Silindir içi basınç, bujiye entegre AVL ZI31_Y7S basınç sensörüyle ölçülmüştür. Sensörün çalışma aralığı 0–200 bar ve duyarlılığı 12 pC/bar olarak verilmiştir. Sinyal AVL DiTEST DPM 800 sistemiyle yükseltilmiş ve LabVIEW Real-Time ile kaydedilmiştir.

Her test koşulunda 100 ardışık motor çevriminin ortalama basınç izi hesaplanmıştır. Çevrimden çevrime değişimi değerlendirmek amacıyla COV değeri de hesaplanmış ve bütün test noktalarında %2'nin altında bulunmuştur. Bu durum incelenen çalışma noktalarında yanmanın kararlı olduğunu göstermektedir.

Hidrojen miktarı silindir basıncını nasıl etkiledi?

Hidrojen içeren yakıtların silindir basıncı eğrileri genel olarak E10H0'dan daha yüksek tepe basınçları göstermiştir. Hidrojen oranının artışı yanma tepkiselliğini ve alev ilerlemesini hızlandırdığı için kıvılcım zamanlamasının kademeli olarak geciktirilmesine rağmen yanma daha yoğun hâle gelmiştir.

Aynı hidrojen oranı içinde enjeksiyon basıncının etkisi ise çok daha küçüktür. %10 H₂ koşulunda basınç 1,4 bardan 1,2 bara düşürüldüğünde maksimum silindir basıncında yaklaşık 0,4 barlık bir artış gözlenmiştir. %20 H₂ koşulunda 1,2–1,9 bar arasındaki basınç değişiminin basınç eğrisine etkisi ihmal edilebilir düzeye yaklaşmıştır. %30 H₂'de ise 1,2 bardan 1,9 bara çıkılması maksimum basıncı yaklaşık 0,2 bar artırmıştır.

Bu farklı yönlü sonuçlar, enjeksiyon basıncının tek başına “daha yüksek her zaman daha iyi” biçiminde yorumlanamayacağını göstermektedir. Araştırmacıların yorumu, düşük hidrojen oranında daha uzun enjeksiyon ve karışma süresinin 1,2 barı avantajlı hâle getirebildiği; daha büyük miktarda hidrojen verildiğinde ise yüksek basıncın yakıtın emme stroku içinde aktarımını kolaylaştırabileceği yönündedir.

Yanma ne kadar hızlandı?

E10H0'ın ateşleme gecikmesi 6,7 CAD olarak hesaplanmıştır. E10H10'da bu değer 1,2 bar için 3,7 CAD ve 1,9 bar için 4,0 CAD'ye; E10H30'da ise sırasıyla 2,3 ve 2,0 CAD'ye düşmüştür.

Hidrojenli karışımlarda maksimum silindir basıncı artış hızı da yükselmiştir. E10H0'da maksimum basınç artış hızı yaklaşık 1,18 bar/CAD iken E10H10'da yaklaşık 1,30 bar/CAD ve E10H30'da yaklaşık 1,36 bar/CAD seviyesine ulaşmıştır.

Sonuç bölümünde bu değişimler E10H10 için maksimum basınç artış hızında yaklaşık %10, E10H30 için yaklaşık %17 artış; maksimum ısı açığa çıkma oranında ise sırasıyla yaklaşık %20 ve %42 artış olarak özetlenmiştir.

Verianla Live: 1,2 ve 1,9 bar hidrojen basıncında yanma zamanlaması

Tablo, araştırmanın Tablo 5'inde verilen kesin yanma göstergelerini karşılaştırır. Değerler aynı hidrojen oranında enjeksiyon basıncının etkisinin, hidrojen oranındaki değişime kıyasla sınırlı kaldığını gösterir.

Yakıt ve basınçAteşleme gecikmesi ID (CAD)MBF50 (CAD)MBF90 (CAD)COVIMEP (%)Kaynak
E10H06,77,717,81,49Tablo 5
E10H10 — 1,2 bar3,77,415,61,49Tablo 5
E10H10 — 1,9 bar4,07,816,01,36Tablo 5
E10H30 — 1,2 bar2,38,915,71,34Tablo 5
E10H30 — 1,9 bar2,08,515,31,44Tablo 5
 

Verianla Live: Görselleştirme yukarıdaki görünür bilimsel veri tablosundan oluşturulur. Tablo bilimsel source-of-truth olarak korunur.

Silindir sıcaklığı neden önemli?

Hidrojen oranı yükseldikçe hesaplanan maksimum silindir sıcaklığı belirgin biçimde artmıştır. Kıvılcım zamanlamasının farklı karışımlara göre ayarlanmasına rağmen üç yakıt grubunda da maksimum sıcaklık yaklaşık 20 CAD ATDC civarında oluşmuştur.

Verianla Live: Hidrojen oranıyla maksimum silindir sıcaklığı

Hidrojen kütle oranının yükselmesi, araştırmada hesaplanan maksimum silindir sıcaklığında belirgin bir artışla birlikte gerçekleşmiştir.

YakıtH₂ kütle oranı (%)Maksimum silindir sıcaklığı (K)Kaynak
E10H002598Şekil 7 ve sonuç bölümü
E10H10102758Şekil 7 ve sonuç bölümü
E10H30302934Şekil 7 ve sonuç bölümü
 

Verianla Live: Grafik yalnız yukarıdaki kaynak değerlerinden oluşturulur; ara hidrojen oranları için veri türetilmez.

E10H0'da 2598 K olan maksimum sıcaklık E10H10'da 2758 K'ye ve E10H30'da 2934 K'ye yükselmiştir. Bu sıcaklık artışı, çalışmada gözlenen NOx artışının temel yanma mekanizmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Enjeksiyon basıncının sıcaklığa etkisi ise küçük kalmıştır. Bununla birlikte kaynak metninde E10H10 için sıcaklık karşılaştırması yapılırken “1,5 bar'dan 1,9 bar'a” ifadesi kullanılmıştır. Yöntemde 1,5 bar test noktası tanımlanmadığı için bu sayı burada başka bir basınç değeriyle değiştirilmemiştir.

Yakıt tüketimindeki %36'lık düşüş ne anlama geliyor?

Fren özgül yakıt tüketimi (BSFC), motorun ürettiği birim mekanik enerji başına tükettiği yakıt kütlesini ifade etmektedir. Çalışmada E10H0 için BSFC yaklaşık 242 g/kWh'dir.

YakıtBSFC (g/kWh)Alt ısıl değer (MJ/kg)
E10H0≈24241,87
E10H10199–20449,69
E10H20176–17957,50
E10H30≈155–15865,32

Hidrojen oranının artmasıyla BSFC'nin yaklaşık %36'ya kadar düşmesi, yalnız motorun termal veriminin aynı oranda yükseldiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Hidrojen içeren karışımların kilogram başına alt ısıl değeri de büyük ölçüde artmaktadır. Motor sabit yükte çalışırken aynı mekanik işi üretmek için daha az yakıt kütlesi gerektiğinden BSFC doğal olarak azalır.

Enerji bazında verim ne oldu?

Bu nedenle araştırmacılar fren özgül enerji tüketimini (BSEC) de değerlendirmiştir. E10H0 için BSEC 10,13 MJ/kWh iken %10 hidrojen koşulunda 9,89 MJ/kWh'ye düşmüştür. Daha yüksek hidrojen oranlarında değer yaklaşık 10,12 MJ/kWh düzeyindedir.

Fren termal verimi (BTE) bütün çalışma aralığında yaklaşık 0,351–0,362 arasında kalmıştır. En yüksek BTE yaklaşık 0,362 ile E10H10 ve 1,2 bar koşulunda elde edilmiştir; E10H0 için BTE yaklaşık 0,355'tir.

E10H10'da hidrojen enjeksiyon basıncının 1,2 bardan 1,9 bara yükseltilmesiyle BTE'deki düşüş yaklaşık %1,6'ya ulaşmıştır. E10H20 ve E10H30'da aynı basınç değişimindeki düşüşler sırasıyla yaklaşık %0,9 ve %0,6 olarak bildirilmiştir.

Araştırmacılar bunu yüksek basınçta belirli bir hidrojen miktarının daha kısa sürede verilmesi nedeniyle manifoldda karışma süresinin azalabileceği ve daha az homojen bir karışım oluşabileceği hipoteziyle açıklamaktadır. Ancak çalışmada yerel karışım homojenliği doğrudan görüntülenmediği için bu mekanizma deneysel olarak doğrudan ölçülmüş bir sonuç değil, ölçülen yanma ve emisyon davranışlarıyla desteklenen bir açıklamadır.

Egzozdaki oksijen ne gösterdi?

Çalışmanın bütün testleri genel olarak stokiyometrik koşulda yürütülmüştür. Buna rağmen egzozdaki O₂ oranı karışım oluşumu ve oksijen kullanımındaki farklılıkları göstermiştir.

E10H0'da egzoz O₂ konsantrasyonu yaklaşık %0,83 iken E10H10 ve 1,2 bar koşulunda yaklaşık %0,44'e düşmüştür. Aynı %10 hidrojen oranında basınç 1,9 bara çıkarıldığında O₂ yaklaşık %0,52'ye yükselmiştir. E10H30 ve yüksek basınçta değer yaklaşık %0,60'a ulaşmıştır.

Araştırmacılar yüksek egzoz O₂ değerlerini lokal olarak daha zengin ve daha fakir bölgeler meydana gelebilecek daha az homojen karışım oluşumunun dolaylı göstergesi olarak yorumlamaktadır. Çalışmanın sınırlılıkları nedeniyle bu yerel dağılım doğrudan ölçülmemiştir.

CO emisyonu nasıl değişti?

E10H0'ın CO konsantrasyonu yaklaşık %0,32 olarak verilmiştir. %10 ve %20 hidrojenli karışımlarda CO başlangıç yakıtından daha yüksek çıkmış; %30 hidrojen seviyesine geçildiğinde tekrar düşmüştür.

Enjeksiyon basıncı yükseldikçe bütün hidrojenli yakıtlarda CO'nun artma eğiliminde olduğu görülmüştür:

  • E10H10: yaklaşık %0,43 → %0,45
  • E10H20: yaklaşık %0,38 → %0,42
  • E10H30: yaklaşık %0,24 → %0,33

Araştırmacılar bu eğilimi daha yüksek basınçta karışım homojenliğinin bozulması ve karbonun tam oksidasyonunun azalmasıyla ilişkilendirmektedir. Kıvılcım zamanlamasının da CO üzerinde önemli bir değişken olduğu vurgulanmıştır.

Yanmemiş hidrokarbonlar ne kadar azaldı?

E10H0 için yaklaşık 75 ppm olan yanmamış hidrokarbon (HC) konsantrasyonu hidrojen miktarı arttıkça güçlü biçimde azalmıştır:

  • E10H10: yaklaşık 51–54 ppm
  • E10H20: yaklaşık 30–34 ppm
  • E10H30: yaklaşık 19–21 ppm

Sonuç bölümünde E10H30'da HC azalmasının E10H0'a göre yaklaşık %73'e kadar ulaştığı belirtilmiştir.

Enjeksiyon basıncının HC üzerindeki etkisi hidrojen oranının etkisinden çok daha küçüktür. Ayrıca eğilimin yönü hidrojen miktarına göre değişmektedir: %10 H₂'de basınç arttıkça HC hafif azalırken %30 H₂'de hafif artmıştır.

NOx neden yükseldi?

Çalışmadaki başlıca çevresel ödünleşim NOx emisyonlarında görülmektedir. E10H0'da yaklaşık 3120 ppm olan NOx:

  • E10H10'da yaklaşık 3824–3944 ppm,
  • E10H20'de yaklaşık 4060–4123 ppm,
  • E10H30'da yaklaşık 4239–4438 ppm

aralıklarına yükselmiştir.

Sonuç bölümünde bu değişim E10H10 için yaklaşık %25, E10H30 için yaklaşık %40 NOx artışı olarak özetlenmiştir. Araştırmacılar NOx artışını hidrojenin hızlandırdığı ısı açığa çıkma süreci ve 2598 K'den 2934 K'ye kadar yükselen maksimum silindir sıcaklıklarıyla ilişkilendirmiştir.

Bununla birlikte enjeksiyon basıncı arttıkça %10 ve %20 hidrojen koşullarında NOx hafif azalmıştır. Bu azalma “daha yüksek basınç daha temiz yanma sağladı” biçiminde yorumlanmamaktadır. Tam tersine çalışma, yüksek basınçta daha kötü karışım hazırlığı, daha düşük yerel sıcaklıklar ve daha zayıf oksijen kullanımının termal NOx oluşumunu biraz azaltmış olabileceğini tartışmaktadır. %30 hidrojen seviyesinde basıncın NOx üzerinde belirgin bir etkisi görülmemiştir.

CO₂ emisyonu ne kadar değişti?

E10H0 egzozunda CO₂ konsantrasyonu yaklaşık %14,4'tür. Hidrojen oranının artmasıyla yakıtın toplam karbon içeriği azalmış ve CO₂ konsantrasyonu düşmüştür.

  • E10H10: E10H0'a göre yaklaşık %21 daha düşük
  • E10H20: yaklaşık %37 daha düşük
  • E10H30: yaklaşık %50 daha düşük

Enjeksiyon basıncının 1,2–1,9 bar arasında değiştirilmesi CO₂ üzerinde hidrojen oranının etkisine kıyasla küçük kalmıştır.

Neden 1,2 bar genel olarak daha avantajlı bulundu?

İncelenen 2500 rpm ve 0,48 MPa BMEP koşulunda basıncın 1,2 barın üzerine yükseltilmesi genel performansa belirgin bir avantaj sağlamamıştır. Özellikle E10H10'da 1,2 bar:

  • daha yüksek BTE ile,
  • daha düşük BSEC ile,
  • daha düşük egzoz O₂ ile,
  • daha düşük CO eğilimiyle

ilişkilendirilmiştir.

Araştırmacılar düşük basıncın enjektörün daha uzun süre açık kalmasını ve hidrojenin emme havasıyla karışması için daha fazla zaman bulunmasını sağlamış olabileceğini düşünmektedir.

Ancak %30 hidrojen düzeyindeki bazı yanma göstergelerinde 1,9 bar hafif avantaj sağlamıştır. Bu durum daha büyük hidrojen kütlesinin sınırlı emme süresi içinde verilmesinde daha yüksek basıncın yararlı olabileceğine işaret etmektedir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • 2500 rpm ve 0,48 MPa BMEP koşulunda motor davranışını hidrojen enjeksiyon basıncından daha güçlü biçimde hidrojen kütle oranı belirlemiştir.
  • Hidrojen oranı yükseldikçe ateşleme gecikmesi belirgin biçimde kısalmıştır.
  • Hidrojen oranı yükseldikçe maksimum basınç artış hızı ve ısı açığa çıkma oranı artmıştır.
  • Maksimum hesaplanan silindir sıcaklığı E10H0'daki 2598 K'den E10H30'da 2934 K'ye yükselmiştir.
  • BSFC hidrojen oranının artmasıyla belirgin biçimde düşmüş, ancak BTE yaklaşık 0,351–0,362 aralığında kalmıştır.
  • E10H30'da HC yaklaşık %73'e, CO₂ konsantrasyonu yaklaşık %50'ye varan oranda azalmıştır.
  • Hidrojen oranı yükseldikçe NOx artmış; E10H30 için artış yaklaşık %40'a ulaşmıştır.
  • İncelenen çalışma koşullarında özellikle %10 hidrojen seviyesinde 1,2 bar hidrojen enjeksiyon basıncı genel olarak daha avantajlı bulunmuştur.

Çalışmanın desteklemediği veya test etmediği sonuçlar

  • 1,2 barın bütün hidrojen destekli benzinli motorlarda optimum enjeksiyon basıncı olduğu gösterilmemiştir.
  • Sonuçlar yüksek motor devri veya yüksek yük koşullarında doğrulanmamıştır.
  • Hidrojen-hava-benzin karışımının manifold veya silindir içindeki yerel homojenliği doğrudan ölçülmemiştir.
  • Karışım oluşumu optik görüntüleme veya CFD ile doğrulanmamıştır.
  • Uzun dönem motor dayanıklılığı değerlendirilmemiştir.
  • Katalizör sonrası gerçek araç emisyon performansı araştırılmamıştır; egzoz örneği katalitik konvertör öncesinden alınmıştır.
  • Bu çalışmadaki CO₂ azalması bir aracın veya hidrojen üretim zincirinin yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarının aynı oranda azalacağını göstermez.
  • Çalışma hidrojen üretimi, depolanması veya araç üzerindeki sistem güvenliğinin bütününü değerlendirmemektedir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Deney düzeneğinin teknik bileşenleri

Araştırmadaki motor test tezgâhı motor, dinamometre, hidrojen ve benzin besleme hatları, silindir basınç ölçümü, hava debisi ölçümü, ECU ve egzoz gazı analiz sistemlerini birlikte içermektedir.

BileşenModel / özellikGörev
MotorNissan HR16DEDeney motoru
ECUMoTeC M800Kıvılcım ve çift yakıt enjeksiyon kontrolü
DinamometreAMX200/100Devir ve yük kontrolü
H₂ enjektörüHana EngineeringManifolda hidrojen enjeksiyonu
Geniş bant O₂ sensörüBosch LSU 4.9Hava-yakıt oranının izlenmesi
Hava kütle sensörüBosch HFM 5Emme havası kütlesinin ölçümü
H₂ debimetresiRHEONIK RHM 015Hidrojen kütlesel debisinin ölçümü
Silindir basınç sensörüAVL ZI31_Y7SSilindir içi basınç ölçümü
Basınç sinyal sistemiAVL DiTEST DPM 800Basınç sinyalinin yükseltilmesi
Egzoz analizörüAVL DiCom 4000NOx, CO, CO₂, HC ve O₂ ölçümü
Yanma analizi yazılımıAVL BOOST BURN 2024 R1Yanma parametrelerinin hesaplanması

Egzoz analizörünün ölçüm aralıkları

BileşenÖlçüm aralığıDoğruluk
NOx0–5000 ppm±1 ppm
CO%0–10 hacimsel±%0,01
CO₂%0–20 hacimsel±%0,1
HC0–20.000 ppm±1 ppm
O₂%0–25 hacimsel±%0,01

Yanma göstergeleri

KoşulSOC (CAD)ID (CAD)MBF50 (CAD)MBF90 (CAD)COVIMEP (%)
E10H0; ST = 24° BTDC−17,36,77,717,81,49
E10H10; 1,2 bar; ST = 16° BTDC−12,33,77,415,61,49
E10H10; 1,9 bar; ST = 16° BTDC−12,04,07,816,01,36
E10H30; 1,2 bar; ST = 10° BTDC−7,72,38,915,71,34
E10H30; 1,9 bar; ST = 10° BTDC−8,02,08,515,31,44

Yanma göstergelerindeki en güçlü değişim hidrojen oranıyla ortaya çıkmıştır. E10H0'dan E10H30'a geçildiğinde ateşleme gecikmesi 6,7 CAD'den yaklaşık 2 CAD'ye inerken, aynı hidrojen oranında 1,2 ve 1,9 bar arasındaki fark yalnız yaklaşık 0,3 CAD düzeyindedir.

Enerji göstergelerinin birlikte yorumlanması

BSFC'nin hidrojen miktarıyla düşmesi güçlü bir sonuç olmakla birlikte, araştırma enerji verimliliğinin yalnız BSFC üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle göstermektedir. Hidrojen oranı arttıkça alt ısıl değer de yükselmektedir.

YakıtLHV (MJ/kg)BSFC (g/kWh)BSEC hakkında bildirilen değerBTE hakkında bildirilen sonuç
E10H041,87≈24210,13 MJ/kWh≈0,355
E10H1049,69199–204En düşük ≈9,89 MJ/kWhMaksimum ≈0,362; 1,2 bar
E10H2057,50176–179≈10,12 MJ/kWhGenel aralık içinde
E10H3065,32≈155–158≈10,12 MJ/kWhGenel aralık içinde

BTE'nin tüm deneylerde yaklaşık 0,351–0,362 aralığında kalması, kütlesel yakıt tüketimindeki büyük azalmanın doğrudan aynı büyüklükte termal verim artışı anlamına gelmediğini göstermektedir.

Emisyon ödünleşimi

GöstergeE10H0E10H10E10H20E10H30Temel eğilim
HC≈75 ppm≈51–54 ppm≈30–34 ppm≈19–21 ppmH₂ arttıkça güçlü azalma
NOx≈3120 ppm≈3824–3944 ppm≈4060–4123 ppm≈4239–4438 ppmH₂ arttıkça artış
CO₂≈%14,4≈%21 göreli azalma≈%37 göreli azalma≈%50 göreli azalmaH₂ arttıkça azalma

Hidrojen zenginleştirmesi karbon içeren emisyonların bazılarını azaltırken NOx'i artırmıştır. Dolayısıyla çalışma tek yönlü bir “daha temiz yakıt” sonucu değil, farklı emisyon türleri arasında belirgin bir mühendislik ödünleşimi göstermektedir.

Deneysel tekrarlanabilirlik

Her çalışma noktasında 100 ardışık çevrimin silindir basıncı kaydedilmiş ve ortalama iz hesaplanmıştır. Sabit durum testleri en az beş kez tekrarlanmıştır. İncelenen bütün yakıt ve enjeksiyon basıncı kombinasyonlarında COV değerlerinin %2'nin altında kalması, araştırmacılar tarafından kararlı ve tekrarlanabilir yanmanın göstergesi olarak değerlendirilmiştir.

Çalışmanın başlıca sınırlılıkları

Yerel hidrojen-hava-benzin karışım homojenliği doğrudan ölçülmemiştir. Araştırmacıların karışım homojenliği hakkındaki değerlendirmeleri enjeksiyon davranışı, basınç eğrileri, ısı açığa çıkma oranı, MBF, BTE ve egzoz O₂, CO, HC ve NOx eğilimleri gibi dolaylı göstergelere dayanmaktadır.

Gelecek çalışma olarak motor deneylerinin hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) ile birleştirilmesi ve hidrojenin yerel dağılımının nicel olarak incelenmesi planlanmıştır.

Ayrıca yalnız 2500 rpm ve 0,48 MPa BMEP çalışma noktası ayrıntılı olarak test edilmiştir. Daha yüksek devir ve yüklerde daha büyük hidrojen kütlesinin daha kısa sürede aktarılması gerekebileceği için 1,2 barın avantajının korunup korunmayacağı mevcut çalışma tarafından gösterilmemektedir.

Kaynak içindeki editoryal/sayısal dikkat noktaları

1,5 bar ifadesi: Yöntemde kullanılan hidrojen basınçları 1,2; 1,4; 1,6 ve 1,9 bar olarak belirtilmiştir. Sıcaklık tartışmasında ise E10H10 için “1,5 bar'dan 1,9 bar'a” değişim ifadesi yer almaktadır. 1,5 bar tanımlanmış deney noktası olmadığından sayı düzeltilmeden kaynak içi belirsizlik olarak korunmuştur.

E10H0 adlandırması: Yöntem E10H0'ı %10 etanol içeren benzin olarak tanımlarken bazı şekil açıklamaları ve özet bölümü karşılaştırmayı “pure petrol/gasoline” şeklinde ifade etmektedir. Deney grubunun açık teknik tanımı E10H0 olarak korunmuştur.

Enjektör kontrol parametresi: Tablo 2'de ECU için verilen hidrojen enjektörü kontrol parametreleri basınçla birlikte bazı durumlarda yükselmektedir. Tartışma bölümü ise daha yüksek basıncın belirli hidrojen kütlesini daha kısa enjeksiyon süresinde sağlayacağını belirtmektedir. Kaynak, tablo değerlerinin gerçek fiziksel enjektör açık-kalma süresiyle dönüşüm ilişkisini ayrıntılı biçimde açıklamamaktadır; bu nedenle bu iki bilgi sessizce uzlaştırılmamıştır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Tam özgün çalışma adı: Hydrogen Injection Pressure as a Control Parameter for Combustion, Efficiency, and Emissions in a Spark-Ignition Engine

Yazarlar: Saugirdas Pukalskas, Alfredas Rimkus, Gabrielius Mejeras, Donatas Kriaučiūnas, Saulius Stravinskas, Tadas Vipartas, Andrius Ušinskas.

Yazar sırası: Kaynaktaki sıra aynen korunmuştur.

Sorumlu yazar: Saugirdas Pukalskas.

Eş katkı/eş birinci yazar: Kaynakta böyle bir beyan bulunmamaktadır.

Kurumlar: Department of Automobile Engineering, Faculty of Transport Engineering, Vilnius Gediminas Technical University, Vilnius, Lithuania; Department of Transport Engineering, Faculty of Technics, Vilniaus Kolegija/Higher Education Institution, Vilnius, Lithuania.

Dergi: Machines.

Yayınevi: MDPI.

Bibliyografik kayıt: Machines 2026, 14(6), 661.

DOI: 10.3390/machines14060661.

Resmî yayın bağlantısı:https://doi.org/10.3390/machines14060661

Yayın tarihi: 7 Haziran 2026.

Kaynak türü ve hakemlik durumu: Hakemli özgün araştırma makalesidir.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Finansman: Araştırma, “Mission-driven Implementation of Science and Innovation Programmes” projesi (No. 02-002-P-0001) kapsamında, “New Generation Lithuania” Economic Revitalization and Resilience Enhancement Plan tarafından finanse edilmiştir.

Veri erişilebilirliği: Çalışmada sunulan verilerin talep üzerine sorumlu yazardan edinilebileceği belirtilmiştir.

Teşekkür: Çalışmadaki sonuçların bir bölümü, AVL Advanced Simulation Technologies ile Vilnius Gediminas Technical University Faculty of Transport Engineering arasındaki iş birliği anlaşması kapsamında edinilen AVL BOOST™ içten yanmalı motor simülasyon yazılımı kullanılarak değerlendirilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması olmadığını beyan etmiştir.

Yazar katkıları: Saugirdas Pukalskas ve Alfredas Rimkus kavramsallaştırmada; Donatas Kriaučiūnas ve Saulius Stravinskas yöntemde; Alfredas Rimkus ve Andrius Ušinskas yazılımda; Alfredas Rimkus, Andrius Ušinskas ve Tadas Vipartas doğrulamada; Saugirdas Pukalskas biçimsel analizde; Saugirdas Pukalskas, Gabrielius Mejeras, Donatas Kriaučiūnas ve Saulius Stravinskas araştırmada görev almıştır. Kaynak sağlama, veri düzenleme, ilk taslak, inceleme/düzenleme, görselleştirme, gözetim, proje yönetimi ve finansman katkıları da kaynakta ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Bu Verianla makalesindeki deneysel yöntem, motor ve cihaz parametreleri, yakıt bileşimleri, yanma göstergeleri, enerji sonuçları, emisyon değerleri, yorumlar ve sınırlılıklar incelenen kaynak çalışmaya dayanmaktadır. Bibliyografik kimliğin doğrulanması dışında dış kaynaklardan yeni bilimsel deney veya bulgu eklenmemiştir.

Temel yöntemsel sınır: Bulgular Nissan HR16DE motor üzerinde 2500 rpm, 0,48 MPa BMEP ve stokiyometrik çalışma koşulunda elde edilmiştir. Yerel karışım homojenliği doğrudan ölçülmemiş; bu konudaki yorumlar yanma ve emisyon göstergelerinden türetilmiştir. Daha yüksek devir, daha yüksek yük veya farklı motor geometrileri için optimum hidrojen enjeksiyon basıncı bu çalışmayla belirlenmemiştir.

Kaynak içi not: Yöntemde 1,2; 1,4; 1,6 ve 1,9 bar deney noktaları bildirilmesine rağmen sıcaklık tartışmasının bir bölümünde 1,5 bar ifadesi geçmektedir. Ayrıca E10H0 yöntem bölümünde %10 etanol içeren benzin olarak tanımlanmasına karşın bazı şekil açıklamalarında “pure petrol” ifadesi kullanılmaktadır. Bu farklılıklar kaynakta bulunduğu biçimde tespit edilmiş ve sessizce değiştirilmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy