
Nominal anaforik kapsülleme, daha önce söylem içinde kurulmuş bir olay, durum, önerme veya değerlendirme temsilini bir isim öbeği aracılığıyla yeniden erişilebilir bir söylem varlığına dönüştüren anaforik bir mekanizmadır. Bu deneysel çalışma, İspanyolcada böyle bir temsilin belirli artikel veya gösterici belirleyici aracılığıyla yeniden erişime açılmasının çevrim içi dil işlemlemeyi değiştirip değiştirmediğini ve bu etkinin kapsülleyici ismin yeni kavramsal bilgi getirip getirmemesine bağlı olup olmadığını göz izleme yöntemiyle inceliyor. Nihai analiz 179 ana dili İspanyolca olan katılımcıya dayanıyor. Temel bulgu, göstericiliğin kendi başına bütün söylem boyunca genel bir işlemleme cezası yaratmadığı; ancak antecedenti yeni bir kavramsal çerçeve altında yeniden kategorileştiren isimlerle birleştiğinde kapsülleyici ifade üzerinde yerel okuma maliyetinin arttığıdır. Buna karşılık belirleyici türü ile bilgi yükü arasındaki doğrudan etkileşim istatistiksel olarak anlamlı değildir; bu nedenle koşullar arasındaki farklılaşma kesinleşmiş bir etkileşim olarak yorumlanamaz.
Çalışmanın çıkış noktası, belirli artikel ile gösterici belirleyicinin aynı söylem temsilini işaret edebilmesine rağmen aynı dilbilgisel talimatı vermemesidir. Belirli artikel, hedef temsilin bağlamdan geri getirilebilir olduğunu bildirirken gösterici belirleyici aynı temsilin ayrıca güncel dikkat odağı haline getirilmesini isteyen deiktik-dikkatsel bir talimat taşır. Araştırmanın temel sorusu, bu ek işlemsel talimatın okuma sırasında ölçülebilir bir bilişsel maliyet oluşturup oluşturmadığıdır.
Sonuçlar, bu maliyetin sabit olmadığını gösteriyor. Antecedent temsilini yalnızca daha genel bir kategori altında sürdüren ifadelerde gösterici ile artikel arasında güvenilir bir toplam okuma farkı bulunmazken, aynı antecedenti yeni bir kavramsal kategori altında yeniden yorumlayan ifadelerde gösterici kullanımı kapsülleyici isim öbeğinde hem toplam okuma süresini hem de ilk-geçiş okuma süresini artırmıştır. Etkinin bütün cümleye yayılmaması, ek bilişsel çabanın söylem temsilinin yeniden biçimlendirildiği yerel noktada yoğunlaşabileceğini düşündürmektedir.
Nominal anaforik kapsülleme ne yapar?
Normal bir isim anaforu çoğu zaman daha önce sözü edilmiş belirli bir nesne veya kişiye geri gönderimde bulunur. Nominal anaforik kapsüllemede ise geri getirilen şey çoğu kez önceki cümlede geçen tek bir isim değildir. Önceki cümleden çıkarılan olay, durum, önerme veya değerlendirme gibi bağlamca zenginleştirilmiş bir zihinsel temsil yeniden çağrılır ve bir isim aracılığıyla söylem içinde yeni bir varlık gibi kullanılabilir hale gelir.
Bu nedenle antecedenti yalnızca yüzeydeki bir kelime dizisi olarak düşünmek yeterli değildir. Çalışmanın kuramsal çerçevesinde önceki dilsel bölüm, okuyucunun bir zihinsel temsil kurmasını tetikler. Sonraki kapsülleyici isim öbeği ise bu temsili yeniden etkinleştirir, ona bir isimsel kategori verir ve söylemin devamında hakkında yeni bir yüklem kurulmasına izin verir.
Verianla için bağımsız bir açıklayıcı örnek düşünelim: “Kurul toplantıyı son anda iptal etti.” cümlesinin ardından “Bu karar çalışanları şaşırttı.” denildiğinde “bu karar” daha önce açıkça isim olarak bulunmayan bütün bir olayın söylem nesnesi haline getirilmesini sağlar. Bu örnek araştırmanın deney uyaranı değildir; mekanizmayı açıklamak için oluşturulmuş öğretici bir örnektir.
Belirli artikel ile gösterici aynı antecedente gönderimde bulunuyorsa neden farklı işlenebilir?
Çünkü çalışmanın kuramsal çerçevesinde isim, temsilin hangi kavramsal kategori altında anlaşılacağını belirlerken belirleyici bu temsile nasıl erişileceğine ilişkin işlemsel bir talimat verir; gösterici, basit tanımlanabilirliğe ek olarak temsilin güncel dikkat odağı haline getirilmesini ister.
Kavramsal anlam ve işlemsel anlam ayrımı
Çalışma, isim ile belirleyicinin katkısını birbirinden ayırır. İsimsel baş, okuyucuya temsilin ne olarak kavramsallaştırılacağını söyler. Belirleyici ise aynı temsilin nasıl bulunacağı ve nasıl erişileceği konusunda çıkarımsal süreci yönlendirir.
Belirli artikel, hedef söylem varlığının mevcut bağlam, ortak bilgi veya önceki söylem aracılığıyla benzersiz biçimde tanımlanabilir olduğunu işaret eder. Gösterici de belirli bir ifadedir; fakat buna ek olarak hedefin doğrudan erişilebilir ve dikkatsel olarak belirgin bir söylem nesnesi olarak ele alınmasını isteyen deiktik bir bileşen taşır.
Bu nedenle araştırmacılar göstericinin mutlaka daha fazla “kavramsal içerik” eklediğini varsaymazlar. Fark, temsilin içeriğinden çok okuyucunun o temsile erişmek için izlediği çıkarımsal yolun sınırlandırılmasındadır. Çalışmanın “procedural meaning” yaklaşımının merkezinde bu ayrım bulunur.
Genelleştirme ile yeniden kategorileştirme arasındaki fark
Deneyin ikinci boyutu, kapsülleyici ismin antecedente ne kadar yeni kavramsal bilgi eklediğidir. Genelleştirici kapsülleme antecedentte oluşturulan temsilin ana kavramsal sürekliliğini korur; önceki olayı daha geniş bir kategori altında yeniden nesneleştirir fakat yeni bir değerlendirme çerçevesi dayatmaz.
Yeniden kategorileştirici kapsülleme ise aynı antecedenti geri getirirken ona yeni bir kavramsal bakış açısı ekler. Önceden anlatılan olay artık yalnızca “bir olay” olarak değil, daha özgül veya değerlendirmeli bir kategori altında ele alınır. Dolayısıyla okuyucu yalnızca eski temsile geri dönmez; temsilin nasıl anlaşılması gerektiğini de günceller.
Deney bu ayrımı düşük bilgi yüküne sahip genelleştirici isim öbekleri ile yüksek bilgi yüküne sahip yeniden kategorileştirici isim öbekleri arasında operasyonelleştirir. Böylece belirleyicinin işlemsel talimatı ile ismin kavramsal katkısının birlikte nasıl işlendiği sınanabilir hale gelir.
İki işlemin aynı noktada birleşmesi neden önemlidir?
Gösterici bir temsilin hâlihazırda tanımlanabilir ve dikkat açısından erişilebilir bir hedef olarak işlenmesini ister. Yeniden kategorileştirici isim ise tam aynı anda o temsilin kavramsal kimliğini yeniden düzenlemektedir. Çalışmanın tartıştığı olasılık, okuyucunun burada iki işlemi birlikte yürütmesidir: önceki söylem temsilini yeni bir kategori altında kurmak ve aynı oluşmakta olan temsili göstericinin talep ettiği belirgin hedef olarak kullanmak.
Genelleştirici ifadede ise antecedentin kavramsal çerçevesi kökten değişmez. Bu nedenle göstericinin ek dikkatsel talimatı ile ismin kavramsal işlemi aynı istikrarlı temsile uygulanabilir. Deney sonuçlarının önemli bölümü, gösterici maliyetinin neden özellikle yeniden kategorileştirici ifadede görünür hale geldiği sorusunu bu yapı üzerinden tartışır.
İki araştırma hipotezi
H1, gösterici belirlemenin belirli artikelli kapsülleyici isim öbeklerine göre daha yüksek işlemleme çabası oluşturacağını öngörür. H2 ise bu ek maliyetin, ismin bilgi sürekliliğini koruduğu genelleştirme koşuluna göre yeni kavramsal bilgi eklediği yeniden kategorileştirme koşulunda daha güçlü olacağını öngörür.
Sonuçların yorumlanmasında bu iki hipotezin aynı düzeyde desteklenmediğini ayırmak gerekir. H1 yalnızca kısmi destek almıştır. H2 ile uyumlu basit-etki örüntüsü ortaya çıkmış, fakat belirleyici × bilgi yükü doğrudan etkileşim testi anlamlı çıkmamıştır.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
2 × 2 deney düzeni
Deney iki bağımsız değişkeni çaprazlar. Birinci değişken belirleyici türüdür: belirli artikel veya gösterici. İkinci değişken bilgi yüküdür: genelleştirme veya yeniden kategorileştirme. Böylece dört deneysel koşul oluşur.
| Bilgi yükü | Belirli artikel | Gösterici | Kavramsal işlem |
|---|---|---|---|
| Genelleştirme | Artikel + genel kapsülleyici isim | Gösterici + genel kapsülleyici isim | Antecedent temsilinin genel kategori altında sürdürülmesi |
| Yeniden kategorileştirme | Artikel + yeni kategorileştirici isim | Gösterici + yeni kategorileştirici isim | Antecedent temsilinin yeni kavramsal çerçevede yorumlanması |
Uyaranların sözdizimsel düzeni koşullar arasında sabit tutulmuş ve kritik değişiklik kapsülleyici isim öbeğinin belirleyicisi ile isimsel başının bilgi yüküyle sınırlandırılmıştır. Antecedent bütün koşullarda yüksek erişilebilirliğe sahip, açık ve rakip referentlerden arındırılmış biçimde tasarlanmıştır.
Analiz bölgeleri
Deneyde beş ilgi alanı tanımlanmış, mevcut analizde hipotezlerle doğrudan ilişkili üç bölge kullanılmıştır. Bütün kritik söylem/cümle bölgesi, yerel maliyetin genel entegrasyona taşınıp taşınmadığını ölçer. Kapsülleyici ifade bölgesi, belirleyici ile isimsel bilgi yükünün doğrudan birleştiği kritik alandır. Antecedent bölgesi ise kapsülleyici ifadeyi gördükten sonra okuyucunun önceki bilgiye dönme, kontrol etme veya yeniden analiz etme davranışını değerlendirmek için kullanılır.
Göz izleme ölçütleri
| Ölçüt | Kısaltma | Ne ölçer? | İşlemleme aşaması |
|---|---|---|---|
| Toplam okuma süresi | TRT | Bir bölgedeki bütün fiksasyonların toplam süresi | Toplam/yerel işlemleme çabası |
| İlk-geçiş okuma süresi | FRT | Bölgeye ilk girişten ilk çıkışa kadar fiksasyonların toplamı | İlk yorumun kurulması |
| Yeniden okuma oluşumu | RRO | Okuyucunun bölgeye daha sonra geri dönüp dönmediği | Kontrol / yeniden değerlendirme olasılığı |
| Yeniden okuma süresi | RRT | Yalnız geri dönüş gerçekleştiğinde sonraki okumaların toplam süresi | Sonraki işlemlemenin miktarı |
Katılımcılar ve deney düzeneği
Başlangıçta 208 ana dili İspanyolca olan kişi deneye katılmıştır. Kalibrasyon sorunu, göz izinin kaybedilmesi veya kritik denemelerde yetersiz kayıt kalitesi nedeniyle 29 kişinin verisi analiz dışında bırakılmış ve nihai örneklem 179 kişi olmuştur. Katılımcılar 18–40 yaş arasındadır; %65,9'u kadın ve %34,1'i erkektir. Normal veya düzeltilmiş-normal görmeye sahip olduklarını ve okuma bozuklukları bulunmadığını bildirmişlerdir.
Göz hareketleri EyeLink 1000 Plus ile kontrollü laboratuvar koşullarında kaydedilmiştir. Katılımcılar metinleri sessiz ve doğal biçimde okumuştur. Baş konumunu sabitlemek için çene ve alın desteği kullanılmış; deneyden önce kalibrasyon ve doğrulama yapılmış, kayıt kalitesi azaldığında kalibrasyon tekrarlanmıştır.
Katılımcılara araştırmanın gerçek referanssal manipülasyonu açıklanmamıştır. Kritik uyaranlar doldurucu diziler ve başka bir deneyin uyaranlarıyla dönüşümlü sunulmuş, sunum sırası sözde-rastgeleleştirilmiş ve aynı deney koşulunun kritik maddelerinin art arda gelmesi engellenmiştir. Amaç, katılımcının deney örüntüsünü önceden fark etmesini azaltmaktır.
İstatistiksel model
Okuma süreleri her ilgi alanındaki kelime sayısına bölünerek kelime başına normalize edilmiştir. TRT ve FRT için log-dönüştürülmüş kelime-normalize okuma sürelerine genelleştirilmiş eklemeli karma modeller uygulanmıştır. Pozitif RRT aynı yaklaşım altında yalnız yeniden okumanın gerçekleştiği gözlemler için modellenmiş; RRO ise logit bağlantılı binom modelle analiz edilmiştir.
Kaynakta verilen genel model yapısı:
Outcome ~ AOI * InformationalLoad * Determination + nLettersPerWord + s(Participant, bs="re") + s(Topic, bs="re")
Burada AOI analiz bölgesini, InformationalLoad genelleştirme–yeniden kategorileştirme karşıtlığını, Determination artikel–gösterici karşıtlığını temsil eder. Kelime başına harf sayısı kovaryat olarak modele alınmış; katılımcı ve konu için rastgele-etki smooth bileşenleri kullanılmıştır.
Modeller R'deki mgcv paketiyle restricted maximum likelihood yöntemi kullanılarak tahmin edilmiştir. Planlı karşılaştırmalar kuramsal olarak önceden tanımlandığından kaynak çalışma çoklu karşılaştırma düzeltmesi uygulamamıştır. Zamana dayalı sonuçlar milisaniye/kelime ve yüzde değişim; RRO sonuçları olasılık ve yüzde-puan farkı biçiminde raporlanmıştır.
Göstericilik gerçekten okuma maliyetini artırdı mı?
Genel olarak hayır; anlamlı artış özellikle antecedenti yeni bir kavramsal kategori altında yeniden yorumlayan kapsülleyici isim öbeklerinin yerel işlemlemesinde görüldü ve bu basit-etki örüntüsüne rağmen belirleyici türü ile bilgi yükünün doğrudan etkileşimi anlamlı değildi.
Bütün söylem düzeyinde sonuç
Bütün kritik söylem dizisinde gösterici kullanımı güvenilir bir genel işlemleme cezası üretmemiştir. Genelleştirme koşulunda TRT 227,0'dan 228,1 ms/kelimeye çıkmış (+%0,5; p=.873); yeniden kategorileştirmede ise 232,9'dan 231,0 ms/kelimeye değişmiştir (−%0,8; p=.798). Her iki fark da anlamlı değildir.
FRT, yeniden okuma olasılığı ve yeniden okuma süresi için de genel düzeyde anlamlı gösterici etkisi saptanmamıştır. Bu sonuç, gösterici kullanımının söylemin tamamını sürekli olarak daha zor hale getirdiği iddiasını desteklememektedir.
Kapsülleyici ifade: kritik yerel etki
| Koşul | Ölçüt | Artikel | Gösterici | Değişim | p |
|---|---|---|---|---|---|
| Genelleştirme | TRT | 231,2 ms/kelime | 236,1 ms/kelime | +%2,1 | .528 |
| Yeniden kategorileştirme | TRT | 241,7 ms/kelime | 265,4 ms/kelime | +%9,8 | .005 |
| Genelleştirme | FRT | 144,6 ms/kelime | 166,3 ms/kelime | +%15,0 | .111 |
| Yeniden kategorileştirme | FRT | 140,6 ms/kelime | 181,6 ms/kelime | +%29,2 | .004 |
TRT'de genelleştirme koşulundaki gösterici artışı anlamlı değildir. Yeniden kategorileştirme koşulundaki yaklaşık %9,8'lik artış ise anlamlıdır. FRT'de de aynı temel örüntü görülür: genelleştirmede %15'lik betimsel fark p=.111 ile anlamlı değilken yeniden kategorileştirmede %29,2'lik artış p=.004'tür.
Bu sonuç özellikle önemlidir çünkü FRT, okuyucunun kapsülleyici ifadeyle ilk karşılaşmasındaki işlemlemeyi temsil eder. Dolayısıyla recategorization koşulundaki fark yalnızca daha sonra ortaya çıkan bir yanlış anlama düzeltmesi veya yeniden okuma davranışı değildir; ilk temsil kurulurken görünür hale gelmektedir.
Bilgi yükünün kendi etkisi
Artikel kullanılan isim öbeklerinde yeniden kategorileştirme, genelleştirmeye göre TRT'yi 231,2'den 241,7 ms/kelimeye yükseltmiş olsa da fark anlamlı değildir (+%4,6; p=.175). Göstericili ifadelerde ise yeniden kategorileştirme 236,1'den 265,4 ms/kelimeye yükselmiş ve fark anlamlı bulunmuştur (+%12,4; p<.001).
Bununla birlikte bu basit karşılaştırmalardan “bilgi yükü ile göstericilik arasında kanıtlanmış etkileşim vardır” sonucu çıkarılamaz. TRT için doğrudan etkileşim p=.110, FRT için p=.328'dir. Çalışmanın H2 yorumunun “örüntü hipotezle uyumlu, ancak etkileşim istatistiksel olarak doğrulanmadı” şeklinde tutulmasının nedeni budur.
Yeniden okumada aynı etki görülmedi
Kapsülleyici ifade bölgesindeki RRO ve RRT karşılaştırmaları anlamlı değildir. Bu durum, esas farkın okuyucunun daha sonra ifadeye dönüp uzun süre yeniden çalışmasından çok ilk karşılaşmadaki temsil kurulumunda yoğunlaştığını destekleyen bir dağılım ortaya koyar.
Antecedent bölgesine geri dönüş
Antecedent bölgesinde de belirleyici türünün güvenilir bir etkisi bulunmamıştır. Örneğin yeniden kategorileştirme koşulunda TRT göstericili dizilerde betimsel olarak daha düşük olsa da fark p=.070 düzeyindedir ve anlamlı değildir. İlk-geçiş süresi, yeniden okuma olasılığı ve yeniden okuma süresi için de anlamlı belirleyici etkileri görülmemiştir.
Antecedentte ilk-geçiş ölçümlerinin ayrıca deneysel manipülasyondan önce gerçekleştiği unutulmamalıdır. Bu nedenle burada koşullar arasında sistematik fark bulunmaması, kritik ifadeyi görmeden önce gruplar arasında belirgin bir işlemleme ayrışması olmadığıyla uyumludur.
Neden yerel bir maliyet var ama bütün cümle daha zor okunmuyor?
Çalışmanın yorumu, ek işlemleme çabasının temsilin yeniden çağrıldığı ve yeni bir kavramsal kategori altında kurulduğu kapsülleyici isim öbeğinde yoğunlaştığı; bu işlem tamamlandıktan sonra ortaya çıkan söylem varlığının cümlenin devamına ek bir düzeltme gerektirmeden entegre edilebildiği yönündedir.
Söylem telafisi
Yeniden kategorileştirme koşulundaki anlamlı TRT ve FRT etkileri yalnız kritik kapsülleyici ifadede ortaya çıkmıştır. Bütün söylem düzeyinde aynı fark devam etmemiş ve antecedente daha sonra dönme davranışında da güvenilir bir artış oluşmamıştır.
Bu dağılım, işlemleme çabasının söylem boyunca eşit biçimde yayılmak yerine bilişsel etkinin üretildiği noktada yatırılabileceği görüşüyle uyumludur. Okuyucu kapsülleyici ifadede antecedenti geri getirir, onu isimsel bir söylem varlığı haline getirir ve yeniden kategorileştirme varsa kavramsal yapısını günceller. Bu iş tamamlandıktan sonra yeni temsil söylemin geri kalanında kullanılabilir hale gelir.
Bu nedenle daha uzun ilk-geçiş süresi, çalışmanın yorumuna göre geç bir “onarım” işaretinden çok, ilk söylem temsilinin oluşturulması sırasında ortaya çıkan ek çabanın göstergesidir.
H1 ve H2 için nihai değerlendirme
H1 kısmen desteklenmiştir. Gösterici belirleyici bütün koşullarda veya bütün analiz bölgelerinde daha yüksek işlemleme maliyeti üretmemiştir. Güvenilir maliyet özellikle yeniden kategorileştirici kapsülleyici ifadede görülmüştür.
H2 için sonuç daha sınırlıdır. Basit-etki örüntüsü, göstericinin yeniden kategorileştirmede daha maliyetli olduğu beklentisiyle uyumludur. Ancak doğrudan Determination × Informational Load etkileşimi anlamlı çıkmadığından H2 istatistiksel olarak doğrulanmış kabul edilmemelidir.
Çalışma ne söylüyor, ne söylemiyor?
Çalışma, göstericilerin belirli artikellere göre doğası gereği her zaman daha zor işlendiğini göstermiyor. Ayrıca yalnızca “daha fazla bilgi = daha fazla zorluk” gibi tek boyutlu bir açıklama da sunmuyor. Bulgular, belirleyicinin işlemsel talimatıyla ismin kavramsal işleminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşündürüyor.
Çalışmanın desteklediği daha dar sonuç şudur: yüksek erişilebilirliğe sahip ve rakip referent içermeyen İspanyolca söylem bağlamlarında, gösterici kullanımının ek işlemleme maliyeti genel değildir; belirli bir kavramsal yeniden çerçeveleme koşulunda kapsülleyici isim öbeğinin yerel işlemlemesinde görünür hale gelmiştir.
Bu sonuçların sınırları da açıktır. Örneklem ana dili İspanyolca olan ve tek bir üniversite ortamından toplanan katılımcılara dayanır. Antecedentler özellikle yüksek erişilebilir ve belirsizlikten arındırılmıştır. Dolayısıyla rekabet eden birden fazla antecedentin bulunduğu, başka dillerin kullanıldığı veya farklı söylem koşullarının uygulandığı durumlarda aynı işlemleme örüntüsünün zorunlu olarak ortaya çıkacağı gösterilmiş değildir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün çalışma:Definiteness and Demonstrativity in Nominal Anaphoric Encapsulation: Eye-Tracking Evidence in Spanish.
Yazarlar: Mathis Teucher, Adriana Cruz ve Óscar Loureda. Yazarların tamamı Heidelberg University, Heidelberg Center for Ibero-American Studies (HCIAS) afiliyasyonuyla verilmiştir. Sorumlu yazar Mathis Teucher'dir.
Kaynak türü: İnsan katılımcılı deneysel psikodilbilim ve söylem işleme çalışması; göz izleme yöntemi kullanılmıştır.
Platform: SSRN. Kaynak PDF elektronik kopya için SSRN abstract=7370055 adresini vermektedir.
Hakemlik: PDF çalışmayı açık biçimde “preprint research paper” ve “not peer reviewed” olarak tanımlamaktadır. Dolayısıyla sonuçlar hakemli version of record gibi sunulmamıştır.
DOI, dergi, yayınevi ve lisans: Yüklenen PDF bu çalışma için söz konusu alanları sağlamamaktadır. Güvenilir biçimde doğrulanamayan bilgi eklenmemiştir.
Örneklem: Başlangıçta 208 ana dili İspanyolca katılımcı; kalite dışlamalarından sonra n=179. Katılımcılar Bogotá'daki Universidad Nacional de Colombia'dan toplanmıştır.
Cihaz: EyeLink 1000 Plus göz izleyici.
Deney tasarımı: Belirleyici türü (belirli artikel/gösterici) × bilgi yükü (genelleştirme/yeniden kategorileştirme) faktörlerinden oluşan 2 × 2 düzen.
Bağımlı değişkenler: Total Reading Time (TRT), First-pass Reading Time (FRT), Re-reading Occurrence (RRO) ve Re-reading Time (RRT).
İstatistik: Kelime-normalize zaman ölçüleri için log1p dönüşümlü genelleştirilmiş eklemeli karma modeller; RRO için logit bağlantılı binom model. Sabit etkiler AOI, bilgi yükü, belirleyici ve bunların etkileşimlerinden oluşmuş; harf/kelime sayısı kovaryat, katılımcı ve konu rastgele etkiler olarak modellenmiştir. Modeller R/mgcv ile restricted maximum likelihood kullanılarak tahmin edilmiştir. Önceden planlanmış karşılaştırmalar için çoklu karşılaştırma düzeltmesi uygulanmamıştır.
Çıkar çatışması: Yazarlar açıklanacak bir çıkar çatışması olmadığını bildirmiştir.
Finansman: Çalışmanın kamu, ticari veya kâr amacı gütmeyen fon kuruluşlarından özel bir hibe almadığı belirtilmiştir.
Bilgilendirilmiş onam ve etik: Bütün katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmış; insan katılımcılı prosedürlerin ilgili kurumsal ve/veya ulusal etik standartlara uygun yürütüldüğü bildirilmiştir.
Veri erişilebilirliği: Bulguları destekleyen veri ile istatistiksel analiz kodunun Open Science Framework üzerinde açık olduğu belirtilmiştir. Veriler Universidad Nacional de Colombia bünyesindeki Laboratorio Interdisciplinario de Investigación en Comunicación, Cultura y Cognición'da toplanmıştır.
Temel yorum sınırı: Recategorization koşulundaki anlamlı TRT ve FRT basit etkileri, belirleyici ile bilgi yükü arasında istatistiksel olarak doğrulanmış bir etkileşim anlamına gelmez. Doğrudan etkileşim testleri anlamlı değildir. Bu nedenle çalışma H2'yi kesin doğrulayan sonuç olarak değil, H2 ile uyumlu fakat daha ileri sınama gerektiren bir örüntü olarak okunmalıdır.
Verianla hazırlama yöntemi: Kaynak PDF'nin abstract veya discussion bölümleri satır satır çevrilmemiştir. Kuramsal problem, deney tasarımı, ölçüm değişkenleri, sayısal sonuçlar, istatistiksel sınırlar ve yazarların yorumları bütün çalışma üzerinden çıkarılmış; içerik Verianla'nın bağımsız öğretici Türkçe mimarisinde yeniden kurulmuştur. Kaynakta olmayan deney sonucu, sayı, etki, mekanizma veya istatistik eklenmemiştir.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir