Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Eğitim / Nicel Derslerde Aidiyet, Dezavantaj ve Kariyer Niyeti: 120 Öğrenciyle Yapılan Pilot Çalışma
Eğitim

Nicel Derslerde Aidiyet, Dezavantaj ve Kariyer Niyeti: 120 Öğrenciyle Yapılan Pilot Çalışma

Bu pilot çalışma, işletme, ekonomi psikolojisi, turizm ve bağlantılı lisans programlarında okuyan 120 öğrencinin nicel ve istatistiksel derslerde yaşadığı dezavantajları, aidiyet duygusunu, öz yeterlik algısını, öğrenme güçlüklerini ve nicel bir mesleğe yönelme niyetini incelemiştir.

30/07/2026  Veri Anla 52 görüntüleme
Nicel Derslerde Aidiyet, Dezavantaj ve Kariyer Niyeti: 120 Öğrenciyle Yapılan Pilot Çalışma

Bu pilot çalışma, işletme, ekonomi psikolojisi, turizm ve bağlantılı lisans programlarında okuyan 120 öğrencinin nicel ve istatistiksel derslerde yaşadığı dezavantajları, aidiyet duygusunu, öz yeterlik algısını, öğrenme güçlüklerini ve nicel bir mesleğe yönelme niyetini incelemiştir. Haziran 2026’da kâğıt üzerinde uygulanan yeni bir anketten elde edilen veriler betimsel istatistikler, grup karşılaştırmaları, Spearman korelasyonları, Firth lojistik regresyonu ve açık uçlu yanıtların nitel içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Dezavantaj deneyimleri genel olarak düşük bulunurken kadın öğrenciler, istatistiksel sonuçları başkalarına anlaşılır biçimde sunma konusunda erkeklerden belirgin ölçüde daha düşük güven bildirmiştir. Nicel bir kariyere yönelme niyeti genel öz yeterlikten çok istatistik sunma güveni ve nicel derslere aidiyetle ilişkili görünmüştür. Bununla birlikte araştırma tek kurumdaki küçük ve rastgele seçilmemiş bir örnekleme, öz bildirimlere ve kesitsel kariyer niyetlerine dayandığından nedensellik veya geniş öğrenci nüfuslarına genellenebilirlik göstermemektedir.

Örneklemin yüzde 77,5’i kadın, yüzde 62,1’i ailesinde yükseköğretime devam eden ilk kişi niteliğindeki birinci kuşak üniversite öğrencileri ve yüzde 28,8’i öğrenimlerini etkileyen bir sağlık sorunu bildiren öğrencilerden oluşmuştur. Öğrencilerin en sık belirttiği güçlükler yetersiz ön bilgi veya dersin talepleri ile çalışma, bakım sorumlulukları ya da benzeri nedenlerden kaynaklanan zaman yüküdür. Bulgular, öğrencilerin karşılaştığı temel sorunun yalnızca açık ayrımcılık olmayabileceğini; derslere hazırlık düzeyi, zaman baskısı, öğretim biçimi, destek noktalarının görünürlüğü ve belirli nicel görevlerde hissedilen yeterliğin de kariyer planlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Araştırmanın temel sorusu nedir?

Araştırma, işletme ve bağlantılı programlardaki öğrencilerin nicel dersleri nasıl deneyimlediğini beş temel soru üzerinden ele almaktadır:

  1. Nicel derslerde yaşanan dezavantaj ne kadar yaygındır ve öğrenciler bu deneyimi hangi kişisel özelliklere bağlamaktadır?
  2. Dezavantaj, öz yeterlik ve aidiyet; cinsiyet, birinci kuşak üniversite öğrencisi olma ve öğrenim programı bakımından farklılaşmakta mıdır?
  3. Öz yeterlik ve aidiyet, nicel bir meslek alanına yönelme niyetiyle nasıl ilişkilidir?
  4. Çalışma için geliştirilen anketin ölçüm özellikleri nasıldır ve pilot uygulama hangi düzeltmelere işaret etmektedir?
  5. Öğrenciler nicel derslerde hangi güçlükleri yaşamakta ve öğretim ya da kurumsal destek hangi alanlara yöneltilebilmektedir?

Çalışmanın önemli yönlerinden biri, araştırma alanını erkeklerin çoğunlukta olduğu mühendislik veya doğa bilimleri programlarıyla sınırlamamasıdır. Örneklem ağırlıklı olarak kadın öğrencilerden ve işletme, ekonomi psikolojisi, turizm yönetimi ile bağlantılı programlardan oluşmaktadır. Böylece STEM alanlarında tartışılan öz yeterlik, aidiyet ve dezavantaj mekanizmalarının kadınların çoğunlukta olduğu farklı bir eğitim ortamında da görülüp görülmediği araştırılmıştır.

Çalışma neden önemlidir?

İstatistik, matematik, ekonometri ve veri analizi dersleri birçok işletme ve sosyal bilim programının zorunlu parçalarıdır. Ancak öğrenciler bu derslere aynı okul geçmişi, matematik hazırlığı, zaman olanağı veya destek ağıyla başlamamaktadır. Çalışma bu farklılıkları yalnızca akademik başarı açısından değil, öğrencinin kendisini alana ait hissedip hissetmemesi ve gelecekte nicel bir mesleği seçmeyi düşünüp düşünmemesi açısından değerlendirmektedir.

Araştırmanın kuramsal çerçevesinde sosyal bilişsel kariyer kuramı kullanılmaktadır. Bu yaklaşım, kişinin belirli bir alandaki görevleri yerine getirebileceğine dair inancının ilgi, seçim ve devamlılık üzerinde rol oynayabileceğini öne sürmektedir. Araştırmada genel öz yeterlik ile belirli bir nicel göreve ilişkin güven özellikle ayrılmıştır. Genel öz yeterlik, kişinin zor ve karmaşık sorunlarla başa çıkabileceğine ilişkin geniş algısını; alan-özgül öz yeterlik ise istatistiksel sonuçları istatistik uzmanı olmayan bir kitleye anlaşılır biçimde sunabilme güvenini ifade etmektedir.

Örneklem nasıl oluşturulmuştur?

Anketler Haziran 2026’da Hochschule Harz bünyesindeki başlangıç düzeyi derslerde kâğıt üzerinde uygulanmıştır. Örneklem rastgele seçilmemiştir; anketin dağıtıldığı derslerde o sırada bulunan öğrenciler çalışmaya katılmıştır. Toplam 120 öğrencinin 59’u çeşitli başlangıç istatistik derslerinden, 55’i başlangıç ekonomi dersinden ve 6’sı uygulama projesi dersinden gelmiştir.

Örneklem özelliğiÖğrenci sayısıGeçerli yanıtlar içindeki oran
Kadın93%77,5
Erkek27%22,5
Birinci kuşak üniversite öğrencisi72%62,1; geçerli n = 116
Göç geçmişi bildiren14%12,7; geçerli n = 110
Öğrenimi etkileyen sağlık sorunu bildiren32%28,8; geçerli n = 111
İşletme ve bağlantılı programlar45%38,1; geçerli n = 118
Turizm yönetimi33%28,0
Ekonomi psikolojisi31%26,3
Pazarlama yönetimi9%7,6

Şekil 1’in sol bölümünde kadınlar, birinci kuşak öğrenciler, göç geçmişi bulunanlar ve sağlık sorunu bildirenler yatay çubuklarla gösterilmektedir. Sağ bölümde program gruplarının öğrenci sayıları yer almaktadır. Görsel, örneklemin kadınların çoğunlukta olduğu ve önemli ölçüde birinci kuşak üniversite öğrencilerinden oluşan heterojen bir yapı taşıdığını göstermektedir.

Üniversiteye giriş koşulları ne kadar farklıydı?

Öğrencilerin üniversiteye başlarken sahip olduklarını düşündükleri nicel ön bilgi 1 ile 5 arasındaki ölçekte ortalama 2,73, standart sapma 0,91 olarak ölçülmüştür. Dağılım özellikle orta değer olan 3 çevresinde yoğunlaşmıştır. Üniversiteye giriş belgesindeki ortalama not 2,12’dir; Alman not sisteminde 1 en iyi notu temsil etmektedir.

Geçerli yanıt veren 119 öğrenciden 38’i, yani yüzde 31,9’u okulda ileri düzey matematik veya fizik dersi aldığını bildirmiştir. Mesleki eğitim geçmişi bulunanların sayısı ise 118 öğrenci içinde 9, yani yüzde 7,6’dır. Şekil 2, öğrencilerin büyük bölümünün ön bilgi düzeyini orta seviyede değerlendirdiğini ve ileri matematik ya da fizik hazırlığının örneklemin yaklaşık üçte biriyle sınırlı kaldığını göstermektedir.

Anket hangi yapıları ölçmüştür?

Araştırmacı, sınıf ortamında kısa sürede uygulanabilecek ve dezavantaj deneyimi, aidiyet ile istatistik öz yeterliğini birlikte ölçebilecek tek bir doğrulanmış Almanca araç bulunmadığı gerekçesiyle yeni bir anket geliştirmiştir. Anket dört bölümden oluşmaktadır:

  • Üniversite öncesi hazırlık: Ön bilgi, okul matematiğine ilgi, ileri düzey dersler, mesleki eğitim ve okul bitirme notu.
  • Üniversitedeki öğrenim deneyimi: Ders güçlükleri, öğretim ve sınav biçimleri, destek kişileri, bırakma ya da bölüm değiştirme düşünceleri ve nicel ders notları.
  • Öz yeterlik, kariyer ve dezavantaj: Genel öz yeterlik, istatistik sunma güveni, nicel kariyer niyeti, yeterliğin sorgulanması, ciddiye alınmama ve desteğe ya da fırsatlara erişimin engellenmesi.
  • Sosyodemografik özellikler: Yaş, cinsiyet, göç geçmişi, ebeveyn eğitimi, çalışma süresi, bakım sorumluluğu ve öğrenimi etkileyen sağlık sorunları.

Genel öz yeterlik, doğrulanmış Almanca ASKU kısa ölçeğinin üç maddesiyle ölçülmüştür. İstatistik sunma güveni ve aidiyet ise birer maddeyle değerlendirilmiştir. Dezavantaj ölçeği; kişinin yeterliğinin nesnel neden olmaksızın sorgulanması, öğretim veya değerlendirme sırasında başkalarından daha az ciddiye alınması ve destek, kaynak ya da fırsatlara erişiminin engellenmesi olmak üzere üç davranış temelli maddeden oluşmuştur.

Dezavantaj deneyimi ne kadar yaygındı?

Örneklemde bildirilen dezavantaj düzeyi düşüktür. Üç maddeden oluşturulan dezavantaj endeksinin ortalaması 1 ile 5 arasındaki ölçekte 1,45, standart sapması 0,63’tür. Yanıtların ölçeğin en düşük ucunda yoğunlaşması güçlü bir taban etkisi oluşturmuştur.

Dezavantaj göstergesiOrtalamaStandart sapma“Hiçbir zaman” yanıtı
Yeterliğin nesnel neden olmadan sorgulanması1,740,97%57,5
Başkalarından daha az ciddiye alınma1,390,70%73,1
Destek, kaynak veya fırsatlara erişimin engellenmesi1,240,62%82,9

Şekil 3’teki yığılmış yatay çubuklar, “hiçbir zaman” yanıtının üç göstergede de en büyük bölümü oluşturduğunu göstermektedir. En sık karşılaşılan deneyim, öğrencinin yeterliğinin sorgulanmasıdır. Kaynak veya fırsatlara erişimin engellenmesi ise en seyrek bildirilen durumdur.

Dezavantajın hangi özelliğe bağlandığını soran maddeyi yanıtlayan 85 kişi arasında en sık belirtilen neden cinsiyettir. On sekiz öğrenci, yani bu soruyu yanıtlayanların yüzde 21,2’si cinsiyeti işaretlemiştir. Şekilde yaş yaklaşık yüzde 8, diğer nedenler yüzde 7, sosyal veya aile kökeni yüzde 6, göç ya da dil geçmişi yüzde 5 ve sağlık durumu yaklaşık yüzde 2 düzeyindedir.

Bu sonuç, örneklemde dezavantajın yaygın olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine deneyimlerin çoğu düşük sıklıkta bildirilmiştir. Bulgular yalnızca bir dezavantaj nedeni belirtildiğinde cinsiyetin diğer seçeneklerden daha sık seçildiğini göstermektedir. Güçlü taban etkisi, ölçeğin daha düşük yoğunluktaki veya daha örtük deneyimleri yeterince yakalayıp yakalamadığı sorusunu da açık bırakmaktadır.

Kadın ve erkek öğrenciler arasında hangi farklar bulundu?

Genel öz yeterlik, aidiyet ve toplam dezavantaj puanı bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir cinsiyet farkı bulunmamıştır. Buna karşılık kadın öğrenciler, istatistiksel sonuçları uzman olmayan bir kitleye anlaşılır biçimde sunma konusunda erkeklerden daha düşük güven bildirmiştir.

KarşılaştırmaSonuçEtki büyüklüğü ve belirsizlik
İstatistik sunma güveniKadın ortalaması 2,45; erkek ortalaması 3,26; p = 0,002Cohen’in d değeri 0,75; %95 güven aralığı 0,31–1,18
Genel öz yeterlikAnlamlı fark yok; p = 0,136d = 0,35; %95 güven aralığı −0,08–0,78
AidiyetAnlamlı fark yok; p = 0,322d = 0,19; %95 güven aralığı −0,24–0,62
Yaşanan dezavantajAnlamlı fark yok; p = 0,437d = 0,18; %95 güven aralığı −0,26–0,61

Cohen’in d değeri, iki grubun ortalamaları arasındaki farkı ortak değişkenlik cinsinden ifade etmektedir. İstatistik sunma güvenindeki 0,75 düzeyindeki etki, örneklem içinde belirgin bir fark bulunduğunu göstermektedir. Ancak kullanılan gösterge yalnızca tek bir öz bildirim maddesidir. Sonuç kadın öğrencilerin nicel becerilerinin, gerçek sunum performanslarının veya istatistik başarılarının daha düşük olduğunu kanıtlamamaktadır; yalnızca bu belirli göreve ilişkin bildirdikleri güvenin daha düşük olduğunu göstermektedir.

Programlar arasında fark bulundu mu?

Yaşanan dezavantaj puanı program grupları arasında farklılaşmıştır; tek yönlü varyans analizinde p değeri 0,001, eta-kare değeri 0,13 olarak bildirilmiştir. Farkın ağırlıklı olarak ekonomi psikolojisi öğrencilerindeki çok düşük puanlarla turizm yönetimi öğrencilerindeki görece yüksek puanlar arasından kaynaklandığı belirtilmiştir.

Bununla birlikte puanların genel olarak ölçeğin alt ucunda toplanması, program gruplarının küçük olması ve analizlerin çoklu karşılaştırma düzeltmesi yapılmadan yürütülmesi nedeniyle bu sonuç doğrulayıcı bir program etkisi olarak yorumlanamaz. Fark istatistiksel olarak görünür olsa da mutlak dezavantaj düzeyi düşük kalmaktadır.

Nicel kariyer niyeti hangi değişkenlerle ilişkiliydi?

Öğrencilerin 20’si nicel bir meslek alanına yönelmeyi düşündüğünü, 71’i düşünmediğini bildirmiş; 29 yanıt ise belirsiz veya analize uygun olmayan kategoride kalmıştır. Belirtilen alanlar arasında pazar araştırması 10, danışmanlık 8, girişimcilik 3, araştırma 2 ve veri analizi 1 kez anılmıştır.

Spearman korelasyonları, nicel kariyer niyetinin istatistik sunma güveniyle pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir: r = 0,31 ve p = 0,003. Aidiyetle ilişki daha küçük olmakla birlikte pozitiftir: r = 0,22 ve p = 0,039. Genel öz yeterlikle ilişki r = 0,15 düzeyinde kalmış ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.

Bu karşılaştırma çalışmanın temel sonuçlarından biridir. Öğrencinin genel olarak zor işlerin üstesinden gelebileceğine inanması, nicel kariyer niyetiyle belirgin biçimde ilişkili görünmezken istatistiksel bir sonucu sunabilme gibi alana özgü güven ve nicel derslere ait hissetme kariyer niyetiyle birlikte değişmiştir.

Aidiyet ile yaşanan dezavantaj arasında negatif bir ilişki bulunmuştur: r = −0,32 ve p < 0,001. Daha fazla dezavantaj bildiren öğrenciler kendilerini nicel derslere daha az ait hissetme eğilimindedir. Ancak kesitsel tasarım, dezavantajın düşük aidiyete neden olduğunu veya düşük aidiyetin dezavantaj algısını artırdığını belirleyemez.

Lojistik regresyon sonuçları ne anlama geliyor?

Sınırlı sayıdaki olumlu kariyer niyeti nedeniyle araştırmacı, küçük örneklem yanlılığını azaltmak amacıyla Firth cezalandırılmış lojistik regresyonu kullanmıştır. Model 91 öğrenci ve nicel kariyer niyeti bildiren 20 olay üzerinden kurulmuş, aynı anda yalnızca iki açıklayıcı değişkene yer verilmiştir.

Model değişkeniOlasılık oranı%95 güven aralığıp değeri
İstatistik sunma güveniOR = 1,811,17–2,940,007
Nicel derslere aidiyetOR = 1,841,03–3,570,040

Diğer değişken sabit tutulduğunda, 1–5 ölçeğinde istatistik sunma güvenindeki her bir puanlık artış nicel kariyer niyetine ait odds değerinin 1,81 katıyla; aidiyetteki her bir puanlık artış ise 1,84 katıyla ilişkili bulunmuştur. Odds oranı, kariyer seçme olasılığının doğrudan yüzde 81 veya yüzde 84 arttığı anlamına gelmez. Bulgular ilişki göstermektedir ve deneysel olmayan kesitsel tasarım nedeniyle nedensel etki olarak okunamaz.

Şekil 5’in alt bölümündeki kutu grafikler, nicel kariyer niyeti bildiren öğrencilerin istatistik sunma güveni ve aidiyet puanlarının genel olarak daha yüksek dağıldığını göstermektedir. Bununla birlikte gruplar arasında örtüşme vardır; hiçbir psikolojik gösterge öğrencinin kariyer planını tek başına belirlememektedir.

Öğrencilerin en sık bildirdiği güçlükler nelerdir?

Güçlük sorusunu yanıtlayan 113 öğrencinin tamamı en az bir sorun bildirmiş ve öğrenci başına ortalama 2,1 güçlük seçilmiştir. Şekil 6’da en uzun çubuklar yetersiz ön bilgi veya ders talepleri ile zaman yüküne aittir.

Bildirilen güçlükÖğrenci sayısıYanıt verenler içindeki oran
Yetersiz ön bilgi veya dersin talepleri73%65
Çalışma veya bakım sorumluluğu kaynaklı zaman yükü54%48
Öğretim ve değerlendirme biçimleri35%31
Yazılım veya programlama18%16
Bağlantı veya aidiyet eksikliği18%16
Başvurulabilecek kişi veya destek eksikliği15%13
Sağlık nedenleri9%8
Diğer nedenler8%7
Mali durum7%6

Geçerli yanıt veren 118 öğrenciden 34’ü, yani yüzde 28,8’i öğretim ve değerlendirme biçimlerinin farklı öğrenme ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığını belirtmiştir. Bu maddenin ortalaması 3,06, standart sapması 0,85’tir. Ayrıca 107 öğrenciden 22’si, yani yüzde 20,6’sı bölümde destek almak için başvurabileceği kimse bulunmadığını bildirmiştir.

Toplam 119 öğrenciden 43’ü, yani yüzde 36,1’i nicel dersi veya öğrenim programını değiştirmeyi ya da bırakmayı en azından düşünmüştür. Bu oran fiilen bölüm bırakıldığı anlamına gelmemektedir; “düşünmüş olma” ile somut bırakma davranışını aynı kategoride değerlendirmemek gerekir.

Notlar ile dezavantaj arasında nasıl bir ilişki görüldü?

Nicel çekirdek ders notu bulunan 81 öğrencinin ortalaması 2,43, standart sapması 1,23’tür. Alman not sisteminde daha yüksek sayılar daha düşük başarıyı temsil etmektedir. Nicel ders notu ile yaşanan dezavantaj arasında ρ = 0,31 düzeyinde pozitif ilişki bulunmuştur. Buna göre daha zayıf nota sahip öğrenciler daha fazla dezavantaj bildirme eğilimindedir.

Bu ilişki dezavantajın düşük nota neden olduğunu göstermemektedir. Başarı güçlüğü yaşayan öğrenciler çevrelerindeki davranışları farklı değerlendirebilir, dezavantaj deneyimleri başarıyı etkileyebilir veya her ikisi de araştırmada ölçülmeyen başka koşullarla ilişkili olabilir. Çalışmada öz bildirime dayalı güçlük sayısı ve istatistik sunma güveninin notla anlamlı bir ilişkisi görülmemiş; aidiyetle not arasındaki ilişki ise zayıf düzeyde kalmıştır.

Sağlık sorunları nasıl dağılmıştır?

Öğrenimi etkileyen bir sağlık sorunu bildiren 32 öğrencinin 20’si, yani yüzde 62,5’i psikolojik bir durum bildirmiştir. Geri kalan 12 öğrenci psikolojik olmayan sağlık sorunları kategorisindedir. Şekil 7, bu örneklemdeki yüzde 62’lik psikolojik payı çalışmada kullanılan yüzde 65’lik ulusal referansla yan yana göstermektedir.

Bu bulgu tüm öğrencilerin yüzde 62,5’inin psikolojik sorun yaşadığı anlamına gelmez. Oran yalnızca öğrenimini etkileyen herhangi bir sağlık sorunu bildiren 32 kişilik alt grup içindeki dağılımı göstermektedir.

Açık uçlu yanıtlar ne gösterdi?

Okul matematiğinde eşit ilgiye rağmen başkalarının daha fazla teşvik edilip edilmediğini soran açık uçlu maddeyi 89 öğrenci yanıtlamıştır. Bunların 63’ü böyle bir deneyim yaşamadığını belirtmiştir. Farklı muamele tarif eden 26 yanıtın 21’i başarı veya yetenek düzeyine dayalı ayrımla ilgilidir. Cinsiyet ve sosyal ya da aile kökeni birer kez belirtilmiş, üç yanıt ise öğretmene bağlı veya belirsiz nedenler kategorisine alınmıştır.

Bölümün istatistik ve veri bilimi alanlarında daha eşit kariyer yolları oluşturmak için neler yapması gerektiğini soran maddeye 42 öğrenci yanıt vermiştir:

  • 12 öğrenci daha fazla uygulama, etüt, danışmanlık veya temas saati istemiştir.
  • 7 öğrenci ön bilgi farklılıklarını azaltacak hazırlık ya da köprü dersleri önermiştir.
  • 5 öğrenci daha açık ve uygulama odaklı öğretim talep etmiştir.
  • 4 öğrenci daha fazla kadın öğretim elemanı veya rol model bulunmasını istemiştir.
  • 14 yanıt programlama desteği, zamanlama, personel eğitimi ve diğer öneriler arasında dağılmıştır.

Nitel yanıtlar tek bir değerlendirici tarafından kodlanmıştır. Bağımsız ikinci bir kodlayıcı kullanılmadığından kategorilerin güvenirliği ölçülmemiştir. Bu nedenle temalar örneklemin temsili oranları değil, pilot araçta ortaya çıkan açıklayıcı işaretler olarak değerlendirilmelidir.

Anketin ölçüm özellikleri nasıldı?

Üç maddelik ASKU genel öz yeterlik ölçeğinin Cronbach alfa değeri 0,80, üç maddelik dezavantaj ölçeğinin alfa değeri ise 0,73’tür. Bu değerler maddelerin örneklem içinde birlikte hareket ettiğini göstermektedir. Ancak dezavantaj maddelerindeki güçlü taban etkisi varyansı sınırlandırdığı için 0,73’lük katsayı tek başına yüksek ölçüm kalitesinin kanıtı olarak görülmemiştir.

Aidiyet ve istatistik sunma güveni birer maddeyle ölçüldüğünden bu yapılar için iç tutarlılık hesaplanamamıştır. Aidiyet maddesi aynı cümlede hem “saygı görme” hem de “ait hissetme” durumunu sormaktadır. Araştırmacı bu çift yönlü yapının sonraki ankette iki ayrı maddeye bölünmesini önermektedir.

Nicel derslerdeki dezavantajın diğer derslerden daha sık yaşanıp yaşanmadığını soran C5 maddesinde 13 öğrenci hem bir sıklık değeri hem de “böyle bir deneyim yaşamadım” seçeneğini işaretlemiştir. Birbirleriyle çelişen bu yanıtlar analiz edilemediği için maddenin zorunlu bir filtre sorusuyla yeniden tasarlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Grafikler ve tabloların birlikte verdiği temel mesaj nedir?

Şekil 3’teki dezavantaj grafiği, olumsuz deneyimlerin düşük sıklıkta kaldığını; Şekil 4’teki korelasyon ısı haritası ise aidiyet, alan-özgül güven ve kariyer niyeti arasındaki ilişkilerin genel öz yeterlikten daha görünür olduğunu göstermektedir. Isı haritasındaki en belirgin ilişkilerden biri okul bitirme notuyla güncel nicel ders notu arasındaki 0,49’luk pozitif korelasyondur. Alman not sisteminde yüksek puan daha zayıf başarı anlamına geldiğinden okulda daha zayıf not alan öğrencilerin üniversitedeki nicel ders notlarının da görece zayıf olma eğilimi görülmektedir.

Şekil 6’daki çalışma güçlükleri grafiğinde ön bilgi ve zaman yükü diğer seçeneklerden açık biçimde ayrılmaktadır. Bu durum öğrencilerin karşılaştığı sorunların yalnızca kimlik temelli dezavantajla açıklanamayacağını, akademik hazırlık ve yaşam koşullarının da önemli olduğunu göstermektedir. Ancak çalışma herhangi bir destek programını deneysel olarak uygulamadığı için hazırlık derslerinin, etütlerin veya esnek sınav biçimlerinin başarıyı kesin olarak artıracağını kanıtlamamaktadır.

Çalışmanın güçlü yönleri nelerdir?

  • Öz yeterlik, aidiyet, dezavantaj, öğrenme güçlükleri ve kariyer niyetini aynı pilot araçta birlikte ele almıştır.
  • Genel öz yeterlik ile belirli bir istatistik görevine ilişkin güveni ayırmıştır.
  • Yalnızca p değerlerini değil, etki büyüklüklerini ve yüzde 95 güven aralıklarını da raporlamıştır.
  • Az sayıdaki olumlu kariyer niyetine uygun olarak Firth cezalandırılmış lojistik regresyonu kullanmıştır.
  • Nicel analizleri açık uçlu yanıtlarla tamamlamıştır.
  • Ölçüm aracındaki taban etkisi, çift anlamlı madde ve çelişkili yanıt biçimi gibi sorunları açıkça raporlamıştır.
  • Çalışmayı doğrulayıcı sonuç olarak değil, sonraki araştırmalar için hipotez üreten bir pilot olarak çerçevelemiştir.

Çalışmanın sınırlılıkları nelerdir?

  • Örneklem tek bir Alman üniversitesindeki 120 öğrenciden oluşmaktadır.
  • Katılımcılar rastgele seçilmemiş, derslerde bulunan öğrencilerden oluşan kolayda örnekleme kullanılmıştır.
  • Örneklem ağırlıklı olarak kadın ve öğrenimin erken dönemindeki öğrencilerden oluşmaktadır.
  • Dezavantaj puanlarının alt sınırda yoğunlaşması istatistiksel gücü ve grupları ayırma yeteneğini azaltmıştır.
  • Çok sayıda keşifsel karşılaştırma yapılmış, çoklu test düzeltmesi uygulanmamıştır.
  • Aidiyet ve istatistik sunma güveni yalnızca birer maddeyle ölçülmüştür.
  • Açık uçlu yanıtlar tek bir değerlendirici tarafından kodlanmıştır.
  • Kariyer sonuçları fiilî meslek seçimleri değil, o andaki niyetlerdir.
  • Kesitsel tasarım zaman içindeki değişimi ve nedensel yönü belirleyememektedir.
  • Nicel alanlara hiç başlamamış veya daha önce bu alanlardan ayrılmış öğrenciler örneklemde temsil edilmemektedir.

Çalışma neyi desteklemektedir?

  • Bu örneklemde açıkça bildirilen dezavantaj deneyimleri düşük sıklıktadır.
  • Dezavantaj bildirildiğinde en sık seçilen atıf cinsiyettir.
  • Kadın öğrenciler belirli bir görev olan istatistiksel sonuç sunma konusunda daha düşük güven bildirmiştir.
  • İstatistik sunma güveni ve aidiyet, nicel kariyer niyetiyle pozitif ilişkilidir.
  • Daha fazla dezavantaj bildiren öğrenciler daha düşük aidiyet bildirme eğilimindedir.
  • En yaygın öğrenme güçlükleri ön bilgi eksikliği veya ders talepleri ile zaman yüküdür.

Çalışma neyi kanıtlamamaktadır?

  • Kadınların nicel yeteneklerinin veya gerçek istatistik performanslarının erkeklerden düşük olduğunu kanıtlamamaktadır.
  • Aidiyet ya da öz yeterliğin nicel kariyer seçimine neden olduğunu göstermemektedir.
  • Dezavantajın düşük nota neden olduğunu göstermemektedir.
  • Önerilen hazırlık, etüt veya destek önlemlerinin etkili olduğunu deneysel olarak test etmemiştir.
  • Almanya’daki veya başka ülkelerdeki tüm üniversite öğrencilerini temsil etmemektedir.
  • Öğrencilerin mezuniyet sonrasında gerçekten hangi mesleklere gireceğini göstermemektedir.
  • Düşük dezavantaj ortalamasının tüm örtük, düşük yoğunluklu veya bildirilmeyen deneyimlerin bulunmadığı anlamına geldiğini kanıtlamamaktadır.

Türkiye’deki yükseköğretim açısından ne ifade ediyor?

Çalışma Türkiye’den veri içermediği için Almanya’daki sayısal oranlar Türkiye’deki öğrenciler için doğrudan kullanılamaz. Bununla birlikte araştırmanın soru yapısı ve ölçüm tasarımı; işletme, iktisat, turizm, psikoloji, yönetim bilişim sistemleri, ekonometri ve veri analizi programlarındaki nicel derslerin incelenmesine uyarlanabilecek bir çerçeve sunmaktadır.

Türkiye’de yapılacak bir doğrulama çalışmasında anket maddelerinin Türkçe dil ve kültür uyarlamasının yapılması, farklı üniversite ve bölgelerin örnekleme alınması, tek maddelik aidiyet ve alan-özgül güven göstergelerinin genişletilmesi, öğrencilerin gerçek ders performanslarının izlenmesi ve mezuniyet sonrası kariyer sonuçlarının boylamsal olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu öneriler mevcut araştırmanın Türkiye için kanıt sunduğu anlamına gelmemekte; pilot tasarımın yerel olarak nasıl sınanabileceğine ilişkin yöntemsel bir aktarımı ifade etmektedir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Teknik unsurÇalışmada uygulanan yöntem
Araştırma türüKesitsel pilot anket, ölçüm aracı geliştirme ve hipotez üretme çalışması
Örnekleme yöntemiTek kurumdan kolayda örnekleme
Örneklem büyüklüğüN = 120
Veri toplama zamanıHaziran 2026
Veri toplama biçimiBaşlangıç düzeyi derslerde anonim kâğıt anket
Ana gruplarİşletme ve bağlantılı programlar, ekonomi psikolojisi, turizm yönetimi ve pazarlama yönetimi
Genel öz yeterlikÜç maddelik Almanca ASKU kısa ölçeği; α = 0,80
Alan-özgül öz yeterlikİstatistiksel sonuçları uzman olmayanlara anlaşılır sunma güvenini ölçen tek madde
AidiyetSaygı görme ve nicel derslere ait hissetmeyi birlikte soran tek madde
Dezavantaj ölçeğiYeterliğin sorgulanması, ciddiye alınmama ve erişimin engellenmesine ilişkin üç madde; α = 0,73
Veri temizlemeR yazılımında aralık ve tutarlılık kontrolleri
Korelasyon analiziSpearman sıra korelasyonu
İki grup karşılaştırmalarıWelch t testi ve Wilcoxon testleri
Program karşılaştırmalarıTek yönlü ANOVA ve Kruskal–Wallis testleri
Kategorik ilişkilerKi-kare veya Fisher kesin testi
Kariyer niyeti modeliEn fazla iki değişkenli Firth cezalandırılmış lojistik regresyon; n = 91 ve 20 olay
Nitel analizİki açık uçlu maddenin tek değerlendiricili, tümevarımsal içerik analizi
İstatistiksel yaklaşımEtki büyüklükleri ve %95 güven aralıkları öncelenmiş; tüm çıkarımsal analizler keşifsel kabul edilmiştir

Temel sayısal bulgular

Ölçüm veya ilişkiSonuçYorum sınırı
Yaşanan dezavantajOrtalama 1,45/5; SD = 0,63Güçlü taban etkisi bulunmaktadır
Genel öz yeterlikOrtalama 3,43/5; SD = 0,70Cinsiyet farkı anlamlı değildir
İstatistik sunma güveniOrtalama 2,63/5; SD = 1,13Tek maddelik öz bildirimdir
AidiyetOrtalama 3,93/5; SD = 0,94Madde saygı görme ve aidiyeti birlikte sormaktadır
Kadın–erkek sunma güveni farkı2,45’e karşı 3,26; d = 0,75; p = 0,002Gerçek performans farkı olarak yorumlanamaz
Kariyer niyeti–sunma güveni ilişkisir = 0,31; p = 0,003Nedensel ilişki değildir
Kariyer niyeti–aidiyet ilişkisir = 0,22; p = 0,039Küçük ve keşifsel ilişkidir
Kariyer niyeti–genel öz yeterlik ilişkisir = 0,15; anlamlı değilBu örneklem için belirgin ilişki görülmemiştir
Aidiyet–dezavantaj ilişkisir = −0,32; p < 0,001İlişkinin yönü belirlenemez
Sunma güveninin regresyon sonucuOR = 1,81; %95 GA 1,17–2,94Olasılıkta doğrudan %81 artış anlamına gelmez
Aidiyetin regresyon sonucuOR = 1,84; %95 GA 1,03–3,57Az sayıdaki olay nedeniyle doğrulama gerekir
Dersi veya programı bırakmayı düşünme43/119; %36,1Fiilî bırakma davranışı değildir

Çalışmada özgün bir fiziksel veya matematiksel mekanizma formülü sunulmamıştır. Bulgular ortalamalar, standart sapmalar, güvenirlik katsayıları, korelasyonlar, etki büyüklükleri, güven aralıkları ve lojistik regresyon odds oranları üzerinden raporlanmıştır. Çoklu karşılaştırmalar için düzeltme yapılmadığından p değerleri doğrulayıcı kanıt olarak değil, sonraki araştırmalar için işaret olarak değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Çalışmanın özgün adı: Experienced Disadvantage, Belonging, and Career Intentions in Quantitative Coursework: A Pilot Study

Yazar: Andree Ehlert

Yazar sıralaması: Çalışma tek yazarlıdır.

Eş birinci yazar: Bulunmamaktadır.

Sorumlu yazar: PDF’de ayrı bir sorumlu yazar işareti bulunmamaktadır. SSRN kaydında Andree Ehlert iletişim yazarı olarak listelenmektedir.

Kurum: Harz University of Applied Sciences, Faculty of Business Studies, Friedrichstr. 57–59, 38855 Wernigerode, Germany.

Kaynak türü: Pilot anket ve ölçüm aracı geliştirme çalışması; Working paper, version 1; SSRN preprinti.

Çalışma tarihi: 22 Haziran 2026.

SSRN’de yayımlanma tarihi: 24 Haziran 2026.

DOI:10.2139/ssrn.6977961

Dergi: Hakemli bir dergi adı bulunmamaktadır ve hakemli dergi sürümü doğrulanamamıştır.

Yayın platformu: SSRN.

Özgün yayınevi veya platform işletmecisi: Çalışmanın hakemli bir dergi yayınevi bulunmamaktadır. SSRN, Elsevier tarafından işletilen bir preprint platformudur.

Hakemlik durumu: Bu çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir. SSRN platform incelemesi ve DOI atanması akademik hakem değerlendirmesi anlamına gelmemektedir.

Resmî bağlantı:SSRN resmî çalışma sayfası

Bu Türkçe inceleme, yüklenen çalışma baştan sona okunarak; metin, tablolar, şekiller, korelasyon matrisi, yöntem açıklamaları, sınırlılıklar ve anket eki birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır. Bilimsel bulgulara PDF dışından yeni sonuç eklenmemiştir. Dış kaynaklar yalnızca DOI, SSRN kaydı, platform niteliği, yazar ve kurum bağlantısının bibliyografik doğrulaması için kullanılmıştır.

Çalışmanın temel sınırlılıkları; tek kurumdan alınan küçük ve rastgele olmayan örneklem, kadınların örneklemde baskın olması, kesitsel öz bildirim verisi, tek maddelik bazı ölçümler, dezavantaj ölçeğindeki taban etkisi, çoklu test düzeltmesinin bulunmaması, az sayıdaki olumlu kariyer niyeti ve açık uçlu yanıtların tek kişi tarafından kodlanmasıdır. Sonuçlar gerçek kariyer davranışlarını veya nedensel etkileri göstermemektedir. Bulgular, daha büyük ve doğrulayıcı bir araştırma için hipotez olarak okunmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy