
Bu çalışma, lazer toz yatağı ergitme yöntemiyle üretilen nikel-titanyum alaşımlarında çukurcuk korozyonu direncinin yalnızca malzeme yoğunluğuna değil, eriyik havuzu geometrisiyle oluşturulan hücresel tane oranına ve kalıntı mikro-gerinime güçlü biçimde bağlı olduğunu göstermektedir. Araştırmacılar aynı hacimsel enerji yoğunluğunu koruyarak iki farklı lazer gücü ve tarama hızı kombinasyonu kullanmış, ardından her iki numuneye de 500 °C’de üç saat tavlama uygulamıştır.
Düşük güç ve düşük tarama hızıyla üretilen ASL numunesinde 80 W lazer gücü ve 480 mm/s tarama hızı kullanılmıştır. Bu koşul, birim alan başına daha fazla ve daha küçük eriyik havuzu oluşturarak hücresel tanelerin daha sık dağılmasını sağlamıştır. ASL numunesinin hücresel tane oranı görüntü analizinde yüzde 41,2 olarak belirlenmiştir. Makalenin tartışma ve sonuç bölümlerinde aynı değer yaklaşık yüzde 41,5 biçiminde yuvarlanmıştır. Yüksek güç ve yüksek tarama hızlı ASH numunesinde ise 300 W ve 1.800 mm/s kullanılmış, hücresel tane oranı yüzde 13,5’te kalmıştır.
ASL numunesi 3,5 ağırlık yüzdesi NaCl çözeltisindeki polarizasyon deneyinde -370 mV korozyon potansiyeli, yaklaşık 1.463 mV pasif film bozunma potansiyeli ve 1.833 mV genişliğinde pasif bölge göstermiştir. Bu değer, çalışmada karşılaştırılan NiTi alaşımlarının çoğundan yaklaşık 1,2 ile 9 kat daha geniştir. Polarizasyon eğrisinde başlangıçta yarı kararlı çukurcuklar oluşmasına rağmen akım yoğunluğu daha sonra düşmüş ve yüzey yeniden pasifleşmiştir.
ASL numunesinin gelişmiş korozyon davranışı, yüksek hücresel tane oranı ile görece düşük mikro-gerinimin birlikte bulunmasına bağlanmıştır. Çok sayıdaki hücresel tane sınırı, koruyucu filmin oluşabileceği çekirdeklenme noktalarını artırmıştır. Tavlama işlemi ise üretimden kalan kusur ve gerinimlerin bir bölümünü azaltmıştır. Sonuçta yüzeyde yoğun, yenilenebilir ve TiO2 ağırlıklı bir pasif film gelişmiştir.
Hücresel tane sınırlarında ağ biçiminde yer alan Ti4Ni2Ox nanoparçacıkları başlangıçta mikro-galvanik etkileşimlere ve yarı kararlı çukurcukların başlamasına katkıda bulunmuştur. Ancak çalışma, bu parçacıkların uzun süreli korozyon davranışını tek başına belirlemediğini göstermektedir. Parçacıklar çözündükçe mikro-galvanik etki zayıflamış, yüksek tane sınırı yoğunluğunun desteklediği yeniden pasifleşme baskın hâle gelmiştir.
Türkiye açısından yöntem; deniz suyu, tuzlu nem, kıyı atmosferi veya klorür içeren çalışma koşullarında kullanılabilecek eklemeli imalat NiTi parçaların geliştirilmesi için araştırılabilir. Havacılık aktüatörleri, denizaltı sistemleri, şekil hafızalı bağlantılar ve bazı medikal bileşenler potansiyel uygulama alanlarıdır. Ancak deneyler yalnızca laboratuvar ortamında, 3,5 ağırlık yüzdesi NaCl çözeltisinde ve küçük kübik numunelerde gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de üretilecek gerçek parçaların kimyasal bileşimi, yüzey bitirme işlemleri, yorulma yükleri, sıcaklık değişimleri ve kullanım ortamlarıyla ayrıca doğrulanmadan saha ömrü veya ticari güvenilirlik sonucu çıkarılamaz.
Araştırmanın temel sorusu nedir?
Araştırmanın temel sorusu şudur: Lazer toz yatağı ergitme sırasında oluşan eriyik havuzlarının boyutu ve yoğunluğu değiştirilerek hücresel tane oranı artırılabilir mi ve bu mikro-yapısal düzenleme NiTi şekil hafızalı alaşımların klorür kaynaklı çukurcuk korozyonuna karşı direncini geliştirebilir mi?
NiTi alaşımları şekil hafızası, süperelastiklik ve korozyon direnci nedeniyle havacılık, denizcilik ve işlevsel mekanik sistemlerde kullanılmaktadır. Bununla birlikte klorür iyonları yüzeydeki koruyucu pasif filmi yerel olarak bozabilir. Oluşan küçük çukurcuklar zamanla ilerlediğinde parçanın kesitini zayıflatabilir ve işlevsel güvenilirliğini azaltabilir.
Eklemeli imalat sırasında hızlı katılaşma, malzeme içinde aynı anda farklı yapılar oluşturur:
- Eriyik havuzu sınırlarında ince ve hücresel taneler
- Isıdan etkilenen bölgelerde daha kaba taneler
- Yönlü katılaşmayla oluşan sütunsal taneler
- Yüksek dislokasyon yoğunluğu ve kalıntı mikro-gerinim
- B2 östenit ile B19′ martenzit bölgeleri
- Ti bakımından zengin oksit nanoparçacıkları
İnce hücresel taneler çok sayıda tane sınırı oluşturarak pasif filmin hızlı gelişmesine yardım edebilir. Buna karşılık hücresel bölgelerde biriken kusurlar ve gerinimler yüzeyin kimyasal etkinliğini yükselterek çukurcuk başlatabilir. Araştırmanın amacı, bu yararlı ve zararlı etkileri birbirinden ayırmaktır.
Hücresel tane ne anlama gelmektedir?
Hücresel taneler, çok hızlı katılaşma sırasında oluşan ve mikroskop görüntülerinde birbirine bağlı küçük hücreleri andıran alt mikrometre ölçekli yapılardır. Çalışmada bu yapılar özellikle eriyik havuzu sınırlarında gözlenmiştir.
Hücresel tanelerin yüksek oranı iki açıdan önemlidir:
- Pasif oksit filmin oluşması için daha fazla tane sınırı ve çekirdeklenme alanı sağlayabilir.
- Tane sınırlarında çökelti, dislokasyon veya kimyasal ayrışma bulunması hâlinde yerel elektrokimyasal farklılıklar oluşturabilir.
Bu nedenle hücresel tane oranının artırılması tek başına otomatik olarak daha iyi korozyon direnci sağlamaz. Aynı zamanda mikro-gerinimin, faz dağılımının ve çökeltilerin de kontrol edilmesi gerekir.
Eriyik havuzu yoğunluğu nasıl değiştirilmiştir?
Araştırmacılar iki numune için aynı hacimsel enerji yoğunluğunu, 69,4 J/mm3, korumuştur. Buna rağmen lazer gücü ve tarama hızı farklı seçilmiştir:
| Numune | Lazer gücü | Tarama hızı | Hacimsel enerji yoğunluğu | Eriyik havuzu yapısı |
|---|---|---|---|---|
| ASL | 80 W | 480 mm/s | 69,4 J/mm3 | Daha küçük, daha sık ve birim alanda daha fazla eriyik havuzu |
| ASH | 300 W | 1.800 mm/s | 69,4 J/mm3 | Daha büyük, daha seyrek ve daha geniş eriyik havuzları |
Aynı enerji yoğunluğu, iki üretim koşulunun aynı termal geçmişi oluşturduğu anlamına gelmemektedir. Lazer gücü ve tarama hızı, enerjinin malzemeye hangi zaman ve alan ölçeğinde aktarıldığını değiştirmiştir.
Düşük güçlü ASL koşulunda daha fazla eriyik havuzu sınırı oluşmuştur. Hücresel taneler ağırlıklı olarak bu sınırlarda geliştiği için toplam hücresel tane oranı yükselmiştir. Yüksek güçlü ASH koşulunda ise geniş eriyik havuzları ve daha dağınık sınırlar oluşmuş, hücresel yapıların toplam kapladığı alan azalmıştır.
Numuneler nasıl üretilmiştir?
Her iki koşulda 10 × 10 × 10 mm3 boyutlarında kübik NiTi numuneler üretilmiştir. Kullanılan ortak tarama ve katman parametreleri şöyledir:
- Şerit genişliği: 5 mm
- Tarama çizgileri arası mesafe: 80 µm
- Katman kalınlığı: 30 µm
- Katmanlar arası tarama dönüşü: 67°
- Altlık ön ısıtma sıcaklığı: 200 °C
67 derecelik katman dönüşü ve 200 °C ön ısıtma, termal gerilmeyi ve numune çarpılmasını azaltmak amacıyla kullanılmıştır.
Üretim sonrasında bütün numuneler akan argon ortamında 500 °C’de üç saat tavlanmış ve fırında oda sıcaklığına soğutulmuştur. Tavlamanın amacı, LPBF sırasında oluşan kalıntı gerilimi azaltırken hücresel mikro-yapının önemli bölümünü korumaktır.
Elektrokimyasal deneyler için tavlanmış küpler kullanılmıştır. Pasif film incelemeleri için numuneler 3 × 3 × 5 mm3 boyutlarında kesilmiş; deneylerden önce yüzeyler 0,25 µm’ye kadar parlatılmış, etanol ve asetonla yağdan arındırılmış ve kurutulmuştur.
Yoğunluk ve gözeneklilik sonuçları nasıldır?
| Numune | Arşimet yoğunluğu | SEM gözlemi |
|---|---|---|
| ASL | 6,35 ± 0,01 g/cm3 | Az sayıda küçük gözenek |
| ASH | 6,43 ± 0,05 g/cm3 | Belirgin gözenek görülmemiştir. |
Yüksek lazer gücüne sahip ASH daha yüksek yoğunluk göstermiştir. Buna rağmen korozyon direnci ASL numunesinden daha zayıf kalmıştır. Bu sonuç, karşılaştırılan iki numune için yoğunluğun tek başına korozyon performansını belirlemediğini göstermektedir.
Bu bulgu, gözeneklerin genel olarak önemsiz olduğu anlamına gelmez. Çalışmada ASL içindeki gözenek sayısı düşük ve boyutları küçük kalmıştır. Daha yüksek gözeneklilik veya yüzeye açık büyük kusurlar farklı sonuç verebilir.
Faz yapıları nasıl değişmiştir?
XRD sonuçlarına göre her iki numune üç ana yapı içermektedir:
- B2 östenit ana fazı
- B19′ martenzit
- Ti4Ni2Ox çökeltileri
B2 fazı her iki numunede de baskındır. ASL numunesinde daha az B19′ martenzit bulunurken ASH numunesinde iğnemsi martenzit bölgeleri daha yaygındır.
| EBSD faz sonucu | ASL | ASH |
|---|---|---|
| B2 östenit | %88,0 | %83,2 |
| B19′ martenzit | %1,8 | %6,3 |
| İndekslenemeyen bölge | %10,2 | %10,5 |
ASH numunesindeki daha yüksek martenzit oranı ve martenzit ara yüzlerindeki yüksek dislokasyon yoğunluğu, yüzeyde daha fazla elektrokimyasal heterojenlik oluşturabilecek bir yapı meydana getirmiştir.
Hücresel tane oranları ne kadardır?
| Numune | Hücresel tane oranı | Genel tane morfolojisi |
|---|---|---|
| ASL | %41,2 | Daha ince ve çekilmiş görünümlü B2 taneleri |
| ASH | %13,5 | Daha kaba ve kare biçimli taneler |
Çalışmanın görüntü analizi ve Şekil 3 açıklaması ASL için yüzde 41,2 değerini vermektedir. Tartışma ve sonuç bölümlerinde bu oran yüzde 41,5 olarak yazılmıştır. İki değer aynı numuneye aittir ve aradaki 0,3 yüzde puanlık fark kaynak içindeki yuvarlama veya yazım tutarsızlığı olarak değerlendirilmelidir.
TEM incelemesindeki örnek bir ASL hücresel tanesinin boyutu yaklaşık 749 nm’dir. Çalışma bütün hücresel taneler için ayrıntılı bir istatistiksel boyut dağılımı vermemekte, yapıların genel olarak alt mikrometre ölçeğinde olduğunu bildirmektedir.
Ti4Ni2Ox nanoparçacıkları nasıl dağılmıştır?
ASL ve ASH numunelerinde aynı çökelti fazı farklı morfoloji ve konumlarda gözlenmiştir.
ASL numunesinde:
- Ti4Ni2Ox parçacıkları hücresel tane sınırları boyunca ağ benzeri yapılar oluşturmuştur.
- Hücresel tanelerin iç kısmında bu çökeltiler daha seyrektir.
- Sütunsal tane içlerinde yaklaşık 20 nm çapında nokta benzeri Ti4Ni2Ox parçacıkları bulunmuştur.
- Hücresel tane sınırında ayrıca yaklaşık 0,212 nm kafes aralığına sahip TiO nanoparçacığı belirlenmiştir.
ASH numunesinde:
- Ti4Ni2Ox daha çok nokta benzeri parçacıklar hâlinde dağılmıştır.
- Parçacıklar hücresel tane içlerinde ve sınırlarında daha düzgün dağılım göstermiştir.
- Sütunsal bölgelerde 20-80 nm kalınlığında iğnemsi B19′ martenzit lamelleri bulunmuştur.
- İncelenen martenzit lamellerinden biri yaklaşık 64 nm, daha ince bir ikiz martenzit lameli yaklaşık 19 nm kalınlığındadır.
Ağ biçimli çökeltiler neden başlangıçta korozyonu artırmaktadır?
Ti4Ni2Ox çökeltilerinin Volta potansiyeli NiTi matrisinden daha düşüktür. Çökelti ve çevresindeki matris bir araya geldiğinde küçük mikro-galvanik hücreler oluşabilir.
ASL numunesindeki ağ biçimli çökeltiler geniş bir tane sınırı ağı boyunca yayıldığı için başlangıçta daha fazla mikro-galvanik etkileşim meydana gelmiştir. Polarizasyon eğrisinde 0 ile 800 mV arasındaki güçlü akım dalgalanmaları bu yarı kararlı çukurcuk oluşumuyla ilişkilendirilmiştir.
Bununla birlikte ağ biçimli çökeltiler zamanla kısmen çözünmüş ve mikro-galvanik etkinlik azalmıştır. Hücresel tane sınırları ise pasif film oluşumunu desteklemeyi sürdürmüştür. Böylece başlangıçtaki yerel çözünme uzun süreli ve kararlı çukurcuk büyümesine dönüşmek yerine yeniden pasifleşmeyle bastırılmıştır.
Mikro-gerinim nasıl değerlendirilmiştir?
EBSD verilerinden hesaplanan çekirdek ortalama yanlış yönelim, KAM, yerel yönelim değişimini ve dolaylı olarak mikro-gerinim ile dislokasyon yoğunluğunu değerlendirmek için kullanılmıştır.
| Mikro-yapısal ölçüt | ASL | ASH |
|---|---|---|
| Ortalama KAM | 0,64 | 0,83 |
| Düşük açılı tane sınırı oranı, 2-15° | %71,6 | %59,6 |
| Martenzit oranı | %1,8 | %6,3 |
ASL numunesi daha yüksek hücresel tane oranına rağmen daha düşük ortalama KAM değeri göstermiştir. Tavlama, LPBF kaynaklı kusurların bir bölümünü azaltmış ve hücresel yapı tamamen ortadan kalkmadan mikro-gerinimi düşürmüştür.
ASH numunesinde mikro-gerinim hücresel bölgelerin yanında martenzit çevresinde de yoğunlaşmıştır. TEM görüntülerinde martenzit ara yüzleri yakınında yüksek dislokasyon yoğunluğu görülmesi EBSD sonucunu desteklemektedir.
Elektrokimyasal deneyler nasıl yapılmıştır?
Polarizasyon ve elektrokimyasal empedans deneyleri 25 ± 0,5 °C sıcaklıkta, 3,5 ağırlık yüzdesi NaCl çözeltisinde gerçekleştirilmiştir.
Üç elektrotlu hücrede:
- Referans elektrot olarak doymuş kalomel elektrot
- Karşı elektrot olarak platin levha
- Çalışma elektrodu olarak 0,5 cm2 açık yüzeye sahip NiTi numunesi kullanılmıştır.
Numuneler açık devre potansiyelinin kararlı hâle gelmesi için deney öncesinde 30 dakika çözeltide bekletilmiştir. Potansiyodinamik polarizasyon:
- -0,6 ile 1,7 V arasında
- Doymuş kalomel elektrota göre
- 1 mV/s tarama hızıyla
- Her numune için üç tekrarla gerçekleştirilmiştir.
Anodik eğride güvenilir bir doğrusal Tafel bölgesi bulunmadığı için korozyon akım yoğunluğu Tafel ekstrapolasyonuyla hesaplanmamıştır. Araştırmacılar bunun yerine korozyon potansiyeli ile pasif film bozunma potansiyeli arasındaki aralığı kullanmıştır:
\[ \Delta E_{\mathrm{pasif}}=E_b-E_{\mathrm{corr}} \]
Burada Ecorr korozyon potansiyeli, Eb ise pasif filmin bozulmaya başladığı potansiyeldir.
Polarizasyon sonuçları nelerdir?
| Numune | Ecorr | Eb | Eb-Ecorr | Temel davranış |
|---|---|---|---|---|
| ASL | -370 ± 6 mVSCE | 1.463 ± 3 mVSCE | 1.833 ± 9 mV | Yarı kararlı çukurcuklar ve güçlü yeniden pasifleşme |
| ASH | -401 ± 10 mVSCE | 1.329 ± 5 mVSCE | 1.730 ± 15 mV | Geniş pasif bölge, ancak daha belirgin yerel korozyon |
ASL eğrisinde 0-800 mV arasında akım yoğunluğu yaklaşık 10-4 A/cm2 düzeyinde dalgalanmıştır. Bu dalgalanmalar yarı kararlı çukurcukların başlayıp yeniden kapanmasıyla ilişkilendirilmiştir.
800-1.400 mV aralığında akım yoğunluğu yaklaşık 4,8 × 10-5 A/cm2 düzeyine düşmüş ve daha kararlı hâle gelmiştir. Bu bölüm, yüzeyin yeniden pasifleştiğini göstermektedir. Yaklaşık 1.460 mV sonrasında akım yeniden artmış ve pasif film bozunmaya başlamıştır.
ASH numunesinde -400 ile 500 mV arasında ilk akım artışı görülmüş, 500-1.300 mV aralığında yaklaşık 5,1 × 10-5 A/cm2 düzeyinde pasif davranış oluşmuştur. Yaklaşık 1.330 mV üzerinde pasif film bozunmuştur.
Korozyon sonrasındaki yüzeyler nasıl görünmüştür?
Polarizasyon sonrası ASL yüzeyinde çıplak gözle belirgin bir korozyon bölgesi görülmemiştir. SEM incelemesinde yüzeye yapışmış çok sayıda NaCl parçacığı bulunmasına rağmen parçacıkların altında belirgin derin çukurcuk gözlenmemiştir. Yalnızca az sayıda küçük ve sığ çukurcuk belirlenmiştir.
ASH yüzeyinde ise yerel renk değişimi ve korozyon alanı görülmüştür. SEM görüntüleri küçük çukurcukların yanında daha geniş fakat görece sığ korozyon çukurları göstermiştir.
ASL numunesinin daha düşük yoğunluğa ve küçük gözeneklere sahip olmasına rağmen daha az çukurcuk göstermesi, bu deney koşullarında yeniden pasifleşme yeteneğinin yoğunluk farkından daha belirleyici olduğunu desteklemektedir.
Elektrokimyasal empedans spektroskopisi ne göstermiştir?
EIS ölçümleri açık devre potansiyelinde, 10 mV alternatif gerilimle ve 105-10-2 Hz frekans aralığında yapılmıştır. Numuneler 2 ve 72 saatlik daldırma sonrasında karşılaştırılmıştır.
İki saat sonunda iki numunenin empedans eğrileri birbirine yakındır. ASL yalnızca biraz daha büyük kapasitif yay göstermiştir. Yetmiş iki saat sonunda ise ASL numunesinin Nyquist yarıçapı ve düşük frekans empedansı belirgin biçimde yükselmiştir.
Veriler iki tabakalı pasif film eşdeğer devresiyle modellenmiştir:
- Rs: çözelti direnci
- Rb ve CPEb: dış gözenekli tabakanın direnci ve sabit faz elemanı
- Rp ve CPEp: iç yoğun bariyer tabakasının direnci ve sabit faz elemanı
Sabit faz elemanının admitansı:
\[ Y=Y_0(j\omega)^n \]
ifadesiyle verilmiştir. Burada Y0 sabit faz büyüklüğünü, j sanal birimi, ω açısal frekansı ve n yüzeyin ideal kapasitörden sapma derecesini gösterir.
İç pasif tabakanın direnci nasıl değişmiştir?
| Daldırma süresi | Numune | İç tabaka direnci Rp | Dış tabaka direnci Rb |
|---|---|---|---|
| 2 saat | ASL | 1,46 × 105 Ω·cm2 | 0,43 × 105 Ω·cm2 |
| 2 saat | ASH | 1,36 × 105 Ω·cm2 | 0,51 × 105 Ω·cm2 |
| 72 saat | ASL | 13,5 × 105 Ω·cm2 | 0,33 × 105 Ω·cm2 |
| 72 saat | ASH | 6,72 × 105 Ω·cm2 | 0,25 × 105 Ω·cm2 |
Yetmiş iki saat sonunda ASL numunesinin iç pasif tabaka direnci ASH değerinin yaklaşık iki katına ulaşmıştır. Bu sonuç, ASL yüzeyindeki bariyer tabakasının zamanla daha koruyucu hâle geldiğini göstermektedir.
SKPFM yüzey potansiyeli sonuçları ne anlatmaktadır?
Yetmiş iki saatlik daldırma sonrasında atomik kuvvet mikroskobu ve taramalı Kelvin prob kuvvet mikroskobu kullanılmıştır.
| Numune | Volta potansiyel aralığı | Toplam fark | Dağılım özelliği |
|---|---|---|---|
| ASL | 535,9-629,9 mV | 94,0 mV | Daha düzenli ve yumuşak potansiyel geçişleri |
| ASH | 514,2-614,9 mV | 100,7 mV | Dağınık düşük potansiyel alanları ve daha keskin gradyanlar |
Toplam potansiyel farkları birbirine yakın olsa da mekânsal dağılım farklıdır. ASH yüzeyindeki keskin ve yerel potansiyel değişimleri mikro-galvanik etkileşimleri yoğunlaştırabilecek alanlar oluşturmuştur. ASL yüzeyi ise daha homojen bir elektrokimyasal yapı göstermiştir.
Pasif film hangi kimyasal tepkimelerle oluşmaktadır?
Çalışmada pasif film oluşumu için aşağıdaki anodik tepkimeler verilmiştir:
\[ \mathrm{Ti \rightarrow Ti^{4+}+4e^-} \]
\[ \mathrm{Ti+2H_2O \rightarrow TiO_2+4H^++4e^-} \]
\[ \mathrm{Ni \rightarrow Ni^{2+}+2e^-} \]
\[ \mathrm{Ni^{2+}+2OH^- \rightarrow Ni(OH)_2} \]
Katodik oksijen indirgenmesi:
\[ \mathrm{O_2+2H_2O+4e^- \rightarrow 4OH^-} \]
şeklinde ifade edilmiştir.
XPS sonuçlarına göre her iki numunenin pasif filmi ağırlıklı olarak TiO2, daha düşük miktarda Ni(OH)2 ve metalik Ti ile Ni içermektedir.
Yüzeydeki nikel oranı zamanla nasıl değişmiştir?
| Daldırma süresi | ASL yüzey Ni oranı | ASH yüzey Ni oranı |
|---|---|---|
| 24 saat | %1,13 atomik | %3,19 atomik |
| 72 saat | %1,09 atomik | %3,10 atomik |
| 168 saat | %2,08 atomik | %6,10 atomik |
ASH yüzeyinde daha yüksek nikel ve Ni(OH)2 birikimi gerçekleşmiştir. ASL yüzeyinde nikel oranının daha düşük kalması, pasif filmin TiO2 bakımından daha baskın yapısıyla uyumludur.
Oksijen bileşenleri nasıl değişmiştir?
O 1s sinyali üç bileşene ayrılmıştır:
- O2-: başta TiO2 olmak üzere kafes oksijeni
- OH-: Ni(OH)2 gibi hidroksit türleri
- H2O: yüzeyde adsorplanmış veya film oluşumuna katılan su
| Numune ve süre | O2- | OH- | H2O | Yorum |
|---|---|---|---|---|
| ASL, 24 saat | %11,4 | %39,5 | %49,1 | Erken aşamada hidratlı ve tepkimeye açık film |
| ASL, 72 saat | %32,2 | %27,4 | %40,4 | O2-/OH- oranı 1’in üzerine çıkmıştır. |
| ASL, 168 saat | %23,7 | %23,4 | %52,9 | Ti oksit ağırlıklı ve yeniden oluşabilen film |
| ASH, 24 saat | %49,0 | %30,7 | %20,3 | Başlangıçta oksit oranı yüksek film |
| ASH, 72 saat | %45,4 | %54,6 | Tespit edilmedi | Hidroksit ağırlığı artmıştır. |
| ASH, 168 saat | %22,3 | %77,7 | Tespit edilmedi | Ni hidroksit türlerinin baskınlığı belirginleşmiştir. |
ASL numunesinde erken dönemde yüksek su oranı, yüzeyde güçlü kimyasal etkinlik ve yarı kararlı çukurcuk davranışıyla ilişkilendirilmiştir. Zamanla O2-/OH- oranı birin üzerine çıkmış ve TiO2 ağırlıklı daha yoğun bir film gelişmiştir.
ASH numunesinde uzun daldırma süresinde adsorplanmış su bileşeni kaybolmuş, hidroksit oranı artmış ve nikel bakımından daha zengin bir film oluşmuştur. Bu yapı klorür saldırısına karşı ASL filmi kadar kararlı bulunmamıştır.
ASL numunesinde korozyon mekanizması nasıl ilerlemektedir?
- Ağ biçimli Ti4Ni2Ox parçacıkları, NiTi matrisiyle mikro-galvanik çiftler oluşturur.
- Başlangıç akımı yükselir ve yarı kararlı küçük çukurcuklar oluşur.
- Yüksek hücresel tane oranı, pasif filmin hızla çekirdeklenebileceği çok sayıda sınır sağlar.
- Ti4Ni2Ox parçacıkları kısmen çözündükçe mikro-galvanik etkinlik zayıflar.
- Düşük ortalama mikro-gerinim, pasif filmin yerel olarak yeniden bozulma eğilimini sınırlar.
- TiO2 ağırlıklı iç bariyer tabakası kalınlaşır ve yeniden pasifleşme baskın hâle gelir.
- Yüzeyde belirgin ve derin çukurcuk büyümesi büyük ölçüde engellenir.
ASH numunesinde korozyon mekanizması nasıl ilerlemektedir?
- Nokta biçimli Ti4Ni2Ox parçacıkları daha düzgün dağılmış mikro-galvanik etkileşimler oluşturur.
- Düşük hücresel tane oranı, hızlı pasif film yenilenmesi için daha az sınır sağlar.
- Daha yüksek B19′ martenzit oranı ek faz ara yüzleri meydana getirir.
- Martenzit çevresindeki dislokasyonlar ve yüksek KAM değeri yerel kimyasal etkinliği artırır.
- Keskin yüzey potansiyeli gradyanları klorür saldırısına duyarlı alanlar oluşturur.
- Pasif film genel olarak geniş bir potansiyel aralığında varlığını sürdürse de yerel bölgelerde daha kolay bozulur.
- Daha geniş fakat sığ çukurcuklar gelişir.
Çalışmanın en önemli bilimsel sonucu nedir?
Çalışmanın temel sonucu, hücresel tanelerin korozyona etkisinin tek yönlü olmadığıdır. Hücresel tane sınırları başlangıçta çökeltiler ve mikro-galvanik etkileşimler nedeniyle yarı kararlı çukurcuklara katkıda bulunabilir. Aynı sınırlar, kalıntı mikro-gerinim yeterince azaltıldığında, pasif filmin hızlı oluşmasını ve sürekli yenilenmesini de destekleyebilir.
Bu nedenle başarılı strateji yalnızca “taneleri küçültmek” değildir. Araştırmada geliştirilen yaklaşım şu dört değişkeni birlikte düzenlemektedir:
- Hücresel tane oranı
- Eriyik havuzu sınırı yoğunluğu
- Martenzit içeriği
- Mikro-gerinim ve çökelti dağılımı
Çalışmanın desteklediği sonuçlar nelerdir?
- Aynı hacimsel enerji yoğunluğunda farklı lazer gücü ve tarama hızı kombinasyonları farklı eriyik havuzu geometrileri oluşturmuştur.
- Düşük güç ve düşük hız, birim alandaki eriyik havuzu sınırı sayısını ve hücresel tane oranını artırmıştır.
- ASL numunesi yaklaşık yüzde 41,2 hücresel tane oranına ulaşmıştır.
- 500 °C’de üç saat tavlama, hücresel yapıyı tamamen yok etmeden ortalama mikro-gerinimi azaltmıştır.
- ASL numunesi 1.833 ± 9 mV genişliğinde pasif bölge göstermiştir.
- ASL polarizasyon eğrisinde yarı kararlı çukurcuklardan sonra belirgin yeniden pasifleşme meydana gelmiştir.
- Yetmiş iki saat sonunda ASL iç pasif tabaka direnci ASH değerinin yaklaşık iki katına çıkmıştır.
- ASL yüzeyinde daha düşük nikel oranına sahip TiO2 ağırlıklı pasif film oluşmuştur.
- ASH numunesinde daha yüksek martenzit, mikro-gerinim ve yerel yüzey potansiyeli heterojenliği görülmüştür.
- Ağ biçimli Ti4Ni2Ox çökeltileri başlangıçtaki yarı kararlı çukurcuklara katkı sağlasa da uzun süreli davranışı tek başına belirlememiştir.
Çalışma hangi sonuçları kanıtlamamaktadır?
- Yüksek hücresel tane oranının her NiTi bileşiminde ve her üretim sisteminde aynı sonucu vereceği kanıtlanmamıştır.
- ASL üretim parametrelerinin bütün LPBF makineleri için doğrudan optimum olduğu gösterilmemiştir.
- Çalışma gerçek deniz suyu, vücut sıvısı, yüksek sıcaklık veya değişken klorür koşullarında yürütülmemiştir.
- Uzun süreli saha korozyonu veya servis ömrü ölçülmemiştir.
- Korozyon iyileşmesinin süperelastiklik ve şekil hafızası performansını koruduğu ayrıca gösterilmemiştir.
- Çekme, basma, yorulma veya çatlak ilerleme deneyleri yapılmamıştır.
- Yüzeyde nikel iyonu salımı doğrudan çözelti analiziyle ölçülmemiştir.
- Medikal biyouyumluluk veya hücre deneyleri gerçekleştirilmemiştir.
- Küçük gözeneklerin uzun süreli korozyon yorulması üzerindeki etkisi değerlendirilmemiştir.
- Yaklaşık 1.833 mV pasif bölge, bütün gerçek kullanım koşullarında çukurcuk oluşmayacağı anlamına gelmez.
Çalışmanın temel sınırlılıkları nelerdir?
- Kaynak hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir.
- Yalnızca iki lazer gücü-tarama hızı kombinasyonu karşılaştırılmıştır.
- İki koşulun hacimsel enerji yoğunluğu aynı olsa da tam sıcaklık-zaman geçmişleri doğrudan ölçülmemiştir.
- Korozyon deneyleri yalnızca 3,5 ağırlık yüzdesi NaCl çözeltisinde gerçekleştirilmiştir.
- Polarizasyon testleri üç kez tekrarlanmış olsa da bazı mikro-yapısal ölçümler için numune sayısı ayrıntılı olarak verilmemiştir.
- TEM sonuçları çok küçük yerel alanları temsil etmektedir.
- Hücresel tane oranı ASL için farklı bölümlerde yüzde 41,2 ve yüzde 41,5 olarak verilmiştir.
- Pasif film kalınlığı doğrudan kesit ölçümüyle belirlenmemiştir.
- XPS sonuçları yarı nicel yüzey bileşimi verir; filmin derinlik boyunca tam kimyasal profili sunulmamıştır.
- Ni iyonunun çözeltiye salınma miktarı ICP veya benzeri bir yöntemle ölçülmemiştir.
- Veriler açık bir depoda yayımlanmamış, talep üzerine sunulacağı belirtilmiştir.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Deney tasarımının teknik özeti
| Deney unsuru | ASL | ASH |
|---|---|---|
| Lazer gücü | 80 W | 300 W |
| Tarama hızı | 480 mm/s | 1.800 mm/s |
| Hacimsel enerji yoğunluğu | 69,4 J/mm3 | 69,4 J/mm3 |
| Tarama aralığı | 80 µm | 80 µm |
| Katman kalınlığı | 30 µm | 30 µm |
| Katman dönüşü | 67° | 67° |
| Altlık ön ısıtması | 200 °C | 200 °C |
| Tavlama | 500 °C, 3 saat, argon | 500 °C, 3 saat, argon |
Kullanılan karakterizasyon yöntemleri
| Yöntem | İncelenen özellik | Başlıca koşul |
|---|---|---|
| Arşimet yöntemi | Numune yoğunluğu | Her numune için en az üç ölçüm |
| XRD | B2, B19′ ve Ti4Ni2Ox fazları | Cu Kα, 40 kV, 30 mA |
| Optik mikroskopi | Genel tane morfolojisi | Kimyasal dağlanmış yüzeyler |
| SEM | Hücresel taneler, gözenek ve korozyon çukurları | Kimyasal ve elektrolitik dağlama |
| TEM/HRTEM | Alt mikrometre taneler, çökeltiler ve martenzit ara yüzleri | FEI Talos F200X |
| EDS | Ti, Ni ve O element dağılımı | TEM ile birlikte |
| SAED ve FFT | Çökelti ve faz kristal yapısı | Ti4Ni2Ox, TiO ve B19′ tanımlaması |
| Potansiyodinamik polarizasyon | Korozyon potansiyeli ve pasif bölge | 3,5 wt.% NaCl, 25 °C, 1 mV/s |
| EIS | Pasif film direnç ve kapasitif davranışı | 2 ve 72 saat; 105-10-2 Hz |
| AFM-SKPFM | Yüzey topografisi ve Volta potansiyeli | 72 saatlik daldırma sonrası |
| XPS | TiO2, Ni(OH)2, O2-, OH- ve H2O | 24, 72 ve 168 saatlik daldırma |
| EBSD/KAM | Faz, tane sınırı ve mikro-gerinim dağılımı | B2, B19′ ve yerel yanlış yönelim |
İki numunenin mikro-yapısal karşılaştırması
| Özellik | ASL | ASH | Korozyonla ilişkisi |
|---|---|---|---|
| Hücresel tane oranı | %41,2 | %13,5 | ASL için daha hızlı pasif film oluşumu |
| Martenzit oranı | %1,8 | %6,3 | ASH için daha fazla faz ara yüzü ve yerel etkinlik |
| Ortalama KAM | 0,64 | 0,83 | ASH için daha yüksek mikro-gerinim |
| Düşük açılı sınır oranı | %71,6 | %59,6 | ASL için daha yoğun alt-tane sınırı ağı |
| Ti4Ni2Ox morfolojisi | Tane sınırında ağ biçimli | Nokta biçimli ve daha düzgün dağılmış | ASL başlangıçta daha güçlü mikro-galvanik etkileşim gösterir. |
| Yoğunluk | 6,35 g/cm3 | 6,43 g/cm3 | Daha yoğun ASH, yine de daha zayıf yerel korozyon davranışı göstermiştir. |
Ana korozyon bulgularının karşılaştırması
| Ölçüt | ASL | ASH |
|---|---|---|
| Korozyon potansiyeli | -370 ± 6 mV | -401 ± 10 mV |
| Bozunma potansiyeli | 1.463 ± 3 mV | 1.329 ± 5 mV |
| Pasif bölge genişliği | 1.833 ± 9 mV | 1.730 ± 15 mV |
| Polarizasyon davranışı | Yarı kararlı çukurcuk ve belirgin yeniden pasifleşme | Daha düzgün pasif bölge, ardından yerel bozulma |
| 72 saat Rp | 13,5 × 105 Ω·cm2 | 6,72 × 105 Ω·cm2 |
| 72 saat yüzey Ni | %1,09 atomik | %3,10 atomik |
| Polarizasyon sonrası yüzey | Belirgin çukurcuk yok; az sayıda küçük ve sığ çukur | Daha geniş fakat sığ yerel çukurlar |
Uygulama açısından en uygun yaklaşım nedir?
Çalışmanın sonuçları, LPBF NiTi üretiminde yalnız hacimsel enerji yoğunluğunu hedeflemenin yeterli olmadığını göstermektedir. Aynı enerji yoğunluğunda bile lazer gücü ve tarama hızının ayrı ayrı seçilmesi eriyik havuzu sayısını, sınır yoğunluğunu ve nihai mikro-yapıyı değiştirmektedir.
Korozyon direnci için çalışmanın önerdiği yaklaşım şu sırayı izlemektedir:
- Daha küçük ve sık eriyik havuzları oluşturacak lazer parametreleri seçmek
- Hücresel tane oranını artırmak
- Üretim sonrası orta sıcaklıklı tavlamayla mikro-gerinimi azaltmak
- Martenzit oranını ve çökelti morfolojisini izlemek
- Yalnız ilk polarizasyon sonucunu değil, zamanla gelişen pasif film davranışını incelemek
Bu yaklaşım doğrudan endüstriyel reçete değildir. Farklı Ni/Ti oranları, makine optikleri, toz özellikleri, tarama yolları ve parça geometrileri için parametrelerin yeniden optimize edilmesi gerekir.
Endüstriyel uygulama öncesinde hangi ek deneyler gereklidir?
- Farklı lazer gücü ve tarama hızlarını içeren daha geniş işlem haritası
- Farklı üretim partileri arasında tekrarlanabilirlik
- Gerçek deniz suyu ve değişken klorür derişimleri
- Sıcaklık, pH ve çözünmüş oksijen etkileri
- Uzun süreli daldırma ve korozyon yorulması
- Çekme ve basma süperelastikliğiyle eş zamanlı korozyon deneyleri
- Ni iyonu salımının nicel çözelti analizi
- Pasif film kalınlığının kesit TEM veya derinlik profiliyle ölçülmesi
- Yüzey pürüzlülüğü ve son işleme yöntemlerinin etkisi
- Karmaşık geometrili gerçek LPBF parçalar
- Medikal kullanım hedefleniyorsa yapay vücut sıvısı, biyouyumluluk ve hücre deneyleri
- Denizcilik uygulaması hedefleniyorsa gerilim altında çukurcuk ve çatlak ilerleme deneyleri
Kaynak ve Yöntem Notu
- Çalışmanın tam özgün adı: Cellular grain control for enhanced pitting resistance in LPBF NiTi alloys
- Yazarlar: An Yan, Weisi Cai, Xubing Wei, Pengxu Li, Zhicheng He, Xiaowei Li, Meng Cheng, Lai-Chang Zhang, Chao Yang
- Yazar sıralaması: An Yan birinci, Weisi Cai ikinci, Xubing Wei üçüncü, Pengxu Li dördüncü, Zhicheng He beşinci, Xiaowei Li altıncı, Meng Cheng yedinci, Lai-Chang Zhang sekizinci ve Chao Yang dokuzuncu yazardır.
- Eş birinci yazar: Eş katkı veya eş birinci yazarlık beyanı bulunmamaktadır.
- Makalede belirtilen sorumlu yazarlar: Xiaowei Li ve Chao Yang
- SSRN platform iletişim yazarı: An Yan
- Kurum 1: School of Materials Science and Physics, China University of Mining and Technology, Xuzhou, China
- Kurum 2: National Engineering Research Center of Near-net-shape Forming for Metallic Materials ve Guangdong Provincial Key Laboratory for Processing and Forming of Advanced Metallic Materials, South China University of Technology, Guangzhou, China
- Kurum 3: Department of Mechanical Engineering, The University of Hong Kong, Hong Kong, China
- Kurum 4: School of Engineering, Edith Cowan University, Joondalup, Western Australia, Australia
- Kurum 5: Jiangsu Key Laboratory for 3C Products Additive Manufacturing and Surface Technology, China University of Mining and Technology, Xuzhou, China
- DOI:10.2139/ssrn.7201326
- Yayın platformu: SSRN
- Platform işletmecisi: Elsevier
- Dergi: Belirli bir hakemli dergi veya kabul edilmiş yayın sürümü doğrulanmamıştır.
- Yayın yılı: 2026
- Kaynak türü: Eklemeli imalat, mikro-yapısal karakterizasyon, elektrokimyasal deney ve pasif film analizi içeren deneysel preprint araştırma çalışması
- Hakemlik durumu: Hakem değerlendirmesinden geçmemiştir.
- Resmî kaynak bağlantısı:SSRN resmî çalışma sayfası
Araştırma; Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı Ortak Fonları U24A2025, Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı 52371027, Xuzhou “343” Endüstriyel Gelişim Projesi gx2025006 ve South China University of Technology bünyesindeki Guangdong Provincial Key Laboratory for Processing and Forming of Advanced Metallic Materials GJ 202401 projesi tarafından desteklenmiştir.
Yazarlar, çalışmanın sonuçlarını etkileyebilecek bilinen bir rekabet eden mali çıkar veya kişisel ilişki bildirmemiştir. Araştırma verilerinin talep üzerine paylaşılacağı belirtilmiştir.
Bu Türkçe açıklama; çalışmanın üretim şeması, bütün deney yöntemleri, XRD sonuçları, optik ve elektron mikroskobu görüntüleri, TEM ve kristal yapı analizleri, polarizasyon eğrileri, elektrokimyasal empedans sonuçları, yüzey potansiyeli haritaları, XPS bileşenleri, EBSD faz ve KAM haritaları ile önerilen korozyon mekanizması incelenerek hazırlanmıştır.
Bilimsel içerik yalnızca incelenen çalışmaya dayanmaktadır. Dış kaynaklar yalnızca yazarların tam adları, DOI, yayın platformu, kurumsal kimlikler ve preprint durumunun bibliyografik doğrulanması amacıyla kullanılmıştır. Çalışmada bulunmayan yeni bir korozyon sonucu, uygulama başarısı veya performans değeri eklenmemiştir.
Sonuçlar iki belirli LPBF parametre grubuyla üretilen, aynı tavlama işleminden geçirilen NiTi numunelerine aittir. Yüksek hücresel tane oranının olumlu etkisi, düşük mikro-gerinim ve uygun faz-çökelti yapısıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bulgular, yalnızca hücresel tane oranını artırmanın bütün NiTi alaşımlarında yeterli olacağı biçiminde yorumlanmamalıdır.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir