Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Uygulamalı Bilimler / Mühendislik / Lazerle Fırlatılan Alüminyum Plakaların Gözenekli Grafite Çarpması: Krater Oluşumu ve Momentum Artışı
Mühendislik

Lazerle Fırlatılan Alüminyum Plakaların Gözenekli Grafite Çarpması: Krater Oluşumu ve Momentum Artışı

Bu çalışma, lazerle hızlandırılan 100 mikrometre kalınlığındaki ince alüminyum plakaların gözenekli EDM3 grafit hedeflere çarpması sırasında krater oluşumunu ve momentum artış katsayısını incelemiştir.

30/07/2026  Veri Anla 27 görüntüleme
Lazerle Fırlatılan Alüminyum Plakaların Gözenekli Grafite Çarpması: Krater Oluşumu ve Momentum Artışı

Bu çalışma, lazerle hızlandırılan 100 mikrometre kalınlığındaki ince alüminyum plakaların gözenekli EDM3 grafit hedeflere çarpması sırasında krater oluşumunu ve momentum artış katsayısını incelemiştir. Araştırmacılar 240–764 m/s hız aralığında 30 grafit hedef deneyi gerçekleştirmiş; yaklaşık 500 m/s altında hedefin ön yüzünden malzeme saçılması görülmediğini, 515–764 m/s arasındaki 19 deneyde ise krater oluştuğunu bildirmiştir. İyi biçimlenmiş kraterler için ikinci bir geçişin yaklaşık 599–636 m/s, çalışmadaki genel ifadeyle yaklaşık 625 m/s civarında bulunduğu değerlendirilmiştir. Balistik sarkaç ve Fotonik Doppler Velosimetrisi kullanılarak hesaplanan momentum artış katsayısı, merminin geri sekmesi hesaba katıldığında yaklaşık 1,02–1,21 aralığında verilmiştir.

Deneylerde kullanılan mermi, lazer kaynaklı şok dalgasıyla alüminyum folyodan koparılan ve “flyer” olarak adlandırılan ince bir plakadır. Ortalama kütlesi 1,28 ± 0,08 mg, eşdeğer çapı 2,46 ± 0,08 mm olan bu plaka, gözenekliliği %22 olan EDM3 grafite çarptırılmıştır. Çarpma ve saçılan parçacıklar yüksek hızlı kameralarla, krater geometrisi optik profilometreyle, hedefe aktarılan momentum ise balistik sarkaç üzerindeki hızın PDV sistemiyle ölçülmesi yoluyla belirlenmiştir.

Çalışmanın en önemli yöntemsel katkısı, düşük hızlı ince plaka deneylerinde belirgin olan geri sekme momentumunu β hesabına katmasıdır. Geri sekme ihmal edildiğinde β değerleri 1,09–1,46 aralığına çıkarken, geri sekme hesaba katıldığında saçılan malzemenin katkısı çok daha küçük görünmektedir. Bununla birlikte deneyler 1 km/s’nin altında gerçekleştirilmiştir; plaka eğimi ve eğriliği tam denetlenememiş, β belirsizliği yaklaşık %14–15 düzeyinde kalmış ve birçok hata aralığı β = 1 değerine ulaşmıştır. Bu nedenle sonuçlar doğrudan gerçek asteroit çarpışmalarının veya DART ölçeğindeki hiperhızlı olayların kanıtı olarak yorumlanmamalıdır.

Araştırmanın temel sorusu nedir?

Çalışmanın temel sorusu, gözenekli ve kırılgan bir hedefe çarpan ince bir merminin hedefe kendi momentumundan ne kadar fazlasını aktarabildiğidir. Gezegen savunmasındaki kinetik çarpıcı yaklaşımında bir uzay aracı asteroide çarpar; çarpıcının momentumu hedefe aktarılırken asteroitten ters yönde kopan malzeme de ek bir geri tepme oluşturabilir. Bu ek katkı, hedefin hızındaki değişimi ve dolayısıyla yörünge saptırma verimini artırabilir.

Araştırmacılar bu mekanizmayı gerçek bir asteroit üzerinde değil, laboratuvar ölçeğinde gözenekli EDM3 grafit hedefler üzerinde incelemiştir. Grafit hedef, asteroitlerin bütün mineralojik ve yapısal özelliklerini temsil etmemektedir; ancak kırılgan ve gözenekli bir malzemede krater oluşumu ile saçılan parçacıkların momentum katkısını ölçmek için kontrollü bir deney ortamı sağlamaktadır.

Momentum artış katsayısı β ne anlama gelmektedir?

Momentum artış katsayısı β, hedefe aktarılan toplam momentumun yalnızca gelen merminin momentumuna kıyasla ne kadar büyüdüğünü ifade eden boyutsuz bir ölçüdür. Çalışmanın başlangıç tanımı şöyledir:

\[ \beta = 1 + \frac{Q_{\mathrm{debris}}}{Q_{\mathrm{projectile}}} \]

Burada:

  • β: Momentum artış katsayısıdır ve boyutsuzdur.
  • Qprojectile = mpUp: Gelen merminin momentumudur.
  • mp: Mermi kütlesidir ve bu çalışmada yaklaşık 1,28 mg’dır.
  • Up: Çarpma hızıdır ve m/s cinsinden ölçülmüştür.
  • Qdebris: Hedeften ters yönde saçılan malzemenin toplam momentumudur.

β = 1 olduğunda saçılan malzeme ölçülebilir bir ek momentum katkısı sağlamamaktadır. β > 1 olduğunda hedef parçalarının ters yöndeki hareketi, hedefe aktarılan momentumu artırmaktadır. Örneğin β = 1,20, toplam etkin momentum aktarımının gelen mermi momentumundan yaklaşık %20 daha büyük olduğu anlamına gelir. Ancak bu yorumun doğru olabilmesi için geri seken merminin momentumu ayrıca hesaba katılmalıdır.

Lazerle fırlatılan ince plaka nasıl oluşturulmuştur?

Deneyler Fransa’nın Brest kentindeki ENSTA Belenos lazer tesisinde gerçekleştirilmiştir. Kullanılan Nd:YAG darbeli lazerin dalga boyu 1064 nm, azami enerjisi 3 J ve yarı yükseklikte darbe süresi 7,5 ± 0,5 ns’dir. Lazer ışını, 220 mm odak uzaklığına sahip bir mercekle alüminyum folyo üzerinde 3 mm çaplı bir bölgeye odaklanmıştır.

Şekil 1’de lazer darbesinin zamansal profili yaklaşık Gauss biçiminde görünmektedir. Uzamsal yoğunluk haritasında ışın merkezi tamamen düzgün değildir; ancak yaklaşık 3 mm çaplı dairesel alanda görece yaygın bir enerji dağılımı oluşmaktadır. Araştırmacılar bu profilin tekrarlanabilir bir plaka oluşumu için yeterince “üstü düz” nitelikte olduğunu değerlendirmiştir.

Alüminyum folyonun özellikleri şöyledir:

  • Saflık: yaklaşık %99
  • Kalınlık: 100 µm
  • Yoğunluk: 2700 kg/m3
  • Folyo parçası: 15 × 15 mm
  • Cam sınırlama tabakası: 15 × 15 × 10 mm
  • Yaklaşık yapıştırıcı kalınlığı: 10 µm

Lazer ışını cam tabakadan geçerek alüminyum yüzeye ulaşmış, cam sınırlaması lazer kaynaklı plazmanın serbestçe genişlemesini sınırlandırarak folyo içindeki basıncı yükseltmiştir. Oluşan şok dalgası, alüminyumun küçük ve ince bir bölümünü ana folyodan ayırarak hedefe doğru hızlandırmıştır.

Plakanın kütlesi ve eşdeğer çapı nasıl belirlenmiştir?

Plaka hedefe çarpıp deforme olduğu için her deneyde çarpma öncesi kütlesi doğrudan tartılamamıştır. Araştırmacılar ön deneylerde plakaları parafin jel içinde yakalamış ve 30’dan fazla ölçümden ortalama kütleyi belirlemiştir. Ortalama kütle 1,28 mg, standart sapma 0,216 mg olarak bulunmuş; ortalama değer için yaklaşık %6 belirsizlikle mp = 1,28 ± 0,08 mg kullanılmıştır.

Kütle, alüminyum yoğunluğu ve folyo kalınlığından eşdeğer plaka çapı şu ilişkiyle hesaplanmıştır:

\[ \Phi_f = 2\sqrt{\frac{m_p}{\pi \rho_p t_f}} \]

Burada Φf eşdeğer çapı, ρp alüminyum yoğunluğunu ve tf folyo kalınlığını göstermektedir. Çalışmada elde edilen sonuç:

\[ \Phi_f = 2{,}46 \pm 0{,}08\ \mathrm{mm} \]

Bu çap, plakanın çarpma anında kusursuz bir daire ve tamamen düz olduğu anlamına gelmez. Yüksek hızlı görüntüler, plakaların serbest uçuş sırasında eğilebildiğini, yarı küresel biçim alabildiğini, dönebildiğini veya hedefe eğik ulaşabildiğini göstermiştir.

EDM3 grafit hedefin özellikleri nelerdir?

Hedef olarak POCO tarafından üretilen EDM3 gözenekli grafit kullanılmıştır. Malzeme makroskopik ölçekte izotropik kabul edilmiştir. Çalışmada verilen temel özellikler şöyledir:

  • Başlangıç yoğunluğu: 1754 kg/m3
  • Gözeneklilik: %22
  • Karakteristik tane büyüklüğü: 5 µm’den küçük
  • Gözeneklerin %80’inin eşdeğer çapı: 2–10 µm
  • Hedef yüzeyi: 15 × 15 mm
  • Hedef kalınlığı: 8 mm

Hedef boyutları oluşan kraterlere kıyasla yeterince büyük seçilmiştir. Arka yüzeyden malzeme kopması görülmediği için hedefler deneysel analizde yarı sonsuz hedef olarak değerlendirilmiştir.

Deney düzeneği nasıl çalışmaktadır?

Şekil 2, lazerden momentum ölçümüne kadar bütün deney zincirini göstermektedir. Lazer, cam sınırlama tabakasının arkasındaki 100 µm alüminyum folyoya ulaşmaktadır. Kopan plaka önce yaklaşık 29 mm uçmakta ve merkezinde 4 mm delik bulunan 2 mm kalınlığındaki polimer ayırıcı plakadan geçmektedir. Bu parça, plaka oluşumu sırasında ortaya çıkan istenmeyen küçük parçacıkların hedefe ulaşmasını azaltmak için kullanılmıştır.

Plaka ayırıcıdan sonra yaklaşık 41 mm daha ilerleyerek balistik sarkaç üzerine bağlanmış grafit hedefe çarpmaktadır. Toplam serbest uçuş mesafesi ve plakanın çok ince olması, çarpma öncesi dönme, eğilme ve biçim bozukluğunun başlıca kaynaklarından biridir.

Düzeneğin başlıca ölçüm bileşenleri şunlardır:

  • Yüksek hızlı gölge görüntüleme: Plakanın çarpma ve geri sekme hızını, saçılan parçacıkları ve çarpma açısını izlemek için kullanılmıştır.
  • Optik profilometre: Kraterin üç boyutlu yüzey haritasını, derinliğini, dış çapını ve hacmini ölçmüştür.
  • Balistik sarkaç: Hedefe aktarılan momentumla hareket eden mekanik ölçüm sistemidir.
  • Fotonik Doppler Velosimetrisi: Sarkacın arka yüzeyindeki hızın zamana bağlı ölçümünü sağlamıştır.

Yüksek hızlı görüntüler nasıl analiz edilmiştir?

Deneylerin çoğunda Photron SA X2 kamera 100–400 kHz görüntüleme frekansında ve 150–360 µm/piksel uzamsal çözünürlükte kullanılmıştır. Bazı deneylerde ilk mikrosaniyelerdeki saçılmayı görmek için Shimadzu HPV-X2 ultra yüksek hızlı kamera kullanılmıştır.

Plaka ve parçacık konumları Fiji yazılımındaki TrackMate algoritmasıyla takip edilmiştir. Bir piksel konum belirsizliği ve kamera frekansı dikkate alındığında çarpma ve geri sekme hızları için azami belirsizlik %10 olarak kabul edilmiştir.

Metinde Shimadzu kamera için “2 GHz” ifadesi kullanılmaktadır. Buna karşılık Şekil 5’in ilk kareleri 0,5 µs aralıklarla verilmiştir; bu aralık 2 MHz görüntüleme hızına karşılık gelir. Dolayısıyla kamera frekansında GHz/MHz düzeyinde bir birim veya dizgi tutarsızlığı bulunmaktadır.

Krater ve malzeme saçılması hangi hızda başlamıştır?

EDM3 hedeflere toplam 30 plaka çarpması uygulanmıştır:

  • 240–506 m/s arasındaki 11 deneyde hedefin ön yüzünden belirgin malzeme saçılması veya krater oluşumu görülmemiştir.
  • 515–764 m/s arasındaki 19 deneyde krater oluşmuş ve hedef malzemesi saçılmıştır.

Buna dayanarak birinci eşik hız yaklaşık olarak şu şekilde tanımlanmıştır:

\[ U_{pt1} \approx 500\ \mathrm{m/s} \]

Bu eşik yalnızca kullanılan 2,46 mm çaplı, 0,1 mm kalınlığındaki alüminyum plakalar ve EDM3 hedefler için geçerlidir. Başka mermi çapları, kalınlıkları, yoğunlukları veya hedef malzemeleri için aynı hızın geçerli olduğu gösterilmemiştir.

Mermi geri sekmesi neden önemlidir?

515–764 m/s arasındaki grafit deneylerinin tümünde ince alüminyum plaka hedeften geri sekmiştir. Ölçülen geri sekme hızları 54–173 m/s arasında değişmiştir. Bazı deneylerde geri sekme hızı çarpma hızının yaklaşık %30’una ulaşmıştır.

Bu durum momentum hesabını önemli ölçüde değiştirmektedir. Mermi hedefte kalırsa başlangıç momentumu hedefe aktarılır. Ancak mermi ters yönde geri dönerse hedef, merminin hızını yalnızca sıfıra indirmekle kalmayıp onu ters yönde hızlandırmıştır. Bu nedenle geri sekmeye karşılık gelen momentum değişimi hedef üzerindeki toplam darbeye dâhildir; ancak saçılan hedef malzemesinin katkısı olarak sayılmamalıdır.

591 m/s deneyinde parçacıklar nasıl saçılmıştır?

Şekil 3, 591 m/s çarpma hızındaki olayın −10 µs ile 300 µs arasındaki gelişimini göstermektedir. Plaka hedefe hafif eğik ulaşmış, çarpışmadan sonra dönerek geri sekmiş ve geri sekme hızı 173 ± 17 m/s olarak ölçülmüştür.

Görüntüler iki belirgin saçılma davranışı göstermektedir:

  • Hedef yüzeyine yakın parçalar, çarpma doğrultusuna göre yaklaşık 80° gibi yüksek bir açıyla ve asimetrik biçimde saçılmıştır.
  • Merkeze daha yakın parçacık akışı yaklaşık −25° ile +25° arasında ve yaklaşık 150 m/s’ye ulaşan hızlarla ilerlemiştir.

Şekil 4’te 100 µs anında TrackMate ile izlenen parçacıkların hız vektörleri gösterilmektedir. Ölçülebilen parçacıkların hızları 24–148 m/s, saçılma açıları ise −25° ile +25° arasındadır. Alt sınır olan 24 m/s fiziksel olarak hiç daha yavaş parça bulunmadığı anlamına gelmemektedir; görüş alanında izlenebilen en yavaş parçaya karşılık gelmektedir.

Parçacık saçılma açısı şu ilişkiyle hesaplanmıştır:

\[ \alpha = \tan^{-1}\left(\frac{U_y}{U_x}\right) \]

Ux çarpma doğrultusundaki eksensel hızı, Uy ise teğetsel hız bileşenini göstermektedir.

636 m/s deneyinde neden çok hızlı parçacık görülmüştür?

Şekil 5’te 636 m/s hızındaki bir deney ilk mikrosaniyeler içinde görüntülenmiştir. Plaka belirgin biçimde eğrilmiş, ancak hedefe büyük bir eğim göstermeden ulaşmıştır. Saçılan malzeme daha simetrik konik bir yapı oluşturmuş ve plaka yaklaşık hedef normaline paralel biçimde geri sekmiştir.

Koninin tepe noktası izlenerek yaklaşık 900 m/s’lik bir hız hesaplanmıştır. Bu değer gelen plakanın 636 m/s hızından büyüktür; çünkü çok küçük hedef parçalarının şok ve serbest yüzey etkileriyle mermi hızını aşması fiziksel olarak mümkündür. Bununla birlikte bu deneyde ayırıcı plaka kullanılmamış ve görüntülerde parazit parçacıklar da görülmüştür. Bu nedenle 900 m/s değeri bütün saçılan kütlenin hızı veya doğrudan toplam saçılma momentumu olarak yorumlanamaz.

Plakanın eğimi krater biçimini nasıl değiştirmiştir?

Krater oluşturan 19 deney, plakanın çarpma anındaki geometrisine göre dört grupta değerlendirilmiştir:

  • Yaklaşık düz ve küçük eğimli: 1 deney
  • Orta eğimli: 5 deney
  • Büyük eğimli: 6 deney
  • Az eğimli fakat güçlü biçimde eğrilmiş: 7 deney

599 m/s hızındaki yaklaşık düz plaka, çalışmadaki ideal düzlemsel çarpmaya en yakın örnektir. Şekil 6’da plakanın yüzeye göre yaklaşık 7° görünen eğimi ve kalınlık görünümünden hesaplanan ikinci eğim açısı gösterilmektedir. Kraterin üç boyutlu haritası, yaklaşık dairesel fakat hafif eliptik ve merkezde en derin olan bir yapı ortaya koymaktadır.

Metinde görünen plaka kalınlığı tm = 980 µm, gerçek folyo kalınlığı tf = 100 µm ve çap Φf = 2,46 mm kullanılarak:

\[ \theta_2 = \arcsin\left(\frac{t_m-t_f}{\Phi_f}\right) \]

ilişkisinden θ2 = 19° verilmektedir. Ancak metinde yazılan sayılar doğrudan formüle yerleştirildiğinde sonuç yaklaşık 21° çıkmaktadır. Bu küçük fark, yuvarlama veya kaynak değerlerden birindeki dizgi hatasıyla ilişkili olabilir; çalışma bunu açıklamamaktadır.

Şekil 7 orta eğimli plakalar için ne göstermektedir?

Orta eğimli plakalarda hız, kraterin tamamlanıp tamamlanmamasında belirleyici olmuştur:

  • 515 m/s: Küçük bir delik ve yay biçimli sıyrılma oluşmuş; klasik bir krater biçimi gelişmemiştir.
  • 588 m/s: Krater kısmen gelişmiş ancak tam biçimlenmemiştir.
  • 663 m/s: Belirgin eğime rağmen daha düzenli ve tamamlanmış bir krater oluşmuştur.

Bu karşılaştırma, düşük ve orta hızlarda plaka eğiminin krater morfolojisini güçlü biçimde etkilediğini; hız yükseldiğinde ise enerji ve basınç etkisinin geometrik kusurların bir bölümünü aşabildiğini göstermektedir.

Şekil 8 eğrilmiş plakalar için ne göstermektedir?

582 ve 636 m/s hızlarında yarı küreyi andıracak ölçüde eğrilmiş plakalar, ortası tam boşalmamış halka benzeri kraterler oluşturmuştur. Araştırmacılar bunu, eğrilmiş plakanın önce kenarlardan temas etmesi ve merkezdeki yüksek basıncın daha kısa süre tutulmasıyla ilişkilendirmektedir.

764 m/s hızında ise benzer biçim bozukluğuna rağmen düzenli ve derin bir krater oluşmuştur. Bu gözlem, yaklaşık 625 m/s’nin üzerinde plaka eğimi ve eğriliğinin krater oluşumundaki baskın rolünü kaybetmeye başladığı yorumunu desteklemektedir.

İkinci hız eşiği neyi ifade etmektedir?

Birinci eşik yaklaşık 500 m/s’de malzeme saçılması ve krater başlangıcını tanımlamaktadır. Bunun üzerinde oluşan bütün kraterler aynı ölçüde tamamlanmış değildir. Araştırmacılar iyi biçimlenmiş kraterler için ikinci geçişi şu aralıkta vermektedir:

\[ 599\ \mathrm{m/s} \leq U_{pt2} \leq 636\ \mathrm{m/s} \]

Analizlerde bu değer çoğunlukla yaklaşık 625 m/s olarak kullanılmıştır. Böylece üç rejim oluşmaktadır:

  • Up < yaklaşık 500 m/s: Belirgin krater veya ön yüz saçılması yoktur.
  • Yaklaşık 500–625 m/s: Geçiş rejimi; krater hacmi hızla büyür, fakat plaka eğimi ve biçim bozukluğu sonucu güçlü biçimde etkiler.
  • Up > yaklaşık 625 m/s: İyi biçimlenmiş krater olasılığı yükselir ve geometrik kusurların göreli etkisi azalır.

Farklı mermilerin kraterleri nasıl karşılaştırılmıştır?

Farklı kütle ve hedef yoğunluklarındaki deneyleri karşılaştırmak için krater derinliği, dış çapı ve hacmi boyutsuzlaştırılmıştır:

\[ d^* = d\left(\frac{\rho_c}{m_p}\right)^{1/3} \]

\[ \Phi_2^* = \Phi_2\left(\frac{\rho_c}{m_p}\right)^{1/3} \]

\[ V^* = V\left(\frac{\rho_c}{m_p}\right) \]

Burada ρc hedef yoğunluğunu, mp mermi kütlesini, d azami krater derinliğini, Φ2 dış krater çapını ve V krater hacmini göstermektedir. d*, Φ2* ve V* boyutsuz normalize edilmiş büyüklüklerdir.

Krater derinliği ve çapı hangi hız yasasını izlemiştir?

Yüksek hızlı çarpma literatüründeki genel karşılaştırma eğrileri derinlik ve çap için Up2/3 ölçeklemesini kullanmaktadır. Çalışma, düşük hızlı geçişi daha iyi temsil etmek amacıyla ikinci eşiği çıkaran şu ilişkileri önermiştir:

\[ d^* = d^*_{\min} + a_d(U_p-U_{pt2})^{2/3} \]

\[ \Phi_2^* = \Phi^*_{2\min} + a_{\Phi_2}(U_p-U_{pt2})^{2/3} \]

Bu ilişkiler yalnızca Up ≥ Upt2 için önerilmektedir. Şekil 9’daki uyum denklemleri:

\[ d^* = 0.56 + 0.0095(U_p-625)^{2/3}, \qquad R^2=0.875 \]

\[ \Phi_2^* = 1.33 + 0.023(U_p-625)^{2/3}, \qquad R^2=0.967 \]

biçimindedir. Ancak ana metinde katsayılar d* için 0,0105 ve Φ2* için 0,026 olarak yazılmıştır. Şekildeki 0,0095 ve 0,023 değerleriyle metin arasında açık bir katsayı tutarsızlığı bulunmaktadır. Bu değerler sessizce birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Krater hacmi neden iki parçalı bir yasayla açıklanmıştır?

Krater hacmi, iki eşik arasında ve ikinci eşiğin üzerinde farklı hız bağımlılıkları göstermiştir. Araştırmacıların önerdiği iki parçalı ilişki şöyledir:

\[ V^* = a_{V1}(U_p-U_{pt1})^3, \qquad U_{pt1}\leq U_p<U_{pt2} \]

\[ V^* = V^*_{\min}+a_{V2}(U_p-U_{pt2})^2, \qquad U_p\geq U_{pt2} \]

Şekil 10’da kullanılan sayısal uyumlar yaklaşık olarak:

\[ V^* = 6\times10^{-7}(U_p-500)^3 \]

ve

\[ V^* = 1.2+2.6\times10^{-6}(U_p-625)^2 \]

şeklindedir. İlk ifade krater başlangıcı ile tamamlanma arasındaki hızlı geçişi, ikinci ifade ise iyi biçimlenmiş kraterlerin daha yüksek hızlardaki gelişimini temsil etmektedir.

Bu yasa yalnızca dört iyi biçimlenmiş ince plaka krateri ve literatürden aktarılan daha yüksek hızlı verilerle desteklenmektedir. Araştırmacılar da özellikle 1 km/s’nin üzerindeki yeni ince plaka deneylerinin gerekli olduğunu belirtmektedir.

Geri sekme momentum denklemine nasıl eklenmiştir?

Çarpma sırasında balistik sarkaca aktarılan toplam momentum değişimi şu şekilde yazılmıştır:

\[ \Delta p = Q_d+Q_{pi}+Q_{pf} \]

Burada Qd saçılan hedef parçalarının, Qpi gelen plakanın ve Qpf geri seken plakanın momentum büyüklüğüdür:

\[ Q_{pi}=m_pU_p \]

\[ Q_{pf}=m_pU_r \]

Ur, geri sekme hızıdır. Geri sekme yaklaşık hedef normaline paralel olduğu için teğetsel bileşen ihmal edilmiş ve yalnızca eksensel momentum kullanılmıştır.

Bu durumda momentum artış katsayısı şu biçimde yeniden yazılmıştır:

\[ \beta = \frac{\Delta p}{m_pU_p} -\frac{U_r}{U_p} \]

İlk terim sarkacın ölçtüğü toplam momentum değişimini gelen mermi momentumuna oranlar. İkinci terim, toplam değişimin içindeki geri sekme katkısını çıkarır. Kalan artış hedef parçalarının ters yöndeki momentumuna atfedilir.

Balistik sarkaç ve PDV nasıl kullanılmıştır?

Hedef, yüksüz kütlesi M0 = 70,245 g olan rijit bir balistik sarkaç üzerine bağlanmıştır. Sarkacın arka yüzeyinde parlatılmış dairesel bir alan oluşturulmuş ve PDV lazeri bu yüzeye odaklanmıştır. Yansıyan ışığın frekans kayması, sarkacın zamana bağlı hızını vermiştir.

Sarkaca aktarılan momentum şu ilişkiyle hesaplanmıştır:

\[ \Delta p_{\mathrm{PDV}} = U_{\mathrm{PDV}}M \frac{R_GR_p}{R_{\mathrm{eff}}R_{\mathrm{PDV}}} \]

  • UPDV: PDV ölçüm noktasındaki azami sarkaç hızıdır.
  • M = M0 + Mtarget: Sarkaç ve hedefin toplam kütlesidir.
  • RG: Dönme noktası ile kütle merkezi arasındaki uzaklıktır.
  • Reff: Dönme noktası ile mermi çarpma noktası arasındaki uzaklıktır.
  • RPDV: Dönme noktası ile PDV ölçüm noktası arasındaki uzaklıktır.
  • Rp: Sarkaç periyodundan türetilen eşdeğer dinamik uzunluktur.

Rp şu şekilde hesaplanmıştır:

\[ R_p=\frac{gP_0^2}{4\pi^2} \]

P0 ana sarkaç periyodunu, g Dünya’daki kütleçekim ivmesini göstermektedir.

PDV hız sinyali nasıl işlenmiştir?

Şekil 12’de 623 m/s hızındaki alüminyum hedef deneyine ait sarkaç hız profili gösterilmektedir. Uzun periyotlu ana hareket P0 = 750 ± 10 ms’dir. Bunun üzerinde yaklaşık P1 = 6 ms periyotlu daha hızlı bir mekanik titreşim bulunmaktadır.

PDV düzeni hızın yalnızca mutlak değerini ölçmüştür. Bu nedenle grafikte bütün hızlar pozitif görünmekte, gerçek salınımın negatif yarısı araştırmacılar tarafından fiziksel hareket varsayımıyla yeniden oluşturulmaktadır. Bu, işaret duyarlı doğrudan hız ölçümüne kıyasla ek bir yöntemsel varsayımdır.

Başlangıçtaki yüksek frekanslı dalgalanmayı azaltmak için 50–100 noktalık pencereye ve üçüncü dereceden polinoma sahip Savitzky–Golay filtresi uygulanmıştır. Başlangıç sarkaç hızı yerel polinomla geriye doğru kestirilmiş ve UPDV belirsizliği yaklaşık 1 mm/s olarak verilmiştir.

Yöntem alüminyum hedeflerle nasıl doğrulanmıştır?

Momentum ölçümünü sınamak için alüminyum hedeflere 313–625 m/s hız aralığında 12 atış yapılmıştır. Bu deneylerin hiçbirinde hedef malzemesi saçılması görülmemiştir. Plaka geri sekme hızları 64 m/s’nin ve çarpma hızının %11’inin altında kalmıştır.

Saçılma olmadığında Qd = 0 olmalıdır. Dolayısıyla sarkacın ölçtüğü momentum değişiminin gelen ve geri seken plaka momentumlarının toplamına eşit olması beklenir:

\[ \Delta p_{\mathrm{PDV}}\approx Q_{pi}+Q_{pf} \]

Şekil 13’te deney noktaları hata çubukları içinde y = x doğrusuna yakın dağılmıştır. Araştırmacılar bunu balistik sarkaç–PDV yönteminin doğrulaması olarak yorumlamıştır. 623 m/s örneğinde ölçülen momentum değişimi:

\[ \Delta p_{\mathrm{PDV}} = 0.816\pm0.049\ \mathrm{mN\,s} \]

olarak verilmiştir.

Ölçüm belirsizlikleri ne kadardır?

  • Çarpma hızı Up: en fazla %10
  • Geri sekme hızı Ur: en fazla %10
  • Plaka kütlesi mp: yaklaşık %6
  • Gelen ve geri seken plaka momentumu: yaklaşık %11,7
  • PDV başlangıç hızı: yaklaşık 1 mm/s; momentum hesabına en fazla yaklaşık %5 katkı
  • Çarpma konumu Reff: en fazla 5 mm değişim ve yaklaşık %3,4 belirsizlik
  • Toplam ΔpPDV belirsizliği: yaklaşık %6
  • β belirsizliği: yaklaşık %13,8–15,1

Bu belirsizlik düzeyi, 1,02–1,21 aralığındaki küçük β artışlarını yorumlarken önemlidir. Birçok deneyin belirsizlik aralığı β = 1 değerine ulaşmakta veya bu değeri içermektedir. Çalışmada β > 1 için ayrı bir istatistiksel anlamlılık testi verilmemiştir.

Grafit deneylerinde β sonuçları ne göstermiştir?

Parazit parçacıkların hedefe ulaştığı veya PDV sinyalinin yetersiz olduğu deneyler elenmiştir. Saçılmalı deneylerden 10’u β hesabı için korunmuş; yöntemin alt eşikteki davranışını görmek amacıyla krater oluşturmayan iki deney de eklenmiştir.

500 m/s altındaki iki deneyde β = 0,98 ± 0,14 bulunmuştur. Bu sonuçlar belirsizlik içinde β = 1 ile uyumludur ve malzeme saçılması görülmemesiyle tutarlıdır.

500 m/s üzerindeki deneylerde çalışma metni β değerlerini 1,02 ± 0,15 ile 1,21 ± 0,18 arasında özetlemektedir. Ancak Tablo 1’de 588 m/s deneyi için β = 1,01 ± 0,15 değeri de bulunmaktadır. Dolayısıyla tablodaki ham aralık 1,01–1,21, metinde verilen özet aralık ise 1,02–1,21’dir.

Sonuçlar hızla tekdüze artan bir β eğrisi göstermemektedir. Örneğin 582 ve 587 m/s deneylerinde β yaklaşık 1,21 iken 588 m/s deneyinde yaklaşık 1,01 ve 650 m/s deneyinde yaklaşık 1,02’dir. Bu saçılma; plaka biçimi, eğim, krater morfolojisi, parazit parçacıklar ve ölçüm belirsizlikleriyle ilişkili olabilir.

Geri sekme hesaba katılmasaydı sonuç ne olurdu?

Geri sekme terimi çıkarılmadığında β değerleri 1,09 ± 0,14 ile 1,46 ± 0,19 aralığında hesaplanmaktadır. Bu, hedef parçacıklarının momentum katkısını olduğundan büyük gösterir. Özellikle çarpma hızının %30’una yaklaşan geri sekmelerde hata önemli hâle gelmektedir.

Çalışmanın en güçlü bulgularından biri, düşük hızlı ince plaka deneylerinde geri sekmenin ikincil bir ayrıntı değil, momentum bütçesinin temel bileşenlerinden biri olduğunu deneysel olarak göstermesidir.

β için önerilen hız ölçeklemesi nedir?

Araştırmacılar ince plaka deneylerinin ortalama sonucunu daha yüksek hızlı küresel alüminyum mermi simülasyonlarıyla birleştirerek şu güç yasasını önermiştir:

\[ \beta-1 = 0.0045(U_p-U_{pt1})^{0.6}, \qquad U_p\geq U_{pt1} \]

Bu denklemde Up m/s cinsinden kullanılmalıdır; dolayısıyla 0,0045 katsayısı seçilen hız birimine bağlı boyut taşımaktadır. Denklem yalnızca çalışmanın kullandığı EDM3 veri birleşimi kapsamında değerlendirilmelidir.

Noktasal kaynak ölçekleme yaklaşımında:

\[ \beta-1\sim U_p^{3\mu-1} \]

ilişkisi kullanılmıştır. Uydurulan üs 0,6 olduğundan:

\[ 3\mu-1=0.6 \]

\[ \mu\approx0.53 \]

sonucu elde edilmiştir. Bu değer EDM3 için hız ölçekleme üssü olarak yorumlanmaktadır.

Burada iki önemli sınır vardır. Birincisi, güç yasası yalnızca düşük hızlı deney noktalarına değil, ince plaka deneylerinin ortalaması ile çalışmada aktarılan yüksek hızlı sayısal verilere dayanmaktadır. İkincisi, Denklem 10 eşiği Upt1 ≈ 500 m/s olarak kullanırken sonuç bölümünde güç yasasının 625 m/s üzeri için belirlendiği yazılmıştır. Denklemin başlangıç eşiği ile sonuç bölümündeki ifade tam olarak tutarlı değildir.

Çalışmanın güçlü yönleri nelerdir?

  • Gözenekli EDM3 grafitte momentum artışını doğrudan deneysel olarak ölçmeye çalışmaktadır.
  • Toplam 30 grafit hedef deneyi ve 12 alüminyum doğrulama deneyi içermektedir.
  • Yüksek hızlı görüntüleme, parçacık izleme, optik profilometri, balistik sarkaç ve PDV ölçümlerini birleştirmektedir.
  • Plakanın geri sekmesini β hesabına açık biçimde eklemektedir.
  • Krater başlangıcı ile iyi biçimlenmiş krater oluşumu için iki ayrı hız eşiği önermektedir.
  • Başarısız veya biçimsiz kraterleri veri setinden gizlemek yerine plaka eğimi ve eğriliğiyle birlikte tartışmaktadır.
  • Ölçüm belirsizliklerini mermi, PDV ve sarkaç bileşenlerine ayırmaktadır.
  • Ek tabloda 19 kraterin ölçülen boyutlarını ayrı ayrı vermektedir.

Çalışmanın başlıca sınırlılıkları nelerdir?

  • Çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir.
  • Metin içi kaynaklar “[?]” olarak görünmekte ve kaynakça bölümü bulunmamaktadır.
  • Deney hızları 1 km/s’nin altındadır ve gerçek asteroit saptırma çarpışmalarındaki hiperhız rejimini doğrudan temsil etmemektedir.
  • Plakaların çarpma öncesi düzlüğü, eğriliği, eğimi ve bütünlüğü yeterince denetlenememiştir.
  • 30 grafit deneyinden yalnızca 10 saçılmalı deney güvenilir β hesabında kullanılabilmiştir.
  • β belirsizliği yaklaşık %14–15’tir ve birçok belirsizlik aralığı β = 1’e ulaşmaktadır.
  • PDV düzeni hızın yalnızca mutlak değerini ölçmüş, hareket yönü fiziksel modelle yeniden kurulmuştur.
  • Parazit parçacıklar bazı sarkaç ölçümlerini geçersiz kılmıştır.
  • 900 m/s’lik hızlı parçacık gözlemi, ayırıcı plakanın bulunmadığı tek bir deneyden gelmektedir.
  • Yüksek hızlı kamera frekansında 2 GHz ile şekillerdeki 0,5 µs zaman aralığı arasında birim uyumsuzluğu vardır.
  • Şekil 9’daki uyum katsayıları ile ana metindeki katsayılar aynı değildir.
  • Eğim açısı için verilen formül ve sayısal değerler küçük bir hesap farkı göstermektedir.
  • β güç yasasının 500 veya 625 m/s’den hangisinde başladığı çalışma içinde tam tutarlı değildir.
  • Krater ölçekleme yasalarının doğrulanması için 1 km/s üzerindeki yeni deneylere ihtiyaç vardır.

Çalışma neyi desteklemektedir?

  • Belirli boyuttaki ince alüminyum plaka ile EDM3 grafitte krater ve ön yüz saçılması için yaklaşık 500 m/s’lik deneysel bir eşik bulunduğunu desteklemektedir.
  • Yaklaşık 500–625 m/s arasında plaka eğimi ve eğriliğinin krater biçimi üzerinde güçlü etkisi olduğunu göstermektedir.
  • Daha yüksek hızlarda iyi biçimlenmiş krater oluşumunun geometrik kusurlara karşı daha dayanıklı olabileceğini desteklemektedir.
  • Düşük hızlı ince plaka çarpmalarında mermi geri sekmesinin momentum bütçesine eklenmesi gerektiğini göstermektedir.
  • EDM3 deneylerinde saçılan hedef malzemesinin toplam momentuma küçük bir ek katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
  • Balistik sarkaç ve PDV birleşiminin küçük momentum değişimlerini ölçmek için uygulanabilir olduğunu göstermektedir.

Çalışma neyi kanıtlamamaktadır?

  • Gerçek bir asteroitte β değerinin 1,02–1,21 olacağını kanıtlamamaktadır.
  • EDM3 grafitin bütün asteroitlerin gözenek, mineral ve iç yapı özelliklerini temsil ettiğini göstermemektedir.
  • Sonuçların km/s mertebesindeki hiperhızlı çarpışmalara doğrudan ölçeklenebileceğini kanıtlamamaktadır.
  • Yaklaşık 500 ve 625 m/s eşiklerinin başka mermi ve hedef geometrileri için geçerli olduğunu göstermemektedir.
  • Her bir saçılmalı deneyde β’nin istatistiksel olarak kesin biçimde 1’den büyük olduğunu göstermemektedir.
  • Önerilen β güç yasasının yalnızca deneysel ince plaka verileriyle doğrulandığını göstermemektedir.
  • Kinetik çarpıcıyla gerçekleştirilecek bir gezegen savunma görevinin başarı garantisini vermemektedir.

Sonuçlar uygulama açısından ne ifade etmektedir?

Çalışma, asteroit saptırma görevlerinin doğrudan tasarımını vermekten çok, momentum aktarımının laboratuvarda nasıl ölçülebileceğine ilişkin bir yöntem geliştirmektedir. Türkiye’de benzer yaklaşım; yüksek hızlı çarpma laboratuvarları, savunma ve uzay malzemeleri, gözenekli yapıların darbe davranışı, balistik ölçüm sistemleri, lazer–malzeme etkileşimi ve yüksek hızlı görüntü analizi çalışmalarında kullanılabilir.

En genel ders, yalnızca krater çapına bakmanın momentum aktarımını açıklamak için yeterli olmadığıdır. Merminin geri sekmesi, hedef parçalarının hızı ve yönü, plakanın çarpma geometrisi ve sarkacın gerçek dinamiği aynı momentum bütçesinde birlikte değerlendirilmelidir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Temel deney parametreleri

Deney bileşeniÇalışmada kullanılan değer veya yöntem
Lazer türüNd:YAG darbeli lazer
Lazer dalga boyu1064 nm
Azami lazer enerjisi3 J
Darbe süresi7,5 ± 0,5 ns
Mercek odak uzaklığı220 mm
Odak noktası çapı3 mm
Plaka malzemesiYaklaşık %99 saf alüminyum
Plaka kalınlığı100 µm
Plaka ortalama kütlesi1,28 ± 0,08 mg
Plaka eşdeğer çapı2,46 ± 0,08 mm
Çarpma hızı240–764 m/s
HedefEDM3 gözenekli grafit
Hedef yoğunluğu1754 kg/m3
Hedef gözenekliliği%22
Hedef boyutları15 × 15 × 8 mm
Grafit deney sayısı30
Alüminyum doğrulama deneyi12
Krater oluşturan grafit deneyi19
β hesabındaki saçılmalı deney10
β kontrolüne eklenen saçılmasız deney2
Krater ölçümüVEECO tipi optik profilometre
Momentum ölçümüBalistik sarkaç ve Fotonik Doppler Velosimetrisi
Parçacık izlemeFiji TrackMate

Deneysel hız eşikleri ve fiziksel anlamları

Hız rejimiDeneysel gözlemYorum sınırı
240–506 m/s11 deneyde belirgin krater ve ön yüz saçılması görülmediYalnızca kullanılan plaka ve EDM3 hedef düzeni için geçerlidir
Yaklaşık 500 m/sKrater ve saçılma başlangıcı için birinci eşikUpt1 yaklaşık değerdir
515–636 m/sKraterler çoğu durumda plaka eğimi ve eğriliğine duyarlıdırGeçiş bölgesinde tam ve biçimsiz kraterler birlikte görülmüştür
599–636 m/sİyi biçimlenmiş krater için önerilen ikinci eşik aralığıAnalizlerde yaklaşık 625 m/s kullanılmıştır
625 m/s üzeriGeometrik kusurların krater biçimine göreli etkisi azalmıştırEn yüksek deney hızı 764 m/s’dir

Momentum artışı hesabında kullanılan 12 deney

Çarpma hızı Up (m/s)Geri sekme hızı Ur (m/s)ΔpPDV (mN·s)β
465540,6510,98 ± 0,14
4871100,7520,98 ± 0,14
559540,8161,04 ± 0,14
5821351,0761,21 ± 0,18
5851311,0551,18 ± 0,17
5871201,0651,21 ± 0,17
5881490,9511,01 ± 0,15
5911731,0441,09 ± 0,16
5991601,1201,19 ± 0,18
6041150,9591,05 ± 0,15
6501361,0271,02 ± 0,15
6631271,1481,16 ± 0,17

Tablodaki ilk iki deney yaklaşık 500 m/s eşiğinin altındadır ve malzeme saçılması göstermemiştir. Diğer on deney saçılmalı momentum analizi için kullanılmıştır. β değerlerinin hızla düzenli biçimde artmadığı ve belirsizliklerin sonuçlara göre büyük olduğu görülmektedir.

EDM3 hedeflerde ölçülen 19 krater

Up (m/s)θ1 (°)θ2 (°)Plaka kategorisiDerinlik d (mm)Dış çap Φ2 (mm)Hacim V (mm3)
599719Yaklaşık düzlemsel0,652,41,04
5154531Orta eğimli0,252,10,06
5883820Orta eğimli0,382,50,50
5914025Orta eğimli0,292,40,40
6502516Orta eğimli0,512,50,72
6634223Orta eğimli0,522,40,73
5435846Büyük eğimli0,261,80,20
546BelirlenemediBelirlenemediBüyük eğimli0,212,40,15
5596540Büyük eğimli0,262,10,24
5765020Büyük eğimli0,372,50,37
5874627Büyük eğimli0,352,60,34
5964528Büyük eğimli0,201,80,18
582BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,302,50,28
585BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,192,40,19
600BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,402,50,63
604BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,212,10,21
612BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,302,40,28
636BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,232,50,35
764BelirlenemediBelirlenemediAz eğimli, güçlü biçimde bozulmuş0,722,61,37

Krater dış çaplarının büyük bölümü 1,8–2,6 mm gibi dar bir aralıkta kalırken derinlik ve hacim çok daha geniş değişmiştir. Bu durum dış çapın tek başına kraterin tamamlanma düzeyini veya aktarılan momentumu yeterince temsil etmediğini göstermektedir.

Belirsizlik ve yorum tablosu

ÖlçümBildirilen belirsizlikSonuca etkisi
Plaka kütlesiYaklaşık %6Gelen ve geri seken momentumun doğrudan ölçeğini etkiler
Çarpma ve geri sekme hızlarıEn fazla %10Qpi, Qpf ve β hesabına aktarılır
Plaka momentumuYaklaşık %11,7Kütle ve hız belirsizliklerinin birleşimidir
PDV momentum değişimiYaklaşık %6Sarkaç hızına ve çarpma konumuna bağlıdır
βYaklaşık %13,8–15,1Küçük saçılma katkısını kesinleştirmeyi zorlaştırır
Krater derinliğiEk tabloda ±%10Normalize edilmiş derinlik ölçeklemesini etkiler
Krater dış çapıEk tabloda ±%1Derinliğe göre daha hassas ölçülmüştür
Krater hacmiEk tabloda ±%5İki parçalı hacim yasasının uyumunu etkiler

Kaynak ve Yöntem Notu

Çalışmanın tam özgün adı:Laser-driven flyer impact onto porous graphite: An investigation on momentum enhancement

Yazarlar ve sıralama: Baptiste Reynier, Jean-Luc Rullier, Julien Le Clanche, David Hébert ve Michel Arrigoni.

Kurumsal bağlantılar:

  • Baptiste Reynier: CEA, DAM, CESTA ile ENSTA, Institut Polytechnique de Paris, IRDL, CNRS UMR 6027.
  • Jean-Luc Rullier: CEA, DAM, CESTA.
  • Julien Le Clanche: ENSTA, Institut Polytechnique de Paris, IRDL, CNRS UMR 6027.
  • David Hébert: CEA, DAM, CESTA.
  • Michel Arrigoni: ENSTA, Institut Polytechnique de Paris, IRDL, CNRS UMR 6027.

Eş birinci yazar: Eş katkı veya eş birinci yazarlık bilgisi belirtilmemiştir.

Sorumlu yazar: Baptiste Reynier. Çalışmada iletişim adresi baptiste.reynier@ensta.fr olarak verilmiştir.

DOI:10.2139/ssrn.6963466.

Dergi: Hakemli bir dergi adı bu sürüm üzerinden doğrulanamamıştır.

Yayın platformu: SSRN.

Özgün yayınevi: Hakemli nihai bir yayınevi doğrulanamamıştır. SSRN kaydı preprint platform kaydıdır ve hakemli dergi yayını anlamına gelmemektedir.

Yayın yılı: 2026. Çalışmanın üzerinde 18 Haziran 2026 tarihi, SSRN kaydında ise 19 Haziran 2026 yükleme tarihi bulunmaktadır.

Kaynak türü: Laboratuvar deneyleri, yüksek hızlı görüntüleme, optik profilometri ve balistik sarkaç ölçümü içeren deneysel araştırma preprinti.

Hakemlik durumu: Bu çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir; sonuçları bu sınırlılık dikkate alınarak okunmalıdır. Her sayfada çalışmanın hakem değerlendirmesinden geçmediğine ilişkin uyarı bulunmaktadır.

Resmî yayın bağlantısı:SSRN resmî çalışma kaydı.

Kaynakça sorunu: İncelenen sürümde literatür atıfları “[?]” biçiminde çözülmemiştir ve kaynakça listesi yer almamaktadır. Bu nedenle çalışmanın başka araştırmalara dayandırdığı sayısal karşılaştırmaların özgün kaynakları bu sürümden belirlenememektedir. Makalenin yayımlanmadan önce kaynakça ve atıf bağlantılarının düzeltilmesi gerekir.

Bu Türkçe açıklama, yüklenen çalışma; bütün metni, formülleri, deney şemaları, yüksek hızlı kamera dizileri, profilometre haritaları, grafikler ve tablolarıyla incelenerek hazırlanmıştır. Dış kaynaklardan yeni bilimsel bulgu eklenmemiştir. Dış doğrulama yalnızca tam yazar adları, DOI, SSRN kaydı, tarih ve yayın statüsünün kontrolü amacıyla kullanılmıştır.

Çalışmanın temel sınırları; hızların 1 km/s’nin altında kalması, plaka geometrisinin deneyler arasında değişmesi, β hesabında yalnızca 10 saçılmalı deneyin kullanılabilmesi, yüksek ölçüm belirsizliği, PDV’nin yalnızca mutlak hız ölçmesi, parazit parçacıklar, çözülmemiş kaynak atıfları ve bazı metin–şekil sayısal tutarsızlıklarıdır. Sonuçlar gerçek asteroitlerdeki kinetik çarpıcı verimini doğrudan kanıtlamamaktadır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy