Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Ekonomi / Şirketler Kanununun Değiştirilmesi ve Yorumlanması: Ölçülü Yargısal Müdahale Odağında
Ekonomi

Şirketler Kanununun Değiştirilmesi ve Yorumlanması: Ölçülü Yargısal Müdahale Odağında

Bu çalışma, şirketler hukukunun başarısını yalnız hangi hak ve yükümlülüklerin kanuna yazıldığıyla değil, bu hakların uyuşmazlık çıktığında mahkemeler tarafından gerçekten uygulanabilir hale gelip gelmediğiyle değerlendiren tarihsel bir şirketler hukuku incelemesidir.

23/09/2026  Veri Anla 96 görüntüleme
Şirketler Kanununun Değiştirilmesi ve Yorumlanması: Ölçülü Yargısal Müdahale Odağında

Bu çalışma, şirketler hukukunun başarısını yalnız hangi hak ve yükümlülüklerin kanuna yazıldığıyla değil, bu hakların uyuşmazlık çıktığında mahkemeler tarafından gerçekten uygulanabilir hale gelip gelmediğiyle değerlendiren tarihsel bir şirketler hukuku incelemesidir. Junhai Liu tarafından 2005 Çin Şirketler Kanunu'nun büyük revizyonu sırasında kaleme alınan makale, şirketler hukukunun daha ayrıntılı, operasyonel ve yargısal uygulanabilir hale getirilmesini; buna karşılık mahkemelerin şirketlerin meşru ticari karar alanına gereksiz biçimde müdahale etmemesini savunmaktadır.

Çalışmanın merkezindeki ölçülü yargısal müdahale yaklaşımı iki uç arasında denge kurmaya çalışır. Bir uçta, kanunda açık hüküm olmadığı gerekçesiyle şirket uyuşmazlıklarından uzak duran mahkemeler vardır. Diğer uçta ise şirket yöneticilerinin ve pay sahiplerinin hukuka uygun ticari tercihlerini yargısal değerlendirmeyle değiştiren aşırı müdahaleci bir model bulunur. Liu'ya göre mahkeme, hakkın korunması gerektiğinde erişilebilir olmalı; fakat sıradan ve hukuka uygun iş kararlarını kendisi vermeye çalışmamalıdır.

Makale ayrıca yasa koyucunun gelecekteki uyuşmazlıkların tamamını öngöremeyeceğini kabul eder ve bu nedenle kanun içinde “kurumsal arayüzler” bırakılmasını önerir. Bu arayüzler, kanunda ayrıntısı henüz düzenlenmemiş konularda yüksek mahkemenin daha sonra yargısal yorum geliştirmesine hukuki temel sağlayacak genel normatif bağlantılardır.

Çalışma temettü uyuşmazlıkları, iş kararı kuralı, pay sahibi türev davaları, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, pay sahipliği ve şirket kararlarının geçerliliği gibi somut örneklerden hareket eder. Ancak bu metin 2005 tarihsel bağlamında okunmalıdır; 2026 itibarıyla yürürlükteki Çin şirketler hukukunun güncel rehberi değildir.

Şirketler Hukukunda “Yargısal Uygulanabilirlik” Ne Anlama Gelir?

Yargısal uygulanabilirlik, şirketler hukukundaki bir hakkın yalnız kanun metninde bulunması değil; uyuşmazlık çıktığında hak sahibinin mahkemeye başvurabilmesi, uygun dava sebebinin belirlenebilmesi ve mahkemenin etkili bir hukuki çare sağlayabilmesi anlamına gelir.

Liu'nun temel hareket noktası “çare yoksa hak da yoktur” düşüncesidir. Bir kanun yatırımcıları koruduğunu, pay sahiplerine hak tanıdığını veya yöneticilere yükümlülük yüklediğini söyleyebilir. Fakat bu kuralların ihlali halinde kimin dava açacağı, kime karşı açacağı, hangi kararın geçersiz olacağı veya hangi tazminatın uygulanacağı belirli değilse kanunun pratik etkisi zayıflayabilir.

2005 öncesi kaynakta belirtilen sorunlar

Kaynak, dönemin Şirketler Kanunu'nun pay sahipliği statüsü, görünürdeki pay sahibi ile gerçek hak sahibi arasındaki uyuşmazlıklar, şirket kilitlenmesi, şirketten ayrılma veya pay sahibinin çıkarılması, şirketin yargısal feshi ve kusurlu toplantı kararlarının hukuki sonucu gibi birçok konuda yeterli açıklığa sahip olmadığını savunur.

Bu durum yalnız maddi şirketler hukukunu değil, usul hukukunu da ilgilendirir. Bir maddi hakkın mahkemede korunabilmesi için davacı, davalı, görev ve yetki, süreler ve dava ön koşulları gibi usul konularının da öngörülebilir olması gerekir.

“Mevzuat Genel Değil Ayrıntılı Olmalıdır” İlkesi Ne Öneriyor?

Liu, ekonomik reformların ilk dönemlerinde esnek ve genel kanunların belirli bir işlev gördüğünü kabul etmekte; ancak şirketler hukuku uygulaması olgunlaştıkça daha açık, kesin ve operasyonel normlara ihtiyaç duyulduğunu savunmaktadır.

Ayrıntılı mevzuat fikri, her ekonomik kararın devlet tarafından düzenlenmesi anlamına gelmez. Kaynağın amacı daha fazla idari kontrol değil, hukuki sonuçların daha öngörülebilir hale gelmesidir.

UnsurAmaç
Hak ve yükümlülüğün açık tanımlanmasıŞirketler ve pay sahiplerinin hukuki konumlarını önceden anlayabilmesi
İhlalin sonucunun belirtilmesiGeçersizlik, iptal, tazminat veya başka sonuçların belirsiz kalmaması
Dava sebeplerinin tanınmasıHak sahibinin hangi hukuki yola başvuracağını bilmesi
Usul kurallarının uyumlaştırılmasıMaddi hakkın usul engeli nedeniyle etkisiz hale gelmesini önlemek
Tanımlar ve yol gösterici hükümlerKanunun yalnız uzmanların değil ticari aktörlerin de kullanabileceği bir metin olması
Yargısal yorum için açık alan bırakılmasıYeni uyuşmazlıklar ortaya çıktığında sistemin adapte olabilmesi

Kanun neden bir “navigasyon sistemi” olmalıdır?

Kaynağa göre şirketler kanunu ekonomik aktörlere yalnız yasakları değil; hangi işlemin serbest, hangi işlemin sınırlı, hangi davranışın hukuken korunmuş ve hangi davranışın sorumluluk doğuracağını da göstermelidir.

Bu anlamda kanun, şirketin her kararını kendisi veren bir yönetim kitabı değil, aktörlerin kendi kararlarını güvenli biçimde verebileceği hukuki yön sistemidir.

Yasa koyucu kimin perspektifinden düşünmelidir?

Liu, yasa koyucunun yalnız normu üreten kurumun bakış açısından hareket etmemesi gerektiğini savunur. Şirketler kanununun gerçek kullanıcıları arasında yatırımcılar, şirket yöneticileri, pay sahipleri, alacaklılar, avukatlar ve hâkimler bulunmaktadır.

Bu nedenle uygulamadaki sorunların duruşmalar, incelemeler, mahkeme kararları, ticari uygulamalar ve meslek kuruluşlarının deneyimleri üzerinden yasama sürecine taşınmasını önermektedir.

Şirketler Kanununda Hangi Davalar Açıkça Tanınmalıdır?

Çalışma, şirketler hukukunun yargısal uygulanabilirliğini güçlendirmek için uyuşmazlıkları taraf ilişkilerine göre sistematik olarak sınıflandırmaktadır.

Pay sahibinin şirkete karşı davaları

Kaynak bu grupta yirmi ayrı dava türü saymaktadır. Bunlar arasında pay sahipliğinin tespiti, pay defterinin düzeltilmesi, ilan edilmiş temettünün ödenmesi, azınlık pay sahibinin temettü talebi, bilgi alma hakkının uygulanması, sermaye artırımı veya yeni pay ihracının durdurulması ve şirket organı kararlarının geçersizliği gibi talepler bulunmaktadır.

Şirketin pay sahibine karşı talepleri

Şirketin ödenmemiş sermaye taahhüdünün tamamlanmasını istemesi, hukuka aykırı biçimde çekilmiş sermayenin geri verilmesini talep etmesi, kuruluş aşamasındaki kusur nedeniyle zarar talep etmesi ve hukuka aykırı edinilmiş şirket değerlerini geri istemesi bu kategoriye girer.

Pay sahipleri arasındaki davalar

Bu grupta pay sahipliğinin ortaklığının tespiti, sermaye koyma sözleşmesinin ihlali, pay devrinin gerçekleştirilmesi, devir bedelinin ödenmesi, pay devir sözleşmesinin geçersizliği veya iptali ve hâkim pay sahibinin azınlık pay sahiplerine zarar veren davranışları nedeniyle açılabilecek davalar bulunmaktadır.

Yönetici ve denetçilere karşı şirket davaları

Yöneticinin sadakat veya özen yükümlülüğünü ihlal ederek şirkete zarar vermesi, şirket adına kullanılması gereken bir talep hakkını kullanmaması ve tasfiye görevlilerinin kusuru gibi durumlarda şirketin dava hakkına sahip olması gerektiği savunulur.

Şirket bu hakları kullanmayı reddederse veya ihmal ederse, belirli koşullarda pay sahiplerinin şirket adına türev dava açabilmesi önerilir.

Alacaklıların korunması

Kaynak, hukuka aykırı temettü alan pay sahibine yönelik taleplerden şirket tüzel kişiliğinin veya sınırlı sorumluluğun kötüye kullanılması halinde pay sahibinin doğrudan sorumluluğuna kadar çeşitli alacaklı koruma mekanizmalarını tartışmaktadır.

“Kurumsal Arayüz” Nedir?

Kurumsal arayüz, yasa koyucunun henüz bütün ayrıntıları düzenleyemediği fakat ileride yargısal yorumla geliştirilebilecek bir mesele için kanunda genel hukuki temel bırakmasıdır.

Liu bunu tamamlanmamış bir apartmana benzetir. Elektrik ve iletişim tesisatı için priz ve bağlantı noktaları önceden bırakılmışsa dairenin gelecekte tamamlanması kolaydır. Hiçbir bağlantı bırakılmamışsa sonraki çalışma hem zorlaşır hem mevcut yapıya zarar verebilir.

Şirketler hukuku açısından aynı problem, kanunda hiçbir dayanak bulunmayan yeni uyuşmazlıklarda ortaya çıkar. Yüksek mahkeme uygulamanın ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışırken kanun metnini yalnız yorumlayan değil, fiilen yeni norm yaratan konuma sürüklenebilir.

Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması örneği

Kaynak, pay sahibinin şirketin ayrı tüzel kişiliğini veya sınırlı sorumluluğunu alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötüye kullanabileceğini belirtir.

Liu'nun önerisine göre yasa koyucu genel ilkeyi tanımalı; ayrıntılı şartların mahkemeler ve sonraki yargısal yorumlar yoluyla geliştirilmesine imkan sağlamalıdır.

Böylece sınırlı sorumluluk genel kural olarak korunurken, şirket tüzel kişiliğinin borçlardan kaçmak için kötüye kullanıldığı istisnai durumlarda sorumlu pay sahibine doğrudan ulaşılabilir.

Kanunda Açık Hüküm Yoksa Mahkeme Davayı Reddedebilir mi?

Kaynağın cevabı hayırdır. Liu'ya göre medeni ve ticari hayat yasama organının önceden tahmin edebileceğinden daha çeşitli olduğundan, kanun boşluğu özel hukuk uyuşmazlığının çözümsüz bırakılması anlamına gelmemelidir.

Kanun boşluğu kaçınılmazdır

Şirketler sürekli yeni sözleşme, finansman, kontrol ve yönetişim biçimleri geliştirir. Kanun bunların tamamını önceden düzenleyemez.

Bu nedenle tam anlamıyla “boşluksuz” bir şirketler kanunu yaratmak teknik olarak gerçekçi değildir. Önemli olan, boşluk ortaya çıktığında sistemin hangi hukuki kaynaklara başvuracağını belirlemektir.

Kaynağın önerdiği karar verme sırası

  1. Öncelikle özel kanun olan şirketler hukuku kuralları uygulanmalıdır.
  2. Özel düzenleme yoksa ilgili genel medeni hukuk kuralları ve diğer tamamlayıcı mevzuat değerlendirilmelidir.
  3. Tarafların geçerli sözleşmeleri ve şirket ana sözleşmesi dikkate alınmalıdır.
  4. Yerleşmiş ticari teamül varsa bu teamül değerlendirilebilir.
  5. Uygulanabilir teamül de yoksa hukuk ilkelerine başvurulabilir.

Liu'nun özellikle önem verdiği nokta, son aşamada hâkimin yalnız sonuç açıklamakla yetinmemesi, seçtiği hukuki ilkenin neden uyuşmazlığı çözmeye uygun olduğunu ayrıntılı biçimde gerekçelendirmesidir.

Hâkim şirketin yöneticisi haline gelir mi?

Hayır. Bir uyuşmazlığın mahkemede çözülebilir olması ile mahkemenin şirketin günlük yönetimini üstlenmesi aynı şey değildir.

Çalışmanın “ölçülü müdahale” kavramı bu ayrımı kurmak için kullanılır: mahkeme hak ihlalinde etkili olmalı fakat hukuka uygun ticari takdirin yerine kendi ekonomik tercihlerini koymamalıdır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

“Ölçülü Yargısal Müdahale” Nasıl İşlemelidir?

Ölçülü yargısal müdahale, şirketin ve pay sahiplerinin özel özerkliğini başlangıç noktası kabul eder; ancak bu özerklik kötüye kullanılarak hukuken korunan haklar ihlal edildiğinde mahkemeye etkili müdahale alanı tanır.

DurumYaklaşım
Olağan ticari kararMahkeme şirket kararının ekonomik doğruluğunu yeniden değerlendirmemelidir.
Usule uygun şirket organı kararıKurumsal özerklik temel olarak korunmalıdır.
Usulsüz toplantı veya oylamaYargısal denetim mümkün olmalıdır.
Emredici hukuk kuralının ihlaliKararın geçerliliği mahkeme tarafından incelenebilmelidir.
Hâkim pay sahibinin azınlığı ezmesiAzınlık pay sahiplerine etkili hukuki çare sağlanmalıdır.
Makul fakat başarısız iş kararıYönetici yalnız sonucun kötü olması nedeniyle otomatik sorumlu tutulmamalıdır.

Temettü politikasında sınır nerede?

Bir şirketin bütün dağıtılabilir kârını hemen dağıtması zorunlu değildir. Şirket yatırım, büyüme, likidite veya gelecekteki ekonomik koşullar nedeniyle kârı bünyesinde tutmayı tercih edebilir.

Bu nedenle mahkeme yalnız kendi ekonomik değerlendirmesini şirket genel kurulunun değerlendirmesinin yerine koymamalıdır.

Ancak temettü politikasının çoğunluk pay sahiplerince azınlık üzerinde baskı kurma aracına dönüştürülmesi farklıdır. Örneğin kârın sistematik biçimde gereksiz rezervlerde tutulması veya yalnız sembolik dağıtım yapılması azınlığı ekonomik olarak şirketten çıkmaya zorlayan bir mekanizmaya dönüşüyorsa yargısal koruma gündeme gelebilir.

İş Kararı Kuralı Neden Önemlidir?

Business Judgment Rule — İş Kararı Kuralı, şirket yöneticilerinin makul bilgiye dayanarak, çıkar çatışması olmadan ve şirket yararına olduğuna makul biçimde inanarak aldıkları ticari kararların yalnız sonradan başarısız olması nedeniyle yargısal sorumluluk doğurmamasını amaçlayan yaklaşımdır.

Ticari karar doğası gereği belirsizlik içerir. Yeni ürün geliştirmek, bir pazara girmek, fabrika kurmak veya başka şirkete yatırım yapmak başarılı da başarısız da olabilir.

Sonucu önceden bilinmeyen bütün makul kararlar sonradan mahkeme tarafından başarı-sonuç ölçütüyle değerlendirilirse yöneticiler risk almaktan kaçınabilir.

İş kararı korumasının mantığı

  • Yönetici ilgili işlemde kişisel çıkar sahibi olmamalıdır.
  • Karar makul ölçüde yeterli bilgiye dayanmalıdır.
  • Yönetici kararın şirket yararına olduğuna makul biçimde inanmalıdır.
  • Mahkeme ekonomik sonucun kötü olmasını tek başına kusur kabul etmemelidir.

Bu koruma dolandırıcılık, kötü niyet, çıkar çatışması veya açık yükümlülük ihlalini koruyan dokunulmazlık değildir. Kaynağın amacı iyi niyetli ticari risk alma alanını yargısal geriye dönük değerlendirmeden korumaktır.

Pay Sahibi Türev Davasında Ön Talep Neden Gerekir?

Pay sahibi türev davasında zarar aslında şirkete verilmiştir ve dava şirketin hakkını korumak için açılır. Bu nedenle kaynak, pay sahibinin doğrudan mahkemeye gitmesinden önce şirketin kendi organlarına harekete geçme fırsatı verilmesini savunmaktadır.

Süreç kavramsal olarak şöyledir:

  1. Şirkete zarar veren bir davranış ortaya çıkar.
  2. Pay sahibi şirketin yetkili organından dava açmasını ister.
  3. Şirket talebi reddeder veya hareketsiz kalır.
  4. Gerekli şartlar varsa pay sahibi şirket yararına türev dava açar.

Bu ön talep mekanizmasının amacı hem şirketin kendi karar alanına ilk fırsatı tanımak hem de türev davanın şirket yönetimini gereksiz biçimde aşan rutin bir araç haline gelmesini önlemektir.

Makalenin tarihsel vaka baskısı

YılDava sayısı
200056
2001132
2002427
2003819

Kaynak bu artışı, şirket faaliyetlerinin büyümesiyle birlikte kanunun genel hükümlerinin somut uyuşmazlıkların çözümünde giderek daha fazla zorlandığını gösteren tarihsel bağlam olarak kullanmaktadır.

Yazar ayrıca belirli bir yüksek mahkeme çevresinde şirket davalarında bozma oranının %70'in üzerinde olduğunun kendisine bildirildiğini aktarır. Bu rakam ulusal veya bağımsız doğrulanmış bir istatistik olarak değil, makalenin aktardığı belirli tarihsel gözlem olarak değerlendirilmelidir.

Makalenin üç temel reform ekseni

EksenÖnerilen yaklaşım
YasamaDaha ayrıntılı, kullanılabilir ve dava edilebilir maddi ve usul hükümleri
Yargısal yorumKanunun bilinçli biçimde bıraktığı kurumsal arayüzlere dayanan tamamlayıcı yorumlar
Mahkeme müdahalesiHak ihlalinde etkili fakat olağan ticari karar alanında ölçülü müdahale

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Kaynak, 2005 öncesi Çin şirketler hukukunun çeşitli şirket uyuşmazlıklarında yeterli ayrıntıya sahip olmadığını savunmaktadır.
  • Yazar, şirketler hukukunun maddi hakların yanında etkili hukuki çareler ve usul mekanizmaları da sağlaması gerektiğini ileri sürmektedir.
  • Şirketler hukukundaki bütün gelecekteki uyuşmazlıkların yasama aşamasında öngörülemeyeceği kabul edilmektedir.
  • Bu nedenle yargısal yorum için kanunda normatif “kurumsal arayüzler” bırakılması önerilmektedir.
  • Kanun sessiz olduğunda medeni ve ticari uyuşmazlıkların otomatik olarak reddedilmemesi savunulmaktadır.
  • Mahkemelerin şirketlerin olağan ticari kararlarını kendilerinin vermemesi gerektiği vurgulanmaktadır.
  • Temettü politikasında azınlığın ezilmesi, tüzel kişiliğin kötüye kullanılması ve yönetici yükümlülüklerinin ihlali gibi durumlarda yargısal koruma gerekli görülmektedir.
  • İş kararı kuralı ve pay sahibi türev davalarında ön talep şartı Çin şirketler hukuku için önerilmektedir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Mahkemelerin şirketlerin bütün iç kararlarına müdahale etmesi gerektiği savunulmamaktadır.
  • Yargısal müdahalenin ticari özerkliğin yerine geçmesi önerilmemektedir.
  • Bütün şirket uyuşmazlıklarının ayrıntılı biçimde kanunda önceden yazılabileceği ileri sürülmemektedir.
  • Yargısal yorumun yasama yetkisini sınırsız biçimde devralması savunulmamaktadır.
  • 2005 makalesindeki önerilerin tamamının daha sonra yasalaştığı sonucu çıkarılamaz.
  • Bu çalışma 2026 itibarıyla yürürlükteki Çin Şirketler Kanunu'nun güncel doktrinel açıklaması değildir.
  • Makale bireysel şirket uyuşmazlıklarında uygulanabilecek güncel hukuki danışmanlık sağlamamaktadır.

Çalışmanın kalıcı hukuki sorusu

Makalenin 2005 tarihsel bağlamının ötesine taşınabilecek temel sorusu şudur: Bir şirketler hukuku sistemi, şirketlerin ekonomik ve örgütsel özerkliğini korurken hak ihlallerinde mahkemeye gerçekten etkili müdahale imkanı nasıl sağlar?

Bu problem yalnız “daha fazla” veya “daha az” yargısal müdahale tercihi değildir. Kanunun ayrıntı düzeyi, usul kuralları, şirket içi karar alma mekanizmaları, azınlık koruması, hâkim takdirinin sınırları ve ticari riskin hukuken nasıl ele alınacağı aynı tasarım probleminin parçalarıdır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün başlık:Amending and Interpreting the Company Law: A Focus on Moderate Judicial Intervention.

Yazar: Junhai Liu.

İngilizce sürümde verilen kurum: Renmin University of China Law School; Institute of Commercial Law, Renmin University of China.

Özgün çalışma: Liu Junhai, Journal of Law Application (Falü Shiyong), No. 3, 2005, ss. 2–6; özgün dil Çince.

Özgün yayın tarihi: 2005.

İngilizce sürüm: SSRN akademik dolaşımı için Ağustos 2026'da hazırlanmıştır.

Çalışmanın tarihsel bağlamı: Metin 2005'teki büyük Şirketler Kanunu revizyonu tamamlanmadan yazılmıştır. İngilizce çeviri sonraki mevzuatı tarihsel metne uyarlamamaktadır.

Çalışma türü: Normatif/doktrinel şirketler hukuku analizi ve hukuk reformu önerisi.

Yeni ampirik araştırma: Yok. Makale bazı mahkeme istatistiklerini ve uygulama gözlemlerini tarihsel argümanının parçası olarak aktarmaktadır.

Temel kavramlar: yargısal uygulanabilirlik, ölçülü yargısal müdahale, kurumsal arayüz, şirket özerkliği, iş kararı kuralı, pay sahibi türev davası ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması.

Yapay zekâ kullanım beyanı: Yüklenen İngilizce sürümde üretken yapay zekâ araçlarının yazarın yönlendirmesi altında Çince özgün metnin çevirisine ve İngilizce dil editörlüğüne yardımcı olmak için kullanıldığı; içeriğin, doğruluğun ve nihai sürümün sorumluluğunun yazara ait olduğu belirtilmektedir.

Özgün yazar afiliasyonu: Dosyanın not kısmında özgün dönem için Institute of Law, Chinese Academy of Social Sciences bilgisi ayrıca verilmektedir.

Güncellik uyarısı: Bu çalışma 2005 reform tartışmasının tarihsel belgesidir. Daha sonraki Çin şirketler hukuku değişikliklerinin veya güncel yargısal yorumların özeti değildir.

Lisans: Yüklenen PDF üzerinde doğrulanabilir bir Creative Commons veya başka açık yeniden kullanım lisansı bulunmadığından açık lisans varsayılmamıştır.

Verianla yöntem notu: Bu içerik 2005 tarihli Çince makalenin veya 2026 İngilizce çevirisinin tam metin Türkçe çevirisi değildir. Yazarın kanun tasarımı, yargısal uygulanabilirlik, şirket özerkliği ve ölçülü yargısal müdahale konusundaki tezleri ayrıştırılmış; tarihsel hukuk bağlamı korunarak bağımsız öğretici yapı içinde yeniden düzenlenmiştir. Daha sonraki kanun değişiklikleri yalnız tarihsel statüyü açıklamak için kullanılmış ve 2005 metninin içine geriye dönük olarak yerleştirilmemiştir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy