
Dünya haritasına bakarken ülkelerin yalnızca konumlarını gördüğümüzü düşünebiliriz. Oysa küresel haritalar, küresel gerçekliğin doğrudan ve tarafsız bir kopyası değildir. Küresel biçimli Dünya’nın düz bir yüzeye aktarılması için kullanılan her projeksiyon bazı özellikleri korurken diğerlerini bozar. Denizcilik amacıyla geliştirilen Mercator projeksiyonu yönleri ve yerel açıları korur; ancak özellikle yüksek enlemlerdeki kara parçalarının yüzölçümünü dramatik biçimde büyütür.
Bu nedenle Grönland, standart Mercator haritalarında Afrika’ya yakın büyüklükte görünebilir. Gerçekte ise çalışmada aktarıldığı üzere Afrika’nın yüzölçümü Grönland’ın yaklaşık on dört katıdır. Kanada, Rusya ve İskandinav ülkeleri görsel olarak büyütülürken Afrika, Güney Amerika ve ekvatora yakın Asya ülkeleri göreli olarak daha küçük ve daha az belirgin görünür.
Voxi Heinrich Amavilah’ın çalışması, bu geometrik bozulmanın yalnızca kartografik bir sorun olmayabileceğini öne sürmektedir. Araştırmanın temel hipotezi, ülkelerin haritalarda ne kadar görünür ve büyük göründüğünün yatırımcıların, yardım kuruluşlarının, çok uluslu şirketlerin, medyanın ve politika yapıcıların dikkat dağılımını etkileyebileceğidir.
Yazar bu hipotezi sınamak amacıyla Harita Bozulma Endeksi olarak Türkçeleştirilebilecek Map Distortion Index değerini geliştirmiştir. Endeks, her ülkenin Mercator projeksiyonunda kapladığı görsel alanı, alanları koruyan Equal Earth projeksiyonundaki yüzölçümüyle karşılaştırmaktadır.
Endeks daha sonra Dünya Bankası, Penn World Table ve Maddison Project verileriyle birleştirilmiştir. Temel ekonometrik analizler 165 ülkeyi ve 1990–2024 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada ülke ve yıl sabit etkileri, farkların farkı modelleri, olay çalışmaları, araç değişken tahminleri, alternatif harita projeksiyonları ve Sahra Altı Afrika için sentetik kontrol analizi kullanılmıştır.
Çalışmanın temel tahminlerine göre haritalarda daha fazla büyütülen ülkeler, 2000 sonrasındaki dijital haritalama döneminde daha yüksek gayrisafi yurt içi hasıla, kişi başına gelir ve küresel gelir payıyla ilişkili görünmektedir. Temel modelde Harita Bozulma Endeksi ile 2000 sonrası dönemin etkileşim katsayısı toplam GSYH için 0,341 olarak tahmin edilmiştir.
Ancak bu sonuç, “Bir ülke haritada büyütülürse ekonomisi otomatik olarak büyür” anlamına gelmemektedir. Harita bozulması enlemle güçlü biçimde ilişkilidir; enlem ise iklim, hastalık yükü, tarımsal verimlilik, sömürgecilik tarihi ve kurumsal gelişim gibi birçok ekonomik belirleyiciyle bağlantılıdır. Araştırmacı kapsamlı kontroller uygulasa da bütün karıştırıcı etkilerin ortadan kaldırıldığını gösterememektedir.
Çalışmanın sunduğu asıl katkı, ekonomik coğrafyaya yeni bir soru eklemesidir: Ekonomik sonuçları yalnızca bir ülkenin gerçek fiziksel konumu değil, dünyanın geri kalanına nasıl temsil edildiği de etkileyebilir mi?
Dünya haritaları neden kaçınılmaz olarak bozulur?
Dünya yaklaşık küresel bir yüzeye sahiptir. Küresel bir yüzeyi kesmeden, germeden veya sıkıştırmadan düz bir kâğıda ya da ekrana aktarmak mümkün değildir. Bu nedenle her dünya haritası belirli bir matematiksel tercih içerir.
Bir harita projeksiyonu aşağıdaki özelliklerin tamamını aynı anda kusursuz biçimde koruyamaz:
- Yüzölçümü
- Biçim
- Mesafe
- Yön
- Açı
Mercator projeksiyonu, Gerardus Mercator tarafından 1569 yılında denizcilik amacıyla geliştirilmiştir. Projeksiyonun önemli özelliği yerel açıları korumasıdır. Sabit pusula yönüyle ilerleyen rotalar haritada düz çizgi olarak gösterilebildiği için tarihsel denizcilik bakımından son derece kullanışlıdır.
Ancak açıların korunmasının bedeli alan bozulmasıdır. Ekvator çevresindeki bölgelerde bozulma sınırlıyken kutuplara yaklaşıldıkça kara parçaları giderek daha fazla büyütülür.
Çalışmada verilen örneğe göre:
- 60 derece enleminde doğrusal ölçek iki katına çıkar.
- Aynı enlemde alan yaklaşık dört kat büyütülür.
- 80 derece enleminde alan büyütme katsayısı 35’i aşar.
Bu nedenle Mercator haritasındaki büyüklükler ülkelerin gerçek yüzölçümlerini temsil etmez. Harita üzerinde büyük görünen bir ülke gerçekte daha küçük, küçük görünen bir kıta ise gerçekte çok daha büyük olabilir.
Bir kartografik tercih ekonomik sonuçlarla nasıl ilişkilendirilebilir?
Çalışma, haritaları yalnızca yer gösteren araçlar değil, ekonomik aktörlerin dikkatini yönlendiren bilgi yapıları olarak ele almaktadır.
Bu yaklaşım davranışsal iktisattaki belirginlik veya salience kavramına dayanmaktadır. İnsanlar bütün bilgileri aynı yoğunlukta işlemez. Daha büyük, daha görünür, daha sık tekrarlanan veya dikkat çekici biçimde sunulan unsurlar karar süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanabilir.
Yazarın önerdiği mekanizma şöyledir:
- Mercator projeksiyonu yüksek enlem ülkelerini görsel olarak büyütür.
- Bu ülkeler eğitimde, medyada ve dijital platformlarda zihinsel haritaların daha belirgin parçaları hâline gelir.
- Yatırımcılar, siyasetçiler, yardım kuruluşları ve şirket yöneticileri bu ülkelere orantısız ölçüde dikkat ayırabilir.
- Dikkat farkı zaman içinde yatırım, yardım, medya görünürlüğü, ticaret ve diplomatik önceliklerde farklılık yaratabilir.
- Bu kaynak tahsisi farklılıkları uzun dönemli ekonomik performansa yansıyabilir.
Çalışma bu zincirin bütün halkalarını doğrudan gözlemlememektedir. Özellikle bireysel yatırımcıların göz hareketleri, şirketlerin haritalardan etkilenen yatırım kararları veya yardım verenlerin bilişsel süreçleri ölçülmemiştir. Mekanizma, ekonometrik ilişkileri açıklamak için önerilen teorik kanallardan oluşmaktadır.
“Temsil edilebilirlik” değil, “temsili görünürlük”
Ekonomik coğrafya geleneksel olarak fiziksel uzaklık, limanlara erişim, ulaşım maliyetleri, iklim, nüfus yoğunluğu ve aglomerasyon gibi gerçek mekânsal koşullara odaklanır.
Bu çalışma farklı bir boyut önermektedir: temsili erişilebilirlik.
Bir ülke fiziksel olarak dünya ekonomisinin bir parçası olabilir; fakat küresel karar vericilerin zihinsel haritasında küçük, uzak veya önemsiz bir bölge olarak konumlanabilir. Buna karşılık gerçek yüzölçümü veya nüfusu daha sınırlı bir ülke, haritadaki görsel büyüklüğü ve merkezî konumu nedeniyle daha güçlü bir zihinsel varlık kazanabilir.
Bu görüşe göre ekonomik aktörler yalnızca gerçek coğrafyayla değil, coğrafyanın temsil edilmiş biçimiyle de karar vermektedir.
Harita Bozulma Endeksi nasıl oluşturuldu?
Çalışmanın temel metodolojik katkısı Harita Bozulma Endeksidir. Endeks her ülkenin Mercator projeksiyonunda ne kadar büyütüldüğünü veya küçültüldüğünü ölçmek için tasarlanmıştır.
Endeks şu formülle tanımlanmaktadır:
\[ MDI_i = \ln\left( \frac{A^{Mercator}_i} {A^{EqualEarth}_i} \right) \]
Formüldeki değişkenler şunlardır:
- \(MDI_i\): \(i\) ülkesinin Harita Bozulma Endeksidir.
- \(A^{Mercator}_i\): Ülkenin World Mercator projeksiyonunda hesaplanan görsel alanıdır.
- \(A^{EqualEarth}_i\): Ülkenin Equal Earth projeksiyonunda hesaplanan alanıdır.
- \(\ln\): Doğal logaritmadır.
Equal Earth, küresel karşılaştırmalarda yüzölçümlerini korumak amacıyla geliştirilmiş eşit alanlı bir projeksiyondur. Bu nedenle çalışma, ülkelerin yaklaşık gerçek yüzölçümlerini temsil eden referans sistem olarak Equal Earth’ü kullanmaktadır.
Çalışmadaki yorumlama biçimine göre:
- \(MDI_i > 0\): Ülke Mercator haritasında gerçek alanına göre büyütülmektedir.
- \(MDI_i = 0\): Belirgin alan bozulması bulunmamaktadır.
- \(MDI_i < 0\): Ülke referans projeksiyona göre biraz daha küçük görünmektedir.
Endeks logaritmik olduğu için oranları daha karşılaştırılabilir bir ölçeğe dönüştürmektedir. Örneğin Mercator alanının Equal Earth alanına oranı büyüdükçe MDI pozitif yönde artmaktadır.
Mercator projeksiyonunun matematiksel yapısı
Çalışma Mercator dönüşümünü şu koordinat denklemleriyle göstermektedir:
\[ x = R\lambda \]
\[ y = R\ln\left[ \tan\left( \frac{\pi}{4}+\frac{\phi}{2} \right) \right] \]
Burada:
- \(x\), haritadaki yatay koordinattır.
- \(y\), haritadaki düşey koordinattır.
- \(R\), Dünya’nın yarıçapını temsil eden ölçek parametresidir.
- \(\lambda\), boylamdır.
- \(\phi\), enlemdir.
Mercator projeksiyonunda belirli bir enlemdeki yerel doğrusal ölçek katsayısı:
\[ k = \sec\phi \]
olarak verilmektedir.
\(\sec\phi\), kosinüsün tersidir:
\[ \sec\phi = \frac{1}{\cos\phi} \]
Mercator projeksiyonu açıları koruduğu için yatay ve düşey yöndeki ölçek aynı katsayıyla büyütülür. Dolayısıyla alan büyütme katsayısı yaklaşık olarak:
\[ k^2 = \sec^2\phi \]
olur.
Bir ülkenin ağırlık merkezinin enlemi \(\phi_{c,i}\) ile gösterildiğinde yaklaşık alan oranı:
\[ \frac{A^{Mercator}_i}{A^{true}_i} \approx \sec^2\phi_{c,i} \]
şeklinde yazılmaktadır.
Buradan analitik Harita Bozulma Endeksi türetilmektedir:
\[ MDI^{analytic}_i \approx 2\ln(\sec\phi_{c,i}) = -2\ln(\cos\phi_{c,i}) \]
Bu ifade mutlak enlem büyüdükçe bozulmanın neden arttığını göstermektedir. Ekvator çevresinde \(\cos\phi\) değeri bire yakındır; dolayısıyla endeks sıfıra yaklaşır. Kutuplara doğru \(\cos\phi\) küçülür ve endeks hızla yükselir.
Çalışmada GIS ile hesaplanan MDI ile analitik yaklaşım arasındaki korelasyonun ülke örnekleminde 0,98’den büyük olduğu bildirilmektedir.
Ülkeler arasındaki bozulma farkları
Çalışmanın 11. sayfasındaki Tablo 2, seçilmiş ülkelerin Mercator ve Equal Earth projeksiyonlarında hesaplanan alanlarını karşılaştırmaktadır.
| Ülke | Merkez enlemi | Mercator alanı | Equal Earth alanı | MDI |
|---|---|---|---|---|
| Grönland | 72,0° kuzey | 8.200.000 km² | 836.000 km² | +2,28 |
| Norveç | 64,5° kuzey | 1.010.000 km² | 385.000 km² | +0,97 |
| Rusya | 61,5° kuzey | 37.100.000 km² | 16.400.000 km² | +0,81 |
| Birleşik Krallık | 53,4° kuzey | 493.000 km² | 244.000 km² | +0,70 |
| Kanada | 56,1° kuzey | 19.800.000 km² | 9.970.000 km² | +0,69 |
| Amerika Birleşik Devletleri | 39,5° kuzey | 9.630.000 km² | 9.373.000 km² | +0,03 |
| Brezilya | 10,8° güney | 8.310.000 km² | 8.516.000 km² | −0,02 |
| Demokratik Kongo Cumhuriyeti | 2,9° güney | 2.340.000 km² | 2.344.000 km² | Yaklaşık 0 |
| Nijerya | 9,6° kuzey | 924.000 km² | 924.000 km² | Yaklaşık 0 |
| Endonezya | 2,5° güney | 1.910.000 km² | 1.905.000 km² | Yaklaşık 0 |
Tablonun gösterdiği temel örüntü, yüksek kuzey enlemlerindeki ülkelerin daha fazla büyütülmesi; ekvatora yakın ülkelerin ise sıfıra yakın bir endekse sahip olmasıdır.
Çalışmada kullanılan ekonomik veriler
Araştırmacı harita endeksini üç geniş makroekonomik veri kaynağıyla birleştirmiştir.
Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri
- Cari dolar cinsinden GSYH
- Kişi başına GSYH
- Satın alma gücü paritesine göre GSYH
- Nüfus
- Ticari açıklık
- Brüt sermaye oluşumu
- Doğal kaynak rantları
Penn World Table 10.0
- 2017 sabit ulusal fiyatlarıyla reel GSYH
- İnsan sermayesi endeksi
- Reel sermaye stoku
- Toplam faktör verimliliği
Maddison Project Database
- 2011 dolarıyla uzun dönemli kişi başına gelir
- 1950’den başlayan nüfus serileri
- Olay çalışmasının daha uzun dönemli eğilim kontrolleri
Coğrafi şekil dosyaları Natural Earth projesinin 1:10 milyon ölçekli ülke poligonlarından alınmıştır. GIS dönüşümleri R yazılımındaki sf paketi ve PROJ altyapısı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Temel kontrol değişkenleri
Çalışma, harita bozulması ile ekonomik performans arasındaki ilişkinin başka değişkenlerden kaynaklanmasını azaltmak amacıyla şu kontrolleri kullanmaktadır:
- Nüfusun doğal logaritması
- Ticari açıklık
- Brüt sermaye oluşumu
- İnsan sermayesi
- Hukukun üstünlüğü ve yolsuzluğun kontrolüne dayanan kurumsal kalite
- Doğal kaynak rantları
- Denize kıyısı bulunmama göstergesi
- Sömürgeci ülke kimliği
- Ülkenin merkez enlemi
- Enlemin karesi
- Kıta sabit etkileri
Bu değişkenlerin kullanılması, harita bozulmasının bilinen coğrafi ve kurumsal ekonomik farklılıkları yalnızca yeniden adlandırması riskini azaltmayı amaçlamaktadır.
Temel iki yönlü sabit etkiler modeli
Çalışmanın temel tahmin denklemi şöyledir:
\[ \ln GDP_{it} = \alpha + \beta(MDI_i \times Post_t) + \gamma'X_{it} + \mu_i + \lambda_t + \varepsilon_{it} \]
Burada:
- \(\ln GDP_{it}\), \(i\) ülkesinin \(t\) yılındaki GSYH’sinin doğal logaritmasıdır.
- \(MDI_i\), ülkenin zaman içinde değişmeyen Harita Bozulma Endeksidir.
- \(Post_t\), 2000 ve sonrasındaki yıllarda 1 değerini alan göstergedir.
- \(X_{it}\), zaman içinde değişen kontrol değişkenleri kümesidir.
- \(\mu_i\), ülke sabit etkileridir.
- \(\lambda_t\), yıl sabit etkileridir.
- \(\varepsilon_{it}\), hata terimidir.
Ülke sabit etkileri, ülkelerin zaman içinde değişmeyen bütün özelliklerini kontrol etmeyi amaçlar. Yıl sabit etkileri ise küresel finans krizi, emtia fiyatları veya dünya çapındaki teknolojik değişimler gibi bütün ülkeleri etkileyen yıllık şokları emer.
Çalışma 2000 yılını dijital Mercator haritalarının kitlesel kullanım döneminin başlangıcı olarak seçmektedir. Harita bozulması yeni değildir; ancak dijital haritalama platformlarının yaygınlaşmasıyla bu temsil biçiminin ekonomik karar vericilerin dikkat sistemlerinde daha yoğun hâle geldiği varsayılmaktadır.
Kişi başına gelir modeli
Benzer denklem kişi başına GSYH için de tahmin edilmektedir:
\[ \ln GDPpc_{it} = \alpha + \delta(MDI_i \times Post_t) + \theta'X_{it} + \mu_i + \lambda_t + \nu_{it} \]
Bu model, toplam ekonomik büyüklüğün yalnızca nüfusla açıklanıp açıklanamayacağını değerlendirmektedir. Harita bozulması kişi başına gelirle de ilişkiliyse sonuç yalnızca büyük ülkelerin daha yüksek toplam üretime sahip olmasıyla açıklanamaz.
Olay çalışması
2000 öncesinde yüksek ve düşük MDI ülkelerinin zaten farklı ekonomik eğilimlere sahip olması, temel modelin yorumunu zayıflatabilir. Araştırmacı bu nedenle olay çalışması modeli kurmaktadır:
\[ Y_{it} = \mu_i + \lambda_t + \sum_{k\neq-1} \theta_k \left( MDI_i\cdot \mathbf{1}[t-T_0=k] \right) + \varepsilon_{it} \]
Burada:
- \(T_0=2000\), varsayılan dijital haritalama dönüm noktasıdır.
- \(k\), 2000 yılından önceki veya sonraki göreli yılı gösterir.
- \(k=-1\), karşılaştırma yılı olarak model dışında bırakılmıştır.
- \(\theta_k\), her göreli yıldaki MDI–ekonomik performans ilişkisini gösterir.
2000 öncesindeki katsayıların sıfıra yakın olması, yüksek ve düşük bozulmalı ülkelerin müdahale öncesi paralel eğilimler gösterdiği varsayımını destekleyecektir.
Kademeli farkların farkı modeli
Dijital harita hizmetleri bütün ülkelere aynı yılda yayılmamıştır. Google Maps’in ülkeye özgü sürümleri 2005–2012 arasında farklı tarihlerde kullanıma açılmıştır.
Çalışma bu farklı zamanlamayı Callaway–Sant’Anna farkların farkı tahmincisiyle değerlendirmektedir:
\[ ATT(g,t) = E\left[ Y_{it}(g)-Y_{it}(\infty) \mid G_i=g \right] \]
Burada:
- \(G_i=g\), ülkenin dijital harita uygulamasına ilk kez \(g\) döneminde geçtiğini gösterir.
- \(Y_{it}(g)\), ülkenin uygulama altındaki olası sonucudur.
- \(Y_{it}(\infty)\), hiç uygulama almamış karşılaştırma sonucudur.
- \(ATT(g,t)\), belirli uygulama grubunun belirli yıldaki ortalama etkisidir.
Bu yöntem, uygulama etkisinin ülkeler ve dönemler arasında aynı olmak zorunda olmadığı durumlarda klasik iki yönlü sabit etkiler yaklaşımına göre daha dayanıklı olacak şekilde tasarlanmıştır.
Standart ekonomik belirleyicilerle yarış modeli
Araştırmacı MDI’nin nüfus, insan sermayesi, doğal kaynaklar ve kurumlar gibi bilinen ekonomik belirleyiciler yanında ne kadar açıklayıcı güce sahip olduğunu değerlendirmektedir:
\[ Y_{it} = \alpha + \beta_1MDI_i + \beta_2\ln Pop_{it} + \beta_3HC_{it} + \beta_4NR_i + \beta_5Inst_{it} + \mu_i + \lambda_t + \varepsilon_{it} \]
Değişkenlerin ölçekleri farklı olduğu için standartlaştırılmış katsayılar kullanılmaktadır:
\[ \widetilde{\beta}_j = \widehat{\beta}_j \frac{\widehat{\sigma}_{X_j}} {\widehat{\sigma}_Y} \]
Bu dönüşüm, bir standart sapmalık değişimin sonuç değişkeninde kaç standart sapmalık değişimle ilişkili olduğunu göstermektedir.
Araç değişken yaklaşımı
Araştırmacı, GIS ile ölçülen MDI’nin ölçüm hatası içerebileceği düşüncesiyle analitik MDI yaklaşımını araç değişken olarak kullanmaktadır.
Birinci aşama:
\[ MDI_i = \pi_0 + \pi_1MDI^{analytic}_i + \pi_2\phi_{c,i} + \pi_3\phi^2_{c,i} + kontroller + \eta_i \]
İkinci aşama:
\[ Y_{it} = \alpha + \beta\widehat{MDI_i\times Post_t} + \gamma'X_{it} + \mu_i + \lambda_t + \varepsilon_{it} \]
Analitik MDI doğrudan ülkenin merkez enleminden türetilmektedir. Çalışma, enlem ve enlemin karesi kontrol edildiğinde bu değişkenin GIS tabanlı bozulma endeksi için doğal bir araç olduğunu savunmaktadır.
Bununla birlikte araç değişkenin enleme dayanması önemli bir yorum sınırı yaratmaktadır. Enlem ekonomik sonuçları harita görünürlüğü dışında çok sayıda kanaldan etkileyebilir. Çalışma bu riski coğrafi kontrollerle azaltmaya çalışsa da tamamen ortadan kaldırdığını ileri sürmemektedir.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Örneklem ve betimleyici istatistikler
Harita Bozulma Endeksi 180 ülke için hesaplanmıştır. Makroekonomik panelde temel değişkenler için 1990–2024 döneminde 4.320 ülke-yıl gözlemi bulunmaktadır. Eksik kontrol değişkenleri nedeniyle temel regresyon örneklemi 165 ülke ve 3.960 gözlemden oluşmaktadır.
| Değişken | Gözlem | Ortalama | Standart sapma | Minimum | Maksimum |
|---|---|---|---|---|---|
| GSYH doğal logaritması | 4.320 | 23,82 | 2,43 | 17,91 | 30,35 |
| Kişi başına GSYH doğal logaritması | 4.320 | 8,41 | 1,62 | 4,52 | 12,01 |
| Dünya GSYH payı | 4.320 | %0,55 | 1,87 | Yaklaşık 0 | %26,30 |
| Harita Bozulma Endeksi | 180 | 0,21 | 0,41 | −0,05 | 2,28 |
| Merkez enlemi | 180 | 18,3° | 24,7° | −54,9° | 72,0° |
| İnsan sermayesi endeksi | 4.140 | 2,51 | 0,67 | 1,06 | 3,73 |
Temel regresyon sonuçları
Çalışmanın 14. sayfasındaki Tablo 4’te üç temel sonuç değişkeni için iki yönlü sabit etkiler tahminleri verilmektedir.
| Sonuç değişkeni | MDI × 2000 sonrası katsayısı | Standart hata | Bildirilen anlamlılık |
|---|---|---|---|
| GSYH doğal logaritması | 0,341 | 0,091 | p < 0,01 |
| Kişi başına GSYH doğal logaritması | 0,198 | 0,063 | p < 0,01 |
| Dünya GSYH payı | 0,087 | 0,037 | p < 0,05 |
Yazarın yorumuna göre MDI’deki bir standart sapmalık artış yaklaşık 0,41’dir. Bu büyüklük 0,341 katsayısıyla çarpıldığında yaklaşık 0,14 log puanlık daha yüksek GSYH ilişkisine karşılık gelmektedir.
Bu tahminin anlamı, harita bozulmasındaki tek bir birim artışın doğrudan ekonomik üretimi belirli miktarda yükselttiği değildir. Katsayı, 2000 sonrası dönemde daha yüksek MDI ülkelerinin ekonomik sonuçlarında daha düşük MDI ülkelerine göre farklı bir gelişim örüntüsü bulunduğunu göstermektedir.
Modelde ayrıca şu değişkenler istatistiksel olarak anlamlıdır:
- Nüfus, toplam GSYH ile güçlü pozitif ilişkilidir.
- Ticari açıklık üç ekonomik sonuçla da pozitif ilişkilidir.
- İnsan sermayesi GSYH ve kişi başına GSYH ile pozitif ilişkilidir.
- Kurumsal kalite ekonomik sonuçlarla pozitif ilişkilidir.
Standart ekonomik belirleyiciler arasındaki MDI sıralaması
Standartlaştırılmış katsayılara göre GSYH’nin en güçlü belirleyicisi nüfus, ikincisi insan sermayesi olarak görünmektedir. Harita Bozulma Endeksi üçüncü sırada yer almaktadır.
| Sıra | Değişken | Standartlaştırılmış katsayı |
|---|---|---|
| 1 | Nüfus | 0,421 |
| 2 | İnsan sermayesi | 0,308 |
| 3 | Harita Bozulma Endeksi | 0,163 |
| 4 | Kurumsal kalite | 0,119 |
| 5 | Ticari açıklık | 0,098 |
| 6 | Doğal kaynak rantları | 0,028 |
Çalışma bu sıralamayı MDI’nin bilinen ekonomik değişkenler yanında bağımsız bilgi taşıdığı şeklinde yorumlamaktadır. Ancak standartlaştırılmış katsayıların büyüklüğü tek başına nedensellik veya politika önemi kanıtı değildir.
Alternatif harita projeksiyonları
Sonuçların yalnızca Equal Earth referansına bağlı olup olmadığını değerlendirmek amacıyla MDI üç alternatif projeksiyonla yeniden hesaplanmıştır:
- Mollweide
- Robinson
- Winkel Tripel
| Referans projeksiyon | MDI × 2000 sonrası katsayısı | Standart hata |
|---|---|---|
| Equal Earth | 0,341 | 0,091 |
| Mollweide | 0,329 | 0,089 |
| Robinson | 0,318 | 0,094 |
| Winkel Tripel | 0,336 | 0,092 |
Katsayıların birbirine yakın olması, bildirilen ilişkinin tek bir referans projeksiyon seçimine aşırı duyarlı olmadığını göstermektedir.
Enlem kontrolleri
Merkez enlemi, enlemin karesi ve mutlak enlem modele eklendiğinde MDI katsayısı 0,341’den 0,261’e düşmektedir; ancak çalışmaya göre yüzde 1 düzeyinde istatistiksel anlamlılığını korumaktadır.
Katsayının azalması, temel ilişkinin bir bölümünün enlemle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Katsayının tamamen kaybolmaması ise çalışma tarafından MDI’nin yalnızca enlemin yeniden adlandırılmış biçimi olmadığı yönünde yorumlanmaktadır.
Sömürgecilik geçmişi kontrolleri
Modelde tarihsel sömürgeci ülke kimliği için şu kategoriler kullanılmaktadır:
- Britanya
- Fransa
- İspanya
- Portekiz
- Hollanda
- Belçika
- Sömürge geçmişi bulunmayanlar
Ayrıca bağımsızlık dönemi için on yıllık sabit etkiler eklenmektedir. Çalışma, bu kontroller sonrasında katsayıların büyük ölçüde değişmediğini bildirmektedir.
Araç değişken sonuçları
| Tahmin yöntemi | MDI × 2000 sonrası katsayısı | Standart hata |
|---|---|---|
| Temel sabit etkiler modeli | 0,341 | 0,091 |
| İki aşamalı en küçük kareler | 0,389 | 0,112 |
Birinci aşama F istatistiği 187,4; Kleibergen–Paap F istatistiği ise 184,1 olarak bildirilmiştir. Bu değerler araç ile ölçülen MDI arasındaki istatistiksel ilişkinin güçlü olduğunu göstermektedir.
Araç değişken tahmini temel modelden biraz daha büyüktür. Yazar bunu MDI ölçüm hatasının temel tahminleri aşağı yönlü zayıflatmış olabileceği şeklinde yorumlamaktadır.
Kademeli dijital harita kullanımının sonucu
Callaway–Sant’Anna yöntemiyle elde edilen toplam ortalama uygulama etkisi:
\[ ATT = 0{,}287 \]
ve standart hatası:
\[ SE = 0{,}098 \]
olarak bildirilmektedir.
Bu tahmin temel iki yönlü sabit etkiler sonucuyla aynı yöndedir. Çalışma bunu, ülkelere özgü dijital harita kullanım zamanlaması dikkate alındığında da ilişkinin sürdüğü şeklinde değerlendirmektedir.
Aşırı değerlerin dışlanması
Araştırmacı üç ayrı örneklem kontrolü uygulamaktadır:
- MDI değeri yaklaşık 2,28 olan Grönland’ın çıkarılması
- Doğal kaynak rantları GSYH’nin yüzde 20’sini aşan petrol ihracatçılarının çıkarılması
- Nüfusu 500.000’in altında olan mikro devletlerin çıkarılması
Çalışmaya göre bütün katsayılar temel tahminin iki standart hatalık aralığında kalmaktadır.
Sahra Altı Afrika için sentetik kontrol
Çalışma, Mercator projeksiyonunda en fazla göreli görsel kayıp yaşayan bölgelerden biri olarak Sahra Altı Afrika’ya özel bir analiz uygulamaktadır.
54 ülke tek bir birleşik bölgesel birim olarak ele alınmıştır. Bu bölge için 1990–1999 dönemindeki ekonomik özellikleri taklit eden sentetik bir karşılaştırma birimi oluşturulmuştur.
Sentetik Afrika’nın bileşimi şöyledir:
| Karşılaştırma bölgesi | Ağırlık |
|---|---|
| Güney Asya | 0,42 |
| Latin Amerika ve Karayipler | 0,31 |
| Orta Doğu | 0,18 |
| Güneydoğu Asya | 0,09 |
Eşleştirmede şu değişkenlerin 1990–1999 ortalamaları kullanılmıştır:
- Reel kişi başına GSYH
- Ticari açıklık
- İnsan sermayesi
- Kurumsal kalite
- Yatırım payı
- Doğal kaynak rantları
- Nüfus
Çalışmanın tahminine göre gerçek Sahra Altı Afrika’nın kişi başına gelir eğilimi, 2000–2020 döneminde sentetik karşılaştırmanın yüzde 8–14 altında kalmıştır. Farkın zaman içinde genişlediği ve permütasyon testlerinde sıfır etki altında olağan dışı göründüğü bildirilmektedir.
Ancak yazar bu sonucu kesin bir kartografik nedensellik kanıtı olarak sunmamaktadır. Karşılaştırma bölgeleriyle Sahra Altı Afrika arasında harita temsili dışında çok sayıda siyasal, tarihsel, demografik ve ekonomik fark bulunmaktadır. Sentetik kontrol sonucu, önerilen mekanizmayla uyumlu fakat tek başına onu kanıtlamayan bir örüntüdür.
Çalışmanın önerdiği beş ekonomik mekanizma
1. Doğrudan yabancı yatırım görünürlüğü
Yatırım fonları, şirket yöneticileri ve uluslararası iş geliştirme ekipleri sınırlı sayıda ülkeyi ayrıntılı biçimde inceleyebilir. Haritalarda daha büyük ve belirgin görünen ülkeler ilk değerlendirme listelerine daha sık girebilir.
Bu mekanizma doğrudan test edilmemiştir. Çalışma, gelecekteki araştırmaların MDI’yi ikili yatırım akımlarıyla eşleştirmesini önermektedir.
2. Kalkınma yardımı
Uluslararası yardım kararları yalnızca ihtiyaç düzeyine göre verilmez. Siyasi önem, kamuoyu ilgisi ve medya görünürlüğü de yardım dağılımını etkileyebilir.
Eğer ülkelerin haritalardaki göreli büyüklüğü onların ne kadar önemli görüldüğünü etkiliyorsa, görsel olarak küçültülen ülkeler ihtiyaçlarıyla orantılı olmayan ölçüde az yardım alabilir.
3. Medya görünürlüğü
Çalışmanın kullandığı literatürde doğal afetlere verilen yardımın yalnızca olayın şiddetine değil, haberlerde ne kadar yer aldığına da bağlı olduğu belirtilmektedir.
Haritadaki görsel küçülme, bir ülkenin küresel haber sistemindeki başlangıç görünürlüğünü azaltabilir. Daha az haber görünürlüğü ise daha az kamuoyu ilgisi, daha az diplomatik baskı ve daha az kaynak tahsisi anlamına gelebilir.
4. Uluslararası kurumlarda algılanan ağırlık
Ülkelerin resmî oy hakları harita büyüklüğüne göre belirlenmez. Buna rağmen müzakerelerde hangi bölgelerin stratejik, merkezî veya küresel açıdan önemli görüldüğü zihinsel coğrafyadan etkilenebilir.
Çalışma, uluslararası koalisyonlar ve müzakere ağırlığının kısmen algılanan coğrafi önemle bağlantılı olabileceğini öne sürmektedir.
5. Öz imge ve beklenti etkileri
Temsil yalnızca dış dünyanın bir ülkeye bakışını değil, o ülkedeki insanların kendilerini küresel sistem içinde nasıl gördüğünü de etkileyebilir.
Bir ülkenin sürekli küçük, kenarda veya önemsiz gösterilmesi; küresel aidiyet, kurumsal beklenti, eğitim yatırımı ve ekonomik gelecek hakkındaki düşünceleri etkileyebilir.
Bu mekanizma çalışmanın en dolaylı önerilerinden biridir ve birey düzeyindeki psikolojik verilerle test edilmemiştir.
23–27. sayfalardaki yeniden üretilebilir kod dizisi
Çalışmanın ekinde analizlerin yeniden üretilebilmesi için R kodları sunulmaktadır.
23. sayfa: GIS ile MDI oluşturulması
Kod, Natural Earth ülke şekil dosyalarını yüklemekte; Antarktika’yı örneklem dışında bırakmakta ve ülke poligonlarını şu koordinat sistemlerine dönüştürmektedir:
- World Mercator — EPSG:3395
- Equal Earth — EPSG:8857
- Mollweide — EPSG:54009
Daha sonra her projeksiyondaki alanlar hesaplanmakta ve:
\[ MDI = \ln(A_{Mercator}/A_{EqualEarth}) \]
değeri oluşturulmaktadır.
24. sayfa: Makroekonomik verilerin birleştirilmesi
Dünya Bankası göstergeleri, Penn World Table verileri, kurumsal kalite endeksi ve MDI dosyası ülke kodu ve yıl üzerinden birleştirilmektedir. GSYH, kişi başına GSYH ve nüfus için logaritmik değişkenler oluşturulmaktadır.
25. sayfa: Sabit etkiler ve araç değişken modelleri
lfe paketindeki felm fonksiyonuyla:
- GSYH modeli
- Kişi başına GSYH modeli
- Dünya GSYH payı modeli
- Olay çalışması
- Araç değişken modeli
tanımlanmaktadır. Standart hatalar ülke düzeyinde kümelenmektedir.
26. sayfa: Kademeli farkların farkı ve sentetik kontrol
did paketiyle ülkelerin ilk Google Maps kullanım yılına dayanan Callaway–Sant’Anna tahmini kurulmaktadır. Aynı sayfada Sahra Altı Afrika sentetik kontrol veri yapısı hazırlanmaktadır.
27. sayfa: Sentetik kontrol çıktısı
Synth paketiyle sentetik karşılaştırma oluşturulmakta; gerçek ve sentetik Afrika’nın kişi başına gelir yollarını karşılaştıracak grafik kodu verilmektedir.
Ek, araştırmanın hesaplama sürecini görünür kılması bakımından önemli bir güçlü yöndür. Bununla birlikte PDF, ham veri dosyalarını ve kodun çalıştırılmasıyla elde edilen bütün ara çıktıları doğrudan içermemektedir.
Çalışmanın güçlü yönleri
- Kartografik bozulmayı ülke düzeyinde nicelleştiren açık bir endeks önermektedir.
- GIS ile ekonometrik panel analizini birleştirmektedir.
- 180 ülkelik geniş bir coğrafi kapsam kullanmaktadır.
- Dünya Bankası, Penn World Table ve Maddison verilerini birlikte değerlendirmektedir.
- Ülke ve yıl sabit etkileri kullanmaktadır.
- Enlem, insan sermayesi, kurumlar, doğal kaynaklar ve ticaret gibi önemli kontrolleri içermektedir.
- Alternatif projeksiyonlarla sonuçların duyarlılığını incelemektedir.
- Kademeli farkların farkı ve araç değişken tahminleri sunmaktadır.
- Sahra Altı Afrika için ayrı bir sentetik kontrol analizi uygulamaktadır.
- Analizlerin yeniden üretilebilmesi için R kodu sağlamaktadır.
- Kendi bulgularını kesin nedensellik olarak sunmamakta ve önemli sınırlılıkları açıkça kabul etmektedir.
Çalışmanın temel sınırlılıkları
- Harita Bozulma Endeksi enlemle güçlü biçimde ilişkilidir.
- Enlem iklim, hastalık, tarımsal verimlilik ve sömürgecilik geçmişiyle de ilişkilidir.
- Kontrollerden sonra dahi gözlenmeyen karıştırıcılar kalabilir.
- Harita görünürlüğünün yatırım, yardım veya medya kararlarını doğrudan etkilediği ölçülmemiştir.
- 2000 yılı gerçek ve kesin bir uygulama tarihi değil, teorik olarak seçilmiş bir eşiktir.
- Mercator temsili 2000’den çok önce kullanılmaya başlanmıştır.
- Dijital haritalama uygulamalarının ülke bazında benimsenmesi tek ve homojen bir müdahale değildir.
- GSYH verilerinin kalitesi özellikle etkinin yüksek olması beklenen bazı Sahra Altı Afrika ülkelerinde daha zayıftır.
- Sentetik Afrika ile karşılaştırma bölgeleri kartografik temsil dışında çok sayıda özellik bakımından farklıdır.
- Analitik MDI aracı doğrudan enlemden türetilmektedir; enlemin ekonomik etkilerini tamamen ayırmak güçtür.
- Öz imge, yatırım dikkati ve medya görünürlüğü mekanizmaları birey veya kurum düzeyinde test edilmemiştir.
- Ekonomik önemi düşük ülkelerin medyada ve haritalarda daha az görünür olabileceği ters yönlü algısal ilişki tamamen dışlanamamaktadır.
- Bildirilen etki büyüklükleri gerçek nedensel etkinin üst sınırı olabilir.
- Çalışma henüz hakem değerlendirmesinden geçmiş kesinleşmiş bir yayın değildir.
Çalışmanın ne söylediği
- Mercator projeksiyonu ülkeleri sistematik ve ölçülebilir biçimde farklı oranlarda büyütmektedir.
- Yüksek enlem ülkeleri genel olarak daha yüksek MDI değerlerine sahiptir.
- Çalışmanın modellerinde yüksek MDI, 2000 sonrası daha yüksek GSYH ve kişi başına gelirle ilişkilidir.
- Bu ilişki alternatif projeksiyonlar ve bazı sağlamlık kontrolleri altında sürmektedir.
- Kartografik görünürlük ekonomik dikkat dağılımının olası belirleyicilerinden biri olabilir.
- Eşit alanlı haritaların kullanılması düşük maliyetli bir temsili reform seçeneği olabilir.
Çalışmanın ne söylemediği
- Mercator projeksiyonunun ülkelerin yoksulluğunun tek veya başlıca nedeni olduğunu söylememektedir.
- Bir ülkenin haritada büyük gösterilmesinin otomatik olarak ekonomik büyüme yarattığını kanıtlamamaktadır.
- Afrika’nın ekonomik performansındaki bütün farkın harita küçültmesinden kaynaklandığını ileri sürmemektedir.
- Haritaların yatırım kararlarını doğrudan değiştirdiğini bireysel deneylerle göstermemektedir.
- Enlem, iklim, tarih ve kurumların etkilerini tamamen ortadan kaldırdığını kanıtlamamaktadır.
- Equal Earth projeksiyonunun bütün harita kullanım amaçları için en iyi seçenek olduğunu söylememektedir.
- Mercator projeksiyonunun denizcilikteki işlevini reddetmemektedir.
- Bildirilen katsayıların kesin nedensel etki olduğunu ileri sürmemektedir.
Geçmiş açısından önemi
Mercator projeksiyonuna yönelik eleştiriler yeni değildir. Özellikle 1970’lerdeki Peters projeksiyonu tartışması, standart dünya haritalarının Avrupa ve yüksek enlem ülkelerini orantısız biçimde büyüttüğü iddiasını geniş bir kamusal tartışmaya taşımıştır.
Bu tartışmalar çoğunlukla temsil adaleti, eğitim, sömürgecilik ve kartografik doğruluk üzerinden yürütülmüştür. İncelenen çalışma ise tartışmaya ekonomik performans boyutunu eklemektedir.
Bugün açısından önemi
Dünya haritaları artık yalnızca sınıflarda veya basılı atlaslarda görülmemektedir. Haber siteleri, veri panoları, şirket sunumları, dijital harita uygulamaları ve uluslararası kurumların raporları küresel coğrafyayı sürekli olarak yeniden üretmektedir.
Bu nedenle kullanılan projeksiyon, milyarlarca insanın ve çok sayıda karar vericinin dünyayı hangi görsel çerçeve içinde algıladığını etkileyebilir.
Çalışma doğruysa ekonomik kararların yalnızca fiyatlar, veriler ve kurumsal analizlerle değil, daha karar süreci başlamadan önce hangi ülkelerin dikkat alanına girdiğiyle de ilişkili olabileceğini göstermektedir.
Gelecek açısından önemi
Araştırmacı gelecekte şu çalışmaların yapılmasını önermektedir:
- Farklı haritaların kullanıldığı anket deneyleri
- Harita üzerindeki bakış süresini ölçen göz izleme araştırmaları
- MDI ile doğrudan yabancı yatırım akımlarının eşleştirilmesi
- Harita bozulması ile ikili kalkınma yardımlarının karşılaştırılması
- Google Maps’in 2018’de üç boyutlu küre görünümüne geçişinin doğal deney olarak incelenmesi
- Ülkeler içindeki bölgeler için alt ulusal harita bozulma analizleri
Bu çalışmalar özellikle mekanizmayı doğrudan sınamak açısından önemlidir. Mevcut çalışma ekonomik sonuçlarla harita bozulması arasında ilişki bulmaktadır; ancak dikkat, yatırım ve yardım zincirinin ara aşamalarını doğrudan göstermemektedir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Çalışmanın tam özgün adı:Does Cartographic Representation Matter for Economic Performance? Map Distortion, Visibility, and Global GDP: A GIS-Based Panel Study
Yazar: Voxi Heinrich Amavilah
Tarih: Nisan 2026
Belge türü: Ön çalışma kâğıdı; yorumlara açık
DOI: PDF’de DOI bilgisi bulunmamaktadır.
Dergi: Hakem değerlendirmesini tamamlamış bir dergi yayını belirtilmemiştir.
Yayınevi: PDF’de akademik yayınevi bilgisi yer almamaktadır.
Hakemlik durumu: Çalışma “Working Paper — Preliminary; Comments Welcome” olarak sunulmuştur. Hakemli ve kesinleşmiş yayın statüsü doğrulanmamaktadır.
Araştırma türü: GIS tabanlı ülke düzeyi endeks oluşturma, çok ülkeli panel veri analizi, farkların farkı, olay çalışması, araç değişken ve sentetik kontrol araştırması
Coğrafi kapsam: MDI için 180 ülke; temel regresyonlarda 165 ülke
Zaman kapsamı: 1990–2024; uzun dönem eğilimleri için Maddison Project verileri 1950 sonrasına uzanmaktadır.
Temel veri kaynakları:
- World Bank World Development Indicators
- Penn World Table 10.0
- Maddison Project Database 2020
- Worldwide Governance Indicators ve ICRG kurumsal göstergeleri
- CEPII GeoDist ve sömürgecilik geçmişi verileri
- Natural Earth v5.1.2 ülke şekil dosyaları
Temel sonuç değişkenleri:
- Toplam GSYH
- Kişi başına GSYH
- Dünya GSYH’sinden alınan pay
Temel açıklayıcı değişken: Mercator projeksiyonundaki ülke alanının Equal Earth projeksiyonundaki alana oranının doğal logaritması olarak hesaplanan Harita Bozulma Endeksi
Temel tahmin sonucu: MDI ile 2000 sonrası dönem etkileşiminin toplam GSYH modeli için katsayısı 0,341; kişi başına GSYH için 0,198; dünya GSYH payı için 0,087 olarak bildirilmiştir.
Sentetik kontrol sonucu: Sahra Altı Afrika’nın 2000–2020 dönemindeki kişi başına gelir yolunun sentetik karşılaştırmanın yüzde 8–14 altında kaldığı tahmin edilmektedir. Çalışma bu sonucu kartografik etkinin kesin nedensel ölçümü olarak değil, hipotezle uyumlu bir örüntü olarak sunmaktadır.
Yeniden üretilebilirlik: PDF’nin 23–27. sayfalarında MDI’nin GIS ile oluşturulması, makroekonomik panelin birleştirilmesi, sabit etkiler modelleri, araç değişken tahmini, Callaway–Sant’Anna farkların farkı analizi ve sentetik kontrol için R kodu bulunmaktadır.
Başlıca sınırlılık: Harita bozulmasının enlemle güçlü ilişkisi ve enlemin çok sayıda ekonomik, tarihsel ve biyocoğrafi değişkenle bağlantılı olması nedeniyle nedensel ayrıştırma belirsizliğini korumaktadır. Dikkat, yardım, medya ve yatırım mekanizmaları doğrudan gözlemlenmemiştir.
Bu Türkçe makale, yüklenen 27 sayfalık çalışma kâğıdının kuramsal çerçevesi, matematiksel endeks türetimi, veri kaynakları, ekonometrik modelleri, yedi ana sonuç tablosu, Sahra Altı Afrika analizi, sınırlılıkları ve ek bölümündeki R kodları temel alınarak hazırlanmıştır. PDF dışında bir bilimsel sonuç eklenmemiş; çalışma tarafından ilişki olarak sunulan tahminler kesin nedensellik biçiminde aktarılmamıştır.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir