Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Kurumsal Yönetim / Krizler Merdiven Gibi Değil, Eşik Gibi Büyür: TPS Modeli Ne Anlatıyor?
Kurumsal Yönetim

Krizler Merdiven Gibi Değil, Eşik Gibi Büyür: TPS Modeli Ne Anlatıyor?

Kurumlarda kriz yönetimi çoğu zaman bir merdiven gibi düşünülür: sorun büyür, daha üst yönetici çağrılır, daha fazla ekip eklenir, önem seviyesi artırılır ve süreç çözülmeye çalışılır. Bu makale, bu modelin kritik durumlarda yetersiz kaldığını savunuyor. Çünkü bazı krizler kademeli değil, faz geçişi gibi davranır.

05/06/2026  Veri Anla 33 görüntüleme
Krizler Merdiven Gibi Değil, Eşik Gibi Büyür: TPS Modeli Ne Anlatıyor?

Kurumlarda kriz yönetimi çoğu zaman bir merdiven gibi düşünülür: sorun büyür, daha üst yönetici çağrılır, daha fazla ekip eklenir, önem seviyesi artırılır ve süreç çözülmeye çalışılır. Bu makale, bu modelin kritik durumlarda yetersiz kaldığını savunuyor. Çünkü bazı krizler kademeli değil, faz geçişi gibi davranır.

Faz geçişi fikri basitçe şunu anlatır: Sistem bir süre küçük bozulmaları absorbe eder, yani toparlanabilir. Ancak belirli bir eşik aşıldığında davranış biçimi değişir. Artık sistem bozulmaları emmez; tam tersine büyütür. IT olaylarında küçük uyarılar büyük kesintiye, organizasyonel çatışmada güven kaybı kalıcı kopuşa, tedarik zincirinde tek nokta arızası geniş çaplı dalgalanmaya dönüşebilir.

Makale bu durumu açıklamak için Sociotechnical Escalation Threshold (SET) modelini öneriyor. SET modeli, eskalasyonu “daha yukarı taşıma” süreci olarak değil, sistemin eşik noktasına yaklaşması olarak ele alır. Bu yaklaşımda kritik soru “olay kaçıncı seviyede?” değil, “sistem geri dönebileceği bölgeden kendi kendini büyüten kaskad bölgesine ne kadar yaklaştı?” sorusudur.

Bunu ölçmek için makale altı gösterge önerir: kaynak tükenmesi, iletişim doygunluğu, güven açığı, varyans hızlanması, gelen problem hızı ve yetki belirsizliği. Bu göstergelerden Threshold Proximity Score yani TPS hesaplanır. TPS düşükse sistem buffer bölgesindedir; standart protokoller çalışabilir. TPS orta seviyedeyse warning bölgesi başlar; burası en yüksek kaldıraçlı müdahale penceresidir. TPS yüksekse cascade bölgesi oluşur; artık standart müdahaleler etkisiz veya zararlı olabilir.

Problem Ne?

Birçok kurum eskalasyonu zaman, seviye veya yetki aktarımı üzerinden yönetir. Örneğin IT operasyonlarında olay belirli süre içinde çözülmezse üst ekibe çıkarılır. Müşteri etkisi artarsa şiddet seviyesi yükseltilir. Organizasyonel çatışmada konu önce ekip yöneticisine, sonra insan kaynaklarına, sonra üst yönetime taşınır. Tedarik zincirinde gecikme arttıkça alternatif tedarikçi aranır.

Bu yaklaşım bazı durumlarda işe yarar. Ancak büyük sorunlarda çoğu zaman geç kalır. Çünkü yüzeydeki problem hâlâ aynı görünürken, alttaki sistem davranışı değişmiş olabilir. Bir incident artık sadece teknik hata değildir; iletişim kanalları dolmuş, ekipler sorumluluğu birbirine atmaya başlamış, gelen yeni uyarılar mevcut ekibin emme kapasitesini aşmış olabilir. Bu durumda “bir kişi daha ekleyelim” kararı çözüm değil, koordinasyon yükünü artıran yeni bir bozulma olabilir.

Makalenin temel eleştirisi şudur: Mevcut eskalasyon çerçeveleri çoğunlukla olayın ne kadar ciddi göründüğüne bakar; sistemin kırılma eşiğine ne kadar yaklaştığını ölçmez. Oysa bazı krizlerde asıl belirleyici olan şey, mevcut şiddet değil, eşik yakınlığıdır.

Bu nedenle çalışma şu soruya cevap arar: Kurumlar, bir olayın kendini büyüten kaskada dönüşmeden önceki uyarı sinyallerini ölçebilir mi ve müdahalelerini bu eşik yakınlığına göre değiştirebilir mi?

Yöntem Ne Öneriyor?

Makale, eskalasyonu üç bölgeli bir yapı olarak ele alıyor:

1. Buffer zone: Sistem küçük bozulmaları emer ve kendi kendini toparlar. TPS değeri 0.35’in altındadır. Standart yönetim protokolleri çoğu zaman yeterlidir. Bu bölgede en önemli iş, ölçüm altyapısını kurmak ve normal davranış baz çizgisini öğrenmektir.

2. Warning zone: Sistem hâlâ kurtarılabilir durumdadır; fakat geri dönüş dinamikleri yavaşlamıştır. Varyans artar, iletişim yükü yükselir, güven zayıflar, yetki belirsizliği çoğalır. TPS 0.35 ile 0.65 arasındadır. Makaleye göre en değerli müdahale penceresi burasıdır.

3. Cascade zone: TPS 0.65 ve üzerine çıktığında sistem artık bozulmaları emmek yerine büyütebilir. Standart müdahaleler azalan getiri verir veya zararlı hâle gelir. Bu bölgede yapısal reset, circuit-breaking, açık yetki ataması ve dış kolaylaştırıcılık gibi farklı araçlar gerekir.

Modelin en önemli tarafı, kriz yönetimini “daha fazlasını ekle” mantığından “yükü azalt, kapsamı daralt, yetkiyi netleştir, yeni bozulma girişini kes” mantığına çevirmesidir. Özellikle warning zone’da makale çok net bir uyarı yapar: Daha fazla insan, daha fazla toplantı ve daha fazla iletişim kanalı bazen sistemi rahatlatmaz; TPS’yi daha da yükseltir.

Model ayrıca yalnızca mutlak TPS seviyesine değil, TPS’nin yükselme hızına da bakar. TPS henüz 0.65’e ulaşmamış olsa bile ölçüm döneminde 0.05’ten hızlı yükseliyorsa velocity alert devreye girer. Bu, sistemin eşik noktasına hızla yaklaştığını gösteren erken uyarıdır.

Formüller Ne Anlatıyor?

PDF’te temel matematiksel yapı, Threshold Proximity Score yani TPS etrafında kuruludur. Formüller MathJax uyumlu olarak aşağıda verilmiştir.

1. TPI göstergelerinin genel aralığı

\[ TPI_i \in [0,1] \]

Her Threshold Proximity Indicator yani TPI, 0 ile 1 arasında normalize edilir. 0 değeri o boyutta tam emme kapasitesi olduğunu, 1 değeri ise o boyutun kritik sınıra ulaştığını gösterir. Örneğin kaynak tükenmesi düşükse TPI-R düşüktür; kaynak tamponu kayboldukça TPI-R yükselir.

2. Threshold Proximity Score genel formülü

\[ TPS = w_R(TPI_R)+ w_C(TPI_C)+ w_T(TPI_T)+ w_V(TPI_V)+ w_P(TPI_P)+ w_A(TPI_A) \]

Bu formül, altı TPI göstergesini tek bir bileşik skora dönüştürür. \(TPI_R\) kaynak tükenmesini, \(TPI_C\) iletişim doygunluğunu, \(TPI_T\) güven açığını, \(TPI_V\) varyans hızlanmasını, \(TPI_P\) gelen problem hızını, \(TPI_A\) ise yetki belirsizliğini temsil eder.

3. Ağırlıkların toplamı

\[ \sum_i w_i = 1 \]

TPS ağırlıklı ortalama mantığıyla kurulur. Ağırlıkların toplamı 1 olmalıdır. Makale varsayılan kalibrasyonda güven göstergesine daha yüksek ağırlık verir; çünkü güven bozulması, diğer öncü sinyaller yükseldiğinde geri dönüşü en zor kaskad göstergelerinden biri olarak görülür.

4. Varsayılan ağırlık kalibrasyonu

\[ w_T=0.25,\qquad w_R=w_C=w_V=w_P=w_A=0.15 \]

Bu varsayılan kalibrasyonda \(TPI_T\), yani güven açığı göstergesi 0.25 ağırlık alır. Diğer beş gösterge 0.15 ağırlıkla yer alır. Makale bu değerleri kesin evrensel sabitler olarak değil, başlangıç kalibrasyonu olarak verir. IT incident ortamında TPI-P, tedarik zincirinde TPI-R, organizasyonel çatışmada ise TPI-T ve TPI-A daha baskın olabilir.

5. Operasyonel bölgeler

\[ TPS < 0.35 \Rightarrow Buffer\ Zone \]
\[ 0.35 \leq TPS < 0.65 \Rightarrow Warning\ Zone \]
\[ TPS \geq 0.65 \Rightarrow Cascade\ Zone \]

Bu eşikler, sistemin hangi davranış rejiminde olduğunu gösterir. Buffer zone’da sistem bozulmaları absorbe eder. Warning zone’da geri dönüş yavaşlamış ve müdahale penceresi daralmıştır. Cascade zone’da ise standart müdahaleler çoğu zaman yetersiz kalır ve yapısal müdahale gerekir.

6. Velocity alert kuralı

\[ \Delta TPS > 0.05 \ /\ period \Rightarrow Velocity\ Alert \]

Bu kural, yalnızca TPS seviyesine değil, TPS’nin yükselme hızına da bakar. TPS henüz warning veya cascade sınırına ulaşmamış olsa bile hızlı artış varsa sistem yeniden değerlendirilmelidir. Makaleye göre değişim hızı, kaskad yakınlığını anlamada bağımsız bir uyarı sinyalidir.

7. Eşik durumunun hareketli yapısı

\[ T^\* = f(Resource\ Depletion,\ Communication\ Saturation,\ Trust\ Degradation,\ Perturbation\ Rate,\ Authority\ Ambiguity) \]

Makalenin önemli katkılarından biri, eşik noktasının sabit olmadığını söylemesidir. Kaynaklar azalır, iletişim doygunluğu artar, güven bozulur ve yeni sorun geliş hızı yükselirse eşik sistemin mevcut durumuna yaklaşır. Yani kurum aynı yerde duruyormuş gibi görünürken, kırılma eşiği kuruma doğru hareket ediyor olabilir.

Grafik, Tablo ve Şema Ana Mesajı

Sayfa 1’deki özet kutusu: Makalenin ana iddiası burada açıkça görülür. Kurumlar eskalasyonu merdiven gibi ele alır; oysa yazar bunu faz geçişi olarak görür. Ana mesaj, çoğu kurumun geç müdahale ettiği ve bunun prosedür eksikliğinden değil, doğru sinyali ölçmemesinden kaynaklandığıdır.

Sayfa 5’teki Figure 1: Grafik, TPS arttıkça bir bozulmadan sonra sisteme dönüş süresinin nasıl değiştiğini gösterir. Buffer zone’da dönüş süresi düşük ve stabildir. Warning zone’da eğri hızla dikleşir. Cascade threshold \(T^\*\) civarında dönüş süresi neredeyse dikey artar. Ana mesaj şudur: Kriz kademeli kötüleşmez; belli bir noktada sistem davranışı değişir.

Sayfa 5’teki üç bölge tablosu: Tablo buffer, warning ve cascade zone’u TPS aralıklarına göre ayırır. Buffer zone’da standart protokoller çalışabilir. Warning zone’da sistem hâlâ kurtarılabilir ama müdahale seçenekleri daralır. Cascade zone’da standart müdahaleler azalan veya negatif getiri verebilir.

Sayfa 7’deki Figure 2: Görsel, altı TPI göstergesini TPS merkezinde bir ağ gibi gösterir. Güven açığı göstergesi \(TPI_T\) en yüksek ağırlığa sahiptir. Bu tasarım, güven bozulmasının tek başına değil, diğer göstergelerle birleştiğinde sistemi geri döndürülemez kaskada yaklaştırdığını anlatır.

Sayfa 8’deki TPS formülü: Sayfadaki denklem, altı göstergenin ağırlıklı toplamla TPS’ye dönüştüğünü gösterir. Bu formül, modelin pratik kullanıma çevrildiği noktadır. Kurumlar kendi geçmiş olay verilerine göre ağırlıkları yeniden kalibre etmelidir.

Sayfa 8’deki Figure 3: TPS’nin zaman içindeki hareketi gösterilir. Velocity alert, cascade zone’a ulaşılmadan önce devreye girer. Ana mesaj, sistem eşik değerini aşmadan önce yükselme hızının kritik uyarı verebileceğidir.

Sayfa 9’daki operasyonel bölgeler tablosu: Tablo, her TPS aralığına karşılık yönetim duruşunu verir. TPS 0.35’in altındaysa standart protokoller uygulanır. 0.35–0.65 arası warning zone’da kapsam azaltılır, sahiplik netleştirilir ve yeni problem girişi yavaşlatılır. 0.65 üzeri cascade zone’da circuit-breaking, structure injection ve external facilitation önerilir.

Sayfa 12’deki Figure 4: Karar ağacı, müdahalelerin olay süresine veya yüzeydeki şiddete değil, mevcut TPS değerine ve TPS hızına göre seçilmesi gerektiğini gösterir. Bu, makalenin en pratik yönetim şemasıdır.

Deneyler Nasıl Yapılmış?

Bu çalışma klasik anlamda saha deneyi veya nicel doğrulama çalışması sunmuyor. Yazar bunu sınırlılıklar bölümünde açıkça belirtir. Model; karmaşık sistemler, faz geçişleri, ağ perkolasyonu, erken uyarı sinyalleri, organizasyonel davranış ve kriz yönetimi literatüründen yola çıkarak kavramsal olarak geliştirilmiştir.

Makale üç uygulama alanı üzerinden modeli örneklendirir:

1. IT incident management: Geleneksel IT operasyonlarında eskalasyon genellikle geçen süre, severity, müşteri etkisi veya yönetici kararıyla yapılır. SET modeli, özellikle TPI-P yani gelen uyarı/problem hızının kaskad öncesi önemli sinyal olabileceğini savunur. Incident öncesi 20–60 dakikalık uyarı artışı, warning zone’un yakalanabileceği kritik pencere olarak anlatılır.

2. Organizasyonel çatışma: Bu alanda TPI-T yani güven açığı en kritik göstergedir. Makale ayrıca “trust velocity” fikrini vurgular. Yani güvenin mevcut seviyesi kadar, güvenin ne hızla bozulduğu da önemlidir. Yüksek güvenli bir kurumda güven hızla düşüyorsa, orta güvenli ama istikrarlı bir kurumdan daha tehlikeli eşik yakınlığı oluşabilir.

3. Tedarik zinciri kesintileri: Tedarik zincirinde TPI-R yani kaynak/buffer tükenmesi ve TPI-P yani eşzamanlı talep/bozulma hızı öne çıkar. Makale, büyük tedarik zinciri olaylarında kaskadın kendini sürdüren hâle gelmeden önce 24–72 saatlik bir warning zone dinamiği görülebileceğini savunur.

Bu nedenle çalışma, henüz kanıtlanmış bir operasyonel skor sistemi sunmaktan çok, kurumların kendi verileriyle test edebileceği bir erken uyarı ve müdahale çerçevesi önerir.

Sonuçlar Ne Gösteriyor?

1. Eskalasyon merdiven değil, eşik olabilir. Makalenin ana sonucu, krizlerin her zaman kademeli ilerlemediğidir. Sistem belirli bir eşiğe yaklaştığında küçük olaylar beklenenden büyük kaskadlara dönüşebilir.

2. Kırılma noktasını olayın şiddeti değil, sistemin emme kapasitesi belirler. Aynı teknik değişiklik bir gün sorunsuz geçerken başka bir gün büyük kesinti yaratabilir. Fark, değişikliğin kendisinden çok sistemin o anda eşik noktasına ne kadar yakın olduğunda olabilir.

3. Warning zone en değerli müdahale penceresidir. Buffer zone’da standart protokoller çalışır. Cascade zone’da birçok standart müdahale artık işe yaramaz. Asıl fark yaratılabilecek bölge, TPS’nin 0.35–0.65 arasında olduğu warning zone’dur.

4. Kriz anında daha fazlasını eklemek bazen yanlıştır. Daha fazla insan, daha fazla iletişim kanalı, daha fazla toplantı veya daha fazla yönetici katılımı warning zone’da koordinasyon yükünü artırabilir. Makale bu bölgede azaltıcı ve yapısal müdahaleleri önerir.

5. Güvenin bozulma hızı kritik bir göstergedir. Özellikle organizasyonel çatışmalarda güvenin seviyesi kadar, güvenin ne hızla düştüğü de önemlidir. Hızlı güven kaybı, görünürde büyük kriz çıkmadan önce eşik yakınlığını artırabilir.

6. Model ampirik doğrulama gerektirir. TPS ağırlıkları, eşikler ve TPI ölçüm yöntemleri her kurum ve sektör için aynı olmayabilir. Makale, gerçek kurumlarda uzunlamasına ölçüm ve kontrollü müdahale çalışmaları gerektiğini belirtir.

Bu Neden Önemli?

Bu çalışma iş dünyası, IT operasyonları, müşteri destek ekipleri, proje yönetimi, tedarik zinciri ve kriz yönetimi için önemlidir. Çünkü birçok kurumda sorunlar “çok geç” büyümüş gibi görünür. Oysa çoğu zaman erken sinyaller vardır; fakat mevcut yönetim panelleri bu sinyalleri ayrı ayrı ölçer ve birleştirmez.

Örneğin bir servis kesintisi sırasında aynı anda alarm sayısı artıyor, ekiplerin yanıt süresi uzuyor, sorumluluk belirsizleşiyor, toplantı sayısı çoğalıyor ve ekipler birbirini suçlamaya başlıyorsa, sorun artık sadece teknik hata değildir. Sistem warning zone’a girmiş olabilir. Bu durumda doğru hamle daha fazla kanal açmak değil, kapsamı azaltmak, karar yetkisini netleştirmek ve yeni değişiklik girişini durdurmak olabilir.

KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketler için de bu bakış değerlidir. Çünkü kriz yönetimi çoğu zaman kişisel tecrübeye ve yöneticinin sezgisine bırakılır. TPS benzeri bir yapı, mevcut proje, destek, iletişim ve operasyon verilerinden erken uyarı üretmeye yardım edebilir. Ancak bunun için önce normal davranış baz çizgisi çıkarılmalı, sonra sapmalar takip edilmelidir.

Verianla açısından bu makale, iş dünyası ve veriyle yönetim kategorisine güçlü biçimde uyar. Çünkü akademik/teorik bir model, doğrudan operasyonel karar desteğine çevrilebilecek bir yapı öneriyor: “Olay büyüdü mü?” yerine “Sistem eşiğe ne kadar yaklaştı?” sorusunu sormayı öğretiyor.

Dikkat Noktaları

1. Model teoriktir. Çalışma gerçek kurumlarda geniş ölçekli ampirik doğrulama sunmaz. TPS, uygulamaya alınmadan önce kurumun kendi geçmiş olay verileriyle kalibre edilmelidir.

2. Eşik değerleri kesin değildir. 0.35 ve 0.65 sınırları başlangıç önerisi olarak verilmiştir. IT, sağlık, üretim, finans veya tedarik zinciri gibi alanlarda eşikler farklı olabilir.

3. TPI ölçümü kolay değildir. Kaynak tükenmesi veya gelen problem hızı ölçülebilir olabilir; ancak güven açığı ve yetki belirsizliği gibi göstergeler daha zor ölçülür. Bunlar anket, gözlem, ticket handoff verisi veya iletişim metadatası gerektirebilir.

4. İletişim metadatası mahremiyet riski taşır. Kurumlar mesaj hacmi, yanıt süresi veya iletişim ağı gibi verileri ölçerken çalışan mahremiyetini ve etik sınırları korumalıdır. İçerik analizi yapılacaksa açık politika ve hukuki uygunluk gerekir.

5. TPS otomatik panik düğmesi değildir. Skor yükseldi diye her durumda sert müdahale yapılmamalıdır. TPS karar destek sinyalidir; bağlam, insan değerlendirmesi ve operasyonel gerçeklik birlikte düşünülmelidir.

6. Histerezis etkisi olabilir. Fiziksel faz geçişlerinde sisteme giriş ve sistemden çıkış eşiği aynı olmayabilir. Makale, bir kaskad kesildikten sonra sistemin güvenli bölgeye dönmesi için TPS’nin giriş eşiğinden daha düşük seviyeye indirilmesi gerekebileceğini belirtir.

7. Her sektör için ek TPI gerekebilir. Sağlıkta regülasyon yükü, uluslararası tedarikte jeopolitik risk, finans sektöründe likidite veya uyum riski ayrıca modele eklenebilir.

Riskli alan notu: Çalışma kriz, olay yönetimi ve organizasyonel karar süreçleriyle ilgilidir. Buradaki model; şirket, kamu kurumu, sağlık kurumu veya kritik altyapıda doğrudan otomatik karar mekanizması olarak kullanılmamalıdır. İnsan değerlendirmesi, kurumsal bağlam, veri kalitesi ve etik sınırlar birlikte düşünülmelidir.

Genel değerlendirme: Makale iş dünyası için çok pratik bir noktaya temas ediyor: Bir kriz çoğu zaman yavaş yavaş büyüyormuş gibi görünür; fakat bir eşik aşıldığında artık aynı müdahaleler işe yaramaz. Daha fazla kişi eklemek, daha fazla toplantı yapmak veya daha fazla iletişim kanalı açmak, bazı durumlarda çözüm değil, krizi büyüten ek yük hâline gelir. Makalenin ana iddiası, kurumların çoğu zaman geç kaldığıdır; çünkü olayın şiddetini ölçerler ama sistemin eşik noktasına ne kadar yaklaştığını ölçmezler.

Sonuç

Bu makale, eskalasyon yönetimine güçlü bir alternatif bakış getiriyor: Krizler her zaman merdiven gibi çıkılmaz; bazıları eşik aşılınca bambaşka davranan faz geçişleri gibidir. Bu nedenle kurumların yalnızca olay seviyesi, geçen süre veya yönetici hiyerarşisine göre müdahale etmesi yeterli olmayabilir.

SET modeli, sistemin eşik noktasına yakınlığını ölçmek için altı TPI göstergesi ve bunlardan türetilen TPS skorunu önerir. TPS düşükken standart protokoller çalışabilir. TPS warning zone’a girdiğinde yük azaltma, kapsam daraltma, yetki netleştirme ve yeni bozulma girişini kesme gibi müdahaleler gerekir. TPS cascade zone’a geçtiğinde ise circuit-breaking, structure injection ve external facilitation gibi daha sert yapısal araçlar devreye girmelidir.

Makalenin en önemli uyarısı şudur: Kriz kültürleri genellikle baskı arttığında daha fazla insan, daha fazla toplantı ve daha fazla iletişim üretir. Oysa sistem eşiğe yakınsa, bu eklemeler krizi çözmek yerine eşik yakınlığını artırabilir. Bazen doğru müdahale daha fazlasını yapmak değil, daha az şeyi net ve kontrollü biçimde yapmaktır.

Verianla okuru için ana mesaj şudur: Kurumlarda büyük krizleri anlamak için yalnızca “sorun ne kadar ciddi?” diye sormak yetmez. Daha doğru soru şudur: “Sistem hâlâ bozulmaları emebiliyor mu, yoksa kendi kendini büyüten bir kaskada mı yaklaşıyor?” TPS modeli bu soruyu ölçülebilir hâle getirmek için bir başlangıç çerçevesi sunuyor.

Kaynak ve Yöntem Notu

Bu yazı, “Escalation Threshold Theory in Sociotechnical Systems: A Phase-Transition Framework for Predicting and Interrupting Escalation Cascades” başlıklı PDF temel alınarak hazırlanmış özgün Türkçe editoryal içeriktir. Metin birebir çeviri değildir; çalışmadaki problem, SET modeli, TPS formülü, TPI göstergeleri, grafikler, müdahale bölgeleri, uygulama alanları ve sınırlılıklar sadeleştirilerek anlatılmıştır.

Model teorik çerçeve niteliğinde olduğu için kesin operasyonel karar sistemi olarak değil, kurumların kendi verileriyle test edebileceği bir erken uyarı yaklaşımı olarak okunmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy