Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

05 Ekim 2026, Pazartesi
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Psikoloji / Hiperbağlantılı Zihinler: Problemli İnternet Kullanımının Nörobiyolojisine İlişkin Sistematik Derleme
Psikoloji

Hiperbağlantılı Zihinler: Problemli İnternet Kullanımının Nörobiyolojisine İlişkin Sistematik Derleme

Problemli dijital kullanım, bu sistematik derlemede problemli internet kullanımı, problemli akıllı telefon/sosyal medya kullanımı ve internet oyun oynama bozukluğu gibi aşırı veya düzensiz dijital davranış fenotiplerini kapsayan bir inceleme çerçevesidir; bu kategorilerin tümü aynı tanısal bozukluk veya tek bir nörobiyolojik hastalık olarak kabul edilmemektedir.

04/10/2026  Veri Anla 42 görüntüleme
Hiperbağlantılı Zihinler: Problemli İnternet Kullanımının Nörobiyolojisine İlişkin Sistematik Derleme

Problemli dijital kullanım, bu sistematik derlemede problemli internet kullanımı, problemli akıllı telefon/sosyal medya kullanımı ve internet oyun oynama bozukluğu gibi aşırı veya düzensiz dijital davranış fenotiplerini kapsayan bir inceleme çerçevesidir; bu kategorilerin tümü aynı tanısal bozukluk veya tek bir nörobiyolojik hastalık olarak kabul edilmemektedir. Sistematik derleme, 2015–2025 dönemindeki yetişkin insan çalışmalarından seçilen 14 özgün araştırmayı yapısal ve işlevsel nörogörüntüleme, EEG ve ilişkili nörobiyolojik yöntemler açısından sentezlemiştir. Tekrarlayan bulgular özellikle fronto-striatal devreler, ödül ve salience sistemleri, inhibitör kontrol mekanizmaları ve default mode, salience ve frontoparietal gibi büyük ölçekli beyin ağları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ancak çalışmaların çoğu kesitsel, örneklemleri görece küçük ve kullanılan tanımlar ile görüntüleme yöntemleri heterojendir; bu nedenle bulgular tek ve doğrulanmış bir “problemli internet kullanımının beyin mekanizması” olarak yorumlanamaz.

Derlemede internet oyun oynama bozukluğuna ilişkin kanıt, problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımına ilişkin kanıttan daha geniştir. Oyunla ilişkili ipuçlarına verilen nöral tepkiler, craving ile ilişkili P300 yanıtları, precuneus ve insula aktivasyonu, prefrontal–striatal kontrol devreleri ve bazı beyaz madde yolları IGD çalışmalarında tekrar eden araştırma hedefleri olmuştur. Problemli internet kullanımı çalışmalarında frontal kontrol bölgeleri, precuneus, putamen, nucleus accumbens ve orbitofrontal sistemler; problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımında ise özellikle büyük ölçekli işlevsel bağlantı ağları incelenmiştir.

Çalışmanın en önemli bilimsel sınırı yön problemidir. Bir beyin bölgesinin hacmi, aktivasyonu veya bağlantısallığı ile problemli dijital davranış arasında ilişki bulunması, dijital kullanımın bu beyin farklılığına neden olduğunu göstermez. Kesitsel tasarımlar, nörobiyolojik farklılığın davranıştan önce var olup olmadığını veya tekrarlanan dijital davranışın sonucu olup olmadığını belirleyemez.

Problemli İnternet Kullanımında Tek Bir “Beyin İmzası” Var mı?

Hayır. Bu sistematik derleme, problemli internet kullanımı, internet oyun oynama bozukluğu, problemli akıllı telefon kullanımı ve problemli sosyal medya kullanımının ortak bazı nörobiyolojik eğilimler gösterebildiğini, ancak bunların tek ve doğrulanmış bir beyin imzasına indirgenemeyeceğini göstermektedir; kanıt tabanı heterojen ve özellikle internet oyun oynama bozukluğu lehine dengesizdir.

Kaynağın ana yaklaşımı farklı dijital davranışları tek bir biyolojik hastalık gibi birleştirmek değildir. Bunun yerine farklı çalışmalar arasında tekrar eden nörobiyolojik temaların bulunup bulunmadığını araştırmaktır.

Bu tekrar eden temalar üç geniş alanda toplanabilir:

  • ödül ve davranışsal önem taşıyan ipuçlarının işlenmesi,
  • inhibitör kontrol ve yürütücü düzenleme,
  • dikkat, içsel zihinsel süreçler ve duygu düzenlemeyle ilişkili büyük ölçekli beyin ağlarının organizasyonu.

Bununla birlikte oyun, sosyal medya, akıllı telefon ve genel internet kullanımı davranışsal olarak aynı değildir. Oyun kullanımında ödül, cue-reactivity ve yoğun sürükleyici ödül arayışı daha önemli olabilirken; sosyal medya ve akıllı telefon kullanımında sosyal önem, güvence arama, kontrol etme davranışı ve sosyal pekiştirme farklı ağırlıklarda rol oynayabilir.

Dolayısıyla aynı beyin ağının iki farklı dijital davranışta gözlenmesi, davranışların biyolojik olarak özdeş olduğu anlamına gelmez.

Ödül Devresi ve İnhibitör Kontrol Neden Birlikte Ele Alınıyor?

Ödül devresi ve inhibitör kontrol birlikte ele alınır çünkü derlemedeki çalışmalar, davranışsal olarak önemli dijital ipuçlarının motivasyonel değer kazanması ile bu ipuçlarına verilen tepkinin üst düzey kontrolünün aynı davranış örüntüsünde karşı karşıya gelebileceğini göstermektedir; özellikle striatal ödül sistemleri ile prefrontal kontrol bölgeleri birçok çalışmada birlikte veya bağlantılı biçimde incelenmiştir.

Fronto-striatal devreler, frontal korteks bölgeleri ile striatum arasındaki anatomik ve işlevsel bağlantıları ifade eder. Bu sistemler ödül değerlendirmesi, seçim, alışkanlık, karar verme ve davranışın engellenmesi gibi süreçlerde rol oynar.

Derlemedeki yapısal çalışmalar:

  • putamen,
  • nucleus accumbens,
  • orbitofrontal korteks,
  • inferior frontal girus içindeki pars opercularis

gibi bölgelerde problemli internet kullanımının farklı boyutlarıyla ilişkiler bildirmiştir.

Örneğin kadınlardan oluşan 144 kişilik bir yapısal MRI çalışmasında sağ pars opercularis gri madde kütlesi ve hacmi internet bağımlılığı şiddetiyle ilişkili bulunmuştur. Başka bir 82 kadınlık çalışmada putamen hacmi “control disorder”, nucleus accumbens hacmi ise “obsession” boyutlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Bu bulgular “daha fazla internet kullanımı belirli bölgeyi büyütür” biçiminde yorumlanamaz. Kesitsel görüntüleme yalnız yapı ile davranış ölçümü arasındaki ilişkiyi gösterir.

Orbitofrontal korteks, striatum ve nucleus accumbens

Bu bölgeler ödülün davranışsal değerinin değerlendirilmesi, yaklaşma davranışı, alışkanlık oluşumu ve seçim süreçleri açısından önemlidir. Derleme, problemli dijital davranış literatüründeki yapısal ve işlevsel çalışmaların bu sistemlere tekrar tekrar yöneldiğini göstermektedir.

Ancak “bağımlılık merkezi” biçiminde tek bir bölge tanımı bilimsel olarak uygun değildir. Aynı bölgeler çok sayıda normal bilişsel ve motivasyonel işleve de katılır.

Prefrontal kontrol bölgeleri

Inferior frontal girus ve middle frontal girus gibi frontal bölgeler, uygun olmayan bir tepkinin durdurulması, hedefin sürdürülmesi ve dikkat kontrolü gibi yürütücü süreçlerle ilişkilidir.

Problemli internet kullanımı ve IGD çalışmalarında bu bölgelerin aktivasyonu veya diğer bölgelerle bağlantısında farklılıklar raporlanmıştır. Derlemenin yorumu, bu örüntünün azaltılmış top-down kontrol ile uyumlu olabileceği yönündedir; ancak doğrudan nedensellik kanıtı değildir.

Precuneus neden sık görülüyor?

Precuneus birden fazla çalışmada farklı görevler ve ağlar içinde görülmektedir. Cue-craving, zihinsel yorgunluk ve default mode network bağlantıları bu bölgeyi farklı deneysel bağlamlarda öne çıkarmıştır.

65 kişilik bir IGD çalışmasında bozukluk şiddeti precuneus aktivasyonu ve hacmiyle ilişkili bulunmuş; hippocampus → precuneus bağlantısı artarken middle frontal gyrus → precuneus bağlantısı azalmıştır.

82 kişilik problemli internet kullanımı araştırmasında ise öznel zihinsel yorgunluk PIU şiddetiyle ilişkili olmuş; precuneus ve frontal giruslardaki görevle indüklenen BOLD değişimleri PIU ve yorgunluk değişimiyle negatif ilişkiler göstermiştir.

Insula ve salience işleme

Insula, organizma açısından davranışsal olarak önemli iç veya dış sinyallerin belirlenmesiyle ilişkili salience sistemlerinin önemli bileşenlerinden biridir.

Oyun ipuçlarının sunulduğu randomize çalışmalarda IGD grubunda precuneus ve insula gibi bölgelerde artmış nöral senkronizasyon bildirilmiştir.

Bu tür bulgular, dijital ipuçlarının belirli kişilerde orantısız biçimde dikkat çekici ve motivasyonel açıdan önemli hâle gelebileceği modellerle uyumludur.

İpucu tepkiselliği nedir?

Cue reactivity / ipucu tepkiselliği, davranış veya ödülle daha önce ilişkilendirilmiş bir uyaran görüldüğünde ortaya çıkan psikolojik, fizyolojik veya nöral yanıt değişikliğidir.

İnternet oyun oynama bozukluğunda oyun görüntüleri, oyunla ilişkili uyaranlar veya hatırlatıcılar bu tür ipuçları olabilir.

Kaynak, tekrar eden maruziyetin bu uyaranların motivasyonel önemini artırabileceğini öne süren incentive sensitization modelleriyle bulgular arasında kavramsal uyum bulunduğunu belirtmektedir.

Fakat derleme incentive sensitization mekanizmasını insanlarda doğrudan kanıtlamamaktadır.

P300 neyi gösteriyor?

P300, EEG üzerinde bir uyaranın değerlendirilmesi ve dikkatle ilişkili bilişsel işlemler sırasında görülebilen olayla ilişkili potansiyel bileşenlerinden biridir.

46 katılımcılı randomize, çift kör çalışmada Pz bölgesindeki P300 ölçümü IGD ile sağlıklı kontrol grubunu ayırt etmiş ve craving ile ilişkili bulunmuştur. Oyun ipucuyla eşzamanlı cathodal transcranial direct current stimulation (tDCS) sonrasında craving, oyun süresi ve P300 alfa ölçümünde azalma; karar vermede iyileşme raporlanmıştır.

Bu tek çalışma, tDCS'nin IGD için genel olarak kanıtlanmış standart tedavi olduğu anlamına gelmez.

EEG–fNIRS ve Stroop görevi

51 kişilik IGD çalışmasında EEG ile fonksiyonel yakın kızılötesi spektroskopi (fNIRS) birlikte kullanılmıştır.

Stroop görevi sırasında IGD grubunda:

  • azalmış hemodinamik aktivite,
  • daha düşük olayla ilişkili potansiyel amplitüdleri,
  • uzamış latans

bildirilmiştir. Sol frontal EEG özelliklerinin grupları ayırabildiği, davranışsal ölçümlerde ise fark bulunmadığı raporlanmıştır.

Bu sonuç, bazı nörofizyolojik farklılıkların standart davranışsal performans ölçümlerinde açık fark oluşmadan da gözlenebileceğini düşündürmektedir; fakat tek bir çalışmanın sınıflandırma performansı genel biyobelirteç doğrulaması değildir.

Beyindeki Farklılıklar Dijital Kullanımın Nedeni mi, Sonucu mu?

Bu sistematik derleme neden–sonuç yönünü belirleyemez; çalışmaların çoğu kesitsel olduğu için gözlenen beyin farklılıklarının problemli dijital davranıştan önce var olan yatkınlıklar mı, uzun süreli kullanımın nöroadaptif sonuçları mı, telafi süreçleri mi yoksa başka faktörlerle ilişkili korelatlar mı olduğu bilinmemektedir.

Bu sınır özellikle yapısal MRI sonuçlarında önemlidir. Gri madde hacmi veya beyaz madde bütünlüğü farklılığı görüldüğünde bunun otomatik olarak patolojik “hasar” anlamına geldiği varsayılamaz.

Bir nörogörüntüleme farkı en az dört farklı açıklamayla uyumlu olabilir:

  1. davranıştan önce var olan nörobiyolojik yatkınlık,
  2. tekrarlanan deneyime bağlı nöroplastik adaptasyon,
  3. davranışsal veya bilişsel talebe karşı telafi mekanizması,
  4. incelenmeyen başka bir değişkenle ilişkili, özgül olmayan korelat.

Bunları ayırabilmek için aynı kişilerin zaman içinde takip edildiği boylamsal çalışmalar gereklidir.

Büyük ölçekli beyin ağları

Derlemede tek tek beyin bölgelerinin yanında birden fazla bölgenin koordineli çalıştığı büyük ölçekli ağlar da önemli yer tutmaktadır.

Ağ / sistemKaynakta ilişkili olduğu temel alanDerlemedeki gözlem türü
Default Mode Network (DMN)İçsel zihinsel süreçler ve görev sırasında ağ düzenlenmesiGörev sırasında deaktivasyon ve bağlantı farklılıkları
Frontoparietal / yürütücü ağlarDikkat ve bilişsel kontrolDaha düşük ağ-içi bağlantı veya farklı ağ dinamikleri
Salience sistemiDavranışsal açıdan önemli uyaranların belirlenmesiInsula ve ilişkili bölgelerde cue-related tepkiler
Attention networksDikkat yönlendirme ve sürdürmeArtmış statik bağlantı ve azalmış zamansal değişkenlik
Visual / language / sensorimotor networksGörsel, dilsel ve duyusal-motor işlemProblemli akıllı telefon/sosyal medya kullanım şiddetiyle bağlantı farklılıkları

Problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımında ağ bağlantıları

59 kişilik dinlenim-durumu fMRI çalışmasında problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanım şiddeti; dil, görsel, işitsel, sensorimotor, yürütücü ve frontoparietal ağların bazı ağ-içi bağlantı ölçümleriyle negatif ilişkili bulunmuştur.

42 kişilik başka bir çalışmada dikkat ağlarında artmış statik işlevsel bağlantı ve dinamik ağlarda azalmış zamansal değişkenlik; görsel/dil ve yürütücü/frontoparietal ağlarda ise azalmış bağlantı raporlanmıştır.

Bu sonuçlar birbirinin tam kopyası değildir. Derlemenin önemli katkısı da farklı görüntüleme sonuçlarını tek bir değişmez kalıba zorlamamak, daha geniş bir ağ düzenlenmesi problemi olabileceğini değerlendirmektir.

Duygu işleme ve amygdala bağlantıları

65 kişilik problemli internet ve aşırı akıllı telefon kullanımı çalışmasında duygusal yüz ifadeleri işlenirken PIUQ obsession puanı ile amygdalanın bilişsel kontrol ve sosyal biliş bölgeleriyle işlevsel bağlantıları arasında ilişkiler bildirilmiştir.

İlgili bağlantı bölgeleri:

  • posterior cingulate gyrus,
  • anterior cingulate gyrus,
  • supramarginal gyrus,
  • middle temporal gyrus,
  • frontal pole

gibi yapılardır.

Bu bulgu, duygusal uyaranların işlenmesiyle problemli internet davranışı arasında ağ düzeyinde bir ilişki bulunabileceğini düşündürmektedir; belirli bir duygunun veya psikiyatrik semptomun doğrudan nedeni olduğu anlamına gelmez.

Sosyal-semantic işleme

51 katılımcılı exploratory fMRI çalışmasında internet bağımlılığı alt gruplarında emotional Stroop görevi sırasında sol middle temporal gyrus ve superior temporal gyrus aktivasyonunda azalma bildirilmiştir.

Kaynak bunu sosyal kelimelerin işlenmesinde değişmiş nöral yanıtla ilişkilendirmektedir.

Beyaz madde bütünlüğü

42 kişilik IGD difüzyon MRI çalışmasında bazı beyaz madde yollarında artmış fractional anisotropy (FA) bildirilmiştir.

İlgili yollar arasında:

  • anterior thalamic radiation (ATR),
  • anterior limb of internal capsule (ALIC),
  • corticospinal tract (CST),
  • inferior fronto-occipital fasciculus (IFOF),
  • corpus callosum,
  • inferior longitudinal fasciculus (ILF)

yer almaktadır.

Fractional anisotropy, difüzyon MRI'da su moleküllerinin yönsel hareket özelliklerinden türetilen bir beyaz madde mikroyapısı göstergesidir. Daha yüksek FA'nın otomatik olarak “daha sağlıklı” veya “daha iyi” beyin anlamına geldiği söylenemez; biyolojik yorumu doku, gelişimsel bağlam ve araştırma tasarımına bağlıdır.

Derlemenin önerdiği üç alanlı çerçeve

AlanKaynakta tekrar eden gözlemlerBilimsel yorum sınırı
Ödül / cue reactivityStriatum, insula, precuneus, craving ile ilişkili elektrofizyolojik yanıtlarTek bir bağımlılık mekanizması kanıtlanmış değildir
İnhibitör ve yürütücü kontrolFrontal bölgeler, prefrontal–striatal döngüler, Stroop ve karar verme görevleriDüşük kontrolün neden mi sonuç mu olduğu belirlenemez
Büyük ölçekli ağ düzeniDMN, salience, frontoparietal, attention, visual/language ağlarında bağlantı farklılıklarıFenotipler aynı ağ bozukluğunun eşdeğer örnekleri değildir
Kaynak çalışmanın tartışmasındaki üç tekrar eden nörobiyolojik alanın Verianla için semantik yeniden yapılandırmasıdır; doğrulanmış tekil bir hastalık modeli değildir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma türü

Çalışma, yetişkinlerde problemli dijital davranışların nörobiyolojik korelatlarını değerlendiren sistematik derlemedir.

Meta-analiz yapılmamıştır.

Raporlama PRISMA 2020 önerileri doğrultusunda gerçekleştirilmiş ve protokol PROSPERO CRD420261292598 kimliğiyle kaydedilmiştir.

Tarama dönemi

Dahil edilme dönemi:

1 Ocak 2015–31 Ocak 2025

olarak belirlenmiştir.

Veri tabanları

Ana tarama:

  • PubMed,
  • Scopus,
  • Cochrane Library

üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Google Scholar tamamlayıcı kaynak olarak kullanılmış ve yaklaşık 4580 sonuç arasından ilgililik sırasına göre ilk 200 sonuç taranmıştır.

Web of Science, Embase ve PsycINFO kurumsal abonelik üzerinden erişilebilir olmadığı için taranamamıştır.

Ana arama kavramları

Arama stratejileri problemli dijital kullanım ile nörobiyolojik sonuçları birleştirmiştir.

Temel kavramlar arasında:

  • problematic internet use,
  • problematic smartphone use,
  • problematic social media use,
  • internet gaming disorder,
  • neuroimaging,
  • EEG,
  • biomarkers,
  • reward processing,
  • attentional control,
  • emotional regulation,
  • adults

yer almıştır.

Dahil etme ölçütleri

Çalışmaların:

  1. insan yetişkin katılımcıları içermesi,
  2. PIU, problemli akıllı telefon kullanımı, problemli sosyal medya kullanımı veya IGD'yi ana fenomen olarak incelemesi,
  3. yapısal MRI, işlevsel MRI, difüzyon görüntüleme, EEG, PET veya biyobelirteç gibi nörobiyolojik yöntem içermesi,
  4. İngilizce yayımlanması,
  5. belirlenen 2015–2025 zaman aralığında bulunması

gerekmiştir.

Temel dışlama ölçütleri

Derleme, meta-analiz, editoryal ve görüş yazıları; yalnız çocuk/ergen örneklemleri; hayvan ve in vitro çalışmalar; nörobiyolojik sonuç içermeyen araştırmalar ve yalnız sınıflandırma/tahmin amaçlı olup mekanistik nörobiyolojik yorum sağlamayan hesaplamalı çalışmalar dışlanmıştır.

Çalışma seçimi

Aşaman
PubMed kaydı288
Scopus kaydı159
Cochrane Library kaydı4
Google Scholar'dan taranan ilk sonuçlar200
Başlık/özet düzeyinde taranan toplam651
Başlık/özet aşamasında dışlanan625
Tam metin değerlendirmesine geçen26
Tam metinde dışlanan12
Nitel senteze dahil edilen14

Tam metinde dışlanan 12 kaydın dokuzu derleme/görüş yazısı, ikisi yeterince yorumlanabilir nörobiyolojik bulgu sunmayan çalışma ve biri tekrar kayıttır.

Bu Sistematik Derlemede Neden Meta-Analiz Yapılmadı?

Meta-analiz yapılmadı çünkü çalışmalar problemli dijital davranış tanımları, tanı veya tarama eşikleri, örneklemler, görüntüleme modaliteleri, görev paradigmaları, ön işleme yöntemleri, bağlantısallık metrikleri ve raporlanan nörobiyolojik çıktılar açısından nicel olarak güvenilir biçimde birleştirilemeyecek kadar heterojendi.

Örneğin aynı sentez içinde:

  • yapısal gri madde hacmi,
  • fractional anisotropy,
  • dinlenim-durumu bağlantısallığı,
  • görev-temelli BOLD aktivasyonu,
  • EEG P300,
  • fNIRS hemodinamik yanıtları

gibi fiziksel ve istatistiksel olarak farklı çıktılar bulunmaktadır.

Bunları tek bir “beyin etkisi” altında nicel olarak birleştirmek yanıltıcı olabilirdi.

Kalite değerlendirmesi nasıl yapıldı?

Kaynak, nörogörüntüleme literatürü için bütün çalışma türlerine uygulanabilecek tek bir evrensel risk-of-bias aracının bulunmadığını belirterek derlemeye özgü yapılandırılmış anlatısal kalite değerlendirmesi kullanmıştır.

Değerlendirilen alanlar:

  1. katılımcı ve fenotip tanımının açıklığı,
  2. kontrol/karşılaştırma grubunun uygunluğu,
  3. örneklem büyüklüğü ve istatistiksel güç,
  4. görüntüleme elde etme ve analiz süreçlerinin şeffaflığı,
  5. yaş, cinsiyet, psikiyatrik komorbidite ve madde kullanımı gibi karıştırıcıların kontrolü,
  6. raporlamanın bütünlüğü ve yorumlanabilirliği

olarak tanımlanmıştır.

Tek bir toplam kalite puanı hesaplanmamıştır.

14 çalışmanın ana özellikleri

No.FenotipnYöntemAna gözlem
1IGD55Cue-reactivity fMRI; randomize tek körOyun ipuçlarına yaklaşım yanlılığı ve paracentral lobule, precuneus ve insulada artmış senkronizasyon
2IGD46EEG P300 + cathodal tDCS; randomize çift körP300 craving ile ilişkili; tDCS sonrasında craving, oyun süresi ve P300 alfa azalması, karar vermede iyileşme
3IGD51EEG–fNIRS, StroopSol frontal bölgede azalmış hemodinamik/ERP yanıtları ve uzamış latans
4PIU82Görev fMRI, psikomo­tor vigilance / yorgunlukPIU şiddeti öznel zihinsel yorgunluğu yordamış; precuneus ve frontal BOLD değişimleriyle ilişkiler
5Problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı59Dinlenim-durumu fMRIBirden fazla ağda daha düşük ağ-içi işlevsel bağlantı; özellikle yürütücü/frontoparietal ağlar
6PIU + aşırı akıllı telefon kullanımı65Duygusal yüz ifadesi görev fMRIObsession puanı ile amygdala ve bilişsel kontrol/sosyal biliş bölgeleri arasındaki bağlantı ilişkileri
7Problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı42Dinlenim-durumu fMRIDikkat ağlarında artmış statik bağlantı ve azalmış zamansal değişkenlik; diğer bazı ağlarda azalmış bağlantı
8IGD65Cue-craving fMRIIGD şiddeti precuneus aktivasyonu/hacmi ve hippocampal–frontal bağlantı örüntüleriyle ilişkili
9İnternet bağımlılığı; kadınlar144Yapısal MRI / VBMSağ pars opercularis gri madde kütlesi ve hacmi kullanım şiddetiyle ilişkili
10PIU60Stroop görev fMRIDMN deaktivasyonu ve inhibitör kontrol ağı aktivitesinin PIUQ puanlarıyla ilişkileri
11İnternet bağımlılığı alt grupları51Emotional Stroop fMRISol middle/superior temporal gyrus aktivasyonunda azalma; sosyal-semantic işlem farklılığı
12Subklinik PIU; kadınlar82Yapısal MRI / volumetriPutamen, nucleus accumbens ve orbitofrontal sistemde PIU boyutlarıyla yapısal ilişkiler
13IGD19Oyun uyaranlarıyla görev fMRIDikkat, salience ve visuospatial bölgelerde artmış aktivasyon; frontal hipofonksiyon ve sağ hemisfer lateralizasyonu
14IGD42Difüzyon MRI / FAÖdül entegrasyonu ve sensorimotor koordinasyonla ilişkili çeşitli beyaz madde yollarında artmış FA

İki randomize çalışma ne gösteriyor?

14 çalışmanın yalnız ikisi randomize müdahale tasarımındadır.

Birinci çalışma yaklaşım yanlılığının değiştirilmesi ile oyun ipuçlarına verilen nöral yanıtları değerlendirmiştir.

İkinci çalışmada oyun ipucuyla eşzamanlı parietal cathodal tDCS kullanılmış ve craving, oyun süresi, P300 ölçümü ve karar verme sonuçları incelenmiştir.

Bu iki araştırmanın bulunması bütün literatürü deneysel hâle getirmez. Derlemenin genel kanıt tabanı hâlâ büyük ölçüde kesitseldir.

Çalışmanın desteklediği

  • Problemli dijital davranış araştırmalarında fronto-striatal devreler tekrar eden nörobiyolojik araştırma alanlarıdır.
  • Ödül ve salience sistemleri, özellikle cue-reactivity ve craving paradigmalarında sıklıkla görülmektedir.
  • İnhibitör kontrol ve yürütücü sistemlerle ilişkili frontal bölgelerde yapısal veya işlevsel farklılıklar bildirilmiştir.
  • Default mode, frontoparietal, attention ve diğer büyük ölçekli ağların işlevsel organizasyonunda farklılıklar bildiren çalışmalar vardır.
  • Problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı da işlevsel bağlantı farklılıklarıyla ilişkilendirilmiştir.
  • IGD üzerine olan nörobiyolojik kanıt diğer problemli dijital davranış fenotiplerinden daha geniştir.
  • Çalışmalar daha standart tanımlara, büyük örneklemlere, longitudinal tasarımlara ve multimodal yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Çalışmanın desteklemediği

  • Problemli internet kullanımının tek ve evrensel bir beyin imzası olduğu gösterilmemiştir.
  • Problemli internet kullanımı, problemli akıllı telefon kullanımı, problemli sosyal medya kullanımı ve IGD'nin nörobiyolojik olarak aynı durum olduğu kanıtlanmamıştır.
  • Gözlenen beyin farklılıklarının dijital kullanım tarafından oluşturulduğu gösterilmemiştir.
  • Gri madde veya beyaz madde farklılıkları doğrudan beyin hasarı olarak yorumlanamaz.
  • Bir bölgedeki daha yüksek veya daha düşük aktivasyon otomatik olarak daha iyi veya daha kötü beyin işlevi anlamına gelmez.
  • Mevcut çalışmalar bütün yetişkin nüfusa uygulanabilecek doğrulanmış nörobiyolojik tanı testi sağlamamaktadır.
  • P300, fMRI bağlantısallığı veya yapısal MRI ölçümleri klinik tanı biyobelirteci olarak doğrulanmış değildir.
  • İki randomize çalışma belirli nöromodülasyon veya davranışsal müdahalelerin standart klinik tedavi olduğunu göstermemektedir.
  • Derleme çocuklar ve ergenler için doğrudan sonuç üretmemektedir; yalnız yetişkin araştırmaları dahil edilmiştir.

Başlıca sınırlılıklar

Birinci sınırlılık çalışma tasarımıdır. Araştırmaların çoğu kesitseldir ve nedenselliğe izin vermez.

İkinci sınırlılık örneklem büyüklüklerinin genellikle mütevazı olmasıdır. Küçük örneklemler düşük istatistiksel güç, kararsız etki tahminleri ve yeniden üretilebilirlik sorunları yaratabilir.

Üçüncü sınırlılık fenotip tanımlarındaki heterojenliktir. PIU, IGD, problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı için çalışmalar aynı tanı ölçütlerini, ölçekleri veya eşikleri kullanmamıştır.

Dördüncü sınırlılık nörobiyolojik yöntem çeşitliliğidir. Yapısal MRI, difüzyon MRI, task-fMRI, resting-state fMRI, EEG ve fNIRS aynı biyolojik niceliği ölçmez.

Ön işleme pipeline'ları, görev paradigmaları, bağlantısallık ölçütleri ve istatistiksel eşikler de çalışmalar arasında değişmiştir.

Beşinci sınırlılık fenotip dengesizliğidir. Kanıt özellikle IGD üzerinde yoğunlaşmıştır; problemli akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı daha az temsil edilmiştir.

Altıncı sınırlılık veri tabanı kapsamıdır. Web of Science, Embase ve PsycINFO'ya erişim olmadığından yalnız bu veri tabanlarında indekslenmiş uygun çalışmalar kaçırılmış olabilir.

Yedinci olarak yayın yanlılığı ve veri tabanı yanlılığı dışlanamamaktadır.

Gelecek araştırmalar nasıl olmalı?

Kaynak gelecekte:

  • boylamsal çalışma tasarımlarının,
  • daha büyük örneklemlerin,
  • multimodal nörogörüntülemenin,
  • önceden kayıtlı analizlerin,
  • daha uyumlu fenotip ve tanı tanımlarının,
  • daha standart görüntüleme protokollerinin,
  • psikiyatrik komorbidite ve madde kullanımı gibi karıştırıcıların daha güçlü kontrolünün,
  • akıllı telefon ve sosyal medya fenotiplerine daha fazla odaklanmanın

gerekli olduğunu belirtmektedir.

Temel araştırma sorusu artık yalnız “problemli dijital kullanımda beyinde ne farklı?” değildir. Daha kritik soru, gözlenen farklılıkların önceden var olan yatkınlık, semptom şiddeti belirteci, tekrarlanan dijital davranışın sonucu veya telafi edici adaptasyon olup olmadığını ayırt edebilmektir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Hyperconnected Minds: A Systematic Review of the Neurobiology of Problematic Internet Use

Yazarlar: Rebeca-Isabela Molnar; Otilia-Rodica Butiu; Adriana Mihai.

Sorumlu yazar: Rebeca-Isabela Molnar.

Kurumlar: Doctoral School of Medicine and Pharmacy, George Emil Palade University of Medicine, Science, and Technology of Targu Mures; Psychiatric Clinic 1, Mures County Hospital; Psychiatry Department, George Emil Palade University of Medicine, Science, and Technology of Targu Mures; Neuropsychiatric Hospital, Mures County Hospital, Romania.

Dergi: Psychiatry International.

Yayınevi: MDPI, Basel, Switzerland.

Cilt / makale: 2026, 7, 113.

DOI: 10.3390/psychiatryint7030113

Gönderim: 15 Şubat 2026.

Revizyon: 24 Nisan 2026.

Kabul: 27 Nisan 2026.

Yayın: 13 Mayıs 2026.

Kaynak türü: Hakemli sistematik derleme; nicel meta-analiz yapılmamıştır.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

PROSPERO: CRD420261292598.

Raporlama standardı: PRISMA 2020.

Tarama dönemi: 1 Ocak 2015–31 Ocak 2025.

Ana veri tabanları: PubMed, Scopus ve Cochrane Library.

Tamamlayıcı kaynak: Google Scholar; ilgililik sırasındaki ilk 200 sonuç taranmıştır.

Erişilemeyen veri tabanları: Web of Science, Embase ve PsycINFO.

Dahil edilen çalışma: 14 özgün yetişkin insan çalışması.

Çalışma tasarımları: Ağırlıklı olarak kesitsel; iki randomize müdahale çalışması.

Ana nörobiyolojik yöntemler: Yapısal MRI, görev-temelli fMRI, dinlenim-durumu fMRI, difüzyon MRI, EEG, EEG–fNIRS ve nöromodülasyon yaklaşımı.

Ana fenotipler: Problemli internet kullanımı, internet oyun oynama bozukluğu, problemli akıllı telefon kullanımı ve problemli sosyal medya kullanımı.

Kalite değerlendirmesi: Tek bir standardize toplam risk-of-bias puanı yerine; fenotip tanımı, kontrol grubu, örneklem büyüklüğü, nörogörüntüleme yöntem şeffaflığı, karıştırıcı kontrolü ve raporlama bütünlüğünü kapsayan derlemeye özgü yapılandırılmış anlatısal değerlendirme kullanılmıştır.

Meta-analiz: Yapılmamıştır; yöntemsel ve fenotip heterojenliği nicel birleştirmeyi sınırlamıştır.

Finansman: Dış finansman alınmamıştır.

Etik kurul: Uygulanabilir değildir; çalışma sistematik derlemedir.

Bilgilendirilmiş onam: Uygulanabilir değildir.

Veri erişilebilirliği: Yeni veri seti oluşturulmamış veya analiz edilmemiştir; derlemenin dayandığı bilgiler makale ve ek materyallerde bulunmaktadır.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma R.-I.M. ve A.M.; metodoloji O.-R.B.; doğrulama R.-I.M. ve A.M.; formal analiz R.-I.M. ve A.M.; araştırma ve kaynaklar R.-I.M. ile A.M.; veri kürasyonu R.-I.M. ve A.M.; ilk taslak üç yazar; gözden geçirme/düzenleme üç yazar; görselleştirme üç yazar; gözetim A.M.

Resmî yayın durumu: MDPI kayıtlarında 13 Mayıs 2026 tarihli PDF Version of Record olarak listelenmektedir.

Temel bilimsel sınır: Derlemede gözlenen yapısal, işlevsel ve elektrofizyolojik farklılıklar problemli dijital davranışlarla ilişkili nörobiyolojik korelatlardır; çoğunlukla kesitsel verilere dayandıkları için neden–sonuç yönü belirlenemez. Bulguların en güçlü bölümü IGD'den gelmektedir ve bütün problemli dijital davranışların tek bir ortak nörobiyolojik bozukluk olduğu gösterilmemiştir.

Kaynak-içi raporlama notu: Tartışma bölümündeki bazı referans numaraları sayfa 6–7'deki Tablo 1'de verilen çalışma–bulgu eşleşmeleriyle tam örtüşmemektedir. Özellikle ödül sistemi yapısal bulguları ve P300/cue-reactivity tartışmalarında bu farklılık görülmektedir. Verianla içeriğinde kaynak bulguları korunmuş, bu atıf uyuşmazlıkları sessizce yeniden numaralandırılmamıştır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy