
Değişken geometrili büyük uzay antenlerinin yörüngede güvenilir biçimde açılması, yalnız mekanizmanın geometrisine değil sıcaklık, elastik deformasyon, mafsal boşluğu, temas, çarpma ve sürtünme arasındaki karmaşık etkileşime bağlıdır. Bu çalışma, özellikle jeosenkron Dünya yörüngesi benzeri ortamlarda görülebilecek −200 °C ile +200 °C arasındaki aşırı sıcaklık değişimlerinin büyük açılır anten sistemlerine etkisini araştırmaktadır. Araştırmacılar, klasik floating frame of reference formulation yaklaşımındaki büyük deformasyon kaynaklı geometrik hataları ve farklı fizik alanlarının ayrı ağlarla temsil edilmesinden doğabilecek uyumsuzlukları azaltmak amacıyla Absolute Nodal Coordinate Formulation (ANCF) tabanlı birleşik bir dinamik model geliştirmiştir.
Model; sıcaklığa bağlı yoğunluk, elastisite modülü, Poisson oranı, ısıl genleşme katsayısı, ısıl iletkenlik ve özgül ısı gibi malzeme özelliklerini; Hertz tabanlı doğrusal olmayan temas kuvvetini; Coulomb tipi sürtünmeyi; stick–slip geçişlerini ve sürtünmeyle oluşan ısıyı aynı termo-mekanik çerçevede ele almaktadır. Yapısal ve termal denklemler iyileştirilmiş HHT-α örtük zaman integrasyon algoritmasıyla çözülmüştür.
Çalışma üç açılım konfigürasyonunu incelemiştir: ikincil kolun ana bom içinden doğrusal olarak çıkarılması, ikincil kolun dönerek açılması ve 100 m çaplı halka-kafes reflektörün açılması. Teorik çözümler, yayımlanmış deneysel veriler, Abaqus 2025 ve ağ yakınsama analizleriyle yapılan çok katmanlı doğrulamada temel hata seviyeleri yaklaşık %1,5–3,2 aralığında kalmıştır; belirli tam model karşılaştırmasında deneysel verilere göre hata %2'nin altında raporlanmıştır.
Parametrik analizler sıcaklık, mafsal boşluğu ve sürtünmenin sistem davranışını güçlü biçimde değiştirdiğini göstermiştir. Sıcaklık −200 °C'den +200 °C'ye yükseldiğinde ilk doğal frekans %10,8 azalırken termal titreşim genliği %120 artmıştır. Radyal mafsal boşluğunun 0,01 mm'den 0,10 mm'ye çıkması tepe darbe kuvvetini yaklaşık %211 artırmıştır. Bulgular, büyük açılır uzay antenlerinde sıcaklık ve mekanik toleransların bağımsız tasarım parametreleri olarak ele alınmasının yetersiz olabileceğini göstermektedir.
Açılır uzay antenlerinde temel problem
Büyük açıklıklı uzay antenleri haberleşme ve uzaktan algılama sistemlerinde yüksek kazanç ve geniş açıklık sağlar. Fakat yüzlerce metreye yaklaşabilen yapısal boyutlar, küçük mafsal boşluklarının ve termal deformasyonların bile anten yüzey doğruluğunu, yönelimini ve açılım kararlılığını etkileyebilmesine neden olur.
Uzay ortamında bir yapı güneş ışığına maruz kaldığında hızla ısınabilir, gölge bölgesine geçtiğinde ise hızla soğuyabilir. Çalışmanın modelleme aralığı −200 °C ile +200 °C'dir. Bu sıcaklık değişimi yalnız geometrik genleşme veya büzülme oluşturmaz; yapı malzemesi ve mafsal temas özellikleri de değişir.
ANCF Neden Büyük Açılır Uzay Yapılarında Kullanılıyor?
Absolute Nodal Coordinate Formulation (ANCF), esnek yapıların konum ve deformasyonunu global konum ve gradyan vektörleriyle tanımlayan bir çok cisim dinamiği yöntemidir. Klasik floating-frame yaklaşımında büyük dönme ve deformasyon sırasında ortaya çıkabilen referans çerçevesi dönüşüm hatalarını azaltması ve yer değiştirme ile sıcaklık alanlarının aynı şekil fonksiyonları kullanılarak ayrıklaştırılabilmesi, onu büyük açılır antenlerin termo-mekanik analizi için uygun hale getirir.
Çalışmada ana bom ve ikincil kol için dört düğümlü üç boyutlu kalın silindirik kabuk elemanı; halka-kafes reflektör için iki düğümlü üç boyutlu ince cidarlı eğri kiriş elemanı kullanılmıştır.
Bir ANCF elemanındaki yer değiştirme alanı:
\[ \mathbf r(\xi,\eta,\zeta,t)=\mathbf S(\xi,\eta,\zeta)\mathbf e(t) \]
şeklinde ifade edilmiştir. Aynı şekil fonksiyonları sıcaklık alanı için de kullanılır:
\[ T(\xi,\eta,\zeta,t)=\mathbf S_T(\xi,\eta,\zeta)\mathbf T_e(t) \]
ve kaynak modelde \(\mathbf S_T=\mathbf S\) alınmıştır. Böylece termal ve yapısal ağların farklı olmasından kaynaklanan mesh mismatch problemi azaltılmaktadır.
Sıcaklığa bağlı malzeme modeli
Modelde uzay yapısının temel malzemesi olarak aerospace aluminum alloy 6061-T6 kullanılmıştır. Referans sıcaklık 25 °C'dir.
| Parametre | Referans değer | Geçerli sıcaklık aralığı |
|---|---|---|
| Yoğunluk | 2700 kg/m³ | −200–200 °C |
| Young modülü | 69 GPa | −200–200 °C |
| Poisson oranı | 0,33 | −200–200 °C |
| Isıl genleşme katsayısı | 23,1 × 10−6 °C−1 | −200–200 °C |
| Isıl iletkenlik | 167 W/(m·K) | −200–200 °C |
| Özgül ısı | 896 J/(kg·K) | −200–200 °C |
Bu değerler model içinde sıcaklığın fonksiyonu olarak değiştirilmiş, böylece kütle, rijitlik ve ısı transferi matrisi zamana ve sıcaklığa bağlı hale getirilmiştir.
Boşluklu Bir Mafsal Neden Doğrusal Olmayan Davranış Gösterir?
Mafsal boşluğu, pim ile yatak arasında temasın sürekli olmamasına izin verir. Sistem temas, serbest uçuş, yeniden çarpma, kayma ve yapışma durumları arasında geçebildiği için kuvvet-deplasman ilişkisi doğrusal değildir; sıcaklığın mafsal geometrisini, temas rijitliğini ve sürtünme katsayısını değiştirmesi bu doğrusal olmayan davranışı daha da güçlendirir.
Kaynakta radyal boşluk şu şekilde tanımlanmıştır:
\[ c=R_2-R_1 \]
Burada \(R_2\) yatağın iç yarıçapını, \(R_1\) ise pimin dış yarıçapını göstermektedir.
Pim ve yatak merkezleri arasındaki uzaklık \(r\) ise penetrasyon miktarı:
\[ \delta=r-c \]
olarak tanımlanmıştır. \(\delta>0\) olduğunda temas başlamaktadır.
Temas kuvveti
Normal temas kuvveti, elastik deformasyon ve enerji kaybını birlikte içeren değiştirilmiş Hertz modeliyle hesaplanmıştır:
\[ F_N(T,\delta)=K_c(T)\delta^{3/2} \left[ 1+\frac{3(1-e^2)}{2e} \frac{\dot{\delta}}{\dot{\delta}_0} \right]H(\delta) \]
Burada \(K_c(T)\) sıcaklığa bağlı Hertz temas rijitliğini, \(e\) çarpışma geri sekme katsayısını, \(\dot{\delta}\) normal bağıl hızı ve \(H\) Heaviside fonksiyonunu ifade eder.
Sürtünme ve sürtünme ısısı
Teğetsel sürtünme kuvveti sıfır hız çevresindeki sayısal tekilliği önlemek için düzenlenmiş Coulomb modeliyle ifade edilmiştir:
\[ F_f(T,\dot{\xi}) = -\mu_k(T)|F_N| \frac{\dot{\xi}} {|\dot{\xi}|+\varepsilon} \]
Kayma sırasında ortaya çıkan sürtünme ısısı ise:
\[ \dot Q_f(T)= \mu_k(T)|F_N||\dot{\xi}| \]
olarak hesaplanmıştır. Bu ısı termal çözücüye geri aktarılabildiğinden sıcaklık → sürtünme ve sürtünme → sıcaklık yönlerinde çift taraflı coupling kurulabilmektedir.
Birleşik termo-mekanik denklemler
Kaynakta ayrıklaştırılmış yapısal hareket denklemi:
\[ \mathbf M(T)\ddot{\mathbf e}+ \mathbf C_s(T)\dot{\mathbf e}+ \mathbf K_e(T)\mathbf e = \mathbf F_T+ \mathbf F_{ext}+ \mathbf F_{gap} \]
ve termal alan:
\[ \mathbf C_h(T)\dot{\mathbf T}_e+ \mathbf K_T(T)\mathbf T_e = \mathbf Q(t) \]
biçiminde ifade edilmiştir. Bu iki denklem sıcaklığa bağlı matrisler ve mafsal temas kuvvetleri üzerinden birbirine bağlanmaktadır.
HHT-α Algoritması Neden Kullanılmıştır?
Boşluklu mafsallardaki çarpma, stick–slip ve hızlı temas geçişleri çok yüksek frekanslı sayısal bileşenler üretebildiği için araştırmacılar koşulsuz kararlılık ve kontrollü sayısal sönüm sunan Hilber–Hughes–Taylor-α örtük integrasyon yöntemini geliştirilmiş Newton–Raphson iterasyonu, adaptif zaman adımı ve sıcaklığa bağlı sistem matrislerinin her adımda güncellenmesiyle kullanmıştır.
Modelde temel HHT parametreleri:
| Parametre | Değer |
|---|---|
| α | −0,10 |
| β | 0,3025 |
| γ | 0,60 |
| Başlangıç zaman adımı | 1 × 10−4 s |
| Minimum zaman adımı | 1 × 10−7 s |
| Maksimum zaman adımı | 5 × 10−4 s |
| Newton–Raphson maksimum iterasyon | 25 |
| Temas geri sekme katsayısı | 0,85 |
Kaynak içi tutarlılık notu: Tablo 2'de yüksek frekans spektral yarıçapı \(\rho_\infty=0,818\) olarak verilirken Bölüm 3.5 aynı α = −0,1 için \(\rho_\infty=0,1\) ifadesini kullanmaktadır. Bu iki tanım birbiriyle uyumlu değildir. Verianla metninde değerlerden biri diğerinin yerine düzeltilmemiştir.
Ağ yakınsaması
Dört farklı ağ yoğunluğu sınanmıştır. Seçilen Level 3 ağ 0,10 m eleman uzunluğu, 1296 eleman ve 17.280 serbestlik derecesine sahiptir. Kaynakta bu ağ için maksimum kritik çıktı hatası %1,92 olarak raporlanmıştır.
| Ağ | Eleman | DOF | Maksimum kritik hata | Hesaplama süresi |
|---|---|---|---|---|
| Level 1 | 324 | 4320 | %15,34'e kadar | 1,2 saat |
| Level 2 | 648 | 8640 | %6,89'a kadar | 3,5 saat |
| Level 3 | 1296 | 17.280 | %1,92'ye kadar | 12,8 saat |
| Level 4 | 2592 | 34.560 | Referans | 52,3 saat |
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Dört katmanlı doğrulama
Model önce basitleştirilmiş teorik problemlere, ardından yayımlanmış deneysel verilere, yüksek doğruluklu Abaqus 2025 modeline ve son olarak ağ yakınsamasına karşı sınanmıştır.
| Doğrulama seviyesi | Karşılaştırma | Raporlanan sapma |
|---|---|---|
| I | Hertz temas + klasik termoelastik çözüm | <%1,5 |
| II | Yayımlanmış deployable truss deneyleri | <%3,2 |
| III | Abaqus 2025, 86.400 C3D8T elemanı | <%2,5 |
| IV | Ağ yakınsaması | <%1,2 değişim |
ASTRO-H benzeri tam model doğrulaması
Kaynak, tam termo-tribolojik stick–slip modeli Shimizu ve çalışma arkadaşlarının deployable mast deneylerine karşı da değerlendirmiştir.
| Gösterge | Deney | Önerilen model | Hata |
|---|---|---|---|
| Maksimum Y uç deplasmanı | 1,212 mm | 1,214 mm | %0,16 |
| Tepe Y ivmesi | 14,71 mm/s² | 14,96 mm/s² | %1,70 |
| Tepe ivme zamanı | 460 s | 454 s | %1,30 |
| Tepe temas basıncı | 0,872 MPa | 0,883 MPa | %1,26 |
Aynı karşılaştırmada klasik Abaqus Coulomb modeli bazı göstergelerde çok daha yüksek hata üretmiştir; özellikle tepe ivmesinde kaynak %136,23 hata raporlamaktadır.
Üç Açılım Konfigürasyonu Nasıl Farklı Davranıyor?
İkincil kolun doğrusal çıkışı ağırlıklı olarak translasyonel mafsal boşluğu ve termal genleşmeyle; kolun dönerek açılması sıcaklık gradyanı, dönme doğruluğu ve stick–slip ile; 100 m halka-kafes reflektörün açılması ise çok sayıda mafsalın kümülatif boşluk etkisi, yüksek deformasyon ve termal şekil doğruluğuyla sınanmaktadır. Kaynak, reflektör açılımını üç konfigürasyon içinde termal ve clearance etkilerine en hassas durum olarak tanımlamaktadır.
Konfigürasyon 1: İkincil kolun ana bomdan çıkması
63,5 m uzunluğundaki ikincil kol 65,5 m ana bom içinden 0,1 m/s sabit hızla çıkarılmaktadır. Toplam açılım süresi 720 s, mafsal boşluğu 0,1 mm'dir. Sıcaklık −100 °C'den +50 °C'ye 15 °C/s hızla değiştirilmiştir.
Son açılım aşamasında kol 63,5 m strok değerine ulaşmış ve konumlama hatası %0,2'nin altında kalmıştır. Ara aşamada termal deformasyon ile boşluğun birleşmesi sonucu asimetrik temas dağılımı ve daha yüksek çarpışma sayısı görülmüştür.
Konfigürasyon 2: İkincil kolun dönmesi
İkincil kol 0,05 rad/s ile dönmekte, sistem boyunca 50 °C/m eksenel sıcaklık gradyanı uygulanmakta ve revolute mafsalda 0,05 mm boşluk bulunmaktadır.
Dört ana açılım aşamasında kol 0° başlangıç konumundan yaklaşık 45,4° kilitli son konuma ilerlemiştir. Modelde özellikle yaklaşık altıncı saniyeden sonra termal deformasyon ve sürtünme etkileşimi nedeniyle sık stick–slip geçişleri görülmüştür.
Konfigürasyon 3: 100 m reflektör açılımı
Halka-kafes reflektörün çapı 100 m'dir. Açılım dönme ve translasyonun birlikte kullanıldığı 6000 s'lik süreçtir. Açısal ivme 0,01 rad/s², mafsal boşluğu 0,03 mm olarak belirlenmiştir. Sistem 200 °C'den −50 °C'ye 25 °C/s hızla termal şoka maruz bırakılmıştır.
Kaynağın 29. sayfasındaki Şekil 19'da yapı %10, %20, %30, %40, %50, %60, %70, %80 ve %100 açılım seviyelerinde gösterilmektedir. Katlanmış yıldız benzeri yapı aşamalı olarak dairesel reflektör geometrisine dönüşmektedir.
Aynı sayfadaki düğüm yörüngeleri, yüksek sıcaklıkta bazı kritik düğümlerin düşük sıcaklığa göre daha büyük termal drift gösterdiğini ortaya koymaktadır. Kaynak maksimum termal deplasmanı 2,1 m olarak raporlamaktadır.
Sıcaklık Mafsal Dinamiğini Ne Kadar Değiştiriyor?
Model sonuçlarına göre sıcaklığın yükselmesi 6061-T6'nın etkin rijitliğini düşürürken termal genleşmeyle mafsal boşluğunu ve temas rejimini de değiştirir; bunun sonucu doğal frekans düşmekte, termal titreşim büyümekte ve faz yörüngeleri düşük sıcaklıktaki kompakt yapıdan yüksek sıcaklıkta daha geniş ve düzensiz stick–slip/çarpma rejimlerine geçmektedir.
| Sıcaklık | Uç deplasmanı | 1. doğal frekans | Titreşim genliği |
|---|---|---|---|
| −200 °C | 2,5000 m | 18,5 Hz | 2,5 mm |
| −100 °C | 2,5075 m | 17,9 Hz | 3,1 mm |
| 25 °C | 2,5200 m | 16,8 Hz | 4,2 mm |
| 100 °C | 2,5300 m | 16,2 Hz | 5,0 mm |
| 200 °C | 2,5350 m | 16,5 Hz | 5,5 mm |
−200 °C ile +200 °C arasında uç deplasmanı %1,4 artarken ilk doğal frekans yaklaşık %10,8 düşmüş ve titreşim genliği %120 artmıştır.
Mafsal Boşluğu Arttığında Darbe Kuvveti Neden Büyüyor?
Daha büyük radyal boşluk, pimin yatağa yeniden çarpmadan önce daha uzun bir serbest uçuş mesafesi katetmesine izin verir; böylece temas anındaki bağıl hız yükselir ve Hertz tipi çarpma kuvveti büyür. Kaynak modelinde boşluğun 0,01 mm'den 0,10 mm'ye çıkarılması tepe darbe kuvvetini 27,3 N'dan 85,0 N'a yükseltmiştir.
| Radyal boşluk | Tepe darbe kuvveti | Açısal hız dalgalanması |
|---|---|---|
| 0,01 mm | 27,3 N | 0,0042 rad/s |
| 0,02 mm | 38,6 N | 0,0058 rad/s |
| 0,05 mm | 61,2 N | 0,0087 rad/s |
| 0,08 mm | 76,5 N | 0,0105 rad/s |
| 0,10 mm | 85,0 N | 0,0120 rad/s |
Bu aralıkta tepe darbe kuvvetindeki artış yaklaşık %211, açısal hız dalgalanmasındaki artış yaklaşık %186'dır.
Sürtünme katsayısı
Kaynakta µ = 0,06–0,16 aralığı analiz edilmiştir. Düşük sürtünmede faz yörüngeleri geniş ve düzensizdir; kayma ve serbest uçuş daha baskındır. Sürtünmenin artması sönüm etkisini yükseltmiş, stick fazlarını uzatmış ve hareketi daha kompakt hale getirmiştir.
Sonuç bölümünde µ = 0,08–0,10 aralığının uygun ön yükle birlikte daha kararlı, tekrarlanabilir stick–slip çevrimleri sağlayabileceği belirtilmiştir. Bu sonuç yalnız incelenen sistem parametreleri kapsamındadır.
Ön yük
0 N ön yükte sistem temasın olmadığı neredeyse saf eylemsiz hareket göstermiştir. 20–40 N civarında zayıf temas basıncı serbest uçuş ve kuvvetli çarpma olaylarını artırmıştır. 80–100 N civarında temas daha sıkı hale gelmiş ve hareket stick-dominant rejime yaklaşmıştır.
Sürme hızı ve uyarma frekansı
Sürme hızı 0,05–0,30 rad/s arasında değiştirildiğinde temas, serbest uçuş ve çarpma oranları önemli ölçüde değişmiştir. Uyarma frekansı için 0,1–1,2 rad/s aralığı incelenmiş; kaynakta 0,8 rad/s çevresinde rezonans bağlantılı en geniş ve en kaotik faz yörüngeleri gözlenmiştir.
Çalışmanın desteklediği sonuçlar
- ANCF tabanlı çerçeve büyük deformasyonlu açılır antenlerin termo-mekanik analizinde yüksek doğruluk sağlamıştır.
- Sıcaklığa bağlı malzeme ve mafsal özelliklerinin birlikte modellenmesi doğruluğu artırmıştır.
- Boşluklu mafsalların etkisi sıcaklıktan bağımsız ele alınamayabilir.
- Daha büyük mafsal boşluğu tepe çarpma kuvvetini ve açısal hız dalgalanmalarını artırmıştır.
- Yüksek sıcaklık yapı rijitliğini azaltmış ve termal titreşimleri büyütmüştür.
- 100 m halka-kafes reflektör konfigürasyonu termal ve clearance etkilerine en hassas açılım aşaması olmuştur.
- Sıcaklığa bağlı sürtünme ve stick süresinin hesaba katılması ASTRO-H benzeri doğrulamada klasik Coulomb modelinden daha iyi sonuç vermiştir.
Çalışmanın desteklemediği sonuçlar
- Model gerçek 100 m antenin yörüngedeki tam ölçekli uçuş testiyle doğrulanmamıştır.
- −200 °C ile +200 °C arasındaki bütün gerçek yörünge çevreleri eksiksiz biçimde modellenmiş değildir.
- Tek faktörlü duyarlılık sonuçlarından çok parametreli etkileşimler doğrudan çıkarılamaz.
- µ = 0,08–0,10 değeri bütün uzay mafsalları için evrensel optimum sürtünme aralığı değildir.
- 0,01 mm boşluk her uzay anteni için zorunlu tasarım hedefi olarak yorumlanamaz.
- Model sonuçları tek başına uçuş kalifikasyonu veya görev güvenilirliği sertifikasyonu oluşturmaz.
Çalışmanın temel sınırlılıkları
Kaynak, yörüngedeki gerçek termal çevreyi basitleştirilmiş sıcaklık alanlarıyla temsil etmektedir. Dünya albedosu, Dünya kızılötesi radyasyonu ve Güneş ışınımının zaman ve uzay boyunca değişen gerçekçi dış ısı akıları bu çalışmada tam olarak modele dahil edilmemiştir.
Ayrıca parametrik duyarlılık analizleri büyük ölçüde tek faktörlüdür. Gerçek yörüngede sıcaklık, clearance, sürtünme, ön yük ve sürme hızı aynı anda değişebilir. Yazarlar gelecekte sıcaklık–clearance–sürtünme ve clearance–hız–ön yük gibi çoklu etkileşimleri deney tasarımı yöntemleriyle incelemeyi önermektedir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün başlık: Dynamic Modeling and Thermo-Mechanical Coupling Analysis of Variable-Geometry Spacecraft Antenna with Clearance Hinges Under Extreme Thermal Environment
Yazarlar: Yuntao Hua; Ning Zhang; Yingyong Shen; Shengxin Sun; Hutao Cui; Wenlai Ma.
Sorumlu yazar: Wenlai Ma.
Kurum: School of Astronautics, Harbin Institute of Technology, Harbin 150001, China.
Dergi: Aerospace.
Yayınevi: MDPI.
Cilt / makale: 13 / 529.
Gönderim: 20 Nisan 2026.
Revizyon: 2 Haziran 2026.
Kabul: 2 Haziran 2026.
Yayın: 5 Haziran 2026.
Hakemlik durumu: Hakemli yayımlanmış araştırma makalesi.
Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).
Temel yöntemler: Absolute Nodal Coordinate Formulation; termo-mekanik coupling; sıcaklığa bağlı malzeme modeli; Hertz tipi clearance contact; sıcaklığa bağlı Coulomb friction; frictional heat generation; HHT-α implicit integration; Newton–Raphson; adaptif zaman adımı; Abaqus 2025 karşılaştırması; mesh convergence; parametrik duyarlılık analizi.
Hesaplama ortamı: Kaynakta AMD Ryzen 9 9950X, 16 çekirdek, 4,3 GHz, 64 GB RAM; MATLAB R2025a ve C++ MEX hızlandırması belirtilmiştir.
Finansman: Heilongjiang Provincial Natural Science Foundation of China, No. JJ2024LH0935.
Veri erişilebilirliği: Özgün katkıların makale içinde bulunduğu ve ek soruların sorumlu yazara yöneltilebileceği belirtilmiştir.
Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması olmadığını bildirmiştir.
Temel yorum sınırı: Çalışma yüksek doğruluklu bir sayısal mühendislik modeli sunmakta ve deney/literatür/FEM karşılaştırmalarıyla doğrulamaktadır; ancak gerçek 100 m sınıfı antenin tam ölçekli yörünge uçuş doğrulaması yapılmamıştır.
Kaynak içi yöntemsel not: HHT-α yüksek frekans spektral yarıçapı Tablo 2 ve Bölüm 3.5'te farklı biçimde tanımlanmıştır; bu nedenle ilgili değer kaynak dışı bir düzeltmeyle birleştirilmemiştir.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir