Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Siyaset Bilimi / Bir Ülke Nasıl Gelişir? 14 Kalkınma Faktörünü Yedi Basamakta Sıralayan TISM Modeli
Siyaset Bilimi

Bir Ülke Nasıl Gelişir? 14 Kalkınma Faktörünü Yedi Basamakta Sıralayan TISM Modeli

Ülkelerin gelişmişlik düzeyini değerlendiren çok sayıda endeks bulunmaktadır. İnsani gelişme, rekabetçilik, çevresel performans, toplumsal ilerleme, yönetişim, mutluluk, yenilikçilik, açlık, cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilirlik gibi alanların her biri farklı göstergelerle ölçülmektedir.

24/07/2026  Veri Anla 43 görüntüleme
Bir Ülke Nasıl Gelişir? 14 Kalkınma Faktörünü Yedi Basamakta Sıralayan TISM Modeli

Ülkelerin gelişmişlik düzeyini değerlendiren çok sayıda endeks bulunmaktadır. İnsani gelişme, rekabetçilik, çevresel performans, toplumsal ilerleme, yönetişim, mutluluk, yenilikçilik, açlık, cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilirlik gibi alanların her biri farklı göstergelerle ölçülmektedir. Buna rağmen bir ülkenin hangi alana önce, hangi alana daha sonra yatırım yapması gerektiğini gösteren ortak ve sıralı bir kalkınma yolu bulunmamaktadır.

Dr. Neeraj Yadav tarafından hazırlanan çalışma, kalkınma teorileri ile uluslararası ülke endekslerinden seçilen 14 faktörü tek bir hiyerarşik model içinde birleştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada Yorumlayıcı Yapısal Modelleme, Toplam Yorumlayıcı Yapısal Modelleme ve MICMAC sınıflandırması kullanılmıştır. Beş uzmandan oluşan bir grup, her faktör çiftini değerlendirerek bir faktörün diğerini yönlendirip yönlendirmediğine karar vermiştir.

Ortaya çıkan modelde kalkınma süreci yedi düzeyde gösterilmektedir. En alt düzeyde, devlet ve kamu hizmetlerinin dinî ve etnik inançlardan bağımsız olması yer almaktadır. Bir üst düzeyde kontrollü nüfus artışı, eğitim için daha fazla zaman ayrılması ve basit, hızlı ve tarafsız bir hukuk sistemi bulunmaktadır. Bunları araştırma ve yenilikçilik, çatışmaların önlenmesi, yolsuzluğun kontrolü ve başkalarının ihtiyaçlarını dikkate alan hizmet anlayışı izlemektedir.

Modelin daha üst katmanlarında kişi başına gelir, altyapı ve iş fırsatları, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi, yeterli hava, su ve gıda, toplumsal cinsiyet eşitliği ve son aşamada uzun ve sağlıklı yaşam bulunmaktadır.

MICMAC analizinde kontrollü nüfus artışı ile devletin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı yüksek sürüş gücüne ve düşük bağımlılığa sahip “sürücü” faktörler olarak sınıflandırılmıştır. Uzun ve sağlıklı yaşam, toplumsal cinsiyet eşitliği ile altyapı ve iş geliştirme olanakları ise büyük ölçüde diğer koşullara bağımlı sonuçlar olarak gösterilmiştir.

Çalışmanın önemli katkısı, kalkınmayı bağımsız hedeflerin toplamı yerine birbirine bağlı bir sistem olarak ele almasıdır. Ancak model ülke verileriyle test edilmiş bir nedensellik modeli değildir. Faktörler arasındaki oklar beş uzmanın değerlendirmelerine ve geçişlilik varsayımına dayanmaktadır. Bu nedenle model, kanıtlanmış evrensel bir “kalkınma reçetesi” değil; ampirik araştırmalarda sınanması gereken kavramsal bir önceliklendirme önerisidir.

Çalışmanın çözmeye çalıştığı temel sorun

Bir ülkenin gelişmiş sayılması için yalnızca yüksek millî gelir yeterli değildir. Eğitim, sağlık, hukuk, çevre, altyapı, barış, yönetişim, yenilikçilik, cinsiyet eşitliği ve yaşam kalitesi gibi birçok alan birlikte önem taşır. Fakat bu faktörlerin aynı anda bilinmesi, hangi sırayla geliştirilmeleri gerektiği sorusunu çözmemektedir.

Çalışmanın çıkış noktası tam olarak bu ayrımdır. Bir ülke bir kalkınma endeksinde düşük puan aldığında doğrudan düşük puanlı göstergeyi düzeltmeye çalışabilir. Örneğin altyapı puanı düşükse büyük inşaat projelerine, yenilikçilik puanı düşükse araştırma teşviklerine veya kişi başına gelir düşükse sanayileşmeye ağırlık verebilir. Araştırmacıya göre bu yaklaşım, söz konusu sonucu üreten daha temel koşullar kurulmadığında kaynak israfına yol açabilir.

Bu nedenle araştırmanın merkezî sorusu şöyledir:

Kalkınmayı etkileyen farklı ekonomik, toplumsal, kurumsal ve çevresel faktörler nasıl birbirine bağlanır ve bir ülkenin öncelikle hangi faktörler üzerinde çalışması gerekir?

Literatürde belirlenen boşluk

Çalışma, klasik ve neoklasik kalkınma teorilerinin ülkeler arasındaki ekonomik farklılıklar, sermaye, üretim ve kurumlara odaklandığını; ancak faktörleri ayrıntılı bir nedensel sıra içinde birleştirmediğini ileri sürmektedir.

Modernleşme teorisi üretkenlik, eğitim, refah, teknoloji ve toplumsal değişim arasında ilişkiler kurmaktadır. Rostow’un doğrusal büyüme aşamaları sanayileşmenin ilerleyişini tarif etmektedir. Yapısalcılık, tarımdan sanayi ve hizmet ekonomisine geçişi; bağımlılık teorisi, merkez ve çevre ülkeler arasındaki kaynak aktarımını; Amartya Sen’in yapabilirlik yaklaşımı ise insanların değer verdikleri yaşamı sürdürebilme kapasitesini öne çıkarmaktadır.

Araştırmacıya göre bu teorilerin her biri kalkınmanın belirli bir bölümünü açıklamakta, ancak hukuk, nüfus, eğitim, yolsuzluk, cinsiyet eşitliği, sürdürülebilirlik, gelir ve sağlık gibi çok farklı unsurları tek bir sıralı yapıda bir araya getirmemektedir.

Benzer parçalanma kalkınma endekslerinde de görülmektedir. Çalışmada aşağıdaki endeks ve raporlardan örnekler verilmektedir:

  • İş Yapma Kolaylığı;
  • Çevresel Performans Endeksi;
  • Küresel Rekabetçilik Raporu;
  • Küresel Açlık Endeksi;
  • Küresel İnovasyon Endeksi;
  • Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi;
  • İnsani Gelişme Endeksi;
  • Legatum Refah Endeksi;
  • Yaşam Kalitesi Endeksi;
  • Toplumsal İlerleme Endeksi;
  • Sürdürülebilir Toplum Endeksi;
  • Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları;
  • Dünya Yönetişim Göstergeleri;
  • Dünya Bağışçılık Endeksi;
  • Dünya Mutluluk Raporu.

Bu endeksler farklı sayıda gösterge kullanmakta, göstergelere farklı ağırlıklar vermekte ve zaman içinde bazı göstergeleri ekleyip çıkarmaktadır. Çalışmanın eleştirisine göre endeksler ülkelerin hangi durumda olduğunu ölçmekte, ancak göstergelerin birbirini nasıl ürettiğini ve hangi sıranın izlenmesi gerektiğini açıklamamaktadır.

Modelde kullanılan 14 kalkınma faktörü

PDF’nin 12. sayfasındaki Tablo 1, literatür ve kalkınma endekslerinden seçilen 14 faktörü, ilişkili araştırmaları ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla bağlantılarını göstermektedir.

No.Kalkınma faktörüModeldeki genel işlevi
1Kontrollü nüfus artışıKaynaklar, kamu hizmetleri ve kişi başına düşen olanaklar üzerindeki baskıyı sınırlayan temel koşul
2İç ve dış çatışmaların bulunmamasıKaynakların yıkım yerine üretim, eğitim ve refaha ayrılabilmesini sağlayan istikrar koşulu
3Araştırma, geliştirme, yenilik ve bilimsel keşiflere odaklanmaÜretkenliği, teknoloji kapasitesini ve problem çözme gücünü artıran faktör
4Devlet ve kamu hizmetlerinin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığıModelin en alt düzeyindeki temel sürücü
5Basit, etkili ve tarafsız hukuk sistemiYolsuzluğu ve çatışmaları sınırlayan, yatırım ve araştırma ortamını güçlendiren kurum
6Hizmet alanın ve başkalarının bakış açısını gözetme, cömertlikKalite, güven, toplumsal iş birliği ve rekabetçilikle ilişkilendirilen davranışsal faktör
7Doğal kaynak yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma uygulamalarıEkonomik gelişmenin çevresel ve toplumsal devamlılığını sağlayan faktör
8Eğitim ve öğrenmeye daha uzun zaman ayırmaAraştırma, anlayış, çatışma çözümü ve insan sermayesinin temeli
9Uzun ve sağlıklı yaşamModelin en üstünde yer alan nihai kalkınma sonucu
10Toplumsal cinsiyet eşitliğiSağlık, kaynak yeterliliği ve sürdürülebilirlikten etkilenen üst düzey sonuç
11Yolsuzluğun ve ahlak dışı uygulamaların kontrolüGüven, yatırım, araştırma ve kamu hizmeti kalitesini etkileyen bağlantı faktörü
12Yüksek kişi başına gelirTemel ihtiyaçların karşılanmasını ve daha ileri kalkınma yatırımlarını destekleyen ekonomik sonuç
13Herkes için yeterli miktar ve kalitede hava, su ve gıdaSağlık, yaşam süresi ve toplumsal eşitliği destekleyen temel yaşam koşulu
14Altyapı gelişimi ve iş geliştirme olanaklarıGelir, yatırım ve sürdürülebilir uygulamalarla karşılıklı ilişki kuran ekonomik-kurumsal sonuç

Faktör seçiminin kavramsal gerekçeleri

Kontrollü nüfus artışı

Çalışma, Malthusçu yaklaşım, kontrollü nüfus teorisi ve demografik geçiş teorisi üzerinden nüfus ile kalkınma arasındaki ilişkiyi tartışmaktadır. Temel sav, nüfusun ülkenin taşıma kapasitesi, doğal kaynakları ve kamu hizmetleriyle uyumlu olması gerektiğidir.

Modelde “kontrol” yalnızca nüfusun azaltılması anlamında değil, aşırı hızlı büyümenin önlenmesi biçiminde kullanılmaktadır. Bununla birlikte tartışmanın önemli bölümü özellikle yüksek nüfuslu ve düşük gelirli ülkelerde nüfus artışının eğitim, sağlık, çevre, hukuk ve kişi başına gelir üzerindeki baskısına odaklanmaktadır.

Çatışmaların bulunmaması

İç savaşlar, dış savaşlar, etnik çatışmalar ve kaynak mücadeleleri altyapıyı yıkabilir, yatırımları azaltabilir ve kamu kaynaklarını kalkınmadan güvenlik harcamalarına yöneltebilir. Bu nedenle çatışmasızlık, ekonomik ve toplumsal faaliyetlerin devamlılığı için bağlantı faktörü olarak seçilmiştir.

Araştırma, yenilik ve bilimsel keşifler

Eğitim süresinin artmasının araştırma kapasitesini geliştireceği; araştırma ve yenilikçiliğin ise üretkenlik, insan sermayesi ve yeni ekonomik faaliyetler yaratacağı savunulmaktadır. Faktör teknoloji üretimini, bilimsel bilgi birikimini ve ülkenin sorunlarına özgün çözümler geliştirebilmesini kapsamaktadır.

Devletin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı

Yazar, kişilerin dinlerini özgürce yaşayabilmesiyle devletin hukuk ve kamu hizmetlerini belirli bir din veya etnik kimliğe göre yönetmesi arasında ayrım yapmaktadır. Modelde bu faktör, toplumsal sürtüşmeyi azaltan, hukuku sadeleştiren ve eğitim ile kamusal kararların bilimsel ilkelere dayanmasını kolaylaştıran temel koşul olarak değerlendirilmiştir.

Bu faktörün modelin en altında bulunması, kalkınmadaki etkisinin ampirik ülke verileriyle ölçüldüğü anlamına gelmemektedir. Konum, beş uzmanın faktörler arası yön değerlendirmesinden ve oluşturulan matristen kaynaklanmaktadır.

Basit, etkili ve tarafsız hukuk sistemi

Hukukun açık, hızlı ve herkese eşit uygulanmasının yolsuzluğu sınırlayacağı, yatırım güvenini artıracağı ve çatışmaların şiddete dönüşmeden çözülmesini sağlayacağı ileri sürülmektedir. Bu faktör, nihai matriste en yüksek sürüş gücüne sahip unsur olarak gösterilmiştir.

Başkalarının bakış açısını gözetme ve cömertlik

Çalışma kalite yönetimindeki müşteri odaklılık ilkesini birey, işletme ve devlet düzeyine genişletmektedir. Bir kurumun yalnızca kendi çıkarını değil, hizmet sunduğu kişilerin ihtiyaçlarını da dikkate alması; kaliteyi, güveni, iş birliğini ve uzun vadeli sürdürülebilirliği güçlendiren davranış biçimi olarak ele alınmıştır.

“Müşteri” sözcüğü burada yalnızca ticari alıcıyı değil, kamu hizmetlerinden yararlanan yurttaşları ve toplumdaki diğer bireyleri de içeren geniş bir anlamda kullanılmaktadır.

Doğal kaynak yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma

Ekonomik faaliyetlerin hava, su, toprak, enerji ve biyolojik kaynakları tüketmeden sürdürülmesi gerekmektedir. Çalışmaya göre kişi başına gelir ve altyapı geliştikçe ülkeler çevresel koruma, sağlık, sosyal güvenlik ve temiz üretim için daha fazla kapasite oluşturabilir.

Eğitim ve öğrenmeye ayrılan zaman

Eğitim yalnızca istihdam kazanmanın aracı olarak değil; düşünme, bilimsel bilgi üretme, başkalarının görüşlerini anlama ve çatışmaları akılcı biçimde çözme kapasitesi olarak değerlendirilmiştir. Modelde eğitim altıncı düzeyde, kalkınma sürecini yukarı doğru taşıyan temel bağlantılardan biridir.

Uzun ve sağlıklı yaşam

Uzun ve sağlıklı yaşam modelin en üst düzeyinde yer almaktadır. Bu konum, sağlık sonucunun temiz çevre, yeterli beslenme, eşitlik, sürdürülebilirlik, gelir ve kurumsal koşulların birleşiminden doğduğu varsayımını yansıtmaktadır.

Toplumsal cinsiyet eşitliği

Çalışma toplumsal cinsiyet eşitliğini eğitim, sağlık, beslenme, temiz suya erişim ve sürdürülebilir kamu hizmetleriyle ilişkilendirmektedir. Modelde eşitlik, doğal kaynak yönetimi ve temel yaşam kaynaklarının yeterliliğinden etkilenen üst düzey bir faktördür.

Yolsuzluk ve ahlak dışı uygulamaların kontrolü

Yolsuzluk; hukuk, yatırım, araştırma, hizmet kalitesi ve gelir dağılımı üzerinde etkili bir bağlantı faktörü olarak ele alınmıştır. Yazar, yalnızca rüşveti değil, kişisel çıkar için kamu veya şirket kaynaklarının kötüye kullanılmasını da bu başlık altında değerlendirmektedir.

Kişi başına gelir

Yüksek kişi başına gelir insanların temel ihtiyaçlarını karşılamasını, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanmasını ve sürdürülebilir yatırımlar için kaynak ayrılmasını kolaylaştırabilir. Bununla birlikte çalışma kişi başına geliri kalkınmanın başlangıç noktası değil, birçok alt koşula bağımlı dördüncü düzey faktör olarak yerleştirmektedir.

Hava, su ve gıdanın yeterliliği

Temiz hava, güvenli su ve yeterli beslenme; doğrudan sağlık ve yaşam beklentisiyle ilişkilendirilmiştir. Bu faktör aynı zamanda kız çocuklarının beslenmesi, hijyeni ve sağlık koşulları üzerinden toplumsal cinsiyet eşitliğine bağlanmaktadır.

Altyapı ve iş geliştirme olanakları

Ulaşım, enerji, iletişim ve işletme altyapısının ekonomik fırsatlar üreteceği kabul edilmektedir. Buna rağmen model, altyapının doğrudan en temel kalkınma aracı olduğu düşüncesini reddetmektedir. Altyapı ve iş olanakları yüksek bağımlılığa sahiptir; hukuk, yolsuzluk kontrolü, araştırma, barış ve hizmet anlayışı gibi alt faktörler oluşmadan sürdürülebilir sonuç üretmeyebilir.

Araştırmanın yöntemi: Yorumlayıcı Yapısal Modelleme

Yorumlayıcı Yapısal Modelleme, çok sayıda karmaşık faktör arasındaki yönlü ilişkileri hiyerarşik bir yapıya dönüştürmek için kullanılan bir yöntemdir. Çalışmada 14 faktörün her biri diğer faktörlerle ikili olarak karşılaştırılmıştır.

Bir ilişkinin matris gösterimi şöyledir:

\[ C_{m,n} = \begin{cases} 1, & \text{m numaralı faktör n numaralı faktörü yönlendiriyorsa} \\ 0, & \text{m numaralı faktör n numaralı faktörü yönlendirmiyorsa} \end{cases} \]

Burada \(C_{m,n}\), m numaralı satırdaki faktörün n numaralı sütundaki faktör üzerindeki yönlü ilişkisini göstermektedir. Değerlerin ölçü birimi yoktur; 1 ilişkinin bulunduğunu, 0 bulunmadığını gösteren ikili sınıflamadır.

On dört faktör için \(14 \times 14\) boyutunda ve toplam 196 hücreden oluşan bir matris hazırlanmıştır. Köşegen hücreleri faktörün kendisine erişimini göstermek üzere 1 olarak kodlanmıştır.

SSIM sembolleri

Çalışmanın yöntem bölümünde yapısal öz-etkileşim matrisi için dört sembol açıklanmıştır:

SembolAnlamı
VSatır faktörü sütun faktörünü yönlendirir; tersi geçerli değildir.
ASütun faktörü satır faktörünü yönlendirir; tersi geçerli değildir.
Xİki faktör birbirini karşılıklı olarak yönlendirir.
Oİki yönde de ilişki bulunmaz.

PDF’de nihai uzman değerlendirmeleri doğrudan 0 ve 1 biçimindeki başlangıç erişilebilirlik matrisiyle sunulmuştur. Uzmanların tek tek verdiği V, A, X ve O yanıtları veya uzlaşma süreci raporlanmamıştır.

Uzman grubunun rolü

Çalışma, literatürde önerilen asgari uzman sayılarından hareketle beş kişilik bir grup kullanmıştır. Tek sayının anlaşmazlıklarda çoğunluk kararına imkân vereceği belirtilmektedir.

Ancak uzmanların isimleri, kurumları, disiplinleri, ülke deneyimleri, kalkınma politikası uzmanlıkları veya değerlendirmelerin hangi tarihte ve hangi yöntemle yapıldığı açıklanmamıştır. Her faktör çifti için kaç uzmanın hangi yönde oy verdiği de gösterilmemiştir.

Bu nedenle modelin sonuçları, tanımlanmış bir evreni temsil eden istatistiksel örneklemden ziyade açıklanmayan bir uzman grubunun ortak yargısını yansıtmaktadır.

Başlangıç erişilebilirlik matrisi

PDF’nin 16. sayfasındaki Tablo 2, uzman grubunun doğrudan ilişki kararlarını göstermektedir. Satırlar yönlendiren, sütunlar yönlendirilen faktörlerdir.

Örneğin başlangıç matrisinde:

  • Kontrollü nüfus artışı; çatışmasızlık, hukuk, başkalarının bakış açısını gözetme, sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, yolsuzluk kontrolü ve gelir gibi faktörlerle ilişkilendirilmiştir.
  • Eğitim; nüfus, çatışmasızlık, araştırma, sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve gelirle ilişkilendirilmiştir.
  • Uzun ve sağlıklı yaşam yalnızca kendisine yönelen bir sonuç faktörü olarak kodlanmıştır.
  • Altyapı ve iş olanakları; sağlık, gelir ve temel kaynakların yeterliliğine yönelen bağlantılara sahiptir.

Başlangıç matrisinde köşegen dâhil 76 hücre 1 olarak kodlanmıştır. Bu, bütün olası hücrelerin yaklaşık %38,8’ine karşılık gelmektedir.

Geçişlilik varsayımı

ISM yönteminde geçişlilik şu kurala dayanır:

\[ C_{A,B}=1 \land C_{B,C}=1 \Rightarrow C_{A,C}=1 \]

Başka bir ifadeyle A faktörü B’yi, B faktörü de C’yi yönlendiriyorsa A’nın C üzerinde dolaylı etkisi bulunduğu varsayılır.

Bu işlemden sonra oluşturulan Tablo 3’te 135 hücre 1 değerini almaktadır. Matris yoğunluğu yaklaşık %68,9’a yükselmektedir. Bu artış, hiyerarşinin önemli ölçüde uzmanların doğrudan kararlarının yanında geçişlilik kuralına da bağlı olduğunu göstermektedir.

Nihai erişilebilirlik matrisindeki ölçüler

Her faktör için iki temel toplam hesaplanmıştır:

\[ D_i=\sum_{j=1}^{14}R_{i,j} \]

\(D_i\), i numaralı faktörün sürüş gücüdür. Nihai matrisin ilgili satırındaki 1 değerlerinin toplamıdır.

\[ P_j=\sum_{i=1}^{14}R_{i,j} \]

\(P_j\), j numaralı faktörün bağımlılığıdır. Nihai matrisin ilgili sütunundaki 1 değerlerinin toplamıdır.

FaktörSürüş gücüBağımlılık
1 – Kontrollü nüfus artışı137
2 – Çatışmaların bulunmaması910
3 – Araştırma ve yenilikçilik139
4 – Devletin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı113
5 – Basit ve tarafsız hukuk sistemi148
6 – Başkalarının bakış açısını gözetme1310
7 – Doğal kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik1312
8 – Eğitim ve öğrenme süresi1310
9 – Uzun ve sağlıklı yaşam113
10 – Toplumsal cinsiyet eşitliği29
11 – Yolsuzluk kontrolü1110
12 – Yüksek kişi başına gelir811
13 – Yeterli hava, su ve gıda912
14 – Altyapı ve iş geliştirme olanakları511

En yüksek sürüş gücü 14 ile hukuk sistemine, en düşük sürüş gücü 1 ile uzun ve sağlıklı yaşama aittir. En yüksek bağımlılık 13 ile uzun ve sağlıklı yaşamda, en düşük bağımlılık 3 ile devletin dinî ve etnik etkilerden bağımsızlığı faktöründe görülmektedir.

Seviye ayrıştırması

Her faktör için üç küme oluşturulmuştur:

  • Erişilebilirlik kümesi: Faktörün doğrudan veya dolaylı olarak ulaşabildiği faktörler;
  • Öncül kümesi: İlgili faktörü yönlendiren faktörler;
  • Kesişim kümesi: Erişilebilirlik ve öncül kümelerinde ortak bulunan faktörler.

Erişilebilirlik kümesi ile kesişim kümesi aynı olan faktörler ilk düzeye atanmış ve sonraki yinelemeden çıkarılmıştır. İşlem bütün faktörler sınıflandırılana kadar yedi kez tekrarlanmıştır.

TISM düzeyiBu düzeydeki faktörlerModeldeki anlamı
Düzey 1Uzun ve sağlıklı yaşamEn üst sonuç
Düzey 2Toplumsal cinsiyet eşitliğiSağlık sonucunu destekleyen üst düzey toplumsal sonuç
Düzey 3Doğal kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik; yeterli hava, su ve gıdaSağlık ve eşitlik için çevresel ve yaşamsal koşullar
Düzey 4Yüksek kişi başına gelir; altyapı ve iş geliştirme olanaklarıEkonomik ve fiziksel kapasite
Düzey 5Araştırma ve yenilikçilik; çatışmasızlık; başkalarının bakış açısını gözetme; yolsuzluk kontrolüÜretken ve güvenilir ekonomik-toplumsal ortam
Düzey 6Eğitim ve öğrenme süresi; kontrollü nüfus artışı; basit ve tarafsız hukuk sistemiTemel insan sermayesi ve kurumsal altyapı
Düzey 7Devlet ve kamu hizmetlerinin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığıModelin en altındaki temel sürücü

ISM modellerinde üst düzey, mutlaka daha önemli anlamına gelmez. Üstteki faktörler genellikle daha bağımlı sonuçlardır. Alt düzeyler ise birçok faktörü etkileyen sürücülerdir.

Toplam Yorumlayıcı Yapısal Modelleme

Klasik ISM şeması çoğunlukla doğrudan bağlantıları gösterir. TISM ise açıklama açısından önemli görülen dolaylı bağlantıları da kesikli oklarla modele ekler.

PDF’nin 21. sayfasındaki Şekil 1’de:

  • Düz çizgiler uzmanların başlangıç matrisindeki doğrudan ilişkileri;
  • Pembe kesikli çizgiler seçilen geçişli ilişkileri;
  • Kutu renkleri ise MICMAC sınıflarını göstermektedir.

Şeklin en altında devlet ve kamu hizmetlerinin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı yer alır. Bunun üzerinde eğitim, nüfus ve hukuk; daha yukarıda araştırma, yolsuzluk, çatışmasızlık ve başkalarının bakış açısını gözetme; ardından gelir ve altyapı; sonra sürdürülebilirlik ile temel kaynakların yeterliliği; toplumsal cinsiyet eşitliği ve en üstte uzun ve sağlıklı yaşam bulunmaktadır.

Modelde açıklanan yedi geçişli ilişki

Geçişli bağlantıÇalışmanın açıklaması
4 → 8Devletin dinî ve etnik etkilerden bağımsızlığı, hukuk ve çatışmasızlık üzerinden eğitim için daha uygun ortam oluşturur.
6 → 12Hizmet alanın ihtiyaçlarını gözetme, kaliteyi ve rekabetçiliği artırarak gelir düzeyine katkı sağlar.
6 → 14Yurttaş ve müşteri odaklı kurumlar iş yapma ortamını ve altyapı talebini destekler.
14 → 7Altyapı ve uluslararası işletmeler, sürdürülebilir üretim ve doğal kaynak yönetimi uygulamalarını yaygınlaştırabilir.
14 → 13Gelişmiş altyapı; sanitasyon, temiz su, gıda güvenliği ve çevresel hizmetleri destekleyebilir.
7 → 10Sürdürülebilir sağlık ve sosyal hizmetler, kadınların ve kız çocuklarının yaşam koşullarını iyileştirerek eşitliği destekleyebilir.
13 → 10Yeterli beslenme, temiz su ve hava; özellikle dezavantajlı kız çocuklarının sağlık ve gelişim koşullarını iyileştirebilir.

MICMAC analizi ne yapıyor?

MICMAC, faktörleri sürüş güçleri ve bağımlılık düzeylerine göre dört bölgeye ayırmaktadır:

SınıfSürüş gücüBağımlılıkAnlamı
SürücüYüksekDüşükÇok sayıda faktörü etkiler, az sayıda faktöre bağlıdır.
BağlantıYüksekYüksekHem çok sayıda faktörü etkiler hem de sistemin diğer bölümlerinden etkilenir.
BağımlıDüşükYüksekBüyük ölçüde diğer faktörlerin sonucudur.
ÖzerkDüşükDüşükSistemle zayıf bağlantısı bulunan faktördür.

MICMAC sonuçları

PDF’nin 22. sayfasındaki Şekil 2’de faktörler şu şekilde sınıflandırılmıştır:

SınıfFaktörler
Sürücü faktörler1 – Kontrollü nüfus artışı; 4 – Devletin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı
Bağlantı faktörleri2 – Çatışmasızlık; 3 – Araştırma ve yenilikçilik; 5 – Hukuk; 6 – Başkalarının bakış açısını gözetme; 7 – Sürdürülebilirlik; 8 – Eğitim; 11 – Yolsuzluk kontrolü; 12 – Kişi başına gelir; 13 – Hava, su ve gıda yeterliliği
Bağımlı faktörler9 – Uzun ve sağlıklı yaşam; 10 – Toplumsal cinsiyet eşitliği; 14 – Altyapı ve iş geliştirme olanakları
Özerk faktörlerBulunmamaktadır.

Özerk faktör bulunmaması, seçilen bütün faktörlerin modelde en az bir güçlü bağlantıya sahip olduğunu göstermektedir. Yazar bunu modelin bütünlüğünü destekleyen bir sonuç olarak yorumlamaktadır.

Bununla birlikte bu durum bağımsız bir sağlamlık testi değildir. Ağın yoğunluğu ve özerk faktör çıkmaması, faktörlerin değerlendirilme biçimi ile geniş kapsamlı geçişlilik uygulamasından da kaynaklanabilir.

Modelin önerdiği kalkınma yolu

Çalışmanın hiyerarşisi, sadeleştirilmiş biçimde şu sırayı önermektedir:

\[ \begin{aligned} &\text{Kamusal tarafsızlık} \\ &\Downarrow \\ &\text{Nüfus yönetimi + eğitim + hukuk} \\ &\Downarrow \\ &\text{Araştırma + barış + yolsuzluk kontrolü + hizmet anlayışı} \\ &\Downarrow \\ &\text{Gelir + altyapı ve iş olanakları} \\ &\Downarrow \\ &\text{Sürdürülebilir kaynak yönetimi + hava, su ve gıda yeterliliği} \\ &\Downarrow \\ &\text{Toplumsal cinsiyet eşitliği} \\ &\Downarrow \\ &\text{Uzun ve sağlıklı yaşam} \end{aligned} \]

Bu gösterim matematiksel olarak tahmin edilmiş bir kalkınma denklemi değildir. TISM şemasının yedi katmanlı mantığını özetleyen kavramsal bir gösterimdir.

Neden yalnızca altyapıya veya ekonomik büyümeye odaklanmak yeterli görülmüyor?

Modelde altyapı ve iş geliştirme olanakları bağımlı faktörler arasındadır. Bu nedenle bir ülkenin doğrudan otoyol, sanayi bölgesi, bina veya yatırım teşviklerine yönelmesi tek başına yeterli kabul edilmemektedir.

Araştırmacıya göre yatırımın kalıcı sonuç üretmesi için hukuk, yolsuzluğun kontrolü, eğitim, araştırma kapasitesi, barış ve kaliteli kamu hizmetleri gibi alt koşullar gereklidir. Aksi durumda fiziksel altyapı kurulsa bile verimsiz kullanılabilir, bakım görmeyebilir veya dar çıkar gruplarına hizmet edebilir.

Benzer şekilde yalnızca kişi başına gelir artışına odaklanmak, gelirin dağılımı, temel kaynaklara erişim, çevresel sürdürülebilirlik ve sağlık sonuçları iyileşmediğinde tam kalkınma anlamına gelmez.

Hukuk sisteminin merkezî konumu

Nihai matriste en yüksek sürüş gücüne sahip faktör basit, etkili ve tarafsız hukuk sistemidir. Çalışma bu sonucu şu bağlantılarla açıklamaktadır:

  • Açık ve hızlı hukuk yolsuzluğun maliyetini artırabilir.
  • Uyuşmazlıkların şiddet yerine hukukla çözülmesini sağlayabilir.
  • Yatırımcılar, araştırmacılar ve işletmeler için öngörülebilirlik oluşturabilir.
  • Mülkiyet, sözleşme ve kamu işlemlerinde güveni artırabilir.
  • Uzun yargılama sürelerinin ekonomik ve toplumsal maliyetlerini azaltabilir.

Hukuk sistemi modelde yüksek sürüş gücüne sahip olmasına rağmen bağlantı faktörü olarak sınıflandırılmıştır. Bunun nedeni, kendisinin de nüfus ve kamusal tarafsızlık gibi alt faktörlere bağımlı gösterilmesidir.

Eğitim, araştırma, barış ve yolsuzluk arasındaki döngü

Modelde araştırma, çatışmasızlık ve yolsuzluk kontrolü arasında karşılıklı bağlantılar bulunmaktadır. Daha fazla eğitim araştırmayı destekler; araştırma ekonomik ve teknik çözümler üretir; yolsuzluğun azalması araştırma ve yatırım ortamını güçlendirir; çatışmaların önlenmesi ise kaynakların bilim, eğitim ve üretime ayrılmasını sağlar.

Bu karşılıklı ilişkiler, kalkınmanın tek yönlü ve tamamen doğrusal olmadığını göstermektedir. TISM katmanları öncelik sırası sunsa da aynı düzeyde veya komşu düzeylerde geri besleme döngüleri bulunmaktadır.

Kişi başına gelir ile altyapı arasındaki çift yönlü ilişki

Yüksek kişi başına gelir altyapı yatırımlarını finanse edebilir; altyapı ve iş olanakları da üretkenlik ve gelir artışına katkı sağlayabilir. Bu nedenle iki faktör Şekil 1’de karşılıklı oklarla bağlanmıştır.

Çalışma bu bağlantının kendi kendine başlamadığını savunmaktadır. Araştırma, barış, yolsuzluk kontrolü ve hizmet kalitesi gibi daha alt düzey faktörler ekonomik döngünün çalışması için gerekli ortamı oluşturmalıdır.

Sürdürülebilirlik, temel kaynaklar ve sağlık

Modelde gelir ile altyapının ardından doğal kaynakların yönetimi ve herkes için yeterli hava, su ve gıda gelmektedir. Bu sıralama, ekonomik kapasitenin çevresel ve sosyal yatırımları finanse edebileceği varsayımına dayanmaktadır.

Sürdürülebilirlik ve temel kaynakların yeterliliği hem toplumsal cinsiyet eşitliğini hem de uzun ve sağlıklı yaşamı destekleyen üst bağlantılar olarak gösterilmiştir.

Çalışma, sanayileşmenin çevreyi bozabileceği itirazını kabul etmekte; ancak araştırma, nüfus yönetimi ve yurttaş odaklı yaklaşımın bulunduğu koşullarda çevresel zararın azaltılabileceğini savunmaktadır.

Politika bakımından önerilen öncelikler

Çalışmanın politika mesajı, ülkelerin en görünür veya popüler kalkınma hedefinden başlamaması gerektiğidir. Önce hiyerarşinin altındaki yüksek sürüş gücüne sahip unsurlar güçlendirilmelidir.

Önerilen başlıca öncelikler şunlardır:

  1. Kamu yönetimi ve hizmetlerin belirli dinî veya etnik gruplar lehine çalışmasını önlemek;
  2. Nüfus artışını ülkenin kaynak ve hizmet kapasitesiyle uyumlu tutmak;
  3. Hızlı, erişilebilir ve tarafsız hukuk sistemi kurmak;
  4. Eğitim ve bilimsel öğrenmeye daha fazla zaman ayırmak;
  5. Yolsuzluk ve ahlak dışı uygulamaları azaltmak;
  6. İç ve dış çatışmaları hukuk ve diplomasiyle çözmek;
  7. Araştırma, yenilik ve bilimsel keşif kapasitesini geliştirmek;
  8. Kamu ve özel hizmetlerde insanların ihtiyaçlarını gözetmek;
  9. Bu temellerden sonra gelir, altyapı ve sürdürülebilirlik hedeflerini büyütmek.

Nüfus politikasına ilişkin önemli okuma uyarısı

Çalışma, yüksek nüfus artışının düşük gelirli ülkelerde kamu hizmetlerini ve doğal kaynakları zorlayabileceğini savunmaktadır. Tartışma bölümünde bazı yüksek nüfuslu ülkelerde sınırlayıcı politikaların gerekli olabileceği ileri sürülmekte ve savaş, salgın veya öjenik uygulamalara ilişkin son derece sert ifadeler kullanılmaktadır.

Ancak araştırma:

  • Belirli bir ülke için optimum nüfus düzeyi hesaplamamaktadır.
  • Doğurganlık politikalarının insan hakları sonuçlarını analiz etmemektedir.
  • Zorlayıcı ve gönüllü nüfus politikalarını karşılaştırmamaktadır.
  • Düşük doğurganlık, yaşlanan nüfus ve iş gücü daralmasının etkilerini modele dâhil etmemektedir.
  • Herhangi bir nüfus müdahalesinin kalkınma sonucunu deneysel veya ekonometrik olarak test etmemektedir.

Bu nedenle modeldeki “kontrollü nüfus artışı”, zorlayıcı nüfus azaltma politikalarının bilimsel olarak doğrulandığı biçiminde yorumlanmamalıdır.

Din ve kamu yönetimi faktörüne ilişkin okuma uyarısı

Modelde devletin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı en temel faktördür. Bu sonuç, bireylerin inanç özgürlüğünün kaldırılmasını değil, devlet kararlarının ortak anayasal ve hukuki çerçeveye dayanmasını ifade etmektedir.

Bununla birlikte çalışma:

  • Devlet-din ilişkisini ülkeler arasında nicel olarak ölçmemektedir.
  • Laiklik veya sekülerleşme düzeyiyle kalkınma sonuçları arasında istatistiksel model kurmamaktadır.
  • Dinî kurumların eğitim, sağlık, yardım ve toplumsal sermaye üzerindeki olası olumlu katkılarını aynı ayrıntıyla modellememektedir.
  • Farklı anayasal laiklik modellerini birbirinden ayırmamaktadır.

Bu nedenle faktörün modeldeki konumu, evrensel ve ampirik olarak doğrulanmış bir yasa değil, uzman grubunun ve yazarın kuramsal değerlendirmesidir.

Çalışmanın güçlü yönleri

  • Kalkınma faktörlerini birbirinden bağımsız göstergeler yerine bağlantılı bir sistem olarak ele alması;
  • Ekonomi, hukuk, eğitim, sağlık, çevre, cinsiyet eşitliği ve yönetişim alanlarını aynı modelde birleştirmesi;
  • Faktörlerin yalnızca listesini değil, yönlerini ve hiyerarşisini göstermeye çalışması;
  • Yedi düzeyli görsel modelle politika önceliklerini tartışılabilir hâle getirmesi;
  • Doğrudan ve dolaylı ilişkileri TISM yaklaşımıyla ayırması;
  • MICMAC aracılığıyla sürücü, bağlantı ve bağımlı faktörleri ayrıca sınıflandırması;
  • Ekonomik büyümeyi tek kalkınma ölçütü olarak kabul etmemesi;
  • Altyapı yatırımlarının kurumsal ve toplumsal temellere bağımlılığını vurgulaması;
  • Kendi modelinin uygulanmadığını ve ampirik olarak sınanması gerektiğini sınırlılıklar bölümünde kabul etmesi.

Temel sınırlılıklar

  • Model yalnızca beş uzmanın yargılarına dayanmaktadır.
  • Uzmanların kimlikleri, uzmanlıkları ve seçim ölçütleri belirtilmemiştir.
  • Uzmanlar arası anlaşma veya güvenilirlik katsayısı raporlanmamıştır.
  • İlişkiler ülke verileriyle veya zaman serileriyle sınanmamıştır.
  • Oklar nedensel etki büyüklüklerini göstermemektedir.
  • Faktör seçimi sistematik literatür taramasına dayanmamaktadır.
  • Seçilen 14 faktör kapsamlı veya eksiksiz değildir.
  • Faktörlere ağırlık verilmemiştir.
  • Faktörlerin ölçülebilir operasyonel tanımları geliştirilmemiştir.
  • Ülkeler arasındaki tarihsel, kültürel ve coğrafi farklılıklar modele doğrudan dâhil edilmemiştir.
  • Nedensel yönlerin farklı ülke gruplarında tersine dönebileceği test edilmemiştir.
  • Geçişlilik işlemi ağı büyük ölçüde yoğunlaştırmaktadır.
  • Başlangıç ve nihai matris arasında açıklanmayan tutarsızlıklar bulunmaktadır.
  • Modelin sonuçları duyarlılık analizleriyle sınanmamıştır.
  • Farklı uzman gruplarının aynı hiyerarşiyi üretip üretmeyeceği bilinmemektedir.
  • Model herhangi bir ülke tarafından uygulanmamış ve politika sonuçları izlenmemiştir.
  • Finansman, çıkar çatışması ve uzman katılımına ilişkin etik beyan bulunmamaktadır.
  • Çalışma hakem değerlendirmesinden geçmiş nihai bir dergi yayını değildir.

Matris tutarlılığına ilişkin teknik sorun

Çalışmanın yöntem açıklamasına göre nihai erişilebilirlik matrisi, başlangıç matrisinin bütün geçişli yolları tamamlanarak oluşturulmalıdır. Ancak iki tablo karşılaştırıldığında tam uyum görülmemektedir.

Örneğin başlangıç matrisinde 4 numaralı faktörün sütununda, faktörün kendisi dışındaki bütün değerler 0’dır. Başka bir faktörden 4’e ulaşan doğrudan bir yol bulunmadığı için geçişlilik yoluyla da 4’e yeni bağlantı oluşmaması beklenir. Buna rağmen nihai matriste 5→4 ve 12→4 hücreleri 1 olarak gösterilmiştir.

Tersine, başlangıç matrisindeki bazı çok aşamalı yolların gerektirdiği bağlantılar nihai tabloda bulunmamaktadır. Bu durum yalnızca sunum hatasıysa düzeltilmiş matris yayımlanmalıdır. Hesaplama hatasıysa sürüş gücü, bağımlılık, seviyeler ve MICMAC konumları yeniden hesaplanmalıdır.

Çalışma ne söylüyor?

  • Kalkınma faktörleri bağımsız biçimde ele alınmamalıdır.
  • Bir ülkenin düşük puan aldığı nihai göstergeye doğrudan yatırım yapması yeterli olmayabilir.
  • Hukuk, eğitim, nüfus yönetimi ve tarafsız kamu yönetimi modelde temel konumdadır.
  • Barış, araştırma, yolsuzluk kontrolü ve hizmet anlayışı ekonomik kapasiteyi destekleyen bağlantılardır.
  • Gelir ve altyapı daha temel koşullara bağımlıdır.
  • Sürdürülebilirlik, temel kaynakların yeterliliği, cinsiyet eşitliği ve sağlık kalkınmanın üst sonuçlarıdır.
  • Kalkınma politikaları sıralı ve sistemsel biçimde tasarlanmalıdır.

Çalışma ne söylemiyor?

  • Modelin bütün ülkeler için geçerli olduğunu ampirik olarak kanıtlamamaktadır.
  • Her faktörün kalkınmayı ne kadar artıracağını hesaplamamaktadır.
  • Nüfus kontrolünün kalkınmayı kesin olarak artırdığını gösteren ekonometrik sonuç sunmamaktadır.
  • Belirli bir laiklik modelinin bütün ülkelerde aynı sonucu üreteceğini kanıtlamamaktadır.
  • Altyapı yatırımlarının önemsiz olduğunu söylememektedir.
  • Ekonomik büyümenin gereksiz olduğunu ileri sürmemektedir.
  • Faktörlerin her ülkede mutlaka aynı sırayla ortaya çıkacağını göstermemektedir.
  • TISM modelini ulusal politika üzerinde uygulayıp sonuçlarını ölçmemiştir.
  • Uzman yargılarını nesnel nedensellik katsayıları olarak doğrulamamaktadır.
  • Zorlayıcı nüfus politikalarının etik veya etkili olduğunu kanıtlamamaktadır.

Geçmiş, bugün ve gelecek açısından önemi

Geçmişte kalkınma tartışmaları çoğunlukla sanayileşme, sermaye birikimi ve kişi başına gelir üzerinden yürütülmüştür. Daha sonraki yaklaşımlar sağlık, eğitim, özgürlük, çevre ve toplumsal eşitliği kalkınmanın ayrılmaz parçaları hâline getirmiştir.

Bu çalışma, farklı dönemlerden gelen bu faktörleri tek bir ağda birleştirmeyi ve “hangi faktör önce?” sorusuna yanıt vermeyi amaçlamaktadır. Bu yönüyle ülkelerin yalnızca endeks sıralamalarına odaklanmak yerine göstergeleri üreten kurumsal zincirleri incelemesi gerektiğini hatırlatmaktadır.

Bugün açısından model, hükümetlerin görünür altyapı projelerine veya kısa vadeli büyüme göstergelerine yönelirken hukuk, eğitim, güven, yolsuzluk kontrolü ve toplumsal barış gibi daha az görünür temelleri ihmal edebileceği uyarısını taşımaktadır.

Gelecekte modelin bilimsel değeri aşağıdaki çalışmalarla sınanabilir:

  • Uzman grubunun farklı ülkeler ve disiplinlerle genişletilmesi;
  • Uzmanlar arası güvenilirlik ve fikir ayrılıklarının raporlanması;
  • Faktörlerin ölçülebilir ülke göstergelerine dönüştürülmesi;
  • Panel veri, yapısal eşitlik modeli ve nedensel çıkarım yöntemleriyle yönlerin sınanması;
  • Düşük, orta ve yüksek gelirli ülkeler için ayrı modeller geliştirilmesi;
  • Faktörlerin ağırlıklarının AHP, TOPSIS veya benzeri yöntemlerle belirlenmesi;
  • Başlangıç ve nihai erişilebilirlik matrislerinin açık veri ve hesaplama koduyla yayımlanması;
  • Alternatif matris kararlarının sonuçları değiştirip değiştirmediğinin duyarlılık analiziyle incelenmesi;
  • Modeli uygulayan ülkelerde reform öncesi ve sonrası sonuçların karşılaştırılması.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Teknik araştırma özeti

Yöntem bileşeniÇalışmadaki uygulama
Araştırma türüKavramsal model geliştirme ve uzman yargısına dayalı yapısal analiz
Temel amaçKalkınma faktörleri arasındaki yönlü ilişkileri ve öncelik sırasını belirlemek
Faktör sayısı14
Uzman sayısı5
Uzman bilgileriİsim, uzmanlık ve seçim ayrıntıları bildirilmemiştir.
Temel yöntemInterpretive Structural Modelling – ISM
Genişletilmiş yöntemTotal Interpretive Structural Modelling – TISM
Sınıflandırma yöntemiMICMAC
Başlangıç matrisi14 × 14 ikili ilişki matrisi
Başlangıç matrisindeki 1 sayısı76
Nihai matrisindeki 1 sayısı135
Seviye sayısı7
Ülke verisiKullanılmamıştır.
İstatistiksel nedensellik testiUygulanmamıştır.
Model uygulamasıHerhangi bir ülkede uygulanmamıştır.

Matris modeli

\[ \mathbf{R}^{(0)} = [r_{ij}]_{14 \times 14} \]

Burada \(\mathbf{R}^{(0)}\), uzmanların doğrudan değerlendirmelerinden oluşan başlangıç erişilebilirlik matrisidir.

\[ r_{ij} \in \{0,1\} \]

  • \(r_{ij}=1\): i faktörü j faktörünü yönlendirmektedir.
  • \(r_{ij}=0\): i faktörünün j üzerinde yönlü ilişkisi bulunmamaktadır.

Geçişlilik işlemi

\[ r_{ij}=1 \land r_{jk}=1 \Rightarrow r_{ik}=1 \]

Bu işlemle dolaylı yollar nihai erişilebilirlik matrisine eklenmektedir. Çalışmada nihai matris \(\mathbf{R}^{(*)}\) olarak kavramsallaştırılabilir:

\[ \mathbf{R}^{(*)} = \operatorname{TransitiveClosure} \left( \mathbf{R}^{(0)} \right) \]

Ancak PDF’de sunulan nihai matris, başlangıç matrisinin eksiksiz geçişli kapanımıyla tam olarak uyuşmamaktadır.

Sürüş ve bağımlılık ölçüleri

\[ D_i=\sum_{j=1}^{14}r^{(*)}_{ij} \]

\[ P_i=\sum_{j=1}^{14}r^{(*)}_{ji} \]

  • \(D_i\): i faktörünün sürüş gücü;
  • \(P_i\): i faktörünün bağımlılık düzeyi;
  • Her iki değer de 1 ile 14 arasında değişebilen bağlantı sayılarıdır.

Yedi düzeyli bulgu

DüzeyFaktör numarasıFaktör adı
19Uzun ve sağlıklı yaşam
210Toplumsal cinsiyet eşitliği
37, 13Sürdürülebilir kaynak yönetimi; yeterli hava, su ve gıda
412, 14Kişi başına gelir; altyapı ve iş olanakları
52, 3, 6, 11Çatışmasızlık; araştırma ve yenilik; başkalarını gözetme; yolsuzluk kontrolü
61, 5, 8Nüfus yönetimi; hukuk; eğitim
74Devletin dinî ve etnik inançlardan bağımsızlığı

MICMAC bulgularının teknik özeti

FaktörSürüşBağımlılıkSınıf
1137Sürücü
2910Bağlantı
3139Bağlantı
4113Sürücü
5148Bağlantı
61310Bağlantı
71312Bağlantı
81310Bağlantı
9113Bağımlı
1029Bağımlı
111110Bağlantı
12811Bağlantı
13912Bağlantı
14511Bağımlı

Ana yöntemsel sonuç

Modelin temel çıktısı, kalkınmanın nihai hedeflerine doğrudan müdahale etmek yerine bu hedefleri yönlendiren alt katmanların güçlendirilmesi gerektiği yönündeki kuramsal önermedir.

Ancak modelde yer alan sürüş gücü ve bağımlılık değerleri gerçek ülkelerde gözlenen etki büyüklükleri değildir. Bunlar ikili bağlantı matrisindeki hücre toplamlarıdır. Örneğin hukuk sisteminin sürüş gücünün 14 olması, hukuk reformunun kalkınmayı 14 birim artıracağı anlamına gelmez; yalnızca nihai matriste diğer 14 faktörün tamamına ulaşabildiğini gösterir.

Kanıt düzeyi

ÇıktıKanıt statüsü
14 faktörün seçimiAnlatısal literatür ve endeks incelemesine dayalıdır.
Doğrudan ilişkilerBeş uzmanın değerlendirmesine dayalıdır.
Dolaylı ilişkilerGeçişlilik varsayımından türetilmiştir.
Yedi düzeyli hiyerarşiNihai erişilebilirlik matrisinin seviye ayrıştırmasından türetilmiştir.
Sürücü ve bağımlı sınıflarıMatris satır ve sütun toplamlarından türetilmiştir.
Politika etkisiÜlke düzeyinde ampirik olarak test edilmemiştir.
Evrensel geçerlilikGösterilmemiştir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Çalışmanın özgün adı: Managing Countries: The Recipe for Leading a Nation to a Developed State

Yazar: Dr. Neeraj Yadav

Yazar sırası: Tek yazarlı çalışmadır.

Eş katkı veya ortak ilk yazarlık: Söz konusu değildir.

Sorumlu yazar: Resmî SSRN kaydında Neeraj Yadav iletişim yazarı olarak gösterilmektedir.

PDF’deki kurum: Director and Principal Consultant – Qualicon Consultancy Co., India

Yazar biyografisinde belirtilen eğitim: Indian Institute of Technology Delhi’den doktora derecesi

Çalışma yılı: 2026

SSRN’ye yüklenme tarihi: 26 Haziran 2026

Sayfa sayısı: 34

SSRN kayıt numarası: 6936759

DOI: 10.2139/ssrn.6936759

Dergi veya konferans: Hakemli dergi veya konferans kabulü gösterilmemiştir.

Yayın platformu: SSRN

Yayınevi: Hakemli akademik yayınevi bilgisi bulunmamaktadır. SSRN, çalışma metninin paylaşıldığı araştırma platformudur.

Hakemlik durumu: Hakem değerlendirmesinden geçmiş nihai dergi yayını doğrulanmamıştır. Çalışma ön çalışma olarak değerlendirilmelidir.

Resmî bağlantı:SSRN çalışma kaydı

Çalışma türü: Kavramsal kalkınma modeli, uzman değerlendirmesi, ISM, TISM ve MICMAC analizi

Uzman grubu: Beş kişiden oluşmaktadır. Kimlikleri, disiplinleri ve seçim yöntemi PDF’de açıklanmamıştır.

Özgün ülke verisi: Kullanılmamıştır.

İstatistiksel analiz: Ülke düzeyinde regresyon, nedensellik testi veya yapısal eşitlik modeli uygulanmamıştır.

Finansman: PDF’de finansman beyanı bulunmamaktadır.

Çıkar çatışması: PDF’de çıkar çatışması beyanı bulunmamaktadır.

Etik kurul ve onam: Beş uzmanın değerlendirmeleri kullanılmış olmasına rağmen PDF’de etik kurul, muafiyet veya bilgilendirilmiş onam beyanı yer almamaktadır.

Temel yöntemsel sınırlama: Faktörler arasındaki yönler uzman yargısına dayanmakta, ülke verileriyle sınanmamakta ve etki büyüklüğü içermemektedir. Başlangıç ve nihai matris arasında ayrıca açıklanmayan geçişlilik tutarsızlıkları bulunmaktadır.

Bilimsel okuma uyarısı: Çalışma, kalkınma faktörlerini sıralı bir sistem içinde tartışmak için yararlı bir kavramsal çerçeve sunmaktadır. Ancak model, nüfus politikası, laik kamu yönetimi, hukuk veya diğer faktörlerin gerçek ülkelerde kalkınmayı hangi büyüklükte ve hangi yönde etkilediğini ampirik olarak kanıtlamamaktadır. Politika önerileri uygulanmadan önce ülkeye özgü demografik, hukuki, toplumsal, etik ve ekonomik analizlerle sınanmalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy