Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

27 Eylül 2026, Pazar
VERİANLABağımsız bilim yayıncılığı
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları / Ticaret Şoku Doğurganlığı Ne Zaman Artırır?
Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları

Ticaret Şoku Doğurganlığı Ne Zaman Artırır?

Uluslararası ticaret rekabetinin yerel istihdamı zayıflatması genellikle daha düşük doğurganlık, daha az evlilik ve aile oluşumunda gerilemeyle ilişkilendirilir.

23/07/2026  Veri Anla 27 görüntüleme
Ticaret Şoku Doğurganlığı Ne Zaman Artırır?

Uluslararası ticaret rekabetinin yerel istihdamı zayıflatması genellikle daha düşük doğurganlık, daha az evlilik ve aile oluşumunda gerilemeyle ilişkilendirilir. Ancak Mateo Hoyos, Anamika Sen ve Cynthia Ramos tarafından hazırlanan bu çalışma, Meksika’da farklı bir sonuç ortaya koymaktadır. Araştırmacıların tahminlerine göre 2000–2020 döneminde Çin’den gelen ithalat rekabetine daha fazla maruz kalan yerel işgücü piyasalarında doğum oranı yükselmiş, çocuk sahibi kadınların oranı artmış ve bekârlık oranı gerilemiştir.

Bu sonuç bütün sektörlerde aynı biçimde ortaya çıkmamıştır. Doğurganlıktaki artışın temel kaynağı, kadın istihdamının görece yoğun olduğu sektörlerin ithalat rekabetine maruz kalmasıdır. Kadın yoğun sektörlerde iş olanakları zayıfladığında kadın işgücüne katılımı belirgin biçimde düşmüş; araştırmacılar bu durumu çocuk sahibi olmanın işgücü piyasası açısından fırsat maliyetinin azalmasıyla açıklamıştır. Erkek yoğun sektörlerdeki ithalat rekabeti ise erkek işsizliğini artırmış ve doğurganlık ile aile oluşumunu daha küçük ölçekte ters yönde etkilemiştir.

Ortalama toplam ithalat rekabetine karşılık gelen çalışan başına 575 dolarlık maruziyet artışı, 25–45 yaşındaki her 1.000 kadın başına doğum sayısını yaklaşık 7,9 artırmıştır. Kadın yoğun sektör maruziyeti aynı ortak ölçeğe getirildiğinde doğum sayısındaki tahmini artış 28,6’ya ulaşırken, erkek yoğun sektör maruziyetinin tahmini etkisi 6,7 doğumluk bir azalma yönündedir. Bununla birlikte kadın yoğun sektör katsayısının çalışan başına 575 dolar üzerinden ölçeklenmiş karşılaştırmalı bir katsayı olduğu, kadın yoğun sektörlerdeki gerçek ortalama maruziyetin 189 dolar olduğu unutulmamalıdır.

Bilimsel uyarı: Bu çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir. Sonuçlar rastgele kontrollü bir deneyden değil, belirli tanımlama varsayımlarına dayanan araç değişkenli shift-share ekonometrik tasarımından elde edilmiştir. Bulgular, ticaret kaynaklı iş kayıplarının toplumsal açıdan yararlı olduğunu veya doğurganlık artışının refah artışı anlamına geldiğini göstermemektedir.

Araştırmanın temel sorusu

Çalışmanın çıkış noktası, ticaret şoklarının doğurganlık ve aile oluşumu üzerindeki etkisinin neden ülkeden ülkeye değişebildiği sorusudur. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Endonezya, Brezilya ve Peru gibi ülkeler üzerine önceki araştırmalarda olumsuz ticaret ve istihdam şoklarının çoğunlukla doğurganlığı azalttığı veya aile oluşumunu zayıflattığı bildirilmiştir.

Bununla birlikte aile ekonomisi yaklaşımı, işgücü piyasası şoklarının kadınlar ile erkekleri aynı biçimde etkilemeyebileceğini öngörmektedir. Erkeklerin gelir ve istihdam olanaklarının bozulması hane gelirini ve ekonomik güvenliği azaltarak evlilik ve çocuk sahibi olmayı zorlaştırabilir. Kadınların istihdam olanaklarının bozulması ise ücretli çalışmada kalmanın getirisini düşürerek çocuk yetiştirmeye ayrılan zamanın göreli maliyetini azaltabilir.

Araştırmacılar bu nedenle üç bağlantılı soruya yanıt aramıştır:

  • Çin kaynaklı ithalat rekabeti Meksika’daki yerel doğurganlık ve medeni durum göstergelerini nasıl etkilemiştir?
  • Etki, ithalat rekabetinin kadın veya erkek istihdamının yoğun olduğu sektörlerde toplanmasına göre değişmekte midir?
  • Kadınların şok öncesindeki işgücü piyasası bağlılığı, doğurganlık tepkisinin büyüklüğünü açıklamakta mıdır?

Meksika neden özel bir örnek oluşturuyor?

Çalışmada Meksika’nın seçilmesinin temel nedenlerinden biri, kadınların işgücüne katılımının karşılaştırmalı olarak düşük olmasıdır. Araştırmacıların aktardığı verilere göre 2000 yılında Meksika’daki kadın işgücüne katılım oranı yaklaşık %38 iken Latin Amerika ortalaması yaklaşık %52 düzeyindedir.

Bu fark, kadınların ücretli işgücü piyasasına bağlılığının bazı Meksika bölgelerinde daha kırılgan olabileceği düşüncesini desteklemektedir. Ancak çalışma, düşük kadın işgücüne katılımının yalnızca toplumsal cinsiyet normlarından kaynaklandığını kanıtlamamaktadır. İş olanaklarının niteliği, bakım yükümlülükleri, kayıt dışılık, bölgesel gelir düzeyi ve başka kurumsal kısıtlar da aynı örüntüde rol oynayabilir.

“Fırsat maliyeti” mekanizması ne anlama geliyor?

Çocuk sahibi olmak yalnızca doğrudan parasal harcamalardan oluşan bir maliyet yaratmaz. Çocuk bakımına ayrılan zaman nedeniyle vazgeçilen ücret, kariyer deneyimi veya iş fırsatı da ekonomik bir maliyet oluşturur. Ekonomide buna fırsat maliyeti denir.

Kadınların istihdam ve ücret beklentileri güçlüyse işgücünden ayrılmanın maliyeti daha yüksek olabilir. İstihdam olanakları dışsal bir şokla zayıfladığında ise ücretli çalışmadan ayrılmanın ekonomik bedeli düşebilir. Araştırmacıların savunduğu mekanizma, kadın yoğun sektörlerdeki ithalat rekabetinin kadınları işsiz olarak iş aramaya devam etmekten çok, işgücünün tamamen dışına ittiği ve bunun doğurganlık kararlarını etkilediği yönündedir.

Bu mekanizma, kadınların iş kaybetmesini veya ücretli çalışmadan ayrılmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmez. Çalışmanın sonuç bölümünde de doğurganlık artışının daha iyi ekonomik olanaklardan değil, ekonomik yer değiştirme ve işgücü piyasasından kopuş sürecinden kaynaklandığı vurgulanmaktadır.

Kullanılan veriler

Araştırmacılar Meksika’daki yerel işgücü piyasalarını temsil eden ulaşım ve çalışma bağlantılı bölgeler için üç dönemli bir panel veri seti oluşturmuştur:

  • 2000–2010
  • 2010–2015
  • 2015–2020

Demografik göstergeler Meksika Nüfus ve Konut Sayımlarından ve 2015 Ara Nüfus Araştırmasından elde edilmiştir. Temel analizde doğurganlık ve medeni durum göstergeleri 25–45 yaş grubuna göre oluşturulmuştur.

İncelenen başlıca sonuç değişkenleri şunlardır:

  • Her 1.000 kadın başına doğum sayısı
  • En az bir çocuğu bulunan kadınların oranı
  • İlk doğumdaki yaş
  • 19 yaşından önce doğum yapmış olma oranı
  • Bekâr, evli, ayrılmış ve dul nüfus oranları
  • Kadın ve erkek işgücüne katılım oranları
  • Kadın ve erkek işsizlik oranları
  • Ortalama ücret göstergeleri

Ticaret verileri, Birleşmiş Milletler Comtrade verilerini uyumlaştıran CEPII BACI veri tabanından alınmıştır. İstihdam ile dış ticaret sektörlerini aynı sınıflamada birleştirmek için 14 imalat sanayisi sektöründen oluşan bir eşleştirme kullanılmıştır.

Örneklemde ortalama doğum göstergesi her 1.000 kadın başına 69,84’tür. Kadınların %78,01’inin en az bir çocuğu vardır. Ortalama toplam ithalat rekabeti maruziyeti çalışan başına 575 dolar, kadın yoğun sektör maruziyeti 189 dolar ve erkek yoğun sektör maruziyeti 386 dolardır.

Shift-share yaklaşımı nasıl çalışıyor?

Araştırma her bölgenin Çin’den aynı miktarda ithalat yaptığını varsaymamaktadır. Bunun yerine, 2000 yılındaki sektörel istihdam yapısı ile daha sonraki Çin ithalat artışlarını birleştirmektedir. Bir bölgede Çin rekabetinden güçlü biçimde etkilenen sektörler 2000 yılında daha büyük bir istihdam payına sahipse o bölgenin maruziyeti daha yüksek hesaplanmaktadır.

Toplam ithalat rekabeti maruziyeti şu biçimde tanımlanmıştır:

\[ EXP_{rt} = \sum_j \frac{L_{rj,2000}}{L_{r,2000}} \left( \frac{\Delta Imports_{jt}}{L_{j,2000}} \right) \]

Bu formülde:

  • \(EXP_{rt}\), \(r\) bölgesinin \(t\) dönemindeki Çin ithalat rekabeti maruziyetidir.
  • \(L_{rj,2000}\), \(r\) bölgesinde \(j\) sektöründe 2000 yılındaki istihdamdır.
  • \(L_{r,2000}\), bölgenin 2000 yılındaki toplam istihdamıdır.
  • \(\Delta Imports_{jt}\), \(j\) sektöründe Çin’den Meksika’ya ithalatın ilgili dönemdeki değişimidir.
  • \(L_{j,2000}\), \(j\) sektörünün Meksika genelindeki 2000 yılı istihdamıdır.

İlk kesir, bir sektörün bölgesel ekonomideki başlangıç ağırlığını; ikinci kesir ise o sektördeki ulusal ithalat şokunun çalışan başına büyüklüğünü göstermektedir. Bu nedenle yüksek maruziyet yalnızca çok ithalat yapılması anlamına gelmez; bölgenin başlangıçtaki sektörel yapısının ithalat şokuyla ne ölçüde çakıştığını gösterir.

Tahmin denklemi

Araştırmanın temel ekonometrik denklemi şöyledir:

\[ \Delta Y_{rt} = \alpha_r + \lambda_t + \beta EXP_{rt} + X'_r\gamma_t + \varepsilon_{rt} \]

Burada:

  • \(\Delta Y_{rt}\), doğurganlık, medeni durum veya işgücü piyasası sonucundaki dönemsel değişimdir.
  • \(\alpha_r\), zaman içinde değişmeyen bölgesel özellikleri kontrol eden bölge sabit etkisidir.
  • \(\lambda_t\), bütün bölgeleri etkileyen dönemsel gelişmeleri kontrol eden dönem sabit etkisidir.
  • \(\beta\), ithalat rekabeti maruziyetinin tahmin edilen etkisidir.
  • \(X_r\), başlangıçtaki imalat istihdam payı ve başlangıç doğurganlığı gibi kontrol değişkenlerini içerir.
  • \(\varepsilon_{rt}\), modelde açıklanmayan bölgesel ve dönemsel değişimleri temsil eder.

Regresyonlar 2000 yılındaki toplam istihdamla ağırlıklandırılmış; standart hatalar yerel işgücü piyasası düzeyinde kümelenmiştir.

Neden araç değişken kullanılıyor?

Meksika’nın Çin’den yaptığı ithalat yalnızca Çin’in üretim gücünden değil, Meksika’daki talep değişimlerinden de etkilenebilir. Örneğin doğurganlığı etkileyen bölgesel bir ekonomik gelişme aynı zamanda ithalat talebini değiştirebilir. Böyle bir durumda ithalat ile doğurganlık arasındaki ilişki ters nedensellik veya ortak etkenler nedeniyle yanıltıcı olabilir.

Araştırmacılar bu sorunu azaltmak için Meksika dışındaki ülkelere yapılan Çin ihracatının sektör bazındaki artışını araç değişken olarak kullanmıştır:

\[ EXP^{gl}_{rt} = \sum_j \frac{L_{rj,2000}}{L_{r,2000}} \left( \frac{\Delta Imports^{gl}_{jt}}{L_{j,2000}} \right) \]

\(\Delta Imports^{gl}_{jt}\), Çin’in \(j\) sektöründe Meksika dışındaki dünya pazarlarına yaptığı ihracatın büyümesini göstermektedir. Bu değişkenin amacı, Meksika’daki yerel talep koşullarından çok Çin’in küresel arz genişlemesini yakalamaktır.

Nedensel yorum, Çin’in üçüncü ülkelere yönelik sektörel ihracat artışlarının Meksika’daki yerel doğurganlık eğilimlerini başka kanallardan sistematik biçimde etkilemediği varsayımına bağlıdır. Bu varsayım doğrudan gözlenemediği için çalışma güçlü bir yarı deneysel tasarım sunsa da rastgele deney kesinliğinde değildir.

Kadın ve erkek yoğun sektör ayrımı

Toplam ticaret şoku kadın ve erkek istihdam paylarına göre iki bileşene ayrılmıştır:

\[ FEXP_{rt} = \sum_j \left( f_{rj,2000} \frac{L_{rj,2000}}{L_{r,2000}} \right) \left( \frac{\Delta Imports_{jt}}{L_{j,2000}} \right) \]

\[ MEXP_{rt} = \sum_j \left( (1-f_{rj,2000}) \frac{L_{rj,2000}}{L_{r,2000}} \right) \left( \frac{\Delta Imports_{jt}}{L_{j,2000}} \right) \]

\(f_{rj,2000}\), 2000 yılında ilgili bölge ve sektörde çalışanların kadın payıdır. \(1-f_{rj,2000}\) ise erkek çalışan payını temsil eder. Böylece aynı ithalat şokunun kadın veya erkek istihdamının yoğun olduğu sektörler üzerinden aktarılması ayrı ayrı tahmin edilmektedir.

Genel ithalat rekabetinin doğurganlık üzerindeki etkisi

Çalışan başına 575 dolarlık toplam ithalat rekabeti artışı için elde edilen temel sonuçlar şöyledir:

Sonuç değişkeniTahmini değişimİstatistiksel durum
Her 1.000 kadın başına doğum+7,948p<0,05
En az bir çocuğu olan kadınların oranı+1,699 yüzde puanp<0,05
İlk doğum yaşı+0,021 yılİstatistiksel olarak anlamlı değil
19 yaşından önce doğum+0,607 yüzde puanİstatistiksel olarak anlamlı değil
Bekârlık oranı−1,484 yüzde puanp<0,10
Evli nüfus oranı−0,227 yüzde puanİstatistiksel olarak anlamlı değil
Ayrılmış nüfus oranı+1,564 yüzde puanp<0,01

Ortalama doğum göstergesinin 69,84 olduğu düşünüldüğünde 7,948’lik artış yaklaşık %11’lik bir değişime karşılık gelmektedir. Bununla birlikte sonuç “Meksika’nın ulusal doğum oranı Çin ithalatı nedeniyle tam olarak %11 arttı” biçiminde yorumlanmamalıdır. Katsayı, yerel işgücü piyasalarının farklı maruziyet düzeyleri üzerinden tahmin edilen bölgesel bir etkidir.

Bekârlık oranının düşerken ayrılmış nüfus oranının yükselmesi önemli bir ayrıntıdır. Bulgular daha fazla kişinin ilişki veya evlilik benzeri birlikteliklere girdiğini düşündürmekle birlikte bu birlikteliklerin daha istikrarlı hâle geldiğini göstermemektedir.

Kadın yoğun ve erkek yoğun sektörlerde zıt yönlü sonuçlar

SonuçKadın yoğun sektör maruziyetiErkek yoğun sektör maruziyeti
Her 1.000 kadın başına doğum+28,605***−6,673
En az bir çocuğu olan kadınlar+7,120 yüzde puan***−2,138 yüzde puan**
19 yaşından önce doğum+4,804 yüzde puan**−2,363 yüzde puan*
Bekârlık oranı−6,266 yüzde puan***+1,901 yüzde puan**
Evli nüfus oranı+3,719 yüzde puan*−3,020 yüzde puan***
Ayrılmış nüfus oranı+2,372 yüzde puan*+0,992 yüzde puan*

* p<0,10; ** p<0,05; *** p<0,01.

Kadın yoğun sektör maruziyeti erkek ve kadın bekârlığını birlikte azaltmıştır. Erkeklerin bekârlık oranındaki tahmini düşüş 7,031 yüzde puan, kadınların bekârlık oranındaki düşüş ise 5,531 yüzde puandır. Erkek yoğun sektör maruziyeti erkek bekârlığını 3,862 yüzde puan artırırken erkek evliliğini 5,186 yüzde puan azaltmıştır.

Bu karşılaştırmada bütün katsayılar çalışan başına 575 dolarlık ortak bir şok büyüklüğüne ölçeklenmiştir. Bu işlem iki kanalın duyarlılığını karşılaştırmayı sağlar; ancak kadın yoğun sektörlerde ortalama şokun gerçekte 189 dolar olduğu dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla 28,605 değeri ortalama Meksika bölgesinde gözlenen doğrudan artış değil, eşit büyüklükteki varsayımsal şoklara verilen tahmini tepkidir.

İşgücü piyasasındaki temel mekanizma

Genel ithalat rekabeti kadın ve erkek ücretlerini azaltmıştır. Ancak ücret dışındaki uyum biçimi cinsiyete göre farklılaşmıştır:

  • Kadınlarda toplam ithalat rekabeti, işgücüne katılımı 4,161 yüzde puan azaltmış; kadın işsizliğinde anlamlı bir artış oluşturmamıştır.
  • Erkeklerde toplam ithalat rekabeti, işsizliği 1,694 yüzde puan artırmış; işgücüne katılımda istatistiksel olarak güvenilir bir değişim oluşturmamıştır.
  • Kadın yoğun sektör maruziyeti kadın işgücüne katılımını 14,727 yüzde puan azaltmıştır.
  • Erkek yoğun sektör maruziyeti erkek işsizliğini 2,806 yüzde puan artırmıştır.

Bu sonuçlara göre kadın yoğun sektörlerde iş kaybeden veya iş olanakları zayıflayan kadınlar işsiz olarak iş aramayı sürdürmek yerine daha yüksek oranda işgücünün dışına çıkmıştır. Erkek yoğun sektörlerdeki şokta ise erkekler işgücünde kalmış fakat işsizliğe geçmiştir.

Araştırmacıların yorumu, erkek yoğun sektör şokunun hane gelirini ve erkeklerin geleneksel gelir sağlayıcı rolünü zayıflatarak doğurganlığı azalttığı; kadın yoğun sektör şokunun ise kadınların piyasa çalışmasından çekilmesini artırarak çocuk sahibi olmanın fırsat maliyetini düşürdüğü yönündedir.

Başlangıçtaki kadın işgücüne katılımı neden önemli?

Araştırmacılar kadın yoğun sektör şokunu, bölgenin 2000 yılındaki kadın işgücüne katılım oranıyla etkileşime sokmuştur. Başlangıç kadın işgücüne katılımı istihdam ağırlıklı ortalamada %41, standart sapması ise 9,3 yüzde puandır.

Ortalama başlangıç düzeyinde çalışan başına 575 dolarlık kadın yoğun sektör maruziyeti:

  • Her 1.000 kadın başına doğumu 33,084 artırmış,
  • Bekârlık oranını 7,512 yüzde puan azaltmış,
  • Kadın işgücüne katılımını 23,948 yüzde puan azaltmıştır.

Başlangıç kadın işgücüne katılımının bir standart sapma, yani yaklaşık 9,3 yüzde puan daha düşük olduğu bölgelerde tahmini tepki:

  • Her 1.000 kadın başına yaklaşık 15,6 ek doğum daha güçlü,
  • Bekârlıktaki azalma yaklaşık 4,4 yüzde puan daha büyük,
  • Kadın işgücüne katılımındaki düşüş yaklaşık 20,2 yüzde puan daha büyük olmuştur.

Bu bulgu, kadınların zaten işgücü piyasasına daha zayıf bağlı olduğu yerlerde küçük istihdam bozulmalarının bile işgücünden tamamen ayrılma olasılığını daha fazla artırdığı yorumunu desteklemektedir.

Gelir ve kayıt dışılık aynı sonucu açıklıyor mu?

Düşük kadın işgücüne katılımı, düşük gelir veya yüksek kayıt dışılık gibi başka bölgesel özelliklerin göstergesi olabilir. Araştırmacılar bu olasılığı sınamak için kadın yoğun sektör maruziyetini başlangıç gelir düzeyi ve kayıt dışı çalışma oranıyla da etkileşime sokmuştur.

Gelir ve kayıt dışılık etkileşimleri doğum oranındaki farklılığı bağımsız biçimde açıklamamıştır. Kadın işgücüne katılımıyla kurulan etkileşim ise büyüklüğünü büyük ölçüde korumuştur. Bu sonuç, başlangıçtaki kadın işgücü bağlılığının genel ekonomik gelişmişlikten daha özel bir kanal yakaladığını düşündürmektedir.

Kayıt dışılığın kadın işgücüne katılımı üzerindeki etkileşimi bazı modellerde pozitif ve anlamlıdır. Araştırmacılar bunu, kayıt dışı işlerin şoktan etkilenen kadınların tamamen işgücü dışına çıkmasını kısmen önleyebilen bir tampon oluşturmasıyla uyumlu bulmuştur. Ancak bu tampon etkisi doğurganlık sonuçlarında aynı açıklayıcılığa sahip değildir.

Haritalar ve sektör grafikleri ne gösteriyor?

Çevrim içi ekteki A1, A2 ve A3 haritaları toplam, erkek yoğun ve kadın yoğun sektör maruziyetlerinin Meksika genelinde eşit dağılmadığını göstermektedir. Haritalardaki koyu bölgeler daha yüksek maruziyet dilimlerini, gri bölgeler ise eksik veriyi temsil etmektedir. Kadın ve erkek yoğun maruziyet haritaları kısmen örtüşmekle birlikte aynı coğrafi dağılıma sahip değildir.

A4 grafiğinde sektör şokları ekonomi genelindeki istihdam ağırlıklı ortalamaya göre normalize edilmiştir. Kesikli çizgi 1 değerindeki genel karşılaştırma düzeyidir. Grafikten yaklaşık olarak:

  • Endüstriyel makine sektörünün ortalamanın yaklaşık 18 katı ile en büyük şoka,
  • Bilgisayar ve elektronik sektörünün yaklaşık 8 katlık ikinci büyük şoka,
  • Elektrikli ekipman ile kauçuk ve plastik sektörlerinin yaklaşık 2 katlık şoklara sahip olduğu görülmektedir.

A5 grafiği yüksek kadın maruziyetli bölgelerde bilgisayar ve elektroniğin, diğer imalatın ve tekstil-giyimin daha büyük paylara sahip olduğunu göstermektedir. Yüksek erkek maruziyetli bölgelerde ise endüstriyel makine belirgin biçimde daha büyük pay taşımaktadır.

A6 grafiği aynı yüksek toplam maruziyetli bölgeler içinde kadın ve erkek bileşimi arasındaki farkı göstermektedir. Bilgisayar-elektronik ile tekstil-giyim kadın maruziyetine daha fazla ağırlık verirken, endüstriyel makine ve metal ürünleri erkek maruziyetine daha fazla ağırlık vermektedir. Bu grafikler, “kadın şoku” ve “erkek şoku” ayrımının yalnızca teorik bir sınıflandırma olmadığını; bölgelerin gerçek sektörel istihdam bileşiminden kaynaklandığını göstermektedir.

Sağlamlık kontrolleri

Araştırmacılar sonuçların tek bir sektör, yaş tanımı veya araç değişken seçimine bağlı olup olmadığını çeşitli kontrollerle incelemiştir:

  • Heterojen faaliyetleri bir araya getiren “diğer imalat” sektörü dışarıda bırakılmıştır.
  • Tarım sektörü maruziyet ölçümüne eklenmiş ve başlangıç tarım istihdam payı kontrol edilmiştir.
  • Dünya geneli yerine Meksika dışındaki Latin Amerika ülkelerine yapılan Çin ihracatı araç değişken olarak kullanılmıştır.
  • Her imalat sektörünün başlangıç istihdam payı dönem eğilimleriyle ayrı ayrı etkileştirilmiştir.
  • Doğurganlık ve medeni durum göstergeleri alternatif yaş aralıklarıyla yeniden oluşturulmuştur.
  • Her 1.000 kadın başına doğum göstergesine ek olarak toplam doğurganlık hızı kullanılmıştır.
  • Adão–Kolesár–Morales shift-share sağlam standart hataları uygulanmıştır.

İlk kontrollerde kadın yoğun sektör maruziyetinin doğurganlığı artırması ve bekârlığı azaltması yönündeki temel örüntü korunmuştur. Ancak shift-share yapısına özel AKM standart hata düzeltmesi uygulandığında standart hatalar büyümüş ve bazı sonuçlar geleneksel anlamlılık düzeylerini kaybetmiştir.

AKM düzeltmesinde kadın yoğun sektör maruziyetinin doğum oranı katsayısı pozitif kalmış fakat istatistiksel olarak anlamlı olmamıştır. Toplam doğurganlık hızı üzerindeki pozitif etki %10 düzeyinde, erkeklerin bekârlık oranındaki düşüş ise %5 düzeyinde anlamlı kalmıştır. Bu nedenle etkinin yönü çeşitli modellerde tutarlı olsa da tahminlerin kesinliği konusunda ihtiyat gereklidir.

“Eksik paylar” düzeltmesinin önemi

Shift-share ölçümü yalnızca imalat sektörlerinden oluşturulduğu için sektörel paylar toplam bölgesel istihdamın tamamını kapsamamakta ve bire eşit olmamaktadır. İmalata başlangıçta daha bağımlı bölgeler, ticaret şokundan bağımsız nedenlerle de farklı eğilimler yaşayabilir.

Araştırmacılar bu nedenle 2000 yılı imalat istihdam payını dönem göstergeleriyle etkileştirerek modele eklemiştir. Ek C’deki karşılaştırmaya göre yalnızca bölge ve dönem sabit etkilerinin kullanıldığı model kadın işsizliğinde 2,953 yüzde puanlık artış tahmin ederken, imalat payı kontrolü eklendiğinde katsayı −0,724’e dönmekte ve anlamlılığını kaybetmektedir. Kadın işgücüne katılımı katsayısı da +2,221’den −3,775’e dönmektedir.

Başlangıç doğurganlığı da eklendiğinde tercih edilen modelde kadın işgücüne katılımındaki tahmini düşüş −4,161 yüzde puandır. Bu sonuç, çalışmanın temel mekanizma yorumunun kullanılan düzeltmeye duyarlı olduğunu ve eksik pay düzeltmesinin araştırma tasarımında merkezi bir rol oynadığını göstermektedir.

Çalışmanın güçlü yönleri

  • Yirmi yıllık dönemi ve üç ayrı zaman aralığını kapsayan geniş bölgesel panel kullanılmıştır.
  • Doğurganlık, medeni durum ve işgücü piyasası sonuçları aynı araştırma tasarımı içinde birlikte incelenmiştir.
  • Toplam ithalat şoku kadın ve erkek yoğun sektör bileşenlerine ayrılmıştır.
  • Meksika ithalat talebinden kaynaklanabilecek içsellik sorununa karşı üçüncü ülkelere Çin ihracatı araç değişken olarak kullanılmıştır.
  • Nüfus hareketleri, alternatif sektör tanımları, alternatif yaş grupları ve shift-share çıkarım yöntemleri incelenmiştir.
  • Kadın işgücü bağlılığı, gelir ve kayıt dışılık gibi alternatif açıklamalarla karşılaştırılmıştır.

Çalışmanın sınırlılıkları

  • Çalışma hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprinttir.
  • Araştırma bireyleri zaman içinde takip eden mikro düzeyli bir panel değildir; yerel işgücü piyasası ortalamalarını kullanmaktadır.
  • İşgücünden ayrılan kadınlarla daha sonra çocuk sahibi olan kadınların aynı kişiler olduğu doğrudan gösterilmemektedir.
  • Nedensel yorum, Çin’in üçüncü ülkelere sektörel ihracat artışlarının Meksika’daki yerel demografik eğilimlerden bağımsız olduğu varsayımına bağlıdır.
  • Shift-share tanımlaması yalnızca 14 imalat sektörü ve üç dönemlik sektör şoklarından gelmektedir; bu nedenle etkin bağımsız şok sayısı bölgesel gözlem sayısından çok daha küçüktür.
  • AKM düzeltmesi bazı temel katsayıların istatistiksel kesinliğini azaltmaktadır.
  • Kadınların işgücü piyasasına düşük bağlılığının ekonomik kısıtlardan mı, bakım yükünden mi, toplumsal normlardan mı yoksa başka nedenlerden mi kaynaklandığı ayrı ayrı belirlenememektedir.
  • Kadın ve erkek yoğun sektör katsayıları ortak 575 dolarlık ölçeğe getirildiği için bunlar gerçek ortalama maruziyetle karıştırılmamalıdır.
  • Çalışma hane refahını, ilişki kalitesini, çocukların sağlığını, eğitimini veya uzun dönem gelirini doğrudan ölçmemektedir.
  • Sonuçlar Meksika’nın 2000–2020 dönemi ve belirli işgücü piyasası yapısı için tahmin edilmiştir; başka ülkelere otomatik olarak genellenemez.

Çalışma ne söylüyor, ne söylemiyor?

Çalışmanın söylediği: Çin ithalat rekabetine daha fazla maruz kalan Meksika yerel işgücü piyasalarında doğurganlık artmış ve bekârlık azalmıştır. Bu toplam sonuç, esas olarak kadın istihdamının yoğun olduğu sektörlerdeki şokların kadınları işgücünün dışına itmesiyle ilişkilidir. Kadınların başlangıçta işgücü piyasasına daha zayıf bağlı olduğu bölgelerde aynı kanal daha güçlüdür.

Çalışmanın söylemediği:

  • Ticaret rekabeti her ülkede veya her dönemde doğurganlığı artırır.
  • Kadınların iş kaybetmesi aileler açısından yararlıdır.
  • Doğurganlık artışı ekonomik refah veya yaşam kalitesi artışı anlamına gelir.
  • Düşük kadın istihdamının tek nedeni geleneksel toplumsal cinsiyet normlarıdır.
  • İthalat rekabeti her kadın için aynı kişisel kararı doğurmuştur.
  • Artan birlikteliklerin daha istikrarlı veya daha mutlu olduğu kanıtlanmıştır.
  • Doğurganlığı artırmak amacıyla kadın istihdamının azaltılması uygun bir politika seçeneğidir.

Geçmiş, bugün ve gelecek açısından önemi

Geçmiş araştırmaların çoğu olumsuz ticaret şoklarını daha düşük doğurganlık ve daha zayıf aile oluşumuyla ilişkilendirmiştir. Bu çalışma, aynı tür küresel şokun etkisinin kadınlar ile erkeklerin yerel işgücü piyasasındaki konumuna göre tersine dönebileceğini göstermesi bakımından literatüre farklı bir örnek eklemektedir.

Bugün birçok ülkede düşük doğurganlık önemli bir politika konusu hâline gelmiştir. Ancak bu çalışma, her doğurganlık artışının daha iyi ekonomik koşullardan kaynaklanmadığını göstermektedir. Doğumların artması, kadınların istihdam olanaklarını ve ekonomik bağımsızlığını kaybettiği bir uyum sürecinin sonucu olabilir.

Gelecekte yapılacak araştırmaların bireysel iş kaybı, işgücünden ayrılma, eşleşme, evlilik ve doğum kararlarını aynı kişiler üzerinde takip etmesi; bakım hizmetleri, sosyal güvenlik, eğitim, kayıt dışı iş ve toplumsal normların hangi koşullarda mekanizmayı güçlendirdiğini incelemesi gerekmektedir.

Çalışmanın gündelik yaşam açısından temel mesajı, küresel ticaretin yalnızca fabrika üretimi, ücret ve işsizlik üzerinde etkili olmadığıdır. Bir bölgede hangi sektörlerin daraldığı ve bu sektörlerde kimlerin çalıştığı; hanelerin gelir dağılımını, kadınların ekonomik seçeneklerini, eşleşme kararlarını ve çocuk sahibi olma zamanlamasını da etkileyebilir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Teknik araştırma özeti

Çalışma alanıMeksika’daki yerel işgücü piyasaları ve commuting zone olarak tanımlanan bölgeler
Dönemler2000–2010, 2010–2015 ve 2015–2020
Temel bölge sayısı1.758 yerel işgücü piyasası; bazı modellerde eksik veri nedeniyle panel hafif dengesizdir
Temel demografik yaş aralığı25–45 yaş
Alternatif yaş kontrolleriDoğurganlık için 15–49; medeni durum için 25–55 yaş
Demografik kaynaklarMeksika Nüfus ve Konut Sayımları ile 2015 Ara Nüfus Araştırması
Ticaret verisiCEPII BACI, UN Comtrade temelli uyumlaştırılmış ikili ticaret verileri
Sektör sayısı14 uyumlaştırılmış imalat sektörü
Başlangıç ağırlıkları2000 Meksika Nüfus Sayımındaki bölgesel ve sektörel istihdam payları
Tahmin yöntemiİki aşamalı en küçük kareler, shift-share araç değişken tasarımı
Araç değişkenÇin’in Meksika dışındaki ülkelere sektörel ihracat büyümesi
Sabit etkilerBölge ve dönem sabit etkileri
Başlıca kontroller2000 imalat istihdam payı ve başlangıç doğurganlığı; dönem göstergeleriyle etkileştirilmiştir
Ağırlıklandırma2000 yılı toplam istihdamı
Standart hatalarBölge düzeyinde kümelenmiş heteroskedastisiteye dayanıklı standart hatalar; ek olarak AKM shift-share sağlam çıkarımı

Temel bulguların toplu görünümü

BulgularSayısal sonuçYorum
Toplam ithalat rekabeti ve doğumlar+7,948 doğum / 1.000 kadınOrtalama doğum göstergesine göre yaklaşık %11 artış
Toplam ithalat rekabeti ve annelik+1,699 yüzde puanEn az bir çocuğu olan kadınların oranı yükselmiştir
Toplam ithalat rekabeti ve bekârlık−1,484 yüzde puanBirliktelik oluşumuyla uyumlu, ancak %10 anlamlılık düzeyindedir
Toplam ithalat rekabeti ve ayrılma+1,564 yüzde puanBirlikteliklerin daha dayanıklı hâle geldiği söylenemez
Kadın yoğun sektör maruziyeti ve doğumlar+28,605 / 1.000 kadınOrtak 575 dolarlık karşılaştırmalı ölçek için hesaplanmıştır
Erkek yoğun sektör maruziyeti ve doğumlar−6,673 / 1.000 kadınNegatif fakat temel modelde istatistiksel olarak anlamlı değildir
Kadın yoğun sektör maruziyeti ve kadın işgücüne katılımı−14,727 yüzde puanKadınların işsizliğe değil, işgücü dışına geçmesiyle uyumludur
Erkek yoğun sektör maruziyeti ve erkek işsizliği+2,806 yüzde puanErkekler işgücünde kalmakta fakat işsizlik artmaktadır

İlk aşama gücü

Toplam ithalat rekabeti modellerinde Kleibergen–Paap ilk aşama Wald F-istatistiği yaklaşık 127,14; kadın ve erkek yoğun sektör bileşenlerinin birlikte kullanıldığı modellerde yaklaşık 77,82’dir. Bu değerler araç değişkenlerin maruziyet ölçülerini güçlü biçimde açıkladığını göstermektedir. Bununla birlikte yüksek ilk aşama gücü, dışlama kısıtının veya shift-share şoklarının dışsallığının otomatik olarak kanıtlandığı anlamına gelmez.

Nüfus hareketleri kontrolü

Toplam nüfus ve çalışma çağındaki nüfusun logaritmik değişimleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ithalat rekabeti etkisi bulunmamıştır. Bu sonuç, doğurganlık ve medeni durum etkilerinin yalnızca insanların yüksek maruziyetli bölgelerden göç etmesiyle açıklanması olasılığını azaltmaktadır. Ancak bölgesel nüfus toplamının değişmemesi, bütün bireysel göç hareketlerinin yokluğu anlamına gelmez.

Sonuçların dikkatli yorumu

Yazarlar tercih ettikleri araç değişkenli modelin gerekli dışsallık varsayımları altında nedensel etkiyi tanımladığını savunmaktadır. Bununla birlikte sonuçlar bir politika deneyi veya rastgele atama değildir. Özellikle AKM düzeltmesinden sonra bazı sonuçların kesinliği azalmakta; bu nedenle en güçlü çıkarım, bütün katsayıların tartışmasız biçimde kesin olduğu değil, kadın yoğun ve erkek yoğun sektör şoklarının yön ve mekanizma bakımından sistematik olarak farklılaştığıdır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Çalışmanın tam özgün adı: When Trade Raises Fertility: The Role of Women’s Labor Market Attachment

Yazarlar ve sıraları: Mateo Hoyos; Anamika Sen; Cynthia Ramos

Eş birinci yazar: PDF’de eş birinci yazarlık veya eş katkı bilgisi belirtilmemiştir.

Sorumlu yazar: Mateo Hoyos

Kurumsal bağlantılar:

  1. Mateo Hoyos — Department of Economics and Business, City College, City University of New York (CUNY)
  2. Anamika Sen — Department of Economics, Bates College
  3. Cynthia Ramos — Department of Economics, Centro de Investigación y Docencia Económicas (CIDE)

DOI: 10.2139/ssrn.7050236

Yayın platformu: SSRN

Dergi: Bu sürüm herhangi bir hakemli dergide yayımlanmış makale olarak sunulmamaktadır.

Özgün yayınevi veya platform işletmecisi: SSRN / Elsevier Inc.

Yayın yılı: 2026

Güncel sürümün SSRN tarihi: 3 Temmuz 2026

Kaynak türü: Ekonometrik veri analizi ve modelleme içeren preprint araştırma makalesi

Hakemlik durumu: Bu çalışma bir preprinttir ve hakem değerlendirmesinden geçmemiştir.

Resmî kaynak:SSRN üzerindeki resmî çalışma sayfası

Sürüm notu: SSRN’de aynı başlığın 29 Nisan 2026 tarihli daha eski bir sürümü de bulunmaktadır. Bu içerik, kullanıcı tarafından yüklenen ve SSRN 7050236 numarasıyla yayımlanan güncel 41 sayfalık sürüme dayanmaktadır.

Bu Türkçe makale yüklenen PDF’nin ana metni, yöntem denklemleri, tabloları, haritaları, grafik görselleri, çevrim içi eki ve sağlamlık kontrolleri incelenerek hazırlanmıştır. PDF’de bulunmayan yeni bir bilimsel bulgu, klinik iddia, politika başarısı veya toplumsal sonuç eklenmemiştir.

Çalışmanın temel sınırlılıkları; hakem değerlendirmesinden geçmemiş olması, bireysel değil bölgesel veriye dayanması, nedensel yorumun shift-share araç değişken varsayımlarına bağlı olması, kadınların işgücüne düşük bağlılığının ekonomik ve normatif kaynaklarını ayrı ayrı tanımlayamaması ve sağlam standart hata düzeltmelerinde bazı sonuçların kesinliğinin azalmasıdır.

Meta Etiketler

 


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır.Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Your experience on this site will be improved by allowing cookies Cookie Policy