
İşyerinde cinsel taciz öncelikle çalışan güvenliği, insan hakları, örgüt kültürü ve hukuki sorumlulukla ilgili ağır bir sorundur. Ancak taciz şikâyetlerinin kamuya açıklanması, şirketin itibarı, çalışan bağlılığı, yönetim kalitesi, dava olasılığı ve gelecekteki nakit akışları hakkındaki yatırımcı beklentilerini de değiştirebilir. Bu nedenle işyerindeki etik ve yönetsel sorunlar, şirket hisselerinin piyasa riskine yansıyabilir.
Himansu Sekhar Sahoo ve Keyur Thaker tarafından hazırlanan çalışma, Hindistan’daki NIFTY 500 şirketlerinin yıllık raporlarından elle toplanmış işyerinde cinsel taciz şikâyeti açıklamalarını incelemektedir. Veri seti 2010–2023 dönemine ait 427 halka açık şirketi ve 3.854 şirket-yıl gözlemini kapsamaktadır.
Araştırmanın temel soruları şunlardır:
- Yıllık raporunda en az bir işyerinde cinsel taciz şikâyeti açıklayan şirketlerin toplam piyasa riski daha yüksek midir?
- Bu şirketlerde firmaya özgü, yani idiyosenkratik risk artmakta mıdır?
- Yönetim kurulunda en az bir kadın üyenin bulunması, şikâyet bildirimi ile piyasa riski arasındaki pozitif ilişkiyi zayıflatmakta mıdır?
Çalışmanın sözel olarak aktarılan temel sonuçlarına göre, en az bir şikâyet bildiren şirketlerde hem toplam risk hem de firmaya özgü risk daha yüksektir. En az bir şikâyet göstergesi için toplam risk katsayısı 0,051, idiyosenkratik risk katsayısı ise 0,060 olarak bildirilmiştir. İki, beş ve on şikâyet gibi alternatif eşikler kullanıldığında katsayıların yönü genel olarak pozitif kalmıştır; ancak özellikle on şikâyet eşiğindeki sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı değildir.
Yönetim kurulunda en az bir kadın üye bulunmasıyla şikâyet göstergesinin etkileşimi ise bütün eşiklerde negatif bulunmuştur. Yazarlar bu sonucu, cinsiyet bakımından çeşitlilik gösteren kurulların işyerindeki taciz bildirimlerinin piyasa riskine yansıyan olumsuz etkisini azalttığı şeklinde yorumlamaktadır.
Bununla birlikte araştırmanın ölçtüğü değişken gerçek taciz vakalarının sayısı değil, yıllık raporlarda açıklanan şikâyetlerdir. Daha fazla şikâyet bildirimi:
- Gerçekte daha fazla taciz yaşandığını,
- Çalışanların bildirim yapmaya daha fazla güvendiğini,
- Şirketin daha şeffaf olduğunu,
- İç şikâyet mekanizmasının daha erişilebilir çalıştığını
tek başına birbirinden ayıramaz. Bildirilen şikâyet sayısı, işyerindeki gerçek taciz sıklığının kusursuz bir ölçüsü değildir.
Benzer biçimde çalışmada “yönetim kurulu cinsiyet çeşitliliği”, kadınların kurul içindeki oranı veya karar yetkisiyle değil, kurulda en az bir kadın direktör bulunması biçimindeki ikili değişkenle ölçülmüştür. Bu nedenle çalışma kadınların sayısını, kritik temsil eşiğini, komite görevlerini, başkanlık konumunu veya fiilî karar etkisini değerlendirmemektedir.
Sonuçlar ayrıca nedensellik kanıtı değildir. Taciz bildiriminin şirket riskini artırdığı veya kadın yönetim kurulu üyelerinin bu artışı doğrudan engellediği kesin olarak gösterilmemiştir. Zayıf örgüt kültürü, yönetim sorunları, çalışan devir hızı, kurumsal şeffaflık ve şirketin genel yönetişim kalitesi hem şikâyetleri hem kurul yapısını hem de piyasa riskini birlikte etkiliyor olabilir.
Temel bilimsel sonuç: Hindistan’daki bu şirket panelinde yıllık raporlarda işyerinde cinsel taciz şikâyeti açıklanması, daha yüksek toplam ve firmaya özgü piyasa riskiyle ilişkilidir. Kurulda en az bir kadın üyenin bulunması bu ilişkinin daha zayıf olmasıyla bağlantılıdır. Ancak yüklenen PDF’nin regresyon tablolarını içermemesi, açıklama ile gerçek olay arasındaki ölçüm farkı ve nedensel araştırma tasarımının bulunmaması nedeniyle sonuçlar ihtiyatla yorumlanmalıdır.
Araştırmanın temel problemi
İşyerinde cinsel tacizin doğrudan sonuçları mağdurlar üzerinde ortaya çıkar. Taciz; psikolojik sağlık, fiziksel sağlık, işe devam, mesleki gelişim, ücret, terfi olanakları ve çalışma yaşamından çekilme gibi çok sayıda sonucu etkileyebilir.
Kurumsal düzeyde ise taciz vakaları veya şikâyetleri şu riskleri doğurabilir:
- Çalışan güveninin ve moralinin azalması,
- Verimlilik kaybı,
- Nitelikli çalışanların kurumdan ayrılması,
- İşe alım güçlüğü,
- Hukuki giderler ve tazminat riski,
- Düzenleyici inceleme,
- Müşteri ve yatırımcı güveninin azalması,
- Kurumsal itibarın zedelenmesi.
Yatırımcılar bu olasılıkları gelecekteki nakit akışları ve şirketin yönetim kapasitesi açısından belirsizlik olarak değerlendirebilir. Belirsizliğin artması, hisse getirilerindeki oynaklığın yükselmesiyle sonuçlanabilir.
Çalışma doğrudan mağdurların deneyimlerini veya tacizin çalışan sağlığı üzerindeki etkisini incelememektedir. Araştırmanın sonucu finansal piyasa riskidir.
Bildirim ile olay arasındaki fark
Makalenin merkezindeki bağımsız değişken, yıllık raporda en az bir şikâyet açıklanıp açıklanmadığını gösteren ikili değişkendir:
\[ WSHCR_{it}= \begin{cases} 1, & \text{şirket } i \text{, yıl } t \text{ içinde en az bir şikâyet açıklamışsa}\\ 0, & \text{hiç şikâyet açıklamamışsa} \end{cases} \]
Buradaki ölçüm gerçek taciz sıklığı değildir. Şu dört durum aynı “şikâyet sayısı” sonucunu farklı yollarla oluşturabilir:
- Çok sayıda taciz olayı yaşanması,
- Çalışanların bildirim mekanizmasına güvenmesi,
- Şirketin olayları daha şeffaf raporlaması,
- Şirketin şikâyetleri daha geniş veya daha dar tanımlaması.
Örneğin sıfır şikâyet açıklayan bir şirkette gerçekten hiç olay yaşanmamış olabilir. Ancak çalışanlar misillemeden korkmuş, iç komiteye ulaşamamış veya şirket açıklama yapmamış da olabilir.
Bu nedenle çalışma “cinsel tacizin şirket riskine etkisi”nden çok, daha doğru ifadeyle cinsel taciz şikâyeti açıklamaları ile şirket riski arasındaki ilişkiyi incelemektedir.
Neden yıllık raporlar kullanıldı?
Araştırmacılar önceki çalışmaların sıklıkla medya haberleri veya çalışanların çevrim içi işyeri değerlendirmelerini kullandığını belirtmektedir.
Medya verilerinin sorunları şunlar olabilir:
- Yalnızca yüksek profilli vakalara odaklanması,
- Üst düzey yöneticilerin karıştığı olayları orantısız biçimde göstermesi,
- Küçük şirketlere veya kamuoyunun ilgisini çekmeyen olaylara daha az yer vermesi.
Çevrim içi çalışan değerlendirmelerinin sorunları ise şunlardır:
- Platformların bütün şirketlerde eşit kullanılmaması,
- Yorum yapan çalışanların rastgele bir örneklem oluşturmaması,
- Metin sınıflandırmasında ölçüm hataları,
- Yatırımcıların bu bilgilere eşit ölçüde erişememesi.
Yıllık raporlar standartlaştırılmış ve kamuya açık belgeler olduğu için yatırımcılara ortak bir bilgi kaynağı sunabilir. Bununla birlikte yıllık raporun bağımsız denetimden geçmesi, rapordaki her sosyal gösterge veya şikâyet sayısının ayrıca doğrulandığı anlamına gelmeyebilir.
Hindistan’daki kurumsal bağlam
Çalışma, Hindistan’daki Sexual Harassment of Women at Workplace (Prevention, Prohibition and Redressal) Act düzenlemesini kısaca POSH Act olarak anmaktadır.
Makalenin aktardığı çerçevede:
- Belirli büyüklükteki işyerlerinin bir İç Şikâyet Komitesi oluşturması,
- Şikâyetlerin incelenmesi için kurumsal mekanizma kurulması,
- Şirket yönetim kurulu raporunda yasal yükümlülüklere uyuma ilişkin açıklama yapılması
gerekmektedir.
Bu düzenlemeler yıllık raporlarda şikâyet bilgisi toplanmasına olanak sağlamaktadır. Ancak araştırma dönemi 2010’da başlamaktadır; ilgili yasal çerçeve ise 2013’te yürürlüğe girmiştir.
PDF, 2010–2012 döneminde şikâyet açıklamalarının nasıl kodlandığını ayrıntılı biçimde açıklamamaktadır. Yasal zorunluluk öncesinde raporda bilgi bulunmaması “sıfır şikâyet” olarak kodlandıysa, dönemler arasında yapay bir ölçüm farkı oluşabilir.
Araştırmanın iki hipotezi
Birinci hipotez
Şirketin işyerinde cinsel taciz şikâyeti bildirmesi, toplam ve idiyosenkratik riskle pozitif ilişkili olacaktır.
Bu hipotezin mantığı şöyledir:
- Şikâyetler zayıf örgüt kültürünün işareti olarak algılanabilir.
- Yatırımcılar olası dava ve düzenleyici riskleri fiyatlayabilir.
- Çalışanların ayrılması gelecekteki üretkenliği etkileyebilir.
- İtibar kaybı müşteri ve çalışan ilişkilerini zayıflatabilir.
- Bu unsurlar şirketin gelecekteki performansı hakkındaki belirsizliği artırabilir.
İkinci hipotez
Yönetim kurulunda cinsiyet çeşitliliğinin bulunması, taciz şikâyeti bildirimi ile şirket riski arasındaki pozitif ilişkiyi zayıflatacaktır.
Araştırmacılar kadın direktörlerin varlığının:
- Yönetim üzerindeki gözetimi güçlendirebileceğini,
- Etik ve çalışan odaklı konulara verilen önemi artırabileceğini,
- İşyeri kapsayıcılığına ilişkin farklı deneyimler sağlayabileceğini,
- Şirketin paydaşlar nezdindeki meşruiyetini destekleyebileceğini
ileri sürmektedir.
Ancak bu mekanizmalar doğrudan ölçülmemiştir. Çalışma kurul toplantılarının içeriğini, şikâyet komitesinin işleyişini, soruşturma kalitesini veya kadın üyelerin taciz politikaları üzerindeki gerçek etkisini incelememektedir.
Kullanılan kuramsal yaklaşımlar
Paydaş teorisi
Paydaş teorisine göre şirket yalnızca hissedarlara karşı değil çalışanlar, müşteriler, yatırımcılar, tedarikçiler, düzenleyiciler ve toplum gibi çok sayıda gruba karşı sorumludur.
İşyerinde taciz çalışan güvenliğini ihlal ederek şirket ile çalışanları arasındaki ilişkiyi zayıflatır. Bu zayıflama diğer paydaşların şirketin etik yapısına ve yönetim kalitesine ilişkin değerlendirmesini de etkileyebilir.
Meşruiyet teorisi
Şirketlerin faaliyetlerini toplumsal normlarla uyumlu gösterebilmesi, kaynaklara ve toplumsal desteğe erişimini korumasına yardım eder.
Bir taciz şikâyetinin açıklanması şirketin:
- Etik kültürü,
- İç kontrolleri,
- Çalışan koruma mekanizmaları,
- Yönetimin soruna verdiği yanıt
hakkında soru işareti yaratabilir.
Vekâlet teorisi
Vekâlet teorisinde yönetim kurulu, yöneticilerin davranışlarını izleyen ve yönetimin hissedarlarla diğer paydaşların çıkarlarından uzaklaşmasını sınırlayan bir gözetim organıdır.
Çalışma kadın üyelerin varlığını daha güçlü gözetim ve etik hassasiyetle ilişkilendirmektedir. Bununla birlikte kadınların doğaları gereği daha etik veya daha az risk alan yöneticiler olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Kurul etkisi, üyelerin deneyimi, bağımsızlığı, yetkisi ve örgüt içindeki karar süreçlerine bağlıdır.
Kaynak bağımlılığı teorisi
Farklı geçmişlere sahip kurul üyeleri şirketin bilgi, deneyim, sosyal ağ ve dış paydaşlarla ilişki kapasitesini genişletebilir.
Bu çerçevede kadın direktörlerin varlığı, çalışan güvenliği ve kapsayıcılık konularında farklı bakış açılarının kurula ulaşmasını sağlayabilir.
Örneklem nasıl oluşturuldu?
Araştırma 2010–2023 döneminde NIFTY 500 endeksinde yer alan şirketlere odaklanmıştır.
Makaledeki örneklem bilgileri şöyledir:
| Ülke | Hindistan |
|---|---|
| Şirket evreni | NIFTY 500 halka açık şirketleri |
| Dönem | 2010–2023 |
| Nihai şirket sayısı | 427 |
| Şirket-yıl gözlemi | 3.854 |
| Ortalama gözlem süresi | Şirket başına yaklaşık 9 şirket-yıl |
| Finansal ve yönetişim verisi | Centre for Monitoring the Indian Economy |
| Şikâyet verisi | Şirket yıllık raporlarından elle toplanmıştır |
427 şirketin 14 yıl boyunca kesintisiz gözlenmesi hâlinde 5.978 şirket-yıl oluşması beklenirdi. Gerçek gözlem sayısının 3.854 olması panelin dengesiz olduğunu göstermektedir.
Yazarlar eksik yılların nedenleri arasında:
- Şikâyet bilgisinin açıklanmaması,
- Yönetişim verisinin bulunmaması,
- Finansal verinin eksik olması
gibi etkenleri belirtmektedir.
Eksiklikler rastgele değilse örneklem seçilim yanlılığı oluşabilir. Örneğin daha şeffaf şirketler, yönetişim verileri daha düzenli olan şirketler veya piyasada daha uzun süre kalan şirketler örneklemde daha fazla temsil edilebilir.
Şirket riski nasıl tanımlanıyor?
Çalışmada iki sonuç değişkeni kullanılmaktadır:
Toplam risk
Toplam risk, şirket hissesinin piyasa getirisindeki genel değişkenliği temsil etmektedir. Hem piyasa genelinden kaynaklanan sistematik hareketleri hem şirkete özgü hareketleri içerir.
Kavramsal olarak:
\[ \text{Toplam Risk} = \text{Sistematik Risk} + \text{Firmaya Özgü Risk} \]
biçiminde düşünülebilir. Ancak finansal varyans bileşenleri matematiksel olarak basit standart sapma toplamı değildir; bu ifade kavramsal ayrımı göstermektedir.
İdiyosenkratik risk
İdiyosenkratik risk, genel piyasa hareketleriyle açıklanamayan ve şirkete özgü olaylarla ilişkilendirilen oynaklıktır.
Taciz şikâyeti, dava, yönetim sorunu veya kurum kültüründeki bozulma şirkete özgü bilgi olduğu için özellikle idiyosenkratik riskte artış beklenmektedir.
Ancak yüklenen PDF’de:
- Hisse getirilerinin günlük, haftalık veya aylık olup olmadığı,
- Riskin hangi zaman penceresinde hesaplandığı,
- İdiyosenkratik risk için hangi piyasa veya faktör modelinin kullanıldığı,
- Risk değişkeninin standart sapma, varyans veya logaritmik dönüşüm olup olmadığı,
- Değerlerin yıllıklandırılıp yıllıklandırılmadığı
gösterilmemektedir. Bu tanımların Tablo 1’de bulunduğu söylenmekte, ancak Tablo 1 yüklenen dosyada yer almamaktadır.
Yönetim kurulu cinsiyet çeşitliliği nasıl ölçüldü?
Çalışmanın ana düzenleyici değişkeni:
\[ GenderDiv_{it}= \begin{cases} 1, & \text{kurulda en az bir kadın direktör varsa}\\ 0, & \text{kurulda hiç kadın direktör yoksa} \end{cases} \]
biçimindedir.
Bu ölçüm basit ve yorumlanabilir olmakla birlikte önemli bilgileri kaybetmektedir:
- Bir kadın üye ile kurulun yarısının kadın olması aynı değerle kodlanır.
- Kadın üyenin bağımsız olup olmadığı ayrılmaz.
- Denetim veya risk komitesindeki görevleri ölçülmez.
- Kurul başkanlığı ve karar yetkisi dikkate alınmaz.
- Kadın üyelerin görev süresi ve deneyimi hesaba katılmaz.
Bu nedenle sonuç “kurulda en az bir kadın bulunması”yla ilgilidir; geniş anlamda kurul cinsiyet çeşitliliğinin bütün boyutlarını ölçmemektedir.
Kontrol değişkenleri
Çalışmada şu kontrol değişkenlerinin kullanıldığı belirtilmektedir:
- Şirket büyüklüğü,
- Kaldıraç,
- Bağımsız direktör oranı,
- Yoğun görevli veya “busy” kurul göstergesi,
- Sistematik risk,
- Kurumsal yatırımcı sahipliği,
- Şirket yaşı,
- Sektör kategorisi.
Tanımlayıcı istatistiklerde ayrıca net öz kaynak getirisi değişkeni yer almaktadır. Ancak bu değişkenin regresyonlarda kontrol edilip edilmediği ana yöntem açıklamasında net değildir.
“Busy board” değişkeni yöntem bölümünde bir kurulun varlığına ilişkin gösterge gibi anlatılırken ortalamasının 3,118 ve üst sınırının 5,545 olduğu bildirilmiştir. Bu değerler ikili bir göstergeyle uyumlu değildir. Eksik Tablo 1 olmadan değişkenin gerçek tanımı doğrulanamamaktadır.
Birinci regresyon modeli
PDF’deki temel model şu biçimde sunulmuştur:
\[ FirmRisk_{it} = \alpha + \beta_1 WSHCR_{it} + \beta_2 GenderDiv_{it} + Controls_{it} + \delta_t + \gamma_j + \varepsilon_{it} \]
Burada:
- \(FirmRisk_{it}\), şirketin toplam veya idiyosenkratik riskidir.
- \(WSHCR_{it}\), yıllık raporda şikâyet bildirilip bildirilmediğini gösterir.
- \(GenderDiv_{it}\), kurulda en az bir kadın üyenin bulunmasıdır.
- \(Controls_{it}\), finansal ve yönetişim kontrolleridir.
- \(\delta_t\), yıl etkisini temsil etmektedir.
- \(\gamma_j\), sektör etkisini temsil etmektedir.
- \(\varepsilon_{it}\), açıklanamayan hata terimidir.
Metin modelden “panel sabit etkiler regresyonu” olarak söz etmektedir. Ancak denklemde şirket düzeyinde ayrı bir sabit etki, örneğin \(\mu_i\), gösterilmemiştir. Denklem yalnızca yıl ve sektör etkilerini açıkça içermektedir.
Şirket sabit etkilerinin gerçekten kullanılıp kullanılmadığı, yüklenen dosyada bulunmayan regresyon tabloları olmadan doğrulanamamaktadır. Bu ayrım önemlidir; çünkü şirket sabit etkileri, kurumsal kültür gibi zaman içinde büyük ölçüde değişmeyen şirket özelliklerini kontrol edebilir.
Düzenleyici etki modeli
İkinci modelde şikâyet bildirimi ile kurul cinsiyet çeşitliliğinin etkileşimi eklenmiştir:
\[ \begin{aligned} FirmRisk_{it}={}& \alpha+ \beta_1(WSHCR_{it}\times GenderDiv_{it})\\ &+\beta_2GenderDiv_{it} +\beta_3WSHCR_{it} +Controls_{it} +\delta_t+\gamma_j+\varepsilon_{it} \end{aligned} \]
Bu modelde:
- \(\beta_3\), kadın direktörü olmayan şirketlerde şikâyet bildirimine bağlı risk farkını,
- \(\beta_1\), kadın direktörü bulunan şirketlerde bu ilişkinin ne kadar değiştiğini gösterir.
Kadın direktörü bulunan şirketlerde şikâyetin toplam etkisi:
\[ \beta_3+\beta_1 \]
olarak hesaplanmalıdır.
Negatif bir etkileşim katsayısı, ilişkinin zayıfladığını gösterir. Ancak etkinin “tamamen ortadan kalktığını” söylemek için:
- \(\beta_3+\beta_1\) toplamının hesaplanması,
- Bu toplam için standart hata bulunması,
- Ortak marjinal etki testinin yapılması
gerekir.
PDF bu ortak testleri göstermemektedir. Bu nedenle çalışmanın “kadınların bulunduğu kurullarda risk etkisi tamamen nötrleşmektedir” ifadesi, erişilebilen bilgilerle bağımsız olarak doğrulanamamaktadır.
Tanımlayıcı bulgular
| Değişken | Ortalama | Aralık |
|---|---|---|
| Açıklanan şikâyet sayısı | 1,764 | 0–99 |
| En az bir şikâyet açıklayan şirket-yıl oranı | %20,5 | 0–1 ikili değişken |
| Toplam risk | 1,973 | 0–4,917 |
| İdiyosenkratik risk | 1,762 | 0–4,441 |
| Sistematik risk | 0,754 | −0,09–2,040 |
| Kuruldaki kadın oranı | %4,097 | %0–%54,550 |
| En az bir kadın direktörü bulunan kurul oranı | %25,8 | 0–1 ikili değişken |
| Kurumsal yatırımcı sahipliği | %23,151 | %0–%89,940 |
| Bağımsız direktör oranı | %47,435 | %0–%92,857 |
İkili WSHCR değişkeninin ortalaması 0,205 olduğundan şirket-yıl gözlemlerinin yaklaşık beşte birinde en az bir şikâyet açıklanmıştır.
Bununla birlikte ortalama şikâyet sayısı 1,764 değeri sıfır şikâyetli gözlemleri de içermektedir. Şikâyet açıklayan şirketler arasındaki ortalama sayı PDF’de ayrıca verilmemiştir.
Toplam risk bulguları
| Şikâyet eşiği | Katsayı | p değeri | Yazarların yorumu |
|---|---|---|---|
| En az bir şikâyet | 0,051 | p<0,05 | Toplam riskte 5,10 puanlık artış |
| İki şikâyet eşiği | 0,043 | p<0,10 | Toplam riskte 4,30 puanlık artış |
| Beş şikâyet eşiği | 0,084 | p<0,05 | Toplam riskte 8,40 puanlık artış |
| On şikâyet eşiği | 0,053 | p>0,10 | Pozitif fakat anlamlı değil |
m2_WSHCR, m5_WSHCR ve m10_WSHCR değişkenlerinin adları sırasıyla iki, beş ve on şikâyet eşiklerine işaret etmektedir. Ancak eksik Tablo 1 nedeniyle bu değişkenlerin “en az”, “daha fazla” veya başka bir kodlama biçimiyle oluşturulduğu kesin olarak görülememektedir.
Yazarlar katsayıları yüzde puan olarak yorumlamaktadır. Fakat risk değişkeninin kesin ölçeği ve dönüşümü verilmediği için bu katsayıların ekonomik büyüklüğünü bağımsız olarak yüzde puan şeklinde doğrulamak mümkün değildir.
İdiyosenkratik risk bulguları
| Şikâyet eşiği | Katsayı | p değeri | Yazarların yorumu |
|---|---|---|---|
| En az bir şikâyet | 0,060 | p<0,01 | Firmaya özgü riskte artış |
| İki şikâyet eşiği | 0,056 | p<0,05 | Firmaya özgü riskte artış |
| Beş şikâyet eşiği | 0,113 | p<0,01 | Firmaya özgü riskte daha büyük artış |
| On şikâyet eşiği | 0,086 | p>0,10 | Pozitif fakat anlamlı değil |
Metin 0,060 katsayısını 6,10 puan olarak ifade etmektedir. Katsayının yüzle çarpılması 6,0 değerini verdiğinden burada küçük bir sayısal veya yuvarlama tutarsızlığı bulunmaktadır.
Beş şikâyet eşiğindeki 0,113 katsayısı diğer eşiklerden büyüktür. Bununla birlikte katsayıların düzenli biçimde artmaması ve on şikâyet eşiğindeki sonucun anlamsız olması, şikâyet sayısıyla risk arasında açık ve doğrusal bir doz–yanıt ilişkisi kurmayı engellemektedir.
Yönetim kurulu çeşitliliğinin toplam riskle etkileşimi
| Şikâyet ölçüsü | Etkileşim katsayısı | p değeri |
|---|---|---|
| En az bir şikâyet × kadın direktör | −0,087 | p<0,01 |
| İki şikâyet eşiği × kadın direktör | −0,103 | p<0,01 |
| Beş şikâyet eşiği × kadın direktör | −0,083 | p<0,10 |
| On şikâyet eşiği × kadın direktör | −0,136 | p<0,05 |
Etkileşim katsayılarının negatif olması, şikâyet bildirimi ile toplam risk arasındaki pozitif ilişkinin kadın direktörü bulunan şirketlerde daha zayıf olmasıyla uyumludur.
Ancak etkileşim katsayısını doğrudan “risk şu kadar azaldı” şeklinde yorumlamak yeterli değildir. Bu katsayı, kadın direktörü olan ve olmayan şirketlerdeki şikâyet eğimleri arasındaki farktır.
Yönetim kurulu çeşitliliğinin idiyosenkratik riskle etkileşimi
| Şikâyet ölçüsü | Etkileşim katsayısı | p değeri |
|---|---|---|
| En az bir şikâyet × kadın direktör | −0,077 | p<0,05 |
| İki şikâyet eşiği × kadın direktör | −0,107 | p<0,01 |
| Beş şikâyet eşiği × kadın direktör | −0,087 | p<0,10 |
| On şikâyet eşiği × kadın direktör | −0,118 | p<0,10 |
İlişkinin yönü bütün eşiklerde negatiftir. Bununla birlikte beş ve on şikâyet eşiklerindeki sonuçlar yalnızca %10 anlamlılık düzeyindedir. Bu düzey, %5 veya %1 eşiklerine göre daha zayıf istatistiksel kanıt sunmaktadır.
Sağlamlık kontrolleri
Araştırmacılar iki olasılığı ele almak amacıyla gecikmeli değişkenler kullanmıştır:
- Geçmiş yılın şikâyetleri bugünkü riski etkileyebilir.
- Şirket riski zaman içinde kalıcılık gösterebilir.
Metin bir yıllık gecikmeli şikâyet değişkeni ile “üç yıllık risk gecikmesi” kullandığını belirtmektedir. Başka bir paragrafta ise “riskin üç gecikmesi” ifadesi kullanılmaktadır. Bunların üçüncü yıl gecikmesi mi yoksa üç ayrı gecikme mi olduğu açık değildir.
Gecikmeli toplam risk sonuçları
| Şikâyet ölçüsü | Katsayı | p değeri |
|---|---|---|
| En az bir şikâyet | 0,049 | p<0,05 |
| İki şikâyet eşiği | 0,032 | p>0,10 |
| Beş şikâyet eşiği | 0,060 | p>0,10 |
| On şikâyet eşiği | 0,006 | p>0,10 |
Gecikmeli modelde dört eşikten yalnızca en az bir şikâyet göstergesi %5 düzeyinde anlamlı kalmaktadır. Dolayısıyla “bütün eşiklerde sağlam sonuç” yorumu güçlü biçimde desteklenmemektedir.
Gecikmeli idiyosenkratik risk sonuçları
| Şikâyet ölçüsü | Katsayı | p değeri |
|---|---|---|
| En az bir şikâyet | 0,043 | p<0,10 |
| İki şikâyet eşiği | 0,031 | p>0,10 |
| Beş şikâyet eşiği | 0,066 | p<0,10 |
| On şikâyet eşiği | 0,008 | p>0,10 |
Bu sonuçlarda istatistiksel kanıt daha zayıftır. En az bir ve beş şikâyet ölçüleri yalnızca %10 düzeyinde anlamlıdır.
Gecikmeli modellerde kurul çeşitliliği etkileşimi
İdiyosenkratik risk için etkileşim katsayıları:
- −0,061,
- −0,105,
- −0,100,
- −0,123
olarak bildirilmiştir.
Toplam risk için etkileşim katsayıları:
- −0,066,
- −0,106,
- −0,106,
- −0,163
olarak bildirilmiştir.
Yönün bütün eşiklerde negatif kalması, temel moderasyon örüntüsünün model değişikliklerine karşı belli bir istikrar gösterdiğini düşündürmektedir.
Bununla birlikte gecikmeli bağımlı değişken içeren panel modelleri özel tahmin sorunları yaratabilir. Makale dinamik panel yanlılığını ele almak için Arellano–Bond, sistem GMM veya benzeri bir yöntem kullanıp kullanmadığını açıklamamaktadır.
R kare ne anlama geliyor?
Yazarlar sağlamlık modellerinde düzeltilmiş R kare değerlerinin yaklaşık 0,40 olduğunu belirtmektedir.
Bu değer, modelde kullanılan değişkenlerin örneklem içindeki risk değişiminin yaklaşık %40’ını istatistiksel olarak açıklayabildiğini gösterir.
Şunları göstermez:
- Şikâyetlerin riskin %40’ına neden olduğunu,
- Modelin yeni şirketlerde aynı başarıyı göstereceğini,
- Katsayıların nedensel olduğunu,
- Eksik değişken sorununun ortadan kalktığını.
Şirket riski hissedar serveti kaybıyla aynı şey midir?
Hayır. Makale bazı bölümlerde risk artışını “hissedar servetinin azalması” şeklinde ifade etmektedir.
Ancak çalışmanın bağımlı değişkenleri:
- Toplam getiri oynaklığı,
- Firmaya özgü getiri oynaklığıdır.
Riskin yükselmesi, hisse fiyatının kesin olarak düştüğü veya hissedarların belirli bir miktar para kaybettiği anlamına gelmez. Hissedar servetindeki değişimi göstermek için:
- Anormal getiri,
- Kümülatif anormal getiri,
- Piyasa değeri kaybı,
- Uzun dönem hisse getirisi
gibi ayrı sonuçların analiz edilmesi gerekir.
Bu çalışma volatiliteyi incelemektedir; fiilî servet kaybını doğrudan ölçmemektedir.
Kadın direktörler tacizi azaltıyor mu?
Bu çalışma bu soruya doğrudan yanıt vermemektedir.
Araştırmanın gösterdiği ilişki şudur:
Şikâyet açıklaması ile piyasa riski arasındaki ilişki, kurulunda en az bir kadın bulunan şirketlerde daha zayıftır.
Çalışma şunları ölçmemektedir:
- Kadın direktörlerin şikâyet sayısını azaltıp azaltmadığı,
- Şikâyetlerin ne kadar hızlı sonuçlandırıldığı,
- Şikâyetlerin doğrulanma oranı,
- Mağdurların korunup korunmadığı,
- Fail hakkında yaptırım uygulanıp uygulanmadığı,
- Tekrarlanan olayların önlenip önlenmediği.
Daha düşük piyasa riski gerçek anlamda daha iyi kriz yönetiminden kaynaklanabileceği gibi yatırımcıların kadın üyeli kurullara daha fazla güvenmesinden veya kurul çeşitliliğini olumlu bir meşruiyet sinyali olarak algılamasından da kaynaklanabilir.
Daha fazla şikâyet her zaman daha kötü şirket kültürü anlamına gelir mi?
Hayır. Şikâyet sayısı iki farklı örgütsel durumu temsil edebilir:
Olumsuz yorum
- İşyerinde daha fazla taciz yaşanıyor olabilir.
- Yönetim tacizi önleyemiyor olabilir.
- Örgüt kültüründe ciddi sorunlar bulunabilir.
Şeffaflık yorumu
- Çalışanlar şikâyet etmekten korkmuyor olabilir.
- İç şikâyet sistemi erişilebilir olabilir.
- Şirket olayları gizlemek yerine açıklıyor olabilir.
- Şikâyet kayıtları daha düzenli tutuluyor olabilir.
Bu iki mekanizma aynı anda da bulunabilir. Çalışma şikâyet sayısını şikâyetlerin doğrulanması, çözüm süresi veya çalışan güveni gibi göstergelerle birleştirmediği için aralarındaki farkı belirleyemez.
Çalışmanın güçlü yönleri
- Gelişmekte olan bir piyasadaki büyük halka açık şirketleri incelemektedir.
- 2010–2023 arasındaki uzun dönemli paneli kullanmaktadır.
- Şikâyet verileri şirketlerin yıllık raporlarından elle toplanmıştır.
- Medya haberleri yerine bütün yatırımcıların erişebileceği kurumsal açıklamalara odaklanmaktadır.
- Toplam ve firmaya özgü risk ayrı ayrı incelenmiştir.
- Bir, iki, beş ve on şikâyet gibi alternatif eşikler kullanılmıştır.
- Kurul cinsiyet çeşitliliği etkileşim değişkeniyle sınanmıştır.
- Geçmiş şikâyetleri ve risk kalıcılığını dikkate almaya çalışan ek modeller kurulmuştur.
- İşyerinde tacizi yalnızca insan kaynakları sorunu değil, kurumsal yönetişim ve piyasa riski konusu olarak ele almaktadır.
Çalışmanın sınırlılıkları
- Çalışma hakem değerlendirmesi doğrulanmamış bir preprinttir.
- Yüklenen PDF’de Tablo 1–11 ve Ek’teki korelasyon tablosu bulunmamaktadır.
- Risk değişkenlerinin tam hesaplama yöntemi gösterilmemiştir.
- Her regresyondaki gözlem sayıları ve şirket sayıları görülememektedir.
- Standart hataların şirket veya sektör düzeyinde kümelenip kümelenmediği açıklanmamıştır.
- Regresyon denkleminde şirket sabit etkisi açıkça yer almamaktadır.
- Metin modeli sabit etkili olarak tanımlasa da yalnızca yıl ve sektör etkileri gösterilmektedir.
- Şikâyet açıklaması gerçek taciz sıklığının doğrudan ölçüsü değildir.
- Bildirilmemiş olaylar veri setinde görünmemektedir.
- Sıfır şikâyet, sıfır olay anlamına gelmeyebilir.
- Şikâyet sayısı çalışan sayısına göre ölçeklendirilmemiştir.
- Şirket büyüklüğü kontrolü çalışan sayısının yerini tam olarak tutmayabilir.
- Çalışanların cinsiyet dağılımı kontrol edilmemiş görünmektedir.
- Şikâyetin niteliği, ağırlığı ve doğrulanma durumu kullanılmamıştır.
- Şikâyetlerin çözülüp çözülmediği bilinmemektedir.
- Aynı çalışanın birden çok şikâyeti veya bir olayın birden çok kişiyi kapsaması ayrılamamaktadır.
- 2010–2012 dönemi yasal açıklama zorunluluğu öncesine denk gelmektedir.
- Yasal değişim öncesi ve sonrası ölçüm farkı ayrıntılı biçimde ele alınmamıştır.
- Kurul çeşitliliği yalnızca en az bir kadın direktör göstergesiyle ölçülmüştür.
- Kadın direktörlerin kurul içindeki oranı temel moderatör olarak kullanılmamıştır.
- Kadınların komite görevleri, kıdemi ve karar yetkisi ölçülmemiştir.
- Şirketlerin kadın direktör atama kararları rastgele değildir.
- İyi yönetişim kalitesi hem kadın direktör varlığını hem daha düşük piyasa riskini açıklayabilir.
- Şikâyet ile riskin aynı yıl içinde hangi sırayla ortaya çıktığı net değildir.
- Gecikmeli bağımlı değişken modellerinde dinamik panel yanlılığının nasıl ele alındığı belirtilmemiştir.
- Çok sayıda şikâyet eşiği ve sonuç modeli kullanılması çoklu test sorununu artırabilir.
- On şikâyet eşiğindeki temel risk katsayıları anlamlı değildir.
- Sağlamlık modellerindeki pek çok ana katsayı anlamlılığını kaybetmektedir.
- Negatif etkileşim katsayıları tek başına etkinin tamamen nötrleştiğini kanıtlamaz.
- Ortak marjinal etki ve doğrusal birleşim testleri gösterilmemiştir.
- Risk artışı fiilî hissedar serveti kaybıyla aynı değildir.
- Örneklem yalnızca Hindistan’daki büyük halka açık şirketleri kapsamaktadır.
- Sonuçlar küçük şirketlere, özel şirketlere veya başka ülkelere otomatik olarak genellenemez.
Çalışma ne söylüyor?
- İncelenen şirket-yıl gözlemlerinin yaklaşık %20,5’inde en az bir işyerinde cinsel taciz şikâyeti açıklanmıştır.
- En az bir şikâyet açıklanması daha yüksek toplam piyasa riskiyle ilişkilidir.
- En az bir şikâyet açıklanması daha yüksek firmaya özgü riskle ilişkilidir.
- İki ve beş şikâyet eşiklerinde de pozitif katsayılar görülmektedir.
- On şikâyet eşiğindeki ana katsayılar pozitif fakat istatistiksel olarak anlamlı değildir.
- Kurulda en az bir kadın direktör bulunmasıyla şikâyet ölçülerinin etkileşimleri negatiftir.
- Bu sonuç kurul çeşitliliğinin şikâyet–risk ilişkisini zayıflatmasıyla uyumludur.
- Gecikmeli modellerde etkileşimlerin negatif yönü genel olarak korunmuştur.
- İşyerindeki etik sorunlar sermaye piyasası açısından da bilgi taşıyabilir.
Çalışma ne söylemiyor?
- Açıklanan her şikâyet doğrulanmış bir taciz vakasıdır.
- Sıfır şikâyet açıklayan şirketlerde taciz yaşanmamıştır.
- Daha fazla şikâyet bildiren şirketlerin kültürü mutlaka daha kötüdür.
- Kadın direktörler işyerinde tacizi kesin olarak azaltmaktadır.
- Kurulda tek bir kadın bulunması bütün yönetişim sorunlarını çözmektedir.
- Kadın direktörlerin varlığı riskteki artışı kesin olarak tamamen ortadan kaldırmaktadır.
- Şikâyet bildirimi risk artışının doğrudan nedenidir.
- Risk artışı doğrudan ve aynı miktarda hissedar serveti kaybıdır.
- Sonuçlar bütün Hindistan şirketleri veya başka ülkelerdeki şirketler için aynıdır.
- Çalışma mağdurların deneyimini, zararını veya adalete erişimini ölçmektedir.
- Çalışma şirketlerin şikâyetleri adil ve etkili biçimde çözüp çözmediğini göstermektedir.
Yatırımcılar açısından anlamı
Yıllık raporlardaki taciz şikâyeti açıklamaları, yatırımcılar için yalnızca hukuki uyum bilgisi değildir. Bu açıklamalar şirketin:
- Örgüt kültürü,
- Çalışan yönetimi,
- İç kontrol sistemi,
- İtibar riski,
- Yönetim kurulunun gözetim kapasitesi
hakkında ek bilgi sağlayabilir.
Ancak yatırımcıların yalnızca şikâyet sayısına bakması yanıltıcı olabilir. Daha anlamlı bir değerlendirme için:
- Şikâyetlerin çalışan sayısına oranı,
- Şikâyetlerin sonuçlandırılma süresi,
- Doğrulanan şikâyet sayısı,
- Alınan düzeltici önlemler,
- Tekrarlanan olaylar,
- Çalışan güven ve kültür anketleri
birlikte incelenmelidir.
Şirket yönetimleri açısından anlamı
Çalışmanın yönetişim mesajı, şikâyetleri gizlemek değildir. Daha az açıklama yapmak piyasa riskini görünürde azaltabilir; fakat çalışan güvenliğini ve kurumsal hesap verebilirliği zayıflatır.
Asıl amaç:
- Güvenilir şikâyet kanalları kurmak,
- Misillemeyi önlemek,
- Bağımsız soruşturma yürütmek,
- Yönetim kuruluna düzenli raporlama yapmak,
- Şikâyetlerin çözüm süresini izlemek,
- Kurumsal kültür sorunlarını erken belirlemek
olmalıdır.
Yönetim kurulu cinsiyet çeşitliliği bu süreçlere katkıda bulunabilir; ancak etkili yönetişim yalnızca kurulun demografik görünümüyle sınırlı değildir. Yetki, bağımsızlık, bilgiye erişim ve hesap verebilirlik de gereklidir.
Düzenleyiciler açısından anlamı
Yalnızca toplam şikâyet sayısının açıklanması, şirketler arası karşılaştırma için yetersiz olabilir.
Daha anlamlı raporlama standartları şu bilgileri içerebilir:
- Yıl içinde alınan şikâyetler,
- Önceki yıldan devreden şikâyetler,
- Sonuçlandırılan dosyalar,
- Doğrulanan ihlaller,
- Ortalama çözüm süresi,
- Alınan kurumsal önlemler,
- Misillemeye ilişkin ayrı bildirimler,
- Çalışan sayısına göre standartlaştırılmış oranlar.
Ancak kamuya açıklama yapılırken mağdurların kimliğinin ve kişisel verilerinin korunması temel gerekliliktir.
Gelecek araştırmalar için sorular
- Şikâyet sayısı çalışan sayısına oranlandığında sonuçlar korunuyor mu?
- Çalışanların kadın–erkek dağılımı kontrol edildiğinde ilişki değişiyor mu?
- Doğrulanan ve doğrulanmayan şikâyetler piyasa tarafından farklı mı fiyatlanıyor?
- Şikâyetlerin çözüm süresi riskle ilişkili mi?
- Yönetim kurulundaki kadın oranı arttıkça moderasyon etkisi doğrusal mı?
- Tek kadın direktör ile kritik temsil düzeyi arasında fark var mı?
- Kadınların denetim, risk ve insan kaynakları komitelerinde bulunması sonucu değiştiriyor mu?
- Şikâyet açıklamasından önce ve sonra yapılan olay çalışmaları aynı sonucu veriyor mu?
- Taciz bildirimleri gelecekteki hisse getirilerini veya piyasa değerini etkiliyor mu?
- Şirketin şeffaflık düzeyi ile gerçek taciz sıklığı birbirinden nasıl ayrılabilir?
- Yasal açıklama zorunluluğundaki değişiklikler doğal deney olarak kullanılabilir mi?
- Sonuçlar başka gelişmekte olan piyasalarda tekrarlanıyor mu?
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Teknik araştırma özeti
| Araştırma alanı | İşyerinde cinsel taciz açıklamaları, şirket riski ve yönetim kurulu cinsiyet çeşitliliği |
|---|---|
| Ülke | Hindistan |
| Dönem | 2010–2023 |
| Şirket grubu | NIFTY 500 şirketleri |
| Nihai şirket sayısı | 427 |
| Şirket-yıl gözlemi | 3.854 |
| Finansal veri | Centre for Monitoring the Indian Economy |
| Şikâyet verisi | Yıllık raporlardan elle toplanmıştır |
| Ana bağımsız değişken | Yıllık raporda en az bir işyerinde cinsel taciz şikâyeti açıklanması |
| Düzenleyici değişken | Kurulda en az bir kadın direktör bulunması |
| Sonuç değişkenleri | Toplam risk ve idiyosenkratik risk |
| Temel yöntem | Panel regresyonu; metinde sabit etkili olarak tanımlanmıştır |
| Açıkça gösterilen sabit etkiler | Yıl ve sektör etkileri |
| Alternatif şikâyet eşikleri | Bir, iki, beş ve on şikâyet ölçüleri |
| Sağlamlık yaklaşımı | Gecikmeli şikâyet ve gecikmeli risk değişkenleri |
Hipotez sonuçları
| Hipotez | Yazarların sonucu | İhtiyatlı değerlendirme |
|---|---|---|
| H1: Şikâyet bildirimi şirket riskiyle pozitif ilişkilidir | Desteklendi | Temel modellerde genel olarak desteklenmekte; gecikmeli modellerde bazı eşikler anlamlılığını kaybetmektedir |
| H2: Kurul cinsiyet çeşitliliği ilişkiyi zayıflatır | Desteklendi | Etkileşimlerin yönü tutarlıdır; ancak tam nötrleşme için ortak marjinal etki testleri gösterilmemiştir |
Temel toplam risk sonuçları
| Ölçüm | Katsayı | Anlamlılık |
|---|---|---|
| WSHCR | 0,051 | p<0,05 |
| M2_WSHCR | 0,043 | p<0,10 |
| M5_WSHCR | 0,084 | p<0,05 |
| M10_WSHCR | 0,053 | p>0,10 |
Temel idiyosenkratik risk sonuçları
| Ölçüm | Katsayı | Anlamlılık |
|---|---|---|
| WSHCR | 0,060 | p<0,01 |
| M2_WSHCR | 0,056 | p<0,05 |
| M5_WSHCR | 0,113 | p<0,01 |
| M10_WSHCR | 0,086 | p>0,10 |
Kurul çeşitliliği etkileşimlerinin özeti
| Şikâyet ölçüsü | Toplam risk etkileşimi | İdiyosenkratik risk etkileşimi |
|---|---|---|
| WSHCR | −0,087*** | −0,077** |
| M2_WSHCR | −0,103*** | −0,107*** |
| M5_WSHCR | −0,083* | −0,087* |
| M10_WSHCR | −0,136** | −0,118* |
* p<0,10; ** p<0,05; *** p<0,01.
Kanıt gücünün değerlendirilmesi
Çalışma geniş bir şirket paneli ve elle toplanmış özgün açıklama verisi kullanması bakımından değerlidir. Bulguların yönü temel ve ek modellerde genel olarak tutarlıdır.
Buna karşılık kanıtın gücünü sınırlandıran üç temel sorun vardır:
- Ölçüm: Şikâyet bildirimi gerçek taciz sıklığıyla aynı değildir.
- Model şeffaflığı: Regresyon tabloları ve değişken tanımları yüklenen dosyada bulunmamaktadır.
- Nedensellik: Şirket kültürü ve yönetişim kalitesi gibi gözlenmeyen etkenler sonuçları açıklayabilir.
Bu nedenle en güvenilir çıkarım, taciz şikâyeti açıklaması ile piyasa riski arasında koşullu bir ilişki bulunduğudur. Şikâyetlerin riski doğrudan artırdığı veya kadın direktörlerin bu riski nedensel olarak azalttığı sonucuna ulaşmak için daha güçlü tanımlama stratejilerine ihtiyaç vardır.
Kaynak ve Yöntem Notu
Çalışmanın tam özgün adı: Workplace Sexual Harassment and Firm Risk: Does Board Gender Diversity Matter?
Yazarlar ve sıraları:
- Himansu Sekhar Sahoo
- Keyur Thaker
Eş katkı veya eş birinci yazarlık: PDF’de eş katkı ya da eş birinci yazarlık açıklaması bulunmamaktadır.
Sorumlu yazar: PDF’de “corresponding author” açıklaması bulunmamaktadır. SSRN kaydı Himansu Sekhar Sahoo’yu iletişim yazarı olarak göstermektedir.
Kurumsal bağlantılar:
- Himansu Sekhar Sahoo — Doctoral Student, Department of Finance and Accounting, Indian Institute of Management Indore, Indore, Madhya Pradesh, India
- Keyur Thaker — Professor, Department of Finance and Accounting, Indian Institute of Management Indore, Indore, Madhya Pradesh, India
SSRN kayıt numarası: 6907423
DOI: DOI bilgisi yüklenen PDF’de ve erişilebilen resmî SSRN kayıt metninde açıkça gösterilmemiştir; bağımsız olarak doğrulanamadığı için eklenmemiştir.
Yazım tarihi: 6 Haziran 2026
SSRN’de yayımlanma tarihi: 1 Temmuz 2026
Sayfa sayısı: 15
Yayın platformu: SSRN
Dergi veya konferans: Hakemli bir dergi veya konferans yayını belirtilmemiştir.
Yayınevi: Ayrı bir akademik yayınevi bilgisi bulunmamaktadır.
Kaynak türü: Şirket paneli ve yıllık rapor açıklamalarına dayanan ekonometrik preprint/çalışma kâğıdı
Hakemlik durumu: Hakem değerlendirmesinden geçtiğine ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmamaktadır. Çalışma hakemli makale olarak sunulmamalıdır.
Resmî yayın bağlantısı:SSRN üzerindeki resmî çalışma kaydı
Anahtar kelimeler: Sexual Harassment; Gender Diversity; Total Risk; Idiosyncratic Risk; Inclusivity; Corporate Governance
JEL sınıflandırmaları: G32; G34; J16; J28; M14; K31
POSH tarih notu: PDF yasayı 23 Nisan 2013 tarihli olarak anlatmaktadır. Resmî kayıtta kabul tarihi 22 Nisan 2013, gazete yayımı 23 Nisan 2013 ve yürürlük tarihi 9 Aralık 2013 olarak gösterilmektedir.
Yüklenen dosyanın eksik içeriği: PDF metninde Tablo 1, Tablo 2, Ek Tablo 3 ve Tablo 4–11’e atıf yapılmasına rağmen bu tablolar 15 sayfalık dosyada yer almamaktadır. Bu nedenle aşağıdaki bilgiler doğrulanamamıştır:
- Değişkenlerin tam matematiksel tanımları,
- Risk hesaplama yöntemleri,
- Her regresyonun kesin örneklem büyüklüğü,
- Standart hata ve güven aralıkları,
- Standart hataların kümeleme düzeyi,
- Bütün kontrol değişkenlerinin katsayıları,
- Şirket sabit etkisinin fiilen kullanılıp kullanılmadığı,
- Korelasyon matrisi,
- Ortak marjinal etki testleri,
- Model başına düzeltilmiş R kare değerleri.
Bu Türkçe içerik yüklenen PDF’nin başlık ve özet sayfası, kuramsal yaklaşımı, Hindistan’daki düzenleyici çerçevesi, hipotezleri, araştırma tasarımı, iki regresyon denklemi, tanımlayıcı istatistiklerin sözel aktarımı, temel katsayılar, gecikmeli sağlamlık sonuçları, sonuçlar, sınırlılıklar ve kaynakçası incelenerek hazırlanmıştır.
PDF dışında yeni bir ekonometrik sonuç, taciz vakası, şirket adı veya nedensel etki eklenmemiştir. Resmî dış kaynaklar yalnızca eser kimliğini, SSRN kaydını ve metinde kullanılan yasal tarihlerin doğrulanmasını sağlamak amacıyla kullanılmıştır.
Etik ve kavramsal uyarı: Şikâyet sayılarının finansal riskle ilişkili olması, şirketlerin şikâyetleri azaltmak veya gizlemek için mağdurların bildirim yapmasını zorlaştırması gerektiği anlamına gelmez. Güvenli bildirim, mağdurun korunması, bağımsız soruşturma ve kurumsal hesap verebilirlik temel öncelik olmalıdır.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir