
Yapay zekâ hizmeti, kullanıcıların soru, belge, talimat, fikir veya diğer içerikleri sisteme verdiği ve sistemden üretilmiş yanıt aldığı dijital bir teknolojik hizmettir; bu çalışmanın merkezindeki mesele ise AI'nın teknik kapasitesinden çok, bu hizmetlerden geçen insan bilgisi üzerinde kimin karar verme gücüne sahip olduğudur. Ofotokun Enor Mirabel; kişisel bilgilerden meslekî sırlara, yayımlanmamış araştırmalardan ticari fikirlere kadar giderek daha fazla insan bilgisinin AI sistemleriyle paylaşılması karşısında şeffaflık, rıza, gizlilik, fikrî mülkiyet, veri yönetişimi ve ekonomik değer paylaşımı sorunlarını hukukî ve etik açıdan tartışmaktadır. Çalışma AI kullanımına karşı çıkmamakta; teknoloji kullanılırken insanın bilgisini, seçimini, haklarını ve sorumluluğunu kaybetmemesi gerektiğini savunmaktadır.
Yazarın temel önerisi dört ilkede toplanır: bilme hakkı, kullanıcının bilgilerinin nasıl işlendiğini anlayabilmesini; seçme hakkı, rızaya dayalı işlemlerde gerçek bir tercih bulunmasını; korunma hakkı, hassas veya meslekî olarak gizli bilginin daha güçlü güvenceye sahip olmasını; değerden pay alma/katılma hakkı ise insan bilgisi ve toplumsal bilgi ekosisteminin ekonomik değer yaratımında yalnız ham girdi olarak görülmemesini ifade eder. Dördüncü ilke özellikle Afrika bağlamında araştırma, altyapı, mülkiyet, yatırım ve AI yönetişimine katılım talebi olarak geliştirilir.
Bu metin ampirik bir kullanıcı araştırması değildir. İnsanların AI sistemleriyle ne miktarda hassas bilgi paylaştığını, verilerin ekonomik değerini veya ihlal riskini nicel olarak ölçmez. Çalışmanın katkısı, veri ve AI kullanımını “teknik kapasite” probleminden çıkarıp bir hak, sorumluluk ve güç dağılımı problemi olarak yapılandırmasıdır.
Çalışmanın başlangıç sorusu: İnsan neden AI'ya bu kadar çok şey anlatıyor?
Yazar, yapay zekâ sistemleriyle kurulan ilişkinin giderek sıradan bir soru-cevap kullanımının ötesine geçtiğini gözlemlemektedir. Kullanıcılar iş fikirlerini, araştırma taslaklarını, hukukî sorunları, finansal meseleleri, aile sorunlarını ve bazı durumlarda başka bir insanla paylaşmakta tereddüt edecekleri kişisel bilgileri AI sistemlerine aktarabilmektedir.
Bu davranışı cazip kılan unsurlardan biri erişilebilirliktir. AI hizmeti günün her saatinde kullanılabilir, kullanıcının sözünü kesmez ve sosyal yargılama hissi oluşturmayabilir. Fakat yazarın dikkat çektiği kritik ayrım şudur: bir konuşmanın kullanıcıya özel ve mahrem hissettirmesi ile hukuk tarafından belirli bir gizlilik rejimi altında korunması aynı şey değildir.
AI ile Yapılan Bir Konuşma Hukuken Otomatik Olarak Gizli Sayılır mı?
Hayır. Genel amaçlı bir AI hizmetiyle yapılan konuşma, yalnız kullanıcı onu özel gördüğü için avukat-müvekkil gizliliği, tıbbî gizlilik veya başka bir meslekî sır rejiminin korumasına otomatik olarak girmez; hangi hukukî korumanın uygulanacağı kullanılan hizmete, paylaşılan bilginin niteliğine, sözleşme ve gizlilik koşullarına, meslekî yükümlülüklere ve ilgili hukuk düzenine bağlıdır.
“Yeni yapay sırdaş” kavramı
Çalışma, AI sistemlerinin bazı kullanıcılar için doktor, avukat, dinî danışman veya yakın arkadaş gibi geleneksel güven ilişkilerinin yanına yeni bir “yapay sırdaş” olarak yerleşmeye başladığını ileri sürmektedir. Ancak insan uzmanla kurulan ilişki ile genel amaçlı AI hizmeti arasında hukukî yapı bakımından önemli fark vardır.
Örneğin bir avukatın müvekkilinden aldığı gizli bilgiyi koruma yükümlülüğü AI kullanmaya başladığı anda ortadan kalkmaz. Avukatın bir dava dosyasını, müvekkilin adını ve tanımlayıcı bilgilerini hiçbir önlem almadan genel amaçlı bir AI sistemine yüklemesi hâlinde “teknoloji kullandım” savunması meslekî sorumluluğu kendiliğinden kaldırmaz.
Yazar aynı mantığın yalnız hukuk mesleğine özgü olmadığını belirtir. Doktorun hasta verisi, şirketin ticari sırrı, araştırmacının yayımlanmamış çalışması veya muhasebecinin finansal verisi farklı hukukî ve meslekî sınırlamalara tabi olabilir.
Profesyonel kullanımda doğru soru nedir?
Kaynağın önerdiği yaklaşım, profesyonelin AI kullanmadan önce şu tür soruları kendisine yöneltmesidir:
- Bu bilgiyi AI sistemine vermem gerçekten gerekli mi?
- Ad, şirket adı veya diğer tanımlayıcı ayrıntıları çıkarabilir miyim?
- Belgenin tamamını yüklemek yerine yalnız hukukî veya teknik soruyu sorabilir miyim?
- Kullandığım AI hizmetinin veri koşulları bu tür bilgi için uygun mu?
- Meslekî veya sözleşmesel gizlilik yükümlülüğüm buna izin veriyor mu?
Bu yaklaşımın çekirdeği, gizliliğin yalnız teknoloji sağlayıcısının sorumluluğu olmadığıdır. Bilgiyi elinde tutan profesyonelin de bağımsız sorumluluğu bulunmaktadır.
AI Çağında “Rıza” Neden Yalnızca “Kabul Ediyorum” Düğmesine Basmak Değildir?
Çalışmaya göre anlamlı rıza, kullanıcının neye izin verdiğini gerçekçi biçimde anlayabildiği, seçimin özgür ve belirli olduğu ve rızaya dayalı işlemlerde kararını daha sonra değiştirebildiği bir süreçtir; uzun veya karmaşık şartları okumadan bir kutuyu işaretlemek, kullanıcı açısından her zaman gerçek bilgiye dayalı tercih anlamına gelmez.
Biçimsel rıza ile anlaşılmış rıza arasındaki fark
Yazar özellikle dijital hizmetlerde yaygın olan “I Agree” modelini eleştirir. Kullanıcı hukuken bir metni kabul etmiş olabilir; fakat metnin AI konuşmalarının saklanması, başka amaçlarla kullanılması veya model geliştirmeye katkısı gibi önemli sonuçlarını anlamaması hâlinde rızanın pratik anlamı tartışmalı hâle gelir.
Metin rızanın tek hukukî işleme dayanağı olmadığını da açıkça kabul eder. Kişisel veri bazı hukuk düzenlerinde sözleşme, hukukî yükümlülük, meşru menfaat veya başka tanınmış hukukî temeller altında da işlenebilir. Dolayısıyla yazarın iddiası “bütün veri işleme yalnız rızaya dayanmalıdır” değildir.
İleri sürülen daha sınırlı ilke şudur: bir hizmet sağlayıcısı kullanıcıdan rıza istiyorsa, bu rıza gerçek bir tercih niteliği taşımalıdır.
Kullanıcının anlayabilmesi gereken temel konular
- Konuşma saklanıyor mu?
- Ne kadar süre saklanıyor?
- Model veya hizmet geliştirmede kullanılabilir mi?
- Kullanıcı bunu reddedebilir mi?
- Karar sonradan değiştirilebilir mi?
- Veri veya konuşma silinebilir mi?
Yazarın normatif önerisi, bu cevapların yalnız hukuk uzmanlarının anlayabileceği uzun sözleşme diline gömülmemesidir.
Tek bir “AI veri politikası” yoktur
Çalışmanın önemli ayrımlarından biri, “AI benim verimle ne yapıyor?” sorusuna bütün hizmetler için tek cevap verilemeyeceğidir. Tüketici ürünü, kurumsal ürün, kullanıcı ayarı, sözleşme ve sağlayıcı politikası farklı sonuçlar oluşturabilir.
Örneğin OpenAI'nin güncel tüketici gizlilik kontrolleri, kullanıcının içeriklerinin model geliştirmede kullanılmasına ilişkin ayarı değiştirmesine izin verir; Temporary Chat modeli ise normal kullanımda sohbet geçmişi ve model geliştirme bakımından farklı kurallara tabidir. Benzer şekilde Anthropic tüketici ve ticari ürünleri için farklı eğitim politikaları açıklamakta, Microsoft da kurumsal Copilot hizmetlerinde istemlerin, yanıtların ve Graph verilerinin temel modellerin eğitiminde kullanılmadığını bildirmektedir.
Bu farklılık çalışmanın ana savını destekleyen bir örnektir: kullanıcı “AI” adında tek bir veri rejimiyle değil, birbirinden farklı sözleşme, ürün ve yönetişim yapılarıyla karşı karşıyadır.
Bilginin kontrolü kimdedir?
Yazar, tartışmayı makinenin kendisinden onu işleten kurumlara taşır. Yapay zekâ sistemi kendi başına gizlilik politikası değiştirmez. Ürün politikasını şirketler, sistem mimarisini mühendislik ekipleri, hukukî sınırları yasama ve düzenleyici kurumlar, uyuşmazlıkların anlamını ise mahkemeler belirler.
Dolayısıyla “makineyi kim kontrol ediyor?” sorusu çalışmada aslında şu anlama gelir:
İnsan bilgisinin içinden geçtiği teknolojik sistemlerde karar verme yetkisi kimde ve bu yetkinin karşısında hangi hukukî, teknik ve kurumsal sınırlamalar bulunuyor?
Kanıtsız korku ile meşru yönetişim sorusunun ayrılması
Yazar, AI şirketlerinin kullanıcı verilerini gizlice sattığı veya kara pazara aktardığı yönünde genel bir suçlama yapmadığını özellikle belirtmektedir. Böyle bir genel iddia için kanıt bulmadığını açıkça söyler.
Bu ayrım önemlidir. Çalışmanın argümanı, “AI sağlayıcıları gizlice verileri satıyor” iddiasına değil; bilgi işleme üzerinde yüksek derecede kurumsal güç bulunduğunda bu gücün şeffaf, denetlenebilir ve sınırlandırılmış olması gerektiği görüşüne dayanmaktadır.
AI'ya Verilen Bir Fikir Otomatik Olarak Kullanıcıya mı Aittir?
Çalışma böyle mutlak bir sonuç çıkarmamaktadır. Bir AI aracılığıyla geliştirilen fikrin, metnin veya başka bir çıktının hukukî statüsü; uygulanabilir fikrî mülkiyet hukukuna, insanın yaratıcı katkısına, söz konusu materyalin türüne ve kullanılan hizmetin şartlarına bağlı olabilir; AI kullanmak insan katkısını otomatik olarak ortadan kaldırmadığı gibi her AI destekli çıktının otomatik ve tartışmasız biçimde kullanıcıya ait olduğu da varsayılamaz.
Prompt her zaman değersiz bir soru değildir
Çalışma, kullanıcıların AI sistemlerine verdiği girdilerin ekonomik ve fikrî değer bakımından birbirinden çok farklı olabileceğini vurgular. “Bu akşam ne pişireyim?” sorusu ile yayımlanmamış bir buluş, patent öncesi teknik fikir, şirket stratejisi veya yeni bir ürün konsepti aynı risk profiline sahip değildir.
Bu nedenle yaratıcıların ve işletmelerin yalnız AI çıktısının kalitesini değil, girdinin gizliliğini ve ticarî değerini de düşünmeleri gerektiği savunulur.
WIPO'nun üretken AI çalışmalarında da eğitim materyalleri, insan yaratıcılığı, telif hakları, autoria ve AI destekli inovasyonun hukukî statüsü gelişmekte olan tartışma alanları olarak ele alınmaktadır.
İnsan katkısının görünmezleşmesi sorunu
Yazarın normatif ilkesi, insanın oluşturduğu bir fikri geliştirmek için makine kullanmasının insanı otomatik olarak fikrin öyküsünden çıkarmaması gerektiğidir. Buradaki mesele yalnız hukukî sahiplik değil; insan bilgisinin ekonomik ve kültürel değerinin teknoloji zincirinde görünür kalmasıdır.
Afrika neden çalışmanın merkezî bir parçasıdır?
Metin, AI yönetişimi meselesini yalnız bireysel gizlilik sorunu olarak bırakmaz. Afrika'nın dilleri, hukuk sistemleri, kültürü, araştırmaları, işletmeleri ve kullanıcı deneyimleri dijital bilgi ekosistemine katkıda bulunurken kıtanın teknoloji üretimi ve yönetişim kararlarında hangi konumda bulunduğunu sorar.
Yazarın önemli ayrımı şudur: AI kullanmak ile AI ekonomisi ve yönetişiminde güç sahibi olmak aynı şey değildir.
Dijital egemenlik neyi ifade ediyor?
Bu çalışma bağlamında dijital egemenlik, yalnız verilerin fiziksel olarak hangi ülkede saklandığı meselesi değildir. Daha geniş biçimde şu soruları içerir:
- Altyapıya kim sahip?
- Teknolojiyi kim geliştiriyor?
- Kuralları kim koyuyor?
- Ekonomik değer nerede oluşuyor?
- Bu değerden kim yararlanıyor?
- Yönetişim kararlarında hangi toplumların çıkarları temsil ediliyor?
Yazar Afrika'nın yalnız bitmiş AI ürünlerinin tüketicisi olmasını yeterli görmez. Araştırma kapasitesi, altyapı, yatırım, teknoloji şirketleri, hukuk uzmanlığı ve düzenleyici kapasite oluşturulmasını savunur.
Afrika Birliği'nin Continental Artificial Intelligence Strategy belgesi de Afrika-merkezli AI gelişimi, veri, altyapı, araştırma, beceri, yatırım, yönetişim ve uluslararası iş birliğini kıtanın geleceği için temel alanlar arasında konumlandırmaktadır.
İnsan bilgisi ekonomik değere dönüşüyorsa ne olur?
Çalışmanın en normatif bölümlerinden biri, insan bilgisi ile AI ekonomik değeri arasındaki ilişkidir. Yazar her AI kullanıcısının her prompt için ödeme alması gerektiğini ileri sürmez. Bunun yerine daha yapısal bir “katılım” anlayışı savunur.
Afrika açısından değer paylaşımının şu kanallar üzerinden düşünülmesini önerir:
- AI araştırması,
- yerel ve bölgesel altyapı,
- teknoloji şirketlerinde mülkiyet,
- yatırım,
- politika oluşturma,
- standart ve düzenleme süreçleri,
- ticari fırsatlar.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Araştırma tasarımı
Bu çalışma laboratuvar deneyi, anket, görüşme, kullanıcı davranışı analizi veya nicel veri seti kullanmamaktadır. Yöntem, hukukî ve kavramsal analizdir.
Kaynak seti başlıca dört gruptan oluşmaktadır:
| Kaynak türü | Örnek | Çalışmadaki işlevi |
|---|---|---|
| Ulusal hukuk | Nigeria Data Protection Act 2023 | Veri işleme, rıza, haklar ve güvenlik yükümlülüklerinin hukukî zemini |
| Meslek kuralları | Rules of Professional Conduct for Legal Practitioners 2023 | Avukatın müvekkil gizliliği ve meslekî sorumluluğu |
| Uluslararası/bölgesel hukuk ve politika | GDPR; African Union Continental AI Strategy | Şeffaflık, veri hakları ve Afrika-merkezli AI yönetişimi |
| Kurumsal politika belgeleri | OpenAI, Anthropic, Microsoft, WIPO | AI hizmetlerinin veri politikaları ve fikrî mülkiyet tartışmaları |
Çalışmanın kurduğu analitik zincir
- Kullanıcı AI sistemine bilgi verir.
- Bilginin türü sıradan, kişisel, hassas, meslekî veya ticarî olabilir.
- Hukukî risk, yalnız AI'nın teknik yeteneklerinden değil, bilginin nasıl işlendiğinden ve hangi yükümlülüklerin mevcut olduğundan doğar.
- Kullanıcı rızası ve sağlayıcı şeffaflığı bazı kullanım senaryolarında merkezî hâle gelir.
- Bilgi üçüncü kişiye aitse kullanıcının kendi meslekî veya sözleşmesel sorumluluğu ayrıca devam eder.
- İnsan bilgisi fikrî veya ekonomik değere sahipse sahiplik ve değer paylaşımı soruları ortaya çıkar.
- Büyük ölçekte bu mesele veri ve altyapı üzerindeki kurumsal güç, yönetişim ve dijital egemenlik problemine dönüşür.
Dört hak çerçevesi
| İlke | Çalışmadaki anlamı | Temel soru |
|---|---|---|
| Bilme hakkı | Bilginin nasıl, neden ve ne kadar süre işlendiğini anlaşılır biçimde öğrenebilme | “Bilgime ne oluyor?” |
| Seçme hakkı | Rızaya dayalı işlemlerde gerçek tercih ve rızayı geri çekme imkânı | “Buna gerçekten hayır diyebilir miyim?” |
| Korunma hakkı | Hassas, gizli ve yüksek riskli bilginin daha güçlü güvence altında olması | “Bilgimin hassasiyetine uygun koruma var mı?” |
| Değere katılma hakkı | İnsan ve toplum bilgisinden ekonomik değer üreten sistemlerde katkıda bulunan toplumların yalnız pasif tüketici olmaması | “Oluşan değerde kim söz ve pay sahibi?” |
Bilme hakkı
Yazar, kullanıcının kişisel veri işleme koşullarını anlamasının bir teknoloji uzmanı olmasına bağlı olmaması gerektiğini savunur. Şeffaflığın uzun bir hukuk metninin varlığıyla değil, kullanıcının gerçekten ne olduğunu anlayabilmesiyle değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir.
Seçme hakkı
Rızaya dayalı veri kullanımında “hayır” seçeneğinin teknik olarak mümkün ve pratik olarak erişilebilir olması gerektiğini savunur. Rızanın geri çekilmesinin rıza vermekten kasıtlı olarak daha zor hâle getirilmemesini özellikle vurgular.
Korunma hakkı
Çalışma bütün kullanıcı girdilerinin aynı risk düzeyine sahip olmadığını vurgular. Yemek önerisi isteyen sıradan bir prompt ile müvekkil dosyası, sağlık verisi, ticari sır veya yayımlanmamış buluş arasında hukukî ve zarar potansiyeli bakımından büyük fark vardır.
Değere katılma hakkı
Dördüncü ilke mevcut hukukta evrensel ve yerleşmiş bir “AI değer payı hakkı” olduğu iddiası değildir. Bu, yazarın geliştirdiği normatif politika önerisidir. Özellikle Afrika için teknoloji ekosistemine araştırma, sermaye, altyapı, yönetişim ve mülkiyet düzeyinde katılım talebini ifade eder.
Çalışmanın desteklediği sonuçlar
- Farklı AI ürün ve hizmetlerinde veri işleme koşullarının aynı olmadığı gösterilmektedir.
- AI kullanımı profesyonelin mevcut gizlilik ve özen yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Hassasiyet düzeyi farklı bilgiler için tek tip risk değerlendirmesi yeterli değildir.
- AI destekli yaratımın fikrî mülkiyet statüsü bağlama ve hukuk düzenine göre değişebilir.
- Afrika Birliği'nin resmî AI stratejisi Afrika-merkezli yönetişim, altyapı, veri, araştırma ve yatırım kapasitesini önemli görmektedir.
- AI veri yönetişiminde sağlayıcı politikaları, kullanıcı tercihleri, hukuk ve meslekî yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Çalışmanın desteklemediği sonuçlar
- Çalışma AI şirketlerinin kullanıcı verilerini sistematik olarak sattığını veya yasa dışı biçimde ticaretini yaptığını iddia etmez.
- AI sistemlerine verilen bütün girdilerin model eğitiminde kullanıldığını söylemez.
- Bütün AI sağlayıcılarının aynı saklama veya eğitim politikasına sahip olduğunu söylemez.
- Bütün AI destekli çıktının otomatik biçimde kullanıcıya ait olduğunu iddia etmez.
- Her AI girdisinin kullanıcıya ekonomik ödeme hakkı doğurduğunu savunmaz.
- Afrika'nın AI sistemlerine sağladığı bilginin ekonomik değerini nicel olarak hesaplamaz.
- AI kullanımından kaynaklanan gizlilik ihlallerinin sıklığı hakkında ampirik oran vermez.
Kaynağın dipnot sistemiyle ilgili teknik sınırlılık
Yüklenen PDF'de bazı metin içi dipnot işaretlerinin sayfa altındaki kaynaklarla eşleşmediği görülmektedir. Özellikle Nigeria Data Protection Act, GDPR, Rules of Professional Conduct ve teknoloji sağlayıcılarının politika belgelerine yapılan atıfların numaralandırmasında kaymalar vardır. Bu durum metnin ana argümanını ortadan kaldırmaz; ancak belirli bir hukukî hükmü kaynaklandırırken yalnız PDF'deki dipnot numarasına dayanılmaması gerekir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün başlık:WHO CONTROLS THE MACHINE THAT KNOWS EVERYTHING ABOUT US? Artificial Intelligence, Human Knowledge and the New Question of Power
Yazar: Ofotokun Enor Mirabel.
Yazarın kaynakta verdiği kimlik: Legal Practitioner, Researcher, Author; Founder & Group CEO, BlackieSteel Global; AI & Law, AI Governance, Responsible Technology; Nigeria.
Çalışma tarihi: 14 Ağustos 2026.
SSRN yayımlanma tarihi: 19 Ağustos 2026.
SSRN kayıt numarası: 7296498.
DOI: 10.2139/ssrn.7296498.
Kaynak türü: Kavramsal ve hukukî analiz / araştırma makalesi.
Platform: SSRN.
Hakemlik durumu: SSRN preprint/working-paper niteliğindedir; yüklenen belgede hakemli dergi yayın bilgisi bulunmamaktadır.
Lisans: SSRN kaydı çalışmayı Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International kapsamında listeler.
Finansman: SSRN kaydına göre dış finansman bulunmamaktadır.
Etik kurul: SSRN kaydına göre çalışma insan katılımcı, hasta verisi, görüşme, deney veya kişisel veri toplama içermediğinden etik onay gerektirmemiştir.
Çıkar çatışması: SSRN kaydında bilinen finansal, kişisel, meslekî veya kurumsal çıkar çatışması bulunmadığı belirtilmektedir.
AI kullanım beyanı: Yazar, metnin hazırlanmasında OpenAI ChatGPT'yi redaksiyon, yazım ve dilbilgisi kontrolü, dil geliştirme ve metin organizasyonu için kullandığını; araştırma fikri, esas argümanlar, analiz, görüşler ve sonuçların kendisine ait olduğunu ve nihai metni doğrulayıp sorumluluğunu üstlendiğini belirtmektedir.
Ana hukuk ve politika kaynakları: Nigeria Data Protection Act 2023; Regulation (EU) 2016/679 (GDPR); Rules of Professional Conduct for Legal Practitioners 2023; African Union Continental Artificial Intelligence Strategy; WIPO'nun üretken AI ve fikrî mülkiyet materyalleri; OpenAI, Anthropic ve Microsoft'un veri işleme politikaları.
Temel yöntemsel sınırlılık: Çalışma normatif ve kavramsaldır. Kullanıcı örneklemi, anket, deney, veri ihlali veri seti, ekonomik modelleme veya AI sağlayıcılarının dahili sistemlerine ilişkin bağımsız teknik denetim içermemektedir. Bu nedenle “insanlar AI'ya giderek daha fazla hassas bilgi veriyor”, “insan bilgisi ekonomik değer yaratıyor” ve “Afrika'nın katılımı artırılmalı” gibi bazı önermeler ampirik etki büyüklüklerinden ziyade hukukî/etik argümanlardır.
Atıf bütünlüğü uyarısı: Yüklenen PDF'deki bazı dipnot numaraları ile bibliyografik kaynaklar arasında görünür uyumsuzluk bulunduğundan, belirli bir mevzuat maddesinin kesin kaynaklandırılması gerektiğinde resmî metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir